PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : ÖSYM'nin 6 yıllık Safiye AÇIKGÖZ rezaleti


derldr
11-01-2016, 08:47
bu haberde adı geçen safiye açıkgözün 675 sayılı khk ile 29 Ekim 2016 da ösym den ihraç edilmesini rezalet kelimesi bile açıklayamaz. Skandal ötesi

TÜBİTAK’tan şoke eden rapor: SBS, LYS ve TUS soruları önceden sızdı
KPSS soruşturması kapsamında ÖSYM’ye yapılan baskında el konulan bilgisayarlar üzerinde inceleme yapan TÜBİTAK, hazırladığı raporda çarpıcı sonuçlara ulaştı. Dershane sahibi olduğu ortaya çıkan ÖSYM sınav komisyonu üyesi Gönül Tütüncü’nün, yine ÖSYM’de Bilgi İşlem Müdürü olan eşi Mustafa Tütüncü’nün bilgisayarında 2010 yılı LYS ve TUS sorularının çıktığı belirtilen raporda, 2010’daki KPSS’ye yönelik soruşturma başlatılması üzerine Mustafa Tütüncü’nün 20 Eylül 2010 tarihinde “SureDelete” isimli program kullanarak bilgisayarındaki birçok dosyayı geri dönülmez biçimde sildiği tespit edildi. KPSS soruşturmasını yürüten savcı Yücel Erkman, söz konusu soruların sızdırıldığı iddiasıyla yeni bir soruşturma başlattı.

2010 yılının temmuz ayında yapılan KPSS’de 350 adayın Eğitim Bilimleri bölümünde tam puan alması kopya şüphesi doğurmuştu. Sonuçların açıklandığı ağustos 2010’da dönemin Ankara Başsavcılığı, hemen soruşturma başlatmıştı. Bu kapsamda polis, 2010 yılında ÖSYM’ye baskın düzenlemiş, Test Araştırma Birimi (TAB) ve ARGE’de görevli ÖSYM personelinin kullandığı bilgisayar hard disklerinin imajı almıştı.

Soruşturmaya yaklaşık 1 yıl önce atanan savcı Yücel Erkman, söz konusu hard diskleri TÜBİTAK bilirkişilerine teslim ederek rapor alınmasını istemişti. TÜBİTAK, bilgisayarlarına el konulan ÖSYM çalışanları Haydar Altunay, Safiye Açıkgöz ve Mustafa Tütüncü’nün bilgisayarlarında yaptığı incelemeyi tamamladı. İki TÜBİTAK uzmanı, 8 Mayıs tarihli 120 sayfalık inceleme raporunu KPSS soruşturmasını yürüten savcı Yücel Erkman’a geçen hafta gönderdi. Raporda, birçok sınava ilişkin kopya bulgusuna dikkat çekildi.

SBS sınavdan 27 gün önce sızmış

Eski ÖSYM Araştırma, Geliştirme ve Değerlendirme Müdürü Haydar Altunay’ın bilgisayarında yapılan incelemelerin anlatıldığı raporda, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen 7. Sınıf Seviye Belirleme Sınavı’nın 22 Haziran 2008 tarihinde gerçekleştiği belirtildi.

Ancak bahsi geçen “TEST A.pdf” dosyasının incelenen disk üzerinde 26 Mayıs 2008 tarihinde saat 16:45:08’te oluşturulduğu aktarılan raporda, “Bu dosyanın içerik olarak ilgili sınavın A kitapçık türünün birebir aynı içeriğine sahip olduğu ve sınav gerçekleştirilmeden 27 gün önce incelenen diskte bulunduğu belirlenmiştir” denildi. SBS sınavlarını Milli Eğitim Bakanlığı düzenliyor ve ÖSYM ile hiçbir ilgisi bulunmuyor.

LYS ve TUS soruları çıktı, bilgisayarını sildi

Raporda asıl skandal bulgular ÖSYM Bilgi İşlem Müdürü Mustafa Tütüncü’nün bilgisayarında çıktı. Mustafa Tütüncü’nün eşi Gönül Tütüncü de o dönem ÖSYM’de çalışıyordu ve sınav komisyonunda görev alıyordu. KPSS soruşturması ilk başlatıldığında Gönül Tütüncü’nün aynı zamanda dershane sahibi olduğu ortaya çıkmıştı.

Bilgisayarında 2010 LYS, 2010 TUS soruları çıkan Tütüncü’nün aynı yıl KPSS’ye yönelik kopya soruşturması başlatıldıktan sonra 20 Eylül 2010 tarihinde 08:49’dan 14:24’e kadar “SureDelete” isimli bir uygulama ile bilgisayarındaki bir çok dosyayı geri dönülmez biçimde sildiği tespit edildi. Raporda, Mustafa Tütüncü’nün bilgisayarındaki bulgular şöyle sıralandı:

*DİSK üzerinde “C:*****\Users\mustafa.tutuncu\Desktop\2010\LYS\2010 LYS SORULARI ve CEVAPLARI.docx” dosya yolunda yer alan “2010 LYS SORULARI VE CEVAPLARI.docx” dosyasının 19 Haziran 2010 tarihinde gerçekleştirilen 2010 LYS sınavından 4 gün önce 15 Haziran 2010 günü saat 16:01’de oluşturulduğu belirlenmiş olup, ilgili dosyanın 20 Eylül 2010 günü saat 13:31’de kurtarılamaz şekilde silindiği tespit edilmiştir.

*Disk üzerinde silinmiş dosyalar arasında “TUS2010.docx” isimli bir dosyanın yer aldığı belirlenmiş olup, ilgili dosyanın 4 Şubat 2010 günü saat 17:22’de disk üzerinde oluşturulduğu tespit edilmiştir. Bu dosyanın 18 Nisan 2010 tarihli 2010 TUS İlbahar Dönemi sınavından yaklaşık olarak 2,5 ay önce oluşturulduğu belirlenmiştir. Yine aynı şekilde bu dosyanın da geri döndürülemez şekilde 20 Eylül 2010 günü saat 13:31’de silindiği tespit edilmiştir.

Sınav sonuçları önceden maille gitmiş

TÜBİTAK uzmanları, Mustafa Tütüncü’nün bilgisayarında çeşitli sınavlarda birçok öğrenciye ait cevap kağıdına ilişkin kayıtlara da ulaştı. Tütüncü’nün bu kayıtları neden bilgisyarında tuttuğu, cevap kağıtları üzerinde oynama yapılıp yapılmadığına ilişkin bir bilgiye ulaşılamadı.

Tütüncü’nün mail trafiğine ilişkin yapılan incelemeye değinilen raporda, “İlgili diskteki e-posta kayıtları incelendiğinde sınavdan ve sınav sonuçlarının açıklanma tarihinden önce sınav sonuçlarına ait bilgilerin e-posta yardımıyla gönderildiği, atama işlemleri için bazı verilerin paylaşıldığı görülmüştür” denildi.

ALES soruları da var

Rapora göre, ÖSYM’de Şube Müdürü olan ve şuan yurt dışında olan Safiye Açıkgöz’ün bilgisayarında yapılan incelemede “test şablonu.doc” belgesine ulaşıldı. Belgenin sistem kayıtlarına göre incelenen bilgisayar diski üzerinde 6 Mart 2008 günü saat 16:11:54’te oluşturulduğu belirtilen raporda, yapılan inceleme bu sorunun 11 Mayıs 2008 tarihinde ÖSYM tarafından yapılan ALES bahar dönemine ait soru olduğu belirtildi.

Yani Ales sorusu, sınavdan önce Açıkgöz’ün bilgisayarında varmış. Açıkgöz’ün bilgisayarında yine 4 Temmuz 2010 tarihli “Meslek Yüksekokulları ile Açık Öğretim Ön Lisans Programları Mezunlarının Lisans Öğretimine Dikey Geçiş Sınavı” ile “Türk Silahlı Kuvvetleri Askeri Lise İle Bando Astsubay Hazırlama Okulunda Öğrenim Görecek Öğrenceleri Seçme Sınavı”na ait sözel soruları da çıktı.

Raporda, buna ilişkin “Dosyanın kullanıcıya ait bilgisayar sistemi üzerinde bulunmasının uygun olup olmadığına ve neden şifrelendiğine dair bir bilgi bulunmamaktadır” notu düşüldü

Kayıtsız Üye
11-01-2016, 08:58
ösym değişmez
adam açık açık anlattı yolsuzluğu ösym başkan yardımcısı prof.dr. ömer pekşene anlattım ama ilgilenmedi
http://aa.com.tr/tr/turkiye/fetonun-abileri-calinan-sorulari-ezberletmis/673933

Kayıtsız Üye
11-01-2016, 09:01
ösym değişmez
Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde malum dershane sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin de eski bir tarihte başkasının yerine sınava girdiği tespit edilmiş, ancak başlatılan soruşturma akim kalmıştır.
http://www.osym.gov.tr/TR,697/gazetelerde-yer-alan-asilsiz-iddialar-16092014.html

Egitim ve sınavlarda gelinen nokta çok acı

tus forumlarında iddialar “...Bundan 7-8 kadar yıl önceydi. 5-6 defa girdiğim ÜDS lerden 50-60 arası alıp duruyordum. Meşhur bir TUS dersanesinin Meşhur bir sahibi -ki iyi İngilizce bilmesi ile de tanınır- yerime ÜDS ye girebileceğini söyledi. "Sen de sarışın gözlüklüsün ben de, kimse anlamaz bile, ben böyle çok kişiye ÜDS-KPDS kazandırttım" dedi. Tabi teklifini "bütün akademik hayatımı b.k çukurunun üzerine bina edemem" diyerek reddettim. 1-2 sınav daha sürünüp kendim 71'imi aldım. Eğer yakalanırsa "sevgili JOKER abimin" aleyhine tanıklık ederim. Allah islah etsin, bir adamın her işi mi YAMUK olur ya?”

http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4964&page=62
https://odatv.com/tus-sorularinin-calindigi-iddialarinin-merkezinde-bu-kez-hangi-cemaat-var-04031942_m.html
http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=10037
http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4309
http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=9306
Ateş olmayan yerden duman çıkar mı
tusdata ve veya uz.dr sami selçukbiricik in sponsoru olduğu *************************.com tus forumunda övünme ve güç gösterisi olarak anlatılan ösym den bilgi sızdırmalarını, ilişkilerini, bağlantılarını, görüşmelerini***** maddi güç ve fetö paralel yapı veya başka bir cemaat örgüt siyasi dava yapı bağlantısı olmadan nasıl yapılabileceği şayanı hayret bir konu olarak şüpheleri celbetmekte haklıdır tusdata ve özel asfa ferda koleji yönetim kurulu başkanı uz.dr. sami selçukbiricik iddia edildigi gibi feto paralel fethullah gülen mensubu mudur iskenderpaşa hakyol mensubu mudur bilinmez ve böyle olsa da olmasa da özkaya özel hayatı kendi tercihidir bu kısmına***** saygı duyulmalı ancak 15 Temmuz olayları davası gazileri ve şehitlerini yaşamış bu ülkede***** ilişkiler ağı Ağacın Kurdu kitabındaki gibi rahatsız edici giriftlikte.. Bu arada ösym nin sınava başkasının yerine girdiği tespit edilen tus Dersanesi sahibi ifadesiyle bu kişinin kamu oyunun anladığı kişinin büyük ihtimalle uz Dr Sami selçukbiricik olduğu kanaati oluşuyor. Ösym nin ve uzman doktor sami selçuk biricik in de açıklama ve videolarında net bir aksi beyanı yok ..soruşturmaların akamete uğraması bu ortamda bu bağlantılarla ve tusdata dusdata maddi sponsorluğunda yayın yapan *************************.com tus/dus/eus forum sitesinde ösym ve yök te tanıdıkları olduğu ve maddi gücü fazla olduğu icin ösym de yök te sağlık bakanlığında muhatap kabul ediliyor itibar görüyor beyanları zaten malumun ilanı beklenen bir durum . Geçmiş yıllardaki Konya Beyaz Kalem olayındaki gibi bundan çıkan, anlatılan veya kanaatimize göre anlatılmayandan hissedilen anlam tusdata hazırlık dersanesinin paralel yapi feto Fethullah Gülen cemaatine genç klinisyenler yapılanması içinde herkesten farklı özel ve çok fazla kontenjan ayırdığı ve iyilik yapmak icin ücretsiz aldığı kişisel verileri yasadışı kaydettiği yani fişleme yaptığı belgeleri videoları rezaleti..
ÖSYM kampanyaları ile bir yandan tusdata bir yandan STV ve zaman gazetesi bir yandan taraf gazetesi ile ÖSYM'nin şifre ve hatalı soru ve sınavlarla gündeme gelirken kpss, ve polis hakim avukat savcı sınavları yolsuzluğunun unutturulduğu gündemin ösym ciddiyetsizliğiyle yaptığı hatalı sorular üzerinden hak arıyor tarzı kampanyalarla her sınav döneminde ösym yolsuzluğu gündeminin değiştirilip kpss sınavı ve diğer sınav soru çalmalarının ve zaman aşımı türü örtbaslarin siyasette milletvekili Prof.Dr. ÖSYM ve YÖK ' teki kirli bağlantıları, telefon mail iletişim***** ve irtibatlı kişileri Dolar Euro Dinar Dirhem Afyon Esrar ne kullanıyorlarsa Ali Veli Halil Bilal İsa Musa Sema Esma Ayşe Fatma Fatih Burhan Nurhan Orhan Muharrem Mükerrem Naim Saim Rabia Safiye Nazife Hafize Binnur Zin Nur Rahmi Rahim adları her kimse kimdir bunlar bulunmalı ve hala ayıklanmadığı gerçeğinin örtüldüğü sürece . .
*****seffaf olmasi gereken kurumların***** kanser gibi hasta hastalıklı enfekte bir ilişki zinciri değil mi?
Her sınavda sorular alındı mı çalındı mi sızdı mi sızdırıldı mi kaygısı yersiz Mi?

Kayıtsız Üye
11-01-2016, 09:02
BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve nemalanan “organize menfaat çeteleri” ve sosyal medyada çoğu sınava girmediği halde girmiş gibi algı yürüten moderatör isimli dersane provokatörleri ağı çökertilmedi. Her TUS sınavı öncesi ve sonrası süreçlerde:
1- ÖSYM’nin 16.09.2014***** tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte, sınava girmediği halde mağduruz diye gazetelere verilen ilandan bahsetmekte***** ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı, dersane ve kişiler ……?
2- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal,***** soru açıklamama türü***** mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu ……..***** ?
3- Her sınav öncesi ve sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
6- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
7- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
9- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan TUS/DUS dersanesi…… ?
10- Hürriyet- Milliyet- Akit vs gazetelerine verilen sayın cumhurbaşkanım mağduruz diye ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
11- Bu ilanlarda tüm doktorlar adına ilan veren doktor olmayan dersane çalışanı...?

12- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
13- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
14- Bilirkişilere baskı yapmak için***** “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
15- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
16- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
17- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
18- Dersane sahibinin avukatları…..?
19- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?

21- ÖSYM Başkanının avukatı ile ÖSYM şüphelilerinin avukatı aynı mı***** …..?
22- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
23-***** Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
24- ÖSYM’nin 16.09.2014***** tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?*****
25- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?*****
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
27- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
28-Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
29- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
30- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
31- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?*****
32- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının her davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?*****


netice her sınav sonrası çok beklersiniz



-


BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük (MİLLİYET, AKİT) gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı (SINAVLARI) ile ilgili asılsız iddialarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı (?) mahiyette açık mektup yazan bir grup isim (Alp KARATAŞ Uz.Dr. Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK), ÖSYM'yi ağır suçlamalarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.

Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.

ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde (?) mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir. (?)

İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı(SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir, ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır, ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez (? Kuruma mı adaya mı ?).

Söz konusu ilan, ticari malzemesi (?) giderek tükenen (?) bir TUS hazırlık dersanesinin (TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) organizasyonu (?)olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur (?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MEZKUR DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?)) dershanenin (DERSANE) bu saldırılarını(?) yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin (RIZA ABİ Mİ ? RIZA ERÖKSÜZ ABİ DERSANE İDARECİSİ DEĞİL ) , bu deshaneye (DERSANE) bir şekilde bağlı kişileri ( Alp KARATAŞ Uz.Dr.Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK ) organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde (?) malum(?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MALUM DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) )dershane (DERSANE) sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin (Uz.Dr. Ahmet ERKEK ?, Uz.Dr.Sami SELÇUKBİRİCİK ?, Prof.Dr. Dr. Sema SELÇUKBİRİİCK, Dr. İdris ŞAHİN ? Dr. İlker Ulaş SUNGUR ?, Dr. Gökhan ERSOY, Fatih SELÇUKBİRİCİK?, Ercan ÖZTÜRK? Emrah KABATAŞ? Salih AYDIN? Osman ERER?, Tolga BİÇER? Mehmet Ali Gülçelik ? Anıl ÇUBUKÇU? Şadin Balsak?, Ahmet Cevdet Çitoğlu?, Murat Erkeçoğlu?) de eski bir tarihte (Tarihlerde?) başkasının (başkalarının?) yerine (?) sınava girdiği tespit edilmiş (?), ancak başlatılan soruşturma (?) zaman aşımı (?) dolayısıyla akim (?) kalmıştır.

ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.

Adaylara ve kamuyouna (KAMUOYUNA) duyurulur.



Şaibeli sınavlarda FETÖ izleri

SELMA KASAP/ZAFER FATİH BEYAZ - Adnan Menderes Üniversitesi Öğretim Görevlisi Hasan Can Oktaylar, 2007-2013 yılları arasında yoğun ve sistemli bir şekilde hemen hemen tüm merkezi sınavlarda kopya çekildiğini iddia etti.*****

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında görevli Cumhuriyet Savcısı Yücel Erkman'ın 2010 KPSS ile 2009, 2012 KPSS, 2013 ALES, 2013 YDS ve İç Denetçilik Sınavı'nın mercek altına alınacağı yönündeki açıklamaları, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) değişik sınavlarda da soruları önceden ele geçirdiği ve bu sınavlarda kopya çekildiği iddialarını güçlendirdi.*****

Konuya ilişkin AA muhabirine açıklama yapan Adnan Menderes Üniversitesi Öğretim Görevlisi Oktaylar, 2010 KPSS'ye ilişkin yaptığı istatistiki çalışmalar ve analizlerin, kopyanın Eğitim Bilimleri oturumunun yanı sıra Genel Kültür, Genel Yetenek oturumlarında da çekildiğini gösterdiğini bildirdi.

Buna bağlı olarak 3 bine yakın öğretmen adayının ve sadece Genel Kültür ve Genel Yetenek oturumundan gelen KPSS3 puanıyla B grubu kadrolara 6 bin adayın kopya çekerek yerleştiğini hesaplamalardan tahmin ettiklerini dile getiren Oktaylar, "2010'daki kopyanın çok geniş kitlelere ulaştığı istatistiksel olarak da görünüyor. Ancak tahminlerimiz, ÖSYM'nin yaptığı diğer başka sınavlarda, 2010 KPSS kadar kapsamlı olmasa da daha dar sayıda olmak üzere 2013 yılına kadar sürekli olarak kopya çekildiği yönünde." diye konuştu.

- "Deliller yok edildi"

Hasan Can Oktaylar, soruların sızdırıldığı yıllarda FETÖ'cü savcılar tarafından mevcut delillerin de yok edildiğinden kopyanın ispatlanamadığını, sürecin bu yıla kadar geldiğini ifade etti.*****

"2007-2013 yılları arasında yoğun ve sistemli bir şekilde hemen hemen tüm merkezi sınavlarda dar veya geniş kapsamlı şekilde kopya çekildiğini iddia ediyorum." diyen Oktaylar, şöyle devam etti:

"Tahminlerimiz odur ki 2007 itibarıyla ÖSYM'nin soru bankası FETÖ'cülerin eline geçti. Yani çalışanların soru bankasından dışarı soru sızdırma imkanları arttı. 2010'da bu soru sızdırmayı fütursuzca yaptılar. Pek çok kurumun kritik merkezlerine bu sınavlarla atamalar oldu. Bu sınav dikkat çekti, çünkü kopya çeken kişi sayısı 9-10 bindi. İddiamız 2007-2013 yılları arasında özellikle FETÖ ile irtibatlı akademisyenler için Tıpta Uzmanlık Sınavından (TUS) tutun yabancı dil barajının aşılması için yeni adıyla Yabancı Dil Sınavı (YDS) eski adıyla Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı'na (ÜDS) kadar birçok sınavda kopya çekildiğidir.*****

Ancak bu sınavlarda kopya için soruların verildiği kişi sayısı binleri bulmuyordu. TUS'ta tahminimize göre sorular 40-50 kişiye, ÜDS'de en fazla 100-150 kişiye sızdırılmıştır. Bu rakamlar istatistiklerde çok oynama yapmaz. Bu terör örgütüne ait akademisyenlerin en az yarısının bu şekilde barajları geçtiğini düşünüyoruz."

- 2012'de de kopya olduğu iddiası*****

2010 KPSS'deki kopya iddialarının basında geniş şekilde yer almasının ardından 2011 KPSS'de kopya çekilmediğini düşündüğünü dile getiren Oktaylar, "Ancak 2012 KPSS'de de yine kopya çekildiğini iddia edebiliriz. Belki yoğunluğu 10 bini bulmadı ama en az 100-200 kişiye soruların sızdırıldığını düşünebiliriz." diye konuştu.*****

Oktaylar, alınan önlemler sayesinde ÖSYM merkezli sınavlarda 2013 KPSS'den itibaren kopya çekilmediğini tahmin ettiğini, bu dönemde kopya bulgusuna rastlamadığını söyledi.*****

Soru kitapçığının kullanım biçimi, cevap anahtarlarının incelenmesi halinde kopyaya ilişkin yüzde 20-30 oranında hata payıyla bir kanaat oluşturulabileceğinin altını çizen Oktaylar, "Bunlar çıkarılabilir ancak tahminim bu soru kitapçıklarının ve cevap anahtarlarının imha edildiği yönünde." dedi.*****

- "Kopya reel veriler üzerinden takip edilmeli"

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi ise FETÖ'nün çok geniş alanda yanlış iş yaptığının bir bir ortaya çıktığını ifade etti.*****

Merkezi sınavlarda geniş ya da dar kapsamlı kopya çekilip çekilmediğinin reel veriler üzerinden takip edilmesi gerektiğine işaret eden Selvi, "Bu yapının devlet içerisinde sınavlara müdahale edebilecek ortam oluşturduğu, buralarda bir düzenbazlık çevirdiğine yönelik bir kanaat var. Bu kanaat bizde de var. TUS, ALES, üniversiteye giriş, yabancı dil sınavlarında, polisliğe, askeri okullara giriş sınavlarında birtakım yanlış işler yaptıkları yönünde bizde de bir kanaat var." diye konuştu.

Sınavlara yönelik iddiaların yargı birimleri ve bilirkişi incelemeleriyle tespit edilmesi gerektiğine işaret eden Selvi, "Bu tartışmalar, herhangi bir kişinin yetkisi ve görevi ne olursa olsun keyfi bir açıklama üzerinden yapılmamalı. Şu da incelensin bu da incelensin yaklaşımlarıyla hedef saptırılıyor denebilir. Bunlara da fırsat vermeden ciddi bir şekilde incelenmeli. Her türlü adaletin tesisi için desteğimizi de veririz." değerlendirmesinde bulundu


Tus forumlarında bizi ikna etmek için alınteri döken emekliliği gelmiş hal kazanamamış güncel TROL örneği

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=652&d=1299332856
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=221&d=1293921853
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=542&d=1297707048
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=283&d=1294557305

http://i.hizliresim.com/8PZ3Pa.png

http://i.hizliresim.com/DB2rPO.png

http://i.hizliresim.com/g28Dq3.png

http://i.hizliresim.com/X9kjXk.png

http://i.hizliresim.com/3vL3qM.png

http://i.hizliresim.com/o03akb.png

http://i.hizliresim.com/0lnaGB.png

http://i.hizliresim.com/pXzaGa.png

http://i.hizliresim.com/LZAXbo.png

http://i.hizliresim.com/1Vv3JN.png

http://i.hizliresim.com/QvB0Vy.png

http://i.hizliresim.com/za5107.png

http://i.hizliresim.com/DB2rDo.png

http://i.hizliresim.com/77gpDN.png

http://i.hizliresim.com/za51M7.png

http://i.hizliresim.com/o03aX9.png

http://i.hizliresim.com/R1k4gY.png

http://i.hizliresim.com/ad3an2.png

http://i.hizliresim.com/BvP1OL.png

http://i.hizliresim.com/1Vv37B.png
http://i.hizliresim.com/qjMaNq.png

http://i.hizliresim.com/za51p4.png

http://i.hizliresim.com/DB2r5m.png

http://i.hizliresim.com/3vL3Wp.png

http://i.hizliresim.com/VPaGNy.png

http://i.hizliresim.com/ZMkaRg.png

http://i.hizliresim.com/0lnaAR.png

http://i.hizliresim.com/WgkyRP.png

http://i.hizliresim.com/ZMkaag.png

http://i.hizliresim.com/GPRgNN.png

http://i.hizliresim.com/Yqka9j.png

http://i.hizliresim.com/qjMaDQ.png

http://i.hizliresim.com/0lnaZo.png
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=373&d=1296163987
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=412&d=1296383547

Maalesef hala yazıyor

Kayıtsız Üye
11-01-2016, 09:09
cezayla ilgili haber internette yok ama iki ihraç khk sinde bu isimler var

KURUMU: ÖLÇME, SEÇME VE YERLEŞTİRME MERKEZİ
Sıra No Kurum
No Adı Soyadı Unvanı
1 B-009 Melek ERDOĞAN Uzman
2 B-010 Haşan Ali DEMİR Uzman
3 B-061 Derya ÇETİN YUSUMUT ÖSYM Uzman Yardımcısı
4 B-067 Salih Sabri KÖSE ÖSYM Uzman Yardımcısı
5 B-157 Ayşe GÜÇLÜ AVCIOĞLU Uzman
6 B-158 Gülsüm BOZTEPE Mühendis
7 B-226 Koray ÇİFTÇİ ÖSYM Uzman Yardımcısı
8 B-231 Muhammet Emin AKÇELİK ÖSYM Uzman Yardımcısı
9 B-249 İsmail ERDOĞAN ÖSYM Uzman Yardımcısı
10 B-252 Serpil KOYUNCU ERDEM ÖSYM Uzman Yardımcısı


675 khk
KURUMU:ÖLÇME,SEÇME VE YERLEŞTİRME MERKEZ!
SIRJ\ NO KURUM SİCİL NUMARASI ADI SOYADI U NVANI
1 B-014 Ayşenur UZU N ER ÖSYM Uzman Yardımcısı
2 B-275 Kurtuluş ATÇEKEN ÖSYM Uzman Yardımcısı
3 B-098 Safiye AÇIKGÖZ Şube Müdürü

Kayıtsız Üye
11-01-2016, 13:40
Disk üzerinde silinmiş dosyalar arasında “TUS2010.docx” isimli bir dosyanın yer aldığı belirlenmiş olup, ilgili dosyanın 4 Şubat 2010 günü saat 17:22’de disk üzerinde oluşturulduğu tespit edilmiştir. Bu dosyanın 18 Nisan 2010 tarihli 2010 TUS İlbahar Dönemi sınavından yaklaşık olarak 2,5 ay önce oluşturulduğu belirlenmiştir. Yine aynı şekilde bu dosyanın da geri döndürülemez şekilde 20 Eylül 2010 günü saat 13:31’de silindiği tespit edilmiştir.


sonuç????

Kayıtsız Üye
11-01-2016, 17:24
Üç yıl önce ösym basın açıklamalarındaki farklılığı görüp ÖSYM Başkanı Ali Demir’in Çifte Standartları (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=6958) başlığını açmıştım ve çifte standartının değişmemesi ve açık uçlu sorular ile bizleri strese sokması üzerine bu başlığı açıyorum.. açık uçlu sorular sizi de strese sokuyormu sokmuyormu GÖRELİM!!!!


UYARI
SINAV SÜRESİ 30 DAKİKADIR. LÜTFEN YANINIZDA KALEM, ŞEKER VE SELPAK MENDİL DIŞINDA MATERYAL BULUNDURMAYINIZ. TUVALETE GİTMEK YASAKTIR


Sınava girecek adaylar:
dönemin ÖSYM Başkanı Sayın Prof.Dr. Ali Demir
dönemin ÖSYM Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Pekşen
dönemin ÖSYM Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ercan Öztemel
dönemin ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ensar Gül
dönemin ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili Prof. Dr. Ömer Demir
dönemin ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi Hüseyin Çalık
dönemin ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan
dönemin ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Petek Aşkar
dönemin ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi Prof. Dr.Cengiz Erol
dönemin ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu
dönemin ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi Prof.Dr.Reşat Kasap
" emanetiniz emanetimizdir" ali demir
konumunuzla ilgili aşağıda gördüğünüz açık uçlu soruları 30 dakika içinde klasik metodla cevaplayıp cevap kağıdını buraya bırakınız.

Eylül-2014’de yapılmış olan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) sonrasında bazı medya organlarına da yansıyan haber ve iddialarla ilgili olarak;

SORU 1. 14.09.2014 tarihinde yapılan TUS ve DUS (Dişte Uzmanlık Sınavı)’a giren bir grup Doktor ve Diş Hekimi adına Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakana hitaben yazılan ve adeta ÖSYM Başkanlığını şikâyet ederek zan altında bırakan Basın Duyurusundan Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Varsa bu konuda şimdiye kadar Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ve kimler hakkında ne gibi yaptırımlar uygulanmıştır?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 2. Anılan Basın Duyurusuna cevaben, ÖSYM Başkanlığının 16.09.2014 tarihli ve “Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar” başlıklı Basın açıklamasında yer alan “Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS Hazırlık Dershanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir.” ibaresiyle kastedilen dershane hangisidir? Bu dershanenin kurucuları, yöneticileri ya da sahipleri kimlerdir?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 3. Anılan dershanenin ticari sermayesinin tükendiği kanaatine nasıl varılmıştır? Anılan dershanenin sahibi olduğu ya da ilişkisi bulunduğu sosyal medya siteleri ya da platformları kimlere aittir ve aralarında ne tür ilişkiler söz konusudur?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 4. ÖSYM Başkanlığınca yapılan Basın Açıklamasında “başkasının yerine sınava girdiği” tespit edilen dershane sahibi kimdir?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 5. Anılan dershane sahibi hakkında başlatılan soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle akim kaldığı iddiaları doğru mudur? Doğru ise söz konusu soruşturma; ne zaman, hangi gerekçelerle ve kimler tarafından başlatılmıştır? Soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle sonuçsuz kalmasında kimlerin ihmali ya da baskısı olmuştur?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 6. Anılan soruşturmanın sonuçsuz kalmasına yol açan sorumlular kimlerdir? Bu sorumlular hakkında Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ya da yapılmaktadır?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 7. Anılan konuya ilişkin Bakanlığınız görüşü nasıldır?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:


SORU 8. Anılan dersane yöneticilerini makamınızda, ÖSYM'de, randevulu randevusuz kabul ettiniz mi? Anılan dersane yöneticilerinin evine ve şirketine gittiniz mi, başka bir mekanda birlikte oldunuz mu? Olduysanız neden?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:


SORU 9. Anılan dersane yöneticileri ve forumları ÖSYM ve YÖK nezninde Yürütme kurulu üyeleri ve başkanvekilleri dahil bir çok kişi ile görüşüp baskı yaptığını ifade etmektedir. Size böyle bir baskı yapıldı mı?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 10. Anılan dersane yöneticileri ve forumları ÖSYM ve YÖK'ün anılan dersaneyi muhatap aldığını bunun nedeninin maddi güçleri olduğunu ifade etmektedir. Siz hiç anılan dersaneyi muhatap aldınız mı?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 11. Anılan dersane ile maddi-manevi bir ilişkiniz oldu mu?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:


Soru 12: Savcı Yücel ERKMAN mesela sorsa KPSS'deki kopya soruşturması kapsamında ÖSYM çalışanlarının bilgisayarını inceleyen bilirkişi, 2010'da yapılan ve yaklaşık 6 milyon adayın katıldığı 38 ayrı sınavda daha soruların önceden sızdırıldığını belirledi. Bu konudaki bilginiz nedir?

ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:


Soru 13: Savcı Yücel ERKMAN mesela sorsa ASUMAN ARANCA/ANKARA
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2010 yılı KPSS sınavında soruların sızdırılmasına ilişkin yürüttüğü soruşturmada ifade veren eski ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan’a, savcılık sorgusunda “Fethullah Gülen organize suç örgütü yöneticisi konumundaki Mehmet Hanefi Sözen ile (Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği Genel Sekreteri) sınav öncesi makam odanızdaki telefondan 7 kez görüştüğünüz tespit edilmiştir. Sınav sorularını bu şahsa siz mi verdiniz?” diye soruldu. Yarımağan ise, savcının Gülen cemaatini organize suç örgütü olarak tanımladığı bu sorusuna, “Mehmet Hanefi Sözen isimli birini tanımıyorum. Sabit numara özel durumlarda kullanılan özel bir numara olabilir. Benim odamda da özel durumlarda kullanılan özel bir numara olabilir. Şu anda ben Mehmet Hanefi Sözen isimli kişiyi hatırlamıyorum. Ama geçmiş zamanda ilgisiz bir konuda beni aramış olabilir. Ben de dönüş yapmış olabilirim. Bu sınavla bu sorularla ilgili olarak bir görüşme asla yapmadım” yanıtını verdi.


Cemaat “organize suç örgütü”
2010 yılı KPSS sınavında soruların sızdırıldığı ilişkin soruşturma kapsamında önceki gün ifade veren dönemin ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan, soruşturma Savcısı Yücel Erkman’a verdiği ifadenin ardından tutuklanması istemiyle sevk edildiği mahkemece serbest bırakılmıştı. “Örgüte üye olmamak ile birlikte bilerek ve isteyerek yardım etmek, resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanmak” ile suçlanan Yarımağan’a savcılık sorgusunda çok çarpıcı sorular sorulduğu anlaşıldı. Savcı Erkman tarafından kendisine yöneltilen bir çok soruya yanıt veren Yarımağan’a sorulan sorulardan birinde ise, Fethullah Gülen cemaati “organize suç örgütü” olarak tanımlandı.


Soruları siz mi verdiniz?
Savcı Erkman’ın Yarımağan’a yönelttiği sorulardan biri şöyle:
“Yurt dışına çıkış yapıp bir daha girişi bulunmayan, tahkikat çerçevesinde elde edilen deliller yönünden Fethullah Gülen organize suç örgütü yöneticisi konumunda bulunan Mehmet Hanefi Sözen isimli şahsın kullanmakta olduğu hat ile sizin makamınızca kullanılan Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığına ait olan sabit numara, karşılıklı olarak 31.05.2010-01.06.2010 tarihleri arasında toplamda 7 kez telefon irtibatına geçtiğiniz tespit edilmiştir. (59 saniye-36 saniye-22 saniye-36 saniye-25 saniye-97 saniye-49 saniye sıralı biçimde görüşmeleri ilk üç görüşme 31.05.2010 tarihinde 11:55 saat – 12:11 saat arası görüşme, sonraki dört görüşme 01.06.2010 tarihinde 12:25 saat – 19:08 saat arası görüşmeleri) Bu şahısla yedi kez (3 kez örgüt liderinin sizin kullandığınız sabit numarayı aradığı ve dört kez de sizin bu sabit numara ile örgüt liderini aradığınız) yukarıda belirtilen tarihlerde neden görüştünüz? 2010 KPSS sorularını Fethullah Gülen organize suç örgütü yöneticisi konumunda bulunan Mehmet Hanefi Sözen isimli şahsa siz mi verdiniz? Açıklayınız?”



Sorularla ilgili asla görüşmedim
Savcının bu sorusuna Yarımağan, şu yanıtı verdi: “Mehmet Hanefi Sözen isimli birini tanımıyorum. Sabit numara özel durumlarda kullanılan özel bir numara olabilir. Benim odamda da özel durumlarda kullanılan özel bir numara olabilir. Benim genelde kullandığım sekreterime bağlı telefonun numarası değişiktir. Şu anda ben Mehmet Hanefi Sözen isimli kişiyi hatırlamıyorum. Ama geçmiş zamanda ilgisiz bir konuda beni aramış olabilir. Ben de dönüş yapmış olabilirim. Ama dediğim gibi ilgisiz bir konuda olabilir. Bu sınavla bu sorularla ilgili olarak bir görüşme asla yapmadım. Benim Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği Genel Sekreteri Mehmet Hanefi Sözen’le telefon görüşmem ilgisiz bir konuda olabilir. Ben ÖSYM Başkanı olduğum için, ilgisiz bir konuda bana bir şey sormuş, danışmış olabilir”


Cemaat evlerine gittiniz mi?
Erkman daha sonra Yarımağan’a cemaati tanıyıp tanımadığını, şu sözlerle sordu:
“2010 KPSS’nin sızdırılması konusu ile ilgili olarak yapılan tahkikatta müşteki ifadeleri, bilgi sahibi ifadeleri ve şüpheli ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde özellikle Maltepe dershaneleri ve 2010 KPSS’nin sızdırıldığı değerlendirilen Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği’nin Fethullah Gülen cemaatine yakın olduğu ve bu cemaatin menfaati doğrultusunda faaliyet gösterdiği değerlendirilmektedir. Ayrıca 2010 KPSS ile ilgili olarak sınava giren 100 ve üzeri net yapan 3227 şüphelinin birliktelik yönünden incelendiğinde, özellikle MASAK raporlarına göre büyük bir şüpheli şahsın birlikte hareket ettikleri ve Fethulllah Gülen cemaatine yakın oldukları tespit edilmiştir. Bu yapının önemli yöneticisi pozisyonunda bulunan Mehmet Hanefi Sözen isimli şahısla bu sınav öncesi görüşmelerinize bağlı olarak, Fethullah Gülen isimli organize suç örgütü lideri olan şahsı tanıyor musunuz? Bağlantılarınızı açıklayınız? Bu şahsa ait olduğu kamuoyu tarafından bilinen kurum, yurt, dershane ve bunun gibi özel bir firma ile daha önceden bağlantıya geçtiniz mi? Bu şahsa ait olduğunu bildiğiniz bunun gibi kurumların isimleri nelerdir? Ayrıca kamuoyu tarafından cemaat evleri olarak bilinen ve bu şahsın da oluşumuna mesaj verdiği propaganda görüntülerinin ve konuşmalarının yayınlandığı sohbetlerinde açıkça söz ettiği cemaat evlerine gittiniz mi? Açıklayınız?”


Cemaat okullarını bilmiyorum
Yarımağan, bu soruya da şu yanıtı verdi:
“Fetulllah Gülen cemaatini herkesin duyduğu, bildiği kadar ben de biliyorum. Mehmet Hanefi Sözen isimli şahsı tanımıyorum. Bu cemaatle bağlantısını bilemem. Bu cemaatin okulları, yurtları, işyerleri vs. ile herhangi bir ilişkim olmamıştır. Benim Gülen cemaatine ait okullar konusunda bir bilgim yoktur. Hangi okulun hangi dershanenin cemaate ait olduğunu ben bilmem. Herhangi bir cemaat evine gitmedim. Gülen’in televizyonlara çıkıp tavsiyelerde bulunduğunu biliyorum ama devletin kılcal damarlarına sızılması, devletin kendi elemanları tarafından ele geçirilmesi gibi tavsiye ve telkinleri bilmiyordum” dedi.


Soruların bulunduğu CD 3 gün nerede tutuldu?
Savcı Erkman, Yarımağan’a ayrıca, sınav sorularının 25 Haziran tarihinde CD’ye yüklenmesine karşın matbaaya neden 3 gün sonra 28 Haziran tarihinde götürüldüğünü, bu 3 gün boyunca CD’nin nerede olduğunu sordu. Yarımağan da bu soruya, “3 Gün sonra götürülmesinden şüphelenilmesi normal. Kişi kötü niyetli ise yapacak bir şey yok. Eminim ki o 3 gün boyunca kasada muhafaza edilmiştir” yanıtını verdi. Yarımağan’ın, savcılıkla yaptığı yazışmalarda, içeriği itibariyle yanıltıcı bilgiler verildiği gerekçesiyle resmi belgede sahtecilik ile suçlandığı öğrenildi.

http://www.sozcu.com.tr/2015/gundem/...tanimi-793601/

ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

Başarılar dileriz

tüm dersane sahipleri ve ortaklarının Uz.Dr.Sami Selçukbiricik?, Uz.Dr.Ahmet Çitoğlu?, Mustafa Çitoğlu?, Eftal Orhan? Murat Erkeçoğlu? ÖSYM başta adı geçenler olmak üzere personeli hts kayıtları ve telefon trafiği çıkarılmalı

http://i.hizliresim.com/1N0EDp.png
http://i.hizliresim.com/kER6nW.png
http://i.hizliresim.com/vZ7Pnv.jpg
http://i.hizliresim.com/qEnv85.png


BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz

http://i.hizliresim.com/ZdvP7G.jpg
TUS'a asker damgası!
İLKER AKAGÜNGÖR/HABER MERKEZİ | 25 Nisan 2014 Cuma - 17:06
Tıpta Uzmanlık Sınavı'na GATA mezunu doktorlar damga vurdu. Açıklanan sonuçlara göre ilk 10'da 2013 yılında GATA'dan mezun olan 7 tabip teğmen yer aldı.

Yorum Yaz0
TUS'a asker damgası! Yeni mezun ve pratisyen doktorların ihtisas alanını seçtiği Tıpta Uzmanlık Sınavı'na (TUS) askerler damga vurdu. Yılda iki kez yapılan ve ÖSYM tarafından önceki gün açıklanan TUS İlkbahar Dönemi sınav sonuçlarına göre Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) mezunu 7 tabip teğmen ilk 10'a girerek büyük başarı elde etti. Açıklanan sonuçlara göre TUS Birincisi 2013 Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu Dr. Hüseyin Kurtdemir oldu. Dr. Hüseyin Kurtdemir 8 bin 143 adayın girmiş olduğu sınavda hem Temel Bilimler hem de Klinik Bilimler'de birinciliğe imza attı.

Tabip teğmenler zirvede

GATA'dan derece ile mezun olan tabip teğmenlerin başarısı ise tıp dünyasında oldukça dikkat çekti. GATA 2013 dönem birincisi Tabip Teğmen Ömer Faruk Keskin TUS üçüncüsü, GATA 2013 dönem ikincisi Tabip Teğmen Yalçın Gurlaş TUS dördüncüsü, GATA 2013 dönem üçüncüsü Deniz Tabip Teğmen Mustafa Akaryıldız ile Tabip Teğmen Mustafa Koyun TUS altıncılığını paylaştı. GATA mezunu teğmen rütbesindeki doktorlar bunun dışında ilk 10'da 7,9, ve 10'uncu sıraları da elde etti. GATA 2013 dönem birincisi Tabip Teğmen Ömer Faruk Keskin'in GATA Kardiyoloji bölümünü tercih edeceği öğrenildi.

"Çok başarılı ve zeki öğrenci grubu"

TUS'a hazırlık konusunda 20 yıldır çalışan TUSDATA TUS Hazırlık Merkezi Ar-Ge Müdürü Yusuf Temrel, "8 yıl önce GATA benzer bir başarı yakalamıştı. GATA'nın tıp eğitimi oldukça iyi. Ama bu doktorlar üniversite sınavına girdikleri yılda da zaten yüksek puanlarla GATA'ya giren çok başarılı öğrencilerdi. GATA bu dönem çok başarılı ve zeki bir öğrenci grubuyla eski başarısını yakaladı. Şimdi branşlarını seçecekler. GATA kontenjanı biraz daha az ama doktorlar arasında göz, kardiyoloji, kulak-burun-boğaz branşları daha çok tercih ediliyor" dedi.
http://www.gazetevatan.com/tus-a-asker-damgasi--631159-gundem/


çok zeki ::))

Başkasının Yerine TUS’a Giren DERSANE SAHİBİ ve ÖSYM’YE SALDIRAN TUS ŞEBEKESİ
GündemÖne ÇıkanlarTarafından Hipokrat Yeminli Dr - Şub 4, 2015 0 24

1
6
MHP Milletvekili Prof.Dr. Alim IŞIK, ÖSYM açıklamasında geçen TUS dersanesini ve başkasının yerine sınava girdiği iddia edilen dersane sahibini sordu.

Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) sonrasında bazı medya organlarına da yansıyan haber ve iddialarla ilgili olarak verilen önerge

03.02.2015

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA,

Aşağıda belirtilen sorularımın, Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi AVCI tarafından yazılı olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.

Prof.Dr. Alim Işık
MHP Kütahya Milletvekili

Eylül-2014’de yapılmış olan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) sonrasında bazı medya organlarına da yansıyan haber ve iddialarla ilgili olarak;

1. 14.09.2014 tarihinde yapılan TUS ve DUS (Dişte Uzmanlık Sınavı)’a giren bir grup Doktor ve Diş Hekimi adına Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakana hitaben yazılan ve adeta ÖSYM Başkanlığını şikayet ederek zan altında bırakan Basın Duyurusundan Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Varsa bu konuda şimdiye kadar Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ve kimler hakkında ne gibi yaptırımlar uygulanmıştır?
2. Anılan Basın Duyurusuna cevaben, ÖSYM Başkanlığının 16.09.2014 tarihli ve “Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar” başlıklı Basın açıklamasında yer alan “Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS Hazırlık Dershanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir.” ibaresiyle kastedilen dershane hangisidir? Bu dershanenin kurucuları, yöneticileri ya da sahipleri kimlerdir?
3. Anılan dershanenin ticari sermayesinin tükendiği kanaatine nasıl varılmıştır? Anılan dershanenin sahibi olduğu ya da ilişkisi bulunduğu sosyal medya siteleri ya da platformları kimlere aittir ve aralarında ne tür ilişkiler söz konusudur?
4. ÖSYM Başkanlığınca yapılan Basın Açıklamasında “başkasının yerine sınava girdiği” tespit edilen dershane sahibi kimdir?
5. Anılan dershane sahibi hakkında başlatılan soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle akim kaldığı iddiaları doğru mudur? Doğru ise söz konusu soruşturma; ne zaman, hangi gerekçelerle ve kimler tarafından başlatılmıştır? Soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle sonuçsuz kalmasında kimlerin ihmali ya da baskısı olmuştur?
6. Anılan soruşturmanın sonuçsuz kalmasına yol açan sorumlular kimlerdir? Bu sorumlular hakkında Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ya da yapılmaktadır?
7. Anılan konuya ilişkin Bakanlığınız görüşü nasıldır?

http://www.memurlar.net/haber/499968/

——-

ÖSYM’YE ORGANİZE ŞEKİLDE SALDIRAN BU DERSANE VE DERSANE SAHİBİ KİMDİR? BU DERSANENİN İLİŞKİLİ OLDUĞU İNTERNET SİTELERİ VE SOSYAL MEDYA ADRESLERİNİ KİMLER YÖNETMEKTEDİR? BU ORGANİZE TUS ŞEBEKESİNİN BAŞINDA HANGİ İSİMLER YER ALMAKTADIR? ÖSYM’YE VE ALİ DEMİR’E NİÇİN SALDIRMAKTADIRLAR? ÖSYM’NİN SÜREKLİ BASIN AÇIKLAMASI İLE DOLAYLI OLARAK ELE ALDIĞI İSİM VERMEDEN ATIFTA BULUNDUĞU BU DERSANE HANGİSİDİR? VE BU DERSANE YÖNETİCİSİ KİMDİR?

TÜM BU SORULARIN CEVABI ORTAYA ÇIKARILIP KOMUOYU İLE ŞEFFAF BİR ŞEKİLDE PAYLAŞILMALIDIR!
http://www.medunya.com/one-cikanlar/baskasinin-yerine-tusa-giren-dersane-sahibi-ve-osymye-saldiran-tus-sebekesi

Paralel yapının KPSS dershanelerine operasyon yapılacak
FETÖ'ye finansman sağlayan paralel yapının dersanelerine operasyon yapılacak
03 Ağustos 2016 09:21
Paralel yapının KPSS dershanelerine operasyon yapılacak


FETÖ terör örgütünün eğitim alanındaki bir çok kurumu kapatıldı. Bunlar arasında ilkokul, ortaokul, lise, yurt ve üniversiteler bulunuyor.



Memurlar.net olarak aldığımız bilgiye göre, sırada, FETÖ'ye finans desteği sağlayan kurumların başında KPSS dershaneleri bulunuyor.

Üniversite sınavlarına hazırlık dershanelerinden sonra en etkin kurumlar olarak adlandırılan bazı KPSS dershanelerinin, FETÖ'ye finansman desteğinde bulunduğu tespiti yapılmış durumda.

17-25 Aralık darbe soruşturması sonrasında, bazı KPSS dershane sahiplerinin sık sık cep telefonu numarası değişikliği yoluna giderek takipten kurtulma yollarına başvurduğu da ulaşılan bulgular arasında...



BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı ile ilgili asılsız iddialarla Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı mahiyette açık mektup yazan bir grup isim, ÖSYM'yi ağır suçlamalarla töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.


Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.


ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir.


İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir,
ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,
Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır,
ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez.

Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS hazırlık dersanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur dershanenin bu saldırılarını yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin, bu deshaneye bir şekilde bağlı kişileri organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde malum dershane sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin de eski bir tarihte başkasının yerine sınava girdiği tespit edilmiş, ancak başlatılan soruşturma zaman aşımı dolayısıyla akim kalmıştır.


ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.


Adaylara ve kamuyouna duyurulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI





Avukat Burhan ÖZKAYA'dan gelen
İHTARNAMEDİR


İhtar Eden : Sami SELÇUKBİRİCİK
Vekili : Av. Burhan ÖZKAYA, adres başlıkta
Adres: Necatibey Caddesi No: 33/12 Kızılay ANKARA

Muhatap : -http://www.stetuskop.com/- internet sitesi yetkilisi

Açıklamalar :

Sayın Muhatap,
-http://www.stetuskop.com/- adlı internet sitesinde Bilgileri ÖSYM Görevlileri Verdi Başlığı ve http://www.stetuskop.com/bilgileri_oesym_goerevlileri_verdi-t4273/index.html?t=4273 (http://www.stetuskop.com/bilgileri_oesym_goerevlileri_verdi-t4273/index.html?t=4273) linki ile müvekkilim Uz.Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK bakımından kişilik haklarını ihlal eden bir takım ifadelere yer verilmiştir. Şöyle ki aşağıda yer verdiğimiz yorumlarda;


“Mahkeme: Bilgileri ÖSYM görevlileri verdi
drasc: Bilgileri Sami Hoca 10 yıldır gidip geldiği ÖSYM deki tanıdıklarından aldı” şeklindeki organize yorumlarla, daha önce ÖSYM bünyesinde yaşanan kopya iddialarıyla müvekkilimi ilişkilendirmek istemektedirler. Söz konusu yorumların ortak hedefi sanki müvekkile ÖSYM yetkilileri tarafından soruların verildiği, böylece kopyacılık yapıldığıdır. Ancak yorumlarda ifade edilenin aksine, müvekkille ilgili ne bir mahkeme kararı ne de tek bir emare vardır
Müvekkil uzun yıllardır Tıpta Uzmanlık Sınavı’na Hazırlık sektöründe hizmet vermekte olup bugüne kadar hiçbir hukuksuz ve haksız eylemde bulunmamıştır.
Yıllar içerisinde kendisinin ve yönetim kurulu başkanı olduğu TUSDATA’nın sektörde yoğun gayret ve çalışmaları neticesinde sürekli olarak ileriye doğru mesafe kat etmelerini hazmedemeyen bir takım kişi ve kurumlar müvekkilin başarılarını gölgelemek için yukarıda yer verdiğimiz haksız isnatlarda bulunmaktadırlar. Bunlar ise kabulü mümkün olmayan iftiralardır.
Söz konusu ifadeler Türk Ceza Kanunu bakımından suç olup aynı zamanda müvekkillerin kişilik haklarına da zarar vermektedir.
5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 9. maddesi gereğince söz konusu içeriğin yayından kaldırılmasını, aksi halde diğer yasal yollara başvuracağımızı, ayrıca söz konusu hakaret içeren ifadeler nedeniyle de tüm ilgililer hakkında Cumhuriyet Savcılıklarında şikayet hakkımızı kullanacağımızı ihtaren bildirir, çalışmalarınızda başarılar dilerim.
İhtar Eden Vekili Av. Burhan ÖZKAYA

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=328&d=1295596045

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=329&d=1295596056

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=330&d=1295596068

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=331&d=1295596078
YARIN DAHA ZOR...

07 Ocak 2011



ÖSYM; bunca iletişim çabasına, gazete ilanlarına, TV haberlerine rağmen süreci devam ettiriyor. Süreç hepimizin gözleri önünde cereyan ediyor.
Hekimler; kendileri için çok önemli böylesi bir sınavda sebepsiz yere ve birilerinin galeyanına gelecek kadar basit ve zeka seviyesi düşük insanlar mıdır?
Bir dertleri vardı ve seslerini duyurmak istediler. “Derdini insanca anlatmak isteyen” bukişilerle görüşülüp sorunları dinlense ve kamuoyunun vicdanı rahatlatılsaydı daha şık olmaz mıydı?
Doktorların; haklarını aramak için çaba sarf etmelerini “kurum karşıtı faaliyet” olarak tanımlamak, devlet ciddiyetine yakışır mı?
“Sorun yok” deyip kestirmek, gerçekten sorun olmadığı anlamına mı gelir? Ateş olmayan yerden bu kadar çok duman çıkar mı? Her devlet kurumu halkına adalet ile hizmet için vardır. Despotizm, çağını çoktan kapamış olan ilkel bir yönetim şeklidir.

http://www.tusdata.com/editorler/resim/drsami_ic.jpg Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve
Yönetim Kurulu Başkanı
Artık olay yargıdadır. Yargıya intikal etmiş olan ve iptali istenen bazı sorular vardır. Yargı; soruların iptali yönünde karar verirse, ÖSYM ne diyecektir? Ve o zaman, tüm bu süreçleri nasıl telafi edecektir?
Ayrıcaaa…
Bu dünyanın öbür tarafı da var. Bizim; o gün, bu konu ile ilgili alnımız açık olacak. Allah biliyor ki, doğru olduğuna inandığımız şeyleri korkmadan yazdık ve söyledik. Haksız hiçbir fiile göz yummadığımız gibi haksızlığın hiçbir çeşidine de razı olmadık. Hiçbir gizli hesabımız da olmadı, olmayacak.
Bugün güç ve yetkiyi ellerinde tutanlar, gücün kendilerinde olmadığı o gün nasıl hesap vereceklerini de düşünmek zorundadırlar. O gün, bugünden daha zor olacak.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK


ateş
samsa

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=218&d=1293921743

etiğin dip noktasında olduğunu farketmiyor musun?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=179&d=1293276103

Kritik kulis boyutu

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=240&d=1294226048

Nokta atış
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=242&d=1294236452



http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=197&d=1293885887


drasc merkezde olan herşeyi biliyor

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=204&d=1293906727






http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=501&d=1296665559

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=502&d=1296665577

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=338&d=1295677930



http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=504&d=1296665689

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=344&d=1295975813


drsvc
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=221&d=1293921853
dr.objektif

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=206&d=1293908105

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=229&d=1293991498
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=230&d=1293992185
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=237&d=1294092601
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=251&d=1294384845


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=323&d=1294863647

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=324&d=1294863671

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=209&d=1293916441

drrıza
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=215&d=1293920233
bezgin şirin
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=220&d=1293921833

mecburum

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=224&d=1293979413

mecburum

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=283&d=1294557305
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=334&d=1295675976
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=338&d=1295677930

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=336&d=1295677904

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=340&d=1295677964

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=339&d=1295677946

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=260&d=1294417597
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=226&d=1293990436


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=254&d=1294417183

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=255&d=1294417195

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=256&d=1294417211

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=228&d=1293991295

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=240&d=1294226048
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=249&d=1294334122




http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=235&d=1293993753
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=304&d=1294767624
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=318&d=1294852109
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141sadece + bakanlığı?



+ uzmanlık kurulu ??

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=373&d=1296163987

+ meclis

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=377&d=1296193767



Samanyolu da tanıdıkları var

https://www.youtube.com/watch?v=d0YR-CnYvk8

genl müdürü ve
Tusdata AŞ. Kurucusu ve Tusdata videolarında tıp öğrencilerinin nasıl fişlemesi gerektiğini şube sorumlularına öğreten Feyzedin Alpkıray *****paralel yapı üyesi olma nedeniyle KHK ile kamudan ihraç edildi.

S0KlBpgYAHo
tusdata fişleme eğitimi videosu


http://i.hizliresim.com/mEQ2O2.png

tusdata kurucusu ve genel müdürü *****Feyzeddin Alpkıray khk ile ihraç edilmiştir

http://www.ensonhaber.com/dosyalar/ihrac.pdf

BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz


Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK ile Eylül 2016 Dava Sürecindeki Son Durum, Fetö, Paralel Yapı ve Güncel Konular röportajı

https://www.youtube.com/watch?v=emsMr2k7u3Y


Tusdata AŞ. Kurucusu ve Tusdata videolarında tıp öğrencilerinin nasıl fişlemesi gerektiğini şube sorumlularına öğreten Feyzedin Alpkıray *****paralel yapı üyesi olma nedeniyle KHK ile kamudan ihraç edildi.

S0KlBpgYAHo
tusdata fişleme eğitimi videosu


http://i.hizliresim.com/mEQ2O2.png

tusdata kurucusu *****Feyzeddin Alpkıray khk ile ihraç edilmiştir

http://www.ensonhaber.com/dosyalar/ihrac.pdf

Atalay Demirci Harika Stand –Up show


Özel Asfa Ferda Koleji Tiyatro Kulübü’nün düzenlemiş olduğu ‘Atalay Demirci Stand –up Gösterisi’ 18 ekim Perşembe akşamı saat 20.00’da Etimesgut İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Karaman’ın, Etimesgut İlçe Milli Eğitim Şube Müdürleri’nin, kıymetli konukların,değerli velilerin,okulumuz idarecilerinin ve personelinin katılımıyla okulumuz konferans salonunda gerçekleşti. Katılan tüm konukların gülümseyerek ayrıldıkları başarılı gösterinin sonunda Asfa Ferda Koleji Genel Müdürü Mehmet Aldanmaz Atalay Demirci’ye teşekkürlerini ve memnuniyetlerini dile getirerek kendisine çiçek ve hediye takdiminde bulundu. Ardından protokol üyelerinin idarecilerimizin, tiyatro kulübü öğretmen ve öğrencilerin de katıldığı fotoğraf çekimiyle program sona erdi.

Keyifli geçen bu güzel organizasyondan dolayı Asfa Ferda Koleji Genel Müdürü Mehmet Aldanmaz başta olmak üzere tüm idarecilerimize, Tiyatro kulübü başkanı R.Gülay Ünal’a ve kulüp öğrencilerine,emeklerinden dolayı Mehmet Bayazit ve tüm teknik ekibe çok teşekkür ediyoruz. Ayrıca katılımlarıyla bizleri onurlandıran tüm misafirlerimize de ayrıca teşekkürlerimizi sunuyoruz.

http://www.asfaferda.k12.tr/5214/atalay-demirci-harika-stand-up-show

Atalay DEMİRCİ ile Akşam Yemeği

http://www.asfaferda.k12.tr/6943/atalay-demirci-ile-aksam-yemegi

Yetenek Sizsiniz Türkiye 1.si Atalay DEMİR İle Akşam Yemeği

Atalay DEMİRCİ öğrencilerimizle yemekte buluştu. 1. Dönem okulumuzda velilerimize ve öğrencilerimize stant up gösterisi yapan Atalay DEMİRCİ bu kez okulumuzda öğrencilerimiz arasında düzenlediğimiz “Sahne Sende ” yarışmasında dereceye girenlere ödül olarak verilen Atalay DEMİRCİ ile yemekte birlikte olma sözü yerine getirilmiş oldu. Bizleri kırmayarak okulumuza gelen Atalay DEMİRCİ öğrencilerle sohbet etti ve bol bol hatıra fotoğraf çektirdi. Programda dereceye giren öğrenciler de hünerlerini sergilediler.

http://www.asfaferda.k12.tr/6603/atalay-ile-aksam-yemegi


Sahne Yıldızlarımız Belli Oldu

Öğrencilerimizin kabiliyetlerini ve ilgilerini ortaya çıkarmak amacıyla düzenlediğimiz “Sahne Sende” yarışmasının sonuçları belli oldu.

3 Mayıs Cuma günü okulumuz konferans salonunda düzenlenen yarışmada açılış konuşması yapan Okul Müdürümüz Şükrü Kanıbol, amaçlarının öğrencilerin hem eğlenmesini sağlamak hem de ilgi ve yeteneklerini ortaya çıkarmak olduğunu belirtti.

Birbirinden güzel gösterilerin sunulduğu, katılımcıların kıyasıya mücadele ettiği programda ilkokul 1A sınıfından Abdullah Kutlu Sayın birinci, 2A-B sınıfları İzci Kızlar Grubu ikinci, 3A sınıfından Melisa Yalçın ve Suden Taşdemir üçüncü olurken; ortaokulda ise 5A sınıfından Ömer Faruk Küçük ve 6C sınıfından Zeynep Sude Karaca birinci, 7A sınıfından “Formula Bir Grubu” ikinci, 7B sınıfından Alperen Mülayimoğlu üçüncü oldu. Öğrencilerimizi tebrik eden Okul Müdürümüz Şükrü Kanıbol, sürpriz ödül olarak dereceye giren öğrencilerimizin ünlü komedyen Atalay Demirci ile bir akşam yemeği yiyeceklerini belirtti

http://www.asfaferda.k12.tr/5664/sahne-yildizlarimiz-belli-oldu-2?ha=1



Kompilesi fetö şaibeli
sami selçukbiricik hocayı gogılladığında gogıl da çıkan öneriler hep paralel feto mesajı
http://i.imgsafe.org/7e26c9e4ca.png

sami selçukbiricik hoca cocuğu üzreinden bile şaibeli mesaj vermkte… ABD Clinton reklamı ile ne mesaj vermekte kime vermekte.
http://i.imgsafe.org/7e2f948833.png
http://i.imgsafe.org/7e31346653.png

İkna edici değil. ..Clinton'dan Atalay Demirciye bir bylock eksik

hala bu bağlantıları nedeniyle kayyum atanmadığına şükretsin. tusdataya kayyum atanmalı

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=215&d=1293920233

Dr. Rıza Eröksüz' e; bir dersane sahibinin yoğun baskı yaptığı ÖSYM Yetkilisi Kim???
Dr_samsa ya; maddi güç bu iletişimde rol oynadı mı?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=218&d=1293921743

**** ne demek? http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=220&d=1293921833

MEcburum kim?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141

Drasc ye; bu tanıdıklara sınavdan önce de gidildi mi? Tanıdık isimler halen ÖSYM de çalışıyor mu?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=179&d=1293276103



Tum unsurlariyla sınav şebekesi
yTW4Qv7RFnc
d0YR-CnYvk8

Sami selcukbiricik tusdata ilgimiz yok demiş ama yine tusdata yalanı. ..


Tum tusdata ekibini Yanına almış ... aynı sistemi buraya da kurun demiş

http://www.asfaferda.k12.tr/4308/asfa-ferda-kolejinde-egitim-her-zaman


Asfa Languages






Asfa Ankara Ferda Koleji öğretmenleri, yeni eğitim-öğretim yılına bir dizi etkinlik, seminer ve sunum programlarıyla hazırlandılar. ‘Eğitimin Yıldızı Ankara’da’ sloganıyla yola çıkan ve ‘Eğitim Her Zaman’ ilkesini hayata geçiren Asfa Ankara Ferda Koleji, Türkiye’de ilk defa, öğretmenleri için ‘Özel Eğitim Programı’ uyguladı. 2011-2012 Eğitim Öğretim Yılına oldukça iddialı bir biçimde giriş yapan Asfa Ankara Ferda Kolejinde, 5 Eylül-17 Eylül 2011 tarihleri arasında, öğretmenlere özel eğitim programları uygulandı, seminerler verildi. Teknolojideki son gelişmelerin eğitim alanında kullanılmasından etkili sunum tekniklerine, yapılandırmacı eğitimdeki son gelişmelerden örnek ders sunumlarına kadar oldukça geniş bir yelpazede düzenlenen interaktif seminerler, öğretmenlerin iyi bir hazırlık dönemi geçirmelerini sağladı. ‘Öğretmenler için İnovasyon Programı’ Asfa Ferda Koleji Yönetim Kurulu Başkanı Uzman Dr.Sami SELÇUKBİRİCİK’in açılış konuşması ile başladı. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK, yeni yapılanmaya ve yeni eğitim sistemlerine öğretmenlerimizin daha çabuk adapte olmaları ve derslerini daha verimli şekilde işlemeleri için böyle bir program hazırladıklarını söyledi. Yönetim Kurulu Başkanı SELÇUKBİRİCİK, yönetici ve öğretmen kadrosundaki başarılı olma isteği, arzusu ve azminin kendisine daha çok şevk verdiğini, eğitim kalitesinin en üst düzeye çıkması için, yıl boyunca düzenlenecek programlarda öğretmenlerle birlikte olacağını söyledi. Eğitim kadrosuna yeni eğitim-öğretim yılında başarılar dileyen Dr.Sami SELÇUKBİRİCİK, Asfa Ankara Ferda Koleji’nin çok kısa bir süre sonra, Ankara’nın en başarılı ilk üç okulundan biri olacağını vurguladı. Asfa Ankara Ferda Koleji, kurumsal eğitim programında gerçekleştirilen sunumlar ve etkinlikler: Kurucu Temsilcisimiz Yasin ÇELENK yapmış olduğu konuşmada, öğretmenlere yeni yapılanma ve gelişim programı hakkında bilgi verdi. Genel Müdürümüz Mesut DOĞAN da öğretmenlere bir selamlama konuşması yaptı. Kurumsal Yapılanma Danışmanımız Feyzeddin ALPKIRAY, yeni internet sitesi, kurum içi form sitesi, internet güvenliği sosyal medyanın kullanımı, sunum hazırlama teknikleri ve toplam kalite yönetimleri hakkında iki gün süren seminerler verdi. Asfa Ankara Ferda Koleji Sınav Koçu NLP Eğitimcisi Eftal ORHAN, eğitim, öğretmen, öğrenci ve öğrenme üzerine son bilimsel gelişmeler ışığında, başarıyı arttıracak pratik uygulamalar konusunda bilgi verdi. Eftal ORHAN’ın sunumlarında, öğretmen kimdir, öğretmenin görevleri, beynimiz nasıl öğreniyor, etkili öğrenme teknikleri, öğrenme stratejileri, öğrenme ve anlam sorunları, konsantrasyon, kendini ve başkalarını motive etme başlıklı konular ele alındı. Genel Müdürümüz Mesut DOĞAN, yapmış olduğu sunumlarda, Asfa Ankara Ferda Kolejinin eğitim anlayışı hakkında bilgi verdi. Yapılandırmacı Eğitim Uygulamaları ve Yapılandırmacı Eğitimin daha aktif ve etken kullanılmasıyla ilgili sunumlar da yapan Mesut DOĞAN, Değerler Eğitimi Programıyla ilgili açıklamalar yaptı. Yönetim Kurulu Başkanımız Uzman Dr.Sami SELÇUKBİRİCİK, kendisine ayrılan bir günlük sunumda, Eğitimde İkna Stratejileri ve İkna Teknikleri hakkında örnek uygulamalar yaptı. Asfa Ankara Ferda Koleji eğitim kadrosunun aktif katılımıyla gerçekleşen uygulamalarda, gruplara ayrılan eğitimciler, kendilerine verilen cümlelere uygun karşılıklar buldular. Pediatri Uzmanı Dr. İbrahim Murat HİRFANOĞLU, pediatrideki son gelişmeler ve bu gelişmelerin çocuk eğitimine yansımaları hakkında oldukça etkileyici bir sunum yaptı. Literatürdeki son gelişmeleri yansıtan Uzman Dr. İbrahim Murat HİRFANOĞLU, anasınıfından lise son sınıfa kadar olan yaş gruplarının aile, çevre ve beslenme alışkanlıklarının çocukların eğitimine nasıl yansıdığı hakkında bilgiler verdi. Edebiyat Öğretmeni İdris TEKİNBAŞ sunumunda, yapılandırmacı eğitimde karşılaşılan zorlukları anlattı ve yapılandırmacı eğitimin daha etkin ve verimli hale getirilmesi için örnek ders sunumları yaptı. Öğretmenler, öğrenci rolünde katılımlarıyla gerçekleşen ders sunumları oldukça eğlenceli ve öğretici geçti. Örnek ders anlatımlarında öğretmenler tarafından canlandırmalar yapıldı. Problemli öğrenci davranışlarını yansıtan öğretmenlerimiz oldukça başarılı idi. Yeni öğretmenler adına konuşan Lise Görsel Sanatlar Öğretmeni Esra ELLİSEKİZ, öğrencilik yıllarından itibaren, neden öğretmen olmak istediğini anlattı. Fakülte yıllarda yaşadığı zorluklara ve güzelliklere de değinen Esra ELLİSEKİZ, Asfa Ankara Ferda Kolejine adım attığı andan itibaren herkesin kendisine yardımcı olduğunu, bir an önce öğrencilerinin karşısına geçip bilgi ve tecrübelerini sonuna kadar aktarma heyecanı taşıdığını söyledi. Kıdemli öğretmenler adına konuşan İlköğretim Müdür Yardımcısı Gülhan HALKÇI, Asfa Ankara Ferda Kolejinde üçüncü baharını yaşadığını söyledi. Köy okullarında başlayıp özel okullara uzanan öğretmenlik yıllarında yaşadığı birbirinden ilginç olayları aktaran Gülhan HALKÇI, öğretmen-öğrenci ve veli ilişkilerini bütün boyutlarıyla ele alan bir sunum yaptı. Eğitimlerin son gününde yapılan değerlendirme toplantısında, öğretmenlerin görüşleri alındı ve bundan sonra yapılacak eğitim programlarıyla ilgili öneriler tartışmaya açıldı. Genel Müdürümüz Mesut DOĞAN, oldukça başarılı geçen eğitim programlarının bundan sonraki günlerde, farklı ortamlarda devam etmesinin uygun olacağını söyledi.


Kompilesi fetö şaibeli
sami selçukbiricik hocayı gogılladığında gogıl da çıkan öneriler hep paralel feto mesajı
http://i.imgsafe.org/7e26c9e4ca.png

sami selçukbiricik hoca cocuğu üzreinden bile şaibeli mesaj vermkte… ABD Clinton reklamı ile ne mesaj vermekte kime vermekte.
http://i.imgsafe.org/7e2f948833.png
http://i.imgsafe.org/7e31346653.png[....png[/IMG]
İğrenç ilişkiler ağı cevapları bekliyoruz

Kayıtsız Üye
11-01-2016, 18:47
ösym de yolsuzluktan, soru çalmaktan işlem yapılan ceza alan var mı?



ÖSYM Başkanlığı, bazı basın organlarında "birçok sınavın sorularını paralel yapıya sızdırdığı" iddia edilen Safiye Sena İz Açıkgöz'ün ÖSYM ile bir ilgisi bulunmadığı, Safiye Açıkgöz'ün ise 22 Ekim 1999'dan bu yana ÖSYM personeli olduğu belirtilerek, konuyla ilgili idari soruşturma başlatıldığı bildirildi.

ÖSYM Başkanlığınca, "birçok sınavın sorularını paralel yapıya sızdırdığı iddia edilen ÖSYM çalışanı" hakkında basında çıkan haberlerle ilgili açıklama yapıldı.

Açıklamada, Safiye Açıkgöz'ün, 22 Ekim 1999'dan bu yana ÖSYM personeli olduğu, şube müdürü kadrosunda çalışmakta iken 25 Ağustos 2014'te eşinin yurtdışı bir görevle tayini nedeniyle ücretsiz izin aldığı belirtildi.

ÖSYM açıklamasında, "ÖSYM Başkanlığı bünyesinde bu konuda idari inceleme başlatılmıştır" ifadesi kullanıldı.


1999 dan bu yana

Kayıtsız Üye
11-01-2016, 19:53
ösym de yolsuzluktan, soru çalmaktan işlem yapılan ceza alan var mı?

KPSS’deki kopyanın şifresi Asil’de mi?
Kılıçdaroğlu, Bakan Çubukçu’ya, sorular çalındığı için iptal edilen KPSS sorularının tamamını gören tek kişi olan ÖSYM uzmanı Mustafa Asil hakkında neden soruşturma açılmadığını sordu
BAHAR ATAKAN Ankara
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşma, gözleri yeniden KPSS’deki kopya skandalına çevirdi. Soruların çalındığı iddiasıyla iptal edilen KPSS Eğitim Bilimleri Testi’ndeki soruların tamamını gören tek kişi olan Mustafa Asil hakkında neden soruşturma açılmadığını soran Kılıçdaroğlu, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’dan yanıt beklediğini vurguladı.
Savcılığın, KPSS soruşturması kapsamında arama yaptığı ÖSYM’nin Test Araştırma Birimi’nde uzman olarak çalışan Asil’in, doktora için Kanada’ya gönderildiğini söyleyen CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter ise konuyla ilgili Çubukçu’ya iki kez soru önergesi yönelttiğini ancak, yanıt alamadığını belirtti. Serter, “Asil neden yurtdışına kaçırıldı?” diye sordu.
‘Neden soruşturma dışında?’
Kılıçdaroğlu, “KPSS’de sorular çalındı. Bu soruların tamamanı gören tek kişi var: Mustafa Asil. Soruşturma açılırken Kanada’ya gönderildi. Bir yıl süreyle doktora yapsın diye. Bir yılda doktora nasıl olacaksa? Bir yılı tamamlamadan geri geldi. Halen soruşturma kapsamı dışında, niçin? YÖK’ten sorumlu olan bakandan yanıt bekliyoruz. Bu kişi kimdir, neden soruşturmanın kapsamı dışında tutuldu?” dedi.
Serter araştırdı
Serter, Milliyet’e yaptığı açıklamada, şunları kaydetti: “ÖSYM Başkanı’na, ‘315 kişiyi neden YÖK’e devrettiniz’ diye ısrarla sordum. Yanıt olarak, ‘Bu insanlar şaibeli ve yetersiz’ denildi. Ancak, yeni eleman alımı yapılamadığı için bu insanlar 5 ay daha ÖSYM’de çalışmaya devam edecek. Bu kişilerin tümü hakkında soruşturma açıldığı, suçları kanıtlanamadığı halde, bir kişi için hiç soruşturma açılmadı. Bu kişi Mustafa Asil. Kanada’ya gönderiliyor, ancak 6 ay sonra geri gelip tekrar görevine başlıyor. Hakkında halen soruşturma açılmadı. Bu kişi soruların tamamını gören tek kişi ve dışarı kaçırılıp, soruşturmadan uzak tutuluyor. Çubukçu’dan yanıt alamadım.”
YÖK inceleme istedi
Edinilen bilgiye göre YÖK, iddialar üzerine ÖSYM’nin inceleme başlatmasını istedi. ÖSYM’den gelecek bilgilerin YÖK tarafından MEB’e iletileceği kaydedildi. İddiaya göre Asil, ÖSYM’nin soru biriminde görev yaptığı için edindiği özel bir şifre ile önceden gördü. Asil’in iptal edilen KPSS öncesinde izin istediği iddia edildi. Alınan bilgiye göre, halen Test Araştırma Birimi’nde uzman olarak görev yapan Mustafa Asil, Kanada’ya TÜBİTAK’tan aldığı eğitim bursu ile gitti. Asil, burs yarım dönemi kapsadığı için eğitimini tamamlayarak yakın zamanda Türkiye’ye geri döndü.

İKİ SORU ÖNERGESİ VERİLDİ, YANIT YOK
Serter, Çubukçu’nun cevaplaması için Meclis’e verdiği iki soru önergesinde şu ifadelere yer verdi:
1. ÖNERGE: Asil hakkında neden soruşturma açılmamıştır? Kendisinin şaibeli görülmeme sebepleri nelerdir?
2. ÖNERGE: 1. Asil’in, soruşturma kapsamı dışında bırakılarak Kanada’ya gönderildiği doğru mudur?
2. ÖSYM’nin hizmet alımı yaptığı Grup Temizlik firmasında temizlik görevlisi olarak çalışan ve YÖK Başkanı Özcan’ın şoförünün eşi olan kişinin, Bilgi İşlem Birimi’nde sekreter olarak çalıştırıldığı doğru mudur?
3. Bilgi İşlem Birimi’nde çalıştırılan Ahmet Topçu’nun ÖSYM’nin hizmet alımı yaptığı Meteksan Firması’nda geçici işçi olduğu doğru mudur?
4. Test Araştırma Birimi’nde çalıştırılan Melek Erdoğan’ın ÖSYM’nin hizmet alımı yaptığı Meteksan Firması’nda geçici işçi olduğu doğru mudur?
http://www.memurlar.net/haber/191611/

soruşturulmayan sadece Mustafa Asil mi?

Dr TUS hakkında Savcılığa Suç Duyurusu (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4442)
ÖSYM nin büyük hainliği.. (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4506)
Tıp Öğrencileri Nasıl Fişleniyor? Özel Dosya (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4964)
Dr. Rıza Eröksüz: Provakatörleri açıklıyorum (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4383)

BASIN DUYURUSU

(23 Mart 2011)

ÖSYM Çalışanları Hakkında Basında Yer Alan Haberler

Son zamanlarda bazı basın-yayın organlarında, ÖSYM’de çalışan personel ile ilgili bazı *haberler yer almaktadır. Bu kapsamda aşağıdaki açıklamayı yapma zorunluluğu doğmuştur.

Çalışanlarımızdan Dr. Mustafa Asil, 1416 sayılı Kanun kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ÖSYM’nin uzman personel ihtiyacının karşılanması amacıyla resmi-burslu statüde 2002 yılında Amerika Birleşik Devletleri’ne*****yüksek lisans eğitimi*****için gönderilmiştir. Yüksek lisans eğitimini başarıyla tamamladıktan sonra yurda dönmüş ve mecburi hizmetinin karşılığı olarak 15.02.2005 tarihinde Merkezimizde testlerin hazırlandığı birimde Araştırmacı kadrosunda görevine başlamıştır.

Dr. Asil, Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme alanında 2010 yılı Ocak ayında Hacettepe Üniversitesi’nde doktora eğitimini tamamlamış ve devamında TÜBİTAK’a doktora sonrası çalışmalar yapmak üzere burs başvurusunda bulunmuştur. TÜBİTAK’tan kazandığı 2219 kodlu “Yurtdışı Doktora Sonrası Araştırma Bursu” kapsamında Merkezimizin izniyle Kanada’ya giderek 4 ay süre ile akademik çalışmalar ve projeler yürütmüştür. Uzmanlık alanındaki ihtiyaç nedeniyle Merkezimiz tarafından burs süresi tamamlanmadan geri çağırılmıştır.

Tüm ilgililer gibi Dr. Asil’in de, yürütülen soruşturma kapsamında YÖK Denetleme Kurulu ve Ankara Cumhuriyet Savcılığı tarafından ifadesi alınmıştır.

İptal edilen 2010-KPSS Eğitim Bilimleri Sınavında soruların tamamının sadece ilgili tarafından görüldüğüne ilişkin bir tespit söz konusu değildir. Basında yer aldığı şekliyle sadece ilgilinin tek başına soruların tamamına erişebilmesi için kendisine özel bir şifre verilmesi söz konusu olmamıştır.

Merkezimiz ve çalışanları ile ilgili doğruluğu teyid edilmemiş bu türden haberler, hem merkezimizin toplumsal imajına zarar vermekte hem de kişisel hakları ihlal edici nitelik arz etmektedir. Merkezimize yıllardır başarı ile hizmet etmiş, alanında bilgi, birikim, deneyim sahibi personelimizin de suçluluğu ispat edilmeden toplum nezdinde zan altında bırakılması kendisi kadar kurumumuzu da rencide etmektedir. Tüm çalışanlarıyla ÖSYM, yeniden yapılanma sürecinde kamuoyunda güven sağlamaya yönelik olağanüstü gayret göstermekte, bu konuda değerli basınımızın desteğini yanıda görmek istemektedir. Her türlü haberi yayınlama konusunda özenli davranan basınımızın bu konuda da aynı özeni göstermesi beklenilmektedir.

Kamuoyuna ve basına duyurulur.

ÖSYM BAŞKANLIĞI



Sabah


paylaş
ÖSYM'de 10 kişi görevden alındı
ÖSYM Başkanı Ali Demir'in imzasıyla, aralarında dershane sahibi Gönül Tütüncü'nün de bulunduğu 10 kişi görevden alındı
Gündem
Salı 17.05.2011
KPSS'deki kopya skandalı ve YGS'de şifre iddialarının ardından ÖSYM'de yeni bir gelişme yaşandı. ÖSYM'nin Mart'ta çıkan yeni kanunu doğrultusunda YÖK'e devredilen 315 kişiden bir kısmı geçici görevlendirmeyle tekrar ÖSYM'de çalışmaya başlamıştı. Ancak ÖSYM dün bu durumdaki 10 personelin geçici görevlendirmesini uzatmayarak tekrar YÖK'e gönderdi. Görevden alınmalar, Test Araştırma Merkezi, Sınav Hizmetleri, Genel Sekreterlik ve Bilgi Edinme Birimlerinde gerçekleşti. Görevden alınarak YÖK'te memur olarak çalışmaya devam edecek olan 10 kişi arasında, bilgi işlemden Nuri Ayaz, Sema Özen, Gönül Tütüncü, Hatice Altunay, Nihat Gül ve test araştırmadan Beste Erbaş, sınav hizmetlerinden Suzan Şahin, bilgi edinme biriminden Ahmet Şahin, Yücel Tapar, Genel Sekreterlikten Zafer Tütüncü yer aldı. Edinilen bilgiye göre; ÖSYM'de 12 ile 20 yıldır görev yapan 10 isim, kurum içerisinde Ünal Yarımağan'a yakınlığıyla tanınıyor. Görevden alınanlar arasında en çok dikkat çeken ise KPSS'deki kopya skandalının ardından, ÖSYM sınav komisyonu üyesi Gönül Tütüncü ve Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Zafer Tütüncü oldu. Tütüncüler, Ankara'da KPSS eğitimi veren bir dershanenin sahibi olduğu iddia edilmişti. Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu denetçisinin ÖSYM raporunda, Tütüncü'lerin mal varlıklarına dikkat çekilmişti. Rapora, çiftin 2 lüks daire, 1 villa ve 1 jeepi olduğu yer almıştı. Mustafa Tütüncü'nün kardeşi olan Zafer Tütüncü'de son gelişme üzerine memurluğa YÖK'te devam edecek. Mustafa Tütüncü, Yarımağan'ın istifasının ardından görevden alınmıştı.



Hepsi bu

Kayıtsız Üye
11-01-2016, 19:58
BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve nemalanan “organize menfaat çeteleri” ve sosyal medyada çoğu sınava girmediği halde girmiş gibi algı yürüten moderatör isimli dersane provokatörleri ağı çökertilmedi. Her TUS sınavı öncesi ve sonrası süreçlerde:
1- ÖSYM’nin 16.09.2014***** tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte, sınava girmediği halde mağduruz diye gazetelere verilen ilandan bahsetmekte***** ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı, dersane ve kişiler ……?
2- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal,***** soru açıklamama türü***** mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu ……..***** ?
3- Her sınav öncesi ve sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
6- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
7- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
9- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan TUS/DUS dersanesi…… ?
10- Hürriyet- Milliyet- Akit vs gazetelerine verilen sayın cumhurbaşkanım mağduruz diye ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
11- Bu ilanlarda tüm doktorlar adına ilan veren doktor olmayan dersane çalışanı...?

12- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
13- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
14- Bilirkişilere baskı yapmak için***** “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
15- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
16- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
17- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
18- Dersane sahibinin avukatları…..?
19- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?

21- ÖSYM Başkanının avukatı ile ÖSYM şüphelilerinin avukatı aynı mı***** …..?
22- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
23-***** Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
24- ÖSYM’nin 16.09.2014***** tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?*****
25- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?*****
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
27- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
28-Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
29- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
30- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
31- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?*****
32- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının her davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?*****


netice her sınav sonrası çok beklersiniz






Geç kalma falan yok, zararın neresinden dönersen kardır. Bundan 7-8 kadar yıl önceydi. 5-6 defa girdiğim ÜDS lerden 50-60 arası alıp duruyordum. Meşhur bir TUS dersanesinin Meşhur bir sahibi -ki iyi İngilizce bilmesi ile de tanınır- yerime ÜDS ye girebileceğini söyledi. "Sen de sarışın gözlüklüsün ben de, kimse anlamaz bile, ben böyle çok kişiye ÜDS-KPDS kazandırttım" dedi. Tabi teklifini "bütün akademik hayatımı b.k çukurunun üzerine bina edemem" diyerek reddettim. 1-2 sınav daha sürünüp kendim 71'imi aldım. Eğer yakalanırsa "sevgili JOKER abimin" aleyhine tanıklık ederim.
Allah islah etsin, bir adamın her işi mi YAMUK olur ya?

BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük (MİLLİYET, AKİT) gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı (SINAVLARI) ile ilgili asılsız iddialarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı (?) mahiyette açık mektup yazan bir grup isim (Alp KARATAŞ Uz.Dr. Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK), ÖSYM'yi ağır suçlamalarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.

Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.

ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde (?) mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir. (?)

İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı(SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir, ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır, ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez (? Kuruma mı adaya mı ?).

Söz konusu ilan, ticari malzemesi (?) giderek tükenen (?) bir TUS hazırlık dersanesinin (TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) organizasyonu (?)olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur (?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MEZKUR DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?)) dershanenin (DERSANE) bu saldırılarını(?) yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin (RIZA ABİ Mİ ? RIZA ERÖKSÜZ ABİ DERSANE İDARECİSİ DEĞİL ) , bu deshaneye (DERSANE) bir şekilde bağlı kişileri ( Alp KARATAŞ Uz.Dr.Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK ) organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde (?) malum(?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MALUM DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) )dershane (DERSANE) sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin (Uz.Dr. Ahmet ERKEK ?, Uz.Dr.Sami SELÇUKBİRİCİK ?, Prof.Dr. Dr. Sema SELÇUKBİRİİCK, Dr. İdris ŞAHİN ? Dr. İlker Ulaş SUNGUR ?, Dr. Gökhan ERSOY, Fatih SELÇUKBİRİCİK?, Ercan ÖZTÜRK? Emrah KABATAŞ? Salih AYDIN? Osman ERER?, Tolga BİÇER? Mehmet Ali Gülçelik ? Anıl ÇUBUKÇU? Şadin Balsak?, Ahmet Cevdet Çitoğlu?, Murat Erkeçoğlu?) de eski bir tarihte (Tarihlerde?) başkasının (başkalarının?) yerine (?) sınava girdiği tespit edilmiş (?), ancak başlatılan soruşturma (?) zaman aşımı (?) dolayısıyla akim (?) kalmıştır.

ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.

Adaylara ve kamuyouna (KAMUOYUNA) duyurulur.


Hiç etik değil de suç. Ösym tarafından korunuyorlar gibi gibi gibi


muhattap

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=247&d=1294296918

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=245&d=1294296571

drerk´isimli üyeden Alıntı http://www.stetuskop.com/images/buttons/viewpost.gif (http://www.stetuskop.com/showthread.php?p=34636#post34636)
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=246&d=1294296907

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=247&d=1294296918

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=245&d=1294296571
savcılık ?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=248&d=1294314732


şu an ki durum

bu baskıda samsanı ndediği güçlü yanlar ne derece etkili oldu?
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=659&d=1299335075

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=215&d=1293920233

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=608&d=1298755304

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=609&d=1298755323



http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=612&d=1298755396
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=613&d=1298755642

hazır muhatap kabul edilmişken:

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=216&d=1293920258


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=325&d=1295113614

3 saat sonra kritik kulis
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=240&d=1294226048


nasıl görüşme

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=653&d=1299332870

nasıl yani???????????????????

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=652&d=1299332856

mecburum

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=228&d=1293991295
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141



http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=542&d=1297707048

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=543&d=1297708008






maddi güçle öylemi?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=218&d=1293921743


yargıya müdahale?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=654&d=1299332909

Sami Bey ÖSYM'yi elinde oynatıyor (du)

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=214&d=1293920182




http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=318&d=1294852109





http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=220&d=1293921833

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=221&d=1293921853

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=222&d=1293921886


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=301&d=1294754853






http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=565&d=1297970575

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=567&d=1297970838


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=235&d=1293993753

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=212&d=1293916486


samsa ????

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=218&d=1293921743

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=219&d=1293921818

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=220&d=1293921833

drsvc yaptı mı yapmadı mı?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=221&d=1293921853

insaf sahibi bir vatandaş

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=222&d=1293921886

Dogru
Hukuksimit eşkal i vermiş daha ilerisi var mı

Kayıtsız Üye
11-02-2016, 17:46
ösym değişmez
adam açık açık anlattı yolsuzluğu ösym başkan yardımcısı prof.dr. ömer pekşene anlattım ama ilgilenmedi
http://aa.com.tr/tr/turkiye/fetonun-abileri-calinan-sorulari-ezberletmis/673933

BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz


Çalınmış yıllar! - Yavuz Selim DEMİRAĞ
ÇALINMIŞ YILLAR! Yavuz Selim DEMİRAĞ

Elimizde düzgün çıkarılmış bilanço olmadığı için muhasebesini yapmadan kolayca harcıyoruz yılları. Umut ve güzellikler temennilerimize rağmen gelen her yıl geçen seneler gün be gün aratıyor. Gün itibarı ile geride bıraktığımız 2015'i yaşarken 2014'ü ve öncesini aradığımız gibi korkarım 2016'da da 2015'in acı dolu günlerini arayacağız. Hem de bir kaçını değil 10-15 yıl öncesine özlem duyacağımız aşikâr. Kim bilir tarihin karanlık labirentleri arasında "Yitik Yıllar" olarak arayacağımız her biri 365 gün 6 saat sürmüş 5 bin küsur gün için "hükümsüzdür" kaydının düşülmesini talep edeceğiz. Diğer taraftan "Çalınmış Yıllar" yüzünden umutlarını, istikballerini yitiren yüz binlerce gencin "ahı" yankılanacak arş-ı alaya...

Her haliyle "organize çete" olduğu kanıtlandığı halde Askeri Okullar Sınavları, KPSS, Kurmay Akademisi Sınavları, ÖYS, ALS buz dağının görünen kısmı. Bu ülkede son 13-14 yıl yapılan tüm sınavların yok hükmünde sayılarak, soruları çalanlar, dağıtanlar, hak etmediği halde bu sınavlarda en fazla puan alarak işe girenler, terfi edenler birer birer tespit edilip, kamuoyuna ilan edilmediği sürece kaybolan yılların geri getirilemeyeceği gibi vicdanlar kanamaya devam edecektir.

"Soruşturuluyormuş" gibi yapıldığına en başından beri inanmadığımı defalarca yazdım. Alın size son bomba! Kısa adı TUS olan Tıpta Uzmanlık Sınavları... Çalınan sınav sorularının peşinde olduğunu iddia eden AKP hükümeti aslında nelerin olup bittiğini bal gibi biliyor. Zira hırsızlık çetesine yıllarca göz yumdular. Ne de olsa oğulları, kızları, gelinleri, damatları, torunları o sorular yüzü suyu hürmetine iyi puan alıp sözde "torpilsiz" sözde "hak ederek" okullara, işlere, makamlara yerleştiler. Tıp camiası farklıdır. TUS'u mercek altına alanlar neredeyse 50 yıldır hangi fakültenin öğrencilerinin hangi derecelere girdiğini iyi bilir. O halde başta 2014 TUS'unu inceleyin. Son yıllardaki TUS'u mercek altına alın. Hangi üniversitelerin birden bire öne çıktığını belki anlarsınız. Bu yazdıklarımın adına "suç duyurusu" mu denir yoksa "durum tespiti" mi bilmem. Bu ülkede Zekeriya Öz ve benzeri çakmalar yerine gerçekten, Mustafa Kemal'in "Cumhuriyet Savcıları" var. Titiz bir çalışma ile bütün bu sınav hırsızlıklarının faillerini tek tek tespit ederek, yargı önüne çıkarabilecek yürekli savcılar, kaybolan yılları geri getiremeseler bile vicdanları rahatlatabilirler. 2016 yılından öncelikli beklentim bu.
http://www.yenicaggazetesi.com.tr/mobi/calinmis-yillar-36762yy.htm

T B M M
Tutanak Hizmetleri Başkanlığı
https://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/...TutanakId=1744

YAVUZ SELİM DEMİRAĞ – Bakın, benim bu kitapta yazdığım bir fizik
profesörü; kaldı ki Amerika’da füze yakıtlarıyla ilgili bir tezi olan bir profesör
bana şunu söyledi. Bir ortamda dediler ki: “Zaman gazetesine Etyen
Mahçupyan gibi bir Ermeni Hristiyan niye yazıyor?” “Hop, o çoktan hidayete
erdi, otuz yıldır, yirmi yıldır hidayete erdi ama efendimiz ona ‘Sen uluslararası
platformda böyle kal.’ dediği için yapmıyor.” Bunu söyleyen bir profesör yani
iradesini teslim etmiş, tabiri caizse hipnoz seansına u ğramış. David
Copperfield diye bir adam var illüzyonist, aynı anda 600 kişiyi falan hipnoz
ediyor ya. Ben bu işin bilimsel olarak da peşine düşmek istiyorum. Onlar
televizyonlarıyla, iki üç tane kanalları vardı ya, yok bilmem ne yapıyorlar.
Nasıl hipnoz ediliyor? Yani profesör olmuş adam ama sonra neyi anladık:
Bunların profesörlük tezleri, doktora tezleri falan hep çalıntı çıktı, çalıntı çıktı.
Ama yine ben son on beş yılda YÖK’te ve bu akademisyenlik sınavlarının da
mercek altına alınmasını istiyorum zira bakın, TUS sınavı dediğimiz tıpta
uzmanlık sınavları vardı -burada doktor olan var; Sayın Şeker- en zor
sınavdır ve Türkiye’mizin, cumhuriyetimizin tarihinde bu sınavları birincilikle
kazanan, dereceye giren üniversiteler bellidir; Çapa’dır Cerrahpaşa’dır
Hacettepe’dir. Son yıllarına bir bakın, FET֒nün üniversitelerinden, işte o
malum üniversitelerden mezun olanlar var. Aslında o kadar geniş ki, bunları
yakalayabilmek için çok uğraşmamız lazım, çok uğraşmamız lazım.
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.


ÖSYM Başkanı Ali Demir’in Çifte Standartları

Son dönemde, üzülerek belirteyim ki, Ösym başkanı prof dr ali demir in benzer olaylara tarafsız objektif yaklaşmıyor, ideolojik çerçeveden bakaraktan basın açıklamaları yapıyor gibi.
Misal,
*Fatih Altaylı’nın Habertürk gazetesindeki bir başyazısına, Takvim, Vatan, Cumhuriyet Gazetelerinde çıkan gerçek olduğu şüpheli haberlere ÖSYM anında basın açıklaması ile yanıt verdi. ösym açıklaması aşağıda
* KPDS ile alakalı bir internet sitesindeki habere anında hem de resmi açıklama dili dışına çıkarak mahalle ağzıyla ÖSYM basın açıklaması yaparak yanıt verdi. ösym açıklaması aşağıda
*TUS sınavına gelince sus-pus oluyor bir yığın iddia var doğru mu manüplasyon mu

ÖSYM nin büyük hainliği.. (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4506)
ÖSYM'den Bilgi Sızması- Moderatörler (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4309)
FLAŞ. Türkiye'nin en ileri görüşlü doktoru (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4290)
Yöneticinin imanı.. ÖSYM, Hak Arama, Organize guruplar (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4512)
Drasc ÖSYM başkanına meydan okuyor (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4276&highlight=drasc)
Tüm Hekimler Adına ÖSYM Başkanına:) (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4378)
Bir ÖSYM provakatör prototipi olarak kemalkemal... (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4685&highlight=kemalkemal)
Dr Tus sitesindeki nöbetçi silgi provakatörü ve tesadüfler zinciri (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4499)
Pis kokular gelen tuvalet dosyası ve tesadüfler zinciri (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4505)
Dr TUS ta nöbetçi kaloriferci ve tesadüfler zinciri-3 (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4504)
Dr Tus sitesindeki Erikli su provakatörü ve tesadüfler zinciri-2 (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4501)
ÖSYM Başkanına sesleniyorum, plansız hareket ediyorsun (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4386)

Yancaksın Ali Demir- Mustafa'nın Canbaza bak oyunu (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4350)
Konuyla ilgili vatandaşın iyiniyetini anlamayan gerikafalılar (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4353)
Olmazboletus örneği (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4474)
Ateşli meslektaş (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4469)
Silgin Silmiyor İşte ÖSYM!!! (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4470)
Atma Recep... (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4356)

[/URL] TUS provakatörü şimdi ne iş yapıyor? Magazin (http://www.stetuskop.com/search.php?searchid=25768#)



Bu konuda bilgi kirliliğini önlemek için araştırma yapıp doğruyu kamuoyuna sunmanız gerekmezmi..

Arkadaşlarımızın mağduriyeti konusunda bir açıklama yapınız. bunca emeklerine yazık değil mi?

Misal, bu arkadaşların sınav kağıdıyla neden oynadınız. 25 neti eksik geldi. yazık değil mi.




http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=455&d=1296404380

hain ösym kağıda müdahale etmiş

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=448&d=1296402342

saadetdr ye 4 tane yanlış eklemiş hain ösym

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=444&d=1296402251

hain ösym tucker in boşlarını doldurmuş

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=445&d=1296402275

hain ösym bazılarına 20 net düşük bazılarına 15 net fazla vermiş

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=449&d=1296402710

kemalkemalin 10 net ieksik geldi bir arkadaşının 15 neti eksik
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=447&d=1296402327


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=590&d=1298485641

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=591&d=1298485674

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=592&d=1298485702

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=599&d=1298571921

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=597&d=1298571898

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=600&d=1298571932



http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=598&d=1298571909

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=593&d=1298485713

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=660&d=1299335089
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=703&d=1299920171

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=704&d=1299920191

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=705&d=1299920211

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=706&d=1299920228






Neden buz gibi salonlarda sınava soktunuz hani her aday eşit şartlarda yarışacaktı


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=412&d=1296383547

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=413&d=1296383571

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=414&d=1296383634

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=415&d=1296383655

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=416&d=1296383680


Sizden bu konuda açıklama bekliyoruz neden bu kişilerin sınav kağıdına müdahale ettiniz. ÖSYM ye yakışıyor mu?

ÖSYM, adayın dil puanının silinmiş olduğu iddiasını belgelerle yalanladı



BASIN AÇIKLAMASI
(29 Kasım 2011)
İnternet’te bazı forum sayfalarında ve belli bir kesim tarafından kamu kuruluşlarına ve yetkililerine gönderilen elektronik iletilerde 2011-KPDS Sonbahar Dönemi İngilizce Sınavı sorularının bazılarının yanlış olduğu ve soruların iptal edilmesi gerektiği iddia edilmektedir. Belli bir grup tarafından özellikle yapılan bu yönlendirmeler üzerine aşağıdaki açıklamanın yapılması gereği duyulmuştur:
Söz konusu sınavda 37., 52., 64., 68., ve 71. soruların hatalı olduğu, soruların iptal edilmesi ya da doğru cevap seçeneğinin değiştirilmesi gerektiği savı basına ve kamuoyuna pompalanmaya çalışılmaktadır. Ancak soruların hatalı olduğuna dair iddia ortaya koyanlar, kamu kuruluşlarına mail atanlar sınava girmiş adaylar bile değildir.
Diğer sorular yanında 37., 52., 64., 68., ve 71. sorular tekrar alanda uzman bilimsel bir heyet tarafından incelenmiş, sorularda herhangi bir hata bulunamamıştır. Adayların bu türden asılsız iddialara itibar etmemesini önemle rica ederiz.
Kamuoyuna ve basına saygıyla duyurulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI



BASIN AÇIKLAMASI
(28 Kasım 2011)

23 Ağustos 2011 tarihli Vatan Gazetesi’nde, bir adayın 473 olan dil puanı ile tercihlerini yaptığı, ancak hiçbir tercihine yerleşemediği, ilgili adayın dil puanının ÖSYM tarfından silindiği iddia edilmekteydi.
O tarihte yaptığımız basın açıklamasında söz konusu adayın YABANCI DİL SINAVINA GİRME TALEBİNDE BİLE BULUNMADIĞI dolayısıyla gimediği bir sınavın puanının olmasının da mümkün olamayacağı belirtilmişti.
Yaptığımız basın açıklamasında adaya ilişkin sınav başvuru ve sonuç bilgileri belgeleriyle birlikte sunulmuş adayın basınla paylaştığı belgenin orijinal olmadığı ifade edilmişti.
ÖSYM tarafından ceşitli tarihlerde yapılan basın açıklamalarında bundan sonra yapılan yalan haberler karşısında ÖSYM Başkanlığının hakkını hukuki zeminde arayacağı belirtilmiştir. Aşağıdaki linkte Vatan Gazetesinin söz konusu haberle ilgili 27 Kasım 2011 günü yayınladığı tekzip metnini okuyabilirsiniz.
Tekzip ettiğimiz haber o tarihlerde çeşitli gazete ve internet sitelerine de konu olduğu ve alıntılandığı için bu açıklama basının ve kamuoyunun bilgisine sunulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI

(16 Kasım 2011)

10.08.2011 tarihinde Hürriyet Gazetesi’nde, “Sınav Biter Skandal Bitmez” başlığı ile direkt kurumumuzu suçlayan bir habere yer verilmiş, haberde LYS’ye giren 4 adayın Tercih Formlarında değişiklik yapıldığı ve adayların bu nedenle ÖSYM hakkında suç duyurusunda bulunduğu iddia edilmişti.
ÖSYM tarafından o gün yayımlanan BASIN AÇIKLAMASI’nda bundan sonra yapılan yalan haberler karşısında kayıtsız kalınmayacağı, ÖSYM Başkanlığının hakkını hukuki zeminde arayacağı belirtilmişti.
Aşağıdaki linkte Hürriyet gazetesinin söz konusu haberle ilgili bugün yayınladığı tekzip metni basının ve kamuoyunun bilgisine sunulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI

(10 Kasım 2011)

Habertürk Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı bugünkü köşe yazısında kurumumuzu hedef alan bir yazıya yer vermiştir. İlgili yazıda Altaylı, ÖSYM’yi bir üniversitenin olmayan bir bölümüne öğrenci almakla suçlamış, pek çok öğrencinin aslında ‘olmayan’ bir bölümü kazandığını savunmuştur.
Ancak Fatih Altaylı’nın yazısına konu ettiği haberle ilgili olarak 19.10.2011 tarihinde web sayfamızda bir basın açıklaması (http://osym.gov.tr/belge/1-13009/13009_inceleme.html?Bilet=o29dG5a9zDoqEmRCRWaZaFOC%2Fn39c%2FtlOCteQef10v4%3D)na yer verilmiş, o tarihte Cumhuriyet Gazetesi’ndeyer alan ve çeşitli internet sitelerinin de alıntı yaptığı haberin gerçeği yansıtmadığı izah edilmiştir.
Haberde, ÖSYM’nin Ek Yerleştirme Kılavuzu'na Ankara Üniversitesi'ndeki "Tıbbi Görüntüleme Sistemleri Teknolojileri" bölümünün adını "Tıbbi Görüntüleme Teknikleri" olarak yanlış yazdığı söylenmekte, hatanın, radyoloji teknisyeni olmayı hayal eden öğrencileri mağdur ettiği iddia edilmekteydi. (http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=286634)
Ancak Kurumumuz kılavuzu hazırlarken Yüksek Öğretim Kurulu’nun (YÖK) daha önce tarafımıza bildirdiği ‘Meslek Yüksek Okulu Yeni Program Adları’na göre hareket etmiştir. Söz konusu belgede Tıbbi Hizmetler ve Teknikler alanında ilgili bölüm Tıbbi Görüntüleme Teknikleri olarak yer almaktadır. Ayrıca, 26 Eylül 2011 tarihinde web sayfamızdan yayınladığımız 2011-ÖSYS Ek Yerleştirme: Başvurularmetninde şu ifadeler yer almıştır:
[U]‘Kılavuz ön bilgi amacıyla yayımlanacaktır. Tercih işlemlerinin başlayacağı 3 Ekim 2011 tarihine kadar zorunlu hallerde Kılavuzda değişiklik yapılabilecektir’ Üniversitelerin, adayların ve kamuoyunun bilgisine 29 Eylül’de açılan kılavuzla ilgili 3 Ekim 2011’e kadar ilgili üniversiteden bölüm adının hatalı olduğuna dair herhangi bir geri dönüş olmamıştır. Dolayısıyla ÖSYM’nin konuyla ilgili herhangi bir hatası söz konusu değildir. Bununla birlikte her hatayı ÖSYM’ye mal etme girişimini ve anlayışını da şiddetle kınıyoruz.
Basının ve kamuoyunun bilgisine sunulur.



ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI

(27 Ekim 2011)
Cumhuriyet Gazetesi’nde ‘Ortaokuldan terkti, ÖSYM Üniversiteli yaptı’ başlığı ile yer alan haberle ilgili olarak aşağıdaki açıklama yapılmıştır;
Haberde ÖSYM’nin, ortaokuldan sonra okumayan Erdem Adıgözel adlı bir vatandaşa tebligat gönderdiği, tebligatla adayı 17-27 Ekim tarihleri arasında Anadolu Üniversitesi’ne kayıt yaptırmaya çağırdığı iddia edilmekte, hatta ÖSYM’nin adı geçen şahsı ‘Öncelikle sizi kutlar, başarınızın devamını dileriz’ şeklinde bir metinle tebrik ettiği söylenmektedir.
Ancak bu haber yalan ve iftiradan öte hiçbir anlam taşımamaktadır. ÖSYM’nin ortaokuldan terk bir adaya üniversite kayıtları için gönderdiği herhangi bir evrak kesinlikle söz konusu değildir. Bunun da ötesinde aday 2011 YGS’ye girmiştir ve Zonguldak İmam Hatip Lisesi mezunudur. Aday Diploma Tarihi 02.07.2011, Diploma Numarası ise 2830’dur.
Haberle ilgili hukuki süreç tarafımızdan başlatılmış olup, iddia sahiplerini iddialarını ispatlamaya davet ediyoruz.
Kamuoyunun ve basının bilgisine sunulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI


(19 Ekim 2011)


Cumhuriyet Gazetesi’nde ‘Skandalın Adı ÖSYM’ başlığı ile yer alan ve çeşitli internet sitelerinin de alıntı yaptığı haberle ilgili olarak aşağıdaki açıklama yapılmıştır;

Haberde, ÖSYM’nin Ek Yerleştirme Kılavuzu'na Ankara Üniversitesi'ndeki "Tıbbi Görüntüleme Sistemleri Teknolojileri" bölümünün adını "Tıbbi Görüntüleme Teknikleri" olarak yanlış yazdığı söylenmekte, hatanın, radyoloji teknisyeni olmayı hayal eden öğrencileri mağdur ettiği iddia edilmektedir.

Ancak Kurumumuz Yüksek Öğretim Kurulu’nun (YÖK) daha önce tarafımıza bildirdiği ‘Meslek Yüksek Okulu Yeni Program Adları’na göre hareket etmiştir. Söz konusu belgede Tıbbi Hizmetler ve Teknikler alanında ilgili bölüm Tıbbi Görüntüleme Teknikleri olarak yer almaktadır.

Ayrıca, 26 Eylül 2011 tarihinde internet sayfamızdan yayınladığımız 2011-ÖSYS Ek Yerleştirme: Başvurular metninde şu ifadeler yer almıştır:‘Kılavuz ön bilgi amacıyla yayımlanacaktır. Tercih işlemlerinin başlayacağı 3 Ekim 2011 tarihine kadar zorunlu hallerde Kılavuzda değişiklik yapılabilecektir’.Üniversitelerin, adayların ve kamuoyunun bilgisine açılan kılavuzla ilgili o tarihten 3 Ekim 2011’e kadar haberde adı geçen üniversiteden bölüm adının hatalı olduğuna dair ne bir bilgi gelmiş ne de daha sonra tarafımızdan konuyla ilgili randevu talebinde bulunulmuştur.

Dolayısıyla ÖSYM’nin konuyla ilgili herhangi bir hatası söz konusu değildir.

Bununla birlikte her hatayı ÖSYM’ye mal etme girişimini de şiddetle kınıyoruz.

Basının ve kamuoyunun bilgisine sunulur.



ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI



(18 Ekim 2011)


Takvim Gazetesi’nin ‘İcralık Sınav’ başlığı ile kamuoyuna duyurduğu haberle ilgili olarak aşağıdaki açıklama yapılmıştır:

Haberde, ‘Adalet Bakanlığı’nın açıkta bulunan 300 İcra Müdürü ile Müdür Yardımcılığı için 1 Ekim'de yurt genelinde bir sınav yaptığı, ÖSYM tarafından düzenlenen sınavda sonuçların açıklanmasıyla birlikte sınava giren yüzlerce adayın hayallerinin suya düştüğü, sınava katılan 2 bin 671 aday arasından bin 814'ünün sonuçlara itiraz ettiği’ ifade edilmektedir.

Ancak söz konusu sınava bugüne kadar itiraz eden aday sayısı haberde belirtildiği gibi 1814 değil sadece ve sadece 4’tür. Başkanlığımızdan teyit alınmaksızın, kulaktan dolma bilgilere dayanarak yapılan bu haber sınava giren adayları gereksiz yere huzursuz kılmış, kurumumuzu haksız yere yıpratmıştır.

Haberle ilgili yasal hakkımızı saklı tuttuğumuzu belirtir, yukarıdaki bilgiyi sınava giren adayların ve basın yayın kuruluşlarının bilgisine sunarız.



ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI


(29 Eylül 2011)


Bazı internet sitelerinde ve basında 'ÖSYM'nin hatası bir yılına mal oldu' başlığıyla çeşitli haberler yapıldığı görülmüştür. Haberlerde, bir adayın sonuç belgesinde yanlış kayıt tarihi yazıldığı için kazandığı halde Anadolu Üniversitesi, Açıköğretim Fakültesi'ne kayıt yaptıramadığı iddia edilmektedir.

Ancak, kayıt tarihlerini ÖSYM kendisi belirlememekte, üniversitelerin doğrudan ÖSYM'nin sistemine girdiği tarihler sonuç belgesine basılmaktadır. Dolayısıyla haberlerde iddia edildiği gibi kurumumuzun bir hatası söz konusu değildir.
Ayrıca, Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültelerine yerleşen ve kayıt yaptıramayan adayların kayıtlarını 17-27 Ekim 2011 tarihleri arasında yapma kararı almıştır. İlgili öğrencilere konuyla ilgili açıklamayı Açık Öğretim Fakültesi yapacaktır.

Kamuoyu ve basına duyurulur.



ÖSYM BAŞKANLIĞI





BASIN AÇIKLAMASI


(13.09.2011)


Basında İhlas Haber Ajansı kaynaklı olarak yer alan ‘Sınav Mağduru: ÖSYM, kural hatası yaptı’ başlıklı haberde, Gaziantep MYO Elektronik Teknolojisi (İÖ) bölümünden mezun olarak 2011-DGS’ye başvuran bir adayın Ön Lisans Başarı Puanı (ÖBP) hesabında hata yapıldığı, bu nedenle adayın istediği bölüme yerleşemediği iddia edilmektedir.
Söz konusu adayın mezun olduğu, Gaziantep MYO Elektronik Teknolojisi (İÖ) bölümünden 2011 yılında 5 öğrenci mezun olmuştur. 2011-DGS’ye başvuran bu 5 öğrencinin akademik ortalamalarının standart sapmaları beklenen değerin altında kalmıştır. Bu nedenle, Önlisans Başarı Puanı Hesaplama Kuralı gereği, bu adaylara ÖBP olarak 50 puan verilmiştir.
Bu kural, tüm DGS’lerde, Türkiye’deki tüm programlar için uygulanmaktadır.
Bir kez daha hatırlatmakta fayda vardır ki, ÖSYM’nin Türkiye’deki tüm adaylara uyguladığı Önlisans Başarı Puanı Hesaplama Kuralları gereği, son sınıf öğrencilerinin ÖBP’lerinin belirlenmesinde, mezun oldukları okuldaki diğer son sınıf öğrencilerin notları belirleyicidir.
Yapılan inceleme sonucunda, ÖSYM’nin bu konuda herhangi bir hatasının bulunmadığı tespit edilmiştir.
Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI



T.C


ÖLÇME SEÇME ve YERLEŞTİRME MERKEZİ



BASIN AÇIKLAMASI


(09.09.2011)

Hürriyet Gazetesi’nin internet sitesinde ‘ÖSYM’den bir skandal daha’ başlığı ile yer alan haberle ilgili olarak aşağıdaki açıklama yapılmıştır:
Haberde, Erzurum’daki bir liseden bu yıl mezun olan ve YGS’ye giren 19 yaşındaki bir adayın istediği okula kayıt yaptıramadığı iddia edilmekte, hatta ÖSYM’nin, adayın mezun olduğu lisenin gönderdiği orta öğretim başarı puanını eklemeyi unuttuğu için bu durumun yaşandığı söylenmektedir.
Başkanlığımız tarafından konuyla ilgili yapılan incelemede şu hususlar tespit edilmiştir;
1- Söz konusu aday, 2011-ÖSYS’ye başvurusunda öğrenim durumunu ‘Bir Ortaöğretim Kurumunun Son Sınıfında Beklemeliyim- Okul Kodu 251086 – Erzurum 3 Temmuz Lisesi’ olarak belirtmiştir.

2- Erzurum 3 Temmuz Lisesi adayın kendi öğrencisi olmadığını kodlayarak diploma notunu girmemiştir. Bu durumda olanlara en düşük Orta Öğretim Başarı Puanı verilmektedir.
Son sınıfta okumakta olan adayların diploma notları/puanları öğrenim gördükleri okullar tarafından verilmektedir. Adayların ve mezun oldukları okulların verdikleri bilgilerin sorumluluğu kendilerine ait olup ÖSYM’nin bu konuda herhangi bir hatası söz konusu değildir.
Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI



Kirli ilişkiler dörtgeni: ÖSYM, YÖK, Tusdata, sami selçukbiricik

daha iyi olmaz mıydı?




http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=569&d=1297971083

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=179&d=1293276103

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=218&d=1293921743

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=1438&d=1301977961

sıraya dizin
2007 yılı 29 ocak ösym den istihbarat alıyoruz
2008 yılı 13 ağustos ösym den istihbarat alıyoruz
2010 yılı 10 eylül ösym den istihbarat alıyoruz
2010 yılı 28 Eylül ösym den maddi gücümüz nedeniyle iletişime geçip istihbarat alıyoruz



osym nin arındığını söylemek zor

üçgen ? dörtgen ? paralel ?

Kayıtsız Üye
11-04-2016, 23:48
ösym değişmez
adam açık açık anlattı yolsuzluğu ösym başkan yardımcısı prof.dr. ömer pekşene anlattım ama ilgilenmedi
http://aa.com.tr/tr/turkiye/fetonun-abileri-calinan-sorulari-ezberletmis/673933





Kayseri Haberi: Kayseri'deki FETÖ davasında 4'üncü gün (2)
16:134 Kasım 2016
Son Dakika Haberi
Kayseri'deki FETÖ davasında 4'üncü gün (2)
Kayseri'deki FETÖ davasında 4'üncü gün (2)

ALİ DEMİR: ''ÖSYM, KOPYA ÇETELERİ TARAFINDAN KULLANILIYORDU''
Davanın öğlenden sonraki bölümünde ilk savunmayı 'Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Başkanlığı'nın (ÖSYM) Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanuna Muhalefet, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak' suçlamasıyla tutuksuz yargılanan ÖSYM eski Başkanı Ali Demir yaptı.
Hakkında yapılan suçlamaların hiçbirini kabul etmediğini belirten Demir, “22 Eylül 2010’da YÖK başkanı Yusuf Ziyan Özcan’ın talebi ile başkanvekilliğine seçildim. ÖSYM bireysel ve toplu kopya çeteleri tarafından kullanılıyordu. Ben göreve geldiğimde ilk olarak sınav güvenliğini sağlamak için çalıştım. ÖSYM’de devrim niteliğinde tedbirler alındı. Her türden kopya çekimini engellemek için Cumhurbaşkanının desteği ile 6114 sayılı kanun hazırlandı. 20 Mart 2011’de kanunlaşması sağlandı. Ancak ne acıdır ki bugün 6114 sayılı kanunun ceza maddeleri ile cezalandırılmam isteniyor” dedi.
“2013 YILINDA ASKERİ LİSELERE GİRİŞ SINAVINDA KOPYA ÇEKİLMEDİ”
ÖSYM’nin yılda 50’ye yakın sınav yaptığını ve bu sınavlara 10 milyona yakın kişinin girdiğini belirten eski ÖSYM Başkanı Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:
“ÖSYM’de yıllık 80 TIR’a yakın evrak yükü vardır. İddianamede yer alan 2013 yılında Askeri Liselere Giriş Sınavına 100 bin kişi başvurdu. Her adaya farklı soru kitapçıkları hazırlandı. Cevap anahtarının ticareti mümkün değildir. 21 Nisan 2013’de yapılan sınav 13 Mayıs 2013’de açıklandı. Sınav ve açıklanma tarihi 1725 Aralık olaylarının yaşandığı tarihe yakın zamandır. Ömer Koçak ismindeki öğrencinin şikayeti üzerine bizzat yaptığım araştırmada, normal dışında bir tablo ile karşılaşmadım. Kopya analizi yaptık. Eğer şüphelendiğim birşey olsaydı bu sınavı iptal ederdim.”
ALS sınavı ile ilgili iddianamede yer alan suçlamalar ile ilgili de konuşan Demir, “Soru kitapçığının muhafazası benden önce 100 gün iken ben 6 aya çıkardım. Yasal bekleme ve saklama zamanına uydum. İmha süreci konusunda da kanunun emrettiği tüm kurallara uyarak gerçekleştirdim. Kasada bulunan 15 soru kitapçığı, sınav hakkında şikayetçi bulunan Ömer Koçak’ın şikayeti üzerine farklı kitapçıklar üzerinden yapılan incelemeler neticesinde kasada kalmış ve tarafımın 2015 yılında haberi olduğu sınav kitapçıklarıdır. İmha süreci bitmesine rağmen yanlış bilgi verdiğim veya vereceğim iddiasını kabul etmem mümkün değildir. Benim FETÖ örgütüne zemin oluşturma iddiası kabul edebileceğim bir şey değildir. Suçlama yönelten Ömer Koçak’ın iddiaları tutarsızdır. Soruları 15 gün öncesinden verdiğim iddiaları doğru değildir. Sorular 15 gün önceden belli olmaz ve bazı kişilerin dışında kimsenin bilmesi mümkün değildir” diye konuştu.
15 Temmuzdaki darbe girişimini lanetlediğini belirten Demir, savunmasında “2004-2009 yılları arasında hazırladığım raporlar FETÖ ile bağlantı kurulmak istenmiş. Şemsettin Nursaçan isimli kişiyi tanımam, hiçbir temasım olmadı. Mekik Halı’nın sahibi bana gelip makineleri ile ilgili teknoloji durum tespiti yapmamı istemiştir. Ben de detaylı bir değerlendirme hazırlayıp Mehmet Bozkurt’a verdim. Ancak bu rapor farklı yerlerde kullanılmış ve FETÖ üyesi olduğum iddia edilmiştir” ifadelerini kullandı.
ÖSYM eski Başkanı Ali Demir, savunmasının son kısmında herhangi terör örgütüne üye olmadığını, 2013 yılında askeri liselere giriş sınavında kopya çekilmesinin söz konusu olmadığını yineleyerek adli kontrol ve yurt dışı yasağının kaldırılmasını, beraatini talep etti.

DHA


ÖSYM'den Bilgi Sızması- Moderatörler

drasc
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=569&d=1297971083

drasc

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=179&d=1293276103

samsa

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=218&d=1293921743

drsvc
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=221&d=1293921853

Nasıl Yani

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=652&d=1299332856

nasıl küçük görüşmeler???????

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=653&d=1299332870
dr.objektif

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=206&d=1293908105

hakimle görüşme

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=654&d=1299332909
hacettepecerrah

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=209&d=1293916441

drrıza
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=215&d=1293920233
bezgin şirin
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=220&d=1293921833

mecburum

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=224&d=1293979413

mecburum

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141

mecburum

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=228&d=1293991295

ÖSYM yi

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141sadece + bakanlığı?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=375&d=1296165518

+ uzmanlık kurulu ??

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=373&d=1296163987

+ meclis

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=377&d=1296193767
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=301&d=1294754853
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=361&d=1296151462

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=360&d=1296151447

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=249&d=1294334122

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=342&d=1295901376


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=324&d=1294863671

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=323&d=1294863647

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=235&d=1293993753hiç
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=542&d=1297707048

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=543&d=1297708008

ösym tus formatının aynısı deneme sınavı

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=608&d=1298755304

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=609&d=1298755323

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=610&d=1298755348

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=611&d=1298755373

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=612&d=1298755396
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=613&d=1298755642

asc gibi forumda etkili.

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=227&d=1293991112

Türkiye'nin en ileri görüşlü doktoru Mecburum
Bu günü gördüğü tarih: 15 Eylül 2010 5:01 am.
Bu günkü sıkıntıların nedenini açıklıyor.
ÖSYM hata yapmamak için ne yapmalı?
Hata çok olursa ne olur?
yazın bi kenara

Avukat abilerim:
Dava açılacak yer
http://www.dr tus.com/yeni/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&p=995770
Dava açılacak kişi: Mecburum ve Dr. Rıza ERÖKSÜZ

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=224&d=1293979413

birkez daha ÖSYM başkanı pRFO. dR. Ali Demire teşekkür. (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4224)
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=324&d=1294863671

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=323&d=1294863647


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=225&d=1293989706
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=235&d=1293993753


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=226&d=1293990436
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=606&d=1298754063
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=227&d=1293991112
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=228&d=1293991295


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=230&d=1293992185
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=231&d=1293992334



ösym yi hallaç pamuğu gibi atmışlar

Kayıtsız Üye
11-07-2016, 09:08
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=569&d=1297971083

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=179&d=1293276103

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=218&d=1293921743

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=1438&d=1301977961

sıraya dizin
2007 yılı 29 ocak ösym den istihbarat alıyoruz
2008 yılı 13 ağustos ösym den istihbarat alıyoruz
2010 yılı 10 eylül ösym den istihbarat alıyoruz
2010 yılı 28 Eylül ösym den maddi gücümüz nedeniyle iletişime geçip istihbarat alıyoruz


osym nin arındığını söylemek zor

Kayıtsız Üye
12-10-2016, 20:36
cezayla ilgili haber internette yok ama iki ihraç khk sinde bu isimler var

KURUMU: ÖLÇME, SEÇME VE YERLEŞTİRME MERKEZİ
Sıra No Kurum
No Adı Soyadı Unvanı
1 B-009 Melek ERDOĞAN Uzman
2 B-010 Haşan Ali DEMİR Uzman
3 B-061 Derya ÇETİN YUSUMUT ÖSYM Uzman Yardımcısı
4 B-067 Salih Sabri KÖSE ÖSYM Uzman Yardımcısı
5 B-157 Ayşe GÜÇLÜ AVCIOĞLU Uzman
6 B-158 Gülsüm BOZTEPE Mühendis
7 B-226 Koray ÇİFTÇİ ÖSYM Uzman Yardımcısı
8 B-231 Muhammet Emin AKÇELİK ÖSYM Uzman Yardımcısı
9 B-249 İsmail ERDOĞAN ÖSYM Uzman Yardımcısı
10 B-252 Serpil KOYUNCU ERDEM ÖSYM Uzman Yardımcısı


675 khk
KURUMU:ÖLÇME,SEÇME VE YERLEŞTİRME MERKEZ!
SIRJ\ NO KURUM SİCİL NUMARASI ADI SOYADI U NVANI
1 B-014 Ayşenur UZU N ER ÖSYM Uzman Yardımcısı
2 B-275 Kurtuluş ATÇEKEN ÖSYM Uzman Yardımcısı
3 B-098 Safiye AÇIKGÖZ Şube Müdürü



FETÖ'nün sınav yolsuzluğunu 2002’de Meclis gündemine getirmiş

Paylaş



DSP 21’nci dönem Edirne milletvekili Ali Ahmet Ertürk’ün, FETÖ/PDY ele başısı Fethullah Gülen ve üniversite sınavlarına ilişkin endişeleri 5 Haziran 2002 tarihinde verdiği 'Tarihe not düşmek' amacıyla yazılı soru önergesiyle meclis gündemine getirdiği ortaya çıktı.
Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını istediği önergede ‘Fethullahçı örgütlerin’ ifadesini kullanan DSP’li Ertürk, "ÖSS, TUS, yurt dışına burslu kamu personeli gönderilmesine ilişkin sonuçları üzerinde yandaşları lehine etkili oldukları doğru mudur?" diye sorduğu görüldü.

DSP 21’nci dönem Edirne milletvekili Ali Ahmet Ertürk’ün FETÖ/PDY'nın yarattığı tehlikeye ilişkin 2002 yılında dönemin DSP-ANAP-MHP 57’nci koalisyon hükümetin Başbakanı Bülent Ecevit’in yanıtlaması istemiyle sınavların güvenliğiyle ilgili hazırladığı yazılı soru önergesini TBMM Başkanlığı'na verdiği ifade edildi. Ertürk önergesinde Fetullah Gülen Cemaatinden ‘Fetullahçı örgüt’ diye söz ederek 5 Haziran 2002 tarihinde TBMM başkanlığına verdiği yazılı soru önergesinde özellikle ÖSS ve TUS sınavlarına dikkat çekerek şu soruları yönettiği hatırlatıldı:

"1- Yılladır teknolojik olanakları en üst düzeyde kullanarak en objektif şekilde yapıldığına ve hiçbir şekilde adaletsizliğin olmadığına inandırmış olduğunuz OSYM’nin yapmış olduğu sınav sonuçlarına etkili edebilmek teknik açıdan veya bir başka yolla mümkün müdür?

2- Fethullahçı örgütlerin ÖSYM tarafından yapılan özellikle ÖSS, TUS, yurtdışına burslu kamu personeli gönderilmesine ilişkin sonuçları üzerinde yandaşları lehine etkili oldukları doğru mudur?

3- Yıllardır yurt dışına devlet bursuyla gönderilen öğrencilerin ve kamu görevlilerinin büyük bir çoğunluğunun laik rejim karşıtı Fethullahçılardan oluşturduğu dile getirilmekte, zaman zaman da basında yer almaktadır. Bu iddialar doğru mudur? Doğru ise bir rastlantı mıdır? Bu konuda bir soruşturma açmayı düşünüyor musunuz?

4- ÖSS sınavlarının yaklaştığı şu günlerde bu konudaki endişeleri giderek bir açıklama yapmayı düşünür müydünüz?”

ÖRGÜT KAYGISIYLA ÖNERGE VERDİM

Edirne eski milletvekili Ali Ahmet Ertürk, soru önergesini verdiği dönemde Fethullahçı örgüte yönelik çok eleştiri olduğunu ifade ederek, "Uzun süredir duyduğum kaygıları dile getirmek hem de tarihe not düşmek için yazılı soru önergesi verdim. Askeri darbe girişimine de şaşırmadım” dedi. 2002 yılında Fethullah Gülen örgütüne yönelik çok eleştiriler geldiğini ve bundan bir aydın olarak rahatsız olduğunu kaydeden Ertürk, sözlerini söyle sürdürdü:

"Gülen ve CIA’nin ortak olarak Türkiye’ye karşı bir yapılanma olduğunu o zamanda düşünüyordum. Sık sıkta bu konularda eleştiriler gündeme geldiğinde hem sınavların güvenliği hem de kaygılarım nedeniyle yazılı soru önergesi verdim. O dönem Başbakanımız Bülent Ecevit rahatsızlığı dolayısıyla önergeye cevap veremedi ama tarihi bir not düşmüş olduk. Aydın ahlakıyla hareket ettim. Gülen’in CIA ile ortak çalışarak Türkiye’ye karşı bir yapılanma olduğunu düşünüyordum. O nedenle bunu yaptım. Darbe girişimi hiç şaşırmadım. FETÖ tarafından o süreçte, söylemlerim nedeniyle yıpratılmaya da çalışıldım."
Engin ÖZMEN / EDİRNE (DHA)

Kayıtsız Üye
12-12-2016, 18:03
ösym de yolsuzluktan, soru çalmaktan işlem yapılan ceza alan var mı?

Ben duymadım

Kayıtsız Üye
12-12-2016, 18:53
ösym değişmez
adam açık açık anlattı yolsuzluğu ösym başkan yardımcısı prof.dr. ömer pekşene anlattım ama ilgilenmedi
http://aa.com.tr/tr/turkiye/fetonun-abileri-calinan-sorulari-ezberletmis/673933


BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz


ÖSYM değişmez

Kayıtsız Üye
01-14-2017, 05:26
bu haberde adı geçen safiye açıkgözün 675 sayılı khk ile 29 Ekim 2016 da ösym den ihraç edilmesini rezalet kelimesi bile açıklayamaz. Skandal ötesi

TÜBİTAK’tan şoke eden rapor: SBS, LYS ve TUS soruları önceden sızdı
KPSS soruşturması kapsamında ÖSYM’ye yapılan baskında el konulan bilgisayarlar üzerinde inceleme yapan TÜBİTAK, hazırladığı raporda çarpıcı sonuçlara ulaştı. Dershane sahibi olduğu ortaya çıkan ÖSYM sınav komisyonu üyesi Gönül Tütüncü’nün, yine ÖSYM’de Bilgi İşlem Müdürü olan eşi Mustafa Tütüncü’nün bilgisayarında 2010 yılı LYS ve TUS sorularının çıktığı belirtilen raporda, 2010’daki KPSS’ye yönelik soruşturma başlatılması üzerine Mustafa Tütüncü’nün 20 Eylül 2010 tarihinde “SureDelete” isimli program kullanarak bilgisayarındaki birçok dosyayı geri dönülmez biçimde sildiği tespit edildi. KPSS soruşturmasını yürüten savcı Yücel Erkman, söz konusu soruların sızdırıldığı iddiasıyla yeni bir soruşturma başlattı.

2010 yılının temmuz ayında yapılan KPSS’de 350 adayın Eğitim Bilimleri bölümünde tam puan alması kopya şüphesi doğurmuştu. Sonuçların açıklandığı ağustos 2010’da dönemin Ankara Başsavcılığı, hemen soruşturma başlatmıştı. Bu kapsamda polis, 2010 yılında ÖSYM’ye baskın düzenlemiş, Test Araştırma Birimi (TAB) ve ARGE’de görevli ÖSYM personelinin kullandığı bilgisayar hard disklerinin imajı almıştı.

Soruşturmaya yaklaşık 1 yıl önce atanan savcı Yücel Erkman, söz konusu hard diskleri TÜBİTAK bilirkişilerine teslim ederek rapor alınmasını istemişti. TÜBİTAK, bilgisayarlarına el konulan ÖSYM çalışanları Haydar Altunay, Safiye Açıkgöz ve Mustafa Tütüncü’nün bilgisayarlarında yaptığı incelemeyi tamamladı. İki TÜBİTAK uzmanı, 8 Mayıs tarihli 120 sayfalık inceleme raporunu KPSS soruşturmasını yürüten savcı Yücel Erkman’a geçen hafta gönderdi. Raporda, birçok sınava ilişkin kopya bulgusuna dikkat çekildi.

SBS sınavdan 27 gün önce sızmış

Eski ÖSYM Araştırma, Geliştirme ve Değerlendirme Müdürü Haydar Altunay’ın bilgisayarında yapılan incelemelerin anlatıldığı raporda, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen 7. Sınıf Seviye Belirleme Sınavı’nın 22 Haziran 2008 tarihinde gerçekleştiği belirtildi.

Ancak bahsi geçen “TEST A.pdf” dosyasının incelenen disk üzerinde 26 Mayıs 2008 tarihinde saat 16:45:08’te oluşturulduğu aktarılan raporda, “Bu dosyanın içerik olarak ilgili sınavın A kitapçık türünün birebir aynı içeriğine sahip olduğu ve sınav gerçekleştirilmeden 27 gün önce incelenen diskte bulunduğu belirlenmiştir” denildi. SBS sınavlarını Milli Eğitim Bakanlığı düzenliyor ve ÖSYM ile hiçbir ilgisi bulunmuyor.

LYS ve TUS soruları çıktı, bilgisayarını sildi

Raporda asıl skandal bulgular ÖSYM Bilgi İşlem Müdürü Mustafa Tütüncü’nün bilgisayarında çıktı. Mustafa Tütüncü’nün eşi Gönül Tütüncü de o dönem ÖSYM’de çalışıyordu ve sınav komisyonunda görev alıyordu. KPSS soruşturması ilk başlatıldığında Gönül Tütüncü’nün aynı zamanda dershane sahibi olduğu ortaya çıkmıştı.

Bilgisayarında 2010 LYS, 2010 TUS soruları çıkan Tütüncü’nün aynı yıl KPSS’ye yönelik kopya soruşturması başlatıldıktan sonra 20 Eylül 2010 tarihinde 08:49’dan 14:24’e kadar “SureDelete” isimli bir uygulama ile bilgisayarındaki bir çok dosyayı geri dönülmez biçimde sildiği tespit edildi. Raporda, Mustafa Tütüncü’nün bilgisayarındaki bulgular şöyle sıralandı:

*DİSK üzerinde “C:*****\Users\mustafa.tutuncu\Desktop\2010\LYS\2010 LYS SORULARI ve CEVAPLARI.docx” dosya yolunda yer alan “2010 LYS SORULARI VE CEVAPLARI.docx” dosyasının 19 Haziran 2010 tarihinde gerçekleştirilen 2010 LYS sınavından 4 gün önce 15 Haziran 2010 günü saat 16:01’de oluşturulduğu belirlenmiş olup, ilgili dosyanın 20 Eylül 2010 günü saat 13:31’de kurtarılamaz şekilde silindiği tespit edilmiştir.

*Disk üzerinde silinmiş dosyalar arasında “TUS2010.docx” isimli bir dosyanın yer aldığı belirlenmiş olup, ilgili dosyanın 4 Şubat 2010 günü saat 17:22’de disk üzerinde oluşturulduğu tespit edilmiştir. Bu dosyanın 18 Nisan 2010 tarihli 2010 TUS İlbahar Dönemi sınavından yaklaşık olarak 2,5 ay önce oluşturulduğu belirlenmiştir. Yine aynı şekilde bu dosyanın da geri döndürülemez şekilde 20 Eylül 2010 günü saat 13:31’de silindiği tespit edilmiştir.

Sınav sonuçları önceden maille gitmiş

TÜBİTAK uzmanları, Mustafa Tütüncü’nün bilgisayarında çeşitli sınavlarda birçok öğrenciye ait cevap kağıdına ilişkin kayıtlara da ulaştı. Tütüncü’nün bu kayıtları neden bilgisyarında tuttuğu, cevap kağıtları üzerinde oynama yapılıp yapılmadığına ilişkin bir bilgiye ulaşılamadı.

Tütüncü’nün mail trafiğine ilişkin yapılan incelemeye değinilen raporda, “İlgili diskteki e-posta kayıtları incelendiğinde sınavdan ve sınav sonuçlarının açıklanma tarihinden önce sınav sonuçlarına ait bilgilerin e-posta yardımıyla gönderildiği, atama işlemleri için bazı verilerin paylaşıldığı görülmüştür” denildi.

ALES soruları da var

Rapora göre, ÖSYM’de Şube Müdürü olan ve şuan yurt dışında olan Safiye Açıkgöz’ün bilgisayarında yapılan incelemede “test şablonu.doc” belgesine ulaşıldı. Belgenin sistem kayıtlarına göre incelenen bilgisayar diski üzerinde 6 Mart 2008 günü saat 16:11:54’te oluşturulduğu belirtilen raporda, yapılan inceleme bu sorunun 11 Mayıs 2008 tarihinde ÖSYM tarafından yapılan ALES bahar dönemine ait soru olduğu belirtildi.

Yani Ales sorusu, sınavdan önce Açıkgöz’ün bilgisayarında varmış. Açıkgöz’ün bilgisayarında yine 4 Temmuz 2010 tarihli “Meslek Yüksekokulları ile Açık Öğretim Ön Lisans Programları Mezunlarının Lisans Öğretimine Dikey Geçiş Sınavı” ile “Türk Silahlı Kuvvetleri Askeri Lise İle Bando Astsubay Hazırlama Okulunda Öğrenim Görecek Öğrenceleri Seçme Sınavı”na ait sözel soruları da çıktı.

Raporda, buna ilişkin “Dosyanın kullanıcıya ait bilgisayar sistemi üzerinde bulunmasının uygun olup olmadığına ve neden şifrelendiğine dair bir bilgi bulunmamaktadır” notu düşüldü




Sır Oda’ya sızmışlar
paylaş
CROPY
Sır Oda’ya sızmışlar
Ankara’daki soruşturmada bir itirafçı, FET֒nün ÖSYM sorularını nasıl çaldığını deşifre etti. FET֒cülerin göz okuma sistemiyle girilen ‘Sır Oda’daki bilgisayara uzaktan erişimi sağlayan korsan yazılımla sızdığı anlaşıldı. FET֒nün bu şekilde son 15 yılın tüm sınav sorularını çaldığı tespit edildi
YÜKSEL TEMEL
Gündem
YÜKSEL TEMEL
Cumartesi 14.01.2017
FETÖ MİLYONLARCA GENCİN HAYALİNİ BÖYLE ÇALDI!

Terör örgütü FETÖ'nün sınav usulsüzlüğüne ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada çok önemli ayrıntılara ulaşıldı.
Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı Ender Coşkun'un yürüttüğü soruşturmada milyonlarca öğrencinin kaderinin belirlendiği sınav merkezi olan ÖSYM mercek altına alındı. Daha önce ÖSYM'nin soru hazırlama biriminde görevli 3 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüphelilerden 2'si tutuklanırken, 1'inin itirafçı olduğu öğrenildi. İsmi gizli tutulan itirafçının savcılığa, "Sır Odasındaki bilgisayarlara yüklenen sorular 'sanal sunucu' vasıtasıyla ele geçiriliyor. Erişim yetkisi bulunan kişiler bu bilgisayarlara soruları yükleyebiliyor, alabiliyor ve silebiliyor" dediği öğrenildi. Bu itiraf üzerine Savcı Coşkun ve beraberindeki bilişim uzmanı polisler ÖSYM'nin en mahrem yeri olan soru hazırlama birimi ve soruların tamamlandıktan sonra yüklendiği "Sır Odası"nda bir dizi inceleme yaptı. Göz okuma "retina sistemi"yle girilen odadaki bilgisayarlardaki ilk incelemede, uzaktan erişimi sağlayan "ara yüz" yazılım programı ve "sanal sunucu" tespit edildi. Bu birimlerde çalışan ve bilgisayarlara erişim yetkisi bulunanların yüklenen bu korsan yazılım vasıtasıyla uzaktan erişim sağladığı belirtildi. Soruların uzaktan erişimle ele geçirilerek flaş belleklere yüklenip başta Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği olmak üzere FETÖ ile bağlantılı dershane ve okullarda örgüt üyelerine servis edildiği saptandı. Son 15 yıldaki tüm sınav sorularının bu şekilde çalındığı anlaşıldı.

SON 15 YIL ARAŞTIRILACAK
Bu tezgahın ortaya çıkarılmasının ardından Başsavcılık soruşturmayı derinleştirdi. Bakanlar Kurulu'nun izniyle son 15 yıldaki soruların nasıl çalındığı mercek altına alındı. İncelenecek imaj ve LOG kayıtlarından sisteme kimlerin direkt ya da uzaktan hangi tarihlerde kaç kez girildiği tespit edilecek. Ayrıca ÖSYM'deki en mahrem birim olarak bilinen "Sır Odası"nın girişinde bulunan retina sistemindeki kayıtlı personel listesi de incelemeye alındı.

MİLYONLARIN HAKKI GASP EDİLDİ
ÖSYM'nin yaptığı sınavlara her yıl 10 milyon kişi giriyor. 15 yıl geriye gidildiğinde bu rakam on milyonları geçiyor. KPSS'de ise son 15 yıl içinde kamuya 1.5 milyonun üzerinde kişi yerleştirildi. Bu rakamlar terör örgütü FETÖ'nün milyonlarca gencin hayaliyle de oynadığını gözler önüne seriyor

Kayıtsız Üye
01-23-2017, 06:50
cezayla ilgili haber internette yok ama iki ihraç khk sinde bu isimler var

KURUMU: ÖLÇME, SEÇME VE YERLEŞTİRME MERKEZİ
Sıra No Kurum
No Adı Soyadı Unvanı
1 B-009 Melek ERDOĞAN Uzman
2 B-010 Haşan Ali DEMİR Uzman
3 B-061 Derya ÇETİN YUSUMUT ÖSYM Uzman Yardımcısı
4 B-067 Salih Sabri KÖSE ÖSYM Uzman Yardımcısı
5 B-157 Ayşe GÜÇLÜ AVCIOĞLU Uzman
6 B-158 Gülsüm BOZTEPE Mühendis
7 B-226 Koray ÇİFTÇİ ÖSYM Uzman Yardımcısı
8 B-231 Muhammet Emin AKÇELİK ÖSYM Uzman Yardımcısı
9 B-249 İsmail ERDOĞAN ÖSYM Uzman Yardımcısı
10 B-252 Serpil KOYUNCU ERDEM ÖSYM Uzman Yardımcısı


675 khk
KURUMU:ÖLÇME,SEÇME VE YERLEŞTİRME MERKEZ!
SIRJ\ NO KURUM SİCİL NUMARASI ADI SOYADI U NVANI
1 B-014 Ayşenur UZU N ER ÖSYM Uzman Yardımcısı
2 B-275 Kurtuluş ATÇEKEN ÖSYM Uzman Yardımcısı
3 B-098 Safiye AÇIKGÖZ Şube Müdürü


İki ihraç daha var

Kayıtsız Üye
02-03-2017, 18:48
2009 ALES'te adayların yüzde 9'u tam puan almış
ÖSYM verilerine göre 2005'te ALES'e 226 bine yakın adayın girdiği, bu adayların yüzde 0,1'inin soruları tam ya da 2 eksik ile tamamladığı, 2005'te ALES'te tam yapanların sayısı 100 iken, bu rakamın 2009'da 200 kat arttığı, 2009'da sınava giren 226 bine yakın adayın yüzde 9'unun tam puan aldığı, FETO/PDY'nin neredeyse bütün sınavlarda hırsızlık yaptığı, 2009'da ALES'te yalnızca 2 yanlışı olan aday sayısının 20 bin 290 olduğu belirlenmiştir.
03 Şubat 2017 18:20
2009 ALES'te adayların yüzde 9'u tam puan almış


ENES CAN

Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Yıldız Teknik Üniversitesinde (YTÜ) açığa alınan aralarında 7 profesörün de bulunduğu 21'i tutuklu 83 şüpheli hakkında, "terör örgütüne üye olma" suçundan 15'er yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianamede, "Üniversiteler eğitim, araştırma ve bilim yuvası olarak değil, örgüte yetişmiş elaman kazandıran hücre evi, ekonomik girdi sağlayan ticarethane, ülke siyasetinde rol alan, yönetime baskı kuran siyasi partiler gibi kullanılmıştır." denildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Mehmet Şenay Baygın tarafından hazırlanan iddianamede, diğer FETÖ/PDY iddianamelerinde olduğu gibi, örgütün mali, kültürel, yargı, askeri ve emniyet yapılanması ile Türkiye'deki eylemleri anlatıldı.



FETÖ NERDEYSE BÜTÜN SINAVLARDA HIRSIZLIK YAPTI

İddianamede, örgütün akademik yapılanmasına ilişkin, yüksek lisans ve doktora yapacak öğrencileri belirleyen ALES'te elde edilen şüpheli başarılarla ilgili şu çarpıcı bilgiler sunuldu:

"ÖSYM verilerine gore 2005'te ALES'e 226 bine yakın adayın girdigi, bu adayların yüzde 0,1'inin soruları tam ya da 2 eksik ile tamamladıgı, 2005'te ALES'te tam yapanların sayısı 100 iken, bu rakamın 2009'da 200 kat arttıgı, 2009'da sınava giren 226 bine yakın adayın yüzde 9'unun tam puan aldıgı, FETO/PDY'nin neredeyse butun sınavlarda hırsızlık yaptıgı, 2009'da ALES'te yalnızca 2 yanlısı olan aday sayısının 20 bin 290 oldugu belirlenmistir."

REKTÖRLÜK SEÇİMLERİNDE HER TÜRLÜ YÖNTEMİ KULLANDILAR

Örgutun hakimiyetinin etkin oldugu taşra üniversitelerinde akademik kadrolar açıldığı, bu kadrolara yerleştirilen örgüt üyelerinin daha sonra büyük üniversitelere geçisinin sağlandığı ve bütün kamu üniversitelerinin adeta örgütçe kuşatıldığına dikkati çekilen iddianamede, örgütün, rektörluk seçimlerinde her universitede ya örgüt uyesi rektör adayını ya da örgüte yakın rektör adayını desteklediği, seçimlerde her türlü yöntemi kullanarak kazanmayı amaçladığı vurgulandı.

Üniversite yonetiminin örgüt için çok önemli olduğu, akademik kadro yanında idari kadroları da elinde tutmak istediği, üniversite bütçelerinin örgütün amaçları doğrultusunda kullanılmasının hedeflendiği belirtilen iddianamede, "Üniversitelerde mal ve hizmet alımları için yapılan ihaleleri örgüt üyelerinin kazanması sağlanmıstır. Üniversiteler eğitim, araştırma ve bilim yuvası olarak değil, örgüte yetişmiş elaman kazandıran hücre evi, ekonomik girdi sağlayan ticarethane, ülke siyasetinde rol alan, yönetime baskı kuran siyasi partiler gibi kullanılmıstır. Bu nedenledir ki üniversitelerdeki örgüt üyeleri yasalar çerçevesinde egitim ve öğretim hizmeti vermekten öte örgüt talimatlarını yerine getiren, örgütun amaçlarına hizmet eden birer militan gibi hareket etmişlerdir." denildi.

BANK ASYA'YA 5 BİN AKADEMİSYEN ÜZERİNDEN 5 MİLYARLIK HİMMET

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerinin FETÖ'nün akademideki yapılanmasını bir kez daha gözler önüne serdiği vurgulanan iddianamede, şu değerlendirme yapıldı:

"Bank Asya'nın mevduat varlığının, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) 24 Aralık 2014'te el koymadan once 15 milyar liradan 6,9 milyar liraya geriledigi belirtilmisti. BDDK verilerine göre, bu mevduatın yüzde 20'sinin akademisyenlere ait olduğu, aynı tarihte Bank Asya'da 168 akademisyen ve eşlerine ait toplam 1 milyar 132 milyon lira bulundugu tespit edilmiştir.

Bank Asya'yı kurtarmak icin FETÖ'nun, akademisyenlerini de harekete geçirdiğinin ortaya çıktığı, Fetullah Gülen'in talimatıyla bankayı kurtarmak için harekete geçen FETÖ'nün, himmet paralarını 5 bin akademisyen üzerinden bankaya yönlendirdiği, bankaya 5 milyar lira yatırıldığı, örgütün Bank Asya'yı kurtarmak icin 'himmet akademisi'ni kullandığının ortaya çıktığı, 17-25 Aralık darbe girişiminden sonra bankaya, 5 bin akademisyen üzerinden yaklasık 5 milyar lira fon yönlendirildigi, bir araştırma görevlisinin hesabından 42,5 milyon lira çıktığının tespit edildigi, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) uzmanlarının 17-25 Aralık darbe girişimi sonrasında Bank Asya hesaplarına yönelik incelemelerinin, Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu'nda (DDK) raporlaştırıldığı görülmüstür."



MİT'İN BYLOCK ANALİZ RAPORU

İddianamede, FETÖ'nün şifreli haberleşme programı ByLock ile ilgili Milli İstihbarat Teşkilatının (MİT) hazırladığı analiz raporuna da yer verildi.

Bu raporda, proğramın nasıl kurulduğu, özellikleri ve hangi amaçla kullanıldığının anlatıldığı aktarılan iddianamede, rapordaki şu ifadeler yer buldu:

"Diğer uygulamalardan farklı olarak ByLock'ta daha fazla kullanıcıya ulaşmak ve ticari bir değer haline gelmek yerine, 'anonimlik' temelinde belirli bir kullanıcı sayısını aşmamanın istendiği, anlık mesajlaşma uygulamalarında kişilerin sosyal çevresiyle günlük ve çoğunlukla rutine dair iletişime geçmelerine karşılık, ByLock uygulamasında örgütsel amaç ve temalı bir kullanımın görüldüğu, uygulamanın her bir mesajın farklı bir kripto anahtarı ile şifrelenerek iletilmesine dayanan bir tasarıma sahip olduğu, Litvanya'da sunucu kiralanmak suretiyle kullanıma sunulduğu, kiralama bedellerinin 'Paysera' adlı anonimlik sağlayan ödeme sistemiyle gerçekleştirildiği, kurumsal ve ticari niteliğinin olmadığı, 200 bini aşkın kullanıcısı olan uygulama içeriklerinin tamamının Türkçe olduğu, 15 Temmuz darbe girişimi öncesinde ne Türk kamuoyu ne de yabancılar tarafından bilindiği, çözümü tamamlanan parolaların yarısından fazlasının 9 hane ve 98 üzerinde karakter içerdiği ve uygulamanın global bir uygulama maskesi altında FETÖ/PDY üyelerinin kullanımına sunulduğunun değerlendirildiği anlaşılmıştır

Kayıtsız Üye
02-04-2017, 08:34
ösym değişmez
adam açık açık anlattı yolsuzluğu ösym başkan yardımcısı prof.dr. ömer pekşene anlattım ama ilgilenmedi
http://aa.com.tr/tr/turkiye/fetonun-abileri-calinan-sorulari-ezberletmis/673933





ÖSYM'de soruları kopyalayıp FETÖ'ye götürdü
ÖSYM'de uzman yardımcısı olarak görev yapan M. Emin Akçelik'in itiraflarına göre kurumun bilgisayar mühendisi Süleyman Salın, elektronik ortamda SIR isimli cihaza yüklenen soruların, kendi kurduğu sanal sunucu içinde kopyalanmasını sağladı, aldığı soruları FETÖ abisine götürdü
04 Şubat 2017 08:20
ÖSYM'de soruları kopyalayıp FETÖ'ye götürdü


Türker Karapınar /Ankara

Fetullahçı Terör Örgütü'nün FETÖ), 2005'ten bu yana ÖSYM tarafından yapılan 14 sınavın sorularını nasıl kurum çıkardığına yönelik soruşturmada çok çarpıcı bir gelişme yaşandı. Soruşturmada, sınav sorularının ÖSYM Başkanlığı bilgisayar sistemlerindeki sunuculara ara yüz kurmak suretiyle FETÖ mensupları tarafından dışarı sızdırıldığı ve sınavlara giren şüphelilere ulaştırıldığı anlaşıldı. ÖSYM Başkanlığı, sınav sorularının sınav öncesinde, ÖSYM Başkanlığı Soru Hazırlama ve Geliştirme Daire Başkanlığı'nda görevli ve sistem yöneticisi yetkisine sahip olan Muhammet Emin Akçelik, Süleyman Salın ve Salih Sabri Köse tarafından elde edilmiş olabileceğini, dairedeki bütün kritik sistem yönetim işlerinin Akçelik üzerinden yapılmasının gerektiğini savcılığa bildirdi.



Gözaltında itirafçı oldu

ÖSYM'nin bu yazısı üzerine harekete geçen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Akçelik hakkında gözaltı kararı çıkardı. Gözaltına alınan Akçelik ifadesinde, soruların ÖSYM'den nasıl sızdırıldığını bütün açıklığıyla anlattı. Akçelik, Salın'ın suç tarihlerinde ÖSYM'de bilgisayar mühendisi olarak görev yaptığını, SIR isimli cihaza yüklenen sınav sorularının birer kopyasının, kendisinin kurduğu WSUS isimli sanal sunucu içinde de kopyalanmasını sağladığını, sanal sunucu içindeki soruları alarak FETÖ mensuplarına verilmek üzere cemaat abisi Bekir Şimşek'e götürdüğünü itiraf etti. Akçelik, kendisinin de bu durumu bildiğini ancak korktuğundan dolayı itiraz edemediğini, suç tarihinde ÖSYM'de görevli elektrik elektronik mühendisi Salih Sabri Köse'nin de Salın'ın yaptıklarını sorgulamadığını kaydetti. Akçelik, ayrıca, PRONMS log yazılımı kurucusu ve D. şirketi yetkilisi Kazım Kargı isimli kişinin de zaman zaman kuruma gelerek sınav sorularının SIR cihazına yüklenmesi sırasında

WSUS isimli sanal sunucuya soruların kopyasının aktarılması için gerekli güncelleme işlemlerini yaptığını, Kargı'nın sınav sorularının dışarıya çıkarılması işleminden habersiz olmasının mümkün olmadığını söyledi.

Bakanlar Kurulu'ndan izin

Savcılık bu gelişme üzerine ÖSYM bilgisayarlarında geriye dönük inceleme yapabilmek için Bakanlar Kurulu'ndan izin aldı. Savcılığın henüz bilgisayarlarda imaj alma işlemine başlamadığı, soruşturmanın halen yürütüldüğü belirtildi.

SORULARIN İLK KEZ YÜKLENDİĞİ CİHAZ

Soruşturmada yer alan ÖSYM raporlarına göre SIR, sınav sorularının ilk kez elektronik ortamda yüklendiği bir cihaz olarak tanımlanıyor.

ÖSYM'nin gerçekleştirdiği sınavlarda sorulacak bütün sorular elektronik ortamda ilk defa SGH Daire Başkanlığı sistem odasında bir araya getiriliyor ve aleni olarak SIR cihazına yüklenerek en az iki kişi tarafından direkt olarak matbaaya elektronik ortamda götürülüyor. SIR cihazındaki bilgilere şifre ile erişim sağlanabiliyor.



Milliyet

Kayıtsız Üye
02-04-2017, 16:16
Sabah


paylaş
ÖSYM'de 10 kişi görevden alındı
ÖSYM Başkanı Ali Demir'in imzasıyla, aralarında dershane sahibi Gönül Tütüncü'nün de bulunduğu 10 kişi görevden alındı
Gündem
Salı 17.05.2011
KPSS'deki kopya skandalı ve YGS'de şifre iddialarının ardından ÖSYM'de yeni bir gelişme yaşandı. ÖSYM'nin Mart'ta çıkan yeni kanunu doğrultusunda YÖK'e devredilen 315 kişiden bir kısmı geçici görevlendirmeyle tekrar ÖSYM'de çalışmaya başlamıştı. Ancak ÖSYM dün bu durumdaki 10 personelin geçici görevlendirmesini uzatmayarak tekrar YÖK'e gönderdi. Görevden alınmalar, Test Araştırma Merkezi, Sınav Hizmetleri, Genel Sekreterlik ve Bilgi Edinme Birimlerinde gerçekleşti. Görevden alınarak YÖK'te memur olarak çalışmaya devam edecek olan 10 kişi arasında, bilgi işlemden Nuri Ayaz, Sema Özen, Gönül Tütüncü, Hatice Altunay, Nihat Gül ve test araştırmadan Beste Erbaş, sınav hizmetlerinden Suzan Şahin, bilgi edinme biriminden Ahmet Şahin, Yücel Tapar, Genel Sekreterlikten Zafer Tütüncü yer aldı. Edinilen bilgiye göre; ÖSYM'de 12 ile 20 yıldır görev yapan 10 isim, kurum içerisinde Ünal Yarımağan'a yakınlığıyla tanınıyor. Görevden alınanlar arasında en çok dikkat çeken ise KPSS'deki kopya skandalının ardından, ÖSYM sınav komisyonu üyesi Gönül Tütüncü ve Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Zafer Tütüncü oldu. Tütüncüler, Ankara'da KPSS eğitimi veren bir dershanenin sahibi olduğu iddia edilmişti. Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu denetçisinin ÖSYM raporunda, Tütüncü'lerin mal varlıklarına dikkat çekilmişti. Rapora, çiftin 2 lüks daire, 1 villa ve 1 jeepi olduğu yer almıştı. Mustafa Tütüncü'nün kardeşi olan Zafer Tütüncü'de son gelişme üzerine memurluğa YÖK'te devam edecek. Mustafa Tütüncü, Yarımağan'ın istifasının ardından görevden alınmıştı.



Hepsi bu


ÖSYM'de soruları kopyalayıp FETÖ'ye götürdü
ÖSYM'de uzman yardımcısı olarak görev yapan M. Emin Akçelik'in itiraflarına göre kurumun bilgisayar mühendisi Süleyman Salın, elektronik ortamda SIR isimli cihaza yüklenen soruların, kendi kurduğu sanal sunucu içinde kopyalanmasını sağladı, aldığı soruları FETÖ abisine götürdü
04 Şubat 2017 08:20
ÖSYM'de soruları kopyalayıp FETÖ'ye götürdü


Türker Karapınar /Ankara

Fetullahçı Terör Örgütü'nün FETÖ), 2005'ten bu yana ÖSYM tarafından yapılan 14 sınavın sorularını nasıl kurum çıkardığına yönelik soruşturmada çok çarpıcı bir gelişme yaşandı. Soruşturmada, sınav sorularının ÖSYM Başkanlığı bilgisayar sistemlerindeki sunuculara ara yüz kurmak suretiyle FETÖ mensupları tarafından dışarı sızdırıldığı ve sınavlara giren şüphelilere ulaştırıldığı anlaşıldı. ÖSYM Başkanlığı, sınav sorularının sınav öncesinde, ÖSYM Başkanlığı Soru Hazırlama ve Geliştirme Daire Başkanlığı'nda görevli ve sistem yöneticisi yetkisine sahip olan Muhammet Emin Akçelik, Süleyman Salın ve Salih Sabri Köse tarafından elde edilmiş olabileceğini, dairedeki bütün kritik sistem yönetim işlerinin Akçelik üzerinden yapılmasının gerektiğini savcılığa bildirdi.



Gözaltında itirafçı oldu

ÖSYM'nin bu yazısı üzerine harekete geçen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Akçelik hakkında gözaltı kararı çıkardı. Gözaltına alınan Akçelik ifadesinde, soruların ÖSYM'den nasıl sızdırıldığını bütün açıklığıyla anlattı. Akçelik, Salın'ın suç tarihlerinde ÖSYM'de bilgisayar mühendisi olarak görev yaptığını, SIR isimli cihaza yüklenen sınav sorularının birer kopyasının, kendisinin kurduğu WSUS isimli sanal sunucu içinde de kopyalanmasını sağladığını, sanal sunucu içindeki soruları alarak FETÖ mensuplarına verilmek üzere cemaat abisi Bekir Şimşek'e götürdüğünü itiraf etti. Akçelik, kendisinin de bu durumu bildiğini ancak korktuğundan dolayı itiraz edemediğini, suç tarihinde ÖSYM'de görevli elektrik elektronik mühendisi Salih Sabri Köse'nin de Salın'ın yaptıklarını sorgulamadığını kaydetti. Akçelik, ayrıca, PRONMS log yazılımı kurucusu ve D. şirketi yetkilisi Kazım Kargı isimli kişinin de zaman zaman kuruma gelerek sınav sorularının SIR cihazına yüklenmesi sırasında

WSUS isimli sanal sunucuya soruların kopyasının aktarılması için gerekli güncelleme işlemlerini yaptığını, Kargı'nın sınav sorularının dışarıya çıkarılması işleminden habersiz olmasının mümkün olmadığını söyledi.

Bakanlar Kurulu'ndan izin

Savcılık bu gelişme üzerine ÖSYM bilgisayarlarında geriye dönük inceleme yapabilmek için Bakanlar Kurulu'ndan izin aldı. Savcılığın henüz bilgisayarlarda imaj alma işlemine başlamadığı, soruşturmanın halen yürütüldüğü belirtildi.

SORULARIN İLK KEZ YÜKLENDİĞİ CİHAZ

Soruşturmada yer alan ÖSYM raporlarına göre SIR, sınav sorularının ilk kez elektronik ortamda yüklendiği bir cihaz olarak tanımlanıyor.

ÖSYM'nin gerçekleştirdiği sınavlarda sorulacak bütün sorular elektronik ortamda ilk defa SGH Daire Başkanlığı sistem odasında bir araya getiriliyor ve aleni olarak SIR cihazına yüklenerek en az iki kişi tarafından direkt olarak matbaaya elektronik ortamda götürülüyor. SIR cihazındaki bilgilere şifre ile erişim sağlanabiliyor.



Milliyet

Kayıtsız Üye
02-05-2017, 18:21
BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve nemalanan “organize menfaat çeteleri” ve sosyal medyada çoğu sınava girmediği halde girmiş gibi algı yürüten moderatör isimli dersane provokatörleri ağı çökertilmedi. Her TUS sınavı öncesi ve sonrası süreçlerde:
1- ÖSYM’nin 16.09.2014***** tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte, sınava girmediği halde mağduruz diye gazetelere verilen ilandan bahsetmekte***** ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı, dersane ve kişiler ……?
2- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal,***** soru açıklamama türü***** mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu ……..***** ?
3- Her sınav öncesi ve sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
6- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
7- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
9- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan TUS/DUS dersanesi…… ?
10- Hürriyet- Milliyet- Akit vs gazetelerine verilen sayın cumhurbaşkanım mağduruz diye ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
11- Bu ilanlarda tüm doktorlar adına ilan veren doktor olmayan dersane çalışanı...?

12- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
13- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
14- Bilirkişilere baskı yapmak için***** “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
15- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
16- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
17- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
18- Dersane sahibinin avukatları…..?
19- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?

21- ÖSYM Başkanının avukatı ile ÖSYM şüphelilerinin avukatı aynı mı***** …..?
22- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
23-***** Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
24- ÖSYM’nin 16.09.2014***** tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?*****
25- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?*****
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
27- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
28-Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
29- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
30- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
31- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?*****
32- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının her davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?*****


netice her sınav sonrası çok beklersiniz






Geç kalma falan yok, zararın neresinden dönersen kardır. Bundan 7-8 kadar yıl önceydi. 5-6 defa girdiğim ÜDS lerden 50-60 arası alıp duruyordum. Meşhur bir TUS dersanesinin Meşhur bir sahibi -ki iyi İngilizce bilmesi ile de tanınır- yerime ÜDS ye girebileceğini söyledi. "Sen de sarışın gözlüklüsün ben de, kimse anlamaz bile, ben böyle çok kişiye ÜDS-KPDS kazandırttım" dedi. Tabi teklifini "bütün akademik hayatımı b.k çukurunun üzerine bina edemem" diyerek reddettim. 1-2 sınav daha sürünüp kendim 71'imi aldım. Eğer yakalanırsa "sevgili JOKER abimin" aleyhine tanıklık ederim.
Allah islah etsin, bir adamın her işi mi YAMUK olur ya?

BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük (MİLLİYET, AKİT) gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı (SINAVLARI) ile ilgili asılsız iddialarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı (?) mahiyette açık mektup yazan bir grup isim (Alp KARATAŞ Uz.Dr. Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK), ÖSYM'yi ağır suçlamalarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.

Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.

ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde (?) mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir. (?)

İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı(SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir, ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır, ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez (? Kuruma mı adaya mı ?).

Söz konusu ilan, ticari malzemesi (?) giderek tükenen (?) bir TUS hazırlık dersanesinin (TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) organizasyonu (?)olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur (?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MEZKUR DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?)) dershanenin (DERSANE) bu saldırılarını(?) yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin (RIZA ABİ Mİ ? RIZA ERÖKSÜZ ABİ DERSANE İDARECİSİ DEĞİL ) , bu deshaneye (DERSANE) bir şekilde bağlı kişileri ( Alp KARATAŞ Uz.Dr.Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK ) organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde (?) malum(?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MALUM DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) )dershane (DERSANE) sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin (Uz.Dr. Ahmet ERKEK ?, Uz.Dr.Sami SELÇUKBİRİCİK ?, Prof.Dr. Dr. Sema SELÇUKBİRİİCK, Prof.Dr. İdris ŞAHİN ? Dr. İlker Ulaş SUNGUR ?, Dr. Halil Gökhan ERSOY, Fatih SELÇUKBİRİCİK?, Ercan ÖZTÜRK? Emrah KABATAŞ? Salih AYDIN? Osman ERER?, Tolga BİÇER? Prof.Dr. Mehmet Ali Gülçelik ? Anıl ÇUBUKÇU? Şadin Balsak?, Hümeyra Yıldız? Ahmet Cevdet Çitoğlu?, Murat Erkeçoğlu?) de eski bir tarihte (Tarihlerde?) başkasının (başkalarının?) yerine (?) sınava girdiği tespit edilmiş (?), ancak başlatılan soruşturma (?) zaman aşımı (?) dolayısıyla akim (?) kalmıştır.

ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.

Adaylara ve kamuyouna (KAMUOYUNA) duyurulur.


Hiç etik değil de suç. Ösym tarafından korunuyorlar gibi gibi gibi



TUS sorularının çalındığı iddiasının merkezinde bu kez hangi Cemaat var

Fethi Yılmaz yazdı04.03.2019

Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) sonrasında ÖSYM’nin soruları ve cevap anahtarını yayımlamadan önce sınav soruları sosyal medyada yer aldı. 24 Şubat 2019 Pazar günü gerçekleşen Tıpta Uzmanlık Sınavı öncesinde soruların Whatsapp gruplarında paylaşıldığı iddia edilirken, TUS sorularının çalındığı tartışmaları gündeme gelmişti.

Sınav sorularının çalındığı iddiaları üzerine ÖSYM açıklama yaptı. TUS soruları ve cevap anahtarının çalındığı iddialarının odağındaki TUSDATA isimli dershane de konuyla ilgili açıklama yaptı. Ancak TUSDATA isimli dershanenin kurucularının cemaat bağlantıları dikkat çekti.

TUSDATA VE ÖSYM AÇIKLAMALARINDA NELER SÖYLEDİLER

TUS’a giren doktorların Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne yaptıkları şikayetler ve söyledikleri, “sınav soruları çalındı mı” sorularını kuvvetlendirdi. Sınava giren M. İsimli bir doktor konuyla ilgili,*****"Bugün TUS dershanesine gitmeden başarı elde etmek çok zor”*****dedikten sonra, “Sızıntı iddiasının odağındaki TUS dershanesinin sınav öncesi 50 kişilik özel gizli grup oluşturduğunu ileri sürülüyor. Sınav soruları derece yapmaları için bu özel gruba verildi iddiası var. Bir de yüzde 98 soru tutturma, çıkan tüm sorulara referans spot bilgi paylaşımı sızıntı ihtimalini kuvvetlendiriyor. Binlerce tıp doktorunun emeğinin çalınmasına sessiz kalınmamalı” iddialarında bulunmuştu.

Konuyla ilgili sosyal medyada ve farklı mecralarda da iddialar dile getirilmesi üzerine, TUSDATA isimli tıpta uzmanlık sınavına hazırlık dershanesi açıklama yaparak, sınava giren hocalarının soruları ezberleyerek daha sonra sosyal medyadan paylaştığını ifade etmişti.

TUSDATA TUS Dersanesinin yaptığı açıklama şöyle:

Konuyla ilgili CİMER’e yapılan şikayete ÖSYM’nin Hukuk Müşavirliği yanıt vermişti. ÖSYM açıklamasında, TUSDATA’nın*****“soruları ezberledik”*****şeklindeki açıklamasına yer verdi ve sorular ÖSYM'den iki gün erken açıklandığı için telif hakkı konusunda yasal işlem başlatılacağı ifade edildi.

ÖSYM Başkanlığı Hukuk Müşavirliği’nin CİMER’e yapılan şikayete şöyle yanıt vermişti:

“ÖSYM tarafından gerçekleştirilen sınavlarda, sınavlara giren bazı adaylarca sınav esnasında sorular ezberlenerek (bazen farklı adaylarca sınav esnasında ezberlenen sorular sınavdan sonra bir araya getirilerek) sınav sonrasında facebook, twitter, instagram, whatsapp, youtube gibi sosyal medya platformları üzerinden paylaşılabilmektedir.

Nitekim CİMER başvurunuza konu TUSDATA yayınevi tarafından yapılan kamuoyu açıklamasında; yayınevinin kendi hocalarının sorularda hata olup olmadığını saptamak için 2019-TUS sınavına girdiği ve sınav sonrasında soruları orijnaline en yakın şekilde çıkartarak soruları sınav bittikten sonra whatsapp üzerinden paylaştıkları açıkça ifade edilmiştir.

Telif hakkı Başkanlığımıza ait olan sınav soru ve cevaplarının 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa aykırı olarak Başkanlığımızın yazılı izni olmaksızın yayınlanması suç teşkil ettiğinden sınav sonrasında soruları izinsiz yayınlayan kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulmakta ve aynı zamanda erişimin engellenmesi kararı verilmesi, Sulh Ceza Mahkemesi Hakimliğinden talep edilmektedir.

İlgili CİMER başvurusuna konu 24.02.2019 tarihinde gerçekleştirilen 2019-TUS sınavı ile ilgili olarak sınav sona erdikten saatler sonra bazı sona sorularının Başkanlığımızın telif haklarını ihlal ederek yayınlanması nedeniyle ilgili kişi ve kurumlar hakkında gerekli yasal işlemler başlatılmıştır.

Bilgilerinize sunulur.” Ali

TUSDATA DERSHANESİ VE İSKENDERPAŞA CEMAATİ BAĞLANTISI

Sağlık Bakanlığı’ndaki Menzil Cemaati örgütlenmesi bir sır değil. Eski Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın uzun süre koltuğunu koruması ardında da Menzil Cemaati vardı. Öyle ki, Recep Akdağ’ın Menzil Cemaati’nin lideri Abdulbaki Erol’la yaptığı telefon görüşmeleri de tartışmalara neden olmuştu.

Menzil Cemaati’nin Sağlık Bakanlığı’nı adeta tam anlamıyla ele geçirmesi üzerine,*****24 Haziran seçimleri sonrasında Sağlık Bakanlığı’na İskenderpaşa Cemaati’ne mensup Fahrettin Koca getirildi. Menzil’e karşı panzehir olarak Sağlık Bakanlığı’nın verildiği İskenderpaşa Cemaati’ne ilişkin de tartışmalar devam ediyor.

Sağlık Bakanlığı’ndaki Menzil-İskenderpaşa kavgasının yansımaları gün geçtikçe daha sık görülmeye başlandı.

2019-TUS sorularının sızdırıldığı yönündeki iddiaların merkezinde olan TUSDATA’nın kurucuları arasında yer alan Uzman Doktor Sami Selçukbiricik’in bağlantıları da dikkat çekiyor.

Uzman Doktor Sami Selçuk Biricik, TUSDATA’nın kurucusu olmasının yanı sıra, çeşitli illerde yapılan TUSDATA seminerlerine konuşmacı olarak katılıyor ve TUSDATA sitesinde köşe yazarlığı yapıyor.

Uz.Dr. Sami Selçukbiricik’in TUSDATA dışında da DUSDATA, Asfa ferda koleji gibi birçok kurumda çalışıyor.

İstanbul’da İskenderpaşa Cemaati’nin lideri Muhammed Nureddin Coşan’ın vakfettiği “Asfa Eğitim Vakfı” kurulmuştu.

8 Kasım 2014 tarihinde derneğin kuruluşu Resmi Gazete de yer aldı. Kurucusunun İskenderpaşa Cemaati’nin lideri Muhammed Nureddin Coşan olan Asfa Eğitim Vakfı’nın amacı Resmi Gazete de şöyle yer aldı:

“Vakıf’ın esas amacı; vakıf senedinin başlangıç kısmında belirtilen misyonu gerçekleştirecek faaliyetlerde bulunmaktır. Öğretim-eğitim hizmetleri yanında, sağlık, kültür, bilim, sanat, sosyal, çevre gibi kamu yükümlülüklerini azaltmaya katkıda bulunmak amacı ile kamu hizmetleri içerisinde yer alan hizmetleri gerçekleştirecek faaliyetlerde bulunmak. Vakıf’ın esas amacı çerçevesinde olmak üzere, özellikle halen Asfa Eğitim Kurumları olarak öğretim ve eğitim hizmetlerini sunmakta olan eğitim kurumları ile başlangıç kısmında belirtilen kurucunun ve /veya Prof. Dr. Mahmud Es’ad COŞAN’ın katkıda bulunduğu, kuruluşuna öncülük yaptığı, eserlerinin yayınlandığı basın-yayın kuruluşları; sosyal, kültürel, sanat ve sağlık alanlarındaki kuruluş ve projeleri başta olmak üzere vakıf amacı’na uygun faaliyetlerde bulunan tüm kuruluşları ve projeleri tüm yönleri ile desteklemek.”

Resmi Gazete de vakfın yönetim kurulu da yer aldı.

İskenderpaşa Cemaati’nin Asfa Eğitim Vakfı yönetim kurulunda, TUS sorularını sızdırdığı öne sürülen TUSDATA’nın kurucusu Sami Selçukbiricik’in adı da geçiyor.

Sami Selçukbiricik, İskenderpaşa Cemaati’nin Asfa Ferda Koleji Yönetim Kurulu Başkanı olarak da görev yaptı.

İşte tüm bu nedenlerle kimilerinin parmağı İskenderpaşacıları gösterirken, İskenderpaşacılar ise söz konusu sızıntıların kendilerine karşı bir başka cemaatin kimilerine göre Menzilcilerin kumpası olduğunu söylüyor.

Türkiye, cemaatlerin devlete yerleşmesi ile birlikte ÖSYM sınavlarında yaşanan hırsızlıkları geçmişte çok yaşadı.

Dün FET֒nün yaptığı sınav hırsızlıklarının sonucunda Türkiye hala bedel öderken, bugün devlete yerleştirilen başka cemaatler üzerinden yine aynı iddiaların konuşulması,*****“Ne zaman ders alacağız”*****sorularını da beraberinde getiriyor.

Fethi Yılmaz

Odatv.com

Haksiz mi
muhattap

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=247&d=1294296918

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=245&d=1294296571

drerk´isimli üyeden Alıntı http://www.stetuskop.com/images/buttons/viewpost.gif (http://www.stetuskop.com/showthread.php?p=34636#post34636)
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=246&d=1294296907

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=247&d=1294296918

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=245&d=1294296571
savcılık ?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=248&d=1294314732


şu an ki durum

bu baskıda samsanı ndediği güçlü yanlar ne derece etkili oldu?
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=659&d=1299335075

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=215&d=1293920233

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=608&d=1298755304

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=609&d=1298755323



http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=612&d=1298755396
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=613&d=1298755642

hazır muhatap kabul edilmişken:

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=216&d=1293920258


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=325&d=1295113614

3 saat sonra kritik kulis
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=240&d=1294226048


nasıl görüşme

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=653&d=1299332870

nasıl yani???????????????????

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=652&d=1299332856

mecburum

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=228&d=1293991295
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141



http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=542&d=1297707048

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=543&d=1297708008






maddi güçle öylemi?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=218&d=1293921743


yargıya müdahale?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=654&d=1299332909

Sami Bey ÖSYM'yi elinde oynatıyor (du)

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=214&d=1293920182




http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=318&d=1294852109





http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=220&d=1293921833

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=221&d=1293921853

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=222&d=1293921886


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=301&d=1294754853






http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=565&d=1297970575

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=567&d=1297970838


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=235&d=1293993753

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=212&d=1293916486


samsa ???? Sema Sami

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=218&d=1293921743

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=219&d=1293921818

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=220&d=1293921833

drsvc yaptı mı yapmadı mı?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=221&d=1293921853

insaf sahibi bir vatandaş sema

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=222&d=1293921886

Dogru
Hukuksimit eşkal i vermiş daha ilerisi var mı

Kayıtsız Üye
03-26-2017, 11:03
Mahkeme: ÖSYM'nin yaptığı sınava saatle girmek, iptal gerekçesi olmamalı
AVUKAT Mustafa Demirbağ, hakim ve savcı adaylığı sınavına kol saati ile katıldığı için sınavı geçersiz sayılınca dava açtı. Ankara 5. İdare Mahkemesi, kol saati yasağının kopya çekmeyi engelleme amacı taşıdığını ancak Demirbağ'ın kopya çektiğine ilişkin tespitte bulunulmadığını belirterek, avukatı haklı buldu. Demirbağ şimdi sınav sonucunun açıklanmasını ve mülakata davet edilmeyi bekliyor.
26 Mart 2017 08:32
Mahkeme: ÖSYM'nin yaptığı sınava saatle girmek, iptal gerekçesi olmamalı


Hürriyet'ten İsmail Saymaz'ın haberine göre, Ankara'da 20 yıldır avukatlık yapan Demirbağ, 24 Aralık 2016'da düzenlenen avukatlar için adli yargı hakim ve savcı adaylığı yazılı sınavına girdi. 45 yaşındaki Demirbağ, yaş sınırı gereği son kez başvurma hakkı olduğu bu sınava kol saati ile katıldı. Sınav başladıktan yarım saat sonra görevliler, Demirbağ'ın kolundaki saati fark etti. 'Adayların ve Sınav Görevlilerinin Sınav Binalarına Giriş Koşullarına İlişkin Yönetmelik' gereğince adayların saat ile sınava girmesi açık şekilde yasaklandığından bu durum tutanak altına alındı. Ancak Demirbağ'ın sınava devam etmesi kararlaştırıldı. ÖSYM ise 13 Ocak'ta Demirbağ'ın sınavını geçersiz saydı. Demirbağ da işlemin iptali için dava açtı.

Ankara 5. İdare Mahkemesi, 23 Şubat'ta emsal bir karar vererek Demirbağ'ı haklı buldu.

KOPYA TESPİTİ YOK



Kararda, özetle şöyle denildi: "Amacın sınava katılanların bilgi ve emeklerinin dışında başka yollarla sonuca gitmesini, kopya çekmesini engellemek olduğu dikkate alındığında, bu amaca götürecek yol ve yöntemler ile aksine davranışın tespit edildiği hallerde uygulanacak hukuki yaptırımların ölçülü olması gerekir. Bu nedenle, kopya çekildiği yönünde belirleme yapılmadan, sadece yasaklanan belirli objelerin sınav salonuna sokulduğunun tespiti üzerine sınavın geçersiz sayılması ölçülülük ilkesi ile bağdaşmamaktadır. Salt saat ile sınava girmiş olması dışında, kopya çektiğine veya sınav sonucunun objektif olarak değerlendirilmesini engelleyecek şekilde hal ve hareketler içerisinde olduğuna ilişkin bir tespit bulunmayan davacının sınavının geçersiz sayılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmaktadır."

EMSAL NİTELİKTE KARAR

İşlemi iptal eden mahkeme, yargılama ücretlerinin ÖSYM'ce ödenmesine hükmetti. Demirbağ, bu karar gereğince ÖSYM'nin sınav sonucunu açıklamasını, HSYK'nın da kendisini mülakata çağırması gerektiğini ifade etti. Yaşı gereği son kez sınava girme hakkının da elinden bu yolla alındığını anlatan Demirbağ, "Kolumda saati unutmuşum gibi bir gerekçeyle sınavımın iptal edilmesi saçma bir karardı. Kamera görüntüleri incelendiğinde kopya çekmediğim görülüyor. Bu, emsal bir karardır" dedi

Kayıtsız Üye
07-18-2017, 18:11
News Slider
Türkiye
KPSS davalarında ilk karar
18 Temmuz 2017 16:13
SIRADAKİ HABER
TÜRKİYE 18 Temmuz 2017 16:13
318 0
Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi, iptal edilen 2010 KPSS ile bağlantılı olarak, ÖSYM'nin Soru Hazırlama Biriminde görevli 3 kişiyi, FETÖ üyesi olmak suçlarından 14 yıl 3'er ay hapis cezasına çarptırdı.
Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi, iptal edilen 2010 KPSS ile bağlantılı olarak, ÖSYM'nin Soru Hazırlama Biriminde görevli 3 kişiyi "Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyesi olmak", "resmi belgede zincirleme sahtecilik" ve "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına zincirleme dolandırıcılık" suçlarından 14 yıl 3'er ay hapis cezasına çarptırdı.

Karar duruşmasına tutuklu sanıklar İbrahim Kan ve İbrahim Usta, tutuksuz sanık Şule Ülker ile sanık ve müdahil avukatları katıldı.

Sanıklar, esas hakkındaki savunmalarında suçlamaları kabul etmeyerek, beraat talebinde bulundular.

Mahkeme heyeti, sanıkların son sözlerini de aldıktan sonra hükmü açıkladı.

Buna göre sanıklardan Kan, Usta ve Ülker, "silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçundan 7 yıl 6'şar ay, "terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde resmi evrakta sahtecilik" suçundan 3'er yıl ve "kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık" suçundan 3 yıl 9'ar ay olmak üzere toplam 14 yıl 3'er ay hapis cezasına mahkum edildi.

Hapis cezasının yanında "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçunun oluşturduğu zarar nedeniyle sanıklardan Usta 54 bin 20 lira, Kan 296 bin 40 lira, Ülker ise 198 bin 220 lira adli para cezasına çarptırıldı.

Sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanmadı.

İddianame

KPSS soruşturmaları kapsamında açılan üçüncü davanın iddianamesinde, soruşturma sırasında, ÖSYM'den "kurumda çalışan personel ile yakınlarının girdiği sınavların detaylı araştırılmasının" istendiği, inceleme sonucunda kurumda çalışan 3 ve personel yakını 6 kişi hakkında detaylı inceleme yapıldığı anlatıldı.

Sanıklardan, herhangi bir sınavın hazırlık aşamasında görev almayan, sadece şekilli soruları çizen Kan'ın, sözel ağırlıklı öğrenimine rağmen 2010 KPSS genel yetenek testinde 54 doğru bir yanlış, genel kültür testinden 39 doğru 3 yanlış yaptığına işaret edilen iddianamede, bu sınavdaki öğretmenlik alan bilgisi testinde 120 sorunun 115'ini doğru yanıtlarken, tekrarlanan sınavda sadece 37 doğru cevap verebilmesinin kuşkulu bulunduğu vurgulandı.

Sanık Kan'ın 2006, 2010, 2011 ve 2012 ALES sonuçlarının çok düşük olmasının da kuşkuları desteklediği kaydedilen iddianamede, Kan'ın, 2010'daki başarısının normal olmadığı ifade edildi.

Sanık Ülker'in de 2008 ve 2009 KPSS genel kültür testlerinde 6 ve 4 doğru cevapları bulunurken, soruşturulan 2010 KPSS'deki aynı testte 50 doğruya ulaştığı, aynı sınavın genel yetenek testinde 60 sorunun tamamını doğru yaptığı belirtilen iddianamede, "İptal edilen öğretmenlik alan bilgisi sınavında da 120 soruda 112 doğru cevaba ulaşması da 2008'de 33 ve 2009'da 37 doğru cevabı olması karşısında normal kabul edilmemiştir. İptal edildikten sonra tekrarlanan öğretmenlik alan bilgisi sınavında 120 soruda 69 doğru cevapta kalması, 2010 sonuçlarını çok daha kuşkulu hale getirdiğinden, 2010 KPSS testlerindeki başarısının normal olmadığı değerlendirilmiştir." denildi.

Sanık Usta'nın ise "kendisinin ve yakının girdiği sınavlar dışındaki" sınavların sadece fizikle ilgili sorularının hazırlık aşamasında görev yaptığı bildirilen iddianamede, Usta'nın mezkur sınavda 100 ve üzeri net yapan 9 şüpheliyle telefon görüşme kayıtlarının tespit edildiği, bu 9 şüphelinin de diğer 73 şüpheli ile telefon görüşmelerinin bulunduğu, kendisinin ve irtibatlı olduğu kişilerin de kendi aralarında çok sayıda banka para transferi olduğu bildirildi.

AA

Kayıtsız Üye
07-18-2017, 21:01
News Slider
Türkiye
KPSS davalarında ilk karar
18 Temmuz 2017 16:13
SIRADAKİ HABER
TÜRKİYE 18 Temmuz 2017 16:13
318 0
Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi, iptal edilen 2010 KPSS ile bağlantılı olarak, ÖSYM'nin Soru Hazırlama Biriminde görevli 3 kişiyi, FETÖ üyesi olmak suçlarından 14 yıl 3'er ay hapis cezasına çarptırdı.
Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi, iptal edilen 2010 KPSS ile bağlantılı olarak, ÖSYM'nin Soru Hazırlama Biriminde görevli 3 kişiyi "Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyesi olmak", "resmi belgede zincirleme sahtecilik" ve "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına zincirleme dolandırıcılık" suçlarından 14 yıl 3'er ay hapis cezasına çarptırdı.

Karar duruşmasına tutuklu sanıklar İbrahim Kan ve İbrahim Usta, tutuksuz sanık Şule Ülker ile sanık ve müdahil avukatları katıldı.

Sanıklar, esas hakkındaki savunmalarında suçlamaları kabul etmeyerek, beraat talebinde bulundular.

Mahkeme heyeti, sanıkların son sözlerini de aldıktan sonra hükmü açıkladı.

Buna göre sanıklardan Kan, Usta ve Ülker, "silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçundan 7 yıl 6'şar ay, "terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde resmi evrakta sahtecilik" suçundan 3'er yıl ve "kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık" suçundan 3 yıl 9'ar ay olmak üzere toplam 14 yıl 3'er ay hapis cezasına mahkum edildi.

Hapis cezasının yanında "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçunun oluşturduğu zarar nedeniyle sanıklardan Usta 54 bin 20 lira, Kan 296 bin 40 lira, Ülker ise 198 bin 220 lira adli para cezasına çarptırıldı.

Sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanmadı.

İddianame

KPSS soruşturmaları kapsamında açılan üçüncü davanın iddianamesinde, soruşturma sırasında, ÖSYM'den "kurumda çalışan personel ile yakınlarının girdiği sınavların detaylı araştırılmasının" istendiği, inceleme sonucunda kurumda çalışan 3 ve personel yakını 6 kişi hakkında detaylı inceleme yapıldığı anlatıldı.

Sanıklardan, herhangi bir sınavın hazırlık aşamasında görev almayan, sadece şekilli soruları çizen Kan'ın, sözel ağırlıklı öğrenimine rağmen 2010 KPSS genel yetenek testinde 54 doğru bir yanlış, genel kültür testinden 39 doğru 3 yanlış yaptığına işaret edilen iddianamede, bu sınavdaki öğretmenlik alan bilgisi testinde 120 sorunun 115'ini doğru yanıtlarken, tekrarlanan sınavda sadece 37 doğru cevap verebilmesinin kuşkulu bulunduğu vurgulandı.

Sanık Kan'ın 2006, 2010, 2011 ve 2012 ALES sonuçlarının çok düşük olmasının da kuşkuları desteklediği kaydedilen iddianamede, Kan'ın, 2010'daki başarısının normal olmadığı ifade edildi.

Sanık Ülker'in de 2008 ve 2009 KPSS genel kültür testlerinde 6 ve 4 doğru cevapları bulunurken, soruşturulan 2010 KPSS'deki aynı testte 50 doğruya ulaştığı, aynı sınavın genel yetenek testinde 60 sorunun tamamını doğru yaptığı belirtilen iddianamede, "İptal edilen öğretmenlik alan bilgisi sınavında da 120 soruda 112 doğru cevaba ulaşması da 2008'de 33 ve 2009'da 37 doğru cevabı olması karşısında normal kabul edilmemiştir. İptal edildikten sonra tekrarlanan öğretmenlik alan bilgisi sınavında 120 soruda 69 doğru cevapta kalması, 2010 sonuçlarını çok daha kuşkulu hale getirdiğinden, 2010 KPSS testlerindeki başarısının normal olmadığı değerlendirilmiştir." denildi.

Sanık Usta'nın ise "kendisinin ve yakının girdiği sınavlar dışındaki" sınavların sadece fizikle ilgili sorularının hazırlık aşamasında görev yaptığı bildirilen iddianamede, Usta'nın mezkur sınavda 100 ve üzeri net yapan 9 şüpheliyle telefon görüşme kayıtlarının tespit edildiği, bu 9 şüphelinin de diğer 73 şüpheli ile telefon görüşmelerinin bulunduğu, kendisinin ve irtibatlı olduğu kişilerin de kendi aralarında çok sayıda banka para transferi olduğu bildirildi.

AA

Güzel gelişmeler

Kayıtsız Üye
11-13-2017, 20:32
BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz
Bekliyoruz ama ÖSYM de bu ilişkiler normal



Geç kalma falan yok, zararın neresinden dönersen kardır. Bundan 7-8 kadar yıl önceydi. 5-6 defa girdiğim ÜDS lerden 50-60 arası alıp duruyordum. Meşhur bir TUS dersanesinin Meşhur bir sahibi -ki iyi İngilizce bilmesi ile de tanınır- yerime ÜDS ye girebileceğini söyledi. "Sen de sarışın gözlüklüsün ben de, kimse anlamaz bile, ben böyle çok kişiye ÜDS-KPDS kazandırttım" dedi. Tabi teklifini "bütün akademik hayatımı b.k çukurunun üzerine bina edemem" diyerek reddettim. 1-2 sınav daha sürünüp kendim 71'imi aldım. Eğer yakalanırsa "sevgili JOKER abimin" aleyhine tanıklık ederim.
Allah islah etsin, bir adamın her işi mi YAMUK olur ya?

BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük (MİLLİYET, AKİT) gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı (SINAVLARI) ile ilgili asılsız iddialarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı (?) mahiyette açık mektup yazan bir grup isim (Alp KARATAŞ Uz.Dr. Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK), ÖSYM'yi ağır suçlamalarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.

Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.

ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde (?) mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir. (?)

İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı(SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir, ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır, ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez (? Kuruma mı adaya mı ?).

Söz konusu ilan, ticari malzemesi (?) giderek tükenen (?) bir TUS hazırlık dersanesinin (TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) organizasyonu (?)olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur (?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MEZKUR DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?)) dershanenin (DERSANE) bu saldırılarını(?) yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin (RIZA ABİ Mİ ? RIZA ERÖKSÜZ ABİ DERSANE İDARECİSİ DEĞİL ) , bu deshaneye (DERSANE) bir şekilde bağlı kişileri ( Alp KARATAŞ Uz.Dr.Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK ) organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde (?) malum(?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MALUM DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) )dershane (DERSANE) sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin (Uz.Dr. Ahmet ERKEK ?, Uz.Dr.Sami SELÇUKBİRİCİK ?, Prof.Dr. Dr. Sema SELÇUKBİRİİCK, Dr. İdris ŞAHİN ? Dr. İlker Ulaş SUNGUR ?, Dr. Gökhan ERSOY, Fatih SELÇUKBİRİCİK?, Ercan ÖZTÜRK? Emrah KABATAŞ? Salih AYDIN? Osman ERER?, Tolga BİÇER? Mehmet Ali Gülçelik ? Anıl ÇUBUKÇU? Şadin Balsak?, Ahmet Cevdet Çitoğlu?, Murat Erkeçoğlu?) de eski bir tarihte (Tarihlerde?) başkasının (başkalarının?) yerine (?) sınava girdiği tespit edilmiş (?), ancak başlatılan soruşturma (?) zaman aşımı (?) dolayısıyla akim (?) kalmıştır.

ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.

Adaylara ve kamuyouna (KAMUOYUNA) duyurulur.


Hiç etik değil de suç. Ösym tarafından korunuyorlar gibi gibi gibi

ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, son 10 yılda yapılan sınav sonuçlarına yönelik detaylı incelemeler yapmak üzere Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi kurduklarını bildirdi

13 Kasım 2017 20:00

ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, yaptığı açıklamada, yeni kurdukları Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi'de ÖSYM tarafından son 10 yılda yapılan tüm sınavların masaya yatırılacağını açıkladı. Birimin her bir sınavla ilgili çok sayıda farklı analizi gerçekleştireceğini belirten Özer, şunları kaydetti: "Bu bağlamda her bir sınav için tüm sınav merkezlerine yönelik derinlemesine olağan dışılık analizi yapılacak. Aynı zamanda biyometrik analiz yaparak bir adayın yerine başka birinin sınava girip girmediğini tespit edebileceğiz. Söz konusu birim, ihbarları değerlendireceği gibi her bir adaya yönelik kapsamlı analizler yaparak olağan dışı bulguları tespit edecek. Birimde, her bir adayın girmiş olduğu aynı tip sınavlarda sınav sonuçları değerlendirilecek ve olağan dışı bir bulguya rastlanması halinde adayların eşdeğer sınava çağrılması için gerekli süreç de yönetilecek."

OLAĞAN DIŞI BİR DURUMDA SUÇ DUYURUSUNDA BULANACAĞIZ

Özer, söz konusu birimin ilk olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturmalara konu sınavları analiz etmeye başladığını vurguladı. Analizlerin kasım ayı sonu itibarıyla bitirileceğini açıklayan Özer, "Sonra soruşturma olup olmadığına bakmaksızın son 10 yılın tüm sınavlarının olağan dışılık raporlarını hazırlayacağız. Olağan dışı bir durum tespit edilmesi durumunda suç duyurularında bulunacağız." dedi.

BİRİM, 34 JOKER BELİRLEDİ

ÖSYM Başkanı Mahmut Özer, süreçte elde edecekleri bulgulara bağlı olarak 10 yıllık inceleme süresini de genişletebileceklerine işaret etti. Birime bağlı komisyonların çalışmaları sonucunda şu ana kadar 34 joker aday belirlediklerini ifade eden Özer, "43 adayın sınav sonuçlarını iptal ettik ve toplam 77 kişi ile ilgili suç duyurusunda bulunduk. Ayrıca 21 adayı eşdeğer sınava çağırdık. Eşdeğer sınava katılan 6 adaydan 3'ünün sınavı geçersiz sayıldı. Sınav güvenliğine yönelik çalışmalarımız devam ediyor." bilgisini verdi.

Anadolu Ajansı

Kayıtsız Üye
11-16-2017, 06:30
BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz
Bekliyoruz ama ÖSYM de bu ilişkiler normal



Geç kalma falan yok, zararın neresinden dönersen kardır. Bundan 7-8 kadar yıl önceydi. 5-6 defa girdiğim ÜDS lerden 50-60 arası alıp duruyordum. Meşhur bir TUS dersanesinin Meşhur bir sahibi -ki iyi İngilizce bilmesi ile de tanınır- yerime ÜDS ye girebileceğini söyledi. "Sen de sarışın gözlüklüsün ben de, kimse anlamaz bile, ben böyle çok kişiye ÜDS-KPDS kazandırttım" dedi. Tabi teklifini "bütün akademik hayatımı b.k çukurunun üzerine bina edemem" diyerek reddettim. 1-2 sınav daha sürünüp kendim 71'imi aldım. Eğer yakalanırsa "sevgili JOKER abimin" aleyhine tanıklık ederim.
Allah islah etsin, bir adamın her işi mi YAMUK olur ya?

BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük (MİLLİYET, AKİT) gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı (SINAVLARI) ile ilgili asılsız iddialarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı (?) mahiyette açık mektup yazan bir grup isim (Alp KARATAŞ Uz.Dr. Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK), ÖSYM'yi ağır suçlamalarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.

Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.

ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde (?) mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir. (?)

İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı(SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir, ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır, ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez (? Kuruma mı adaya mı ?).

Söz konusu ilan, ticari malzemesi (?) giderek tükenen (?) bir TUS hazırlık dersanesinin (TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) organizasyonu (?)olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur (?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MEZKUR DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?)) dershanenin (DERSANE) bu saldırılarını(?) yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin (RIZA ABİ Mİ ? RIZA ERÖKSÜZ ABİ DERSANE İDARECİSİ DEĞİL ) , bu deshaneye (DERSANE) bir şekilde bağlı kişileri ( Alp KARATAŞ Uz.Dr.Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK ) organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde (?) malum(?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MALUM DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) )dershane (DERSANE) sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin (Uz.Dr. Ahmet ERKEK ?, Uz.Dr.Sami SELÇUKBİRİCİK ?, Prof.Dr. Dr. Sema SELÇUKBİRİİCK, Dr. İdris ŞAHİN ? Dr. İlker Ulaş SUNGUR ?, Dr. Gökhan ERSOY, Fatih SELÇUKBİRİCİK?, Ercan ÖZTÜRK? Emrah KABATAŞ? Salih AYDIN? Osman ERER?, Tolga BİÇER? Mehmet Ali Gülçelik ? Anıl ÇUBUKÇU? Şadin Balsak?, Ahmet Cevdet Çitoğlu?, Murat Erkeçoğlu?) de eski bir tarihte (Tarihlerde?) başkasının (başkalarının?) yerine (?) sınava girdiği tespit edilmiş (?), ancak başlatılan soruşturma (?) zaman aşımı (?) dolayısıyla akim (?) kalmıştır.

ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.

Adaylara ve kamuyouna (KAMUOYUNA) duyurulur.


Hiç etik değil de suç. Ösym tarafından korunuyorlar gibi gibi gibi

ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, son 10 yılda yapılan sınav sonuçlarına yönelik detaylı incelemeler yapmak üzere Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi kurduklarını bildirdi

13 Kasım 2017 20:00

ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, yaptığı açıklamada, yeni kurdukları Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi'de ÖSYM tarafından son 10 yılda yapılan tüm sınavların masaya yatırılacağını açıkladı. Birimin her bir sınavla ilgili çok sayıda farklı analizi gerçekleştireceğini belirten Özer, şunları kaydetti: "Bu bağlamda her bir sınav için tüm sınav merkezlerine yönelik derinlemesine olağan dışılık analizi yapılacak. Aynı zamanda biyometrik analiz yaparak bir adayın yerine başka birinin sınava girip girmediğini tespit edebileceğiz. Söz konusu birim, ihbarları değerlendireceği gibi her bir adaya yönelik kapsamlı analizler yaparak olağan dışı bulguları tespit edecek. Birimde, her bir adayın girmiş olduğu aynı tip sınavlarda sınav sonuçları değerlendirilecek ve olağan dışı bir bulguya rastlanması halinde adayların eşdeğer sınava çağrılması için gerekli süreç de yönetilecek."

OLAĞAN DIŞI BİR DURUMDA SUÇ DUYURUSUNDA BULANACAĞIZ

Özer, söz konusu birimin ilk olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturmalara konu sınavları analiz etmeye başladığını vurguladı. Analizlerin kasım ayı sonu itibarıyla bitirileceğini açıklayan Özer, "Sonra soruşturma olup olmadığına bakmaksızın son 10 yılın tüm sınavlarının olağan dışılık raporlarını hazırlayacağız. Olağan dışı bir durum tespit edilmesi durumunda suç duyurularında bulunacağız." dedi.

BİRİM, 34 JOKER BELİRLEDİ

ÖSYM Başkanı Mahmut Özer, süreçte elde edecekleri bulgulara bağlı olarak 10 yıllık inceleme süresini de genişletebileceklerine işaret etti. Birime bağlı komisyonların çalışmaları sonucunda şu ana kadar 34 joker aday belirlediklerini ifade eden Özer, "43 adayın sınav sonuçlarını iptal ettik ve toplam 77 kişi ile ilgili suç duyurusunda bulunduk. Ayrıca 21 adayı eşdeğer sınava çağırdık. Eşdeğer sınava katılan 6 adaydan 3'ünün sınavı geçersiz sayıldı. Sınav güvenliğine yönelik çalışmalarımız devam ediyor." bilgisini verdi.

Anadolu Ajansı

Kayıtsız Üye
11-18-2017, 07:36
*****

Mesajlar: n/a

Uz.Dr. Sami Selçukbiricik yazıları

http://www.tus.com/29625/osymye-acik-mektup
ÖSYM’ye AÇIK MEKTUP-1
“Adaleti olmayanın asaleti de olmaz”
(10 Eylül 2013)
Sayın ÖSYM Başkan ve Yetkilileri,

Size; pek çok kursiyeri 7 ve 8 Eylül 2013’te DUS ve TUS’a girmiş olan bir kurum olarak açıktan ve MERTÇE yazıyoruz. Bilin ki; sadece para peşinde koşan bir kurum olsaydık etliye sütlüye bulaşmaz, kazandığımız paranın keyfini yaşamaya bakardık. Bu ülkede korkmadan doğru sözü söyleyen mertlerin hala var olduğunu yeni nesillere -örnek olarak- göstermeyi kendimize vazife biliyoruz.

Son 4 yıldır (göreve geldiğinizden beri) sınavlarınıza giren hekim ve diş hekimleri ile sürekli bir sürtüşme ve didişme psikolojisi içindesiniz:

• Sanki; karizmanız ve itibarınız çok zedelenecekmiş gibi bir ruh hali ile, hekimlerin sorulara itiraz etmelerine bozuluyor,

• Bizim gibi kurumların kursiyerlerine rehberlik etmelerini “ÖSYM’ye karşı kışkırtıcı eylemler” olarak niteliyor,

• Soruları iptal ederken “En ufak bir şüphe olan soruyu bile iptal edelim” diye düşünerek bir tek vatan evladının bile mağdur olmasını engellemek yerine tüm savunma mekanizmalarını kullanarak mümkün olan en az soru iptali ile “Hekimlerin çenesini kapama” yolunu seçiyorsunuz.

Hatta; iptal etmediğiniz ama “kesin olarak yanlış olan” sorular için hekimler yargıya başvurduğunda da bakanlık ve yargı üzerinde inanılmaz baskılar kurmaya çalıştığınız da kulaktan kulağa yayılıyor. Çok üzücüdür ki herkes buna inanıyor.

Tüm bunlara rağmen yargı soruları iptal ettiğinde de küçük bir özrü bile muhataplarınızdan esirgiyorsunuz.

Bütün bu olanlar o kadar ağırınıza gitmiş olacak ki; mevcut meclisi ikna ederek soruları yayınlamamak için kanun çıkarttınız. Emin olun ki, size tam olarak güvenip de yasayı meclisten geçiren yöneticilerimiz, talep ettiğiniz kanun değişikliği ile sınava girenlerin hak arama özgürlüğünün tamamen kısıtlandığını bilselerdi böyle bir kanunu geçirmezlerdi. Bugün bile bilseler tekrar düzelteceklerinden emin olabilirsiniz. Size tanınan krediye güvenip sonuna kadar “güç zehirlemesi“ne girmek, haklı olduğunuz anlamına mı gelir?

Mutlaka bilmeniz gereken bir başka nokta daha var ki; hangi önlemi alırsanız alın eninde sonunda sorular ortaya çıkacaktır. Çünkü doktorların hafızası hafife alınamayacak kadar güçlüdür. Böylece, arkasına sığındığınız “soru bankası oluşturmak” ve “Gizlilik” gerekçelerinin gerçekte bir karşılığının olmadığı çok yakında zaten ortaya çıkacaktır. Sonuçta ortaya tam bir “Devekuşu Sendromu”nun çıkması kaçınılmazdır.

Şimdi soruları yayınlamadığınızı varsayalım:

1. Sınava girenler; anayasal hakları olan “Hak arama özgürlüğünü” nasıl kullanacaklar?

2. Bazı soruların yanlış olduğunu düşünenler, neye dayanarak itiraz edecekler? Soruyu hatırlayamayabileceklerine HATTA doğru cevabın ne olduğunu bilmediklerine göre HANGİ DAYANAĞA GÖRE itiraz edecekler?

3. Siz; soruları açıklamadığınızda ve yanlış-doğru belli olmadan sonuçları ve yerleştirmeleri açıkladığınızda ADALET tecelli etmiş olacak mıdır?

4. Yargıya başvuranlar, Anayasa Mahkemesinden yasanın iptalini sağlayanlar, 10-15 ay sonra bilirkişi raporlarıyla bazı soruları iptal ettirenler çıkarsa insanların yüzüne NASIL bakacaksınız?

5. Size güvenip de arkanızda duran değerli devlet büyüklerimiz, uğraştıkları onca dahili ve harici sorunlara bir de sizin yol açtığınız bu sorunun eklendiğini fark ettiklerinde ne hissedeceksiniz? Size güvenen yöneticilere bu “dost kazığı“nı atma hakkınız var mı?

Daha bir TUS önce 8 (Sekiz) hatalı soruyu RESMEN İPTAL etmediniz mi? Aralık 2010 TUS’unda inatlaşıp iptal etmediğiniz 5 soru yargı yoluyla iptal edilmedi mi? 19 ay sonra herkesin yerleştirilmesi değişmedi mi? O gün yeri değişenlerin sizin hakkınızdaki duygularını hiç düşünmediniz mi? Biz “hatasız soru soruyoruz” diyebilir misiniz?

“Güç” hatta “zor” kullanarak soruları açıklamayıp insanların hak arama özgürlüğünü kısıtlamak ZULÜM’dür ve ZULÜM aslında, tarih boyunca çaresiz ve küçük insanların başvurduğu bir yol olmuştur.*****

Sorumlu olduğunuz bu insanlara karşı SORULARI AÇIKLAYIN ki,

• Size, “vicdansız” diyenler utansınlar,

• Size, “adaletsizlik umurlarında değil” diyenler hakkınızı teslim etsinler,

• Size, “özür bile dilemeyen yüzsüzler” diyenler sizden özür dilesinler,

• Size, “ülkeyi ve adaleti değil sadece kendi ikballerini düşünüyorlar” diyenler artık ülkeyi ve adaleti öncelediğinizi de konuşsunlar.

• Size güvenen ve bin bir derdi olan yöneticilerimize gereksiz, saçma ve yeni bir dert açmayın.

• Açıklayın ki, yarın adaletsizlik ortaya çıkarsa insanlara beddua hakkı vermeyin. Beddua; kendi elinizle davet edeceğiniz son şey olsun. Mazlumun âhı, aheste aheste çıkarmış derler.

İsterseniz; anladığınızı düşündüğünüz bir başka dilden konuşalım:

Eğer, Cuma namazına gidiyorsanız iyi bilirsiniz; imam, hutbeyi bitirirken Kur’an’dan bir ayet okur: “Muhakkak ki Allah ADALETİ, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder…”

Şimdi önünüzde iki seçenek var:

1. Hakkı ve Adaleti -acı gelse de- söylediğimize kanaat getirip soruları açıklar, itirazlara imkan tanır ve şüpheli her soruyu hiç tereddüt etmeden iptal eder adil olursunuz.

2. Daha önce defalarca yaptığınız gibi, nefsinize yenik düşüp soluğu en yakın savcılıkta alır bizimle ilgili yeni bir suç duyurusunda bulunursunuz.

Biz; ölümden sonraki ilahi adalete sunulmak üzere yüz akı ile belgelerimizi mütemadiyen hazırlıyoruz. Ya Siz?

#direnMEösym
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK


http://www.tus.com/29845/osymye-acik-mektup-2
ÖSYM’ye AÇIK MEKTUP – 2

“Şecaat arz ederken merd-î kıpti, sirkatin söylermiş”

(19 Eylül 2013)

Sayın ÖSYM Başkan ve Yetkilileri,

Her türlü baskıya, haklı talebe ve yazılı isteklere rağmen Eylül 2013 TUS ve DUS sorularını açıklamadınız.

“Elektronik sınav hazırlığı”, “Soru bankası oluşturma”… gibi gerekçelerin kimseye inandırıcı gelmediğini siz de bilirsiniz. İnsanlara yapılacak en yanlış şeylerden biri “onları aptal yerine koymak”tır.

Dünyanın hiçbir yerinde sınavların açıklanmadığından dem vurmuşsunuz.

Bilmiyorsanız söyleyelim:

1. USMLE gibi sınavlarda hatalı soru ZATEN sorulmaz, sorular çok ciddi kontrollerden geçirilir.

2. O sınavlar “eleme-seçme sınavı” yani yarışmalı sınav değil, kişiye özgü baraj sınavıdır.

Soruların %10’unu açıklamışsınız. İki soruyu da iptal edildiği için açıklamışsınız. Güya şecaat arz etmişsiniz.

Bu nasıl bir şecaat arz etme ki, açıkladığınız 26 sorudan tam 5 tanesi açıkça yanlış ve iptal edilmeli. 26 soruda bile kusurunuzu (sirkatinizi) açığa vurmuşsunuz.

Lütfen, şimdi aşağıdaki iki linke tıklayın; hem açıkladığınız hem de açıklamadığınız sorulardaki bazı hataları görün.

Açıkladığınız sorulardan seçilmiş bazı hatalı soruların linki

Açıklamadığınız sorulardan seçilmiş bazı hatalı soruların linki

Hangi akıl sahibine sorsanız, bu soruların hatalı olduğunu teyid edecektir.

“Hatalı soru sormak mümkündür, en ufak şüpheli bir soru bile varsa iptal eder, herkesin o soruları doğru yaptığını kabul ederiz.” diyebilmek bu kadar mı zor?

Hatada ısrar etmek erdem değildir. Kişi kara lekeyi alnına kendisi sürermiş. Hatada ısrar edenlerin öncüsü, ısrarından dolayı cennetten kovulan şeytandır.

Lütfen; Allahtan korkun ve

1. Kalbinizi temizleyin, iyi niyetli olun ve soruları derhal açıklayın, insanlara itiraz için ek süre verin.

2. En ufak bir şüphe olan soruları bile iptal edin, can yakmayın, beddua almayın.

3. Bundan sonraki sınavlarda hatasız soru hazırlamak için tüm prosedürlerinizi gözden geçirin ki bizim gibi kurumlara söz söyleme fırsatı vermeyin.

4. Bu ülkenin vergilerinden maaş alıyorsunuz, bu ülkenin insanlarına ve haklarına saygı duyarak ADİL OLUN ki kurtulasınız, evinize haram para götürmeyin.

Eğer, bütün bunlara rağmen hatanızda ısrar ederseniz yaptığınızın adı ZULÜM olacaktır ve zulüm ile kimse âbâd olmamıştır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6079/bir-iyilik-hareketi
Bir “İYİLİK” Hareketi
(07 Ekim 2011)
Bir ilkokul öğretmeninin çocuğu olarak doğmuşum. Annem ev hanımı…

Üç kardeş olduğumuz için ve hepimiz okuduğumuz için babam hep ek iş yapmak zorunda kalmış: ziraatle uğraşmış, tavukçuluk yapmış, olmamış… Arıcılık kurslarına gitmiş, arıcı olmuş.Hafta sonlarında ve yaz tatillerinde hep arıcılık yapmış, tam 55 yaşına kadar… Yani ben Tıp fakültesi 5. sınıfa başlayana dek… Sonrasında artık benim de boş yaz tatilim olamayacağı için emekli olmuş, hem öğretmenlikten, hem de arıcılıktan…

Ben de 5 yaşımdan beri hep babamın yanında oldum. Tıp fakültesi 5. sınıfa başlayana dek tüm yaz tatillerimi çadırda babamla birlikte arıcılık yaparak geçirdim, kendi yemeğimizi de kendimiz yaptık, kendi çamaşırımızı da kendimiz yıkadık.
Yokluğun ve borcun sıkıntısını da, alın teriyle çalışıp kazanmanın keyfini de yaşayarak öğrendim.

Bu ülkenin bir varlığıyım, en sade tabiriyle sizin içinizden biriyim.

Kader; önüme bir fırsat açtı ve TUSDATA kuruldu. Yıllar boyu arı gibi çalışıp ülkenin dört bir yanına yayılmış bir kurum haline geldi. Bu kurumdaki herkes işini en iyi şekilde yapmak için sürekli çalıştı. İşimiz TUS kazandırmaktı ve on binlerce doktor bizimle TUS kazandı, memnun oldu ki hep meslektaşlarına önerdi.

Kurumsal yapımız olgunlaşıp, sağlam zemine ulaşınca da kendi ülkemizin evlatlarına “sosyal sorumluluk” gereği bir proje olgunlaştırdık:

Tıp fakültelerinin 2., 3., 4. ve 5. sınıflarının iyi çalışan derecelerini, sosyal ve bilimsel faaliyet gösteren kulüplerin liderlerini, sınıfların gerçekte hizmetkârı olan amfi başkanlarını… vs. içeren YAYGIN bir proje oluşturduk. İstedik ki; bu gençlerimizin pek çok kitap ihtiyacını karşılayalım, şubelere derslere giden hocalarımızla bu gençleri düzenli şekilde buluşturalım ve daha iyi bir hekimlik ile daha iyi bir sınav hazırlığı konusunda yüreklendirip rehberlik yapalım. Sınıflarına uygun şekilde derslerimize ücretsiz alalım… vs., vs.

Adını da “GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBܔ koyduk ki heyecan versin, motive etsin…

Tüm ülkeyi hesap ettiğimizde her dönem için 600’er kişiden toplamda yaklaşık 2400 kişiye her yıl bu hizmeti vermek bize yıllardır gurur verdi. Toplumun her renginden insan oldu bu kulübümüzde. Onlar bizi ve yapmak istediklerimizi anladılar. Ve; kim ne derse desin, bu tam bir İYİLİK HAREKETİ oldu. Bu yolda yürürken, seçimlerimizde ya da uygulamalarımızda çok küçük aksaklıklar olsa bile hemen düzeltip iyi niyetle yolumuza devam ettik.

Uzun yıllardır sektörünün lider kurumu olabilmenin ve “güvenilir” kalabilmenin ne kadar güç olduğunu tahmin etmek hiç de zor değil.

Sürekli size saldırılır, kara propagandalar yapılır. Çünkü aynı sektörde ama sizin kadar başarılı olamayan birilerinin maddi menfaati için yıpratılmanız gerekir, en azından onlar tek yolun bu olduğunu düşünürler.

Hocalarımıza, notlarımıza, eğitim kalitemize, hiç aksamadan işleyen sistemimize, başarılarımıza… yani işimize diyecek bir şey bulamayanlar karalamak için bireysel iftiralara başvurmaktan, sahte evraklar servis etmekten çekinmezler. Çünkü, er meydanında acizdirler.

Son günlerde benzer bir saldırı dalgası ile karşı karşıyayız:

Sektörde rakibimiz olan bir kurum ve bağlantılı siteleri yalan yanlış sözde belgelerle GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBÜ uygulamamızın güya ne kadar “kirli”, “fişlemeye dönük” ve “kötü” bir uygulama olduğunu yazıp kamuoyuna kurumumuza karşı tahrik çabası içerisinde hareket ediyor.

Biz, bu çabalara gülüp geçiyor ve meyveli ağacın taşlanacağını hep hatırımızda tutuyoruz.

Marifet; daha iyisini yapmaktır, karalamak değil…
Marifet; er meydanında rekabet etmektir, bel altı vurmak değil…
Marifet; kendinden bahsedebilmektir, rakipten değil…

Her hekim arkadaşım bu karalamaların aslında ne anlama geldiğini bilecek kadar akıllıdır, buna hiç şüphe duymuyoruz.

Bütün bu saldırılar ve karalama kampanyaları karşısında ne mi yapacağız?

Elbette hukuki haklarımızı ararız ama onun dışında muhatap bile almayacağız. Çünkü, vaktimizi, yaptığımız işi daha da iyileştirmek için harcamanın erdem olduğunun farkındayız.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6087/yarindahazor
YARIN DAHA ZOR…
(07 Ocak 2011)

ÖSYM; bunca iletişim çabasına, gazete ilanlarına, TV haberlerine rağmen süreci devam ettiriyor. Süreç hepimizin gözleri önünde cereyan ediyor.
Hekimler; kendileri için çok önemli böylesi bir sınavda sebepsiz yere ve birilerinin galeyanına gelecek kadar basit ve zeka seviyesi düşük insanlar mıdır?

Bir dertleri vardı ve seslerini duyurmak istediler. “Derdini insanca anlatmak isteyen” bukişilerle görüşülüp sorunları dinlense ve kamuoyunun vicdanı rahatlatılsaydı daha şık olmaz mıydı?

Doktorların; haklarını aramak için çaba sarf etmelerini “kurum karşıtı faaliyet” olarak tanımlamak, devlet ciddiyetine yakışır mı?

“Sorun yok” deyip kestirmek, gerçekten sorun olmadığı anlamına mı gelir? Ateş olmayan yerden bu kadar çok duman çıkar mı? Her devlet kurumu halkına adalet ile hizmet için vardır. Despotizm, çağını çoktan kapamış olan ilkel bir yönetim şeklidir.

Artık olay yargıdadır. Yargıya intikal etmiş olan ve iptali istenen bazı sorular vardır. Yargı; soruların iptali yönünde karar verirse, ÖSYM ne diyecektir? Ve o zaman, tüm bu süreçleri nasıl telafi edecektir?

Ayrıcaaa…

Bu dünyanın öbür tarafı da var. Bizim; o gün, bu konu ile ilgili alnımız açık olacak. Allah biliyor ki, doğru olduğuna inandığımız şeyleri korkmadan yazdık ve söyledik. Haksız hiçbir fiile göz yummadığımız gibi haksızlığın hiçbir çeşidine de razı olmadık. Hiçbir gizli hesabımız da olmadı, olmayacak.

Bugün güç ve yetkiyi ellerinde tutanlar, gücün kendilerinde olmadığı o gün nasıl hesap vereceklerini de düşünmek zorundadırlar.
O gün, bugünden daha zor olacak.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6085/tip-uzmanlik...ri-ve-oneriler
TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİNE GİRİŞ SINAVI’NIN
SORUNLARI VE ÖNERİLER

(04 Nisan 2011)

Ülkemizde, TUS gibi bir sınavın ve ÖSYM gibi bir kurumun varlığı fırsat eşitliği ve ciddiyet açısından önemlidir.

Hekimler adına üzüntü veren nokta; sistemin, pratisyen hekimliği hiç de hak etmediği şekilde “değersiz” ve “niteliksiz” bir konuma düşürmüş olmasıdır.

Doğal olarak öncelikle bu sorun çözülmelidir ve uzun vadeye yayılan bir politika ile “sadece uzmanlığın değerli olduğu” algısı ortadan kaldırılmalıdır.

Elbette uzman olmak isteyenler için objektif bir sınavın yapılması en uygun olanıdır.

Tıpta Uzmanlık Sınavının; neyi, neye göre ve nasıl ölçtüğünü anlamak için geçmiş sınavları incelediğimizde, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gereken bazı noktaların varlığını tespit etmiş bulunuyoruz. Tespitlerimiz sınavın daha hakkaniyetli ve doğru ölçmesine katkıda bulunmaya yöneliktir.

Sorunları aşağıdaki şekilde maddeleyebiliriz:

1- Tıpta Uzmanlık Sınavı; tek oturumda ve sadece 200 soru üzerinden yapıldığı için ayırt ediciliği –nispeten- düşük olan bir sınavdır.
Sadece 200 soru sorulmasının doğal sonucu olarak her konudan sorgulama yapılamamaktadır. Ayrıca tek oturumda olması da; olası sağlık ve konsantrasyon sorunlarının sınavın primer belirleyicisi olmasına yol açmaktadır. Her iki durumda sağlıklı bir ölçme – değerlendirme için uygun değildir.
Sınav; 300 sorudan (en azından 240 – 250) oluşmalı, her branşın her konusundan soru sorulabilmeli ve Pazar günü sabah ve öğle oturumları olmak üzere İKİ OTURUM olmalıdır.
Böylece saçma bir uygulama olan 4 saate yakın tek oturumda tuvalete çıkamama sorunu da kendiliğinden çözülmüş olacaktır.
Örnek:*****www.usmle.org*****(3 basamakta, 23 blokta yaklaşık 1000 soru)

2- Soruların hazırlandığı kaynaklar bilinmemektedir.
Tıp çok geniş bir alandır, çok sayıda temel kaynak bulunmaktadır ve bir pratisyen hekimin bütün bu kaynakları bilmesi imkansızdır. Ayrıca aynı branşın iki farklı kitabında bile farklı olarak ifade edilen bilgiler de sorgulanabilmektedir. Bu durum çok sakıncalıdır.
Soruların hazırlandığı kaynakları tam ve eksiksiz olarak resmi olarak ÖSYM internet sitesinden duyurulmalıdır.

3- Sorular bazen tek bir kaynaktan hazırlanmakta ve o branşın çok temel kabul edilen 3000 sayfalık diğer bir kaynağında dahi cevabı bulunamamaktadır.
Bu durumlarda hekimlerin 3000 sayfalık bir kitabı okuması bile anlamsız hale gelmekte onları hiç okumayanla eş duruma düşürebilmektedir.
Her soru o branşın en az 2 temel kitabı tarafından net, eksiksiz ve aynı şekilde cevaplanabilecek şekilde hazırlanmalıdır.

4- Bazı sorular yeterince özenle hazırlanmamaktadır.
Soruların resmen açıklandığı son 3 sınavda ortalama 3’er sorunun iptal ya da değişikliğe uğramış olması bunun en açık delilidir. 200 soruluk bir sınavda sınava girenlerin yarısı 115-130 net aralığına yığılmakta ve 1 net bile sonucu ciddi şekilde etkilemektedir. Biz bu sınav için hekimlerimizin, hayatlarının geri kalan bütün yönlerini ihmal edip gece gündüz 1 yıldan fazla çalıştığını biliyoruz. Bu emeğe saygı duyulmalıdır.
Özensiz hazırlanmış 6-7 sorunun hekimleri bu kadar etkilemesine yol açmamalı ve daha özenle hazırlanmış, çalışıldığında yapılabilen net sorular içeren sınavlar yapılmalıdır.
Ayrıca; sorular hazırlanırken, mutlaka tüm seçenekler için açıklamalar yazılmalı ve doğru seçeneğin neden doğru, yanlış seçeneğin neden yanlış olduğu ortaya konmalıdır. Bu durum; varsa- birden fazla doğru cevaplı seçenek hatasını ortadan kaldıracaktır.
Son olarak,sorular ve açıklamaları mutlaka en az iki ayrı akademisyen tarafından kontrol edilmeli ve belli kriterlere göre onaylanmalıdır.

5- Soru dağılımları; tıp fakültesi müfredatına uygun yapılmamaktadır.
Örneğin; Aralık 2010 sınavında Anatomi alanında sorulan 10 sorudan 5 tanesi Nöro anatomi konusundan, 5 tanesi ise kalp ve dolaşım konusundan sorulmuştur. Kemikler, eklemler, kaslar, solunum sistemi, sindirim sistemi ve ürogenital sistemden hiç soru sorulmamıştır. Hiç soru sorulmayan bu konular tıp fakültesi anatomi müfredatının yaklaşık %50’sini oluşturmaktadır. Bu durumda bu sınavda ki soru dağılımı ne kadar dengeli ve adil olabilir?
Soru dağılımları yeniden ve objektif olarak belirlenmeli ve duyurulmalıdır. Ayrıca sınavda da buna uyulduğunu net kriterlerle ortaya koymak gerekmektedir.

6- Bazı sorular bir pratisyen hekim tarafından bilinmesi mümkün olmayan ve bilinmesi anlamsız olan uç bilgileri sorgulamaktadır.
Bazen soruyu hazırlayan hocalar kime soru sorduklarını unutmakta ve kendi çocuğu girse asla sorulmasını istemeyeceği zorlukta ve anlamsız soruları öylesine sormaktadırlar. Bu sınava hazırlanmak için yıllarca çalışanların emeklerine saygı duyulmalı ve soruların bir ölçüsü olmalıdır.
Ayrıca; biliyoruz ki TUS birincileri bile 175 civarında net yapabilmektedir. ÖSYM’nin diğer sınavlarında tam net yapan bir çok aday çıkarken TUS’da en iyi yapanın bile 20 civarında yanlışının olması da sınavın anlamsız zorluğunu göstermektedir. Bu detay ve zor soru sorma çılgınlığı, ülkemizin gelecek doktorlarının yanlış yetişmesine neden oluyor. Bu nokta, ciddi bir vebaldir.
Her soru için “Zorluk İndeksi” ve “Ayırıcılık İndeksi” hesaplanmalı, sonuçlar soru hazırlayıcılarla paylaşılmalı ve deneyimler sonraki sınavlara yansıtılmalıdır.

7- Branşlar arasında hatta branş içi referans kitaplar arasında bile ihtilaf konusu olan çelişkili bilgiler sorulmaktadır.
Bir soru, doğası gereği diğer bir tıp branşını ilgilendiriyorsa mutlaka onun uzmanları tarafından da çapraz kontroller yoluyla incelenmeli, bilgi farklılığının olmadığı teyit edildikten sonra sorulmalıdır.
Ayrıca, her branştan soru hazırlayanların sadece kendi branşı ile ilgili sorular hazırlaması, primer olarak başka branşların alanına giren sorulardan kaçınmaları da hataları önleyecektir.

8- İtirazlara karşı yeterince açık ve şeffaf davranılmamaktadır ve hiçbir açıklama yapılmamaktadır.
Son 3 sınavdır bir çok ciddi internet sitesinde iptal edilenden daha fazla sayıda soruya bir çok temel kaynaktan referanslar göstererek haklı itirazlar yapılmış ancak kişiye özel ya da kamuya karşı hiçbir tatmin edici açıklama yapılmamıştır. Bu durum ÖSYM’nin ciddiyetiyle bağdaşmamakta ve şaibeler uyandırmaktadır. Ayrıca son derece komik bir şekilde “sınavda başarılı olanların ortak şekilde yanlış işaretlediği sorular yeniden incelenmiş ve bu sorular iptal edilmiştir” benzeri basın açıklamaları, bilimselliği en üst düzeyde olması gereken ÖSYM’nin güvenilirliğine gölge düşürmektedir.
İnternet yoluyla itiraz edilebilmeli ve sonuçlar açıklanmadan önce itiraz edilen her soru için temel referans kitapları belirtilerek yeterli ve doyurucu açıklama yapılmalıdır. İmaj kaygısıyla defansif davranılmamalı sorular hatalıysa cesurca iptal edilebilmelidir.

9- İngilizce sınavı ile bilim sınavının ard arda olması önemli bir handikaptır, bilim sınavını etkileyecek kadar stres oluşturmaktadır.
TUS İngilizce sınavı kalkmalıdır, ÜDS ya da KPDS’den alınacak geçerli bir not 5 yıl süre ile dil muafiyeti sağlamalıdır.

10- “Kişiye özel üretilmiş soru kitapçığı” sınav eşitliğine aykırıdır.
Çünkü; başta zor sorular ya da çeldiricisi olan sorularla başlayan kitapçığa denk gelen adayların sınavı doğal olarak daha kötü geçecektir. Tüm kitapçıklarda aynı moral durumunu sağlayacak denge kurulabilmesi mümkün müdür?
2, 3 ya da 4 kitapçık türü ile sınavın yürütülmesi yeterlidir. Fantastik önlemlere gerek yoktur.

11- İki sınav arası aralıklar eşit değildir ve hem YASAL, hem de hazırlanabilmek açısından sorunlar doğurmaktadır. Ayrıca, hekimlerin mecburi hizmet sorunu sınav takviminde dikkate alınmalıdır.
Sınavların birbirine 4 ay ya da 5 ay yakın olması bir sınavda yerleştirilip başvurusunu yapan ama yasal prosedürler tamamlanamadığı için henüz başlayamayan hekimlerin bir sonraki sınava başvurmak istemeleri durumunda puanlarında % 2 kesinti yapılmasını gerektirecek olan “Halen bir uzmanlık eğitimine devam etmekteyim.” seçeneğini işaretlese de işaretlemese de yasal sorunlar doğuracağı açıktır.
Sınavların MART ve EYLÜL aylarının İLK HAFTA SONU yapılması hekimler açısından en uygun dönemdir. Çünkü Eylül ayının ikinci yarısına ve ötesine geçen bir sınav takvimi “mecburi hizmet uygulaması” yüzünden yeni mezun hekimleri zor durumda bırakmaktadır.

12- Sonuçların açıklanma tarihi önceden duyurulmalıdır.
Sınav sonuçlarının açıklanması, yerleştirmeler vs. derken 1,5 aydan fazla bir süre belirsizlikte kalınıyor. Günün her saatinde internetteler ve paranoid oluyorlar neredeyse. Topu topu 14.000 civarında kişi… Sınavdan hemen sonraki gün sonuçların ne zaman açıklanacağı duyurulamaz mı? Yabancı dil sınavını yarım günde açıklayan ÖSYM, TUS Bilim Sınavı’nı neden 3 haftada açıklıyor?

13- Kişiye özel sonuç açıklama uygulaması zihinlere “acaba birilerine bir şeyler yapılıyor da o mu saklanıyor?” sorusunu getirmektedir.
Eskiden TC kimlik numarası girilerek herkesin nereyi kazandığı kolayca görülebilirdi. Bu, engellendi. Nasıl bir güvenlik kaygısı ile engellendiğini anlamak ise mümkün değil. Tam aksine zihinlerde soru işaretleri giderek artıyor.
ÖSYM; kendisi zaten toplam 10.000 kadar olan doktorun tümünün sıralamasını, puanlarını ve kazandığı yerleri tek bir tabloda yayınlarsa tüm şüpheler giderilir ve iddia ettikleri şeffaflık sağlanmış olur. Bu tabloda TC kimlik numaralarını yayınlamazsa olası suistimallerin de önüne geçilmiş olur.

14- Ne ÖSYM’de ne de YÖK’te TUS ya da YDUS ile ilgili istihdam edilmiş bir hekim yoktur. Ayrıca ÖSYM yürütme kurulunda da tıp kökenli bir öğretim üyesinin yer almaması anlaşılır gibi değildir.
Aklı başında bir hekim, bütün bu sorunları kolayca aşacaktır.

15- ÖSYM internet sitesinde hekimlerin karşılaşabilecekleri bazı sorunlar ile ilgili bilgiler bulunmamakta bu da zaman zaman uygulama sorunlarına yol açmaktadır.
Hekimler, bazı yasal sorunlar karşısında kulaktan duyma bilgilerle hareket ettikleri için sıkça kaygılı zamanlar geçirmekte, bu durum ise ÖSYM’nin imajını zedelemektedir. Bu sorulardan bazıları aşağıdadır:

• Sınav giriş belgem gelmeden Ankara’ya gelmek zorunda kalırsam belgemi Ankara’da nerelerde ve hangi zaman dilimlerinde çıkartabilirim? Cumartesi günü de belge çıkartabilir miyim?

• Yabancı dil sınavı muafiyeti için tüzükte var olan 3 yıllık muafiyetin pratik uygulaması nasıldır? Örneğin yabancı dilde barajı Nisan 2008 TUS’unda geçen bir hekim 15 Mayıs 2011 ve 25 Eylül 2011 tarihlerindeki bilim sınavında yabancı dilden muaf mıdır?

• Haziran 2011 sonunda tıp fakültesinden mezun olacak bir kişi henüz mezun olmadan ilkbahar 2011 dönemi TUS yabancı dil sınavına girse ( ama daha mezun olmadığı için bilim sınavına girmeden bunu yapsa) ve barajı geçse, bu durum 3 yıllık muafiyete hak kazandırır mı? Nitekim henüz mezun olmadan ÜDS ya da KPDS’ye girip barajı geçenler muaf sayılmıyorlar mı?

• Bir sınavda bir TUS sorusu iptal edildiğinde sınav bir soru eksik mi değerlendiriliyor, yoksa bu soru sınava giren herkes için doğru mu kabul ediliyor?

• İlkbahar dönemine giren ve bir programa yerleşip yerleştiği alana kurallara uygun şekilde başvurusunu yapan hekimlerin atamaları genellikle Ağustos ayı sonu ya da Eylül ayı başlarını buluyor. Yani Sonbahar dönemi TUS müracaatları çoktan bitmiş oluyor. Bu kişiler; sonbahar dönemi sınavına da girmek istedikleri durumda, başvuru formundaki UZMANLIK ÖĞRENCİLİĞİ DURUMU bölümüne nasıl cevap vereceklerdir? “Halen Uzmanlık Eğitimime Devam Ediyorum” cevabı verseler, halen uzmanlık eğitimine devam etmedikleri için yanlış beyan olacaktır. Bu seçeneği işaretlemedikleri durumda da puan kesintisi olmayacak ama belki de bu kişiler sınavdan önce uzmanlık eğitimine başlamış olacak ve diğer adaylara haksızlık durumu ortaya çıkacaktır.

• Halen, ilkbahar dönemi sınavı ile sonbahar dönemi sınavı arasındaki süre 5 ay, diğer iki sınav arasındaki süre ise 7 aydır. Sınavlar arasındaki süreyi eşitlemek (tam 6 ay ara ile yapmak) bir önceki sorudaki handikapı önlemek için sağlıklı bir yol olamaz mı? Sınavları mevcut aralıklarla yapmanın özel bir sebebi var mıdır? İncelenen kadarıyla ÖSYM’nin Mart ayında pek çok boş haftası bulunmaktadır. İlkbahar dönemi Mart ayına alınamaz mı?

• Ek yerleştirmede, bir kişinin bir kadroyu tercih edebilmesi için ilk yerleştirmede o programa yerleşen en düşük puanlı kişinin puanına eşit ya da yüksek puan alması gerekiyor. Bu durum, pek çok kadronun boş kalmasına yol açmaktadır. Bu uygulamanın hukuki dayanağı nedir?

ÖSYM internet sayfasındaki TUS bölümünde “SIK SORULAN SORULAR” bölümü açılarak bu tür ortak sorular cevaplanabilir ve hekimler belirsizlikten kurtarılabilir.ir.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6081/tus-icin-yapilmasi-gerekenler-2
TUS İÇİN YAPILMASI GEREKENLER – 2

(14 Ocak 2012)

Daha önceki yazımda TUS’un Handikapları ve Çözüm Önerileri’nden önemli bir kısmını bahsetmiştim. ÖSYM’nin yaptığı değişiklikler, önerilerimizin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya koymuş oldu.

Ama daha yapılması gerekenler var:

1- Zorunlu hizmetten dolayı çokça istifa eden hekim varlığından dolayı 14 tercih ve 6/8 Üniversite- Bakanlık oranı kaldırılmalıdır. Tercih sırası 20-25 ve hatta daha üzerine çıkmalı, dileyen tamamını üniversite ya da tamamını bakanlık tercihleri yapabilmelidir.

2- Tercih yapabilmek için alt sınır olan 50 barajı ya kaldırılmalı ya da düşürülmelidir.

3- Ek yerleştirme için; açıkta kalan bir kadroyu tercih edebilmek için, o kadronun puanına eşit ya da daha yüksek puan şartı kaldırılmalıdır ki boş kadro kalmasın.

4- TUS Yabancı Dil Sınavı kalktığı için ÜDS, Ocak ya da Şubat ayında yapılmalıdır ki Nisan TUS’u başvurularından önce sonuçlar açıklanmış olsun.

5- Yanlış olan ve itiraz edilen sorulara hala şeffaf davranılmamaktadır. Eylül 2011 sınavındaki 3 yanlış soru da itiraz edildiği halde iptal edilmediği için mahkemeye taşınmıştır. Bu inat,
nereye kadar böyle devam edecektir?

6- Aralık 2010 sınavında yanlış olup iptal edilmeyen 5 soru mahkeme kararı ile iptal edilmiş olup karar kesinleşmiş ve ÖSYM’ye tebliğ edilmiştir. Buna rağmen ÖSYM sessizliğini korumaktadır. Önce; bu iptalleri kamuoyuna duyurmalı, kazanılmış mevcut hakların korunması şartıyla yerleştirmeleri yeniden yaparak bir üst yerleştirmeye ya da yeni bir yerleştirmeye hak kazananlara hakları verilmelidir. Sonra da hekimlerden içtenlikle özür dilenmelidir.

Hiç şüphesiz ki bu özür; sahibine özsaygısını iade eden bir özür olacaktır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6071/tipta-uzmanl...ri-ve-oneriler
Tıpta Uzmanlık Sınavı’nın Handikapları ve Öneriler

Ülkemizde, TUS gibi bir sınavın ve ÖSYM gibi bir kurumun varlığı fırsat eşitliği ve ciddiyet açısından önemlidir.

Hekimler adına üzüntü veren nokta; sistemin, pratisyen hekimliği hiç de hak etmediği şekilde “değersiz” ve “niteliksiz” bir konuma düşürmüş olmasıdır. Doğal olarak öncelikle bu sorun çözülmelidir ve uzun vadeye yayılan bir politika ile “sadece uzmanlığın değerli olduğu” algısı ortadan kaldırılmalıdır.

Elbette uzman olmak isteyenler için objektif bir sınavın yapılması en uygun olanıdır.

Tıpta Uzmanlık Sınavının; neyi, neye göre ve nasıl ölçtüğünü anlamak için geçmiş sınavları incelediğimizde, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gereken bazı noktaların varlığını tespit etmiş bulunuyoruz. Tespitlerimiz sınavın daha hakkaniyetli ve doğru ölçmesine katkıda bulunmaya yöneliktir.

Sorunları aşağıdaki şekilde maddeleyebiliriz:

1-Tıpta Uzmanlık Sınavı; tek oturumda ve sadece 200 soru üzerinden yapıldığı için ayırt ediciliği –nispeten- düşük olan bir sınavdır.
Sadece 200 soru sorulmasının doğal sonucu olarak her konudan sorgulama yapılamamaktadır. Ayrıca tek oturumda olması da; olası sağlık ve konsantrasyon sorunlarının sınavın primer belirleyicisi olmasına yol açmaktadır. Her iki durumda sağlıklı bir ölçme – değerlendirme için uygun değildir.
Sınav; en az 500 sorudan oluşmalı, her branşın her konusundan soru sorulabilmeli ve 2 ya da 3 oturumda yapılmalıdır.

2-Bazı sorular yeterince özenle hazırlanmamaktadır.
Soruların resmen açıklandığı son 3 sınavda ortalama 3’er sorunun iptal ya da değişikliğe uğramış olması bunun en açık delilidir. 200 soruluk bir sınavda sınava girenlerin yarısı 115-130 net aralığına yığılmakta ve 1 net bile sonucu ciddi şekilde etkilemektedir. Biz bu sınav için hekimlerimizin, hayatlarının geri kalan bütün yönlerini ihmal edip gece gündüz 1 yıldan fazla çalıştığını biliyoruz. Bu emeğe saygı duyulmalıdır.
Özensiz hazırlanmış 6-7 sorunun hekimleri bu kadar etkilemesine yol açmamalı ve daha özenle hazırlanmış, çalışıldığında yapılabilen net sorular içeren sınavlar yapılmalıdır.

3-Soru dağılımları; tıp fakültesi müfredatına uygun yapılmamaktadır.
Örneğin Eylül 2007 sınavında Anatomi alanında sorulan 10 sorudan 7 tanesi “Nöroanatomi” konusundan sorulmuştur. Daha önceki sınavlarda bu konudan gelen soru sayısı ortalama 2-3’tür. Tıp fakültesi müfredatında da bu konu anatominin yaklaşık % 25’ini oluşturmaktadır. Bu durumda bu konudan 7 soru sormak ne kadar ölçücüdür? Bir hekimin diğer konuları çalıştığı halde hiç soru çıkmaması da elbette adil olmayacaktır.

4-Soruların hazırlandığı kaynaklar bilinmemektedir.
Tıp çok geniş bir alandır, çok sayıda temel kaynak bulunmaktadır ve bir pratisyen hekimin bütün bu kaynakları bilmesi imkansızdır.Ayrıca aynı branşın iki farklı kitabında bile farklı olarak ifade edilen bilgiler de sorgulanabilmektedir. Bu durum çok sakıncalıdır.
Soruların hazırlandığı kaynakları tam ve eksiksiz olarak resmi olarak ÖSYM internet sitesinden duyurulmalıdır.

5-Sorular bazen tek bir kaynaktan hazırlanmakta ve o branşın çok temel kabul edilen 3000 sayfalık diğer bir kaynağında dahi cevabı bulunamamaktadır.
Bu durumlarda hekimlerin 3000 sayfalık bir kitabı okuması bile anlamsız hale gelmekte onları hiç okumayanla eş duruma düşürebilmektedir.
Her soru o branşın en az 2 temel kitabı tarafından net, eksiksiz ve aynı şekilde cevaplanabilecek şekilde hazırlanmalıdır.

6-Bazı sorular bir pratisyen hekim tarafından bilinmesi mümkün olmayan ve bilinmesi anlamsız olan uç bilgileri sorgulamaktadır.
Bazen soruyu hazırlayan hocalar kime soru sorduklarını unutmakta ve kendi çocuğu girse asla sorulmasını istemeyeceği zorlukta ve anlamsız soruları öylesine sormaktadırlar. Bu sınava hazırlanmak için yıllarca çalışanların emeklerine saygı duyulmalı ve soruların bir ölçüsü olmalıdır.
“Ayrıca; biliyoruz ki TUS birincileri bile 175 civarında net yapabilmektedir. ÖSYM’nin diğer sınavlarında tam net yapan bir çok aday çıkarken TUS’da en iyi yapanın bile 20 civarında yanlışının olması da sınavın anlamsız zorluğunu göstermektedir.

7-Branşlar arasında ihtilaf konusu olan çelişkili bilgiler -son derece hatalı şekilde- sorulmaktadır.
Bir soru, doğası gereği diğer bir tıp branşını ilgilendiriyorsa mutlaka onun uzmanları tarafından da çapraz kontroller yoluyla incelenmeli, bilgi farklılığının olmadığı teyit edildikten sonra sorulmalıdır.

8-İtirazlara karşı yeterince açık ve şeffaf davranılmamaktadır ve hiçbir açıklama yapılmamaktadır.
Son 3 sınavdır bir çok ciddi internet sitesinde iptal edilenden daha fazla sayıda soruya bir çok temel kaynaktan referanslar göstererek haklı itirazlar yapılmış ancak kişiye özel ya da kamuya karşı hiçbir tatmin edici açıklama yapılmamıştır. Ayrıca sınavın birinde 2 soru iptal edildiği halde neden 200 soru üzerinden değerlendirme yapıldığı hala adaylar arasında şaibe konusu olarak konuşulmaktadır. Bu durum ÖSYM’nin ciddiyetiyle bağdaşmamakta ve şaibeler uyandırmaktadır.
Yapılan her itiraz dikkatlice incelenip hekimleri yeterince aydınlatan resmi açıklamalar yapılmalıdır.

Bugüne kadar; sınavın daha ölçücü ve hatasız bir sınav olması için hiçbir inceleme yapmayan ve çaba göstermeyen, hatalı soruların varlığını hekimlerin kendilerine çektiği sitem dolu fakslarla fark edecek kadar duyarsız bir Türk Tabipleri Birliği’nin varlığı tüm meslektaşlarımız adına üzüntü vericidir.

Tüm bu sorunların çözümü için; kurumumuz, sınavın esas sahibi olan Sağlık Bakanlığı, sınavın uygulayıcısı olan YÖK ve ÖSYM nezdinde gerekli tüm çabaları göstermekte ve sorunları dile getirmektedir. Sizlerin de yukarıdaki metin eşliğinde ÖSYM’ye faks ve E-mail yoluyla başvurmanız sonuç almamızı hızlandıracaktır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6060/tusun-kutsal-kitabi
TUS’un KUTSAL KİTABI

(Tüm Tus Soruları 18. Baskı’nın Önsözüdür)

TUS’un kutsal kitabı 18. edisyonu ile karşınızda. Bu baskıda bile her bölüm, TUSDATA’nın kaliteli eğitmenleri tarafından en az 2 kez satır satır incelendi, çok değerli bilgiler eklendi, sızlerden gelen eleştiriler incelendi, tartışmalar çözümlendi, içerik daha da zenginleştirildi. Sadece bu baskı için 60’tan fazla editör ve eğitmen görev aldı. Kitabın 17. baskısı Eylül 2007 sınavındaki 153 soruyu net bir şekilde cevaplandırdı.

12 yıl boyunca; konu olarak ne çalışırsa çalışsın, hangi dersaneye giderse gitsin TUS çalışma potasına giren herkesin vazgeçilmez kaynağı olabilmek “TUS’un Kutsal Kitabı” tanımlamasını anlamlandırıyor.

Türk tıp tarihinin en fazla baskı yapan kitabı olma gururunu da bu kitap taşıyor (toplamda 27 baskı… 18’i yenilenmiş edisyon ve 9 adet reprint baskı). İkincilik ise 12 baskı yapan Klinisyen PATOLOJİ SORULARI kitabına ait. Dünyanın en meşhur kitaplarından Nelson Textbook of Pediatrics kitabının da 2 ay önce 18. baskısını çıkardığı düşünüldüğünde bu kitabın haklı gururu daha iyi anlaşılacaktır.

Önemli başarılar, ancak gönülden ve yeterince ciddi çalışıldığında kazanılır. TUSDATA olarak hem dersanecilikte hem de yayıncılıkta gönülden ve yaptığımız işten zevk alarak profesyonel kadromuzla aldığımız sonuçlar bunun en güzel ispatıdır: 27 ayrı şube ve kitabevi, 500’den fazla TUS semineri, 137 kitap, 18 eğitim Cd’si, TUS kampları, vaka kampları, deneme sınavları… Tam 12 yıldır TUS’un her alanında bütün gücümüz ve içtenliğimizle çalışıyoruz.…

Başarıda diğer önemli bir faktör de sürekli yenilenme ve güncel kalabilmedir. Yıllar boyu bununda en güzel örneklerini verme gayretinde olduk. Bu baskıda da 2005, 2006 ve 2007 basım ingilizce textbookları esas alarak bilgileri güncelledik, yeni ipuçları ekledik ve daha iyi olabilmeye çalıştık.

TUSDATA ailesi olarak; Sürekli yenilenme ve gelişmenin doğal sonucu olarak kurumlarımızı ve hizmet ağımızı genişletiyoruz:

Bilimsel toplantı merkezlerimizde de arka arkaya kırılması zor rekorlara imza atıyoruz. Son 9 TUS’ta 9 birinci çıkardık ve herhangi bir kurumun bu başarıyı yakalayabilmesi için en azından 5 yıl geçmesi gerekecek. Tabi bu süre içinde TUSDATA’nın hiçbir varlık göstermediğini varsayarsak ve TUS birincileri, dereceler ve ilk 10’un çoğu sürekli bizden çıkmasının yanında kitlesel ve bireysel başarılara imza atıyoruz. Tüm kursiyerlerimiz ideallerindeki başarıya TUSDATA ile ulaşıyorlar. Artık TUS’u kazanan her iki kişiden biri TUSDATA’lı… Ders notları, Özet Notlar, Deneme Sınavları, Tarama Sınavları, Tıbbi İngilizce desteği, İnternet desteği, Profesyonel Motivasyon desteği ile TUS hazırlığına bambaşka bir tarz getirerek, kursiyer arkadaşlara birer hekim gözüyle bakarak ve tüm ihtiyaçlarını bilip çözüm yolları üreterek bu başarıya ulaşıyoruz.

Yayıncılıkta ise 12 yıllık tecrübemizi artık yurtdışındaki medikal yayıncılık standartlarına kavuşturduk. Bu noktada sınıflamalardan, kitap boyutuna, dikkat kutularından indekslere kadar itinalı bir çalışma sonunda ortaya KLİNİSYEN serisini çıkarttık. Klinisyen konu ve soru kitapları tamamladık, Vaka Soruları Kitaplarını seri halinde hizmetinize sunduk, daha detaylı bilgi isteyenler için PREMIUM serisini, daha az zamanda olanlar için de OPTİMUM serisini hazırladık. Son olarak her konuda her şeyin (TUS sorusu, Konu, vakalar, açıklamalı sorular, değerlendirme testi) arka arkaya eklendiği ve tüm metnin birbiriyle uyumlu olduğu 5 kitap yerine 1 kitap ile hedefe ulaşabileceğiniz PROSPEKTUS 5 YILDIZLI SERİ’ yi hizmetinize sunduk. Bu seri ile teknik açıdan
dünyanın en üst standartlarını, sınava hazırlık ve içerik açısından yapılabileceğin en iyisini yaptığımızı göreceksiniz.

TUS Hazırlık Merkezlerimizde yaptığımız ve tüm meslekdaşlarımız tarafından çok beğenilen deneme sınavlarımızı kitaplaştırdık. Güncel ihtiyaçlar doğrultusunda yeni yayın çalışmalarına devam ediyoruz.

Klinisyen Tıp Kitabevleri artık Türkiye’nin 27 ayrı yerinde… Her çeşit kitabı en uygun şartlarda bulabileceğiniz merkezlerimize bekliyoruz sizleri.

TUSDATA olarak güncelliğimizi sürekli kılıp TUS’a çalışan öğrenci ve doktor arkadaşların yanında, hem TUS Hazırlık Merkezleri hem de yayıncılık alanında başarınız için çalışmaya devam edeceğiz.

18 baskı boyunca bu kitaba emeği geçenlerin sayısı çok fazla. Sadece bu baskı için 60’tan fazla eğitmen emek verdi. Öncelikle tüm yazar ve editör kadromuz, eğitmenlerimiz, çalışkan teknik ekibimiz, Klinisyen Tıp Kitabevleri ve tüm doktor meslektaşlarımız, bize her yolla ulaşarak soru ve çelişkilerini ileten meslektaşlarımız, tabi ki sabırlı, anlayışlı ve vefakar ailelerimiz… İsim olarak saymak istesek binleri geçer. Hepsine… ama herkese gönülden teşekkür ediyoruz. Onlar olmasaydı, bu kitap bu kadar faydalı ve güzel olamazdı.

Sınava TUS’u bilenlerle hazırlanın.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6025/%EF%BB%BF%EF...ar-sonuc-verdi
BASKILAR SONUÇ VERDİ
Değerli meslektaşlarım;

TUS sonuçları (puan ve sıralamaları) açıklandı. 2-3 gün içinde tercih işlemi başlayacak.

Türkiye net ortalamasının 85-90 arası olacağını tahmin etmiştik, 87 çıktı. Doğal olarak ortalama düşünce de puanlar yüksek geldi.

En doğru tercihleri yapabilmeniz için çok yönlü analizlerimizi tamamlayıp her türlü doküman ile zenginleştirilmiş bir TERCİH REHBERİ klasörünü en kısa sürede yayınlayacağız.

Nisan 2009 TUS; kötü bir sınavdı… Sınava giren meslektaşlarımız moral açısından zor günler geçirdiler.

Biz de TUSDATA olarak; sınavın doğru ve adil olması için çok yönlü çaba gösterdik. Gazete ve televizyon kanallarında durumu anlattık, YÖK ve ÖSYM nezdinde girişimlerde bulunduk, hekim arkadaşların organize bir şekilde kamuoyu oluşturmasını sağladık… vs.

Pek çok sonucu da aldığımızı düşünüyorum:

1. 5 itirazımızdan 4’ü tam istediğimiz gibi değiştirildi.

2. İlk kez, iptal edilen soruların akıbeti ÖSYM tarafından resmen duyuruldu ve bu sorular herkesin doğru kabul edildi.

3. ÖSYM; komisyonları tekrar toplayarak günlerce soruları tekrar inceledi… Bunun doğal sonucu, bundan sonraki sınavların daha dikkatli hazırlanması olacaktır.

Hak edenin kazanması dileğiyle…

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6022/sinavin-erte...k-ettikleriniz
SINAVIN ERTELENMESİ İLE İLGİLİ MERAK ETTİKLERİNİZ
Değerli meslektaşlarım,

18 – 19 Eylül tarihlerinde yapılacak olan TUS ertelendi. Daha sonra şok bir duyuru ile Nisan 2011 ile birleştirilip Ocak’ta yapılacağı yazıldı. Hem ÖSYM hem de Sağlık Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunduk ve sınav 11-12 Aralık 2010 tarihine alındı. 2011 sınav takvimi TUS 2 kez olacak şekilde yani hiç değişmeden yapılacaktır.

Pek çok soru işareti açıkta kaldı. Bunların bazılarına cevap ve kanaatlerimizi aşağıdaki yazımda bulabilirsiniz.

Sınav neden ertelendi?
Aldığımız bilgiler, okuduklarımız ve basit mantıkla düşündüklerimizi yan yana koyarsak; KPSS skandalı nedeniyle ÖSYM’nin bilgisayarlarına savcılık ve polis tarafından el konuldu ve böylece soruların mahremiyeti, gizliliği bozulmuş oldu. Zaten ÖSYM sadece TUS’u değil diğer kalan tüm sınavları da erteledi.

Sınavda sorular sizce nasıl olacaktır? Eski soru çıkmayacaksa nasıl çalışmalı?
Soru gizliliği açısından mevcut bankanın kullanılamayacağını düşünüyoruz. Her yeni soru hazırlayan da en önemli konuları açıp oradan soracaklardır, Uzaydan soru mu getirecekler?
Nelerin nasıl sorulabileceğinin en kolay ve en sağlıklı yolu çıkmış TUS sorularına bakmaktır. Çünkü onları da hocalar hazırlamışlardı. Bunun için TÜM TUS SORULARI’nı çalışmak akıllıcadır, sadece şu farkla: Siz bu konuda sınav sorusu hazırlasaydınız ne sorardınız? Böyle bakın her şeyin aslında net olduğunu hissedeceksiniz.

Sınav için yeni bir başvuru olacak mı? Giriş kartlarımız geldi, ne yapacağız?
ÖSYM; en son durumda yeni başvuru kabul etmeyeceğini eski giriş evraklarının geçerli olduğunu belirtmiştir.

En son 2007 Eylül sınavında yabancı dil barajını geçmiştim. Bu eylülde muafiyetim geçerliydi. Şimdi sınav eylül sonrasına ertelendiğine göre benim muafiyetim ne olacak?
Siz, mağdur eden değil, mağdur edilensiniz. Eylül 2010 için her şey ( sınav kağıdı, sınav yeri, …vs. ) geçerli olacağına göre mutlaka muafiyetiniz de geçerli olmalıdır Aksi, akla da hukuka da aykırıdır.

Uzun dönem kursiyerlerinize verdiğiniz Spot bilgiler ve TUS soruları spotlarını kitaplaştırıp kursiyeriniz olmayanların da hizmetine sunacak mısınız?
Biz bunu zaten yaptık ve iki cilt halinde piyasaya sunduk. Çok kıymetli bir eser oldu. 70’ten fazla eğitmenin 3 yıl boyunca sürekli geliştirerek oluşturdukları ustalık eserimiz oldu. Kitabevlerinden veya*****www.klinisyen.com*****sitemizden inceleyebilirsiniz.

Aralık sınavı için yeni bir TUS KAMPI yapacak mısınız?
Bir sebeple Eylül kampımıza katılamayan meslektaşlarımızı öncelikle düşünerek sadece Ankara’da TUS KAMPI yapacağız. Bununla ilgili detaylar için tıklayınız

Yeni bitmiş olan Eylül TUS KAMPI katılımcıları için pozitif anlamda neler yapacaksınız?
Öncelikle onları kamp sonuna kadar konsantre tutmak için çabaladık. Yeni sınavdan hemen önce 5 gün süreyle kritik branşlarda çok yoğun bir SORU ÇÖZÜMÜ ve SPOT TEKRAR yapacağız. Bunu, onların motivasyonu için hediye olarak yapacağız.
Ayrıca her 3 haftada bir TUS DENEME SINAVI yapacağız. Bu denemelerimize her meslektaşımız katılabilecektir. Üç haftada bir yapmamızın nedeni 3 haftada bir tekrar atma hedefini canlı tutmak içindir. Bu sorunu fırsata dönüştürmek sizin elinizdedir.

Ekimde başlaması gereken yeni dönem kursları ne olacak, sınavın geçmesini bekleyecek misiniz?
Tam zamanında (büyük çoğunluğu 23 Ekim’de) başlatacağız. TUS ertelendi diye biz kış dönem başlangıcımızı ertelemeyeceğiz. Ancak bu TUS’a girecek kış kursiyerlerimizi serbest bırakacağız. TUS öncesi kampa gitmek isterse bedel almadan KAMP + Kalan kış dönemi derslerini sadece bu sınava özel olarak tek dönem fiyatı ile sunacağız. Bu sınavda kazanırlarsa da sadece kamp, not ve dinledikleri dönem dersleri dışındaki tutarı iade edeceğiz. Bununla ilgili detayları ve seçenekleri şubelerimizden öğrenebilirsiniz.
Hayat düz bir çizgi olsaydı asıl o zaman çekilmez olurdu. Tüm bu yaşananlar aslında normal ve olabilecek şeyler…Dayanma gücü yüksek ve mutlu olabilme eşiği düşük olan öne geçecektir.

Başarı dileklerimle.
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6018/simdineolacak
ŞİMDİ NE OLACAK? Ya da NE OLMALI?
(23 Aralık 2010 Perşembe)
ÖSYM ilk kez farklı bir uygulama yaptı:

2010 Aralık TUS puanları açıklanmadan önce bazı soruları iptal ettiğini duyurdu.

Çünkü; basın, siyaset ve kamuoyundan yoğun baskılar geldi.

Ancak, iptal gerekçesi çok sıra dışı ve düşündürücüydü: “Cevap kâğıtlarının optik okuyucuda okunmasından sonra yapılan ve madde analizi olarak ifade edilen ilk işlemde, tüm adayların sorulara verdikleri cevapların dağılımı incelenmektedir. Bu sayede adayların, özellikle de başarılı adayların cevap olarak farklı seçenekleri tercih ettiği sorular özel olarak yeniden ele alınmakta, soru hazırlayan ve bilimsel açıdan soruları denetleyen akademisyenlere iletilerek soruların yeniden değerlendirilmesi sağlanmaktadır. 12 Aralık 2010 tarihinde yapılan TUS Bilim Sınavında da bu süreç işletilmiş ve optik okuma sonucu yapılan madde analizi ve bilimsel denetçi akademisyenlerin yeniden değerlendirmesi sonucunda…”

Duyuruda; itirazlara değinilmemesi, sonuç açıklama esnasında ek iptallerin olabileceği yönünde bir açık kapı bırakıldığını da düşündürüyor.

Peki ne olacak? Hekimler nasıl hareket etmeli?

Öfkeli değil sükûnetle ve akıllı hareket edilmelidir.
1. Puanların açıklanması beklenmelidir.

2. Yeni iptaller söz konusu olmazsa; olayın ÖSYM tarafından “geçiştirilmek istendiği” kesinlik kazanacaktır.

3. Bu durumu böylece kabullenmek, bundan sonraki tüm sınavlarda aynı hataların tekrar tekrar yapılmasına fırsat tanıyacağı için sağlıklı ve adaletli olmayacaktır. Bu sınav bir dönüm noktası olmalı ve bundan sonraki sınavlar; dağılım, doğruluk, zorluk ve ölçücülük açısından gerçek birer sınav haline gelmelidir. Tatmin edici bilimsel açıklamalar yapılmadığı sürece olayın Danıştay’a açılacak bir “Yürütmeyi Durdurma” davasına dönüşeceği maillerle ÖSYM’ye şimdiden iletilmelidir.

4. Sınavın iptali gibi bir söylem, bu sınava emek harcamış ve plan yapmış herkese ihanet olacaktır. Bu sebeple hukuki yola başvuracak olan herkes sadece “yanlış soruların iptali ve herkes için doğru sayılması” üzerinde durmalıdır.

5. ÖSYM, bu sınavı yapmaya devam etmelidir. Bakanlık ya da üniversitelerin eline düşecek olan bir sınav hekimler için hiç şüphe yok ki daha kötü sonuçlar doğuracaktır. Bu istek ve güven ihtiyacı, her hekim tarafından ÖSYM’ye maillerle iletilmelidir.

6. TUSDATA olarak bugüne kadar tüm resmi makamlar ve ÖSYM nezdinde girişimlerde bulunduk. Ne yazık ki, rakiplerimizin destek yerine köstek olarak, hazımsızlık gösterip, kurumumuzu ve şahsımı ÖSYM ve Cumhurbaşkanlığı’na jurnallemeleri etki düzeyimizi düşürmektedir. Kurum olarak; dava açmak gibi bir irademiz olmayacak ancak hukuki yola müracaat etmek isteyenlere yol gösterici rolümüz devam edecektir. Bu rol; sınavın iptali değil sadece kalan 4 sorunun iptali ile adaletin sağlanması ve sınavın ÖSYM tarafından yapılmaya devamı çerçevesinde sorumluluk bilinci içerisinde olacaktır.

7. Umuyoruz ki; ÖSYM hatayı kabullenir ve adalet sağlanır. Ayrıca bundan sonraki sınavlar daha düzgün ve ölçücü olacak şekilde hazırlanırda gerçekten çalışanlar emeklerinin karşılığını alırlar.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6015/kamuoyuna-duyuru
KAMUOYUNA DUYURU

(18 Ocak 2012)

TUSDATA olarak ülkemizin 30 ilinde sürekli ve düzenli hizmet vermekteyiz.

Eğitim ve hizmetin ve her cephesinde çıtayı sürekli yükselttik. Rekabete yeni açılımlar getirdik.

Bu rekabete güç yetiremeyen pek çok kurum bugün artık yok. Neredeyse hepsini, bedelini ödeyerek TUSDATA olarak bünyemize kattık. TUS-SİSTEM, UTS Başkent, ProspekTUS, TUSMED bunlardan bazılarıdır.

Doğal olarak bu kurumları alırken sadece iyi ve sevilen hocalarını da bünyemize katarak sürekli güçlendik.

Son olarak 18 Haziran 2009’da imzaladığımız bir protokolle 12 yıllık bir kurum olan TUMER; herşeyi ile 12 şubesi, tüm telif hakları, demirbaşları, yayınları, kursiyerleri ..vs ile bünyemize kattık.

İhtiyacımız olan ve sevilen tüm hocaları (biri hariç) ile kadromuzu daha da güçlendirdik. İhtiyacımız olmayanlara teklif daha götürmedik.

Çalışabileceğimiz ama çalışmadığımız tek hocanın da TÜMER kursiyerlerini yarı yolda bırakıp derslerini anlatmaktan dahi imtina edecek kadar etik dışı davranması, çalışmamamızın tek sebebidir. Düşünün ki yenidoğanın veya kardiyolojinin yarısını anlatmış yarısını anlatmayı reddeden ve kursiyerleri apaçık mağdur eden bir hoca var. Siz olsaydınız ne yapardınız?

İsim hakları ile beraber TUMER’in her şeyini TUSDATA almış iken, bir rakip kurumun internet sitesinde şaşkınlıkla izleyeceğiniz reklamlar dönmeye başladı. Zaten batmış olan bir kurumun Genel Müdürü, ya da bizim çalışmayı hiç düşünmediğimiz hocaları ya da TUMER’in zaten boşalttığı şubeleri yeniden kiralayıp onlar üzerinden ve TUMER adını kullanarak reklam yapma çabasını anlayamıyoruz. Rekabetin de bir etiği yok mudur? Çaresizlik ve asgari ahlaktan yoksunluk olarak tanımlayabileceğimiz bu haksız ve hukuksuz girişimler karşısında önce bir müddet beklemeyi seçtik. Sonra kendilerine avukatlarımız ve noter aracılığı ile uyarı gönderdik.

Maddi ve manevi dava açma hakkımız olduğu halde sabırla hatalarından dönmelerini ve hekimlere yakışan bir tavır ortaya koymalarını bekliyoruz.

Kamuoyunun gözü önünde cereyan eden bu haksızlığın devam etmesi durumunda her türlü hukuki yola başvuracağımızı belirtiyor, konuyu kamuoyunun vicdanına havale ediyoruz.

“Aslanlar avlanır, çakallar artıklarla beslenir”

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5977/devekusu
DEVEKUŞU ve ÖSYM
Burası Türkiye ve yıl 2011…

İnternet çağındayken başınızı kuma gömebilir misiniz? ÖSYM gömüyor. Hatalı sorular, hatalı değerlendirmeler ve eksik gelen notlar sorununu neredeyse HİÇ BİR ŞEY YAPMADAN atlatma derdinde… Kulaklarını her türlü çığlığa İNADINA kapamış durumdalar. Böyle yaparlarsa prestij kaybına UĞRAMAYACAKLARINI zannediyorlar.

Yanılıyorlar.

Tam da yeniden güven kazanabilecekken, 30 yıl önceki ilkel reflekslerle hareket ediyorlar.

Bir ülkede, yöneticiler adaleti sağlamakla görevlidirler. Kendi prestijleri için adaleti önemsemiyorlarsa ve hak arayanları “kopyacıların üzerine gittiğimiz için böyle davranıyorlar” gibi ucuz yöntemlerle uzaktan suçlama yoluna gidiyorlarsa, o koltuk EHLİNDE DEĞİL demektir.

Bugüne kadar; her sınavda istediğimiz, sınavın sağlıklı ve iyi ölçen bir sınav olmasıydı. Her sınav; soruların açıklandığında akademik heyetlerimizle tüm soruları inceledik, iptali için kesin ve net textbook delilleri olan tüm yanlış soruları ortaya koyduk, hekimlerimize adalet için yol gösterdik. Neden diğer bazı sorulara itiraz etmediğimiz ile ilgili türlü türlü söylentiler yayılmak istense de doğru bildiğimizden şaşmadık.

Yetmedi… ÖSYM’nin en üst düzeyde yürütme kurulu üyelerine YÖK Başkanlığı’na, YÖK Başkanvekilliği’ne gidip durumu delilleriyle anlatıp bu konuda hassasiyet oluşmasını sağladık.

Bugüne kadar yaptığımız her şeyi bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Bizim hakkımızda yapılan söylenti ve iftiralara aldırış etmeyeceğiz. Yok acaba TUSDATA soruları satın almış olabilir miymiş?, yok soruları bazı! ÖSYM görevlileri TUSDATA’ya sızdırıyor muymuş, yok ÖSYM’yi elimizde oynatıyor muymuşuz, yok efendim bütün bu çabaları TUS birincisi çıkarmak için mi yapıyormuşuz…vs, vs… Kedi uzanamadığı ciğere pis dermiş ya, bütün bu çirkin söylentiler; bizim için söyleyenin düzey sorununu ve aşağılık kompleksini göstermekten öte bir anlam ifade etmez. Meyveli ağacı taşlayacaklarını biliyoruz.

Haklı olduğumuz konularda ısrarlı itirazlarımızla, ÖSYM’yi elbette rahatsız edeceğiz. Bizim gibi kurumların varlığı denge için ve yetkili kişilerin daha ciddi çalışması için önemlidir ve gereklidir, her iktidara bir muhalefetin gerekli olduğu gibi. Biz; adayları sınavlara hazırlayan bir kurum olarak, doğru duruş neresi ise o duruşu sergilemeye devam edecek ve daima doğru yerde duracağız.

ÖSYM bu ülke için önemlidir. Acilen 2011 yılına uygun şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Sınavlar için alınan güvenlik tedbirleri gerçekten sınav güvenliğini sağlayacak ve insan tabiatına uygun olacak şekilde devam ettirilmelidir. Bunun yanında sınavın niteliği, ölçücülüğü ve doğruluğu konusunda modern ve etkili yöntemler uygulanmalıdır.

Son olarak; ÖSYM, halka ve itirazlarına saygı duymalıdır. Çığlıklara karşı hassas olmalıdır. Kamuoyu vicdanının rahatı için gerekirse, yeniden değerlendirebilecek kadar adaletli ve cesur bir sınav olmalıdır ki biz halk olarak, ÖSYM’ye güvenmeye devam edelim.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5962/netlerin-dusuklugu-ile-ilgili
NETLERİN DÜŞÜKLÜĞÜ ile İLGİLİ…

(26 Aralık 2010 Pazar)

Aralık 2010 TUS sonuçları açıklandıktan sonra pek çok meslektaşımız netlerinin eksik geldiğini düşünmüş ve fikirlerini çok farklı yollarla paylaşmış ve teyit etmişlerdir. Hakim kanaat, netlerin düşük geldiğidir. Netleri beklediği gibi gelenler olduğu gibi 1 netten 20 nete kadar düşük geldiğini belirtenler de mevcuttur.

Bu durumda sınavın adaleti açısından haksızlık olduğunu düşünen meslektaşlarımızın ÖSYM’ye rutin itiraz prosedürü dahilinde –mümkünse bizzat Ankara’ya gelerek- itiraz etmeleri gerekmektedir. Ankara’ya gelenlerin, bizzat yetkililere durumu anlatmak için çaba sarfetmeleri faydalı olacaktır. Gelemeyenler ise sadece kargo ve posta yoluyla itiraz edebilirler. Mail, faks veya telefon yoluyla itirazlar kabul edilmemektedir.

Ayrıca her meslektaşımızın*****osym@osym.gov.tr*****mail adresine düzenli ve dili nazik ama beklentisini açıkça ifade eden mailler göndermeleri de yetkililerin hassasiyetini artıracaktır.

Bunun için ÖSYM tarafından hazırlanan GENEL AMAÇLI DİLEKÇE kullanılmalıdır. Bu dilekçe ve prosedürler için,*****http://www.tus.com/7757/aralik-2010-...atali-sorular1*****sayfasındaki “İtiraz Prosedürü ve “Genel Amaçlı Dilekçe Örneği” için TIKLAYINIZ…” bölümündeki prosedürlere uyup dilekçe örneğini doldurduktan sonra ÖSYM’ye iletmeleri gerekmektedir.Bu dilekçenin en sonundaki “İsteğim:” bölümüne aşağıdaki ifadeleri yazmaları faydalı olacaktır.

İsteğim : 12 Aralık 2010 TUS’una giren bir hekimim. Sınavdan hemen sonra açıklanan soruları incelediğimde tahmini netlerimi hesaplamıştım. Puanlar ve netler açıklandığında ise beklediğimin çok altında (……net) eksik geldiğini fark ettim. Hekimlerin internette buluşma noktası olan bazı forum sitelerinde pek çok arkadaşımın da aynı durumdan bahsettiklerini görünce bunun tıpkı İlkbahar Dönemi TUS gibi bir değerlendirme hatasından kaynaklandığını düşündüm. 3 ayrı sebeple bu durumun meydana gelmiş olabileceğini ben ve pek çok meslektaşımız düşünüyoruz:

1- İptal edilen 4 soru (veya bunlardan bazıları) her iki kitapçıkta ya da birinde herkes için doğru olacak şekilde kodlanmamış olabilir. Bu soruların, herkes için doğru kabul edileceği duyurulmuştu.

2-Her iki kitapçık ya da biri için hazırlanan master doğru cevap anahtarı bazı sorular için hatalı olabilir. Önceki itirazlarda hekimlerin cevap kağıtları zaten yanlış olan master cevap anahtarı doğrultusunda değerlendirilerek maddi bir hata olmadığı söylenmiş ama bu hata ÖSYM tarafından nice baskılar sonucu kabullenilmiş ve hata düzeltilmişti. Yani mevcut cevap anahtarının doğruluğu mutlaka yeniden her iki kitapçık için de dikkatle teyit edilmelidir.

3-ÖSYM tarafından verilen kalem ve silgiler, hatalı değerlendirmeye neden olmuş olabilir. Önce işaretleyip sonra sildiğimiz bazı sorular optik okuyucu tarafından çift cevaplı gibi algılanarak yanlış kabul edilmiş olabilir.

Bu 3 olası durumun hassasiyetle gözden geçirilerek, benim ve sınava giren tüm adayların cevap kağıtlarının ve sonuçlarının yeniden değerlendirilmesini talep ediyorum.

Bu üç olası durumu tüm yetkililere ulaştırılarak en sağlıklı sonucun alınması için kurum olarak en üst düzeyde çaba sarfedeceğimizin de bilinmesini isteriz. Küçük hedefler ya da iritasyon peşinde olmadığımız iyi niyetli herkesin malumudur. Önemli olan geç de olsa adaletin yerini bulmasıdır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5940/aralik-2010-tus-degerlendirmesi
Aralık 2010 TUS Değerlendirmesi

Erteleme, yeni sorular, güvenlik tedbirleri,kış … derken nihayet Aralık 2010 TUS yapıldı.

Sınav için öne çıkanları teker teker değerlendirelim ki sonraki sınavlara yol gösterici olsun:

1. GÜVENLİK TEDBİRLERİ

Neredeyse tamamı önemli ve yerindedir. Sadece 4 saat boyunca adayların tuvalet sorunu yüzlerce meslektaşımızı olumsuz etkilemiştir. Bunun tek çözümü vardır. Sınav sabah ve öğleden sonra olmak üzere iki oturumda yapılmalıdır ve bu konuda herkes her yolla ÖSYM’ye fikirlerini yapıcı şekilde iletmelidir.

2. HATALI SORULAR

Belki aceleye geldiğinden, belki de güvenlik kaygıları ön planda olduğundan bu sınavda çok sayıda (en az 7) hatalı ve iptali gereken soru vardı. ÖSYM, mutlaka buna bir çare bulmalıdır. Sorular, hem iki kaynaktan doğrulanmalı, hem de en az bir akademik kontrolden geçmelidir. “Aceleyle hazırlanmış ve hazırlandığı gibi sorulmuş” görüntüsü ÖSYM’ye yakışmamaktadır.

İtiraz dosyamız için TIKLAYINIZ…

3. SORULARIN DAĞILIM SORUNLARI

Sorular, branş içinde dengeli dağılmamıştır. Her konudan soru sorulamamış, sorular belli konulara sıkıştırılarak “adalet” yönü zedelenmiştir.

Örneğin, Anatomide kemik, kas, eklem gibi fakültede anlatılan konuların tam yarısından hiç soru sorulmamış, tüm sorular diğer yarısından sorulmuştur.

Bu sorun da, ÖSYM tarafından bilimsel standartlara kavuşturulmalı ve acilen uygulamaya geçirilmelidir.

4. SORULARIN ZORLUK ve ÖLÇÜCÜLÜĞÜ

Genelde; kolay sorular “çok kolay”, zor sorular ise “çok zor” sorulmuştur ki ikisinin ayırıcılığı da YOKTUR. Eğer ÖSYM, her soru için “Zorluk İndeksi” ve “Ayırıcılık İndeksi” hesaplamalarını yaparsa (ki hala yapıp yapmadığını bile bilmiyoruz) ayırıcılığı çok düşük bir sınav olduğu ortaya çıkacaktır.

Bir başka sorun da şudur: Bir pratisyenin asla kullanamayacağı, kullanmayacağı, bir uzmanın bile uzmanlık hayatı boyunca karşılaşmadığı pek çok uç, hatta uç ötesi bilgilere ait soruların sayısında da artış mevcuttur. Bu, ANLAMSIZdır. Özellikle Anatomi, Cerrahi ve Kadın Doğum sorularını hazırlayanlar gözden geçirilmelidir.

Dünyada; ayırıcı ve ölçücü, ayrıca seviyeye uygun soru hazırlamanın evrensel ve bilimsel standartları vardır ve bu standartlar ÖSYM tarafından da mutlaka acilen uygulanmalıdır.

Meslektaşlarımız içinde; yakın çevresinde basın mensubu, bürokrat, akademisyen, milletvekili… gibi ÖSYM’ye kolayca ve etkin şekilde ulaşabilecek durumda olanlar eleştirilerini yapıcı bir şekilde ama ısrarla ÖSYM’ye iletmelidirler ki bundan sonraki sınavlar gerçekten adil, ölçücü ve ayırt edici doğal olarak da hak edenin kazanacağı sınavlar olsun.

Burada doğal olarak sınavın olumsuzluklarını dile getirsek de hak edenin kazanmasını diliyoruz
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

Doktor sana bır çare
http://www.aksiyon.com.tr/dosyalar/d...ir-care_502065

Uzmanlık sınavında hatalı soru iddiası
http://www.zaman.com.tr/gundem_uzman...i_2085327.html
İSTANBUL
3 Mayıs 2013, Cuma
Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda 6 sorunun hatalı olduğu iddia edildi. Adaylar, durumu ÖSYM’ye iletti, ancak hatalı soruları referanslarıyla birlikte sunan diş hekimlerinin talepleri kabul edilmedi. ÖSYM, sadece 2 sorunun cevabını değiştirdi.

Paylaş
Tweetle
Paylaş
Gönder
Yazdır
A A
Nisanda yapılan Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda (DUS) 120 sorudan 6’sının hatalı olduğu tespit edildi. Mağdur adaylar, hatalı soruları referanslarıyla birlikte ÖSYM’ye iletti ancak talepleri kabul edilmedi. ÖSYM sadece 2 sorunun cevabını değiştirdi. 50 diş hekimi, dava açmaya hazırlanıyor. Hekimleri 37 merkezle sınavlara hazırlayan TUSDATA tus ve dus dersaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Sami Selçuk Biricik, “Soruların yanlışlığını uzman hocalarımız tespit etti. Fakat bireysel başvurularda istenen sonuç çıkmadı. ÖSYM adaylara bir cevap yazısı bile yazmıyor.” diyerek tepki gösterdi. Biricik, Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda da (TUS) ciddi hatalar olduğunu söyledi. ÖSYM yetkilileri ise şikâyet dilekçelerini bilim kurulunun incelediğini ve iki soruyla ilgili düzeltme yapılmasının kararlaştırıldığını bildirdi.

Geçtiğimiz yılın nisan ayında yapılan Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda çıkan 120 sorudan 6’sının hatalı olduğu tespit edildi. Mağdur adaylar, hatalı soruların referanslarıyla birlikte Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’ne (ÖSYM) başvurdu. ÖSYM ise bu hatalı sorulardan sadece 2’sinin cevabını değiştirdi. Diş hekimliği sınavındaki sorulara itiraz eden ve Türkiye’de bu alanda sınav hazırlığı yapan 37 merkeze sahip olan Tıpta Uzmanlık Sınavı Hazırlık Merkezleri (TUSDATA) Yönetim Kurulu Başkanı Sami Selçuk Biricik, “Söz konusu soruların yanlışlığını uzman hocalarımız tespit etti. Fakat ÖSYM’ye yapılan bireysel başvurularda istenen sonuç çıkmadı. ÖSYM kendince bir karar veriyor ve adaylara bir cevap yazısı bile yazmıyor.” dedi.

Soruların dilekçelerde hatalı olduğunun bariz bir şekilde görüldüğünü anlatan Biricik, “Bunu normal okuyanlar bile açıklamalı yazılarla anlayabilir. Fakat ÖSYM ne yapıyor bilemiyoruz. Sadece DUS sınavında değil, nisan ayında yapılan TUS’ta da ciddi hatalar var. 12 soruya itiraz edildi. ÖSYM 6’sını iptal etti. 2’sinin cevabını değiştirdi. 4 soruya da bir şey yapmadı. Fakat hiçbir adaya cevap yazısı gelmedi.” açıklamasını yaptı. Biricik, hem DUS hem de TUS’a giren adayların dava açacağını aktardı.

Sınava girenlerden biri olan Diş Hekimi Ahmet Caner Irklı ise, “6 soruda hata tespit edildi. Bunu referanslarıyla birlikte ÖSYM’ye ilettik. ÖSYM sadece bizim bir sorumuzu ve bizim iletmediğimiz başka bir soruyu iptal etti. Daha sonra sınav sonucunu açıkladı. Yarım soru bile sıralamada çok şey değiştiriyor.” diye konuştu. Daha önce üniversitelerin bünyesinde yapılan diş hekimleri için uzmanlık sınavları, 2012’den itibaren merkezî sınav sistemine geçti. İlk sınav 2012’nin Nisan ayında yapıldı. İkinci sınav geçtiğimiz eylül ayında, son sınav ise Nisan 2013’te 1.200 diş hekiminin katılımı ile gerçekleşti. Adaylardan 200’ü asistanlık eğitimi alacak.

Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK'ten ÖSYM Başkanı'na Televizyonda "Açık Oturum" Çağrısı ...




3 Eyl 2012 tarihinde yayınlandı
Aralık 2010 Tus sorularındaki hata 19 ay sonra mahkeme kararı ile neticeye bağlandı, Doktorlar ise mağdur! Samanyolu Haber'in Uz.Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK ile yaptığı Video röportajlı haberi izlemek için tıklayın.
STV'nin Aralık 2010 TUS Skandalı ile ilgili Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK ile röportajı






BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz
Bekliyoruz ama ÖSYM de bu ilişkiler normal



Geç kalma falan yok, zararın neresinden dönersen kardır. Bundan 7-8 kadar yıl önceydi. 5-6 defa girdiğim ÜDS lerden 50-60 arası alıp duruyordum. Meşhur bir TUS dersanesinin Meşhur bir sahibi -ki iyi İngilizce bilmesi ile de tanınır- yerime ÜDS ye girebileceğini söyledi. "Sen de sarışın gözlüklüsün ben de, kimse anlamaz bile, ben böyle çok kişiye ÜDS-KPDS kazandırttım" dedi. Tabi teklifini "bütün akademik hayatımı b.k çukurunun üzerine bina edemem" diyerek reddettim. 1-2 sınav daha sürünüp kendim 71'imi aldım. Eğer yakalanırsa "sevgili JOKER abimin" aleyhine tanıklık ederim.
Allah islah etsin, bir adamın her işi mi YAMUK olur ya?

BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük (MİLLİYET, AKİT) gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı (SINAVLARI) ile ilgili asılsız iddialarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı (?) mahiyette açık mektup yazan bir grup isim (Alp KARATAŞ Uz.Dr. Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK), ÖSYM'yi ağır suçlamalarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.

Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.

ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde (?) mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir. (?)

İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı(SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir, ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır, ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez (? Kuruma mı adaya mı ?).

Söz konusu ilan, ticari malzemesi (?) giderek tükenen (?) bir TUS hazırlık dersanesinin (TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) organizasyonu (?)olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur (?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MEZKUR DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?)) dershanenin (DERSANE) bu saldırılarını(?) yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin (RIZA ABİ Mİ ? RIZA ERÖKSÜZ ABİ DERSANE İDARECİSİ DEĞİL ) , bu deshaneye (DERSANE) bir şekilde bağlı kişileri ( Alp KARATAŞ Uz.Dr.Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK ) organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde (?) malum(?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MALUM DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) )dershane (DERSANE) sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin (Uz.Dr. Ahmet ERKEK ?, Uz.Dr.Sami SELÇUKBİRİCİK ?, Prof.Dr. Dr. Sema SELÇUKBİRİİCK, Dr. İdris ŞAHİN ? Dr. İlker Ulaş SUNGUR ?, Dr. Gökhan ERSOY, Fatih SELÇUKBİRİCİK?, Ercan ÖZTÜRK? Emrah KABATAŞ? Salih AYDIN? Osman ERER?, Tolga BİÇER? Mehmet Ali Gülçelik ? Anıl ÇUBUKÇU? Şadin Balsak?, Ahmet Cevdet Çitoğlu?, Murat Erkeçoğlu?) de eski bir tarihte (Tarihlerde?) başkasının (başkalarının?) yerine (?) sınava girdiği tespit edilmiş (?), ancak başlatılan soruşturma (?) zaman aşımı (?) dolayısıyla akim (?) kalmıştır.

ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.

Adaylara ve kamuyouna (KAMUOYUNA) duyurulur.


Hiç etik değil de suç. Ösym tarafından korunuyorlar gibi gibi gibi

ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, son 10 yılda yapılan sınav sonuçlarına yönelik detaylı incelemeler yapmak üzere Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi kurduklarını bildirdi

13 Kasım 2017 20:00

ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, yaptığı açıklamada, yeni kurdukları Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi'de ÖSYM tarafından son 10 yılda yapılan tüm sınavların masaya yatırılacağını açıkladı. Birimin her bir sınavla ilgili çok sayıda farklı analizi gerçekleştireceğini belirten Özer, şunları kaydetti: "Bu bağlamda her bir sınav için tüm sınav merkezlerine yönelik derinlemesine olağan dışılık analizi yapılacak. Aynı zamanda biyometrik analiz yaparak bir adayın yerine başka birinin sınava girip girmediğini tespit edebileceğiz. Söz konusu birim, ihbarları değerlendireceği gibi her bir adaya yönelik kapsamlı analizler yaparak olağan dışı bulguları tespit edecek. Birimde, her bir adayın girmiş olduğu aynı tip sınavlarda sınav sonuçları değerlendirilecek ve olağan dışı bir bulguya rastlanması halinde adayların eşdeğer sınava çağrılması için gerekli süreç de yönetilecek."

OLAĞAN DIŞI BİR DURUMDA SUÇ DUYURUSUNDA BULANACAĞIZ

Özer, söz konusu birimin ilk olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturmalara konu sınavları analiz etmeye başladığını vurguladı. Analizlerin kasım ayı sonu itibarıyla bitirileceğini açıklayan Özer, "Sonra soruşturma olup olmadığına bakmaksızın son 10 yılın tüm sınavlarının olağan dışılık raporlarını hazırlayacağız. Olağan dışı bir durum tespit edilmesi durumunda suç duyurularında bulunacağız." dedi.

BİRİM, 34 JOKER BELİRLEDİ

ÖSYM Başkanı Mahmut Özer, süreçte elde edecekleri bulgulara bağlı olarak 10 yıllık inceleme süresini de genişletebileceklerine işaret etti. Birime bağlı komisyonların çalışmaları sonucunda şu ana kadar 34 joker aday belirlediklerini ifade eden Özer, "43 adayın sınav sonuçlarını iptal ettik ve toplam 77 kişi ile ilgili suç duyurusunda bulunduk. Ayrıca 21 adayı eşdeğer sınava çağırdık. Eşdeğer sınava katılan 6 adaydan 3'ünün sınavı geçersiz sayıldı. Sınav güvenliğine yönelik çalışmalarımız devam ediyor." bilgisini verdi.

Anadolu Ajansı

Kayıtsız Üye
12-03-2017, 08:49
ösym değişmez
Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde malum dershane sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin de eski bir tarihte başkasının yerine sınava girdiği tespit edilmiş, ancak başlatılan soruşturma akim kalmıştır.
http://www.osym.gov.tr/TR,697/gazetelerde-yer-alan-asilsiz-iddialar-16092014.html


*****

Mesajlar: tusdata/dusdata dersaneleri

Uz.Dr. Sami Selçukbiricik yazıları

http://www.tus.com/29625/osymye-acik-mektup
ÖSYM’ye AÇIK MEKTUP-1
“Adaleti olmayanın asaleti de olmaz”
(10 Eylül 2013)
Sayın ÖSYM Başkan ve Yetkilileri,

Size; pek çok kursiyeri 7 ve 8 Eylül 2013’te DUS ve TUS’a girmiş olan bir kurum olarak açıktan ve MERTÇE yazıyoruz. Bilin ki; sadece para peşinde koşan bir kurum olsaydık etliye sütlüye bulaşmaz, kazandığımız paranın keyfini yaşamaya bakardık. Bu ülkede korkmadan doğru sözü söyleyen mertlerin hala var olduğunu yeni nesillere -örnek olarak- göstermeyi kendimize vazife biliyoruz.

Son 4 yıldır (göreve geldiğinizden beri) sınavlarınıza giren hekim ve diş hekimleri ile sürekli bir sürtüşme ve didişme psikolojisi içindesiniz:

• Sanki; karizmanız ve itibarınız çok zedelenecekmiş gibi bir ruh hali ile, hekimlerin sorulara itiraz etmelerine bozuluyor,

• Bizim gibi kurumların kursiyerlerine rehberlik etmelerini “ÖSYM’ye karşı kışkırtıcı eylemler” olarak niteliyor,

• Soruları iptal ederken “En ufak bir şüphe olan soruyu bile iptal edelim” diye düşünerek bir tek vatan evladının bile mağdur olmasını engellemek yerine tüm savunma mekanizmalarını kullanarak mümkün olan en az soru iptali ile “Hekimlerin çenesini kapama” yolunu seçiyorsunuz.

Hatta; iptal etmediğiniz ama “kesin olarak yanlış olan” sorular için hekimler yargıya başvurduğunda da bakanlık ve yargı üzerinde inanılmaz baskılar kurmaya çalıştığınız da kulaktan kulağa yayılıyor. Çok üzücüdür ki herkes buna inanıyor.

Tüm bunlara rağmen yargı soruları iptal ettiğinde de küçük bir özrü bile muhataplarınızdan esirgiyorsunuz.

Bütün bu olanlar o kadar ağırınıza gitmiş olacak ki; mevcut meclisi ikna ederek soruları yayınlamamak için kanun çıkarttınız. Emin olun ki, size tam olarak güvenip de yasayı meclisten geçiren yöneticilerimiz, talep ettiğiniz kanun değişikliği ile sınava girenlerin hak arama özgürlüğünün tamamen kısıtlandığını bilselerdi böyle bir kanunu geçirmezlerdi. Bugün bile bilseler tekrar düzelteceklerinden emin olabilirsiniz. Size tanınan krediye güvenip sonuna kadar “güç zehirlemesi“ne girmek, haklı olduğunuz anlamına mı gelir?

Mutlaka bilmeniz gereken bir başka nokta daha var ki; hangi önlemi alırsanız alın eninde sonunda sorular ortaya çıkacaktır. Çünkü doktorların hafızası hafife alınamayacak kadar güçlüdür. Böylece, arkasına sığındığınız “soru bankası oluşturmak” ve “Gizlilik” gerekçelerinin gerçekte bir karşılığının olmadığı çok yakında zaten ortaya çıkacaktır. Sonuçta ortaya tam bir “Devekuşu Sendromu”nun çıkması kaçınılmazdır.

Şimdi soruları yayınlamadığınızı varsayalım:

1. Sınava girenler; anayasal hakları olan “Hak arama özgürlüğünü” nasıl kullanacaklar?

2. Bazı soruların yanlış olduğunu düşünenler, neye dayanarak itiraz edecekler? Soruyu hatırlayamayabileceklerine HATTA doğru cevabın ne olduğunu bilmediklerine göre HANGİ DAYANAĞA GÖRE itiraz edecekler?

3. Siz; soruları açıklamadığınızda ve yanlış-doğru belli olmadan sonuçları ve yerleştirmeleri açıkladığınızda ADALET tecelli etmiş olacak mıdır?

4. Yargıya başvuranlar, Anayasa Mahkemesinden yasanın iptalini sağlayanlar, 10-15 ay sonra bilirkişi raporlarıyla bazı soruları iptal ettirenler çıkarsa insanların yüzüne NASIL bakacaksınız?

5. Size güvenip de arkanızda duran değerli devlet büyüklerimiz, uğraştıkları onca dahili ve harici sorunlara bir de sizin yol açtığınız bu sorunun eklendiğini fark ettiklerinde ne hissedeceksiniz? Size güvenen yöneticilere bu “dost kazığı“nı atma hakkınız var mı?

Daha bir TUS önce 8 (Sekiz) hatalı soruyu RESMEN İPTAL etmediniz mi? Aralık 2010 TUS’unda inatlaşıp iptal etmediğiniz 5 soru yargı yoluyla iptal edilmedi mi? 19 ay sonra herkesin yerleştirilmesi değişmedi mi? O gün yeri değişenlerin sizin hakkınızdaki duygularını hiç düşünmediniz mi? Biz “hatasız soru soruyoruz” diyebilir misiniz?

“Güç” hatta “zor” kullanarak soruları açıklamayıp insanların hak arama özgürlüğünü kısıtlamak ZULÜM’dür ve ZULÜM aslında, tarih boyunca çaresiz ve küçük insanların başvurduğu bir yol olmuştur.*****

Sorumlu olduğunuz bu insanlara karşı SORULARI AÇIKLAYIN ki,

• Size, “vicdansız” diyenler utansınlar,

• Size, “adaletsizlik umurlarında değil” diyenler hakkınızı teslim etsinler,

• Size, “özür bile dilemeyen yüzsüzler” diyenler sizden özür dilesinler,

• Size, “ülkeyi ve adaleti değil sadece kendi ikballerini düşünüyorlar” diyenler artık ülkeyi ve adaleti öncelediğinizi de konuşsunlar.

• Size güvenen ve bin bir derdi olan yöneticilerimize gereksiz, saçma ve yeni bir dert açmayın.

• Açıklayın ki, yarın adaletsizlik ortaya çıkarsa insanlara beddua hakkı vermeyin. Beddua; kendi elinizle davet edeceğiniz son şey olsun. Mazlumun âhı, aheste aheste çıkarmış derler.

İsterseniz; anladığınızı düşündüğünüz bir başka dilden konuşalım:

Eğer, Cuma namazına gidiyorsanız iyi bilirsiniz; imam, hutbeyi bitirirken Kur’an’dan bir ayet okur: “Muhakkak ki Allah ADALETİ, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder…”

Şimdi önünüzde iki seçenek var:

1. Hakkı ve Adaleti -acı gelse de- söylediğimize kanaat getirip soruları açıklar, itirazlara imkan tanır ve şüpheli her soruyu hiç tereddüt etmeden iptal eder adil olursunuz.

2. Daha önce defalarca yaptığınız gibi, nefsinize yenik düşüp soluğu en yakın savcılıkta alır bizimle ilgili yeni bir suç duyurusunda bulunursunuz.

Biz; ölümden sonraki ilahi adalete sunulmak üzere yüz akı ile belgelerimizi mütemadiyen hazırlıyoruz. Ya Siz?

#direnMEösym
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK


http://www.tus.com/29845/osymye-acik-mektup-2
ÖSYM’ye AÇIK MEKTUP – 2

“Şecaat arz ederken merd-î kıpti, sirkatin söylermiş”

(19 Eylül 2013)

Sayın ÖSYM Başkan ve Yetkilileri,

Her türlü baskıya, haklı talebe ve yazılı isteklere rağmen Eylül 2013 TUS ve DUS sorularını açıklamadınız.

“Elektronik sınav hazırlığı”, “Soru bankası oluşturma”… gibi gerekçelerin kimseye inandırıcı gelmediğini siz de bilirsiniz. İnsanlara yapılacak en yanlış şeylerden biri “onları aptal yerine koymak”tır.

Dünyanın hiçbir yerinde sınavların açıklanmadığından dem vurmuşsunuz.

Bilmiyorsanız söyleyelim:

1. USMLE gibi sınavlarda hatalı soru ZATEN sorulmaz, sorular çok ciddi kontrollerden geçirilir.

2. O sınavlar “eleme-seçme sınavı” yani yarışmalı sınav değil, kişiye özgü baraj sınavıdır.

Soruların %10’unu açıklamışsınız. İki soruyu da iptal edildiği için açıklamışsınız. Güya şecaat arz etmişsiniz.

Bu nasıl bir şecaat arz etme ki, açıkladığınız 26 sorudan tam 5 tanesi açıkça yanlış ve iptal edilmeli. 26 soruda bile kusurunuzu (sirkatinizi) açığa vurmuşsunuz.

Lütfen, şimdi aşağıdaki iki linke tıklayın; hem açıkladığınız hem de açıklamadığınız sorulardaki bazı hataları görün.

Açıkladığınız sorulardan seçilmiş bazı hatalı soruların linki

Açıklamadığınız sorulardan seçilmiş bazı hatalı soruların linki

Hangi akıl sahibine sorsanız, bu soruların hatalı olduğunu teyid edecektir.

“Hatalı soru sormak mümkündür, en ufak şüpheli bir soru bile varsa iptal eder, herkesin o soruları doğru yaptığını kabul ederiz.” diyebilmek bu kadar mı zor?

Hatada ısrar etmek erdem değildir. Kişi kara lekeyi alnına kendisi sürermiş. Hatada ısrar edenlerin öncüsü, ısrarından dolayı cennetten kovulan şeytandır.

Lütfen; Allahtan korkun ve

1. Kalbinizi temizleyin, iyi niyetli olun ve soruları derhal açıklayın, insanlara itiraz için ek süre verin.

2. En ufak bir şüphe olan soruları bile iptal edin, can yakmayın, beddua almayın.

3. Bundan sonraki sınavlarda hatasız soru hazırlamak için tüm prosedürlerinizi gözden geçirin ki bizim gibi kurumlara söz söyleme fırsatı vermeyin.

4. Bu ülkenin vergilerinden maaş alıyorsunuz, bu ülkenin insanlarına ve haklarına saygı duyarak ADİL OLUN ki kurtulasınız, evinize haram para götürmeyin.

Eğer, bütün bunlara rağmen hatanızda ısrar ederseniz yaptığınızın adı ZULÜM olacaktır ve zulüm ile kimse âbâd olmamıştır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6079/bir-iyilik-hareketi
Bir “İYİLİK” Hareketi
(07 Ekim 2011)
Bir ilkokul öğretmeninin çocuğu olarak doğmuşum. Annem ev hanımı…

Üç kardeş olduğumuz için ve hepimiz okuduğumuz için babam hep ek iş yapmak zorunda kalmış: ziraatle uğraşmış, tavukçuluk yapmış, olmamış… Arıcılık kurslarına gitmiş, arıcı olmuş.Hafta sonlarında ve yaz tatillerinde hep arıcılık yapmış, tam 55 yaşına kadar… Yani ben Tıp fakültesi 5. sınıfa başlayana dek… Sonrasında artık benim de boş yaz tatilim olamayacağı için emekli olmuş, hem öğretmenlikten, hem de arıcılıktan…

Ben de 5 yaşımdan beri hep babamın yanında oldum. Tıp fakültesi 5. sınıfa başlayana dek tüm yaz tatillerimi çadırda babamla birlikte arıcılık yaparak geçirdim, kendi yemeğimizi de kendimiz yaptık, kendi çamaşırımızı da kendimiz yıkadık.
Yokluğun ve borcun sıkıntısını da, alın teriyle çalışıp kazanmanın keyfini de yaşayarak öğrendim.

Bu ülkenin bir varlığıyım, en sade tabiriyle sizin içinizden biriyim.

Kader; önüme bir fırsat açtı ve TUSDATA kuruldu. Yıllar boyu arı gibi çalışıp ülkenin dört bir yanına yayılmış bir kurum haline geldi. Bu kurumdaki herkes işini en iyi şekilde yapmak için sürekli çalıştı. İşimiz TUS kazandırmaktı ve on binlerce doktor bizimle TUS kazandı, memnun oldu ki hep meslektaşlarına önerdi.

Kurumsal yapımız olgunlaşıp, sağlam zemine ulaşınca da kendi ülkemizin evlatlarına “sosyal sorumluluk” gereği bir proje olgunlaştırdık:

Tıp fakültelerinin 2., 3., 4. ve 5. sınıflarının iyi çalışan derecelerini, sosyal ve bilimsel faaliyet gösteren kulüplerin liderlerini, sınıfların gerçekte hizmetkârı olan amfi başkanlarını… vs. içeren YAYGIN bir proje oluşturduk. İstedik ki; bu gençlerimizin pek çok kitap ihtiyacını karşılayalım, şubelere derslere giden hocalarımızla bu gençleri düzenli şekilde buluşturalım ve daha iyi bir hekimlik ile daha iyi bir sınav hazırlığı konusunda yüreklendirip rehberlik yapalım. Sınıflarına uygun şekilde derslerimize ücretsiz alalım… vs., vs.

Adını da “GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBܔ koyduk ki heyecan versin, motive etsin…

Tüm ülkeyi hesap ettiğimizde her dönem için 600’er kişiden toplamda yaklaşık 2400 kişiye her yıl bu hizmeti vermek bize yıllardır gurur verdi. Toplumun her renginden insan oldu bu kulübümüzde. Onlar bizi ve yapmak istediklerimizi anladılar. Ve; kim ne derse desin, bu tam bir İYİLİK HAREKETİ oldu. Bu yolda yürürken, seçimlerimizde ya da uygulamalarımızda çok küçük aksaklıklar olsa bile hemen düzeltip iyi niyetle yolumuza devam ettik.

Uzun yıllardır sektörünün lider kurumu olabilmenin ve “güvenilir” kalabilmenin ne kadar güç olduğunu tahmin etmek hiç de zor değil.

Sürekli size saldırılır, kara propagandalar yapılır. Çünkü aynı sektörde ama sizin kadar başarılı olamayan birilerinin maddi menfaati için yıpratılmanız gerekir, en azından onlar tek yolun bu olduğunu düşünürler.

Hocalarımıza, notlarımıza, eğitim kalitemize, hiç aksamadan işleyen sistemimize, başarılarımıza… yani işimize diyecek bir şey bulamayanlar karalamak için bireysel iftiralara başvurmaktan, sahte evraklar servis etmekten çekinmezler. Çünkü, er meydanında acizdirler.

Son günlerde benzer bir saldırı dalgası ile karşı karşıyayız:

Sektörde rakibimiz olan bir kurum ve bağlantılı siteleri yalan yanlış sözde belgelerle GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBÜ uygulamamızın güya ne kadar “kirli”, “fişlemeye dönük” ve “kötü” bir uygulama olduğunu yazıp kamuoyuna kurumumuza karşı tahrik çabası içerisinde hareket ediyor.

Biz, bu çabalara gülüp geçiyor ve meyveli ağacın taşlanacağını hep hatırımızda tutuyoruz.

Marifet; daha iyisini yapmaktır, karalamak değil…
Marifet; er meydanında rekabet etmektir, bel altı vurmak değil…
Marifet; kendinden bahsedebilmektir, rakipten değil…

Her hekim arkadaşım bu karalamaların aslında ne anlama geldiğini bilecek kadar akıllıdır, buna hiç şüphe duymuyoruz.

Bütün bu saldırılar ve karalama kampanyaları karşısında ne mi yapacağız?

Elbette hukuki haklarımızı ararız ama onun dışında muhatap bile almayacağız. Çünkü, vaktimizi, yaptığımız işi daha da iyileştirmek için harcamanın erdem olduğunun farkındayız.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6087/yarindahazor
YARIN DAHA ZOR…
(07 Ocak 2011)

ÖSYM; bunca iletişim çabasına, gazete ilanlarına, TV haberlerine rağmen süreci devam ettiriyor. Süreç hepimizin gözleri önünde cereyan ediyor.
Hekimler; kendileri için çok önemli böylesi bir sınavda sebepsiz yere ve birilerinin galeyanına gelecek kadar basit ve zeka seviyesi düşük insanlar mıdır?

Bir dertleri vardı ve seslerini duyurmak istediler. “Derdini insanca anlatmak isteyen” bukişilerle görüşülüp sorunları dinlense ve kamuoyunun vicdanı rahatlatılsaydı daha şık olmaz mıydı?

Doktorların; haklarını aramak için çaba sarf etmelerini “kurum karşıtı faaliyet” olarak tanımlamak, devlet ciddiyetine yakışır mı?

“Sorun yok” deyip kestirmek, gerçekten sorun olmadığı anlamına mı gelir? Ateş olmayan yerden bu kadar çok duman çıkar mı? Her devlet kurumu halkına adalet ile hizmet için vardır. Despotizm, çağını çoktan kapamış olan ilkel bir yönetim şeklidir.

Artık olay yargıdadır. Yargıya intikal etmiş olan ve iptali istenen bazı sorular vardır. Yargı; soruların iptali yönünde karar verirse, ÖSYM ne diyecektir? Ve o zaman, tüm bu süreçleri nasıl telafi edecektir?

Ayrıcaaa…

Bu dünyanın öbür tarafı da var. Bizim; o gün, bu konu ile ilgili alnımız açık olacak. Allah biliyor ki, doğru olduğuna inandığımız şeyleri korkmadan yazdık ve söyledik. Haksız hiçbir fiile göz yummadığımız gibi haksızlığın hiçbir çeşidine de razı olmadık. Hiçbir gizli hesabımız da olmadı, olmayacak.

Bugün güç ve yetkiyi ellerinde tutanlar, gücün kendilerinde olmadığı o gün nasıl hesap vereceklerini de düşünmek zorundadırlar.
O gün, bugünden daha zor olacak.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6085/tip-uzmanlik...ri-ve-oneriler
TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİNE GİRİŞ SINAVI’NIN
SORUNLARI VE ÖNERİLER

(04 Nisan 2011)

Ülkemizde, TUS gibi bir sınavın ve ÖSYM gibi bir kurumun varlığı fırsat eşitliği ve ciddiyet açısından önemlidir.

Hekimler adına üzüntü veren nokta; sistemin, pratisyen hekimliği hiç de hak etmediği şekilde “değersiz” ve “niteliksiz” bir konuma düşürmüş olmasıdır.

Doğal olarak öncelikle bu sorun çözülmelidir ve uzun vadeye yayılan bir politika ile “sadece uzmanlığın değerli olduğu” algısı ortadan kaldırılmalıdır.

Elbette uzman olmak isteyenler için objektif bir sınavın yapılması en uygun olanıdır.

Tıpta Uzmanlık Sınavının; neyi, neye göre ve nasıl ölçtüğünü anlamak için geçmiş sınavları incelediğimizde, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gereken bazı noktaların varlığını tespit etmiş bulunuyoruz. Tespitlerimiz sınavın daha hakkaniyetli ve doğru ölçmesine katkıda bulunmaya yöneliktir.

Sorunları aşağıdaki şekilde maddeleyebiliriz:

1- Tıpta Uzmanlık Sınavı; tek oturumda ve sadece 200 soru üzerinden yapıldığı için ayırt ediciliği –nispeten- düşük olan bir sınavdır.
Sadece 200 soru sorulmasının doğal sonucu olarak her konudan sorgulama yapılamamaktadır. Ayrıca tek oturumda olması da; olası sağlık ve konsantrasyon sorunlarının sınavın primer belirleyicisi olmasına yol açmaktadır. Her iki durumda sağlıklı bir ölçme – değerlendirme için uygun değildir.
Sınav; 300 sorudan (en azından 240 – 250) oluşmalı, her branşın her konusundan soru sorulabilmeli ve Pazar günü sabah ve öğle oturumları olmak üzere İKİ OTURUM olmalıdır.
Böylece saçma bir uygulama olan 4 saate yakın tek oturumda tuvalete çıkamama sorunu da kendiliğinden çözülmüş olacaktır.
Örnek:*****www.usmle.org*****(3 basamakta, 23 blokta yaklaşık 1000 soru)

2- Soruların hazırlandığı kaynaklar bilinmemektedir.
Tıp çok geniş bir alandır, çok sayıda temel kaynak bulunmaktadır ve bir pratisyen hekimin bütün bu kaynakları bilmesi imkansızdır. Ayrıca aynı branşın iki farklı kitabında bile farklı olarak ifade edilen bilgiler de sorgulanabilmektedir. Bu durum çok sakıncalıdır.
Soruların hazırlandığı kaynakları tam ve eksiksiz olarak resmi olarak ÖSYM internet sitesinden duyurulmalıdır.

3- Sorular bazen tek bir kaynaktan hazırlanmakta ve o branşın çok temel kabul edilen 3000 sayfalık diğer bir kaynağında dahi cevabı bulunamamaktadır.
Bu durumlarda hekimlerin 3000 sayfalık bir kitabı okuması bile anlamsız hale gelmekte onları hiç okumayanla eş duruma düşürebilmektedir.
Her soru o branşın en az 2 temel kitabı tarafından net, eksiksiz ve aynı şekilde cevaplanabilecek şekilde hazırlanmalıdır.

4- Bazı sorular yeterince özenle hazırlanmamaktadır.
Soruların resmen açıklandığı son 3 sınavda ortalama 3’er sorunun iptal ya da değişikliğe uğramış olması bunun en açık delilidir. 200 soruluk bir sınavda sınava girenlerin yarısı 115-130 net aralığına yığılmakta ve 1 net bile sonucu ciddi şekilde etkilemektedir. Biz bu sınav için hekimlerimizin, hayatlarının geri kalan bütün yönlerini ihmal edip gece gündüz 1 yıldan fazla çalıştığını biliyoruz. Bu emeğe saygı duyulmalıdır.
Özensiz hazırlanmış 6-7 sorunun hekimleri bu kadar etkilemesine yol açmamalı ve daha özenle hazırlanmış, çalışıldığında yapılabilen net sorular içeren sınavlar yapılmalıdır.
Ayrıca; sorular hazırlanırken, mutlaka tüm seçenekler için açıklamalar yazılmalı ve doğru seçeneğin neden doğru, yanlış seçeneğin neden yanlış olduğu ortaya konmalıdır. Bu durum; varsa- birden fazla doğru cevaplı seçenek hatasını ortadan kaldıracaktır.
Son olarak,sorular ve açıklamaları mutlaka en az iki ayrı akademisyen tarafından kontrol edilmeli ve belli kriterlere göre onaylanmalıdır.

5- Soru dağılımları; tıp fakültesi müfredatına uygun yapılmamaktadır.
Örneğin; Aralık 2010 sınavında Anatomi alanında sorulan 10 sorudan 5 tanesi Nöro anatomi konusundan, 5 tanesi ise kalp ve dolaşım konusundan sorulmuştur. Kemikler, eklemler, kaslar, solunum sistemi, sindirim sistemi ve ürogenital sistemden hiç soru sorulmamıştır. Hiç soru sorulmayan bu konular tıp fakültesi anatomi müfredatının yaklaşık %50’sini oluşturmaktadır. Bu durumda bu sınavda ki soru dağılımı ne kadar dengeli ve adil olabilir?
Soru dağılımları yeniden ve objektif olarak belirlenmeli ve duyurulmalıdır. Ayrıca sınavda da buna uyulduğunu net kriterlerle ortaya koymak gerekmektedir.

6- Bazı sorular bir pratisyen hekim tarafından bilinmesi mümkün olmayan ve bilinmesi anlamsız olan uç bilgileri sorgulamaktadır.
Bazen soruyu hazırlayan hocalar kime soru sorduklarını unutmakta ve kendi çocuğu girse asla sorulmasını istemeyeceği zorlukta ve anlamsız soruları öylesine sormaktadırlar. Bu sınava hazırlanmak için yıllarca çalışanların emeklerine saygı duyulmalı ve soruların bir ölçüsü olmalıdır.
Ayrıca; biliyoruz ki TUS birincileri bile 175 civarında net yapabilmektedir. ÖSYM’nin diğer sınavlarında tam net yapan bir çok aday çıkarken TUS’da en iyi yapanın bile 20 civarında yanlışının olması da sınavın anlamsız zorluğunu göstermektedir. Bu detay ve zor soru sorma çılgınlığı, ülkemizin gelecek doktorlarının yanlış yetişmesine neden oluyor. Bu nokta, ciddi bir vebaldir.
Her soru için “Zorluk İndeksi” ve “Ayırıcılık İndeksi” hesaplanmalı, sonuçlar soru hazırlayıcılarla paylaşılmalı ve deneyimler sonraki sınavlara yansıtılmalıdır.

7- Branşlar arasında hatta branş içi referans kitaplar arasında bile ihtilaf konusu olan çelişkili bilgiler sorulmaktadır.
Bir soru, doğası gereği diğer bir tıp branşını ilgilendiriyorsa mutlaka onun uzmanları tarafından da çapraz kontroller yoluyla incelenmeli, bilgi farklılığının olmadığı teyit edildikten sonra sorulmalıdır.
Ayrıca, her branştan soru hazırlayanların sadece kendi branşı ile ilgili sorular hazırlaması, primer olarak başka branşların alanına giren sorulardan kaçınmaları da hataları önleyecektir.

8- İtirazlara karşı yeterince açık ve şeffaf davranılmamaktadır ve hiçbir açıklama yapılmamaktadır.
Son 3 sınavdır bir çok ciddi internet sitesinde iptal edilenden daha fazla sayıda soruya bir çok temel kaynaktan referanslar göstererek haklı itirazlar yapılmış ancak kişiye özel ya da kamuya karşı hiçbir tatmin edici açıklama yapılmamıştır. Bu durum ÖSYM’nin ciddiyetiyle bağdaşmamakta ve şaibeler uyandırmaktadır. Ayrıca son derece komik bir şekilde “sınavda başarılı olanların ortak şekilde yanlış işaretlediği sorular yeniden incelenmiş ve bu sorular iptal edilmiştir” benzeri basın açıklamaları, bilimselliği en üst düzeyde olması gereken ÖSYM’nin güvenilirliğine gölge düşürmektedir.
İnternet yoluyla itiraz edilebilmeli ve sonuçlar açıklanmadan önce itiraz edilen her soru için temel referans kitapları belirtilerek yeterli ve doyurucu açıklama yapılmalıdır. İmaj kaygısıyla defansif davranılmamalı sorular hatalıysa cesurca iptal edilebilmelidir.

9- İngilizce sınavı ile bilim sınavının ard arda olması önemli bir handikaptır, bilim sınavını etkileyecek kadar stres oluşturmaktadır.
TUS İngilizce sınavı kalkmalıdır, ÜDS ya da KPDS’den alınacak geçerli bir not 5 yıl süre ile dil muafiyeti sağlamalıdır.

10- “Kişiye özel üretilmiş soru kitapçığı” sınav eşitliğine aykırıdır.
Çünkü; başta zor sorular ya da çeldiricisi olan sorularla başlayan kitapçığa denk gelen adayların sınavı doğal olarak daha kötü geçecektir. Tüm kitapçıklarda aynı moral durumunu sağlayacak denge kurulabilmesi mümkün müdür?
2, 3 ya da 4 kitapçık türü ile sınavın yürütülmesi yeterlidir. Fantastik önlemlere gerek yoktur.

11- İki sınav arası aralıklar eşit değildir ve hem YASAL, hem de hazırlanabilmek açısından sorunlar doğurmaktadır. Ayrıca, hekimlerin mecburi hizmet sorunu sınav takviminde dikkate alınmalıdır.
Sınavların birbirine 4 ay ya da 5 ay yakın olması bir sınavda yerleştirilip başvurusunu yapan ama yasal prosedürler tamamlanamadığı için henüz başlayamayan hekimlerin bir sonraki sınava başvurmak istemeleri durumunda puanlarında % 2 kesinti yapılmasını gerektirecek olan “Halen bir uzmanlık eğitimine devam etmekteyim.” seçeneğini işaretlese de işaretlemese de yasal sorunlar doğuracağı açıktır.
Sınavların MART ve EYLÜL aylarının İLK HAFTA SONU yapılması hekimler açısından en uygun dönemdir. Çünkü Eylül ayının ikinci yarısına ve ötesine geçen bir sınav takvimi “mecburi hizmet uygulaması” yüzünden yeni mezun hekimleri zor durumda bırakmaktadır.

12- Sonuçların açıklanma tarihi önceden duyurulmalıdır.
Sınav sonuçlarının açıklanması, yerleştirmeler vs. derken 1,5 aydan fazla bir süre belirsizlikte kalınıyor. Günün her saatinde internetteler ve paranoid oluyorlar neredeyse. Topu topu 14.000 civarında kişi… Sınavdan hemen sonraki gün sonuçların ne zaman açıklanacağı duyurulamaz mı? Yabancı dil sınavını yarım günde açıklayan ÖSYM, TUS Bilim Sınavı’nı neden 3 haftada açıklıyor?

13- Kişiye özel sonuç açıklama uygulaması zihinlere “acaba birilerine bir şeyler yapılıyor da o mu saklanıyor?” sorusunu getirmektedir.
Eskiden TC kimlik numarası girilerek herkesin nereyi kazandığı kolayca görülebilirdi. Bu, engellendi. Nasıl bir güvenlik kaygısı ile engellendiğini anlamak ise mümkün değil. Tam aksine zihinlerde soru işaretleri giderek artıyor.
ÖSYM; kendisi zaten toplam 10.000 kadar olan doktorun tümünün sıralamasını, puanlarını ve kazandığı yerleri tek bir tabloda yayınlarsa tüm şüpheler giderilir ve iddia ettikleri şeffaflık sağlanmış olur. Bu tabloda TC kimlik numaralarını yayınlamazsa olası suistimallerin de önüne geçilmiş olur.

14- Ne ÖSYM’de ne de YÖK’te TUS ya da YDUS ile ilgili istihdam edilmiş bir hekim yoktur. Ayrıca ÖSYM yürütme kurulunda da tıp kökenli bir öğretim üyesinin yer almaması anlaşılır gibi değildir.
Aklı başında bir hekim, bütün bu sorunları kolayca aşacaktır.

15- ÖSYM internet sitesinde hekimlerin karşılaşabilecekleri bazı sorunlar ile ilgili bilgiler bulunmamakta bu da zaman zaman uygulama sorunlarına yol açmaktadır.
Hekimler, bazı yasal sorunlar karşısında kulaktan duyma bilgilerle hareket ettikleri için sıkça kaygılı zamanlar geçirmekte, bu durum ise ÖSYM’nin imajını zedelemektedir. Bu sorulardan bazıları aşağıdadır:

• Sınav giriş belgem gelmeden Ankara’ya gelmek zorunda kalırsam belgemi Ankara’da nerelerde ve hangi zaman dilimlerinde çıkartabilirim? Cumartesi günü de belge çıkartabilir miyim?

• Yabancı dil sınavı muafiyeti için tüzükte var olan 3 yıllık muafiyetin pratik uygulaması nasıldır? Örneğin yabancı dilde barajı Nisan 2008 TUS’unda geçen bir hekim 15 Mayıs 2011 ve 25 Eylül 2011 tarihlerindeki bilim sınavında yabancı dilden muaf mıdır?

• Haziran 2011 sonunda tıp fakültesinden mezun olacak bir kişi henüz mezun olmadan ilkbahar 2011 dönemi TUS yabancı dil sınavına girse ( ama daha mezun olmadığı için bilim sınavına girmeden bunu yapsa) ve barajı geçse, bu durum 3 yıllık muafiyete hak kazandırır mı? Nitekim henüz mezun olmadan ÜDS ya da KPDS’ye girip barajı geçenler muaf sayılmıyorlar mı?

• Bir sınavda bir TUS sorusu iptal edildiğinde sınav bir soru eksik mi değerlendiriliyor, yoksa bu soru sınava giren herkes için doğru mu kabul ediliyor?

• İlkbahar dönemine giren ve bir programa yerleşip yerleştiği alana kurallara uygun şekilde başvurusunu yapan hekimlerin atamaları genellikle Ağustos ayı sonu ya da Eylül ayı başlarını buluyor. Yani Sonbahar dönemi TUS müracaatları çoktan bitmiş oluyor. Bu kişiler; sonbahar dönemi sınavına da girmek istedikleri durumda, başvuru formundaki UZMANLIK ÖĞRENCİLİĞİ DURUMU bölümüne nasıl cevap vereceklerdir? “Halen Uzmanlık Eğitimime Devam Ediyorum” cevabı verseler, halen uzmanlık eğitimine devam etmedikleri için yanlış beyan olacaktır. Bu seçeneği işaretlemedikleri durumda da puan kesintisi olmayacak ama belki de bu kişiler sınavdan önce uzmanlık eğitimine başlamış olacak ve diğer adaylara haksızlık durumu ortaya çıkacaktır.

• Halen, ilkbahar dönemi sınavı ile sonbahar dönemi sınavı arasındaki süre 5 ay, diğer iki sınav arasındaki süre ise 7 aydır. Sınavlar arasındaki süreyi eşitlemek (tam 6 ay ara ile yapmak) bir önceki sorudaki handikapı önlemek için sağlıklı bir yol olamaz mı? Sınavları mevcut aralıklarla yapmanın özel bir sebebi var mıdır? İncelenen kadarıyla ÖSYM’nin Mart ayında pek çok boş haftası bulunmaktadır. İlkbahar dönemi Mart ayına alınamaz mı?

• Ek yerleştirmede, bir kişinin bir kadroyu tercih edebilmesi için ilk yerleştirmede o programa yerleşen en düşük puanlı kişinin puanına eşit ya da yüksek puan alması gerekiyor. Bu durum, pek çok kadronun boş kalmasına yol açmaktadır. Bu uygulamanın hukuki dayanağı nedir?

ÖSYM internet sayfasındaki TUS bölümünde “SIK SORULAN SORULAR” bölümü açılarak bu tür ortak sorular cevaplanabilir ve hekimler belirsizlikten kurtarılabilir.ir.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6081/tus-icin-yapilmasi-gerekenler-2
TUS İÇİN YAPILMASI GEREKENLER – 2

(14 Ocak 2012)

Daha önceki yazımda TUS’un Handikapları ve Çözüm Önerileri’nden önemli bir kısmını bahsetmiştim. ÖSYM’nin yaptığı değişiklikler, önerilerimizin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya koymuş oldu.

Ama daha yapılması gerekenler var:

1- Zorunlu hizmetten dolayı çokça istifa eden hekim varlığından dolayı 14 tercih ve 6/8 Üniversite- Bakanlık oranı kaldırılmalıdır. Tercih sırası 20-25 ve hatta daha üzerine çıkmalı, dileyen tamamını üniversite ya da tamamını bakanlık tercihleri yapabilmelidir.

2- Tercih yapabilmek için alt sınır olan 50 barajı ya kaldırılmalı ya da düşürülmelidir.

3- Ek yerleştirme için; açıkta kalan bir kadroyu tercih edebilmek için, o kadronun puanına eşit ya da daha yüksek puan şartı kaldırılmalıdır ki boş kadro kalmasın.

4- TUS Yabancı Dil Sınavı kalktığı için ÜDS, Ocak ya da Şubat ayında yapılmalıdır ki Nisan TUS’u başvurularından önce sonuçlar açıklanmış olsun.

5- Yanlış olan ve itiraz edilen sorulara hala şeffaf davranılmamaktadır. Eylül 2011 sınavındaki 3 yanlış soru da itiraz edildiği halde iptal edilmediği için mahkemeye taşınmıştır. Bu inat,
nereye kadar böyle devam edecektir?

6- Aralık 2010 sınavında yanlış olup iptal edilmeyen 5 soru mahkeme kararı ile iptal edilmiş olup karar kesinleşmiş ve ÖSYM’ye tebliğ edilmiştir. Buna rağmen ÖSYM sessizliğini korumaktadır. Önce; bu iptalleri kamuoyuna duyurmalı, kazanılmış mevcut hakların korunması şartıyla yerleştirmeleri yeniden yaparak bir üst yerleştirmeye ya da yeni bir yerleştirmeye hak kazananlara hakları verilmelidir. Sonra da hekimlerden içtenlikle özür dilenmelidir.

Hiç şüphesiz ki bu özür; sahibine özsaygısını iade eden bir özür olacaktır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6071/tipta-uzmanl...ri-ve-oneriler
Tıpta Uzmanlık Sınavı’nın Handikapları ve Öneriler

Ülkemizde, TUS gibi bir sınavın ve ÖSYM gibi bir kurumun varlığı fırsat eşitliği ve ciddiyet açısından önemlidir.

Hekimler adına üzüntü veren nokta; sistemin, pratisyen hekimliği hiç de hak etmediği şekilde “değersiz” ve “niteliksiz” bir konuma düşürmüş olmasıdır. Doğal olarak öncelikle bu sorun çözülmelidir ve uzun vadeye yayılan bir politika ile “sadece uzmanlığın değerli olduğu” algısı ortadan kaldırılmalıdır.

Elbette uzman olmak isteyenler için objektif bir sınavın yapılması en uygun olanıdır.

Tıpta Uzmanlık Sınavının; neyi, neye göre ve nasıl ölçtüğünü anlamak için geçmiş sınavları incelediğimizde, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gereken bazı noktaların varlığını tespit etmiş bulunuyoruz. Tespitlerimiz sınavın daha hakkaniyetli ve doğru ölçmesine katkıda bulunmaya yöneliktir.

Sorunları aşağıdaki şekilde maddeleyebiliriz:

1-Tıpta Uzmanlık Sınavı; tek oturumda ve sadece 200 soru üzerinden yapıldığı için ayırt ediciliği –nispeten- düşük olan bir sınavdır.
Sadece 200 soru sorulmasının doğal sonucu olarak her konudan sorgulama yapılamamaktadır. Ayrıca tek oturumda olması da; olası sağlık ve konsantrasyon sorunlarının sınavın primer belirleyicisi olmasına yol açmaktadır. Her iki durumda sağlıklı bir ölçme – değerlendirme için uygun değildir.
Sınav; en az 500 sorudan oluşmalı, her branşın her konusundan soru sorulabilmeli ve 2 ya da 3 oturumda yapılmalıdır.

2-Bazı sorular yeterince özenle hazırlanmamaktadır.
Soruların resmen açıklandığı son 3 sınavda ortalama 3’er sorunun iptal ya da değişikliğe uğramış olması bunun en açık delilidir. 200 soruluk bir sınavda sınava girenlerin yarısı 115-130 net aralığına yığılmakta ve 1 net bile sonucu ciddi şekilde etkilemektedir. Biz bu sınav için hekimlerimizin, hayatlarının geri kalan bütün yönlerini ihmal edip gece gündüz 1 yıldan fazla çalıştığını biliyoruz. Bu emeğe saygı duyulmalıdır.
Özensiz hazırlanmış 6-7 sorunun hekimleri bu kadar etkilemesine yol açmamalı ve daha özenle hazırlanmış, çalışıldığında yapılabilen net sorular içeren sınavlar yapılmalıdır.

3-Soru dağılımları; tıp fakültesi müfredatına uygun yapılmamaktadır.
Örneğin Eylül 2007 sınavında Anatomi alanında sorulan 10 sorudan 7 tanesi “Nöroanatomi” konusundan sorulmuştur. Daha önceki sınavlarda bu konudan gelen soru sayısı ortalama 2-3’tür. Tıp fakültesi müfredatında da bu konu anatominin yaklaşık % 25’ini oluşturmaktadır. Bu durumda bu konudan 7 soru sormak ne kadar ölçücüdür? Bir hekimin diğer konuları çalıştığı halde hiç soru çıkmaması da elbette adil olmayacaktır.

4-Soruların hazırlandığı kaynaklar bilinmemektedir.
Tıp çok geniş bir alandır, çok sayıda temel kaynak bulunmaktadır ve bir pratisyen hekimin bütün bu kaynakları bilmesi imkansızdır.Ayrıca aynı branşın iki farklı kitabında bile farklı olarak ifade edilen bilgiler de sorgulanabilmektedir. Bu durum çok sakıncalıdır.
Soruların hazırlandığı kaynakları tam ve eksiksiz olarak resmi olarak ÖSYM internet sitesinden duyurulmalıdır.

5-Sorular bazen tek bir kaynaktan hazırlanmakta ve o branşın çok temel kabul edilen 3000 sayfalık diğer bir kaynağında dahi cevabı bulunamamaktadır.
Bu durumlarda hekimlerin 3000 sayfalık bir kitabı okuması bile anlamsız hale gelmekte onları hiç okumayanla eş duruma düşürebilmektedir.
Her soru o branşın en az 2 temel kitabı tarafından net, eksiksiz ve aynı şekilde cevaplanabilecek şekilde hazırlanmalıdır.

6-Bazı sorular bir pratisyen hekim tarafından bilinmesi mümkün olmayan ve bilinmesi anlamsız olan uç bilgileri sorgulamaktadır.
Bazen soruyu hazırlayan hocalar kime soru sorduklarını unutmakta ve kendi çocuğu girse asla sorulmasını istemeyeceği zorlukta ve anlamsız soruları öylesine sormaktadırlar. Bu sınava hazırlanmak için yıllarca çalışanların emeklerine saygı duyulmalı ve soruların bir ölçüsü olmalıdır.
“Ayrıca; biliyoruz ki TUS birincileri bile 175 civarında net yapabilmektedir. ÖSYM’nin diğer sınavlarında tam net yapan bir çok aday çıkarken TUS’da en iyi yapanın bile 20 civarında yanlışının olması da sınavın anlamsız zorluğunu göstermektedir.

7-Branşlar arasında ihtilaf konusu olan çelişkili bilgiler -son derece hatalı şekilde- sorulmaktadır.
Bir soru, doğası gereği diğer bir tıp branşını ilgilendiriyorsa mutlaka onun uzmanları tarafından da çapraz kontroller yoluyla incelenmeli, bilgi farklılığının olmadığı teyit edildikten sonra sorulmalıdır.

8-İtirazlara karşı yeterince açık ve şeffaf davranılmamaktadır ve hiçbir açıklama yapılmamaktadır.
Son 3 sınavdır bir çok ciddi internet sitesinde iptal edilenden daha fazla sayıda soruya bir çok temel kaynaktan referanslar göstererek haklı itirazlar yapılmış ancak kişiye özel ya da kamuya karşı hiçbir tatmin edici açıklama yapılmamıştır. Ayrıca sınavın birinde 2 soru iptal edildiği halde neden 200 soru üzerinden değerlendirme yapıldığı hala adaylar arasında şaibe konusu olarak konuşulmaktadır. Bu durum ÖSYM’nin ciddiyetiyle bağdaşmamakta ve şaibeler uyandırmaktadır.
Yapılan her itiraz dikkatlice incelenip hekimleri yeterince aydınlatan resmi açıklamalar yapılmalıdır.

Bugüne kadar; sınavın daha ölçücü ve hatasız bir sınav olması için hiçbir inceleme yapmayan ve çaba göstermeyen, hatalı soruların varlığını hekimlerin kendilerine çektiği sitem dolu fakslarla fark edecek kadar duyarsız bir Türk Tabipleri Birliği’nin varlığı tüm meslektaşlarımız adına üzüntü vericidir.

Tüm bu sorunların çözümü için; kurumumuz, sınavın esas sahibi olan Sağlık Bakanlığı, sınavın uygulayıcısı olan YÖK ve ÖSYM nezdinde gerekli tüm çabaları göstermekte ve sorunları dile getirmektedir. Sizlerin de yukarıdaki metin eşliğinde ÖSYM’ye faks ve E-mail yoluyla başvurmanız sonuç almamızı hızlandıracaktır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6060/tusun-kutsal-kitabi
TUS’un KUTSAL KİTABI

(Tüm Tus Soruları 18. Baskı’nın Önsözüdür)

TUS’un kutsal kitabı 18. edisyonu ile karşınızda. Bu baskıda bile her bölüm, TUSDATA’nın kaliteli eğitmenleri tarafından en az 2 kez satır satır incelendi, çok değerli bilgiler eklendi, sızlerden gelen eleştiriler incelendi, tartışmalar çözümlendi, içerik daha da zenginleştirildi. Sadece bu baskı için 60’tan fazla editör ve eğitmen görev aldı. Kitabın 17. baskısı Eylül 2007 sınavındaki 153 soruyu net bir şekilde cevaplandırdı.

12 yıl boyunca; konu olarak ne çalışırsa çalışsın, hangi dersaneye giderse gitsin TUS çalışma potasına giren herkesin vazgeçilmez kaynağı olabilmek “TUS’un Kutsal Kitabı” tanımlamasını anlamlandırıyor.

Türk tıp tarihinin en fazla baskı yapan kitabı olma gururunu da bu kitap taşıyor (toplamda 27 baskı… 18’i yenilenmiş edisyon ve 9 adet reprint baskı). İkincilik ise 12 baskı yapan Klinisyen PATOLOJİ SORULARI kitabına ait. Dünyanın en meşhur kitaplarından Nelson Textbook of Pediatrics kitabının da 2 ay önce 18. baskısını çıkardığı düşünüldüğünde bu kitabın haklı gururu daha iyi anlaşılacaktır.

Önemli başarılar, ancak gönülden ve yeterince ciddi çalışıldığında kazanılır. TUSDATA olarak hem dersanecilikte hem de yayıncılıkta gönülden ve yaptığımız işten zevk alarak profesyonel kadromuzla aldığımız sonuçlar bunun en güzel ispatıdır: 27 ayrı şube ve kitabevi, 500’den fazla TUS semineri, 137 kitap, 18 eğitim Cd’si, TUS kampları, vaka kampları, deneme sınavları… Tam 12 yıldır TUS’un her alanında bütün gücümüz ve içtenliğimizle çalışıyoruz.…

Başarıda diğer önemli bir faktör de sürekli yenilenme ve güncel kalabilmedir. Yıllar boyu bununda en güzel örneklerini verme gayretinde olduk. Bu baskıda da 2005, 2006 ve 2007 basım ingilizce textbookları esas alarak bilgileri güncelledik, yeni ipuçları ekledik ve daha iyi olabilmeye çalıştık.

TUSDATA ailesi olarak; Sürekli yenilenme ve gelişmenin doğal sonucu olarak kurumlarımızı ve hizmet ağımızı genişletiyoruz:

Bilimsel toplantı merkezlerimizde de arka arkaya kırılması zor rekorlara imza atıyoruz. Son 9 TUS’ta 9 birinci çıkardık ve herhangi bir kurumun bu başarıyı yakalayabilmesi için en azından 5 yıl geçmesi gerekecek. Tabi bu süre içinde TUSDATA’nın hiçbir varlık göstermediğini varsayarsak ve TUS birincileri, dereceler ve ilk 10’un çoğu sürekli bizden çıkmasının yanında kitlesel ve bireysel başarılara imza atıyoruz. Tüm kursiyerlerimiz ideallerindeki başarıya TUSDATA ile ulaşıyorlar. Artık TUS’u kazanan her iki kişiden biri TUSDATA’lı… Ders notları, Özet Notlar, Deneme Sınavları, Tarama Sınavları, Tıbbi İngilizce desteği, İnternet desteği, Profesyonel Motivasyon desteği ile TUS hazırlığına bambaşka bir tarz getirerek, kursiyer arkadaşlara birer hekim gözüyle bakarak ve tüm ihtiyaçlarını bilip çözüm yolları üreterek bu başarıya ulaşıyoruz.

Yayıncılıkta ise 12 yıllık tecrübemizi artık yurtdışındaki medikal yayıncılık standartlarına kavuşturduk. Bu noktada sınıflamalardan, kitap boyutuna, dikkat kutularından indekslere kadar itinalı bir çalışma sonunda ortaya KLİNİSYEN serisini çıkarttık. Klinisyen konu ve soru kitapları tamamladık, Vaka Soruları Kitaplarını seri halinde hizmetinize sunduk, daha detaylı bilgi isteyenler için PREMIUM serisini, daha az zamanda olanlar için de OPTİMUM serisini hazırladık. Son olarak her konuda her şeyin (TUS sorusu, Konu, vakalar, açıklamalı sorular, değerlendirme testi) arka arkaya eklendiği ve tüm metnin birbiriyle uyumlu olduğu 5 kitap yerine 1 kitap ile hedefe ulaşabileceğiniz PROSPEKTUS 5 YILDIZLI SERİ’ yi hizmetinize sunduk. Bu seri ile teknik açıdan
dünyanın en üst standartlarını, sınava hazırlık ve içerik açısından yapılabileceğin en iyisini yaptığımızı göreceksiniz.

TUS Hazırlık Merkezlerimizde yaptığımız ve tüm meslekdaşlarımız tarafından çok beğenilen deneme sınavlarımızı kitaplaştırdık. Güncel ihtiyaçlar doğrultusunda yeni yayın çalışmalarına devam ediyoruz.

Klinisyen Tıp Kitabevleri artık Türkiye’nin 27 ayrı yerinde… Her çeşit kitabı en uygun şartlarda bulabileceğiniz merkezlerimize bekliyoruz sizleri.

TUSDATA olarak güncelliğimizi sürekli kılıp TUS’a çalışan öğrenci ve doktor arkadaşların yanında, hem TUS Hazırlık Merkezleri hem de yayıncılık alanında başarınız için çalışmaya devam edeceğiz.

18 baskı boyunca bu kitaba emeği geçenlerin sayısı çok fazla. Sadece bu baskı için 60’tan fazla eğitmen emek verdi. Öncelikle tüm yazar ve editör kadromuz, eğitmenlerimiz, çalışkan teknik ekibimiz, Klinisyen Tıp Kitabevleri ve tüm doktor meslektaşlarımız, bize her yolla ulaşarak soru ve çelişkilerini ileten meslektaşlarımız, tabi ki sabırlı, anlayışlı ve vefakar ailelerimiz… İsim olarak saymak istesek binleri geçer. Hepsine… ama herkese gönülden teşekkür ediyoruz. Onlar olmasaydı, bu kitap bu kadar faydalı ve güzel olamazdı.

Sınava TUS’u bilenlerle hazırlanın.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6025/%EF%BB%BF%EF...ar-sonuc-verdi
BASKILAR SONUÇ VERDİ
Değerli meslektaşlarım;

TUS sonuçları (puan ve sıralamaları) açıklandı. 2-3 gün içinde tercih işlemi başlayacak.

Türkiye net ortalamasının 85-90 arası olacağını tahmin etmiştik, 87 çıktı. Doğal olarak ortalama düşünce de puanlar yüksek geldi.

En doğru tercihleri yapabilmeniz için çok yönlü analizlerimizi tamamlayıp her türlü doküman ile zenginleştirilmiş bir TERCİH REHBERİ klasörünü en kısa sürede yayınlayacağız.

Nisan 2009 TUS; kötü bir sınavdı… Sınava giren meslektaşlarımız moral açısından zor günler geçirdiler.

Biz de TUSDATA olarak; sınavın doğru ve adil olması için çok yönlü çaba gösterdik. Gazete ve televizyon kanallarında durumu anlattık, YÖK ve ÖSYM nezdinde girişimlerde bulunduk, hekim arkadaşların organize bir şekilde kamuoyu oluşturmasını sağladık… vs.

Pek çok sonucu da aldığımızı düşünüyorum:

1. 5 itirazımızdan 4’ü tam istediğimiz gibi değiştirildi.

2. İlk kez, iptal edilen soruların akıbeti ÖSYM tarafından resmen duyuruldu ve bu sorular herkesin doğru kabul edildi.

3. ÖSYM; komisyonları tekrar toplayarak günlerce soruları tekrar inceledi… Bunun doğal sonucu, bundan sonraki sınavların daha dikkatli hazırlanması olacaktır.

Hak edenin kazanması dileğiyle…

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6022/sinavin-erte...k-ettikleriniz
SINAVIN ERTELENMESİ İLE İLGİLİ MERAK ETTİKLERİNİZ
Değerli meslektaşlarım,

18 – 19 Eylül tarihlerinde yapılacak olan TUS ertelendi. Daha sonra şok bir duyuru ile Nisan 2011 ile birleştirilip Ocak’ta yapılacağı yazıldı. Hem ÖSYM hem de Sağlık Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunduk ve sınav 11-12 Aralık 2010 tarihine alındı. 2011 sınav takvimi TUS 2 kez olacak şekilde yani hiç değişmeden yapılacaktır.

Pek çok soru işareti açıkta kaldı. Bunların bazılarına cevap ve kanaatlerimizi aşağıdaki yazımda bulabilirsiniz.

Sınav neden ertelendi?
Aldığımız bilgiler, okuduklarımız ve basit mantıkla düşündüklerimizi yan yana koyarsak; KPSS skandalı nedeniyle ÖSYM’nin bilgisayarlarına savcılık ve polis tarafından el konuldu ve böylece soruların mahremiyeti, gizliliği bozulmuş oldu. Zaten ÖSYM sadece TUS’u değil diğer kalan tüm sınavları da erteledi.

Sınavda sorular sizce nasıl olacaktır? Eski soru çıkmayacaksa nasıl çalışmalı?
Soru gizliliği açısından mevcut bankanın kullanılamayacağını düşünüyoruz. Her yeni soru hazırlayan da en önemli konuları açıp oradan soracaklardır, Uzaydan soru mu getirecekler?
Nelerin nasıl sorulabileceğinin en kolay ve en sağlıklı yolu çıkmış TUS sorularına bakmaktır. Çünkü onları da hocalar hazırlamışlardı. Bunun için TÜM TUS SORULARI’nı çalışmak akıllıcadır, sadece şu farkla: Siz bu konuda sınav sorusu hazırlasaydınız ne sorardınız? Böyle bakın her şeyin aslında net olduğunu hissedeceksiniz.

Sınav için yeni bir başvuru olacak mı? Giriş kartlarımız geldi, ne yapacağız?
ÖSYM; en son durumda yeni başvuru kabul etmeyeceğini eski giriş evraklarının geçerli olduğunu belirtmiştir.

En son 2007 Eylül sınavında yabancı dil barajını geçmiştim. Bu eylülde muafiyetim geçerliydi. Şimdi sınav eylül sonrasına ertelendiğine göre benim muafiyetim ne olacak?
Siz, mağdur eden değil, mağdur edilensiniz. Eylül 2010 için her şey ( sınav kağıdı, sınav yeri, …vs. ) geçerli olacağına göre mutlaka muafiyetiniz de geçerli olmalıdır Aksi, akla da hukuka da aykırıdır.

Uzun dönem kursiyerlerinize verdiğiniz Spot bilgiler ve TUS soruları spotlarını kitaplaştırıp kursiyeriniz olmayanların da hizmetine sunacak mısınız?
Biz bunu zaten yaptık ve iki cilt halinde piyasaya sunduk. Çok kıymetli bir eser oldu. 70’ten fazla eğitmenin 3 yıl boyunca sürekli geliştirerek oluşturdukları ustalık eserimiz oldu. Kitabevlerinden veya*****www.klinisyen.com*****sitemizden inceleyebilirsiniz.

Aralık sınavı için yeni bir TUS KAMPI yapacak mısınız?
Bir sebeple Eylül kampımıza katılamayan meslektaşlarımızı öncelikle düşünerek sadece Ankara’da TUS KAMPI yapacağız. Bununla ilgili detaylar için tıklayınız

Yeni bitmiş olan Eylül TUS KAMPI katılımcıları için pozitif anlamda neler yapacaksınız?
Öncelikle onları kamp sonuna kadar konsantre tutmak için çabaladık. Yeni sınavdan hemen önce 5 gün süreyle kritik branşlarda çok yoğun bir SORU ÇÖZÜMÜ ve SPOT TEKRAR yapacağız. Bunu, onların motivasyonu için hediye olarak yapacağız.
Ayrıca her 3 haftada bir TUS DENEME SINAVI yapacağız. Bu denemelerimize her meslektaşımız katılabilecektir. Üç haftada bir yapmamızın nedeni 3 haftada bir tekrar atma hedefini canlı tutmak içindir. Bu sorunu fırsata dönüştürmek sizin elinizdedir.

Ekimde başlaması gereken yeni dönem kursları ne olacak, sınavın geçmesini bekleyecek misiniz?
Tam zamanında (büyük çoğunluğu 23 Ekim’de) başlatacağız. TUS ertelendi diye biz kış dönem başlangıcımızı ertelemeyeceğiz. Ancak bu TUS’a girecek kış kursiyerlerimizi serbest bırakacağız. TUS öncesi kampa gitmek isterse bedel almadan KAMP + Kalan kış dönemi derslerini sadece bu sınava özel olarak tek dönem fiyatı ile sunacağız. Bu sınavda kazanırlarsa da sadece kamp, not ve dinledikleri dönem dersleri dışındaki tutarı iade edeceğiz. Bununla ilgili detayları ve seçenekleri şubelerimizden öğrenebilirsiniz.
Hayat düz bir çizgi olsaydı asıl o zaman çekilmez olurdu. Tüm bu yaşananlar aslında normal ve olabilecek şeyler…Dayanma gücü yüksek ve mutlu olabilme eşiği düşük olan öne geçecektir.

Başarı dileklerimle.
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6018/simdineolacak
ŞİMDİ NE OLACAK? Ya da NE OLMALI?
(23 Aralık 2010 Perşembe)
ÖSYM ilk kez farklı bir uygulama yaptı:

2010 Aralık TUS puanları açıklanmadan önce bazı soruları iptal ettiğini duyurdu.

Çünkü; basın, siyaset ve kamuoyundan yoğun baskılar geldi.

Ancak, iptal gerekçesi çok sıra dışı ve düşündürücüydü: “Cevap kâğıtlarının optik okuyucuda okunmasından sonra yapılan ve madde analizi olarak ifade edilen ilk işlemde, tüm adayların sorulara verdikleri cevapların dağılımı incelenmektedir. Bu sayede adayların, özellikle de başarılı adayların cevap olarak farklı seçenekleri tercih ettiği sorular özel olarak yeniden ele alınmakta, soru hazırlayan ve bilimsel açıdan soruları denetleyen akademisyenlere iletilerek soruların yeniden değerlendirilmesi sağlanmaktadır. 12 Aralık 2010 tarihinde yapılan TUS Bilim Sınavında da bu süreç işletilmiş ve optik okuma sonucu yapılan madde analizi ve bilimsel denetçi akademisyenlerin yeniden değerlendirmesi sonucunda…”

Duyuruda; itirazlara değinilmemesi, sonuç açıklama esnasında ek iptallerin olabileceği yönünde bir açık kapı bırakıldığını da düşündürüyor.

Peki ne olacak? Hekimler nasıl hareket etmeli?

Öfkeli değil sükûnetle ve akıllı hareket edilmelidir.
1. Puanların açıklanması beklenmelidir.

2. Yeni iptaller söz konusu olmazsa; olayın ÖSYM tarafından “geçiştirilmek istendiği” kesinlik kazanacaktır.

3. Bu durumu böylece kabullenmek, bundan sonraki tüm sınavlarda aynı hataların tekrar tekrar yapılmasına fırsat tanıyacağı için sağlıklı ve adaletli olmayacaktır. Bu sınav bir dönüm noktası olmalı ve bundan sonraki sınavlar; dağılım, doğruluk, zorluk ve ölçücülük açısından gerçek birer sınav haline gelmelidir. Tatmin edici bilimsel açıklamalar yapılmadığı sürece olayın Danıştay’a açılacak bir “Yürütmeyi Durdurma” davasına dönüşeceği maillerle ÖSYM’ye şimdiden iletilmelidir.

4. Sınavın iptali gibi bir söylem, bu sınava emek harcamış ve plan yapmış herkese ihanet olacaktır. Bu sebeple hukuki yola başvuracak olan herkes sadece “yanlış soruların iptali ve herkes için doğru sayılması” üzerinde durmalıdır.

5. ÖSYM, bu sınavı yapmaya devam etmelidir. Bakanlık ya da üniversitelerin eline düşecek olan bir sınav hekimler için hiç şüphe yok ki daha kötü sonuçlar doğuracaktır. Bu istek ve güven ihtiyacı, her hekim tarafından ÖSYM’ye maillerle iletilmelidir.

6. TUSDATA olarak bugüne kadar tüm resmi makamlar ve ÖSYM nezdinde girişimlerde bulunduk. Ne yazık ki, rakiplerimizin destek yerine köstek olarak, hazımsızlık gösterip, kurumumuzu ve şahsımı ÖSYM ve Cumhurbaşkanlığı’na jurnallemeleri etki düzeyimizi düşürmektedir. Kurum olarak; dava açmak gibi bir irademiz olmayacak ancak hukuki yola müracaat etmek isteyenlere yol gösterici rolümüz devam edecektir. Bu rol; sınavın iptali değil sadece kalan 4 sorunun iptali ile adaletin sağlanması ve sınavın ÖSYM tarafından yapılmaya devamı çerçevesinde sorumluluk bilinci içerisinde olacaktır.

7. Umuyoruz ki; ÖSYM hatayı kabullenir ve adalet sağlanır. Ayrıca bundan sonraki sınavlar daha düzgün ve ölçücü olacak şekilde hazırlanırda gerçekten çalışanlar emeklerinin karşılığını alırlar.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6015/kamuoyuna-duyuru
KAMUOYUNA DUYURU

(18 Ocak 2012)

TUSDATA olarak ülkemizin 30 ilinde sürekli ve düzenli hizmet vermekteyiz.

Eğitim ve hizmetin ve her cephesinde çıtayı sürekli yükselttik. Rekabete yeni açılımlar getirdik.

Bu rekabete güç yetiremeyen pek çok kurum bugün artık yok. Neredeyse hepsini, bedelini ödeyerek TUSDATA olarak bünyemize kattık. TUS-SİSTEM, UTS Başkent, ProspekTUS, TUSMED bunlardan bazılarıdır.

Doğal olarak bu kurumları alırken sadece iyi ve sevilen hocalarını da bünyemize katarak sürekli güçlendik.

Son olarak 18 Haziran 2009’da imzaladığımız bir protokolle 12 yıllık bir kurum olan TUMER; herşeyi ile 12 şubesi, tüm telif hakları, demirbaşları, yayınları, kursiyerleri ..vs ile bünyemize kattık.

İhtiyacımız olan ve sevilen tüm hocaları (biri hariç) ile kadromuzu daha da güçlendirdik. İhtiyacımız olmayanlara teklif daha götürmedik.

Çalışabileceğimiz ama çalışmadığımız tek hocanın da TÜMER kursiyerlerini yarı yolda bırakıp derslerini anlatmaktan dahi imtina edecek kadar etik dışı davranması, çalışmamamızın tek sebebidir. Düşünün ki yenidoğanın veya kardiyolojinin yarısını anlatmış yarısını anlatmayı reddeden ve kursiyerleri apaçık mağdur eden bir hoca var. Siz olsaydınız ne yapardınız?

İsim hakları ile beraber TUMER’in her şeyini TUSDATA almış iken, bir rakip kurumun internet sitesinde şaşkınlıkla izleyeceğiniz reklamlar dönmeye başladı. Zaten batmış olan bir kurumun Genel Müdürü, ya da bizim çalışmayı hiç düşünmediğimiz hocaları ya da TUMER’in zaten boşalttığı şubeleri yeniden kiralayıp onlar üzerinden ve TUMER adını kullanarak reklam yapma çabasını anlayamıyoruz. Rekabetin de bir etiği yok mudur? Çaresizlik ve asgari ahlaktan yoksunluk olarak tanımlayabileceğimiz bu haksız ve hukuksuz girişimler karşısında önce bir müddet beklemeyi seçtik. Sonra kendilerine avukatlarımız ve noter aracılığı ile uyarı gönderdik.

Maddi ve manevi dava açma hakkımız olduğu halde sabırla hatalarından dönmelerini ve hekimlere yakışan bir tavır ortaya koymalarını bekliyoruz.

Kamuoyunun gözü önünde cereyan eden bu haksızlığın devam etmesi durumunda her türlü hukuki yola başvuracağımızı belirtiyor, konuyu kamuoyunun vicdanına havale ediyoruz.

“Aslanlar avlanır, çakallar artıklarla beslenir”

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5977/devekusu
DEVEKUŞU ve ÖSYM
Burası Türkiye ve yıl 2011…

İnternet çağındayken başınızı kuma gömebilir misiniz? ÖSYM gömüyor. Hatalı sorular, hatalı değerlendirmeler ve eksik gelen notlar sorununu neredeyse HİÇ BİR ŞEY YAPMADAN atlatma derdinde… Kulaklarını her türlü çığlığa İNADINA kapamış durumdalar. Böyle yaparlarsa prestij kaybına UĞRAMAYACAKLARINI zannediyorlar.

Yanılıyorlar.

Tam da yeniden güven kazanabilecekken, 30 yıl önceki ilkel reflekslerle hareket ediyorlar.

Bir ülkede, yöneticiler adaleti sağlamakla görevlidirler. Kendi prestijleri için adaleti önemsemiyorlarsa ve hak arayanları “kopyacıların üzerine gittiğimiz için böyle davranıyorlar” gibi ucuz yöntemlerle uzaktan suçlama yoluna gidiyorlarsa, o koltuk EHLİNDE DEĞİL demektir.

Bugüne kadar; her sınavda istediğimiz, sınavın sağlıklı ve iyi ölçen bir sınav olmasıydı. Her sınav; soruların açıklandığında akademik heyetlerimizle tüm soruları inceledik, iptali için kesin ve net textbook delilleri olan tüm yanlış soruları ortaya koyduk, hekimlerimize adalet için yol gösterdik. Neden diğer bazı sorulara itiraz etmediğimiz ile ilgili türlü türlü söylentiler yayılmak istense de doğru bildiğimizden şaşmadık.

Yetmedi… ÖSYM’nin en üst düzeyde yürütme kurulu üyelerine YÖK Başkanlığı’na, YÖK Başkanvekilliği’ne gidip durumu delilleriyle anlatıp bu konuda hassasiyet oluşmasını sağladık.

Bugüne kadar yaptığımız her şeyi bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Bizim hakkımızda yapılan söylenti ve iftiralara aldırış etmeyeceğiz. Yok acaba TUSDATA soruları satın almış olabilir miymiş?, yok soruları bazı! ÖSYM görevlileri TUSDATA’ya sızdırıyor muymuş, yok ÖSYM’yi elimizde oynatıyor muymuşuz, yok efendim bütün bu çabaları TUS birincisi çıkarmak için mi yapıyormuşuz…vs, vs… Kedi uzanamadığı ciğere pis dermiş ya, bütün bu çirkin söylentiler; bizim için söyleyenin düzey sorununu ve aşağılık kompleksini göstermekten öte bir anlam ifade etmez. Meyveli ağacı taşlayacaklarını biliyoruz.

Haklı olduğumuz konularda ısrarlı itirazlarımızla, ÖSYM’yi elbette rahatsız edeceğiz. Bizim gibi kurumların varlığı denge için ve yetkili kişilerin daha ciddi çalışması için önemlidir ve gereklidir, her iktidara bir muhalefetin gerekli olduğu gibi. Biz; adayları sınavlara hazırlayan bir kurum olarak, doğru duruş neresi ise o duruşu sergilemeye devam edecek ve daima doğru yerde duracağız.

ÖSYM bu ülke için önemlidir. Acilen 2011 yılına uygun şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Sınavlar için alınan güvenlik tedbirleri gerçekten sınav güvenliğini sağlayacak ve insan tabiatına uygun olacak şekilde devam ettirilmelidir. Bunun yanında sınavın niteliği, ölçücülüğü ve doğruluğu konusunda modern ve etkili yöntemler uygulanmalıdır.

Son olarak; ÖSYM, halka ve itirazlarına saygı duymalıdır. Çığlıklara karşı hassas olmalıdır. Kamuoyu vicdanının rahatı için gerekirse, yeniden değerlendirebilecek kadar adaletli ve cesur bir sınav olmalıdır ki biz halk olarak, ÖSYM’ye güvenmeye devam edelim.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5962/netlerin-dusuklugu-ile-ilgili
NETLERİN DÜŞÜKLÜĞÜ ile İLGİLİ…

(26 Aralık 2010 Pazar)

Aralık 2010 TUS sonuçları açıklandıktan sonra pek çok meslektaşımız netlerinin eksik geldiğini düşünmüş ve fikirlerini çok farklı yollarla paylaşmış ve teyit etmişlerdir. Hakim kanaat, netlerin düşük geldiğidir. Netleri beklediği gibi gelenler olduğu gibi 1 netten 20 nete kadar düşük geldiğini belirtenler de mevcuttur.

Bu durumda sınavın adaleti açısından haksızlık olduğunu düşünen meslektaşlarımızın ÖSYM’ye rutin itiraz prosedürü dahilinde –mümkünse bizzat Ankara’ya gelerek- itiraz etmeleri gerekmektedir. Ankara’ya gelenlerin, bizzat yetkililere durumu anlatmak için çaba sarfetmeleri faydalı olacaktır. Gelemeyenler ise sadece kargo ve posta yoluyla itiraz edebilirler. Mail, faks veya telefon yoluyla itirazlar kabul edilmemektedir.

Ayrıca her meslektaşımızın*****osym@osym.gov.tr*****mail adresine düzenli ve dili nazik ama beklentisini açıkça ifade eden mailler göndermeleri de yetkililerin hassasiyetini artıracaktır.

Bunun için ÖSYM tarafından hazırlanan GENEL AMAÇLI DİLEKÇE kullanılmalıdır. Bu dilekçe ve prosedürler için,*****http://www.tus.com/7757/aralik-2010-...atali-sorular1*****sayfasındaki “İtiraz Prosedürü ve “Genel Amaçlı Dilekçe Örneği” için TIKLAYINIZ…” bölümündeki prosedürlere uyup dilekçe örneğini doldurduktan sonra ÖSYM’ye iletmeleri gerekmektedir.Bu dilekçenin en sonundaki “İsteğim:” bölümüne aşağıdaki ifadeleri yazmaları faydalı olacaktır.

İsteğim : 12 Aralık 2010 TUS’una giren bir hekimim. Sınavdan hemen sonra açıklanan soruları incelediğimde tahmini netlerimi hesaplamıştım. Puanlar ve netler açıklandığında ise beklediğimin çok altında (……net) eksik geldiğini fark ettim. Hekimlerin internette buluşma noktası olan bazı forum sitelerinde pek çok arkadaşımın da aynı durumdan bahsettiklerini görünce bunun tıpkı İlkbahar Dönemi TUS gibi bir değerlendirme hatasından kaynaklandığını düşündüm. 3 ayrı sebeple bu durumun meydana gelmiş olabileceğini ben ve pek çok meslektaşımız düşünüyoruz:

1- İptal edilen 4 soru (veya bunlardan bazıları) her iki kitapçıkta ya da birinde herkes için doğru olacak şekilde kodlanmamış olabilir. Bu soruların, herkes için doğru kabul edileceği duyurulmuştu.

2-Her iki kitapçık ya da biri için hazırlanan master doğru cevap anahtarı bazı sorular için hatalı olabilir. Önceki itirazlarda hekimlerin cevap kağıtları zaten yanlış olan master cevap anahtarı doğrultusunda değerlendirilerek maddi bir hata olmadığı söylenmiş ama bu hata ÖSYM tarafından nice baskılar sonucu kabullenilmiş ve hata düzeltilmişti. Yani mevcut cevap anahtarının doğruluğu mutlaka yeniden her iki kitapçık için de dikkatle teyit edilmelidir.

3-ÖSYM tarafından verilen kalem ve silgiler, hatalı değerlendirmeye neden olmuş olabilir. Önce işaretleyip sonra sildiğimiz bazı sorular optik okuyucu tarafından çift cevaplı gibi algılanarak yanlış kabul edilmiş olabilir.

Bu 3 olası durumun hassasiyetle gözden geçirilerek, benim ve sınava giren tüm adayların cevap kağıtlarının ve sonuçlarının yeniden değerlendirilmesini talep ediyorum.

Bu üç olası durumu tüm yetkililere ulaştırılarak en sağlıklı sonucun alınması için kurum olarak en üst düzeyde çaba sarfedeceğimizin de bilinmesini isteriz. Küçük hedefler ya da iritasyon peşinde olmadığımız iyi niyetli herkesin malumudur. Önemli olan geç de olsa adaletin yerini bulmasıdır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5940/aralik-2010-tus-degerlendirmesi
Aralık 2010 TUS Değerlendirmesi

Erteleme, yeni sorular, güvenlik tedbirleri,kış … derken nihayet Aralık 2010 TUS yapıldı.

Sınav için öne çıkanları teker teker değerlendirelim ki sonraki sınavlara yol gösterici olsun:

1. GÜVENLİK TEDBİRLERİ

Neredeyse tamamı önemli ve yerindedir. Sadece 4 saat boyunca adayların tuvalet sorunu yüzlerce meslektaşımızı olumsuz etkilemiştir. Bunun tek çözümü vardır. Sınav sabah ve öğleden sonra olmak üzere iki oturumda yapılmalıdır ve bu konuda herkes her yolla ÖSYM’ye fikirlerini yapıcı şekilde iletmelidir.

2. HATALI SORULAR

Belki aceleye geldiğinden, belki de güvenlik kaygıları ön planda olduğundan bu sınavda çok sayıda (en az 7) hatalı ve iptali gereken soru vardı. ÖSYM, mutlaka buna bir çare bulmalıdır. Sorular, hem iki kaynaktan doğrulanmalı, hem de en az bir akademik kontrolden geçmelidir. “Aceleyle hazırlanmış ve hazırlandığı gibi sorulmuş” görüntüsü ÖSYM’ye yakışmamaktadır.

İtiraz dosyamız için TIKLAYINIZ…

3. SORULARIN DAĞILIM SORUNLARI

Sorular, branş içinde dengeli dağılmamıştır. Her konudan soru sorulamamış, sorular belli konulara sıkıştırılarak “adalet” yönü zedelenmiştir.

Örneğin, Anatomide kemik, kas, eklem gibi fakültede anlatılan konuların tam yarısından hiç soru sorulmamış, tüm sorular diğer yarısından sorulmuştur.

Bu sorun da, ÖSYM tarafından bilimsel standartlara kavuşturulmalı ve acilen uygulamaya geçirilmelidir.

4. SORULARIN ZORLUK ve ÖLÇÜCÜLÜĞÜ

Genelde; kolay sorular “çok kolay”, zor sorular ise “çok zor” sorulmuştur ki ikisinin ayırıcılığı da YOKTUR. Eğer ÖSYM, her soru için “Zorluk İndeksi” ve “Ayırıcılık İndeksi” hesaplamalarını yaparsa (ki hala yapıp yapmadığını bile bilmiyoruz) ayırıcılığı çok düşük bir sınav olduğu ortaya çıkacaktır.

Bir başka sorun da şudur: Bir pratisyenin asla kullanamayacağı, kullanmayacağı, bir uzmanın bile uzmanlık hayatı boyunca karşılaşmadığı pek çok uç, hatta uç ötesi bilgilere ait soruların sayısında da artış mevcuttur. Bu, ANLAMSIZdır. Özellikle Anatomi, Cerrahi ve Kadın Doğum sorularını hazırlayanlar gözden geçirilmelidir.

Dünyada; ayırıcı ve ölçücü, ayrıca seviyeye uygun soru hazırlamanın evrensel ve bilimsel standartları vardır ve bu standartlar ÖSYM tarafından da mutlaka acilen uygulanmalıdır.

Meslektaşlarımız içinde; yakın çevresinde basın mensubu, bürokrat, akademisyen, milletvekili… gibi ÖSYM’ye kolayca ve etkin şekilde ulaşabilecek durumda olanlar eleştirilerini yapıcı bir şekilde ama ısrarla ÖSYM’ye iletmelidirler ki bundan sonraki sınavlar gerçekten adil, ölçücü ve ayırt edici doğal olarak da hak edenin kazanacağı sınavlar olsun.

Burada doğal olarak sınavın olumsuzluklarını dile getirsek de hak edenin kazanmasını diliyoruz
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

Doktor sana bır çare
http://www.aksiyon.com.tr/dosyalar/d...ir-care_502065

Uzmanlık sınavında hatalı soru iddiası
http://www.zaman.com.tr/gundem_uzman...i_2085327.html
İSTANBUL
3 Mayıs 2013, Cuma
Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda 6 sorunun hatalı olduğu iddia edildi. Adaylar, durumu ÖSYM’ye iletti, ancak hatalı soruları referanslarıyla birlikte sunan diş hekimlerinin talepleri kabul edilmedi. ÖSYM, sadece 2 sorunun cevabını değiştirdi.

Paylaş
Tweetle
Paylaş
Gönder
Yazdır
A A
Nisanda yapılan Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda (DUS) 120 sorudan 6’sının hatalı olduğu tespit edildi. Mağdur adaylar, hatalı soruları referanslarıyla birlikte ÖSYM’ye iletti ancak talepleri kabul edilmedi. ÖSYM sadece 2 sorunun cevabını değiştirdi. 50 diş hekimi, dava açmaya hazırlanıyor. Hekimleri 37 merkezle sınavlara hazırlayan TUSDATA tus ve dus dersaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Sami Selçuk Biricik, “Soruların yanlışlığını uzman hocalarımız tespit etti. Fakat bireysel başvurularda istenen sonuç çıkmadı. ÖSYM adaylara bir cevap yazısı bile yazmıyor.” diyerek tepki gösterdi. Biricik, Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda da (TUS) ciddi hatalar olduğunu söyledi. ÖSYM yetkilileri ise şikâyet dilekçelerini bilim kurulunun incelediğini ve iki soruyla ilgili düzeltme yapılmasının kararlaştırıldığını bildirdi.

Geçtiğimiz yılın nisan ayında yapılan Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda çıkan 120 sorudan 6’sının hatalı olduğu tespit edildi. Mağdur adaylar, hatalı soruların referanslarıyla birlikte Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’ne (ÖSYM) başvurdu. ÖSYM ise bu hatalı sorulardan sadece 2’sinin cevabını değiştirdi. Diş hekimliği sınavındaki sorulara itiraz eden ve Türkiye’de bu alanda sınav hazırlığı yapan 37 merkeze sahip olan Tıpta Uzmanlık Sınavı Hazırlık Merkezleri (TUSDATA) Yönetim Kurulu Başkanı Sami Selçuk Biricik, “Söz konusu soruların yanlışlığını uzman hocalarımız tespit etti. Fakat ÖSYM’ye yapılan bireysel başvurularda istenen sonuç çıkmadı. ÖSYM kendince bir karar veriyor ve adaylara bir cevap yazısı bile yazmıyor.” dedi.

Soruların dilekçelerde hatalı olduğunun bariz bir şekilde görüldüğünü anlatan Biricik, “Bunu normal okuyanlar bile açıklamalı yazılarla anlayabilir. Fakat ÖSYM ne yapıyor bilemiyoruz. Sadece DUS sınavında değil, nisan ayında yapılan TUS’ta da ciddi hatalar var. 12 soruya itiraz edildi. ÖSYM 6’sını iptal etti. 2’sinin cevabını değiştirdi. 4 soruya da bir şey yapmadı. Fakat hiçbir adaya cevap yazısı gelmedi.” açıklamasını yaptı. Biricik, hem DUS hem de TUS’a giren adayların dava açacağını aktardı.

Sınava girenlerden biri olan Diş Hekimi Ahmet Caner Irklı ise, “6 soruda hata tespit edildi. Bunu referanslarıyla birlikte ÖSYM’ye ilettik. ÖSYM sadece bizim bir sorumuzu ve bizim iletmediğimiz başka bir soruyu iptal etti. Daha sonra sınav sonucunu açıkladı. Yarım soru bile sıralamada çok şey değiştiriyor.” diye konuştu. Daha önce üniversitelerin bünyesinde yapılan diş hekimleri için uzmanlık sınavları, 2012’den itibaren merkezî sınav sistemine geçti. İlk sınav 2012’nin Nisan ayında yapıldı. İkinci sınav geçtiğimiz eylül ayında, son sınav ise Nisan 2013’te 1.200 diş hekiminin katılımı ile gerçekleşti. Adaylardan 200’ü asistanlık eğitimi alacak.

Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK'ten ÖSYM Başkanı'na Televizyonda "Açık Oturum" Çağrısı ...




3 Eyl 2012 tarihinde yayınlandı
Aralık 2010 Tus sorularındaki hata 19 ay sonra mahkeme kararı ile neticeye bağlandı, Doktorlar ise mağdur! Samanyolu Haber'in Uz.Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK ile yaptığı Video röportajlı haberi izlemek için tıklayın.
STV'nin Aralık 2010 TUS Skandalı ile ilgili Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK ile röportajı






BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz
Bekliyoruz ama ÖSYM de bu ilişkiler normal



Geç kalma falan yok, zararın neresinden dönersen kardır. Bundan 7-8 kadar yıl önceydi. 5-6 defa girdiğim ÜDS lerden 50-60 arası alıp duruyordum. Meşhur bir TUS dersanesinin Meşhur bir sahibi -ki iyi İngilizce bilmesi ile de tanınır- yerime ÜDS ye girebileceğini söyledi. "Sen de sarışın gözlüklüsün ben de, kimse anlamaz bile, ben böyle çok kişiye ÜDS-KPDS kazandırttım" dedi. Tabi teklifini "bütün akademik hayatımı b.k çukurunun üzerine bina edemem" diyerek reddettim. 1-2 sınav daha sürünüp kendim 71'imi aldım. Eğer yakalanırsa "sevgili JOKER abimin" aleyhine tanıklık ederim.
Allah islah etsin, bir adamın her işi mi YAMUK olur ya?

BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük (MİLLİYET, AKİT) gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı (SINAVLARI) ile ilgili asılsız iddialarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı (?) mahiyette açık mektup yazan bir grup isim (Alp KARATAŞ Uz.Dr. Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK), ÖSYM'yi ağır suçlamalarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.

Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.

ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde (?) mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir. (?)

İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı(SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir, ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır, ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez (? Kuruma mı adaya mı ?).

Söz konusu ilan, ticari malzemesi (?) giderek tükenen (?) bir TUS hazırlık dersanesinin (TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) organizasyonu (?)olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur (?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MEZKUR DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?)) dershanenin (DERSANE) bu saldırılarını(?) yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin (RIZA ABİ Mİ ? RIZA ERÖKSÜZ ABİ DERSANE İDARECİSİ DEĞİL ) , bu deshaneye (DERSANE) bir şekilde bağlı kişileri ( Alp KARATAŞ Uz.Dr.Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK ) organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde (?) malum(?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MALUM DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) )dershane (DERSANE) sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin (Uz.Dr. Ahmet ERKEK ?, Uz.Dr.Sami SELÇUKBİRİCİK ?, Prof.Dr. Dr. Sema SELÇUKBİRİİCK, Dr. İdris ŞAHİN ? Dr. İlker Ulaş SUNGUR ?, Dr. Gökhan ERSOY, Fatih SELÇUKBİRİCİK?, Ercan ÖZTÜRK? Emrah KABATAŞ? Salih AYDIN? Osman ERER?, Tolga BİÇER? Mehmet Ali Gülçelik ? Anıl ÇUBUKÇU? Şadin Balsak?, Ahmet Cevdet Çitoğlu?, Murat Erkeçoğlu?) de eski bir tarihte (Tarihlerde?) başkasının (başkalarının?) yerine (?) sınava girdiği tespit edilmiş (?), ancak başlatılan soruşturma (?) zaman aşımı (?) dolayısıyla akim (?) kalmıştır.

ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.

Adaylara ve kamuyouna (KAMUOYUNA) duyurulur.


Hiç etik değil de suç. Ösym tarafından korunuyorlar gibi gibi gibi

ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, son 10 yılda yapılan sınav sonuçlarına yönelik detaylı incelemeler yapmak üzere Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi kurduklarını bildirdi

13 Kasım 2017 20:00

ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, yaptığı açıklamada, yeni kurdukları Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi'de ÖSYM tarafından son 10 yılda yapılan tüm sınavların masaya yatırılacağını açıkladı. Birimin her bir sınavla ilgili çok sayıda farklı analizi gerçekleştireceğini belirten Özer, şunları kaydetti: "Bu bağlamda her bir sınav için tüm sınav merkezlerine yönelik derinlemesine olağan dışılık analizi yapılacak. Aynı zamanda biyometrik analiz yaparak bir adayın yerine başka birinin sınava girip girmediğini tespit edebileceğiz. Söz konusu birim, ihbarları değerlendireceği gibi her bir adaya yönelik kapsamlı analizler yaparak olağan dışı bulguları tespit edecek. Birimde, her bir adayın girmiş olduğu aynı tip sınavlarda sınav sonuçları değerlendirilecek ve olağan dışı bir bulguya rastlanması halinde adayların eşdeğer sınava çağrılması için gerekli süreç de yönetilecek."

OLAĞAN DIŞI BİR DURUMDA SUÇ DUYURUSUNDA BULANACAĞIZ

Özer, söz konusu birimin ilk olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturmalara konu sınavları analiz etmeye başladığını vurguladı. Analizlerin kasım ayı sonu itibarıyla bitirileceğini açıklayan Özer, "Sonra soruşturma olup olmadığına bakmaksızın son 10 yılın tüm sınavlarının olağan dışılık raporlarını hazırlayacağız. Olağan dışı bir durum tespit edilmesi durumunda suç duyurularında bulunacağız." dedi.

BİRİM, 34 JOKER BELİRLEDİ

ÖSYM Başkanı Mahmut Özer, süreçte elde edecekleri bulgulara bağlı olarak 10 yıllık inceleme süresini de genişletebileceklerine işaret etti. Birime bağlı komisyonların çalışmaları sonucunda şu ana kadar 34 joker aday belirlediklerini ifade eden Özer, "43 adayın sınav sonuçlarını iptal ettik ve toplam 77 kişi ile ilgili suç duyurusunda bulunduk. Ayrıca 21 adayı eşdeğer sınava çağırdık. Eşdeğer sınava katılan 6 adaydan 3'ünün sınavı geçersiz sayıldı. Sınav güvenliğine yönelik çalışmalarımız devam ediyor." bilgisini verdi.

Anadolu Ajansı

Dự án mới
12-03-2017, 19:25
dá»± án căn hộ An DÆ°Æ¡ng VÆ°Æ¡ng (http://sunshineavenuedatxanh.com/) lÃ***** sá»± kết hợp khéo léo của cuộc sống tiện nghi thÃ*****nh thị vÃ***** không gian thiên nhiên dịu mát. Với tiện Ã*****ch nội khu vÃ***** ngoại khu đẳng cấp nhất, bến Phú Định (http://sunshineavenuedatxanh.com/) hứa hẹn sẽ lÃ***** nÆ¡i bạn được táº*****n hưởng một cuộc sống “ xanh ” đúng nghÄ©a, một không gian sảng khoái, giúp bạn cân bằng cuộc sống, sức khỏe cùng niềm say mê trở lại với bạn sau một ngÃ*****y lÃ*****m việc mệt nhọc.
trang web chÃ*****nh thức : http://sunshineavenuedatxanh.com (http://sunshineavenuedatxanh.com/)

Kayıtsız Üye
12-23-2017, 06:17
bu haberde adı geçen safiye açıkgözün 675 sayılı khk ile 29 Ekim 2016 da ösym den ihraç edilmesini rezalet kelimesi bile açıklayamaz. Skandal ötesi

TÜBİTAK’tan şoke eden rapor: SBS, LYS ve TUS soruları önceden sızdı
KPSS soruşturması kapsamında ÖSYM’ye yapılan baskında el konulan bilgisayarlar üzerinde inceleme yapan TÜBİTAK, hazırladığı raporda çarpıcı sonuçlara ulaştı. Dershane sahibi olduğu ortaya çıkan ÖSYM sınav komisyonu üyesi Gönül Tütüncü’nün, yine ÖSYM’de Bilgi İşlem Müdürü olan eşi Mustafa Tütüncü’nün bilgisayarında 2010 yılı LYS ve TUS sorularının çıktığı belirtilen raporda, 2010’daki KPSS’ye yönelik soruşturma başlatılması üzerine Mustafa Tütüncü’nün 20 Eylül 2010 tarihinde “SureDelete” isimli program kullanarak bilgisayarındaki birçok dosyayı geri dönülmez biçimde sildiği tespit edildi. KPSS soruşturmasını yürüten savcı Yücel Erkman, söz konusu soruların sızdırıldığı iddiasıyla yeni bir soruşturma başlattı.

2010 yılının temmuz ayında yapılan KPSS’de 350 adayın Eğitim Bilimleri bölümünde tam puan alması kopya şüphesi doğurmuştu. Sonuçların açıklandığı ağustos 2010’da dönemin Ankara Başsavcılığı, hemen soruşturma başlatmıştı. Bu kapsamda polis, 2010 yılında ÖSYM’ye baskın düzenlemiş, Test Araştırma Birimi (TAB) ve ARGE’de görevli ÖSYM personelinin kullandığı bilgisayar hard disklerinin imajı almıştı.

Soruşturmaya yaklaşık 1 yıl önce atanan savcı Yücel Erkman, söz konusu hard diskleri TÜBİTAK bilirkişilerine teslim ederek rapor alınmasını istemişti. TÜBİTAK, bilgisayarlarına el konulan ÖSYM çalışanları Haydar Altunay, Safiye Açıkgöz ve Mustafa Tütüncü’nün bilgisayarlarında yaptığı incelemeyi tamamladı. İki TÜBİTAK uzmanı, 8 Mayıs tarihli 120 sayfalık inceleme raporunu KPSS soruşturmasını yürüten savcı Yücel Erkman’a geçen hafta gönderdi. Raporda, birçok sınava ilişkin kopya bulgusuna dikkat çekildi.

SBS sınavdan 27 gün önce sızmış

Eski ÖSYM Araştırma, Geliştirme ve Değerlendirme Müdürü Haydar Altunay’ın bilgisayarında yapılan incelemelerin anlatıldığı raporda, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen 7. Sınıf Seviye Belirleme Sınavı’nın 22 Haziran 2008 tarihinde gerçekleştiği belirtildi.

Ancak bahsi geçen “TEST A.pdf” dosyasının incelenen disk üzerinde 26 Mayıs 2008 tarihinde saat 16:45:08’te oluşturulduğu aktarılan raporda, “Bu dosyanın içerik olarak ilgili sınavın A kitapçık türünün birebir aynı içeriğine sahip olduğu ve sınav gerçekleştirilmeden 27 gün önce incelenen diskte bulunduğu belirlenmiştir” denildi. SBS sınavlarını Milli Eğitim Bakanlığı düzenliyor ve ÖSYM ile hiçbir ilgisi bulunmuyor.

LYS ve TUS soruları çıktı, bilgisayarını sildi

Raporda asıl skandal bulgular ÖSYM Bilgi İşlem Müdürü Mustafa Tütüncü’nün bilgisayarında çıktı. Mustafa Tütüncü’nün eşi Gönül Tütüncü de o dönem ÖSYM’de çalışıyordu ve sınav komisyonunda görev alıyordu. KPSS soruşturması ilk başlatıldığında Gönül Tütüncü’nün aynı zamanda dershane sahibi olduğu ortaya çıkmıştı.

Bilgisayarında 2010 LYS, 2010 TUS soruları çıkan Tütüncü’nün aynı yıl KPSS’ye yönelik kopya soruşturması başlatıldıktan sonra 20 Eylül 2010 tarihinde 08:49’dan 14:24’e kadar “SureDelete” isimli bir uygulama ile bilgisayarındaki bir çok dosyayı geri dönülmez biçimde sildiği tespit edildi. Raporda, Mustafa Tütüncü’nün bilgisayarındaki bulgular şöyle sıralandı:

*DİSK üzerinde “C:*****\Users\mustafa.tutuncu\Desktop\2010\LYS\2010 LYS SORULARI ve CEVAPLARI.docx” dosya yolunda yer alan “2010 LYS SORULARI VE CEVAPLARI.docx” dosyasının 19 Haziran 2010 tarihinde gerçekleştirilen 2010 LYS sınavından 4 gün önce 15 Haziran 2010 günü saat 16:01’de oluşturulduğu belirlenmiş olup, ilgili dosyanın 20 Eylül 2010 günü saat 13:31’de kurtarılamaz şekilde silindiği tespit edilmiştir.

*Disk üzerinde silinmiş dosyalar arasında “TUS2010.docx” isimli bir dosyanın yer aldığı belirlenmiş olup, ilgili dosyanın 4 Şubat 2010 günü saat 17:22’de disk üzerinde oluşturulduğu tespit edilmiştir. Bu dosyanın 18 Nisan 2010 tarihli 2010 TUS İlbahar Dönemi sınavından yaklaşık olarak 2,5 ay önce oluşturulduğu belirlenmiştir. Yine aynı şekilde bu dosyanın da geri döndürülemez şekilde 20 Eylül 2010 günü saat 13:31’de silindiği tespit edilmiştir.

Sınav sonuçları önceden maille gitmiş

TÜBİTAK uzmanları, Mustafa Tütüncü’nün bilgisayarında çeşitli sınavlarda birçok öğrenciye ait cevap kağıdına ilişkin kayıtlara da ulaştı. Tütüncü’nün bu kayıtları neden bilgisyarında tuttuğu, cevap kağıtları üzerinde oynama yapılıp yapılmadığına ilişkin bir bilgiye ulaşılamadı.

Tütüncü’nün mail trafiğine ilişkin yapılan incelemeye değinilen raporda, “İlgili diskteki e-posta kayıtları incelendiğinde sınavdan ve sınav sonuçlarının açıklanma tarihinden önce sınav sonuçlarına ait bilgilerin e-posta yardımıyla gönderildiği, atama işlemleri için bazı verilerin paylaşıldığı görülmüştür” denildi.

ALES soruları da var

Rapora göre, ÖSYM’de Şube Müdürü olan ve şuan yurt dışında olan Safiye Açıkgöz’ün bilgisayarında yapılan incelemede “test şablonu.doc” belgesine ulaşıldı. Belgenin sistem kayıtlarına göre incelenen bilgisayar diski üzerinde 6 Mart 2008 günü saat 16:11:54’te oluşturulduğu belirtilen raporda, yapılan inceleme bu sorunun 11 Mayıs 2008 tarihinde ÖSYM tarafından yapılan ALES bahar dönemine ait soru olduğu belirtildi.

Yani Ales sorusu, sınavdan önce Açıkgöz’ün bilgisayarında varmış. Açıkgöz’ün bilgisayarında yine 4 Temmuz 2010 tarihli “Meslek Yüksekokulları ile Açık Öğretim Ön Lisans Programları Mezunlarının Lisans Öğretimine Dikey Geçiş Sınavı” ile “Türk Silahlı Kuvvetleri Askeri Lise İle Bando Astsubay Hazırlama Okulunda Öğrenim Görecek Öğrenceleri Seçme Sınavı”na ait sözel soruları da çıktı.

Raporda, buna ilişkin “Dosyanın kullanıcıya ait bilgisayar sistemi üzerinde bulunmasının uygun olup olmadığına ve neden şifrelendiğine dair bir bilgi bulunmamaktadır” notu düşüldü
ÖSYM'NİN BASIN AÇIKLAMASI
(29 Kasım 2011)
İnternet’te bazı forum sayfalarında ve belli bir kesim tarafından kamu kuruluşlarına ve yetkililerine gönderilen elektronik iletilerde 2011-KPDS Sonbahar Dönemi sorularının bazılarının yanlış olduğu ve soruların iptal edilmesi gerektiği iddia edilmektedir. Belli bir grup tarafından özellikle yapılan bu yönlendirmeler üzerine aşağıdaki açıklamanın yapılması gereği duyulmuştur:
Söz konusu sınavda 37., 52., 64., 68., ve 71. soruların hatalı olduğu, soruların iptal edilmesi ya da doğru cevap seçeneğinin değiştirilmesi gerektiği savı basına ve kamuoyuna pompalanmaya çalışılmaktadır. Ancak soruların hatalı olduğuna dair iddia ortaya koyanlar, kamu kuruluşlarına mail atanlar sınava girmiş adaylar bile değildir.
Diğer sorular yanında 37., 52., 64., 68., ve 71. sorular tekrar alanda uzman bilimsel bir heyet tarafından incelenmiş, sorularda herhangi bir hata bulunamamıştır. Adayların bu türden asılsız iddialara itibar etmemesini önemle rica ederiz.
Kamuoyuna ve basına saygıyla duyurulur.
ÖSYM BAŞKANLIĞI

KPSS’deki kopyanın şifresi Asil’de mi?
Kılıçdaroğlu, Bakan Çubukçu’ya, sorular çalındığı için iptal edilen KPSS sorularının tamamını gören tek kişi olan ÖSYM uzmanı Mustafa Asil hakkında neden soruşturma açılmadığını sordu
BAHAR ATAKAN Ankara
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşma, gözleri yeniden KPSS’deki kopya skandalına çevirdi. Soruların çalındığı iddiasıyla iptal edilen KPSS Eğitim Bilimleri Testi’ndeki soruların tamamını gören tek kişi olan Mustafa Asil hakkında neden soruşturma açılmadığını soran Kılıçdaroğlu, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’dan yanıt beklediğini vurguladı.
Savcılığın, KPSS soruşturması kapsamında arama yaptığı ÖSYM’nin Test Araştırma Birimi’nde uzman olarak çalışan Asil’in, doktora için Kanada’ya gönderildiğini söyleyen CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter ise konuyla ilgili Çubukçu’ya iki kez soru önergesi yönelttiğini ancak, yanıt alamadığını belirtti. Serter, “Asil neden yurtdışına kaçırıldı?” diye sordu.
‘Neden soruşturma dışında?’
Kılıçdaroğlu, “KPSS’de sorular çalındı. Bu soruların tamamanı gören tek kişi var: Mustafa Asil. Soruşturma açılırken Kanada’ya gönderildi. Bir yıl süreyle doktora yapsın diye. Bir yılda doktora nasıl olacaksa? Bir yılı tamamlamadan geri geldi. Halen soruşturma kapsamı dışında, niçin? YÖK’ten sorumlu olan bakandan yanıt bekliyoruz. Bu kişi kimdir, neden soruşturmanın kapsamı dışında tutuldu?” dedi.
Serter araştırdı
Serter, Milliyet’e yaptığı açıklamada, şunları kaydetti: “ÖSYM Başkanı’na, ‘315 kişiyi neden YÖK’e devrettiniz’ diye ısrarla sordum. Yanıt olarak, ‘Bu insanlar şaibeli ve yetersiz’ denildi. Ancak, yeni eleman alımı yapılamadığı için bu insanlar 5 ay daha ÖSYM’de çalışmaya devam edecek. Bu kişilerin tümü hakkında soruşturma açıldığı, suçları kanıtlanamadığı halde, bir kişi için hiç soruşturma açılmadı. Bu kişi Mustafa Asil. Kanada’ya gönderiliyor, ancak 6 ay sonra geri gelip tekrar görevine başlıyor. Hakkında halen soruşturma açılmadı. Bu kişi soruların tamamını gören tek kişi ve dışarı kaçırılıp, soruşturmadan uzak tutuluyor. Çubukçu’dan yanıt alamadım.”
YÖK inceleme istedi
Edinilen bilgiye göre YÖK, iddialar üzerine ÖSYM’nin inceleme başlatmasını istedi. ÖSYM’den gelecek bilgilerin YÖK tarafından MEB’e iletileceği kaydedildi. İddiaya göre Asil, ÖSYM’nin soru biriminde görev yaptığı için edindiği özel bir şifre ile önceden gördü. Asil’in iptal edilen KPSS öncesinde izin istediği iddia edildi. Alınan bilgiye göre, halen Test Araştırma Birimi’nde uzman olarak görev yapan Mustafa Asil, Kanada’ya TÜBİTAK’tan aldığı eğitim bursu ile gitti. Asil, burs yarım dönemi kapsadığı için eğitimini tamamlayarak yakın zamanda Türkiye’ye geri döndü.

İKİ SORU ÖNERGESİ VERİLDİ, YANIT YOK
Serter, Çubukçu’nun cevaplaması için Meclis’e verdiği iki soru önergesinde şu ifadelere yer verdi:
1. ÖNERGE: Asil hakkında neden soruşturma açılmamıştır? Kendisinin şaibeli görülmeme sebepleri nelerdir?
2. ÖNERGE: 1. Asil’in, soruşturma kapsamı dışında bırakılarak Kanada’ya gönderildiği doğru mudur?
2. ÖSYM’nin hizmet alımı yaptığı Grup Temizlik firmasında temizlik görevlisi olarak çalışan ve YÖK Başkanı Özcan’ın şoförünün eşi olan kişinin, Bilgi İşlem Birimi’nde sekreter olarak çalıştırıldığı doğru mudur?
3. Bilgi İşlem Birimi’nde çalıştırılan Ahmet Topçu’nun ÖSYM’nin hizmet alımı yaptığı Meteksan Firması’nda geçici işçi olduğu doğru mudur?
4. Test Araştırma Birimi’nde çalıştırılan Melek Erdoğan’ın ÖSYM’nin hizmet alımı yaptığı Meteksan Firması’nda geçici işçi olduğu doğru mudur?
http://www.memurlar.net/haber/191611/

soruşturulmayan sadece Mustafa Asil mi?

Dr TUS hakkında Savcılığa Suç Duyurusu (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4442)
ÖSYM nin büyük hainliği.. (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4506)
Tıp Öğrencileri Nasıl Fişleniyor? Özel Dosya (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4964)
Dr. Rıza Eröksüz: Provakatörleri açıklıyorum (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4383)

Kirli ilişkiler dörtgeni: ÖSYM, YÖK, Tusdata, sami selçukbiricik

daha iyi olmaz mıydı?




http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=569&d=1297971083

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=179&d=1293276103

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=218&d=1293921743

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=1438&d=1301977961

sıraya dizin
2007 yılı 29 ocak ösym den istihbarat alıyoruz
2008 yılı 13 ağustos ösym den istihbarat alıyoruz
2010 yılı 10 eylül ösym den istihbarat alıyoruz
2010 yılı 28 Eylül ösym den maddi gücümüz nedeniyle iletişime geçip istihbarat alıyoruz

ÖSYM, YDUS sınavına giren yaklaşık 3 bin doktorun sınav sonuçlarını duyurmasına rağmen, dava açıldığı için sınava giren 174 genel cerrahın sonuçlarını 1.5 aydır açıklamıyor.

İLKER AKGÜNGÖR

ÖSYM, yaklaşık 3 bin doktorun katıldığı Tıpta Yan Dal Uzmanlık Sınavı’nda (YDUS) sınava giren tüm doktorların sonuçlarını sitesinde yayınlarken, dava açıldığı gerekçesiyle 174 genel cerrahın sınav sonuçlarını 1.5 aydır açıklamıyor. 14 Aralık 2014’te yapılan YDUS’un sonuçları 8 Ocak 2015’te açıklandı. Yerleştirme sonuçları ise 10 Şubat’ta ÖSYM’nin internet sitesinde yayınlandı. Ancak sınavda hatalı soru sorulduğuna dair bir cerrahın açtığı dava yüzünden sınava giren tüm cerrahlar hala mahkeme sonucunu bekliyor. İnternet forumlarında ise bir çok cerrah tepkisini, “Bu cerrahlar size ne yaptı arkadaş” diyerek gösteriyor.

“Baskı yüzünden davadan vazgeçtim”
Davayı açan Op. Dr. Cemil Binarbaşı ise şöyle konuşuyor: “13 sorunun hatalı olduğunu düşündüğüm için dava açtım. Sonuçlar açıklanmayınca ÖSYM’yi arayan cerrahlara davayı açan kişinin yani benim bu durumdan sorumlu olduğumu söylemişler. Sınava giren cerrah meslektaşlarım o kadar yoğun baskı yaptı ki önceki gün mahkemeye dilekçe vererek davadan vazgeçmek zorunda kaldım. Bu kez de diğer bir grup cerrah ‘umudumuz bu davaydı niye geri çektin’ diye üzerime geliyor. Sanki ÖSYM Başkanı benim ve kararları ben veriyormuşum gibi davranılıyor. Ne İsa’ya ne de Musa’ya yaranamadım. YGS’ye dava açılırsa 2 milyon kişinin de sınav sonuçlarını açıklamayacaklar mı çok merak ediyorum.”


- Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı'na, halen başkanlık görevini vekaleten yürüten Prof. Dr. Ali Demir atandı.
Demir'in, atanmasına ilişkin karar Resmi Gazete'de yayımlandı. Yeni kanuna göre, ÖSYM başkanı 4 yıl görev yapacak.
İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyesi olan Prof. Dr. Demir, ÖSYM'deki görevi süresince üniversitede ücretsiz izinli sayılacak.
İTÜ Makine Mühendisliği Bölümünden mezun olan ve İTÜ Tasarım Mühendisliği bölümünde yüksek lisans eğitimini tamamlayan Demir, doktorasını İngiltere'deki Loughborough Teknoloji Üniversitesi'nde tamamladı. İTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü yapan Demir, İngilizce ve Almanca biliyor.

yorumlar yakında

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=249&d=1294334122

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=235&d=1293993753
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=573&d=1298234068


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=561&d=1297964036

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=510&d=1297594576

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=511&d=1297614836





http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=514&d=1297616535



http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=521&d=1297619036



[

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=214&d=1293920182

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=226&d=1293990436


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=543&d=1297708008
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=218&d=1293921743

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=270&d=1294513626

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=628&d=1299090111
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=305&d=1294770311

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=301&d=1294754853
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=302&d=1294765961

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=653&d=1299332870

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=652&d=1299332856

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=240&d=1294226048


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=542&d=1297707048

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=659&d=1299335075

Konya ovası gibi bereketli topraklar

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=599&d=1298571921

konu Hürriyet gazetesine intikal ediyor
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=597&d=1298571898

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=600&d=1298571932


sonuç : 5 gün sonra

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=598&d=1298571909


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=366&d=1296152195
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=364&d=1296152170
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=368&d=1296152267
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=590&d=1298485641
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=591&d=1298485674
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=593&d=1298485713
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=215&d=1293920233


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=704&d=1299920191
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=706&d=1299920228
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=372&d=1296154087

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=438&d=1296388748


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=548&d=1297797283
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=490&d=1296473374

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=273&d=1294553168
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=179&d=1293276103
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=240&d=1294226048



http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=197&d=1293885887
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=338&d=1295677930
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=504&d=1296665689
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=251&d=1294384845

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=289&d=1294570123
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=290&d=1294570504

görevimizi yapamadık affet bizi
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=242&d=1294236452
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=506&d=1296769205

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=508&d=1296810245
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=270&d=1294513626

Nokta atış



http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=569&d=1297971083
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=251&d=1294384845
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=653&d=1299332870
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=385&d=1296238114


*****

Mesajlar: n/a

Uz.Dr. Sami Selçukbiricik yazıları

http://www.tus.com/29625/osymye-acik-mektup
ÖSYM’ye AÇIK MEKTUP-1
“Adaleti olmayanın asaleti de olmaz”
(10 Eylül 2013)
Sayın ÖSYM Başkan ve Yetkilileri,

Size; pek çok kursiyeri 7 ve 8 Eylül 2013’te DUS ve TUS’a girmiş olan bir kurum olarak açıktan ve MERTÇE yazıyoruz. Bilin ki; sadece para peşinde koşan bir kurum olsaydık etliye sütlüye bulaşmaz, kazandığımız paranın keyfini yaşamaya bakardık. Bu ülkede korkmadan doğru sözü söyleyen mertlerin hala var olduğunu yeni nesillere -örnek olarak- göstermeyi kendimize vazife biliyoruz.

Son 4 yıldır (göreve geldiğinizden beri) sınavlarınıza giren hekim ve diş hekimleri ile sürekli bir sürtüşme ve didişme psikolojisi içindesiniz:

• Sanki; karizmanız ve itibarınız çok zedelenecekmiş gibi bir ruh hali ile, hekimlerin sorulara itiraz etmelerine bozuluyor,

• Bizim gibi kurumların kursiyerlerine rehberlik etmelerini “ÖSYM’ye karşı kışkırtıcı eylemler” olarak niteliyor,

• Soruları iptal ederken “En ufak bir şüphe olan soruyu bile iptal edelim” diye düşünerek bir tek vatan evladının bile mağdur olmasını engellemek yerine tüm savunma mekanizmalarını kullanarak mümkün olan en az soru iptali ile “Hekimlerin çenesini kapama” yolunu seçiyorsunuz.

Hatta; iptal etmediğiniz ama “kesin olarak yanlış olan” sorular için hekimler yargıya başvurduğunda da bakanlık ve yargı üzerinde inanılmaz baskılar kurmaya çalıştığınız da kulaktan kulağa yayılıyor. Çok üzücüdür ki herkes buna inanıyor.

Tüm bunlara rağmen yargı soruları iptal ettiğinde de küçük bir özrü bile muhataplarınızdan esirgiyorsunuz.

Bütün bu olanlar o kadar ağırınıza gitmiş olacak ki; mevcut meclisi ikna ederek soruları yayınlamamak için kanun çıkarttınız. Emin olun ki, size tam olarak güvenip de yasayı meclisten geçiren yöneticilerimiz, talep ettiğiniz kanun değişikliği ile sınava girenlerin hak arama özgürlüğünün tamamen kısıtlandığını bilselerdi böyle bir kanunu geçirmezlerdi. Bugün bile bilseler tekrar düzelteceklerinden emin olabilirsiniz. Size tanınan krediye güvenip sonuna kadar “güç zehirlemesi“ne girmek, haklı olduğunuz anlamına mı gelir?

Mutlaka bilmeniz gereken bir başka nokta daha var ki; hangi önlemi alırsanız alın eninde sonunda sorular ortaya çıkacaktır. Çünkü doktorların hafızası hafife alınamayacak kadar güçlüdür. Böylece, arkasına sığındığınız “soru bankası oluşturmak” ve “Gizlilik” gerekçelerinin gerçekte bir karşılığının olmadığı çok yakında zaten ortaya çıkacaktır. Sonuçta ortaya tam bir “Devekuşu Sendromu”nun çıkması kaçınılmazdır.

Şimdi soruları yayınlamadığınızı varsayalım:

1. Sınava girenler; anayasal hakları olan “Hak arama özgürlüğünü” nasıl kullanacaklar?

2. Bazı soruların yanlış olduğunu düşünenler, neye dayanarak itiraz edecekler? Soruyu hatırlayamayabileceklerine HATTA doğru cevabın ne olduğunu bilmediklerine göre HANGİ DAYANAĞA GÖRE itiraz edecekler?

3. Siz; soruları açıklamadığınızda ve yanlış-doğru belli olmadan sonuçları ve yerleştirmeleri açıkladığınızda ADALET tecelli etmiş olacak mıdır?

4. Yargıya başvuranlar, Anayasa Mahkemesinden yasanın iptalini sağlayanlar, 10-15 ay sonra bilirkişi raporlarıyla bazı soruları iptal ettirenler çıkarsa insanların yüzüne NASIL bakacaksınız?

5. Size güvenip de arkanızda duran değerli devlet büyüklerimiz, uğraştıkları onca dahili ve harici sorunlara bir de sizin yol açtığınız bu sorunun eklendiğini fark ettiklerinde ne hissedeceksiniz? Size güvenen yöneticilere bu “dost kazığı“nı atma hakkınız var mı?

Daha bir TUS önce 8 (Sekiz) hatalı soruyu RESMEN İPTAL etmediniz mi? Aralık 2010 TUS’unda inatlaşıp iptal etmediğiniz 5 soru yargı yoluyla iptal edilmedi mi? 19 ay sonra herkesin yerleştirilmesi değişmedi mi? O gün yeri değişenlerin sizin hakkınızdaki duygularını hiç düşünmediniz mi? Biz “hatasız soru soruyoruz” diyebilir misiniz?

“Güç” hatta “zor” kullanarak soruları açıklamayıp insanların hak arama özgürlüğünü kısıtlamak ZULÜM’dür ve ZULÜM aslında, tarih boyunca çaresiz ve küçük insanların başvurduğu bir yol olmuştur.*****

Sorumlu olduğunuz bu insanlara karşı SORULARI AÇIKLAYIN ki,

• Size, “vicdansız” diyenler utansınlar,

• Size, “adaletsizlik umurlarında değil” diyenler hakkınızı teslim etsinler,

• Size, “özür bile dilemeyen yüzsüzler” diyenler sizden özür dilesinler,

• Size, “ülkeyi ve adaleti değil sadece kendi ikballerini düşünüyorlar” diyenler artık ülkeyi ve adaleti öncelediğinizi de konuşsunlar.

• Size güvenen ve bin bir derdi olan yöneticilerimize gereksiz, saçma ve yeni bir dert açmayın.

• Açıklayın ki, yarın adaletsizlik ortaya çıkarsa insanlara beddua hakkı vermeyin. Beddua; kendi elinizle davet edeceğiniz son şey olsun. Mazlumun âhı, aheste aheste çıkarmış derler.

İsterseniz; anladığınızı düşündüğünüz bir başka dilden konuşalım:

Eğer, Cuma namazına gidiyorsanız iyi bilirsiniz; imam, hutbeyi bitirirken Kur’an’dan bir ayet okur: “Muhakkak ki Allah ADALETİ, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder…”

Şimdi önünüzde iki seçenek var:

1. Hakkı ve Adaleti -acı gelse de- söylediğimize kanaat getirip soruları açıklar, itirazlara imkan tanır ve şüpheli her soruyu hiç tereddüt etmeden iptal eder adil olursunuz.

2. Daha önce defalarca yaptığınız gibi, nefsinize yenik düşüp soluğu en yakın savcılıkta alır bizimle ilgili yeni bir suç duyurusunda bulunursunuz.

Biz; ölümden sonraki ilahi adalete sunulmak üzere yüz akı ile belgelerimizi mütemadiyen hazırlıyoruz. Ya Siz?

#direnMEösym
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK


http://www.tus.com/29845/osymye-acik-mektup-2
ÖSYM’ye AÇIK MEKTUP – 2

“Şecaat arz ederken merd-î kıpti, sirkatin söylermiş”

(19 Eylül 2013)

Sayın ÖSYM Başkan ve Yetkilileri,

Her türlü baskıya, haklı talebe ve yazılı isteklere rağmen Eylül 2013 TUS ve DUS sorularını açıklamadınız.

“Elektronik sınav hazırlığı”, “Soru bankası oluşturma”… gibi gerekçelerin kimseye inandırıcı gelmediğini siz de bilirsiniz. İnsanlara yapılacak en yanlış şeylerden biri “onları aptal yerine koymak”tır.

Dünyanın hiçbir yerinde sınavların açıklanmadığından dem vurmuşsunuz.

Bilmiyorsanız söyleyelim:

1. USMLE gibi sınavlarda hatalı soru ZATEN sorulmaz, sorular çok ciddi kontrollerden geçirilir.

2. O sınavlar “eleme-seçme sınavı” yani yarışmalı sınav değil, kişiye özgü baraj sınavıdır.

Soruların %10’unu açıklamışsınız. İki soruyu da iptal edildiği için açıklamışsınız. Güya şecaat arz etmişsiniz.

Bu nasıl bir şecaat arz etme ki, açıkladığınız 26 sorudan tam 5 tanesi açıkça yanlış ve iptal edilmeli. 26 soruda bile kusurunuzu (sirkatinizi) açığa vurmuşsunuz.

Lütfen, şimdi aşağıdaki iki linke tıklayın; hem açıkladığınız hem de açıklamadığınız sorulardaki bazı hataları görün.

Açıkladığınız sorulardan seçilmiş bazı hatalı soruların linki

Açıklamadığınız sorulardan seçilmiş bazı hatalı soruların linki

Hangi akıl sahibine sorsanız, bu soruların hatalı olduğunu teyid edecektir.

“Hatalı soru sormak mümkündür, en ufak şüpheli bir soru bile varsa iptal eder, herkesin o soruları doğru yaptığını kabul ederiz.” diyebilmek bu kadar mı zor?

Hatada ısrar etmek erdem değildir. Kişi kara lekeyi alnına kendisi sürermiş. Hatada ısrar edenlerin öncüsü, ısrarından dolayı cennetten kovulan şeytandır.

Lütfen; Allahtan korkun ve

1. Kalbinizi temizleyin, iyi niyetli olun ve soruları derhal açıklayın, insanlara itiraz için ek süre verin.

2. En ufak bir şüphe olan soruları bile iptal edin, can yakmayın, beddua almayın.

3. Bundan sonraki sınavlarda hatasız soru hazırlamak için tüm prosedürlerinizi gözden geçirin ki bizim gibi kurumlara söz söyleme fırsatı vermeyin.

4. Bu ülkenin vergilerinden maaş alıyorsunuz, bu ülkenin insanlarına ve haklarına saygı duyarak ADİL OLUN ki kurtulasınız, evinize haram para götürmeyin.

Eğer, bütün bunlara rağmen hatanızda ısrar ederseniz yaptığınızın adı ZULÜM olacaktır ve zulüm ile kimse âbâd olmamıştır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6079/bir-iyilik-hareketi
Bir “İYİLİK” Hareketi
(07 Ekim 2011)
Bir ilkokul öğretmeninin çocuğu olarak doğmuşum. Annem ev hanımı…

Üç kardeş olduğumuz için ve hepimiz okuduğumuz için babam hep ek iş yapmak zorunda kalmış: ziraatle uğraşmış, tavukçuluk yapmış, olmamış… Arıcılık kurslarına gitmiş, arıcı olmuş.Hafta sonlarında ve yaz tatillerinde hep arıcılık yapmış, tam 55 yaşına kadar… Yani ben Tıp fakültesi 5. sınıfa başlayana dek… Sonrasında artık benim de boş yaz tatilim olamayacağı için emekli olmuş, hem öğretmenlikten, hem de arıcılıktan…

Ben de 5 yaşımdan beri hep babamın yanında oldum. Tıp fakültesi 5. sınıfa başlayana dek tüm yaz tatillerimi çadırda babamla birlikte arıcılık yaparak geçirdim, kendi yemeğimizi de kendimiz yaptık, kendi çamaşırımızı da kendimiz yıkadık.
Yokluğun ve borcun sıkıntısını da, alın teriyle çalışıp kazanmanın keyfini de yaşayarak öğrendim.

Bu ülkenin bir varlığıyım, en sade tabiriyle sizin içinizden biriyim.

Kader; önüme bir fırsat açtı ve TUSDATA kuruldu. Yıllar boyu arı gibi çalışıp ülkenin dört bir yanına yayılmış bir kurum haline geldi. Bu kurumdaki herkes işini en iyi şekilde yapmak için sürekli çalıştı. İşimiz TUS kazandırmaktı ve on binlerce doktor bizimle TUS kazandı, memnun oldu ki hep meslektaşlarına önerdi.

Kurumsal yapımız olgunlaşıp, sağlam zemine ulaşınca da kendi ülkemizin evlatlarına “sosyal sorumluluk” gereği bir proje olgunlaştırdık:

Tıp fakültelerinin 2., 3., 4. ve 5. sınıflarının iyi çalışan derecelerini, sosyal ve bilimsel faaliyet gösteren kulüplerin liderlerini, sınıfların gerçekte hizmetkârı olan amfi başkanlarını… vs. içeren YAYGIN bir proje oluşturduk. İstedik ki; bu gençlerimizin pek çok kitap ihtiyacını karşılayalım, şubelere derslere giden hocalarımızla bu gençleri düzenli şekilde buluşturalım ve daha iyi bir hekimlik ile daha iyi bir sınav hazırlığı konusunda yüreklendirip rehberlik yapalım. Sınıflarına uygun şekilde derslerimize ücretsiz alalım… vs., vs.

Adını da “GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBܔ koyduk ki heyecan versin, motive etsin…

Tüm ülkeyi hesap ettiğimizde her dönem için 600’er kişiden toplamda yaklaşık 2400 kişiye her yıl bu hizmeti vermek bize yıllardır gurur verdi. Toplumun her renginden insan oldu bu kulübümüzde. Onlar bizi ve yapmak istediklerimizi anladılar. Ve; kim ne derse desin, bu tam bir İYİLİK HAREKETİ oldu. Bu yolda yürürken, seçimlerimizde ya da uygulamalarımızda çok küçük aksaklıklar olsa bile hemen düzeltip iyi niyetle yolumuza devam ettik.

Uzun yıllardır sektörünün lider kurumu olabilmenin ve “güvenilir” kalabilmenin ne kadar güç olduğunu tahmin etmek hiç de zor değil.

Sürekli size saldırılır, kara propagandalar yapılır. Çünkü aynı sektörde ama sizin kadar başarılı olamayan birilerinin maddi menfaati için yıpratılmanız gerekir, en azından onlar tek yolun bu olduğunu düşünürler.

Hocalarımıza, notlarımıza, eğitim kalitemize, hiç aksamadan işleyen sistemimize, başarılarımıza… yani işimize diyecek bir şey bulamayanlar karalamak için bireysel iftiralara başvurmaktan, sahte evraklar servis etmekten çekinmezler. Çünkü, er meydanında acizdirler.

Son günlerde benzer bir saldırı dalgası ile karşı karşıyayız:

Sektörde rakibimiz olan bir kurum ve bağlantılı siteleri yalan yanlış sözde belgelerle GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBÜ uygulamamızın güya ne kadar “kirli”, “fişlemeye dönük” ve “kötü” bir uygulama olduğunu yazıp kamuoyuna kurumumuza karşı tahrik çabası içerisinde hareket ediyor.

Biz, bu çabalara gülüp geçiyor ve meyveli ağacın taşlanacağını hep hatırımızda tutuyoruz.

Marifet; daha iyisini yapmaktır, karalamak değil…
Marifet; er meydanında rekabet etmektir, bel altı vurmak değil…
Marifet; kendinden bahsedebilmektir, rakipten değil…

Her hekim arkadaşım bu karalamaların aslında ne anlama geldiğini bilecek kadar akıllıdır, buna hiç şüphe duymuyoruz.

Bütün bu saldırılar ve karalama kampanyaları karşısında ne mi yapacağız?

Elbette hukuki haklarımızı ararız ama onun dışında muhatap bile almayacağız. Çünkü, vaktimizi, yaptığımız işi daha da iyileştirmek için harcamanın erdem olduğunun farkındayız.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6087/yarindahazor
YARIN DAHA ZOR…
(07 Ocak 2011)

ÖSYM; bunca iletişim çabasına, gazete ilanlarına, TV haberlerine rağmen süreci devam ettiriyor. Süreç hepimizin gözleri önünde cereyan ediyor.
Hekimler; kendileri için çok önemli böylesi bir sınavda sebepsiz yere ve birilerinin galeyanına gelecek kadar basit ve zeka seviyesi düşük insanlar mıdır?

Bir dertleri vardı ve seslerini duyurmak istediler. “Derdini insanca anlatmak isteyen” bukişilerle görüşülüp sorunları dinlense ve kamuoyunun vicdanı rahatlatılsaydı daha şık olmaz mıydı?

Doktorların; haklarını aramak için çaba sarf etmelerini “kurum karşıtı faaliyet” olarak tanımlamak, devlet ciddiyetine yakışır mı?

“Sorun yok” deyip kestirmek, gerçekten sorun olmadığı anlamına mı gelir? Ateş olmayan yerden bu kadar çok duman çıkar mı? Her devlet kurumu halkına adalet ile hizmet için vardır. Despotizm, çağını çoktan kapamış olan ilkel bir yönetim şeklidir.

Artık olay yargıdadır. Yargıya intikal etmiş olan ve iptali istenen bazı sorular vardır. Yargı; soruların iptali yönünde karar verirse, ÖSYM ne diyecektir? Ve o zaman, tüm bu süreçleri nasıl telafi edecektir?

Ayrıcaaa…

Bu dünyanın öbür tarafı da var. Bizim; o gün, bu konu ile ilgili alnımız açık olacak. Allah biliyor ki, doğru olduğuna inandığımız şeyleri korkmadan yazdık ve söyledik. Haksız hiçbir fiile göz yummadığımız gibi haksızlığın hiçbir çeşidine de razı olmadık. Hiçbir gizli hesabımız da olmadı, olmayacak.

Bugün güç ve yetkiyi ellerinde tutanlar, gücün kendilerinde olmadığı o gün nasıl hesap vereceklerini de düşünmek zorundadırlar.
O gün, bugünden daha zor olacak.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6085/tip-uzmanlik...ri-ve-oneriler
TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİNE GİRİŞ SINAVI’NIN
SORUNLARI VE ÖNERİLER

(04 Nisan 2011)

Ülkemizde, TUS gibi bir sınavın ve ÖSYM gibi bir kurumun varlığı fırsat eşitliği ve ciddiyet açısından önemlidir.

Hekimler adına üzüntü veren nokta; sistemin, pratisyen hekimliği hiç de hak etmediği şekilde “değersiz” ve “niteliksiz” bir konuma düşürmüş olmasıdır.

Doğal olarak öncelikle bu sorun çözülmelidir ve uzun vadeye yayılan bir politika ile “sadece uzmanlığın değerli olduğu” algısı ortadan kaldırılmalıdır.

Elbette uzman olmak isteyenler için objektif bir sınavın yapılması en uygun olanıdır.

Tıpta Uzmanlık Sınavının; neyi, neye göre ve nasıl ölçtüğünü anlamak için geçmiş sınavları incelediğimizde, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gereken bazı noktaların varlığını tespit etmiş bulunuyoruz. Tespitlerimiz sınavın daha hakkaniyetli ve doğru ölçmesine katkıda bulunmaya yöneliktir.

Sorunları aşağıdaki şekilde maddeleyebiliriz:

1- Tıpta Uzmanlık Sınavı; tek oturumda ve sadece 200 soru üzerinden yapıldığı için ayırt ediciliği –nispeten- düşük olan bir sınavdır.
Sadece 200 soru sorulmasının doğal sonucu olarak her konudan sorgulama yapılamamaktadır. Ayrıca tek oturumda olması da; olası sağlık ve konsantrasyon sorunlarının sınavın primer belirleyicisi olmasına yol açmaktadır. Her iki durumda sağlıklı bir ölçme – değerlendirme için uygun değildir.
Sınav; 300 sorudan (en azından 240 – 250) oluşmalı, her branşın her konusundan soru sorulabilmeli ve Pazar günü sabah ve öğle oturumları olmak üzere İKİ OTURUM olmalıdır.
Böylece saçma bir uygulama olan 4 saate yakın tek oturumda tuvalete çıkamama sorunu da kendiliğinden çözülmüş olacaktır.
Örnek:*****www.usmle.org*****(3 basamakta, 23 blokta yaklaşık 1000 soru)

2- Soruların hazırlandığı kaynaklar bilinmemektedir.
Tıp çok geniş bir alandır, çok sayıda temel kaynak bulunmaktadır ve bir pratisyen hekimin bütün bu kaynakları bilmesi imkansızdır. Ayrıca aynı branşın iki farklı kitabında bile farklı olarak ifade edilen bilgiler de sorgulanabilmektedir. Bu durum çok sakıncalıdır.
Soruların hazırlandığı kaynakları tam ve eksiksiz olarak resmi olarak ÖSYM internet sitesinden duyurulmalıdır.

3- Sorular bazen tek bir kaynaktan hazırlanmakta ve o branşın çok temel kabul edilen 3000 sayfalık diğer bir kaynağında dahi cevabı bulunamamaktadır.
Bu durumlarda hekimlerin 3000 sayfalık bir kitabı okuması bile anlamsız hale gelmekte onları hiç okumayanla eş duruma düşürebilmektedir.
Her soru o branşın en az 2 temel kitabı tarafından net, eksiksiz ve aynı şekilde cevaplanabilecek şekilde hazırlanmalıdır.

4- Bazı sorular yeterince özenle hazırlanmamaktadır.
Soruların resmen açıklandığı son 3 sınavda ortalama 3’er sorunun iptal ya da değişikliğe uğramış olması bunun en açık delilidir. 200 soruluk bir sınavda sınava girenlerin yarısı 115-130 net aralığına yığılmakta ve 1 net bile sonucu ciddi şekilde etkilemektedir. Biz bu sınav için hekimlerimizin, hayatlarının geri kalan bütün yönlerini ihmal edip gece gündüz 1 yıldan fazla çalıştığını biliyoruz. Bu emeğe saygı duyulmalıdır.
Özensiz hazırlanmış 6-7 sorunun hekimleri bu kadar etkilemesine yol açmamalı ve daha özenle hazırlanmış, çalışıldığında yapılabilen net sorular içeren sınavlar yapılmalıdır.
Ayrıca; sorular hazırlanırken, mutlaka tüm seçenekler için açıklamalar yazılmalı ve doğru seçeneğin neden doğru, yanlış seçeneğin neden yanlış olduğu ortaya konmalıdır. Bu durum; varsa- birden fazla doğru cevaplı seçenek hatasını ortadan kaldıracaktır.
Son olarak,sorular ve açıklamaları mutlaka en az iki ayrı akademisyen tarafından kontrol edilmeli ve belli kriterlere göre onaylanmalıdır.

5- Soru dağılımları; tıp fakültesi müfredatına uygun yapılmamaktadır.
Örneğin; Aralık 2010 sınavında Anatomi alanında sorulan 10 sorudan 5 tanesi Nöro anatomi konusundan, 5 tanesi ise kalp ve dolaşım konusundan sorulmuştur. Kemikler, eklemler, kaslar, solunum sistemi, sindirim sistemi ve ürogenital sistemden hiç soru sorulmamıştır. Hiç soru sorulmayan bu konular tıp fakültesi anatomi müfredatının yaklaşık %50’sini oluşturmaktadır. Bu durumda bu sınavda ki soru dağılımı ne kadar dengeli ve adil olabilir?
Soru dağılımları yeniden ve objektif olarak belirlenmeli ve duyurulmalıdır. Ayrıca sınavda da buna uyulduğunu net kriterlerle ortaya koymak gerekmektedir.

6- Bazı sorular bir pratisyen hekim tarafından bilinmesi mümkün olmayan ve bilinmesi anlamsız olan uç bilgileri sorgulamaktadır.
Bazen soruyu hazırlayan hocalar kime soru sorduklarını unutmakta ve kendi çocuğu girse asla sorulmasını istemeyeceği zorlukta ve anlamsız soruları öylesine sormaktadırlar. Bu sınava hazırlanmak için yıllarca çalışanların emeklerine saygı duyulmalı ve soruların bir ölçüsü olmalıdır.
Ayrıca; biliyoruz ki TUS birincileri bile 175 civarında net yapabilmektedir. ÖSYM’nin diğer sınavlarında tam net yapan bir çok aday çıkarken TUS’da en iyi yapanın bile 20 civarında yanlışının olması da sınavın anlamsız zorluğunu göstermektedir. Bu detay ve zor soru sorma çılgınlığı, ülkemizin gelecek doktorlarının yanlış yetişmesine neden oluyor. Bu nokta, ciddi bir vebaldir.
Her soru için “Zorluk İndeksi” ve “Ayırıcılık İndeksi” hesaplanmalı, sonuçlar soru hazırlayıcılarla paylaşılmalı ve deneyimler sonraki sınavlara yansıtılmalıdır.

7- Branşlar arasında hatta branş içi referans kitaplar arasında bile ihtilaf konusu olan çelişkili bilgiler sorulmaktadır.
Bir soru, doğası gereği diğer bir tıp branşını ilgilendiriyorsa mutlaka onun uzmanları tarafından da çapraz kontroller yoluyla incelenmeli, bilgi farklılığının olmadığı teyit edildikten sonra sorulmalıdır.
Ayrıca, her branştan soru hazırlayanların sadece kendi branşı ile ilgili sorular hazırlaması, primer olarak başka branşların alanına giren sorulardan kaçınmaları da hataları önleyecektir.

8- İtirazlara karşı yeterince açık ve şeffaf davranılmamaktadır ve hiçbir açıklama yapılmamaktadır.
Son 3 sınavdır bir çok ciddi internet sitesinde iptal edilenden daha fazla sayıda soruya bir çok temel kaynaktan referanslar göstererek haklı itirazlar yapılmış ancak kişiye özel ya da kamuya karşı hiçbir tatmin edici açıklama yapılmamıştır. Bu durum ÖSYM’nin ciddiyetiyle bağdaşmamakta ve şaibeler uyandırmaktadır. Ayrıca son derece komik bir şekilde “sınavda başarılı olanların ortak şekilde yanlış işaretlediği sorular yeniden incelenmiş ve bu sorular iptal edilmiştir” benzeri basın açıklamaları, bilimselliği en üst düzeyde olması gereken ÖSYM’nin güvenilirliğine gölge düşürmektedir.
İnternet yoluyla itiraz edilebilmeli ve sonuçlar açıklanmadan önce itiraz edilen her soru için temel referans kitapları belirtilerek yeterli ve doyurucu açıklama yapılmalıdır. İmaj kaygısıyla defansif davranılmamalı sorular hatalıysa cesurca iptal edilebilmelidir.

9- İngilizce sınavı ile bilim sınavının ard arda olması önemli bir handikaptır, bilim sınavını etkileyecek kadar stres oluşturmaktadır.
TUS İngilizce sınavı kalkmalıdır, ÜDS ya da KPDS’den alınacak geçerli bir not 5 yıl süre ile dil muafiyeti sağlamalıdır.

10- “Kişiye özel üretilmiş soru kitapçığı” sınav eşitliğine aykırıdır.
Çünkü; başta zor sorular ya da çeldiricisi olan sorularla başlayan kitapçığa denk gelen adayların sınavı doğal olarak daha kötü geçecektir. Tüm kitapçıklarda aynı moral durumunu sağlayacak denge kurulabilmesi mümkün müdür?
2, 3 ya da 4 kitapçık türü ile sınavın yürütülmesi yeterlidir. Fantastik önlemlere gerek yoktur.

11- İki sınav arası aralıklar eşit değildir ve hem YASAL, hem de hazırlanabilmek açısından sorunlar doğurmaktadır. Ayrıca, hekimlerin mecburi hizmet sorunu sınav takviminde dikkate alınmalıdır.
Sınavların birbirine 4 ay ya da 5 ay yakın olması bir sınavda yerleştirilip başvurusunu yapan ama yasal prosedürler tamamlanamadığı için henüz başlayamayan hekimlerin bir sonraki sınava başvurmak istemeleri durumunda puanlarında % 2 kesinti yapılmasını gerektirecek olan “Halen bir uzmanlık eğitimine devam etmekteyim.” seçeneğini işaretlese de işaretlemese de yasal sorunlar doğuracağı açıktır.
Sınavların MART ve EYLÜL aylarının İLK HAFTA SONU yapılması hekimler açısından en uygun dönemdir. Çünkü Eylül ayının ikinci yarısına ve ötesine geçen bir sınav takvimi “mecburi hizmet uygulaması” yüzünden yeni mezun hekimleri zor durumda bırakmaktadır.

12- Sonuçların açıklanma tarihi önceden duyurulmalıdır.
Sınav sonuçlarının açıklanması, yerleştirmeler vs. derken 1,5 aydan fazla bir süre belirsizlikte kalınıyor. Günün her saatinde internetteler ve paranoid oluyorlar neredeyse. Topu topu 14.000 civarında kişi… Sınavdan hemen sonraki gün sonuçların ne zaman açıklanacağı duyurulamaz mı? Yabancı dil sınavını yarım günde açıklayan ÖSYM, TUS Bilim Sınavı’nı neden 3 haftada açıklıyor?

13- Kişiye özel sonuç açıklama uygulaması zihinlere “acaba birilerine bir şeyler yapılıyor da o mu saklanıyor?” sorusunu getirmektedir.
Eskiden TC kimlik numarası girilerek herkesin nereyi kazandığı kolayca görülebilirdi. Bu, engellendi. Nasıl bir güvenlik kaygısı ile engellendiğini anlamak ise mümkün değil. Tam aksine zihinlerde soru işaretleri giderek artıyor.
ÖSYM; kendisi zaten toplam 10.000 kadar olan doktorun tümünün sıralamasını, puanlarını ve kazandığı yerleri tek bir tabloda yayınlarsa tüm şüpheler giderilir ve iddia ettikleri şeffaflık sağlanmış olur. Bu tabloda TC kimlik numaralarını yayınlamazsa olası suistimallerin de önüne geçilmiş olur.

14- Ne ÖSYM’de ne de YÖK’te TUS ya da YDUS ile ilgili istihdam edilmiş bir hekim yoktur. Ayrıca ÖSYM yürütme kurulunda da tıp kökenli bir öğretim üyesinin yer almaması anlaşılır gibi değildir.
Aklı başında bir hekim, bütün bu sorunları kolayca aşacaktır.

15- ÖSYM internet sitesinde hekimlerin karşılaşabilecekleri bazı sorunlar ile ilgili bilgiler bulunmamakta bu da zaman zaman uygulama sorunlarına yol açmaktadır.
Hekimler, bazı yasal sorunlar karşısında kulaktan duyma bilgilerle hareket ettikleri için sıkça kaygılı zamanlar geçirmekte, bu durum ise ÖSYM’nin imajını zedelemektedir. Bu sorulardan bazıları aşağıdadır:

• Sınav giriş belgem gelmeden Ankara’ya gelmek zorunda kalırsam belgemi Ankara’da nerelerde ve hangi zaman dilimlerinde çıkartabilirim? Cumartesi günü de belge çıkartabilir miyim?

• Yabancı dil sınavı muafiyeti için tüzükte var olan 3 yıllık muafiyetin pratik uygulaması nasıldır? Örneğin yabancı dilde barajı Nisan 2008 TUS’unda geçen bir hekim 15 Mayıs 2011 ve 25 Eylül 2011 tarihlerindeki bilim sınavında yabancı dilden muaf mıdır?

• Haziran 2011 sonunda tıp fakültesinden mezun olacak bir kişi henüz mezun olmadan ilkbahar 2011 dönemi TUS yabancı dil sınavına girse ( ama daha mezun olmadığı için bilim sınavına girmeden bunu yapsa) ve barajı geçse, bu durum 3 yıllık muafiyete hak kazandırır mı? Nitekim henüz mezun olmadan ÜDS ya da KPDS’ye girip barajı geçenler muaf sayılmıyorlar mı?

• Bir sınavda bir TUS sorusu iptal edildiğinde sınav bir soru eksik mi değerlendiriliyor, yoksa bu soru sınava giren herkes için doğru mu kabul ediliyor?

• İlkbahar dönemine giren ve bir programa yerleşip yerleştiği alana kurallara uygun şekilde başvurusunu yapan hekimlerin atamaları genellikle Ağustos ayı sonu ya da Eylül ayı başlarını buluyor. Yani Sonbahar dönemi TUS müracaatları çoktan bitmiş oluyor. Bu kişiler; sonbahar dönemi sınavına da girmek istedikleri durumda, başvuru formundaki UZMANLIK ÖĞRENCİLİĞİ DURUMU bölümüne nasıl cevap vereceklerdir? “Halen Uzmanlık Eğitimime Devam Ediyorum” cevabı verseler, halen uzmanlık eğitimine devam etmedikleri için yanlış beyan olacaktır. Bu seçeneği işaretlemedikleri durumda da puan kesintisi olmayacak ama belki de bu kişiler sınavdan önce uzmanlık eğitimine başlamış olacak ve diğer adaylara haksızlık durumu ortaya çıkacaktır.

• Halen, ilkbahar dönemi sınavı ile sonbahar dönemi sınavı arasındaki süre 5 ay, diğer iki sınav arasındaki süre ise 7 aydır. Sınavlar arasındaki süreyi eşitlemek (tam 6 ay ara ile yapmak) bir önceki sorudaki handikapı önlemek için sağlıklı bir yol olamaz mı? Sınavları mevcut aralıklarla yapmanın özel bir sebebi var mıdır? İncelenen kadarıyla ÖSYM’nin Mart ayında pek çok boş haftası bulunmaktadır. İlkbahar dönemi Mart ayına alınamaz mı?

• Ek yerleştirmede, bir kişinin bir kadroyu tercih edebilmesi için ilk yerleştirmede o programa yerleşen en düşük puanlı kişinin puanına eşit ya da yüksek puan alması gerekiyor. Bu durum, pek çok kadronun boş kalmasına yol açmaktadır. Bu uygulamanın hukuki dayanağı nedir?

ÖSYM internet sayfasındaki TUS bölümünde “SIK SORULAN SORULAR” bölümü açılarak bu tür ortak sorular cevaplanabilir ve hekimler belirsizlikten kurtarılabilir.ir.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6081/tus-icin-yapilmasi-gerekenler-2
TUS İÇİN YAPILMASI GEREKENLER – 2

(14 Ocak 2012)

Daha önceki yazımda TUS’un Handikapları ve Çözüm Önerileri’nden önemli bir kısmını bahsetmiştim. ÖSYM’nin yaptığı değişiklikler, önerilerimizin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya koymuş oldu.

Ama daha yapılması gerekenler var:

1- Zorunlu hizmetten dolayı çokça istifa eden hekim varlığından dolayı 14 tercih ve 6/8 Üniversite- Bakanlık oranı kaldırılmalıdır. Tercih sırası 20-25 ve hatta daha üzerine çıkmalı, dileyen tamamını üniversite ya da tamamını bakanlık tercihleri yapabilmelidir.

2- Tercih yapabilmek için alt sınır olan 50 barajı ya kaldırılmalı ya da düşürülmelidir.

3- Ek yerleştirme için; açıkta kalan bir kadroyu tercih edebilmek için, o kadronun puanına eşit ya da daha yüksek puan şartı kaldırılmalıdır ki boş kadro kalmasın.

4- TUS Yabancı Dil Sınavı kalktığı için ÜDS, Ocak ya da Şubat ayında yapılmalıdır ki Nisan TUS’u başvurularından önce sonuçlar açıklanmış olsun.

5- Yanlış olan ve itiraz edilen sorulara hala şeffaf davranılmamaktadır. Eylül 2011 sınavındaki 3 yanlış soru da itiraz edildiği halde iptal edilmediği için mahkemeye taşınmıştır. Bu inat,
nereye kadar böyle devam edecektir?

6- Aralık 2010 sınavında yanlış olup iptal edilmeyen 5 soru mahkeme kararı ile iptal edilmiş olup karar kesinleşmiş ve ÖSYM’ye tebliğ edilmiştir. Buna rağmen ÖSYM sessizliğini korumaktadır. Önce; bu iptalleri kamuoyuna duyurmalı, kazanılmış mevcut hakların korunması şartıyla yerleştirmeleri yeniden yaparak bir üst yerleştirmeye ya da yeni bir yerleştirmeye hak kazananlara hakları verilmelidir. Sonra da hekimlerden içtenlikle özür dilenmelidir.

Hiç şüphesiz ki bu özür; sahibine özsaygısını iade eden bir özür olacaktır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6071/tipta-uzmanl...ri-ve-oneriler
Tıpta Uzmanlık Sınavı’nın Handikapları ve Öneriler

Ülkemizde, TUS gibi bir sınavın ve ÖSYM gibi bir kurumun varlığı fırsat eşitliği ve ciddiyet açısından önemlidir.

Hekimler adına üzüntü veren nokta; sistemin, pratisyen hekimliği hiç de hak etmediği şekilde “değersiz” ve “niteliksiz” bir konuma düşürmüş olmasıdır. Doğal olarak öncelikle bu sorun çözülmelidir ve uzun vadeye yayılan bir politika ile “sadece uzmanlığın değerli olduğu” algısı ortadan kaldırılmalıdır.

Elbette uzman olmak isteyenler için objektif bir sınavın yapılması en uygun olanıdır.

Tıpta Uzmanlık Sınavının; neyi, neye göre ve nasıl ölçtüğünü anlamak için geçmiş sınavları incelediğimizde, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gereken bazı noktaların varlığını tespit etmiş bulunuyoruz. Tespitlerimiz sınavın daha hakkaniyetli ve doğru ölçmesine katkıda bulunmaya yöneliktir.

Sorunları aşağıdaki şekilde maddeleyebiliriz:

1-Tıpta Uzmanlık Sınavı; tek oturumda ve sadece 200 soru üzerinden yapıldığı için ayırt ediciliği –nispeten- düşük olan bir sınavdır.
Sadece 200 soru sorulmasının doğal sonucu olarak her konudan sorgulama yapılamamaktadır. Ayrıca tek oturumda olması da; olası sağlık ve konsantrasyon sorunlarının sınavın primer belirleyicisi olmasına yol açmaktadır. Her iki durumda sağlıklı bir ölçme – değerlendirme için uygun değildir.
Sınav; en az 500 sorudan oluşmalı, her branşın her konusundan soru sorulabilmeli ve 2 ya da 3 oturumda yapılmalıdır.

2-Bazı sorular yeterince özenle hazırlanmamaktadır.
Soruların resmen açıklandığı son 3 sınavda ortalama 3’er sorunun iptal ya da değişikliğe uğramış olması bunun en açık delilidir. 200 soruluk bir sınavda sınava girenlerin yarısı 115-130 net aralığına yığılmakta ve 1 net bile sonucu ciddi şekilde etkilemektedir. Biz bu sınav için hekimlerimizin, hayatlarının geri kalan bütün yönlerini ihmal edip gece gündüz 1 yıldan fazla çalıştığını biliyoruz. Bu emeğe saygı duyulmalıdır.
Özensiz hazırlanmış 6-7 sorunun hekimleri bu kadar etkilemesine yol açmamalı ve daha özenle hazırlanmış, çalışıldığında yapılabilen net sorular içeren sınavlar yapılmalıdır.

3-Soru dağılımları; tıp fakültesi müfredatına uygun yapılmamaktadır.
Örneğin Eylül 2007 sınavında Anatomi alanında sorulan 10 sorudan 7 tanesi “Nöroanatomi” konusundan sorulmuştur. Daha önceki sınavlarda bu konudan gelen soru sayısı ortalama 2-3’tür. Tıp fakültesi müfredatında da bu konu anatominin yaklaşık % 25’ini oluşturmaktadır. Bu durumda bu konudan 7 soru sormak ne kadar ölçücüdür? Bir hekimin diğer konuları çalıştığı halde hiç soru çıkmaması da elbette adil olmayacaktır.

4-Soruların hazırlandığı kaynaklar bilinmemektedir.
Tıp çok geniş bir alandır, çok sayıda temel kaynak bulunmaktadır ve bir pratisyen hekimin bütün bu kaynakları bilmesi imkansızdır.Ayrıca aynı branşın iki farklı kitabında bile farklı olarak ifade edilen bilgiler de sorgulanabilmektedir. Bu durum çok sakıncalıdır.
Soruların hazırlandığı kaynakları tam ve eksiksiz olarak resmi olarak ÖSYM internet sitesinden duyurulmalıdır.

5-Sorular bazen tek bir kaynaktan hazırlanmakta ve o branşın çok temel kabul edilen 3000 sayfalık diğer bir kaynağında dahi cevabı bulunamamaktadır.
Bu durumlarda hekimlerin 3000 sayfalık bir kitabı okuması bile anlamsız hale gelmekte onları hiç okumayanla eş duruma düşürebilmektedir.
Her soru o branşın en az 2 temel kitabı tarafından net, eksiksiz ve aynı şekilde cevaplanabilecek şekilde hazırlanmalıdır.

6-Bazı sorular bir pratisyen hekim tarafından bilinmesi mümkün olmayan ve bilinmesi anlamsız olan uç bilgileri sorgulamaktadır.
Bazen soruyu hazırlayan hocalar kime soru sorduklarını unutmakta ve kendi çocuğu girse asla sorulmasını istemeyeceği zorlukta ve anlamsız soruları öylesine sormaktadırlar. Bu sınava hazırlanmak için yıllarca çalışanların emeklerine saygı duyulmalı ve soruların bir ölçüsü olmalıdır.
“Ayrıca; biliyoruz ki TUS birincileri bile 175 civarında net yapabilmektedir. ÖSYM’nin diğer sınavlarında tam net yapan bir çok aday çıkarken TUS’da en iyi yapanın bile 20 civarında yanlışının olması da sınavın anlamsız zorluğunu göstermektedir.

7-Branşlar arasında ihtilaf konusu olan çelişkili bilgiler -son derece hatalı şekilde- sorulmaktadır.
Bir soru, doğası gereği diğer bir tıp branşını ilgilendiriyorsa mutlaka onun uzmanları tarafından da çapraz kontroller yoluyla incelenmeli, bilgi farklılığının olmadığı teyit edildikten sonra sorulmalıdır.

8-İtirazlara karşı yeterince açık ve şeffaf davranılmamaktadır ve hiçbir açıklama yapılmamaktadır.
Son 3 sınavdır bir çok ciddi internet sitesinde iptal edilenden daha fazla sayıda soruya bir çok temel kaynaktan referanslar göstererek haklı itirazlar yapılmış ancak kişiye özel ya da kamuya karşı hiçbir tatmin edici açıklama yapılmamıştır. Ayrıca sınavın birinde 2 soru iptal edildiği halde neden 200 soru üzerinden değerlendirme yapıldığı hala adaylar arasında şaibe konusu olarak konuşulmaktadır. Bu durum ÖSYM’nin ciddiyetiyle bağdaşmamakta ve şaibeler uyandırmaktadır.
Yapılan her itiraz dikkatlice incelenip hekimleri yeterince aydınlatan resmi açıklamalar yapılmalıdır.

Bugüne kadar; sınavın daha ölçücü ve hatasız bir sınav olması için hiçbir inceleme yapmayan ve çaba göstermeyen, hatalı soruların varlığını hekimlerin kendilerine çektiği sitem dolu fakslarla fark edecek kadar duyarsız bir Türk Tabipleri Birliği’nin varlığı tüm meslektaşlarımız adına üzüntü vericidir.

Tüm bu sorunların çözümü için; kurumumuz, sınavın esas sahibi olan Sağlık Bakanlığı, sınavın uygulayıcısı olan YÖK ve ÖSYM nezdinde gerekli tüm çabaları göstermekte ve sorunları dile getirmektedir. Sizlerin de yukarıdaki metin eşliğinde ÖSYM’ye faks ve E-mail yoluyla başvurmanız sonuç almamızı hızlandıracaktır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6060/tusun-kutsal-kitabi
TUS’un KUTSAL KİTABI

(Tüm Tus Soruları 18. Baskı’nın Önsözüdür)

TUS’un kutsal kitabı 18. edisyonu ile karşınızda. Bu baskıda bile her bölüm, TUSDATA’nın kaliteli eğitmenleri tarafından en az 2 kez satır satır incelendi, çok değerli bilgiler eklendi, sızlerden gelen eleştiriler incelendi, tartışmalar çözümlendi, içerik daha da zenginleştirildi. Sadece bu baskı için 60’tan fazla editör ve eğitmen görev aldı. Kitabın 17. baskısı Eylül 2007 sınavındaki 153 soruyu net bir şekilde cevaplandırdı.

12 yıl boyunca; konu olarak ne çalışırsa çalışsın, hangi dersaneye giderse gitsin TUS çalışma potasına giren herkesin vazgeçilmez kaynağı olabilmek “TUS’un Kutsal Kitabı” tanımlamasını anlamlandırıyor.

Türk tıp tarihinin en fazla baskı yapan kitabı olma gururunu da bu kitap taşıyor (toplamda 27 baskı… 18’i yenilenmiş edisyon ve 9 adet reprint baskı). İkincilik ise 12 baskı yapan Klinisyen PATOLOJİ SORULARI kitabına ait. Dünyanın en meşhur kitaplarından Nelson Textbook of Pediatrics kitabının da 2 ay önce 18. baskısını çıkardığı düşünüldüğünde bu kitabın haklı gururu daha iyi anlaşılacaktır.

Önemli başarılar, ancak gönülden ve yeterince ciddi çalışıldığında kazanılır. TUSDATA olarak hem dersanecilikte hem de yayıncılıkta gönülden ve yaptığımız işten zevk alarak profesyonel kadromuzla aldığımız sonuçlar bunun en güzel ispatıdır: 27 ayrı şube ve kitabevi, 500’den fazla TUS semineri, 137 kitap, 18 eğitim Cd’si, TUS kampları, vaka kampları, deneme sınavları… Tam 12 yıldır TUS’un her alanında bütün gücümüz ve içtenliğimizle çalışıyoruz.…

Başarıda diğer önemli bir faktör de sürekli yenilenme ve güncel kalabilmedir. Yıllar boyu bununda en güzel örneklerini verme gayretinde olduk. Bu baskıda da 2005, 2006 ve 2007 basım ingilizce textbookları esas alarak bilgileri güncelledik, yeni ipuçları ekledik ve daha iyi olabilmeye çalıştık.

TUSDATA ailesi olarak; Sürekli yenilenme ve gelişmenin doğal sonucu olarak kurumlarımızı ve hizmet ağımızı genişletiyoruz:

Bilimsel toplantı merkezlerimizde de arka arkaya kırılması zor rekorlara imza atıyoruz. Son 9 TUS’ta 9 birinci çıkardık ve herhangi bir kurumun bu başarıyı yakalayabilmesi için en azından 5 yıl geçmesi gerekecek. Tabi bu süre içinde TUSDATA’nın hiçbir varlık göstermediğini varsayarsak ve TUS birincileri, dereceler ve ilk 10’un çoğu sürekli bizden çıkmasının yanında kitlesel ve bireysel başarılara imza atıyoruz. Tüm kursiyerlerimiz ideallerindeki başarıya TUSDATA ile ulaşıyorlar. Artık TUS’u kazanan her iki kişiden biri TUSDATA’lı… Ders notları, Özet Notlar, Deneme Sınavları, Tarama Sınavları, Tıbbi İngilizce desteği, İnternet desteği, Profesyonel Motivasyon desteği ile TUS hazırlığına bambaşka bir tarz getirerek, kursiyer arkadaşlara birer hekim gözüyle bakarak ve tüm ihtiyaçlarını bilip çözüm yolları üreterek bu başarıya ulaşıyoruz.

Yayıncılıkta ise 12 yıllık tecrübemizi artık yurtdışındaki medikal yayıncılık standartlarına kavuşturduk. Bu noktada sınıflamalardan, kitap boyutuna, dikkat kutularından indekslere kadar itinalı bir çalışma sonunda ortaya KLİNİSYEN serisini çıkarttık. Klinisyen konu ve soru kitapları tamamladık, Vaka Soruları Kitaplarını seri halinde hizmetinize sunduk, daha detaylı bilgi isteyenler için PREMIUM serisini, daha az zamanda olanlar için de OPTİMUM serisini hazırladık. Son olarak her konuda her şeyin (TUS sorusu, Konu, vakalar, açıklamalı sorular, değerlendirme testi) arka arkaya eklendiği ve tüm metnin birbiriyle uyumlu olduğu 5 kitap yerine 1 kitap ile hedefe ulaşabileceğiniz PROSPEKTUS 5 YILDIZLI SERİ’ yi hizmetinize sunduk. Bu seri ile teknik açıdan
dünyanın en üst standartlarını, sınava hazırlık ve içerik açısından yapılabileceğin en iyisini yaptığımızı göreceksiniz.

TUS Hazırlık Merkezlerimizde yaptığımız ve tüm meslekdaşlarımız tarafından çok beğenilen deneme sınavlarımızı kitaplaştırdık. Güncel ihtiyaçlar doğrultusunda yeni yayın çalışmalarına devam ediyoruz.

Klinisyen Tıp Kitabevleri artık Türkiye’nin 27 ayrı yerinde… Her çeşit kitabı en uygun şartlarda bulabileceğiniz merkezlerimize bekliyoruz sizleri.

TUSDATA olarak güncelliğimizi sürekli kılıp TUS’a çalışan öğrenci ve doktor arkadaşların yanında, hem TUS Hazırlık Merkezleri hem de yayıncılık alanında başarınız için çalışmaya devam edeceğiz.

18 baskı boyunca bu kitaba emeği geçenlerin sayısı çok fazla. Sadece bu baskı için 60’tan fazla eğitmen emek verdi. Öncelikle tüm yazar ve editör kadromuz, eğitmenlerimiz, çalışkan teknik ekibimiz, Klinisyen Tıp Kitabevleri ve tüm doktor meslektaşlarımız, bize her yolla ulaşarak soru ve çelişkilerini ileten meslektaşlarımız, tabi ki sabırlı, anlayışlı ve vefakar ailelerimiz… İsim olarak saymak istesek binleri geçer. Hepsine… ama herkese gönülden teşekkür ediyoruz. Onlar olmasaydı, bu kitap bu kadar faydalı ve güzel olamazdı.

Sınava TUS’u bilenlerle hazırlanın.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6025/%EF%BB%BF%EF...ar-sonuc-verdi
BASKILAR SONUÇ VERDİ
Değerli meslektaşlarım;

TUS sonuçları (puan ve sıralamaları) açıklandı. 2-3 gün içinde tercih işlemi başlayacak.

Türkiye net ortalamasının 85-90 arası olacağını tahmin etmiştik, 87 çıktı. Doğal olarak ortalama düşünce de puanlar yüksek geldi.

En doğru tercihleri yapabilmeniz için çok yönlü analizlerimizi tamamlayıp her türlü doküman ile zenginleştirilmiş bir TERCİH REHBERİ klasörünü en kısa sürede yayınlayacağız.

Nisan 2009 TUS; kötü bir sınavdı… Sınava giren meslektaşlarımız moral açısından zor günler geçirdiler.

Biz de TUSDATA olarak; sınavın doğru ve adil olması için çok yönlü çaba gösterdik. Gazete ve televizyon kanallarında durumu anlattık, YÖK ve ÖSYM nezdinde girişimlerde bulunduk, hekim arkadaşların organize bir şekilde kamuoyu oluşturmasını sağladık… vs.

Pek çok sonucu da aldığımızı düşünüyorum:

1. 5 itirazımızdan 4’ü tam istediğimiz gibi değiştirildi.

2. İlk kez, iptal edilen soruların akıbeti ÖSYM tarafından resmen duyuruldu ve bu sorular herkesin doğru kabul edildi.

3. ÖSYM; komisyonları tekrar toplayarak günlerce soruları tekrar inceledi… Bunun doğal sonucu, bundan sonraki sınavların daha dikkatli hazırlanması olacaktır.

Hak edenin kazanması dileğiyle…

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6022/sinavin-erte...k-ettikleriniz
SINAVIN ERTELENMESİ İLE İLGİLİ MERAK ETTİKLERİNİZ
Değerli meslektaşlarım,

18 – 19 Eylül tarihlerinde yapılacak olan TUS ertelendi. Daha sonra şok bir duyuru ile Nisan 2011 ile birleştirilip Ocak’ta yapılacağı yazıldı. Hem ÖSYM hem de Sağlık Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunduk ve sınav 11-12 Aralık 2010 tarihine alındı. 2011 sınav takvimi TUS 2 kez olacak şekilde yani hiç değişmeden yapılacaktır.

Pek çok soru işareti açıkta kaldı. Bunların bazılarına cevap ve kanaatlerimizi aşağıdaki yazımda bulabilirsiniz.

Sınav neden ertelendi?
Aldığımız bilgiler, okuduklarımız ve basit mantıkla düşündüklerimizi yan yana koyarsak; KPSS skandalı nedeniyle ÖSYM’nin bilgisayarlarına savcılık ve polis tarafından el konuldu ve böylece soruların mahremiyeti, gizliliği bozulmuş oldu. Zaten ÖSYM sadece TUS’u değil diğer kalan tüm sınavları da erteledi.

Sınavda sorular sizce nasıl olacaktır? Eski soru çıkmayacaksa nasıl çalışmalı?
Soru gizliliği açısından mevcut bankanın kullanılamayacağını düşünüyoruz. Her yeni soru hazırlayan da en önemli konuları açıp oradan soracaklardır, Uzaydan soru mu getirecekler?
Nelerin nasıl sorulabileceğinin en kolay ve en sağlıklı yolu çıkmış TUS sorularına bakmaktır. Çünkü onları da hocalar hazırlamışlardı. Bunun için TÜM TUS SORULARI’nı çalışmak akıllıcadır, sadece şu farkla: Siz bu konuda sınav sorusu hazırlasaydınız ne sorardınız? Böyle bakın her şeyin aslında net olduğunu hissedeceksiniz.

Sınav için yeni bir başvuru olacak mı? Giriş kartlarımız geldi, ne yapacağız?
ÖSYM; en son durumda yeni başvuru kabul etmeyeceğini eski giriş evraklarının geçerli olduğunu belirtmiştir.

En son 2007 Eylül sınavında yabancı dil barajını geçmiştim. Bu eylülde muafiyetim geçerliydi. Şimdi sınav eylül sonrasına ertelendiğine göre benim muafiyetim ne olacak?
Siz, mağdur eden değil, mağdur edilensiniz. Eylül 2010 için her şey ( sınav kağıdı, sınav yeri, …vs. ) geçerli olacağına göre mutlaka muafiyetiniz de geçerli olmalıdır Aksi, akla da hukuka da aykırıdır.

Uzun dönem kursiyerlerinize verdiğiniz Spot bilgiler ve TUS soruları spotlarını kitaplaştırıp kursiyeriniz olmayanların da hizmetine sunacak mısınız?
Biz bunu zaten yaptık ve iki cilt halinde piyasaya sunduk. Çok kıymetli bir eser oldu. 70’ten fazla eğitmenin 3 yıl boyunca sürekli geliştirerek oluşturdukları ustalık eserimiz oldu. Kitabevlerinden veya*****www.klinisyen.com*****sitemizden inceleyebilirsiniz.

Aralık sınavı için yeni bir TUS KAMPI yapacak mısınız?
Bir sebeple Eylül kampımıza katılamayan meslektaşlarımızı öncelikle düşünerek sadece Ankara’da TUS KAMPI yapacağız. Bununla ilgili detaylar için tıklayınız

Yeni bitmiş olan Eylül TUS KAMPI katılımcıları için pozitif anlamda neler yapacaksınız?
Öncelikle onları kamp sonuna kadar konsantre tutmak için çabaladık. Yeni sınavdan hemen önce 5 gün süreyle kritik branşlarda çok yoğun bir SORU ÇÖZÜMÜ ve SPOT TEKRAR yapacağız. Bunu, onların motivasyonu için hediye olarak yapacağız.
Ayrıca her 3 haftada bir TUS DENEME SINAVI yapacağız. Bu denemelerimize her meslektaşımız katılabilecektir. Üç haftada bir yapmamızın nedeni 3 haftada bir tekrar atma hedefini canlı tutmak içindir. Bu sorunu fırsata dönüştürmek sizin elinizdedir.

Ekimde başlaması gereken yeni dönem kursları ne olacak, sınavın geçmesini bekleyecek misiniz?
Tam zamanında (büyük çoğunluğu 23 Ekim’de) başlatacağız. TUS ertelendi diye biz kış dönem başlangıcımızı ertelemeyeceğiz. Ancak bu TUS’a girecek kış kursiyerlerimizi serbest bırakacağız. TUS öncesi kampa gitmek isterse bedel almadan KAMP + Kalan kış dönemi derslerini sadece bu sınava özel olarak tek dönem fiyatı ile sunacağız. Bu sınavda kazanırlarsa da sadece kamp, not ve dinledikleri dönem dersleri dışındaki tutarı iade edeceğiz. Bununla ilgili detayları ve seçenekleri şubelerimizden öğrenebilirsiniz.
Hayat düz bir çizgi olsaydı asıl o zaman çekilmez olurdu. Tüm bu yaşananlar aslında normal ve olabilecek şeyler…Dayanma gücü yüksek ve mutlu olabilme eşiği düşük olan öne geçecektir.

Başarı dileklerimle.
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6018/simdineolacak
ŞİMDİ NE OLACAK? Ya da NE OLMALI?
(23 Aralık 2010 Perşembe)
ÖSYM ilk kez farklı bir uygulama yaptı:

2010 Aralık TUS puanları açıklanmadan önce bazı soruları iptal ettiğini duyurdu.

Çünkü; basın, siyaset ve kamuoyundan yoğun baskılar geldi.

Ancak, iptal gerekçesi çok sıra dışı ve düşündürücüydü: “Cevap kâğıtlarının optik okuyucuda okunmasından sonra yapılan ve madde analizi olarak ifade edilen ilk işlemde, tüm adayların sorulara verdikleri cevapların dağılımı incelenmektedir. Bu sayede adayların, özellikle de başarılı adayların cevap olarak farklı seçenekleri tercih ettiği sorular özel olarak yeniden ele alınmakta, soru hazırlayan ve bilimsel açıdan soruları denetleyen akademisyenlere iletilerek soruların yeniden değerlendirilmesi sağlanmaktadır. 12 Aralık 2010 tarihinde yapılan TUS Bilim Sınavında da bu süreç işletilmiş ve optik okuma sonucu yapılan madde analizi ve bilimsel denetçi akademisyenlerin yeniden değerlendirmesi sonucunda…”

Duyuruda; itirazlara değinilmemesi, sonuç açıklama esnasında ek iptallerin olabileceği yönünde bir açık kapı bırakıldığını da düşündürüyor.

Peki ne olacak? Hekimler nasıl hareket etmeli?

Öfkeli değil sükûnetle ve akıllı hareket edilmelidir.
1. Puanların açıklanması beklenmelidir.

2. Yeni iptaller söz konusu olmazsa; olayın ÖSYM tarafından “geçiştirilmek istendiği” kesinlik kazanacaktır.

3. Bu durumu böylece kabullenmek, bundan sonraki tüm sınavlarda aynı hataların tekrar tekrar yapılmasına fırsat tanıyacağı için sağlıklı ve adaletli olmayacaktır. Bu sınav bir dönüm noktası olmalı ve bundan sonraki sınavlar; dağılım, doğruluk, zorluk ve ölçücülük açısından gerçek birer sınav haline gelmelidir. Tatmin edici bilimsel açıklamalar yapılmadığı sürece olayın Danıştay’a açılacak bir “Yürütmeyi Durdurma” davasına dönüşeceği maillerle ÖSYM’ye şimdiden iletilmelidir.

4. Sınavın iptali gibi bir söylem, bu sınava emek harcamış ve plan yapmış herkese ihanet olacaktır. Bu sebeple hukuki yola başvuracak olan herkes sadece “yanlış soruların iptali ve herkes için doğru sayılması” üzerinde durmalıdır.

5. ÖSYM, bu sınavı yapmaya devam etmelidir. Bakanlık ya da üniversitelerin eline düşecek olan bir sınav hekimler için hiç şüphe yok ki daha kötü sonuçlar doğuracaktır. Bu istek ve güven ihtiyacı, her hekim tarafından ÖSYM’ye maillerle iletilmelidir.

6. TUSDATA olarak bugüne kadar tüm resmi makamlar ve ÖSYM nezdinde girişimlerde bulunduk. Ne yazık ki, rakiplerimizin destek yerine köstek olarak, hazımsızlık gösterip, kurumumuzu ve şahsımı ÖSYM ve Cumhurbaşkanlığı’na jurnallemeleri etki düzeyimizi düşürmektedir. Kurum olarak; dava açmak gibi bir irademiz olmayacak ancak hukuki yola müracaat etmek isteyenlere yol gösterici rolümüz devam edecektir. Bu rol; sınavın iptali değil sadece kalan 4 sorunun iptali ile adaletin sağlanması ve sınavın ÖSYM tarafından yapılmaya devamı çerçevesinde sorumluluk bilinci içerisinde olacaktır.

7. Umuyoruz ki; ÖSYM hatayı kabullenir ve adalet sağlanır. Ayrıca bundan sonraki sınavlar daha düzgün ve ölçücü olacak şekilde hazırlanırda gerçekten çalışanlar emeklerinin karşılığını alırlar.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6015/kamuoyuna-duyuru
KAMUOYUNA DUYURU

(18 Ocak 2012)

TUSDATA olarak ülkemizin 30 ilinde sürekli ve düzenli hizmet vermekteyiz.

Eğitim ve hizmetin ve her cephesinde çıtayı sürekli yükselttik. Rekabete yeni açılımlar getirdik.

Bu rekabete güç yetiremeyen pek çok kurum bugün artık yok. Neredeyse hepsini, bedelini ödeyerek TUSDATA olarak bünyemize kattık. TUS-SİSTEM, UTS Başkent, ProspekTUS, TUSMED bunlardan bazılarıdır.

Doğal olarak bu kurumları alırken sadece iyi ve sevilen hocalarını da bünyemize katarak sürekli güçlendik.

Son olarak 18 Haziran 2009’da imzaladığımız bir protokolle 12 yıllık bir kurum olan TUMER; herşeyi ile 12 şubesi, tüm telif hakları, demirbaşları, yayınları, kursiyerleri ..vs ile bünyemize kattık.

İhtiyacımız olan ve sevilen tüm hocaları (biri hariç) ile kadromuzu daha da güçlendirdik. İhtiyacımız olmayanlara teklif daha götürmedik.

Çalışabileceğimiz ama çalışmadığımız tek hocanın da TÜMER kursiyerlerini yarı yolda bırakıp derslerini anlatmaktan dahi imtina edecek kadar etik dışı davranması, çalışmamamızın tek sebebidir. Düşünün ki yenidoğanın veya kardiyolojinin yarısını anlatmış yarısını anlatmayı reddeden ve kursiyerleri apaçık mağdur eden bir hoca var. Siz olsaydınız ne yapardınız?

İsim hakları ile beraber TUMER’in her şeyini TUSDATA almış iken, bir rakip kurumun internet sitesinde şaşkınlıkla izleyeceğiniz reklamlar dönmeye başladı. Zaten batmış olan bir kurumun Genel Müdürü, ya da bizim çalışmayı hiç düşünmediğimiz hocaları ya da TUMER’in zaten boşalttığı şubeleri yeniden kiralayıp onlar üzerinden ve TUMER adını kullanarak reklam yapma çabasını anlayamıyoruz. Rekabetin de bir etiği yok mudur? Çaresizlik ve asgari ahlaktan yoksunluk olarak tanımlayabileceğimiz bu haksız ve hukuksuz girişimler karşısında önce bir müddet beklemeyi seçtik. Sonra kendilerine avukatlarımız ve noter aracılığı ile uyarı gönderdik.

Maddi ve manevi dava açma hakkımız olduğu halde sabırla hatalarından dönmelerini ve hekimlere yakışan bir tavır ortaya koymalarını bekliyoruz.

Kamuoyunun gözü önünde cereyan eden bu haksızlığın devam etmesi durumunda her türlü hukuki yola başvuracağımızı belirtiyor, konuyu kamuoyunun vicdanına havale ediyoruz.

“Aslanlar avlanır, çakallar artıklarla beslenir”

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5977/devekusu
DEVEKUŞU ve ÖSYM
Burası Türkiye ve yıl 2011…

İnternet çağındayken başınızı kuma gömebilir misiniz? ÖSYM gömüyor. Hatalı sorular, hatalı değerlendirmeler ve eksik gelen notlar sorununu neredeyse HİÇ BİR ŞEY YAPMADAN atlatma derdinde… Kulaklarını her türlü çığlığa İNADINA kapamış durumdalar. Böyle yaparlarsa prestij kaybına UĞRAMAYACAKLARINI zannediyorlar.

Yanılıyorlar.

Tam da yeniden güven kazanabilecekken, 30 yıl önceki ilkel reflekslerle hareket ediyorlar.

Bir ülkede, yöneticiler adaleti sağlamakla görevlidirler. Kendi prestijleri için adaleti önemsemiyorlarsa ve hak arayanları “kopyacıların üzerine gittiğimiz için böyle davranıyorlar” gibi ucuz yöntemlerle uzaktan suçlama yoluna gidiyorlarsa, o koltuk EHLİNDE DEĞİL demektir.

Bugüne kadar; her sınavda istediğimiz, sınavın sağlıklı ve iyi ölçen bir sınav olmasıydı. Her sınav; soruların açıklandığında akademik heyetlerimizle tüm soruları inceledik, iptali için kesin ve net textbook delilleri olan tüm yanlış soruları ortaya koyduk, hekimlerimize adalet için yol gösterdik. Neden diğer bazı sorulara itiraz etmediğimiz ile ilgili türlü türlü söylentiler yayılmak istense de doğru bildiğimizden şaşmadık.

Yetmedi… ÖSYM’nin en üst düzeyde yürütme kurulu üyelerine YÖK Başkanlığı’na, YÖK Başkanvekilliği’ne gidip durumu delilleriyle anlatıp bu konuda hassasiyet oluşmasını sağladık.

Bugüne kadar yaptığımız her şeyi bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Bizim hakkımızda yapılan söylenti ve iftiralara aldırış etmeyeceğiz. Yok acaba TUSDATA soruları satın almış olabilir miymiş?, yok soruları bazı! ÖSYM görevlileri TUSDATA’ya sızdırıyor muymuş, yok ÖSYM’yi elimizde oynatıyor muymuşuz, yok efendim bütün bu çabaları TUS birincisi çıkarmak için mi yapıyormuşuz…vs, vs… Kedi uzanamadığı ciğere pis dermiş ya, bütün bu çirkin söylentiler; bizim için söyleyenin düzey sorununu ve aşağılık kompleksini göstermekten öte bir anlam ifade etmez. Meyveli ağacı taşlayacaklarını biliyoruz.

Haklı olduğumuz konularda ısrarlı itirazlarımızla, ÖSYM’yi elbette rahatsız edeceğiz. Bizim gibi kurumların varlığı denge için ve yetkili kişilerin daha ciddi çalışması için önemlidir ve gereklidir, her iktidara bir muhalefetin gerekli olduğu gibi. Biz; adayları sınavlara hazırlayan bir kurum olarak, doğru duruş neresi ise o duruşu sergilemeye devam edecek ve daima doğru yerde duracağız.

ÖSYM bu ülke için önemlidir. Acilen 2011 yılına uygun şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Sınavlar için alınan güvenlik tedbirleri gerçekten sınav güvenliğini sağlayacak ve insan tabiatına uygun olacak şekilde devam ettirilmelidir. Bunun yanında sınavın niteliği, ölçücülüğü ve doğruluğu konusunda modern ve etkili yöntemler uygulanmalıdır.

Son olarak; ÖSYM, halka ve itirazlarına saygı duymalıdır. Çığlıklara karşı hassas olmalıdır. Kamuoyu vicdanının rahatı için gerekirse, yeniden değerlendirebilecek kadar adaletli ve cesur bir sınav olmalıdır ki biz halk olarak, ÖSYM’ye güvenmeye devam edelim.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5962/netlerin-dusuklugu-ile-ilgili
NETLERİN DÜŞÜKLÜĞÜ ile İLGİLİ…

(26 Aralık 2010 Pazar)

Aralık 2010 TUS sonuçları açıklandıktan sonra pek çok meslektaşımız netlerinin eksik geldiğini düşünmüş ve fikirlerini çok farklı yollarla paylaşmış ve teyit etmişlerdir. Hakim kanaat, netlerin düşük geldiğidir. Netleri beklediği gibi gelenler olduğu gibi 1 netten 20 nete kadar düşük geldiğini belirtenler de mevcuttur.

Bu durumda sınavın adaleti açısından haksızlık olduğunu düşünen meslektaşlarımızın ÖSYM’ye rutin itiraz prosedürü dahilinde –mümkünse bizzat Ankara’ya gelerek- itiraz etmeleri gerekmektedir. Ankara’ya gelenlerin, bizzat yetkililere durumu anlatmak için çaba sarfetmeleri faydalı olacaktır. Gelemeyenler ise sadece kargo ve posta yoluyla itiraz edebilirler. Mail, faks veya telefon yoluyla itirazlar kabul edilmemektedir.

Ayrıca her meslektaşımızın*****osym@osym.gov.tr*****mail adresine düzenli ve dili nazik ama beklentisini açıkça ifade eden mailler göndermeleri de yetkililerin hassasiyetini artıracaktır.

Bunun için ÖSYM tarafından hazırlanan GENEL AMAÇLI DİLEKÇE kullanılmalıdır. Bu dilekçe ve prosedürler için,*****http://www.tus.com/7757/aralik-2010-...atali-sorular1*****sayfasındaki “İtiraz Prosedürü ve “Genel Amaçlı Dilekçe Örneği” için TIKLAYINIZ…” bölümündeki prosedürlere uyup dilekçe örneğini doldurduktan sonra ÖSYM’ye iletmeleri gerekmektedir.Bu dilekçenin en sonundaki “İsteğim:” bölümüne aşağıdaki ifadeleri yazmaları faydalı olacaktır.

İsteğim : 12 Aralık 2010 TUS’una giren bir hekimim. Sınavdan hemen sonra açıklanan soruları incelediğimde tahmini netlerimi hesaplamıştım. Puanlar ve netler açıklandığında ise beklediğimin çok altında (……net) eksik geldiğini fark ettim. Hekimlerin internette buluşma noktası olan bazı forum sitelerinde pek çok arkadaşımın da aynı durumdan bahsettiklerini görünce bunun tıpkı İlkbahar Dönemi TUS gibi bir değerlendirme hatasından kaynaklandığını düşündüm. 3 ayrı sebeple bu durumun meydana gelmiş olabileceğini ben ve pek çok meslektaşımız düşünüyoruz:

1- İptal edilen 4 soru (veya bunlardan bazıları) her iki kitapçıkta ya da birinde herkes için doğru olacak şekilde kodlanmamış olabilir. Bu soruların, herkes için doğru kabul edileceği duyurulmuştu.

2-Her iki kitapçık ya da biri için hazırlanan master doğru cevap anahtarı bazı sorular için hatalı olabilir. Önceki itirazlarda hekimlerin cevap kağıtları zaten yanlış olan master cevap anahtarı doğrultusunda değerlendirilerek maddi bir hata olmadığı söylenmiş ama bu hata ÖSYM tarafından nice baskılar sonucu kabullenilmiş ve hata düzeltilmişti. Yani mevcut cevap anahtarının doğruluğu mutlaka yeniden her iki kitapçık için de dikkatle teyit edilmelidir.

3-ÖSYM tarafından verilen kalem ve silgiler, hatalı değerlendirmeye neden olmuş olabilir. Önce işaretleyip sonra sildiğimiz bazı sorular optik okuyucu tarafından çift cevaplı gibi algılanarak yanlış kabul edilmiş olabilir.

Bu 3 olası durumun hassasiyetle gözden geçirilerek, benim ve sınava giren tüm adayların cevap kağıtlarının ve sonuçlarının yeniden değerlendirilmesini talep ediyorum.

Bu üç olası durumu tüm yetkililere ulaştırılarak en sağlıklı sonucun alınması için kurum olarak en üst düzeyde çaba sarfedeceğimizin de bilinmesini isteriz. Küçük hedefler ya da iritasyon peşinde olmadığımız iyi niyetli herkesin malumudur. Önemli olan geç de olsa adaletin yerini bulmasıdır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5940/aralik-2010-tus-degerlendirmesi
Aralık 2010 TUS Değerlendirmesi

Erteleme, yeni sorular, güvenlik tedbirleri,kış … derken nihayet Aralık 2010 TUS yapıldı.

Sınav için öne çıkanları teker teker değerlendirelim ki sonraki sınavlara yol gösterici olsun:

1. GÜVENLİK TEDBİRLERİ

Neredeyse tamamı önemli ve yerindedir. Sadece 4 saat boyunca adayların tuvalet sorunu yüzlerce meslektaşımızı olumsuz etkilemiştir. Bunun tek çözümü vardır. Sınav sabah ve öğleden sonra olmak üzere iki oturumda yapılmalıdır ve bu konuda herkes her yolla ÖSYM’ye fikirlerini yapıcı şekilde iletmelidir.

2. HATALI SORULAR

Belki aceleye geldiğinden, belki de güvenlik kaygıları ön planda olduğundan bu sınavda çok sayıda (en az 7) hatalı ve iptali gereken soru vardı. ÖSYM, mutlaka buna bir çare bulmalıdır. Sorular, hem iki kaynaktan doğrulanmalı, hem de en az bir akademik kontrolden geçmelidir. “Aceleyle hazırlanmış ve hazırlandığı gibi sorulmuş” görüntüsü ÖSYM’ye yakışmamaktadır.

İtiraz dosyamız için TIKLAYINIZ…

3. SORULARIN DAĞILIM SORUNLARI

Sorular, branş içinde dengeli dağılmamıştır. Her konudan soru sorulamamış, sorular belli konulara sıkıştırılarak “adalet” yönü zedelenmiştir.

Örneğin, Anatomide kemik, kas, eklem gibi fakültede anlatılan konuların tam yarısından hiç soru sorulmamış, tüm sorular diğer yarısından sorulmuştur.

Bu sorun da, ÖSYM tarafından bilimsel standartlara kavuşturulmalı ve acilen uygulamaya geçirilmelidir.

4. SORULARIN ZORLUK ve ÖLÇÜCÜLÜĞÜ

Genelde; kolay sorular “çok kolay”, zor sorular ise “çok zor” sorulmuştur ki ikisinin ayırıcılığı da YOKTUR. Eğer ÖSYM, her soru için “Zorluk İndeksi” ve “Ayırıcılık İndeksi” hesaplamalarını yaparsa (ki hala yapıp yapmadığını bile bilmiyoruz) ayırıcılığı çok düşük bir sınav olduğu ortaya çıkacaktır.

Bir başka sorun da şudur: Bir pratisyenin asla kullanamayacağı, kullanmayacağı, bir uzmanın bile uzmanlık hayatı boyunca karşılaşmadığı pek çok uç, hatta uç ötesi bilgilere ait soruların sayısında da artış mevcuttur. Bu, ANLAMSIZdır. Özellikle Anatomi, Cerrahi ve Kadın Doğum sorularını hazırlayanlar gözden geçirilmelidir.

Dünyada; ayırıcı ve ölçücü, ayrıca seviyeye uygun soru hazırlamanın evrensel ve bilimsel standartları vardır ve bu standartlar ÖSYM tarafından da mutlaka acilen uygulanmalıdır.

Meslektaşlarımız içinde; yakın çevresinde basın mensubu, bürokrat, akademisyen, milletvekili… gibi ÖSYM’ye kolayca ve etkin şekilde ulaşabilecek durumda olanlar eleştirilerini yapıcı bir şekilde ama ısrarla ÖSYM’ye iletmelidirler ki bundan sonraki sınavlar gerçekten adil, ölçücü ve ayırt edici doğal olarak da hak edenin kazanacağı sınavlar olsun.

Burada doğal olarak sınavın olumsuzluklarını dile getirsek de hak edenin kazanmasını diliyoruz
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

Doktor sana bır çare
http://www.aksiyon.com.tr/dosyalar/d...ir-care_502065

Uzmanlık sınavında hatalı soru iddiası
http://www.zaman.com.tr/gundem_uzman...i_2085327.html
İSTANBUL
3 Mayıs 2013, Cuma
Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda 6 sorunun hatalı olduğu iddia edildi. Adaylar, durumu ÖSYM’ye iletti, ancak hatalı soruları referanslarıyla birlikte sunan diş hekimlerinin talepleri kabul edilmedi. ÖSYM, sadece 2 sorunun cevabını değiştirdi.

Paylaş
Tweetle
Paylaş
Gönder
Yazdır
A A
Nisanda yapılan Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda (DUS) 120 sorudan 6’sının hatalı olduğu tespit edildi. Mağdur adaylar, hatalı soruları referanslarıyla birlikte ÖSYM’ye iletti ancak talepleri kabul edilmedi. ÖSYM sadece 2 sorunun cevabını değiştirdi. 50 diş hekimi, dava açmaya hazırlanıyor. Hekimleri 37 merkezle sınavlara hazırlayan TUSDATA tus ve dus dersaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Sami Selçuk Biricik, “Soruların yanlışlığını uzman hocalarımız tespit etti. Fakat bireysel başvurularda istenen sonuç çıkmadı. ÖSYM adaylara bir cevap yazısı bile yazmıyor.” diyerek tepki gösterdi. Biricik, Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda da (TUS) ciddi hatalar olduğunu söyledi. ÖSYM yetkilileri ise şikâyet dilekçelerini bilim kurulunun incelediğini ve iki soruyla ilgili düzeltme yapılmasının kararlaştırıldığını bildirdi.

Geçtiğimiz yılın nisan ayında yapılan Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda çıkan 120 sorudan 6’sının hatalı olduğu tespit edildi. Mağdur adaylar, hatalı soruların referanslarıyla birlikte Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’ne (ÖSYM) başvurdu. ÖSYM ise bu hatalı sorulardan sadece 2’sinin cevabını değiştirdi. Diş hekimliği sınavındaki sorulara itiraz eden ve Türkiye’de bu alanda sınav hazırlığı yapan 37 merkeze sahip olan Tıpta Uzmanlık Sınavı Hazırlık Merkezleri (TUSDATA) Yönetim Kurulu Başkanı Sami Selçuk Biricik, “Söz konusu soruların yanlışlığını uzman hocalarımız tespit etti. Fakat ÖSYM’ye yapılan bireysel başvurularda istenen sonuç çıkmadı. ÖSYM kendince bir karar veriyor ve adaylara bir cevap yazısı bile yazmıyor.” dedi.

Soruların dilekçelerde hatalı olduğunun bariz bir şekilde görüldüğünü anlatan Biricik, “Bunu normal okuyanlar bile açıklamalı yazılarla anlayabilir. Fakat ÖSYM ne yapıyor bilemiyoruz. Sadece DUS sınavında değil, nisan ayında yapılan TUS’ta da ciddi hatalar var. 12 soruya itiraz edildi. ÖSYM 6’sını iptal etti. 2’sinin cevabını değiştirdi. 4 soruya da bir şey yapmadı. Fakat hiçbir adaya cevap yazısı gelmedi.” açıklamasını yaptı. Biricik, hem DUS hem de TUS’a giren adayların dava açacağını aktardı.

Sınava girenlerden biri olan Diş Hekimi Ahmet Caner Irklı ise, “6 soruda hata tespit edildi. Bunu referanslarıyla birlikte ÖSYM’ye ilettik. ÖSYM sadece bizim bir sorumuzu ve bizim iletmediğimiz başka bir soruyu iptal etti. Daha sonra sınav sonucunu açıkladı. Yarım soru bile sıralamada çok şey değiştiriyor.” diye konuştu. Daha önce üniversitelerin bünyesinde yapılan diş hekimleri için uzmanlık sınavları, 2012’den itibaren merkezî sınav sistemine geçti. İlk sınav 2012’nin Nisan ayında yapıldı. İkinci sınav geçtiğimiz eylül ayında, son sınav ise Nisan 2013’te 1.200 diş hekiminin katılımı ile gerçekleşti. Adaylardan 200’ü asistanlık eğitimi alacak.

Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK'ten ÖSYM Başkanı'na Televizyonda "Açık Oturum" Çağrısı ...




3 Eyl 2012 tarihinde yayınlandı
Aralık 2010 Tus sorularındaki hata 19 ay sonra mahkeme kararı ile neticeye bağlandı, Doktorlar ise mağdur! Samanyolu Haber'in Uz.Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK ile yaptığı Video röportajlı haberi izlemek için tıklayın.
STV'nin Aralık 2010 TUS Skandalı ile ilgili Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK ile röportajı






BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz
Bekliyoruz ama ÖSYM de bu ilişkiler normal



Geç kalma falan yok, zararın neresinden dönersen kardır. Bundan 7-8 kadar yıl önceydi. 5-6 defa girdiğim ÜDS lerden 50-60 arası alıp duruyordum. Meşhur bir TUS dersanesinin Meşhur bir sahibi -ki iyi İngilizce bilmesi ile de tanınır- yerime ÜDS ye girebileceğini söyledi. "Sen de sarışın gözlüklüsün ben de, kimse anlamaz bile, ben böyle çok kişiye ÜDS-KPDS kazandırttım" dedi. Tabi teklifini "bütün akademik hayatımı b.k çukurunun üzerine bina edemem" diyerek reddettim. 1-2 sınav daha sürünüp kendim 71'imi aldım. Eğer yakalanırsa "sevgili JOKER abimin" aleyhine tanıklık ederim.
Allah islah etsin, bir adamın her işi mi YAMUK olur ya?

BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük (MİLLİYET, AKİT) gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı (SINAVLARI) ile ilgili asılsız iddialarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı (?) mahiyette açık mektup yazan bir grup isim (Alp KARATAŞ Uz.Dr. Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK), ÖSYM'yi ağır suçlamalarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.

Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.

ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde (?) mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir. (?)

İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı(SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir, ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır, ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez (? Kuruma mı adaya mı ?).

Söz konusu ilan, ticari malzemesi (?) giderek tükenen (?) bir TUS hazırlık dersanesinin (TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) organizasyonu (?)olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur (?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MEZKUR DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?)) dershanenin (DERSANE) bu saldırılarını(?) yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin (RIZA ABİ Mİ ? RIZA ERÖKSÜZ ABİ DERSANE İDARECİSİ DEĞİL ) , bu deshaneye (DERSANE) bir şekilde bağlı kişileri ( Alp KARATAŞ Uz.Dr.Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK ) organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde (?) malum(?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MALUM DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) )dershane (DERSANE) sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin (Uz.Dr. Ahmet ERKEK ?, Uz.Dr.Sami SELÇUKBİRİCİK ?, Prof.Dr. Dr. Sema SELÇUKBİRİİCK, Dr. İdris ŞAHİN ? Dr. İlker Ulaş SUNGUR ?, Dr. Gökhan ERSOY, Fatih SELÇUKBİRİCİK?, Ercan ÖZTÜRK? Emrah KABATAŞ? Salih AYDIN? Osman ERER?, Tolga BİÇER? Mehmet Ali Gülçelik ? Anıl ÇUBUKÇU? Şadin Balsak?, Ahmet Cevdet Çitoğlu?, Murat Erkeçoğlu?) de eski bir tarihte (Tarihlerde?) başkasının (başkalarının?) yerine (?) sınava girdiği tespit edilmiş (?), ancak başlatılan soruşturma (?) zaman aşımı (?) dolayısıyla akim (?) kalmıştır.

ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.

Adaylara ve kamuyouna (KAMUOYUNA) duyurulur.


Hiç etik değil de suç. Ösym tarafından korunuyorlar gibi gibi gibi

ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, son 10 yılda yapılan sınav sonuçlarına yönelik detaylı incelemeler yapmak üzere Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi kurduklarını bildirdi

13 Kasım 2017 20:00

ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, yaptığı açıklamada, yeni kurdukları Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi'de ÖSYM tarafından son 10 yılda yapılan tüm sınavların masaya yatırılacağını açıkladı. Birimin her bir sınavla ilgili çok sayıda farklı analizi gerçekleştireceğini belirten Özer, şunları kaydetti: "Bu bağlamda her bir sınav için tüm sınav merkezlerine yönelik derinlemesine olağan dışılık analizi yapılacak. Aynı zamanda biyometrik analiz yaparak bir adayın yerine başka birinin sınava girip girmediğini tespit edebileceğiz. Söz konusu birim, ihbarları değerlendireceği gibi her bir adaya yönelik kapsamlı analizler yaparak olağan dışı bulguları tespit edecek. Birimde, her bir adayın girmiş olduğu aynı tip sınavlarda sınav sonuçları değerlendirilecek ve olağan dışı bir bulguya rastlanması halinde adayların eşdeğer sınava çağrılması için gerekli süreç de yönetilecek."

OLAĞAN DIŞI BİR DURUMDA SUÇ DUYURUSUNDA BULANACAĞIZ

Özer, söz konusu birimin ilk olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturmalara konu sınavları analiz etmeye başladığını vurguladı. Analizlerin kasım ayı sonu itibarıyla bitirileceğini açıklayan Özer, "Sonra soruşturma olup olmadığına bakmaksızın son 10 yılın tüm sınavlarının olağan dışılık raporlarını hazırlayacağız. Olağan dışı bir durum tespit edilmesi durumunda suç duyurularında bulunacağız." dedi.

BİRİM, 34 JOKER BELİRLEDİ

ÖSYM Başkanı Mahmut Özer, süreçte elde edecekleri bulgulara bağlı olarak 10 yıllık inceleme süresini de genişletebileceklerine işaret etti. Birime bağlı komisyonların çalışmaları sonucunda şu ana kadar 34 joker aday belirlediklerini ifade eden Özer, "43 adayın sınav sonuçlarını iptal ettik ve toplam 77 kişi ile ilgili suç duyurusunda bulunduk. Ayrıca 21 adayı eşdeğer sınava çağırdık. Eşdeğer sınava katılan 6 adaydan 3'ünün sınavı geçersiz sayıldı. Sınav güvenliğine yönelik çalışmalarımız devam ediyor." bilgisini verdi.

Anadolu Ajansı


osym nin arındığını söylemek zor

üçgen ? dörtgen ? paralel ?

Kayıtsız Üye
12-26-2017, 06:19
Avukat Burhan ÖZKAYA'dan gelen
İHTARNAMEDİR



İhtar Eden : Uzm. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK tusdata tus dersanesi
Vekili : Av. Burhan ÖZKAYA, adres başlıkta
Adres: Necatibey Caddesi No: 33/12 Kızılay ANKARA

Muhatap :-http://www.stetuskop.com/- internet sitesi yetkilisi

Açıklamalar :

Sayın Muhatap,
-http://www.stetuskop.com/- adlı internet sitesinde Bilgileri ÖSYM Görevlileri Verdi Başlığı vehttp://www.stetuskop.com/bilgileri_oesym_goerevlileri_verdi-t4273/index.html?t=4273 linki ile müvekkilim Uz.Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK bakımından kişilik haklarını ihlal eden bir takım ifadelere yer verilmiştir. Şöyle ki aşağıda yer verdiğimiz yorumlarda;


“Mahkeme: Bilgileri ÖSYM görevlileri verdi
drasc: Bilgileri Tusdata yönetim kurulu başkanı Sami Hoca 10 yıldır gidip geldiği ÖSYM deki tanıdıklarından aldı” şeklindeki organize yorumlarla, daha önce ÖSYM bünyesinde yaşanan kopya iddialarıyla müvekkilimi ilişkilendirmek istemektedirler. Söz konusu yorumların ortak hedefi sanki müvekkile ÖSYM yetkilileri tarafından soruların verildiği, böylece kopyacılık yapıldığıdır. Ancak yorumlarda ifade edilenin aksine, müvekkille ilgili ne bir mahkeme kararı ne de tek bir emare vardır
Müvekkil uzun yıllardır Tıpta Uzmanlık Sınavı’na Hazırlık sektöründe hizmet vermekte olup bugüne kadar hiçbir hukuksuz ve haksız eylemde bulunmamıştır.
Yıllar içerisinde kendisinin ve yönetim kurulu başkanı olduğu TUSDATA’nın sektörde yoğun gayret ve çalışmaları neticesinde sürekli olarak ileriye doğru mesafe kat etmelerini hazmedemeyen bir takım kişi ve kurumlar müvekkilin başarılarını gölgelemek için yukarıda yer verdiğimiz haksız isnatlarda bulunmaktadırlar. Bunlar ise kabulü mümkün olmayan iftiralardır.
Söz konusu ifadeler Türk Ceza Kanunu bakımından suç olup aynı zamanda müvekkillerin kişilik haklarına da zarar vermektedir.
5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 9. maddesi gereğince söz konusu içeriğin yayından kaldırılmasını, aksi halde diğer yasal yollara başvuracağımızı, ayrıca söz konusu hakaret içeren ifadeler nedeniyle de tüm ilgililer hakkında Cumhuriyet Savcılıklarında şikayet hakkımızı kullanacağımızı ihtaren bildirir, çalışmalarınızda başarılar dilerim.
İhtar Eden Vekili Av. Burhan ÖZKAYA

BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük (MİLLİYET, AKİT) gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı (SINAVLARI) ile ilgili asılsız iddialarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı (?) mahiyette açık mektup yazan bir grup isim (Alp KARATAŞ Uz.Dr. Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK), ÖSYM'yi ağır suçlamalarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.

Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.

ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde (?) mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir. (?)

İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı(SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir, ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır, ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez (? Kuruma mı adaya mı ?).

Söz konusu ilan, ticari malzemesi (?) giderek tükenen (?) bir TUS hazırlık dersanesinin (TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) organizasyonu (?)olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur (?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MEZKUR DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?)) dershanenin (DERSANE) bu saldırılarını(?) yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin (RIZA ABİ Mİ ? RIZA ERÖKSÜZ ABİ DERSANE İDARECİSİ DEĞİL ) , bu deshaneye (DERSANE) bir şekilde bağlı kişileri ( Alp KARATAŞ Uz.Dr.Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK ) organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde (?) malum(?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MALUM DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) )dershane (DERSANE) sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin (Uz.Dr. Ahmet ERKEK ?, Uz.Dr.Sami SELÇUKBİRİCİK ?, Prof.Dr. Dr. Sema SELÇUKBİRİİCK, Dr. İdris ŞAHİN ? Dr. İlker Ulaş SUNGUR ?, Dr. Gökhan ERSOY, Fatih SELÇUKBİRİCİK?, Ercan ÖZTÜRK? Emrah KABATAŞ? Salih AYDIN? Osman ERER?, Tolga BİÇER? Mehmet Ali Gülçelik ? Anıl ÇUBUKÇU? Şadin Balsak?, Ahmet Cevdet Çitoğlu?, Murat Erkeçoğlu?) de eski bir tarihte (Tarihlerde?) başkasının (başkalarının?) yerine (?) sınava girdiği tespit edilmiş (?), ancak başlatılan soruşturma (?) zaman aşımı (?) dolayısıyla akim (?) kalmıştır.

ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.

Adaylara ve kamuyouna (KAMUOYUNA) duyurulur.


Hiç etik değil de suç. Ösym tarafından korunuyorlar gibi gibi gibi

ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, son 10 yılda yapılan sınav sonuçlarına yönelik detaylı incelemeler yapmak üzere Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi kurduklarını bildirdi

13 Kasım 2017 20:00

ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, yaptığı açıklamada, yeni kurdukları Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi'de ÖSYM tarafından son 10 yılda yapılan tüm sınavların masaya yatırılacağını açıkladı. Birimin her bir sınavla ilgili çok sayıda farklı analizi gerçekleştireceğini belirten Özer, şunları kaydetti: "Bu bağlamda her bir sınav için tüm sınav merkezlerine yönelik derinlemesine olağan dışılık analizi yapılacak. Aynı zamanda biyometrik analiz yaparak bir adayın yerine başka birinin sınava girip girmediğini tespit edebileceğiz. Söz konusu birim, ihbarları değerlendireceği gibi her bir adaya yönelik kapsamlı analizler yaparak olağan dışı bulguları tespit edecek. Birimde, her bir adayın girmiş olduğu aynı tip sınavlarda sınav sonuçları değerlendirilecek ve olağan dışı bir bulguya rastlanması halinde adayların eşdeğer sınava çağrılması için gerekli süreç de yönetilecek."

OLAĞAN DIŞI BİR DURUMDA SUÇ DUYURUSUNDA BULANACAĞIZ

Özer, söz konusu birimin ilk olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturmalara konu sınavları analiz etmeye başladığını vurguladı. Analizlerin kasım ayı sonu itibarıyla bitirileceğini açıklayan Özer, "Sonra soruşturma olup olmadığına bakmaksızın son 10 yılın tüm sınavlarının olağan dışılık raporlarını hazırlayacağız. Olağan dışı bir durum tespit edilmesi durumunda suç duyurularında bulunacağız." dedi.

BİRİM, 34 JOKER BELİRLEDİ

ÖSYM Başkanı Mahmut Özer, süreçte elde edecekleri bulgulara bağlı olarak 10 yıllık inceleme süresini de genişletebileceklerine işaret etti. Birime bağlı komisyonların çalışmaları sonucunda şu ana kadar 34 joker aday belirlediklerini ifade eden Özer, "43 adayın sınav sonuçlarını iptal ettik ve toplam 77 kişi ile ilgili suç duyurusunda bulunduk. Ayrıca 21 adayı eşdeğer sınava çağırdık. Eşdeğer sınava katılan 6 adaydan 3'ünün sınavı geçersiz sayıldı. Sınav güvenliğine yönelik çalışmalarımız devam ediyor." bilgisini verdi.

Anadolu Ajansı

emare ne demek? Soru net: böyle biri ÖSYM de kimlerle görüşüyor o kişiler hala görevdeler mi?
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=247&d=1294296918

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=246&d=1294296907

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=245&d=1294296571
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=248&d=1294314732
Sami Bey ÖSYM'yi elinde oynatıyor (du) (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4283)
ÖSYM Başkanına sesleniyorum, plansız hareket ediyorsun (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4386)
Dr. Rıza Eröksüz: Provakatörleri açıklıyorum (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4383)
TUSDATA sponsoru aracılığıyla ÖSYM'yi yıpratma nedeni? (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4402)
FLAŞ. Türkiye'nin en ileri görüşlü doktoru (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4290)
ÖSYM'den Bilgi Sızması- Moderatörler (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4309)
TUS Sınavından Sonra İnternette Sorular Saat Kaçta Yayınlandı? (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4320)
Sonundaaaaaaaaaaaa.. ÖSYM yi başarılı gösterecekler (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4373)
Drasc ÖSYM başkanına meydan okuyor (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4276)
FLAŞ. Türkiye'nin en ileri görüşlü doktoru (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4290)
ÖSYM başkanı pRFO. dR. Ali Demire teşekkür. (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4224)
başlığındaki yazılara DİKKATLİ BAKARSANIZ sponsoru olduğunuz YANİ PARASINI SİZİN VERDİĞİNİZ dr TUS SİTESİ KURUCUSU VE MODERATÖRLERİNİN YORUMLARIDIR. hAKARET İÇERMEMEKTEDİR.
SADECE BU ÖRNEKTE OLDUĞU GİBİ



http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=247&d=1294296918

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=245&d=1294296571

drerk´isimli üyeden Alıntı http://www.stetuskop.com/images/buttons/viewpost.gif (http://www.stetuskop.com/showthread.php?p=34636#post34636)
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=246&d=1294296907

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=247&d=1294296918

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=245&d=1294296571
savcılık ?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=248&d=1294314732


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=659&d=1299335075

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=215&d=1293920233

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=608&d=1298755304

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=609&d=1298755323



http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=612&d=1298755396
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=613&d=1298755642

hazır muhatap kabul edilmişken:

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=216&d=1293920258


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=325&d=1295113614
nasıl görüşme

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=653&d=1299332870

nasıl yani???????????????????

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=652&d=1299332856

mecburum

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=228&d=1293991295
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141



http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=542&d=1297707048

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=543&d=1297708008






maddi güçle öylemi?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=218&d=1293921743


yargıya müdahale?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=654&d=1299332909

nasıl görüşme
nasıl yani???????????????????

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=652&d=1299332856

maddi güçle öylemi?




http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=198&d=1293900444

vatandaş olarak gidip insaf ölçülerinde ÖSYM başkanına en üst düzeyde baskı uygulama nasıl olabiliyor cemil kardeş bu ne girift bağlantıdır? bir açıklama daha gönderseniz de öğrensek







Prod.Dr. Ömer Dinçer Joker arasa bulurdu. ..

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, konuyla ilgili gazetecilerin sorusu üzerine “Bunun hesabını hep beraber sormalıyız. Bu tip çürük elmalar varsa şayet, bu ve benzeri operasyonlar, hem hükümetimizin hem de eğitim sisteminin konuya tavrını ortaya koyar'' diye konuştu.....

Programımıza şeref veren değerli misafirler ise öğretmenlerimiz için büyük sürpriz oldu. Eski Bakan Ömer DİNÇER, Milletvekili Mustafa ŞENTOP, İstanbul Valisi Vasip ŞAHİN, Asfa Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı uz.Dr Sami SELÇUKBİRİCİK ve Asfa Eğitim Kurulu Genel Müdürü Belma UYSAL Hanımefendi, gecenin anlam ve önemini belirten konuşmalar yaptılar. Konuşmalardan sonra Asfa’nın kurduğu Asfa Temiz Kalpler Korosu sahnede yerini aldı. Gece öğretmenlerimiz için çeşitli hediyelerin bulunduğu bir çekilişle devam etti. Programa katılan Karadeniz Gösteri Ekibi ve birkaç öğretmenimiz tarafından hazırlanan tiyatro gösterisiyle öğretmenlerimiz neşelerine neşe kattılar. Öğretmenler Günü Yemeği programımız, yıllarca kurumumuza emek vermiş ayrıca çeşitli yarışmalarda ödül kazanmış öğretmenlerimize plaketlerinin verilmesiyle son buldu.

*****

Bu güzel gecenin sonunda öğretmenlerimizin yüzündeki tebessümler programın ne kadar güzel geçtiğinin en önemli kanıtıydı. Asfa Eğitim Kurumları olarak tüm değerli öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü tebrik eder, hayırlı nesiller yetiştirme çabasında olan her öğretmenimize teşekkürü bir borç biliriz.

http://www.asfa.com/32972/asfadan-ogretmenlerine-anlamli-program

ÖSYM BASIN AÇIKLAMASI

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı ile ilgili*****asılsız iddialarla*****Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı mahiyette açık mektup yazan bir grup isim, ÖSYM'yi ağır suçlamalarla töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.

Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.

ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin*****olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir.

İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir,ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır,ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez.*****

Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS hazırlık dersanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde*****“Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur dershanenin bu saldırılarını yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin, bu deshaneye bir şekilde bağlı kişileri organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde malum dershane sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin de eski bir tarihte başkasının yerine sınava girdiği tespit edilmiş, ancak başlatılan soruşturma zaman aşımı dolayısıyla akim kalmıştır.

ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.

Adaylara ve kamuyouna duyurulur.

ÖSYM BAŞKANLIĞI

Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı*****

Savcılığa suç duyurusunda nasıl bulunulur?

CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
ŞEHİR İSMİ (bulunduğunuz ilin başsavcılığı)


MÜŞTEKİ.....: Şikayet edenin ismi ve adresi

SANIK.........: TUSDATA AŞ yönetim kurulu başkanı Uz.Dr. Sami Selçukbiricik'in sponsorluğunda yayın yapan Dr TUS. com sitesi Kurucu Admini Uz. Dr. Rıza ERÖKSÜZ, drerdinç, mecburum, drasc, kukasen, drsvc, drriza, dremotif, ahmeteren, fibrin, kemalkemal, başocak, isosumer, femm, fibrin, tini, jiks24, kahvebahane, attuda, drsofistike55, ambivalan, ahir, dr_samsa isimli bir kısmı tusdatanın maaşlı elemanı Moderatör ve kullanıcıları
Adres: Dr. Rıza ERÖKSÜZ İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Anabilim Dalı 34390 Çapa - İstanbul

SUÇ: a-BASIN DUYURUSU 27 Ekim 2011 tarihli aşağıdaki başkanlık Basın Açıklamanızda belirtildiği gibi ÖSYM ile ilgili çok sayıda kötü niyetli yıpratıcı ve haber çıkmaktadır.
b- BASIN DUYURUSU (7 Ocak 2011) .. Kamuoyunda Tartışılan Hatalı Soru İddiaları Hakkında Açıklama.. Öte yandan, bir kısım adaylar tarafından, ÖSYM’ye verilen dilekçeler, açılan dava, gazete ilanı, gösteri ya da basın bildirileri ile kamuoyunun dikkatine taşınmış olan...., ...oluşan sağlıklı sonuçlara rağmen, tüm bu olumlu uygulamaların çıkarlarına zarar verdiği açık olan bazı menfaat grupları, hayatlarının çok kritik bir dönemini yaşayan genç doktorlarımızı gereksiz ve haksız yere heyecana sürüklemekte ve onları ÖSYM karşıtı faaliyetlere sevk etmektedirler.ÖSYM BAŞKANLIĞI


Özellikle TUS sınavı ile ilgili YALAN ve YANILTICI haberlerin tamamı aynı yerde çıkmakta ve YILLARDIR her TUS döneminde
TAMAMINA yakını doktor olmayan veSINAVA GİRMEYEN kişiler tarafından

mağduruz şeklinde ORGANİZE kampanya düzenlenmektedir.

Organize Kampanya Başlıkları:
TÜM BU KAMPANYALAR: SINAVA GİRMEYEN MENFAAT ŞEBEKESİ TARAFINDAN YAPILMIŞTIR



1- Tüm bu kampanyalar ÖSYM nin Emniyet Genel Müdürlüğüne ve Ankara Cumhuriyet Savcılığına Tusdatanın kural dışı bilgi temin ettiği ve yaydığına dair yazısı ve sonrasında ÖSYM'nin Tusdataya açtığı dava sonucu Uz.Dr. Sami Selçukbiricikin 5 yıl denetimli serbestlik kararı olduğu dönemde yapılmıştır.
Bu dönemde şirket yönetim kurulu üyesi Efdal Orhan ÖSYM Başkanının makamında soruların güvenliği nasıl sağlanıyor? Soruları kimler hazırlıyor, soru başına kaç lira alıyorlar konulu röportaj yapmıştır.
Sorulan sorular: ÖSS’nin arka planı

Sorular nasıl hazırlanıyor?
Soruları kimler hazırlıyor hazırlanıyor?
Sorular nasıl bir yerde hazırlanıyor?
Soruları hazırlayan kişiler nasıl tespit ediliyor?
Soruların güvenliği nasıl sağlanıyor?
Soruların zorlukları nasıl ayarlanıyor?
Sorular hangi aşamalardan geçiyor?
Soruları kimler inceliyor?
Soruları hazırlayan kişilerin soruları sızdırma riskini nasıl önlüyorsunuz?
Soru başına ne kadar ücret ödüyorsunuz

2- ÖSYM yi ellerinde oynattıklarına (uz.dr. sami selçukbiricik) dair algı yönetimi kampanyası
3- Mali güç karşılığı ÖSYM içerisinden bilgi aldıkları (uz.dr. sami selçukbiricik) itirafı
3- ÖSYM içinde bilgi aldıkları ve yönlendirici oldukları itirafı
4- ÖSYM gidip gele gele oluşan tanıdıklardan bilgi alındığı itirafı
5- ÖSYM'nin Sami Selçukbiricik dışında kimseyi muhatap almadığı itirafı
6- ÖSYM yetkililerine ve YÖK başkanvekiline en üst düzeyde baskı yapıldığı itirafı
7- ÖSYM içinden sürekli istihbarat aldıkları itirafı
8- ÖSYM ile görüşüldüğü yeni sınav formatı hakkında bilgi alındığı ve buna uygun deneme sınavı yapılacağı itirafı
9- ÖSYM ye açılan davalarda hakime tavassutta bulunulduğu itirafı
10- Soruların Tusdata yayınlarından çıkmazsa hatalı soru adı altında ÖSYM'ye baskı ve “ÖSYM bu işi eline yüzüne bulaştırdı” organize kampanyası yapılacağı itirafı

11- Aynı kişiler tarafından dr tus sitesinde ve ulusal basında sınavda 20-30 hatta 35 net eksiğim geldi mağdurum kampanyası ( 24 net eksik, 10 net eksik, 8 net eksik, 9 net eksik,
12- Dr tus ve hurriyet gazetesinde cevap kağıdıma müdahale edilmiş kampanya örneği
12- ÖSYM cevap kağıdımla oynamış, doğruları silmiş ve yanlış eklemiş, Şerefsiz ÖSYM organize kampanyası
3- Soru hazırlama ekibinin değişmesinden duyulan rahatsızlık ve güvenlik tedbirleri artırıldıktan onra soruların kendi yayınlarından çıkması için yapılan kampanya
6- Klasik kopya metodlarından olan tuvalete gidişin yasaklanmasına karşı ÖSYM'yi organize yıpratma kampanyası
7- TUS Sınavında “kaloriferler yanmıyordu, salon buz gibiydi, donduk” türü organize yıpratma kampanyası
8- Dr Tus yöneticileri tarafından ÖSYM’nin sınavda dağıttığı “silgi silmiyordu” organize kampanyası
9-
10- Her TUS döneminde ÖSYM yi karalama için ulusal gazetelere TUSDATA sponsorluğu ile sınava girmeyen kişilerin adının yer aldığı ilan verme organize kampanyası

11- “Tüm Hekimler Adına ÖSYM Başkanına” yazılan mesajlar
12- ÖSYM binası önünde yapılan organize eylem kampanyası

13- Başbakanlığa maillerle mağduruz organize yıpratma kampanyası

14- Cumhurbaşkanlığına yönelik mailler ve randevular ile mağduruz organize kampanyası
15- Tüm gazetecilere mağduruz diye “MAİL BOMBARDIMANI” organize kampanyası

16- Tüm gazete haberlerinin altına “mağduruz feryadı” organize kampanyası

17- Tüm televizyon kanallarına mağduruz diye organize kampanya
18- Ana muhalefet liderine kampanya
18- YÖK başkanına yönelik organize kampanya

19- Tüm milletvekilleri ve siyasetçilere yönelik mağduruz organize kampanyası

20- Tüm ÖSYM çalışanlarına “çok ağır küfür ve hakaret” organize kampanyası

21- Hain ÖSYM'nin adaletsizliğine karşı kurtarıcı olarak davet edilen kahraman Uz.Dr. Sami Selçukbiricik senaryosu

22- TUS sınavı bitmeden, sınav devam ederken soruları internetten yayınlama

TÜM BUNLAR YAKLAŞIK AYNI KİŞİLER TARAFINDAN YAPILMAKTADIR VE TAMAMINA YAKINININ SINAVLA İLGİLERİ YOKTUR: TEK GÖREVLERİ SINAVLA İLGİLİ ŞAİBE OLUŞTURMAKTIR.
Afyon dinar
21 - Tıp Fakültesi Öğrencilerini fişleme
Tıp Öğrencileri Nasıl Fişleniyor? Özel Dosya
Genç klinisyenler Kulübü Uygulama Prosedürleri
Genç Klinisyenlere Verilen Gizli ve Çok Gizli Görevler
Hocaefendi Cemaati-Sol Kesim içinde sözü geçen fişlemeleri
Genç Klinisyenlere katılmadı sebebi: KOMİNİST
Vır Vır Vır En Geveze GKK Fişlemecisi...
Samimi güler yüzlü sempatik fişleme


İZAHI..........: Dr tus com sitesinde yayınlanan yorum ve itiraflar başlıklar

DAVA yağmuruna tutmalı... Bunu da basına yansıtmalı
YÖK BAŞKANI BİRAZDAN CNNTURK de...Mail saldırısı başlatalım!
SORULARA İTİRAZ İÇİN mailler KILIÇDAROĞLUNA
ÖSYM Başkanı Pek Umursamıyor. Aman Dikkat!!!
ÖSYM'ye Kaç Kişi İtiraz Dilekçesi Verdi? (Anket)
İŞTE ÖSYM ye dava... Hayırlı olsun...
Ey vajenlerinde streptokok olmayan oğlu olmayan hocalar
ACİL!!!! EYLEM YAPMALIYIZ, ÖSYM yi PROTESTO ETMELİYİZ.
Abbas Güçlü'de TUS Hatalı Soru Haberini Oyla,GÜNDEMİ BELİRLE
ÖSYM' YE DAVA AÇMA ÇALIŞMALARI...
ŞU BİMERİ BİR KEZ DE BİZ KULLANALIM
Son Dakika ÖSYM Gelişmesi.. YÖK başkanı devreye girdi....!!!

PROTESTO ETMEK İSTEYENLER - Ankete katılın lütfen
BU ADAMLAR DALGA MI GEÇİYOR???
ÖSYM'YE SORU İPTALİ İÇİN BAŞVURMAKTAN LÜTFEN KORKMAYIN..


TALEP : Yukarıda arz edilen nedenlerle sanıkların bağlantılarının tespiti ve duyum aldıkları ÖSYM çalışanları hakkında gerekli soruşturmanın yapılarak kamu davası açılmasına karar verilmesini saygı ile arz ve talep ederim . Tarih


Müşteki
Ad Soyad

ÖSYM'den Bilgi Sızması- Moderatörler
Dr TUS hakkında Savcılığa Suç Duyurusu
FLAŞ. Türkiye'nin en ileri görüşlü doktoru
ÖSYM nin büyük hainliği..
Rıza Eröksüz, ÖSYM kimlere emanet?

Bu abimiz sınava girmi ki?
Sami Bey sadece ÖSYM yi mi elinde oynatıyor?
Sami Bey ÖSYM'yi elinde oynatıyor (du)
Tüm Hekimler Adına ÖSYM Başkanına

Tusdatayı aradım Sami Bey ÖSYM de dediler...
Pis kokular gelen tuvalet dosyası ve tesadüfler zinciri
ÖSYM Başkanına sesleniyorum, plansız hareket ediyorsun

Yöneticinin imanı.. ÖSYM, Hak Arama, Organize guruplar
Drasc ÖSYM başkanına meydan okuyor
Ben drasc
Sami Bey ÖSYM'yi elinde oynatıyor (du)
Bir ÖSYM provakatör prototipi olarak kemalkemal

Yeter artık ösym yeterrrrrrrrr adam ol!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
TUSDATA sponsoru aracılığıyla ÖSYM'yi yıpratma nedeni?

TUSDATA'nın sponsoru olduğu Dr tus'taki şizofren
Kaşarlanmış Dr TUS.com provakatörü: Başocak
Dr Tus sitesindeki nöbetçi silgi provakatörü ve tesadüfler zinciri
Dr TUS ta nöbetçi kaloriferci ve tesadüfler zinciri-3
Dr Tus sitesindeki Erikli su provakatörü ve tesadüfler zinciri-2
Sami Hocadan Site Çalışanlarına ve Ösymye Fırça



Ösym de para karşılığı işlerin halledildigi izlenimi veriyor

Kayıtsız Üye
12-30-2017, 08:32
*****

Mesajlar: n/a

Uz.Dr. Sami Selçukbiricik yazıları

http://www.tus.com/29625/osymye-acik-mektup
ÖSYM’ye AÇIK MEKTUP-1
“Adaleti olmayanın asaleti de olmaz”
(10 Eylül 2013)
Sayın ÖSYM Başkan ve Yetkilileri,

Size; pek çok kursiyeri 7 ve 8 Eylül 2013’te DUS ve TUS’a girmiş olan bir kurum olarak açıktan ve MERTÇE yazıyoruz. Bilin ki; sadece para peşinde koşan bir kurum olsaydık etliye sütlüye bulaşmaz, kazandığımız paranın keyfini yaşamaya bakardık. Bu ülkede korkmadan doğru sözü söyleyen mertlerin hala var olduğunu yeni nesillere -örnek olarak- göstermeyi kendimize vazife biliyoruz.

Son 4 yıldır (göreve geldiğinizden beri) sınavlarınıza giren hekim ve diş hekimleri ile sürekli bir sürtüşme ve didişme psikolojisi içindesiniz:

• Sanki; karizmanız ve itibarınız çok zedelenecekmiş gibi bir ruh hali ile, hekimlerin sorulara itiraz etmelerine bozuluyor,

• Bizim gibi kurumların kursiyerlerine rehberlik etmelerini “ÖSYM’ye karşı kışkırtıcı eylemler” olarak niteliyor,

• Soruları iptal ederken “En ufak bir şüphe olan soruyu bile iptal edelim” diye düşünerek bir tek vatan evladının bile mağdur olmasını engellemek yerine tüm savunma mekanizmalarını kullanarak mümkün olan en az soru iptali ile “Hekimlerin çenesini kapama” yolunu seçiyorsunuz.

Hatta; iptal etmediğiniz ama “kesin olarak yanlış olan” sorular için hekimler yargıya başvurduğunda da bakanlık ve yargı üzerinde inanılmaz baskılar kurmaya çalıştığınız da kulaktan kulağa yayılıyor. Çok üzücüdür ki herkes buna inanıyor.

Tüm bunlara rağmen yargı soruları iptal ettiğinde de küçük bir özrü bile muhataplarınızdan esirgiyorsunuz.

Bütün bu olanlar o kadar ağırınıza gitmiş olacak ki; mevcut meclisi ikna ederek soruları yayınlamamak için kanun çıkarttınız. Emin olun ki, size tam olarak güvenip de yasayı meclisten geçiren yöneticilerimiz, talep ettiğiniz kanun değişikliği ile sınava girenlerin hak arama özgürlüğünün tamamen kısıtlandığını bilselerdi böyle bir kanunu geçirmezlerdi. Bugün bile bilseler tekrar düzelteceklerinden emin olabilirsiniz. Size tanınan krediye güvenip sonuna kadar “güç zehirlemesi“ne girmek, haklı olduğunuz anlamına mı gelir?

Mutlaka bilmeniz gereken bir başka nokta daha var ki; hangi önlemi alırsanız alın eninde sonunda sorular ortaya çıkacaktır. Çünkü doktorların hafızası hafife alınamayacak kadar güçlüdür. Böylece, arkasına sığındığınız “soru bankası oluşturmak” ve “Gizlilik” gerekçelerinin gerçekte bir karşılığının olmadığı çok yakında zaten ortaya çıkacaktır. Sonuçta ortaya tam bir “Devekuşu Sendromu”nun çıkması kaçınılmazdır.

Şimdi soruları yayınlamadığınızı varsayalım:

1. Sınava girenler; anayasal hakları olan “Hak arama özgürlüğünü” nasıl kullanacaklar?

2. Bazı soruların yanlış olduğunu düşünenler, neye dayanarak itiraz edecekler? Soruyu hatırlayamayabileceklerine HATTA doğru cevabın ne olduğunu bilmediklerine göre HANGİ DAYANAĞA GÖRE itiraz edecekler?

3. Siz; soruları açıklamadığınızda ve yanlış-doğru belli olmadan sonuçları ve yerleştirmeleri açıkladığınızda ADALET tecelli etmiş olacak mıdır?

4. Yargıya başvuranlar, Anayasa Mahkemesinden yasanın iptalini sağlayanlar, 10-15 ay sonra bilirkişi raporlarıyla bazı soruları iptal ettirenler çıkarsa insanların yüzüne NASIL bakacaksınız?

5. Size güvenip de arkanızda duran değerli devlet büyüklerimiz, uğraştıkları onca dahili ve harici sorunlara bir de sizin yol açtığınız bu sorunun eklendiğini fark ettiklerinde ne hissedeceksiniz? Size güvenen yöneticilere bu “dost kazığı“nı atma hakkınız var mı?

Daha bir TUS önce 8 (Sekiz) hatalı soruyu RESMEN İPTAL etmediniz mi? Aralık 2010 TUS’unda inatlaşıp iptal etmediğiniz 5 soru yargı yoluyla iptal edilmedi mi? 19 ay sonra herkesin yerleştirilmesi değişmedi mi? O gün yeri değişenlerin sizin hakkınızdaki duygularını hiç düşünmediniz mi? Biz “hatasız soru soruyoruz” diyebilir misiniz?

“Güç” hatta “zor” kullanarak soruları açıklamayıp insanların hak arama özgürlüğünü kısıtlamak ZULÜM’dür ve ZULÜM aslında, tarih boyunca çaresiz ve küçük insanların başvurduğu bir yol olmuştur.*****

Sorumlu olduğunuz bu insanlara karşı SORULARI AÇIKLAYIN ki,

• Size, “vicdansız” diyenler utansınlar,

• Size, “adaletsizlik umurlarında değil” diyenler hakkınızı teslim etsinler,

• Size, “özür bile dilemeyen yüzsüzler” diyenler sizden özür dilesinler,

• Size, “ülkeyi ve adaleti değil sadece kendi ikballerini düşünüyorlar” diyenler artık ülkeyi ve adaleti öncelediğinizi de konuşsunlar.

• Size güvenen ve bin bir derdi olan yöneticilerimize gereksiz, saçma ve yeni bir dert açmayın.

• Açıklayın ki, yarın adaletsizlik ortaya çıkarsa insanlara beddua hakkı vermeyin. Beddua; kendi elinizle davet edeceğiniz son şey olsun. Mazlumun âhı, aheste aheste çıkarmış derler.

İsterseniz; anladığınızı düşündüğünüz bir başka dilden konuşalım:

Eğer, Cuma namazına gidiyorsanız iyi bilirsiniz; imam, hutbeyi bitirirken Kur’an’dan bir ayet okur: “Muhakkak ki Allah ADALETİ, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder…”

Şimdi önünüzde iki seçenek var:

1. Hakkı ve Adaleti -acı gelse de- söylediğimize kanaat getirip soruları açıklar, itirazlara imkan tanır ve şüpheli her soruyu hiç tereddüt etmeden iptal eder adil olursunuz.

2. Daha önce defalarca yaptığınız gibi, nefsinize yenik düşüp soluğu en yakın savcılıkta alır bizimle ilgili yeni bir suç duyurusunda bulunursunuz.

Biz; ölümden sonraki ilahi adalete sunulmak üzere yüz akı ile belgelerimizi mütemadiyen hazırlıyoruz. Ya Siz?

#direnMEösym
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK


http://www.tus.com/29845/osymye-acik-mektup-2
ÖSYM’ye AÇIK MEKTUP – 2

“Şecaat arz ederken merd-î kıpti, sirkatin söylermiş”

(19 Eylül 2013)

Sayın ÖSYM Başkan ve Yetkilileri,

Her türlü baskıya, haklı talebe ve yazılı isteklere rağmen Eylül 2013 TUS ve DUS sorularını açıklamadınız.

“Elektronik sınav hazırlığı”, “Soru bankası oluşturma”… gibi gerekçelerin kimseye inandırıcı gelmediğini siz de bilirsiniz. İnsanlara yapılacak en yanlış şeylerden biri “onları aptal yerine koymak”tır.

Dünyanın hiçbir yerinde sınavların açıklanmadığından dem vurmuşsunuz.

Bilmiyorsanız söyleyelim:

1. USMLE gibi sınavlarda hatalı soru ZATEN sorulmaz, sorular çok ciddi kontrollerden geçirilir.

2. O sınavlar “eleme-seçme sınavı” yani yarışmalı sınav değil, kişiye özgü baraj sınavıdır.

Soruların %10’unu açıklamışsınız. İki soruyu da iptal edildiği için açıklamışsınız. Güya şecaat arz etmişsiniz.

Bu nasıl bir şecaat arz etme ki, açıkladığınız 26 sorudan tam 5 tanesi açıkça yanlış ve iptal edilmeli. 26 soruda bile kusurunuzu (sirkatinizi) açığa vurmuşsunuz.

Lütfen, şimdi aşağıdaki iki linke tıklayın; hem açıkladığınız hem de açıklamadığınız sorulardaki bazı hataları görün.

Açıkladığınız sorulardan seçilmiş bazı hatalı soruların linki

Açıklamadığınız sorulardan seçilmiş bazı hatalı soruların linki

Hangi akıl sahibine sorsanız, bu soruların hatalı olduğunu teyid edecektir.

“Hatalı soru sormak mümkündür, en ufak şüpheli bir soru bile varsa iptal eder, herkesin o soruları doğru yaptığını kabul ederiz.” diyebilmek bu kadar mı zor?

Hatada ısrar etmek erdem değildir. Kişi kara lekeyi alnına kendisi sürermiş. Hatada ısrar edenlerin öncüsü, ısrarından dolayı cennetten kovulan şeytandır.

Lütfen; Allahtan korkun ve

1. Kalbinizi temizleyin, iyi niyetli olun ve soruları derhal açıklayın, insanlara itiraz için ek süre verin.

2. En ufak bir şüphe olan soruları bile iptal edin, can yakmayın, beddua almayın.

3. Bundan sonraki sınavlarda hatasız soru hazırlamak için tüm prosedürlerinizi gözden geçirin ki bizim gibi kurumlara söz söyleme fırsatı vermeyin.

4. Bu ülkenin vergilerinden maaş alıyorsunuz, bu ülkenin insanlarına ve haklarına saygı duyarak ADİL OLUN ki kurtulasınız, evinize haram para götürmeyin.

Eğer, bütün bunlara rağmen hatanızda ısrar ederseniz yaptığınızın adı ZULÜM olacaktır ve zulüm ile kimse âbâd olmamıştır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6079/bir-iyilik-hareketi
Bir “İYİLİK” Hareketi
(07 Ekim 2011)
Bir ilkokul öğretmeninin çocuğu olarak doğmuşum. Annem ev hanımı…

Üç kardeş olduğumuz için ve hepimiz okuduğumuz için babam hep ek iş yapmak zorunda kalmış: ziraatle uğraşmış, tavukçuluk yapmış, olmamış… Arıcılık kurslarına gitmiş, arıcı olmuş.Hafta sonlarında ve yaz tatillerinde hep arıcılık yapmış, tam 55 yaşına kadar… Yani ben Tıp fakültesi 5. sınıfa başlayana dek… Sonrasında artık benim de boş yaz tatilim olamayacağı için emekli olmuş, hem öğretmenlikten, hem de arıcılıktan…

Ben de 5 yaşımdan beri hep babamın yanında oldum. Tıp fakültesi 5. sınıfa başlayana dek tüm yaz tatillerimi çadırda babamla birlikte arıcılık yaparak geçirdim, kendi yemeğimizi de kendimiz yaptık, kendi çamaşırımızı da kendimiz yıkadık.
Yokluğun ve borcun sıkıntısını da, alın teriyle çalışıp kazanmanın keyfini de yaşayarak öğrendim.

Bu ülkenin bir varlığıyım, en sade tabiriyle sizin içinizden biriyim.

Kader; önüme bir fırsat açtı ve TUSDATA kuruldu. Yıllar boyu arı gibi çalışıp ülkenin dört bir yanına yayılmış bir kurum haline geldi. Bu kurumdaki herkes işini en iyi şekilde yapmak için sürekli çalıştı. İşimiz TUS kazandırmaktı ve on binlerce doktor bizimle TUS kazandı, memnun oldu ki hep meslektaşlarına önerdi.

Kurumsal yapımız olgunlaşıp, sağlam zemine ulaşınca da kendi ülkemizin evlatlarına “sosyal sorumluluk” gereği bir proje olgunlaştırdık:

Tıp fakültelerinin 2., 3., 4. ve 5. sınıflarının iyi çalışan derecelerini, sosyal ve bilimsel faaliyet gösteren kulüplerin liderlerini, sınıfların gerçekte hizmetkârı olan amfi başkanlarını… vs. içeren YAYGIN bir proje oluşturduk. İstedik ki; bu gençlerimizin pek çok kitap ihtiyacını karşılayalım, şubelere derslere giden hocalarımızla bu gençleri düzenli şekilde buluşturalım ve daha iyi bir hekimlik ile daha iyi bir sınav hazırlığı konusunda yüreklendirip rehberlik yapalım. Sınıflarına uygun şekilde derslerimize ücretsiz alalım… vs., vs.

Adını da “GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBܔ koyduk ki heyecan versin, motive etsin…

Tüm ülkeyi hesap ettiğimizde her dönem için 600’er kişiden toplamda yaklaşık 2400 kişiye her yıl bu hizmeti vermek bize yıllardır gurur verdi. Toplumun her renginden insan oldu bu kulübümüzde. Onlar bizi ve yapmak istediklerimizi anladılar. Ve; kim ne derse desin, bu tam bir İYİLİK HAREKETİ oldu. Bu yolda yürürken, seçimlerimizde ya da uygulamalarımızda çok küçük aksaklıklar olsa bile hemen düzeltip iyi niyetle yolumuza devam ettik.

Uzun yıllardır sektörünün lider kurumu olabilmenin ve “güvenilir” kalabilmenin ne kadar güç olduğunu tahmin etmek hiç de zor değil.

Sürekli size saldırılır, kara propagandalar yapılır. Çünkü aynı sektörde ama sizin kadar başarılı olamayan birilerinin maddi menfaati için yıpratılmanız gerekir, en azından onlar tek yolun bu olduğunu düşünürler.

Hocalarımıza, notlarımıza, eğitim kalitemize, hiç aksamadan işleyen sistemimize, başarılarımıza… yani işimize diyecek bir şey bulamayanlar karalamak için bireysel iftiralara başvurmaktan, sahte evraklar servis etmekten çekinmezler. Çünkü, er meydanında acizdirler.

Son günlerde benzer bir saldırı dalgası ile karşı karşıyayız:

Sektörde rakibimiz olan bir kurum ve bağlantılı siteleri yalan yanlış sözde belgelerle GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBÜ uygulamamızın güya ne kadar “kirli”, “fişlemeye dönük” ve “kötü” bir uygulama olduğunu yazıp kamuoyuna kurumumuza karşı tahrik çabası içerisinde hareket ediyor.

Biz, bu çabalara gülüp geçiyor ve meyveli ağacın taşlanacağını hep hatırımızda tutuyoruz.

Marifet; daha iyisini yapmaktır, karalamak değil…
Marifet; er meydanında rekabet etmektir, bel altı vurmak değil…
Marifet; kendinden bahsedebilmektir, rakipten değil…

Her hekim arkadaşım bu karalamaların aslında ne anlama geldiğini bilecek kadar akıllıdır, buna hiç şüphe duymuyoruz.

Bütün bu saldırılar ve karalama kampanyaları karşısında ne mi yapacağız?

Elbette hukuki haklarımızı ararız ama onun dışında muhatap bile almayacağız. Çünkü, vaktimizi, yaptığımız işi daha da iyileştirmek için harcamanın erdem olduğunun farkındayız.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6087/yarindahazor
YARIN DAHA ZOR…
(07 Ocak 2011)

ÖSYM; bunca iletişim çabasına, gazete ilanlarına, TV haberlerine rağmen süreci devam ettiriyor. Süreç hepimizin gözleri önünde cereyan ediyor.
Hekimler; kendileri için çok önemli böylesi bir sınavda sebepsiz yere ve birilerinin galeyanına gelecek kadar basit ve zeka seviyesi düşük insanlar mıdır?

Bir dertleri vardı ve seslerini duyurmak istediler. “Derdini insanca anlatmak isteyen” bukişilerle görüşülüp sorunları dinlense ve kamuoyunun vicdanı rahatlatılsaydı daha şık olmaz mıydı?

Doktorların; haklarını aramak için çaba sarf etmelerini “kurum karşıtı faaliyet” olarak tanımlamak, devlet ciddiyetine yakışır mı?

“Sorun yok” deyip kestirmek, gerçekten sorun olmadığı anlamına mı gelir? Ateş olmayan yerden bu kadar çok duman çıkar mı? Her devlet kurumu halkına adalet ile hizmet için vardır. Despotizm, çağını çoktan kapamış olan ilkel bir yönetim şeklidir.

Artık olay yargıdadır. Yargıya intikal etmiş olan ve iptali istenen bazı sorular vardır. Yargı; soruların iptali yönünde karar verirse, ÖSYM ne diyecektir? Ve o zaman, tüm bu süreçleri nasıl telafi edecektir?

Ayrıcaaa…

Bu dünyanın öbür tarafı da var. Bizim; o gün, bu konu ile ilgili alnımız açık olacak. Allah biliyor ki, doğru olduğuna inandığımız şeyleri korkmadan yazdık ve söyledik. Haksız hiçbir fiile göz yummadığımız gibi haksızlığın hiçbir çeşidine de razı olmadık. Hiçbir gizli hesabımız da olmadı, olmayacak.

Bugün güç ve yetkiyi ellerinde tutanlar, gücün kendilerinde olmadığı o gün nasıl hesap vereceklerini de düşünmek zorundadırlar.
O gün, bugünden daha zor olacak.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6085/tip-uzmanlik...ri-ve-oneriler
TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİNE GİRİŞ SINAVI’NIN
SORUNLARI VE ÖNERİLER

(04 Nisan 2011)

Ülkemizde, TUS gibi bir sınavın ve ÖSYM gibi bir kurumun varlığı fırsat eşitliği ve ciddiyet açısından önemlidir.

Hekimler adına üzüntü veren nokta; sistemin, pratisyen hekimliği hiç de hak etmediği şekilde “değersiz” ve “niteliksiz” bir konuma düşürmüş olmasıdır.

Doğal olarak öncelikle bu sorun çözülmelidir ve uzun vadeye yayılan bir politika ile “sadece uzmanlığın değerli olduğu” algısı ortadan kaldırılmalıdır.

Elbette uzman olmak isteyenler için objektif bir sınavın yapılması en uygun olanıdır.

Tıpta Uzmanlık Sınavının; neyi, neye göre ve nasıl ölçtüğünü anlamak için geçmiş sınavları incelediğimizde, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gereken bazı noktaların varlığını tespit etmiş bulunuyoruz. Tespitlerimiz sınavın daha hakkaniyetli ve doğru ölçmesine katkıda bulunmaya yöneliktir.

Sorunları aşağıdaki şekilde maddeleyebiliriz:

1- Tıpta Uzmanlık Sınavı; tek oturumda ve sadece 200 soru üzerinden yapıldığı için ayırt ediciliği –nispeten- düşük olan bir sınavdır.
Sadece 200 soru sorulmasının doğal sonucu olarak her konudan sorgulama yapılamamaktadır. Ayrıca tek oturumda olması da; olası sağlık ve konsantrasyon sorunlarının sınavın primer belirleyicisi olmasına yol açmaktadır. Her iki durumda sağlıklı bir ölçme – değerlendirme için uygun değildir.
Sınav; 300 sorudan (en azından 240 – 250) oluşmalı, her branşın her konusundan soru sorulabilmeli ve Pazar günü sabah ve öğle oturumları olmak üzere İKİ OTURUM olmalıdır.
Böylece saçma bir uygulama olan 4 saate yakın tek oturumda tuvalete çıkamama sorunu da kendiliğinden çözülmüş olacaktır.
Örnek:*****www.usmle.org*****(3 basamakta, 23 blokta yaklaşık 1000 soru)

2- Soruların hazırlandığı kaynaklar bilinmemektedir.
Tıp çok geniş bir alandır, çok sayıda temel kaynak bulunmaktadır ve bir pratisyen hekimin bütün bu kaynakları bilmesi imkansızdır. Ayrıca aynı branşın iki farklı kitabında bile farklı olarak ifade edilen bilgiler de sorgulanabilmektedir. Bu durum çok sakıncalıdır.
Soruların hazırlandığı kaynakları tam ve eksiksiz olarak resmi olarak ÖSYM internet sitesinden duyurulmalıdır.

3- Sorular bazen tek bir kaynaktan hazırlanmakta ve o branşın çok temel kabul edilen 3000 sayfalık diğer bir kaynağında dahi cevabı bulunamamaktadır.
Bu durumlarda hekimlerin 3000 sayfalık bir kitabı okuması bile anlamsız hale gelmekte onları hiç okumayanla eş duruma düşürebilmektedir.
Her soru o branşın en az 2 temel kitabı tarafından net, eksiksiz ve aynı şekilde cevaplanabilecek şekilde hazırlanmalıdır.

4- Bazı sorular yeterince özenle hazırlanmamaktadır.
Soruların resmen açıklandığı son 3 sınavda ortalama 3’er sorunun iptal ya da değişikliğe uğramış olması bunun en açık delilidir. 200 soruluk bir sınavda sınava girenlerin yarısı 115-130 net aralığına yığılmakta ve 1 net bile sonucu ciddi şekilde etkilemektedir. Biz bu sınav için hekimlerimizin, hayatlarının geri kalan bütün yönlerini ihmal edip gece gündüz 1 yıldan fazla çalıştığını biliyoruz. Bu emeğe saygı duyulmalıdır.
Özensiz hazırlanmış 6-7 sorunun hekimleri bu kadar etkilemesine yol açmamalı ve daha özenle hazırlanmış, çalışıldığında yapılabilen net sorular içeren sınavlar yapılmalıdır.
Ayrıca; sorular hazırlanırken, mutlaka tüm seçenekler için açıklamalar yazılmalı ve doğru seçeneğin neden doğru, yanlış seçeneğin neden yanlış olduğu ortaya konmalıdır. Bu durum; varsa- birden fazla doğru cevaplı seçenek hatasını ortadan kaldıracaktır.
Son olarak,sorular ve açıklamaları mutlaka en az iki ayrı akademisyen tarafından kontrol edilmeli ve belli kriterlere göre onaylanmalıdır.

5- Soru dağılımları; tıp fakültesi müfredatına uygun yapılmamaktadır.
Örneğin; Aralık 2010 sınavında Anatomi alanında sorulan 10 sorudan 5 tanesi Nöro anatomi konusundan, 5 tanesi ise kalp ve dolaşım konusundan sorulmuştur. Kemikler, eklemler, kaslar, solunum sistemi, sindirim sistemi ve ürogenital sistemden hiç soru sorulmamıştır. Hiç soru sorulmayan bu konular tıp fakültesi anatomi müfredatının yaklaşık %50’sini oluşturmaktadır. Bu durumda bu sınavda ki soru dağılımı ne kadar dengeli ve adil olabilir?
Soru dağılımları yeniden ve objektif olarak belirlenmeli ve duyurulmalıdır. Ayrıca sınavda da buna uyulduğunu net kriterlerle ortaya koymak gerekmektedir.

6- Bazı sorular bir pratisyen hekim tarafından bilinmesi mümkün olmayan ve bilinmesi anlamsız olan uç bilgileri sorgulamaktadır.
Bazen soruyu hazırlayan hocalar kime soru sorduklarını unutmakta ve kendi çocuğu girse asla sorulmasını istemeyeceği zorlukta ve anlamsız soruları öylesine sormaktadırlar. Bu sınava hazırlanmak için yıllarca çalışanların emeklerine saygı duyulmalı ve soruların bir ölçüsü olmalıdır.
Ayrıca; biliyoruz ki TUS birincileri bile 175 civarında net yapabilmektedir. ÖSYM’nin diğer sınavlarında tam net yapan bir çok aday çıkarken TUS’da en iyi yapanın bile 20 civarında yanlışının olması da sınavın anlamsız zorluğunu göstermektedir. Bu detay ve zor soru sorma çılgınlığı, ülkemizin gelecek doktorlarının yanlış yetişmesine neden oluyor. Bu nokta, ciddi bir vebaldir.
Her soru için “Zorluk İndeksi” ve “Ayırıcılık İndeksi” hesaplanmalı, sonuçlar soru hazırlayıcılarla paylaşılmalı ve deneyimler sonraki sınavlara yansıtılmalıdır.

7- Branşlar arasında hatta branş içi referans kitaplar arasında bile ihtilaf konusu olan çelişkili bilgiler sorulmaktadır.
Bir soru, doğası gereği diğer bir tıp branşını ilgilendiriyorsa mutlaka onun uzmanları tarafından da çapraz kontroller yoluyla incelenmeli, bilgi farklılığının olmadığı teyit edildikten sonra sorulmalıdır.
Ayrıca, her branştan soru hazırlayanların sadece kendi branşı ile ilgili sorular hazırlaması, primer olarak başka branşların alanına giren sorulardan kaçınmaları da hataları önleyecektir.

8- İtirazlara karşı yeterince açık ve şeffaf davranılmamaktadır ve hiçbir açıklama yapılmamaktadır.
Son 3 sınavdır bir çok ciddi internet sitesinde iptal edilenden daha fazla sayıda soruya bir çok temel kaynaktan referanslar göstererek haklı itirazlar yapılmış ancak kişiye özel ya da kamuya karşı hiçbir tatmin edici açıklama yapılmamıştır. Bu durum ÖSYM’nin ciddiyetiyle bağdaşmamakta ve şaibeler uyandırmaktadır. Ayrıca son derece komik bir şekilde “sınavda başarılı olanların ortak şekilde yanlış işaretlediği sorular yeniden incelenmiş ve bu sorular iptal edilmiştir” benzeri basın açıklamaları, bilimselliği en üst düzeyde olması gereken ÖSYM’nin güvenilirliğine gölge düşürmektedir.
İnternet yoluyla itiraz edilebilmeli ve sonuçlar açıklanmadan önce itiraz edilen her soru için temel referans kitapları belirtilerek yeterli ve doyurucu açıklama yapılmalıdır. İmaj kaygısıyla defansif davranılmamalı sorular hatalıysa cesurca iptal edilebilmelidir.

9- İngilizce sınavı ile bilim sınavının ard arda olması önemli bir handikaptır, bilim sınavını etkileyecek kadar stres oluşturmaktadır.
TUS İngilizce sınavı kalkmalıdır, ÜDS ya da KPDS’den alınacak geçerli bir not 5 yıl süre ile dil muafiyeti sağlamalıdır.

10- “Kişiye özel üretilmiş soru kitapçığı” sınav eşitliğine aykırıdır.
Çünkü; başta zor sorular ya da çeldiricisi olan sorularla başlayan kitapçığa denk gelen adayların sınavı doğal olarak daha kötü geçecektir. Tüm kitapçıklarda aynı moral durumunu sağlayacak denge kurulabilmesi mümkün müdür?
2, 3 ya da 4 kitapçık türü ile sınavın yürütülmesi yeterlidir. Fantastik önlemlere gerek yoktur.

11- İki sınav arası aralıklar eşit değildir ve hem YASAL, hem de hazırlanabilmek açısından sorunlar doğurmaktadır. Ayrıca, hekimlerin mecburi hizmet sorunu sınav takviminde dikkate alınmalıdır.
Sınavların birbirine 4 ay ya da 5 ay yakın olması bir sınavda yerleştirilip başvurusunu yapan ama yasal prosedürler tamamlanamadığı için henüz başlayamayan hekimlerin bir sonraki sınava başvurmak istemeleri durumunda puanlarında % 2 kesinti yapılmasını gerektirecek olan “Halen bir uzmanlık eğitimine devam etmekteyim.” seçeneğini işaretlese de işaretlemese de yasal sorunlar doğuracağı açıktır.
Sınavların MART ve EYLÜL aylarının İLK HAFTA SONU yapılması hekimler açısından en uygun dönemdir. Çünkü Eylül ayının ikinci yarısına ve ötesine geçen bir sınav takvimi “mecburi hizmet uygulaması” yüzünden yeni mezun hekimleri zor durumda bırakmaktadır.

12- Sonuçların açıklanma tarihi önceden duyurulmalıdır.
Sınav sonuçlarının açıklanması, yerleştirmeler vs. derken 1,5 aydan fazla bir süre belirsizlikte kalınıyor. Günün her saatinde internetteler ve paranoid oluyorlar neredeyse. Topu topu 14.000 civarında kişi… Sınavdan hemen sonraki gün sonuçların ne zaman açıklanacağı duyurulamaz mı? Yabancı dil sınavını yarım günde açıklayan ÖSYM, TUS Bilim Sınavı’nı neden 3 haftada açıklıyor?

13- Kişiye özel sonuç açıklama uygulaması zihinlere “acaba birilerine bir şeyler yapılıyor da o mu saklanıyor?” sorusunu getirmektedir.
Eskiden TC kimlik numarası girilerek herkesin nereyi kazandığı kolayca görülebilirdi. Bu, engellendi. Nasıl bir güvenlik kaygısı ile engellendiğini anlamak ise mümkün değil. Tam aksine zihinlerde soru işaretleri giderek artıyor.
ÖSYM; kendisi zaten toplam 10.000 kadar olan doktorun tümünün sıralamasını, puanlarını ve kazandığı yerleri tek bir tabloda yayınlarsa tüm şüpheler giderilir ve iddia ettikleri şeffaflık sağlanmış olur. Bu tabloda TC kimlik numaralarını yayınlamazsa olası suistimallerin de önüne geçilmiş olur.

14- Ne ÖSYM’de ne de YÖK’te TUS ya da YDUS ile ilgili istihdam edilmiş bir hekim yoktur. Ayrıca ÖSYM yürütme kurulunda da tıp kökenli bir öğretim üyesinin yer almaması anlaşılır gibi değildir.
Aklı başında bir hekim, bütün bu sorunları kolayca aşacaktır.

15- ÖSYM internet sitesinde hekimlerin karşılaşabilecekleri bazı sorunlar ile ilgili bilgiler bulunmamakta bu da zaman zaman uygulama sorunlarına yol açmaktadır.
Hekimler, bazı yasal sorunlar karşısında kulaktan duyma bilgilerle hareket ettikleri için sıkça kaygılı zamanlar geçirmekte, bu durum ise ÖSYM’nin imajını zedelemektedir. Bu sorulardan bazıları aşağıdadır:

• Sınav giriş belgem gelmeden Ankara’ya gelmek zorunda kalırsam belgemi Ankara’da nerelerde ve hangi zaman dilimlerinde çıkartabilirim? Cumartesi günü de belge çıkartabilir miyim?

• Yabancı dil sınavı muafiyeti için tüzükte var olan 3 yıllık muafiyetin pratik uygulaması nasıldır? Örneğin yabancı dilde barajı Nisan 2008 TUS’unda geçen bir hekim 15 Mayıs 2011 ve 25 Eylül 2011 tarihlerindeki bilim sınavında yabancı dilden muaf mıdır?

• Haziran 2011 sonunda tıp fakültesinden mezun olacak bir kişi henüz mezun olmadan ilkbahar 2011 dönemi TUS yabancı dil sınavına girse ( ama daha mezun olmadığı için bilim sınavına girmeden bunu yapsa) ve barajı geçse, bu durum 3 yıllık muafiyete hak kazandırır mı? Nitekim henüz mezun olmadan ÜDS ya da KPDS’ye girip barajı geçenler muaf sayılmıyorlar mı?

• Bir sınavda bir TUS sorusu iptal edildiğinde sınav bir soru eksik mi değerlendiriliyor, yoksa bu soru sınava giren herkes için doğru mu kabul ediliyor?

• İlkbahar dönemine giren ve bir programa yerleşip yerleştiği alana kurallara uygun şekilde başvurusunu yapan hekimlerin atamaları genellikle Ağustos ayı sonu ya da Eylül ayı başlarını buluyor. Yani Sonbahar dönemi TUS müracaatları çoktan bitmiş oluyor. Bu kişiler; sonbahar dönemi sınavına da girmek istedikleri durumda, başvuru formundaki UZMANLIK ÖĞRENCİLİĞİ DURUMU bölümüne nasıl cevap vereceklerdir? “Halen Uzmanlık Eğitimime Devam Ediyorum” cevabı verseler, halen uzmanlık eğitimine devam etmedikleri için yanlış beyan olacaktır. Bu seçeneği işaretlemedikleri durumda da puan kesintisi olmayacak ama belki de bu kişiler sınavdan önce uzmanlık eğitimine başlamış olacak ve diğer adaylara haksızlık durumu ortaya çıkacaktır.

• Halen, ilkbahar dönemi sınavı ile sonbahar dönemi sınavı arasındaki süre 5 ay, diğer iki sınav arasındaki süre ise 7 aydır. Sınavlar arasındaki süreyi eşitlemek (tam 6 ay ara ile yapmak) bir önceki sorudaki handikapı önlemek için sağlıklı bir yol olamaz mı? Sınavları mevcut aralıklarla yapmanın özel bir sebebi var mıdır? İncelenen kadarıyla ÖSYM’nin Mart ayında pek çok boş haftası bulunmaktadır. İlkbahar dönemi Mart ayına alınamaz mı?

• Ek yerleştirmede, bir kişinin bir kadroyu tercih edebilmesi için ilk yerleştirmede o programa yerleşen en düşük puanlı kişinin puanına eşit ya da yüksek puan alması gerekiyor. Bu durum, pek çok kadronun boş kalmasına yol açmaktadır. Bu uygulamanın hukuki dayanağı nedir?

ÖSYM internet sayfasındaki TUS bölümünde “SIK SORULAN SORULAR” bölümü açılarak bu tür ortak sorular cevaplanabilir ve hekimler belirsizlikten kurtarılabilir.ir.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6081/tus-icin-yapilmasi-gerekenler-2
TUS İÇİN YAPILMASI GEREKENLER – 2

(14 Ocak 2012)

Daha önceki yazımda TUS’un Handikapları ve Çözüm Önerileri’nden önemli bir kısmını bahsetmiştim. ÖSYM’nin yaptığı değişiklikler, önerilerimizin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya koymuş oldu.

Ama daha yapılması gerekenler var:

1- Zorunlu hizmetten dolayı çokça istifa eden hekim varlığından dolayı 14 tercih ve 6/8 Üniversite- Bakanlık oranı kaldırılmalıdır. Tercih sırası 20-25 ve hatta daha üzerine çıkmalı, dileyen tamamını üniversite ya da tamamını bakanlık tercihleri yapabilmelidir.

2- Tercih yapabilmek için alt sınır olan 50 barajı ya kaldırılmalı ya da düşürülmelidir.

3- Ek yerleştirme için; açıkta kalan bir kadroyu tercih edebilmek için, o kadronun puanına eşit ya da daha yüksek puan şartı kaldırılmalıdır ki boş kadro kalmasın.

4- TUS Yabancı Dil Sınavı kalktığı için ÜDS, Ocak ya da Şubat ayında yapılmalıdır ki Nisan TUS’u başvurularından önce sonuçlar açıklanmış olsun.

5- Yanlış olan ve itiraz edilen sorulara hala şeffaf davranılmamaktadır. Eylül 2011 sınavındaki 3 yanlış soru da itiraz edildiği halde iptal edilmediği için mahkemeye taşınmıştır. Bu inat,
nereye kadar böyle devam edecektir?

6- Aralık 2010 sınavında yanlış olup iptal edilmeyen 5 soru mahkeme kararı ile iptal edilmiş olup karar kesinleşmiş ve ÖSYM’ye tebliğ edilmiştir. Buna rağmen ÖSYM sessizliğini korumaktadır. Önce; bu iptalleri kamuoyuna duyurmalı, kazanılmış mevcut hakların korunması şartıyla yerleştirmeleri yeniden yaparak bir üst yerleştirmeye ya da yeni bir yerleştirmeye hak kazananlara hakları verilmelidir. Sonra da hekimlerden içtenlikle özür dilenmelidir.

Hiç şüphesiz ki bu özür; sahibine özsaygısını iade eden bir özür olacaktır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6071/tipta-uzmanl...ri-ve-oneriler
Tıpta Uzmanlık Sınavı’nın Handikapları ve Öneriler

Ülkemizde, TUS gibi bir sınavın ve ÖSYM gibi bir kurumun varlığı fırsat eşitliği ve ciddiyet açısından önemlidir.

Hekimler adına üzüntü veren nokta; sistemin, pratisyen hekimliği hiç de hak etmediği şekilde “değersiz” ve “niteliksiz” bir konuma düşürmüş olmasıdır. Doğal olarak öncelikle bu sorun çözülmelidir ve uzun vadeye yayılan bir politika ile “sadece uzmanlığın değerli olduğu” algısı ortadan kaldırılmalıdır.

Elbette uzman olmak isteyenler için objektif bir sınavın yapılması en uygun olanıdır.

Tıpta Uzmanlık Sınavının; neyi, neye göre ve nasıl ölçtüğünü anlamak için geçmiş sınavları incelediğimizde, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gereken bazı noktaların varlığını tespit etmiş bulunuyoruz. Tespitlerimiz sınavın daha hakkaniyetli ve doğru ölçmesine katkıda bulunmaya yöneliktir.

Sorunları aşağıdaki şekilde maddeleyebiliriz:

1-Tıpta Uzmanlık Sınavı; tek oturumda ve sadece 200 soru üzerinden yapıldığı için ayırt ediciliği –nispeten- düşük olan bir sınavdır.
Sadece 200 soru sorulmasının doğal sonucu olarak her konudan sorgulama yapılamamaktadır. Ayrıca tek oturumda olması da; olası sağlık ve konsantrasyon sorunlarının sınavın primer belirleyicisi olmasına yol açmaktadır. Her iki durumda sağlıklı bir ölçme – değerlendirme için uygun değildir.
Sınav; en az 500 sorudan oluşmalı, her branşın her konusundan soru sorulabilmeli ve 2 ya da 3 oturumda yapılmalıdır.

2-Bazı sorular yeterince özenle hazırlanmamaktadır.
Soruların resmen açıklandığı son 3 sınavda ortalama 3’er sorunun iptal ya da değişikliğe uğramış olması bunun en açık delilidir. 200 soruluk bir sınavda sınava girenlerin yarısı 115-130 net aralığına yığılmakta ve 1 net bile sonucu ciddi şekilde etkilemektedir. Biz bu sınav için hekimlerimizin, hayatlarının geri kalan bütün yönlerini ihmal edip gece gündüz 1 yıldan fazla çalıştığını biliyoruz. Bu emeğe saygı duyulmalıdır.
Özensiz hazırlanmış 6-7 sorunun hekimleri bu kadar etkilemesine yol açmamalı ve daha özenle hazırlanmış, çalışıldığında yapılabilen net sorular içeren sınavlar yapılmalıdır.

3-Soru dağılımları; tıp fakültesi müfredatına uygun yapılmamaktadır.
Örneğin Eylül 2007 sınavında Anatomi alanında sorulan 10 sorudan 7 tanesi “Nöroanatomi” konusundan sorulmuştur. Daha önceki sınavlarda bu konudan gelen soru sayısı ortalama 2-3’tür. Tıp fakültesi müfredatında da bu konu anatominin yaklaşık % 25’ini oluşturmaktadır. Bu durumda bu konudan 7 soru sormak ne kadar ölçücüdür? Bir hekimin diğer konuları çalıştığı halde hiç soru çıkmaması da elbette adil olmayacaktır.

4-Soruların hazırlandığı kaynaklar bilinmemektedir.
Tıp çok geniş bir alandır, çok sayıda temel kaynak bulunmaktadır ve bir pratisyen hekimin bütün bu kaynakları bilmesi imkansızdır.Ayrıca aynı branşın iki farklı kitabında bile farklı olarak ifade edilen bilgiler de sorgulanabilmektedir. Bu durum çok sakıncalıdır.
Soruların hazırlandığı kaynakları tam ve eksiksiz olarak resmi olarak ÖSYM internet sitesinden duyurulmalıdır.

5-Sorular bazen tek bir kaynaktan hazırlanmakta ve o branşın çok temel kabul edilen 3000 sayfalık diğer bir kaynağında dahi cevabı bulunamamaktadır.
Bu durumlarda hekimlerin 3000 sayfalık bir kitabı okuması bile anlamsız hale gelmekte onları hiç okumayanla eş duruma düşürebilmektedir.
Her soru o branşın en az 2 temel kitabı tarafından net, eksiksiz ve aynı şekilde cevaplanabilecek şekilde hazırlanmalıdır.

6-Bazı sorular bir pratisyen hekim tarafından bilinmesi mümkün olmayan ve bilinmesi anlamsız olan uç bilgileri sorgulamaktadır.
Bazen soruyu hazırlayan hocalar kime soru sorduklarını unutmakta ve kendi çocuğu girse asla sorulmasını istemeyeceği zorlukta ve anlamsız soruları öylesine sormaktadırlar. Bu sınava hazırlanmak için yıllarca çalışanların emeklerine saygı duyulmalı ve soruların bir ölçüsü olmalıdır.
“Ayrıca; biliyoruz ki TUS birincileri bile 175 civarında net yapabilmektedir. ÖSYM’nin diğer sınavlarında tam net yapan bir çok aday çıkarken TUS’da en iyi yapanın bile 20 civarında yanlışının olması da sınavın anlamsız zorluğunu göstermektedir.

7-Branşlar arasında ihtilaf konusu olan çelişkili bilgiler -son derece hatalı şekilde- sorulmaktadır.
Bir soru, doğası gereği diğer bir tıp branşını ilgilendiriyorsa mutlaka onun uzmanları tarafından da çapraz kontroller yoluyla incelenmeli, bilgi farklılığının olmadığı teyit edildikten sonra sorulmalıdır.

8-İtirazlara karşı yeterince açık ve şeffaf davranılmamaktadır ve hiçbir açıklama yapılmamaktadır.
Son 3 sınavdır bir çok ciddi internet sitesinde iptal edilenden daha fazla sayıda soruya bir çok temel kaynaktan referanslar göstererek haklı itirazlar yapılmış ancak kişiye özel ya da kamuya karşı hiçbir tatmin edici açıklama yapılmamıştır. Ayrıca sınavın birinde 2 soru iptal edildiği halde neden 200 soru üzerinden değerlendirme yapıldığı hala adaylar arasında şaibe konusu olarak konuşulmaktadır. Bu durum ÖSYM’nin ciddiyetiyle bağdaşmamakta ve şaibeler uyandırmaktadır.
Yapılan her itiraz dikkatlice incelenip hekimleri yeterince aydınlatan resmi açıklamalar yapılmalıdır.

Bugüne kadar; sınavın daha ölçücü ve hatasız bir sınav olması için hiçbir inceleme yapmayan ve çaba göstermeyen, hatalı soruların varlığını hekimlerin kendilerine çektiği sitem dolu fakslarla fark edecek kadar duyarsız bir Türk Tabipleri Birliği’nin varlığı tüm meslektaşlarımız adına üzüntü vericidir.

Tüm bu sorunların çözümü için; kurumumuz, sınavın esas sahibi olan Sağlık Bakanlığı, sınavın uygulayıcısı olan YÖK ve ÖSYM nezdinde gerekli tüm çabaları göstermekte ve sorunları dile getirmektedir. Sizlerin de yukarıdaki metin eşliğinde ÖSYM’ye faks ve E-mail yoluyla başvurmanız sonuç almamızı hızlandıracaktır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6060/tusun-kutsal-kitabi
TUS’un KUTSAL KİTABI

(Tüm Tus Soruları 18. Baskı’nın Önsözüdür)

TUS’un kutsal kitabı 18. edisyonu ile karşınızda. Bu baskıda bile her bölüm, TUSDATA’nın kaliteli eğitmenleri tarafından en az 2 kez satır satır incelendi, çok değerli bilgiler eklendi, sızlerden gelen eleştiriler incelendi, tartışmalar çözümlendi, içerik daha da zenginleştirildi. Sadece bu baskı için 60’tan fazla editör ve eğitmen görev aldı. Kitabın 17. baskısı Eylül 2007 sınavındaki 153 soruyu net bir şekilde cevaplandırdı.

12 yıl boyunca; konu olarak ne çalışırsa çalışsın, hangi dersaneye giderse gitsin TUS çalışma potasına giren herkesin vazgeçilmez kaynağı olabilmek “TUS’un Kutsal Kitabı” tanımlamasını anlamlandırıyor.

Türk tıp tarihinin en fazla baskı yapan kitabı olma gururunu da bu kitap taşıyor (toplamda 27 baskı… 18’i yenilenmiş edisyon ve 9 adet reprint baskı). İkincilik ise 12 baskı yapan Klinisyen PATOLOJİ SORULARI kitabına ait. Dünyanın en meşhur kitaplarından Nelson Textbook of Pediatrics kitabının da 2 ay önce 18. baskısını çıkardığı düşünüldüğünde bu kitabın haklı gururu daha iyi anlaşılacaktır.

Önemli başarılar, ancak gönülden ve yeterince ciddi çalışıldığında kazanılır. TUSDATA olarak hem dersanecilikte hem de yayıncılıkta gönülden ve yaptığımız işten zevk alarak profesyonel kadromuzla aldığımız sonuçlar bunun en güzel ispatıdır: 27 ayrı şube ve kitabevi, 500’den fazla TUS semineri, 137 kitap, 18 eğitim Cd’si, TUS kampları, vaka kampları, deneme sınavları… Tam 12 yıldır TUS’un her alanında bütün gücümüz ve içtenliğimizle çalışıyoruz.…

Başarıda diğer önemli bir faktör de sürekli yenilenme ve güncel kalabilmedir. Yıllar boyu bununda en güzel örneklerini verme gayretinde olduk. Bu baskıda da 2005, 2006 ve 2007 basım ingilizce textbookları esas alarak bilgileri güncelledik, yeni ipuçları ekledik ve daha iyi olabilmeye çalıştık.

TUSDATA ailesi olarak; Sürekli yenilenme ve gelişmenin doğal sonucu olarak kurumlarımızı ve hizmet ağımızı genişletiyoruz:

Bilimsel toplantı merkezlerimizde de arka arkaya kırılması zor rekorlara imza atıyoruz. Son 9 TUS’ta 9 birinci çıkardık ve herhangi bir kurumun bu başarıyı yakalayabilmesi için en azından 5 yıl geçmesi gerekecek. Tabi bu süre içinde TUSDATA’nın hiçbir varlık göstermediğini varsayarsak ve TUS birincileri, dereceler ve ilk 10’un çoğu sürekli bizden çıkmasının yanında kitlesel ve bireysel başarılara imza atıyoruz. Tüm kursiyerlerimiz ideallerindeki başarıya TUSDATA ile ulaşıyorlar. Artık TUS’u kazanan her iki kişiden biri TUSDATA’lı… Ders notları, Özet Notlar, Deneme Sınavları, Tarama Sınavları, Tıbbi İngilizce desteği, İnternet desteği, Profesyonel Motivasyon desteği ile TUS hazırlığına bambaşka bir tarz getirerek, kursiyer arkadaşlara birer hekim gözüyle bakarak ve tüm ihtiyaçlarını bilip çözüm yolları üreterek bu başarıya ulaşıyoruz.

Yayıncılıkta ise 12 yıllık tecrübemizi artık yurtdışındaki medikal yayıncılık standartlarına kavuşturduk. Bu noktada sınıflamalardan, kitap boyutuna, dikkat kutularından indekslere kadar itinalı bir çalışma sonunda ortaya KLİNİSYEN serisini çıkarttık. Klinisyen konu ve soru kitapları tamamladık, Vaka Soruları Kitaplarını seri halinde hizmetinize sunduk, daha detaylı bilgi isteyenler için PREMIUM serisini, daha az zamanda olanlar için de OPTİMUM serisini hazırladık. Son olarak her konuda her şeyin (TUS sorusu, Konu, vakalar, açıklamalı sorular, değerlendirme testi) arka arkaya eklendiği ve tüm metnin birbiriyle uyumlu olduğu 5 kitap yerine 1 kitap ile hedefe ulaşabileceğiniz PROSPEKTUS 5 YILDIZLI SERİ’ yi hizmetinize sunduk. Bu seri ile teknik açıdan
dünyanın en üst standartlarını, sınava hazırlık ve içerik açısından yapılabileceğin en iyisini yaptığımızı göreceksiniz.

TUS Hazırlık Merkezlerimizde yaptığımız ve tüm meslekdaşlarımız tarafından çok beğenilen deneme sınavlarımızı kitaplaştırdık. Güncel ihtiyaçlar doğrultusunda yeni yayın çalışmalarına devam ediyoruz.

Klinisyen Tıp Kitabevleri artık Türkiye’nin 27 ayrı yerinde… Her çeşit kitabı en uygun şartlarda bulabileceğiniz merkezlerimize bekliyoruz sizleri.

TUSDATA olarak güncelliğimizi sürekli kılıp TUS’a çalışan öğrenci ve doktor arkadaşların yanında, hem TUS Hazırlık Merkezleri hem de yayıncılık alanında başarınız için çalışmaya devam edeceğiz.

18 baskı boyunca bu kitaba emeği geçenlerin sayısı çok fazla. Sadece bu baskı için 60’tan fazla eğitmen emek verdi. Öncelikle tüm yazar ve editör kadromuz, eğitmenlerimiz, çalışkan teknik ekibimiz, Klinisyen Tıp Kitabevleri ve tüm doktor meslektaşlarımız, bize her yolla ulaşarak soru ve çelişkilerini ileten meslektaşlarımız, tabi ki sabırlı, anlayışlı ve vefakar ailelerimiz… İsim olarak saymak istesek binleri geçer. Hepsine… ama herkese gönülden teşekkür ediyoruz. Onlar olmasaydı, bu kitap bu kadar faydalı ve güzel olamazdı.

Sınava TUS’u bilenlerle hazırlanın.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6025/%EF%BB%BF%EF...ar-sonuc-verdi
BASKILAR SONUÇ VERDİ
Değerli meslektaşlarım;

TUS sonuçları (puan ve sıralamaları) açıklandı. 2-3 gün içinde tercih işlemi başlayacak.

Türkiye net ortalamasının 85-90 arası olacağını tahmin etmiştik, 87 çıktı. Doğal olarak ortalama düşünce de puanlar yüksek geldi.

En doğru tercihleri yapabilmeniz için çok yönlü analizlerimizi tamamlayıp her türlü doküman ile zenginleştirilmiş bir TERCİH REHBERİ klasörünü en kısa sürede yayınlayacağız.

Nisan 2009 TUS; kötü bir sınavdı… Sınava giren meslektaşlarımız moral açısından zor günler geçirdiler.

Biz de TUSDATA olarak; sınavın doğru ve adil olması için çok yönlü çaba gösterdik. Gazete ve televizyon kanallarında durumu anlattık, YÖK ve ÖSYM nezdinde girişimlerde bulunduk, hekim arkadaşların organize bir şekilde kamuoyu oluşturmasını sağladık… vs.

Pek çok sonucu da aldığımızı düşünüyorum:

1. 5 itirazımızdan 4’ü tam istediğimiz gibi değiştirildi.

2. İlk kez, iptal edilen soruların akıbeti ÖSYM tarafından resmen duyuruldu ve bu sorular herkesin doğru kabul edildi.

3. ÖSYM; komisyonları tekrar toplayarak günlerce soruları tekrar inceledi… Bunun doğal sonucu, bundan sonraki sınavların daha dikkatli hazırlanması olacaktır.

Hak edenin kazanması dileğiyle…

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6022/sinavin-erte...k-ettikleriniz
SINAVIN ERTELENMESİ İLE İLGİLİ MERAK ETTİKLERİNİZ
Değerli meslektaşlarım,

18 – 19 Eylül tarihlerinde yapılacak olan TUS ertelendi. Daha sonra şok bir duyuru ile Nisan 2011 ile birleştirilip Ocak’ta yapılacağı yazıldı. Hem ÖSYM hem de Sağlık Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunduk ve sınav 11-12 Aralık 2010 tarihine alındı. 2011 sınav takvimi TUS 2 kez olacak şekilde yani hiç değişmeden yapılacaktır.

Pek çok soru işareti açıkta kaldı. Bunların bazılarına cevap ve kanaatlerimizi aşağıdaki yazımda bulabilirsiniz.

Sınav neden ertelendi?
Aldığımız bilgiler, okuduklarımız ve basit mantıkla düşündüklerimizi yan yana koyarsak; KPSS skandalı nedeniyle ÖSYM’nin bilgisayarlarına savcılık ve polis tarafından el konuldu ve böylece soruların mahremiyeti, gizliliği bozulmuş oldu. Zaten ÖSYM sadece TUS’u değil diğer kalan tüm sınavları da erteledi.

Sınavda sorular sizce nasıl olacaktır? Eski soru çıkmayacaksa nasıl çalışmalı?
Soru gizliliği açısından mevcut bankanın kullanılamayacağını düşünüyoruz. Her yeni soru hazırlayan da en önemli konuları açıp oradan soracaklardır, Uzaydan soru mu getirecekler?
Nelerin nasıl sorulabileceğinin en kolay ve en sağlıklı yolu çıkmış TUS sorularına bakmaktır. Çünkü onları da hocalar hazırlamışlardı. Bunun için TÜM TUS SORULARI’nı çalışmak akıllıcadır, sadece şu farkla: Siz bu konuda sınav sorusu hazırlasaydınız ne sorardınız? Böyle bakın her şeyin aslında net olduğunu hissedeceksiniz.

Sınav için yeni bir başvuru olacak mı? Giriş kartlarımız geldi, ne yapacağız?
ÖSYM; en son durumda yeni başvuru kabul etmeyeceğini eski giriş evraklarının geçerli olduğunu belirtmiştir.

En son 2007 Eylül sınavında yabancı dil barajını geçmiştim. Bu eylülde muafiyetim geçerliydi. Şimdi sınav eylül sonrasına ertelendiğine göre benim muafiyetim ne olacak?
Siz, mağdur eden değil, mağdur edilensiniz. Eylül 2010 için her şey ( sınav kağıdı, sınav yeri, …vs. ) geçerli olacağına göre mutlaka muafiyetiniz de geçerli olmalıdır Aksi, akla da hukuka da aykırıdır.

Uzun dönem kursiyerlerinize verdiğiniz Spot bilgiler ve TUS soruları spotlarını kitaplaştırıp kursiyeriniz olmayanların da hizmetine sunacak mısınız?
Biz bunu zaten yaptık ve iki cilt halinde piyasaya sunduk. Çok kıymetli bir eser oldu. 70’ten fazla eğitmenin 3 yıl boyunca sürekli geliştirerek oluşturdukları ustalık eserimiz oldu. Kitabevlerinden veya*****www.klinisyen.com*****sitemizden inceleyebilirsiniz.

Aralık sınavı için yeni bir TUS KAMPI yapacak mısınız?
Bir sebeple Eylül kampımıza katılamayan meslektaşlarımızı öncelikle düşünerek sadece Ankara’da TUS KAMPI yapacağız. Bununla ilgili detaylar için tıklayınız

Yeni bitmiş olan Eylül TUS KAMPI katılımcıları için pozitif anlamda neler yapacaksınız?
Öncelikle onları kamp sonuna kadar konsantre tutmak için çabaladık. Yeni sınavdan hemen önce 5 gün süreyle kritik branşlarda çok yoğun bir SORU ÇÖZÜMÜ ve SPOT TEKRAR yapacağız. Bunu, onların motivasyonu için hediye olarak yapacağız.
Ayrıca her 3 haftada bir TUS DENEME SINAVI yapacağız. Bu denemelerimize her meslektaşımız katılabilecektir. Üç haftada bir yapmamızın nedeni 3 haftada bir tekrar atma hedefini canlı tutmak içindir. Bu sorunu fırsata dönüştürmek sizin elinizdedir.

Ekimde başlaması gereken yeni dönem kursları ne olacak, sınavın geçmesini bekleyecek misiniz?
Tam zamanında (büyük çoğunluğu 23 Ekim’de) başlatacağız. TUS ertelendi diye biz kış dönem başlangıcımızı ertelemeyeceğiz. Ancak bu TUS’a girecek kış kursiyerlerimizi serbest bırakacağız. TUS öncesi kampa gitmek isterse bedel almadan KAMP + Kalan kış dönemi derslerini sadece bu sınava özel olarak tek dönem fiyatı ile sunacağız. Bu sınavda kazanırlarsa da sadece kamp, not ve dinledikleri dönem dersleri dışındaki tutarı iade edeceğiz. Bununla ilgili detayları ve seçenekleri şubelerimizden öğrenebilirsiniz.
Hayat düz bir çizgi olsaydı asıl o zaman çekilmez olurdu. Tüm bu yaşananlar aslında normal ve olabilecek şeyler…Dayanma gücü yüksek ve mutlu olabilme eşiği düşük olan öne geçecektir.

Başarı dileklerimle.
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6018/simdineolacak
ŞİMDİ NE OLACAK? Ya da NE OLMALI?
(23 Aralık 2010 Perşembe)
ÖSYM ilk kez farklı bir uygulama yaptı:

2010 Aralık TUS puanları açıklanmadan önce bazı soruları iptal ettiğini duyurdu.

Çünkü; basın, siyaset ve kamuoyundan yoğun baskılar geldi.

Ancak, iptal gerekçesi çok sıra dışı ve düşündürücüydü: “Cevap kâğıtlarının optik okuyucuda okunmasından sonra yapılan ve madde analizi olarak ifade edilen ilk işlemde, tüm adayların sorulara verdikleri cevapların dağılımı incelenmektedir. Bu sayede adayların, özellikle de başarılı adayların cevap olarak farklı seçenekleri tercih ettiği sorular özel olarak yeniden ele alınmakta, soru hazırlayan ve bilimsel açıdan soruları denetleyen akademisyenlere iletilerek soruların yeniden değerlendirilmesi sağlanmaktadır. 12 Aralık 2010 tarihinde yapılan TUS Bilim Sınavında da bu süreç işletilmiş ve optik okuma sonucu yapılan madde analizi ve bilimsel denetçi akademisyenlerin yeniden değerlendirmesi sonucunda…”

Duyuruda; itirazlara değinilmemesi, sonuç açıklama esnasında ek iptallerin olabileceği yönünde bir açık kapı bırakıldığını da düşündürüyor.

Peki ne olacak? Hekimler nasıl hareket etmeli?

Öfkeli değil sükûnetle ve akıllı hareket edilmelidir.
1. Puanların açıklanması beklenmelidir.

2. Yeni iptaller söz konusu olmazsa; olayın ÖSYM tarafından “geçiştirilmek istendiği” kesinlik kazanacaktır.

3. Bu durumu böylece kabullenmek, bundan sonraki tüm sınavlarda aynı hataların tekrar tekrar yapılmasına fırsat tanıyacağı için sağlıklı ve adaletli olmayacaktır. Bu sınav bir dönüm noktası olmalı ve bundan sonraki sınavlar; dağılım, doğruluk, zorluk ve ölçücülük açısından gerçek birer sınav haline gelmelidir. Tatmin edici bilimsel açıklamalar yapılmadığı sürece olayın Danıştay’a açılacak bir “Yürütmeyi Durdurma” davasına dönüşeceği maillerle ÖSYM’ye şimdiden iletilmelidir.

4. Sınavın iptali gibi bir söylem, bu sınava emek harcamış ve plan yapmış herkese ihanet olacaktır. Bu sebeple hukuki yola başvuracak olan herkes sadece “yanlış soruların iptali ve herkes için doğru sayılması” üzerinde durmalıdır.

5. ÖSYM, bu sınavı yapmaya devam etmelidir. Bakanlık ya da üniversitelerin eline düşecek olan bir sınav hekimler için hiç şüphe yok ki daha kötü sonuçlar doğuracaktır. Bu istek ve güven ihtiyacı, her hekim tarafından ÖSYM’ye maillerle iletilmelidir.

6. TUSDATA olarak bugüne kadar tüm resmi makamlar ve ÖSYM nezdinde girişimlerde bulunduk. Ne yazık ki, rakiplerimizin destek yerine köstek olarak, hazımsızlık gösterip, kurumumuzu ve şahsımı ÖSYM ve Cumhurbaşkanlığı’na jurnallemeleri etki düzeyimizi düşürmektedir. Kurum olarak; dava açmak gibi bir irademiz olmayacak ancak hukuki yola müracaat etmek isteyenlere yol gösterici rolümüz devam edecektir. Bu rol; sınavın iptali değil sadece kalan 4 sorunun iptali ile adaletin sağlanması ve sınavın ÖSYM tarafından yapılmaya devamı çerçevesinde sorumluluk bilinci içerisinde olacaktır.

7. Umuyoruz ki; ÖSYM hatayı kabullenir ve adalet sağlanır. Ayrıca bundan sonraki sınavlar daha düzgün ve ölçücü olacak şekilde hazırlanırda gerçekten çalışanlar emeklerinin karşılığını alırlar.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6015/kamuoyuna-duyuru
KAMUOYUNA DUYURU

(18 Ocak 2012)

TUSDATA olarak ülkemizin 30 ilinde sürekli ve düzenli hizmet vermekteyiz.

Eğitim ve hizmetin ve her cephesinde çıtayı sürekli yükselttik. Rekabete yeni açılımlar getirdik.

Bu rekabete güç yetiremeyen pek çok kurum bugün artık yok. Neredeyse hepsini, bedelini ödeyerek TUSDATA olarak bünyemize kattık. TUS-SİSTEM, UTS Başkent, ProspekTUS, TUSMED bunlardan bazılarıdır.

Doğal olarak bu kurumları alırken sadece iyi ve sevilen hocalarını da bünyemize katarak sürekli güçlendik.

Son olarak 18 Haziran 2009’da imzaladığımız bir protokolle 12 yıllık bir kurum olan TUMER; herşeyi ile 12 şubesi, tüm telif hakları, demirbaşları, yayınları, kursiyerleri ..vs ile bünyemize kattık.

İhtiyacımız olan ve sevilen tüm hocaları (biri hariç) ile kadromuzu daha da güçlendirdik. İhtiyacımız olmayanlara teklif daha götürmedik.

Çalışabileceğimiz ama çalışmadığımız tek hocanın da TÜMER kursiyerlerini yarı yolda bırakıp derslerini anlatmaktan dahi imtina edecek kadar etik dışı davranması, çalışmamamızın tek sebebidir. Düşünün ki yenidoğanın veya kardiyolojinin yarısını anlatmış yarısını anlatmayı reddeden ve kursiyerleri apaçık mağdur eden bir hoca var. Siz olsaydınız ne yapardınız?

İsim hakları ile beraber TUMER’in her şeyini TUSDATA almış iken, bir rakip kurumun internet sitesinde şaşkınlıkla izleyeceğiniz reklamlar dönmeye başladı. Zaten batmış olan bir kurumun Genel Müdürü, ya da bizim çalışmayı hiç düşünmediğimiz hocaları ya da TUMER’in zaten boşalttığı şubeleri yeniden kiralayıp onlar üzerinden ve TUMER adını kullanarak reklam yapma çabasını anlayamıyoruz. Rekabetin de bir etiği yok mudur? Çaresizlik ve asgari ahlaktan yoksunluk olarak tanımlayabileceğimiz bu haksız ve hukuksuz girişimler karşısında önce bir müddet beklemeyi seçtik. Sonra kendilerine avukatlarımız ve noter aracılığı ile uyarı gönderdik.

Maddi ve manevi dava açma hakkımız olduğu halde sabırla hatalarından dönmelerini ve hekimlere yakışan bir tavır ortaya koymalarını bekliyoruz.

Kamuoyunun gözü önünde cereyan eden bu haksızlığın devam etmesi durumunda her türlü hukuki yola başvuracağımızı belirtiyor, konuyu kamuoyunun vicdanına havale ediyoruz.

“Aslanlar avlanır, çakallar artıklarla beslenir”

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5977/devekusu
DEVEKUŞU ve ÖSYM
Burası Türkiye ve yıl 2011…

İnternet çağındayken başınızı kuma gömebilir misiniz? ÖSYM gömüyor. Hatalı sorular, hatalı değerlendirmeler ve eksik gelen notlar sorununu neredeyse HİÇ BİR ŞEY YAPMADAN atlatma derdinde… Kulaklarını her türlü çığlığa İNADINA kapamış durumdalar. Böyle yaparlarsa prestij kaybına UĞRAMAYACAKLARINI zannediyorlar.

Yanılıyorlar.

Tam da yeniden güven kazanabilecekken, 30 yıl önceki ilkel reflekslerle hareket ediyorlar.

Bir ülkede, yöneticiler adaleti sağlamakla görevlidirler. Kendi prestijleri için adaleti önemsemiyorlarsa ve hak arayanları “kopyacıların üzerine gittiğimiz için böyle davranıyorlar” gibi ucuz yöntemlerle uzaktan suçlama yoluna gidiyorlarsa, o koltuk EHLİNDE DEĞİL demektir.

Bugüne kadar; her sınavda istediğimiz, sınavın sağlıklı ve iyi ölçen bir sınav olmasıydı. Her sınav; soruların açıklandığında akademik heyetlerimizle tüm soruları inceledik, iptali için kesin ve net textbook delilleri olan tüm yanlış soruları ortaya koyduk, hekimlerimize adalet için yol gösterdik. Neden diğer bazı sorulara itiraz etmediğimiz ile ilgili türlü türlü söylentiler yayılmak istense de doğru bildiğimizden şaşmadık.

Yetmedi… ÖSYM’nin en üst düzeyde yürütme kurulu üyelerine YÖK Başkanlığı’na, YÖK Başkanvekilliği’ne gidip durumu delilleriyle anlatıp bu konuda hassasiyet oluşmasını sağladık.

Bugüne kadar yaptığımız her şeyi bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Bizim hakkımızda yapılan söylenti ve iftiralara aldırış etmeyeceğiz. Yok acaba TUSDATA soruları satın almış olabilir miymiş?, yok soruları bazı! ÖSYM görevlileri TUSDATA’ya sızdırıyor muymuş, yok ÖSYM’yi elimizde oynatıyor muymuşuz, yok efendim bütün bu çabaları TUS birincisi çıkarmak için mi yapıyormuşuz…vs, vs… Kedi uzanamadığı ciğere pis dermiş ya, bütün bu çirkin söylentiler; bizim için söyleyenin düzey sorununu ve aşağılık kompleksini göstermekten öte bir anlam ifade etmez. Meyveli ağacı taşlayacaklarını biliyoruz.

Haklı olduğumuz konularda ısrarlı itirazlarımızla, ÖSYM’yi elbette rahatsız edeceğiz. Bizim gibi kurumların varlığı denge için ve yetkili kişilerin daha ciddi çalışması için önemlidir ve gereklidir, her iktidara bir muhalefetin gerekli olduğu gibi. Biz; adayları sınavlara hazırlayan bir kurum olarak, doğru duruş neresi ise o duruşu sergilemeye devam edecek ve daima doğru yerde duracağız.

ÖSYM bu ülke için önemlidir. Acilen 2011 yılına uygun şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Sınavlar için alınan güvenlik tedbirleri gerçekten sınav güvenliğini sağlayacak ve insan tabiatına uygun olacak şekilde devam ettirilmelidir. Bunun yanında sınavın niteliği, ölçücülüğü ve doğruluğu konusunda modern ve etkili yöntemler uygulanmalıdır.

Son olarak; ÖSYM, halka ve itirazlarına saygı duymalıdır. Çığlıklara karşı hassas olmalıdır. Kamuoyu vicdanının rahatı için gerekirse, yeniden değerlendirebilecek kadar adaletli ve cesur bir sınav olmalıdır ki biz halk olarak, ÖSYM’ye güvenmeye devam edelim.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5962/netlerin-dusuklugu-ile-ilgili
NETLERİN DÜŞÜKLÜĞÜ ile İLGİLİ…

(26 Aralık 2010 Pazar)

Aralık 2010 TUS sonuçları açıklandıktan sonra pek çok meslektaşımız netlerinin eksik geldiğini düşünmüş ve fikirlerini çok farklı yollarla paylaşmış ve teyit etmişlerdir. Hakim kanaat, netlerin düşük geldiğidir. Netleri beklediği gibi gelenler olduğu gibi 1 netten 20 nete kadar düşük geldiğini belirtenler de mevcuttur.

Bu durumda sınavın adaleti açısından haksızlık olduğunu düşünen meslektaşlarımızın ÖSYM’ye rutin itiraz prosedürü dahilinde –mümkünse bizzat Ankara’ya gelerek- itiraz etmeleri gerekmektedir. Ankara’ya gelenlerin, bizzat yetkililere durumu anlatmak için çaba sarfetmeleri faydalı olacaktır. Gelemeyenler ise sadece kargo ve posta yoluyla itiraz edebilirler. Mail, faks veya telefon yoluyla itirazlar kabul edilmemektedir.

Ayrıca her meslektaşımızın*****osym@osym.gov.tr*****mail adresine düzenli ve dili nazik ama beklentisini açıkça ifade eden mailler göndermeleri de yetkililerin hassasiyetini artıracaktır.

Bunun için ÖSYM tarafından hazırlanan GENEL AMAÇLI DİLEKÇE kullanılmalıdır. Bu dilekçe ve prosedürler için,*****http://www.tus.com/7757/aralik-2010-...atali-sorular1*****sayfasındaki “İtiraz Prosedürü ve “Genel Amaçlı Dilekçe Örneği” için TIKLAYINIZ…” bölümündeki prosedürlere uyup dilekçe örneğini doldurduktan sonra ÖSYM’ye iletmeleri gerekmektedir.Bu dilekçenin en sonundaki “İsteğim:” bölümüne aşağıdaki ifadeleri yazmaları faydalı olacaktır.

İsteğim : 12 Aralık 2010 TUS’una giren bir hekimim. Sınavdan hemen sonra açıklanan soruları incelediğimde tahmini netlerimi hesaplamıştım. Puanlar ve netler açıklandığında ise beklediğimin çok altında (……net) eksik geldiğini fark ettim. Hekimlerin internette buluşma noktası olan bazı forum sitelerinde pek çok arkadaşımın da aynı durumdan bahsettiklerini görünce bunun tıpkı İlkbahar Dönemi TUS gibi bir değerlendirme hatasından kaynaklandığını düşündüm. 3 ayrı sebeple bu durumun meydana gelmiş olabileceğini ben ve pek çok meslektaşımız düşünüyoruz:

1- İptal edilen 4 soru (veya bunlardan bazıları) her iki kitapçıkta ya da birinde herkes için doğru olacak şekilde kodlanmamış olabilir. Bu soruların, herkes için doğru kabul edileceği duyurulmuştu.

2-Her iki kitapçık ya da biri için hazırlanan master doğru cevap anahtarı bazı sorular için hatalı olabilir. Önceki itirazlarda hekimlerin cevap kağıtları zaten yanlış olan master cevap anahtarı doğrultusunda değerlendirilerek maddi bir hata olmadığı söylenmiş ama bu hata ÖSYM tarafından nice baskılar sonucu kabullenilmiş ve hata düzeltilmişti. Yani mevcut cevap anahtarının doğruluğu mutlaka yeniden her iki kitapçık için de dikkatle teyit edilmelidir.

3-ÖSYM tarafından verilen kalem ve silgiler, hatalı değerlendirmeye neden olmuş olabilir. Önce işaretleyip sonra sildiğimiz bazı sorular optik okuyucu tarafından çift cevaplı gibi algılanarak yanlış kabul edilmiş olabilir.

Bu 3 olası durumun hassasiyetle gözden geçirilerek, benim ve sınava giren tüm adayların cevap kağıtlarının ve sonuçlarının yeniden değerlendirilmesini talep ediyorum.

Bu üç olası durumu tüm yetkililere ulaştırılarak en sağlıklı sonucun alınması için kurum olarak en üst düzeyde çaba sarfedeceğimizin de bilinmesini isteriz. Küçük hedefler ya da iritasyon peşinde olmadığımız iyi niyetli herkesin malumudur. Önemli olan geç de olsa adaletin yerini bulmasıdır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5940/aralik-2010-tus-degerlendirmesi
Aralık 2010 TUS Değerlendirmesi

Erteleme, yeni sorular, güvenlik tedbirleri,kış … derken nihayet Aralık 2010 TUS yapıldı.

Sınav için öne çıkanları teker teker değerlendirelim ki sonraki sınavlara yol gösterici olsun:

1. GÜVENLİK TEDBİRLERİ

Neredeyse tamamı önemli ve yerindedir. Sadece 4 saat boyunca adayların tuvalet sorunu yüzlerce meslektaşımızı olumsuz etkilemiştir. Bunun tek çözümü vardır. Sınav sabah ve öğleden sonra olmak üzere iki oturumda yapılmalıdır ve bu konuda herkes her yolla ÖSYM’ye fikirlerini yapıcı şekilde iletmelidir.

2. HATALI SORULAR

Belki aceleye geldiğinden, belki de güvenlik kaygıları ön planda olduğundan bu sınavda çok sayıda (en az 7) hatalı ve iptali gereken soru vardı. ÖSYM, mutlaka buna bir çare bulmalıdır. Sorular, hem iki kaynaktan doğrulanmalı, hem de en az bir akademik kontrolden geçmelidir. “Aceleyle hazırlanmış ve hazırlandığı gibi sorulmuş” görüntüsü ÖSYM’ye yakışmamaktadır.

İtiraz dosyamız için TIKLAYINIZ…

3. SORULARIN DAĞILIM SORUNLARI

Sorular, branş içinde dengeli dağılmamıştır. Her konudan soru sorulamamış, sorular belli konulara sıkıştırılarak “adalet” yönü zedelenmiştir.

Örneğin, Anatomide kemik, kas, eklem gibi fakültede anlatılan konuların tam yarısından hiç soru sorulmamış, tüm sorular diğer yarısından sorulmuştur.

Bu sorun da, ÖSYM tarafından bilimsel standartlara kavuşturulmalı ve acilen uygulamaya geçirilmelidir.

4. SORULARIN ZORLUK ve ÖLÇÜCÜLÜĞÜ

Genelde; kolay sorular “çok kolay”, zor sorular ise “çok zor” sorulmuştur ki ikisinin ayırıcılığı da YOKTUR. Eğer ÖSYM, her soru için “Zorluk İndeksi” ve “Ayırıcılık İndeksi” hesaplamalarını yaparsa (ki hala yapıp yapmadığını bile bilmiyoruz) ayırıcılığı çok düşük bir sınav olduğu ortaya çıkacaktır.

Bir başka sorun da şudur: Bir pratisyenin asla kullanamayacağı, kullanmayacağı, bir uzmanın bile uzmanlık hayatı boyunca karşılaşmadığı pek çok uç, hatta uç ötesi bilgilere ait soruların sayısında da artış mevcuttur. Bu, ANLAMSIZdır. Özellikle Anatomi, Cerrahi ve Kadın Doğum sorularını hazırlayanlar gözden geçirilmelidir.

Dünyada; ayırıcı ve ölçücü, ayrıca seviyeye uygun soru hazırlamanın evrensel ve bilimsel standartları vardır ve bu standartlar ÖSYM tarafından da mutlaka acilen uygulanmalıdır.

Meslektaşlarımız içinde; yakın çevresinde basın mensubu, bürokrat, akademisyen, milletvekili… gibi ÖSYM’ye kolayca ve etkin şekilde ulaşabilecek durumda olanlar eleştirilerini yapıcı bir şekilde ama ısrarla ÖSYM’ye iletmelidirler ki bundan sonraki sınavlar gerçekten adil, ölçücü ve ayırt edici doğal olarak da hak edenin kazanacağı sınavlar olsun.

Burada doğal olarak sınavın olumsuzluklarını dile getirsek de hak edenin kazanmasını diliyoruz
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

Doktor sana bır çare
http://www.aksiyon.com.tr/dosyalar/d...ir-care_502065

Uzmanlık sınavında hatalı soru iddiası
http://www.zaman.com.tr/gundem_uzman...i_2085327.html
İSTANBUL
3 Mayıs 2013, Cuma
Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda 6 sorunun hatalı olduğu iddia edildi. Adaylar, durumu ÖSYM’ye iletti, ancak hatalı soruları referanslarıyla birlikte sunan diş hekimlerinin talepleri kabul edilmedi. ÖSYM, sadece 2 sorunun cevabını değiştirdi.

Paylaş
Tweetle
Paylaş
Gönder
Yazdır
A A
Nisanda yapılan Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda (DUS) 120 sorudan 6’sının hatalı olduğu tespit edildi. Mağdur adaylar, hatalı soruları referanslarıyla birlikte ÖSYM’ye iletti ancak talepleri kabul edilmedi. ÖSYM sadece 2 sorunun cevabını değiştirdi. 50 diş hekimi, dava açmaya hazırlanıyor. Hekimleri 37 merkezle sınavlara hazırlayan TUSDATA tus ve dus dersaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Sami Selçuk Biricik, “Soruların yanlışlığını uzman hocalarımız tespit etti. Fakat bireysel başvurularda istenen sonuç çıkmadı. ÖSYM adaylara bir cevap yazısı bile yazmıyor.” diyerek tepki gösterdi. Biricik, Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda da (TUS) ciddi hatalar olduğunu söyledi. ÖSYM yetkilileri ise şikâyet dilekçelerini bilim kurulunun incelediğini ve iki soruyla ilgili düzeltme yapılmasının kararlaştırıldığını bildirdi.

Geçtiğimiz yılın nisan ayında yapılan Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda çıkan 120 sorudan 6’sının hatalı olduğu tespit edildi. Mağdur adaylar, hatalı soruların referanslarıyla birlikte Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’ne (ÖSYM) başvurdu. ÖSYM ise bu hatalı sorulardan sadece 2’sinin cevabını değiştirdi. Diş hekimliği sınavındaki sorulara itiraz eden ve Türkiye’de bu alanda sınav hazırlığı yapan 37 merkeze sahip olan Tıpta Uzmanlık Sınavı Hazırlık Merkezleri (TUSDATA) Yönetim Kurulu Başkanı Sami Selçuk Biricik, “Söz konusu soruların yanlışlığını uzman hocalarımız tespit etti. Fakat ÖSYM’ye yapılan bireysel başvurularda istenen sonuç çıkmadı. ÖSYM kendince bir karar veriyor ve adaylara bir cevap yazısı bile yazmıyor.” dedi.

Soruların dilekçelerde hatalı olduğunun bariz bir şekilde görüldüğünü anlatan Biricik, “Bunu normal okuyanlar bile açıklamalı yazılarla anlayabilir. Fakat ÖSYM ne yapıyor bilemiyoruz. Sadece DUS sınavında değil, nisan ayında yapılan TUS’ta da ciddi hatalar var. 12 soruya itiraz edildi. ÖSYM 6’sını iptal etti. 2’sinin cevabını değiştirdi. 4 soruya da bir şey yapmadı. Fakat hiçbir adaya cevap yazısı gelmedi.” açıklamasını yaptı. Biricik, hem DUS hem de TUS’a giren adayların dava açacağını aktardı.

Sınava girenlerden biri olan Diş Hekimi Ahmet Caner Irklı ise, “6 soruda hata tespit edildi. Bunu referanslarıyla birlikte ÖSYM’ye ilettik. ÖSYM sadece bizim bir sorumuzu ve bizim iletmediğimiz başka bir soruyu iptal etti. Daha sonra sınav sonucunu açıkladı. Yarım soru bile sıralamada çok şey değiştiriyor.” diye konuştu. Daha önce üniversitelerin bünyesinde yapılan diş hekimleri için uzmanlık sınavları, 2012’den itibaren merkezî sınav sistemine geçti. İlk sınav 2012’nin Nisan ayında yapıldı. İkinci sınav geçtiğimiz eylül ayında, son sınav ise Nisan 2013’te 1.200 diş hekiminin katılımı ile gerçekleşti. Adaylardan 200’ü asistanlık eğitimi alacak.

Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK'ten ÖSYM Başkanı'na Televizyonda "Açık Oturum" Çağrısı ...




3 Eyl 2012 tarihinde yayınlandı
Aralık 2010 Tus sorularındaki hata 19 ay sonra mahkeme kararı ile neticeye bağlandı, Doktorlar ise mağdur! Samanyolu Haber'in Uz.Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK ile yaptığı Video röportajlı haberi izlemek için tıklayın.
STV'nin Aralık 2010 TUS Skandalı ile ilgili Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK ile röportajı






BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz
Bekliyoruz ama ÖSYM de bu ilişkiler normal



Geç kalma falan yok, zararın neresinden dönersen kardır. Bundan 7-8 kadar yıl önceydi. 5-6 defa girdiğim ÜDS lerden 50-60 arası alıp duruyordum. Meşhur bir TUS dersanesinin Meşhur bir sahibi -ki iyi İngilizce bilmesi ile de tanınır- yerime ÜDS ye girebileceğini söyledi. "Sen de sarışın gözlüklüsün ben de, kimse anlamaz bile, ben böyle çok kişiye ÜDS-KPDS kazandırttım" dedi. Tabi teklifini "bütün akademik hayatımı b.k çukurunun üzerine bina edemem" diyerek reddettim. 1-2 sınav daha sürünüp kendim 71'imi aldım. Eğer yakalanırsa "sevgili JOKER abimin" aleyhine tanıklık ederim.
Allah islah etsin, bir adamın her işi mi YAMUK olur ya?

BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük (MİLLİYET, AKİT) gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı (SINAVLARI) ile ilgili asılsız iddialarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı (?) mahiyette açık mektup yazan bir grup isim (Alp KARATAŞ Uz.Dr. Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK), ÖSYM'yi ağır suçlamalarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.

Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.

ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde (?) mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir. (?)

İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı(SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir, ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır, ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez (? Kuruma mı adaya mı ?).

Söz konusu ilan, ticari malzemesi (?) giderek tükenen (?) bir TUS hazırlık dersanesinin (TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) organizasyonu (?)olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur (?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MEZKUR DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?)) dershanenin (DERSANE) bu saldırılarını(?) yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin (RIZA ABİ Mİ ? RIZA ERÖKSÜZ ABİ DERSANE İDARECİSİ DEĞİL ) , bu deshaneye (DERSANE) bir şekilde bağlı kişileri ( Alp KARATAŞ Uz.Dr.Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK ) organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde (?) malum(?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MALUM DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) )dershane (DERSANE) sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin (Uz.Dr. Ahmet ERKEK ?, Uz.Dr.Sami SELÇUKBİRİCİK ?, Prof.Dr. Dr. Sema SELÇUKBİRİİCK, Dr. İdris ŞAHİN ? Dr. İlker Ulaş SUNGUR ?, Dr. Gökhan ERSOY, Fatih SELÇUKBİRİCİK?, Ercan ÖZTÜRK? Emrah KABATAŞ? Salih AYDIN? Osman ERER?, Tolga BİÇER? Mehmet Ali Gülçelik ? Anıl ÇUBUKÇU? Şadin Balsak?, Ahmet Cevdet Çitoğlu?, Murat Erkeçoğlu?) de eski bir tarihte (Tarihlerde?) başkasının (başkalarının?) yerine (?) sınava girdiği tespit edilmiş (?), ancak başlatılan soruşturma (?) zaman aşımı (?) dolayısıyla akim (?) kalmıştır.

ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.

Adaylara ve kamuyouna (KAMUOYUNA) duyurulur.


Hiç etik değil de suç. Ösym tarafından korunuyorlar gibi gibi gibi

ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, son 10 yılda yapılan sınav sonuçlarına yönelik detaylı incelemeler yapmak üzere Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi kurduklarını bildirdi

13 Kasım 2017 20:00

ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, yaptığı açıklamada, yeni kurdukları Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi'de ÖSYM tarafından son 10 yılda yapılan tüm sınavların masaya yatırılacağını açıkladı. Birimin her bir sınavla ilgili çok sayıda farklı analizi gerçekleştireceğini belirten Özer, şunları kaydetti: "Bu bağlamda her bir sınav için tüm sınav merkezlerine yönelik derinlemesine olağan dışılık analizi yapılacak. Aynı zamanda biyometrik analiz yaparak bir adayın yerine başka birinin sınava girip girmediğini tespit edebileceğiz. Söz konusu birim, ihbarları değerlendireceği gibi her bir adaya yönelik kapsamlı analizler yaparak olağan dışı bulguları tespit edecek. Birimde, her bir adayın girmiş olduğu aynı tip sınavlarda sınav sonuçları değerlendirilecek ve olağan dışı bir bulguya rastlanması halinde adayların eşdeğer sınava çağrılması için gerekli süreç de yönetilecek."

OLAĞAN DIŞI BİR DURUMDA SUÇ DUYURUSUNDA BULANACAĞIZ

Özer, söz konusu birimin ilk olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturmalara konu sınavları analiz etmeye başladığını vurguladı. Analizlerin kasım ayı sonu itibarıyla bitirileceğini açıklayan Özer, "Sonra soruşturma olup olmadığına bakmaksızın son 10 yılın tüm sınavlarının olağan dışılık raporlarını hazırlayacağız. Olağan dışı bir durum tespit edilmesi durumunda suç duyurularında bulunacağız." dedi.

BİRİM, 34 JOKER BELİRLEDİ

ÖSYM Başkanı Mahmut Özer, süreçte elde edecekleri bulgulara bağlı olarak 10 yıllık inceleme süresini de genişletebileceklerine işaret etti. Birime bağlı komisyonların çalışmaları sonucunda şu ana kadar 34 joker aday belirlediklerini ifade eden Özer, "43 adayın sınav sonuçlarını iptal ettik ve toplam 77 kişi ile ilgili suç duyurusunda bulunduk. Ayrıca 21 adayı eşdeğer sınava çağırdık. Eşdeğer sınava katılan 6 adaydan 3'ünün sınavı geçersiz sayıldı. Sınav güvenliğine yönelik çalışmalarımız devam ediyor." bilgisini verdi.

Anadolu Ajansı

ANASAYFA > Basın Odası > Haberler > 2014 > Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar (16.09.2014)
Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar (16.09.2014)

BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı ile ilgili asılsız iddialarla Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı mahiyette açık mektup yazan bir grup isim, ÖSYM'yi ağır suçlamalarla töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.


Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.


ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir.


İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir,
ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,
Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır,
ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez.

Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS hazırlık dersanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur dershanenin bu saldırılarını yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin, bu deshaneye bir şekilde bağlı kişileri organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde malum dershane sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin de eski bir tarihte başkasının yerine sınava girdiği tespit edilmiş, ancak başlatılan soruşturma zaman aşımı dolayısıyla akim kalmıştır.


ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.


Adaylara ve kamuyouna duyurulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=215&d=1293920233

Dr. Rıza Eröksüz' e; bir dersane sahibinin yoğun baskı yaptığı ÖSYM Yetkilisi Kim???
Dr_samsa ya; maddi güç bu iletişimde rol oynadı mı?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=218&d=1293921743

**** ne demek? http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=220&d=1293921833

MEcburum kim?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141

Drasc ye; bu tanıdıklara sınavdan önce de gidildi mi? Tanıdık isimler halen ÖSYM de çalışıyor mu?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=179&d=1293276103

03.02.2015

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA,



Aşağıda belirtilen sorularımın, Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi AVCI tarafından yazılı olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.

Prof.Dr. Alim Işık
MHP Kütahya Milletvekili

Eylül-2014'de yapılmış olan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) sonrasında bazı medya organlarına da yansıyan haber ve iddialarla ilgili olarak;

1. 14.09.2014 tarihinde yapılan TUS ve DUS (Dişte Uzmanlık Sınavı)'a giren bir grup Doktor ve Diş Hekimi adına Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakana hitaben yazılan ve adeta ÖSYM Başkanlığını şikayet ederek zan altında bırakan Basın Duyurusundan Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Varsa bu konuda şimdiye kadar Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ve kimler hakkında ne gibi yaptırımlar uygulanmıştır?
2. Anılan Basın Duyurusuna cevaben, ÖSYM Başkanlığının 16.09.2014 tarihli ve "Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar" başlıklı Basın açıklamasında yer alan "Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS Hazırlık Dershanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir." ibaresiyle kastedilen dershane hangisidir? Bu dershanenin kurucuları, yöneticileri ya da sahipleri kimlerdir?
3. Anılan dershanenin ticari sermayesinin tükendiği kanaatine nasıl varılmıştır? Anılan dershanenin sahibi olduğu ya da ilişkisi bulunduğu sosyal medya siteleri ya da platformları kimlere aittir ve aralarında ne tür ilişkiler söz konusudur?
4. ÖSYM Başkanlığınca yapılan Basın Açıklamasında "başkasının yerine sınava girdiği" tespit edilen dershane sahibi kimdir?
5. Anılan dershane sahibi hakkında başlatılan soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle akim kaldığı iddiaları doğru mudur? Doğru ise söz konusu soruşturma; ne zaman, hangi gerekçelerle ve kimler tarafından başlatılmıştır? Soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle sonuçsuz kalmasında kimlerin ihmali ya da baskısı olmuştur?
6. Anılan soruşturmanın sonuçsuz kalmasına yol açan sorumlular kimlerdir? Bu sorumlular hakkında Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ya da yapılmaktadır?
7. Anılan konuya ilişkin Bakanlığınız görüşü nasıldır?

HABER KAYNAĞI

https://m.facebook.com/alimbeymv/photos/a.10150215600110439.348294.394258745438/10153121382490439/?type=1&refid=17

sayın durömuş günay bu sorulara cevabınız var mı?
BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz

ÖSYM'den Bilgi Sızması- Moderatörler

drasc
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=569&d=1297971083

drasc

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=179&d=1293276103

samsa

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=218&d=1293921743

drsvc
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=221&d=1293921853

Nasıl Yani

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=652&d=1299332856

nasıl küçük görüşmeler???????

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=653&d=1299332870
dr.objektif

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=206&d=1293908105

hakimle görüşme

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=654&d=1299332909
hacettepecerrah

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=209&d=1293916441

drrıza
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=215&d=1293920233
bezgin şirin
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=220&d=1293921833

mecburum

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=224&d=1293979413

mecburum

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141

mecburum

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=228&d=1293991295

ÖSYM yi

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141sadece + bakanlığı?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=375&d=1296165518

+ uzmanlık kurulu ??

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=373&d=1296163987

+ meclis

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=377&d=1296193767
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=301&d=1294754853
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=361&d=1296151462

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=360&d=1296151447

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=249&d=1294334122

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=342&d=1295901376


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=324&d=1294863671

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=323&d=1294863647

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=235&d=1293993753hiç
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=542&d=1297707048

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=543&d=1297708008

ösym tus formatının aynısı deneme sınavı

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=608&d=1298755304

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=609&d=1298755323

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=610&d=1298755348

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=611&d=1298755373

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=612&d=1298755396
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=613&d=1298755642

asc gibi forumda etkili.

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=227&d=1293991112

Türkiye'nin en ileri görüşlü doktoru Mecburum
Bu günü gördüğü tarih: 15 Eylül 2010 5:01 am.
Bu günkü sıkıntıların nedenini açıklıyor.
ÖSYM hata yapmamak için ne yapmalı?
Hata çok olursa ne olur?
yazın bi kenara

Avukat abilerim:
Dava açılacak yer
http://www.dr tus.com/yeni/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&p=995770
Dava açılacak kişi: Mecburum ve Dr. Rıza ERÖKSÜZ

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=224&d=1293979413

birkez daha ÖSYM başkanı pRFO. dR. Ali Demire teşekkür. (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4224)
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=324&d=1294863671

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=323&d=1294863647


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=225&d=1293989706
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=235&d=1293993753


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=226&d=1293990436
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=606&d=1298754063
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=227&d=1293991112
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=228&d=1293991295


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=230&d=1293992185
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=231&d=1293992334



ösym yi hallaç pamuğu gibi atmışlar




Sır Oda’ya sızmışlar
paylaş
CROPY
Sır Oda’ya sızmışlar
Ankara’daki soruşturmada bir itirafçı, FET֒nün ÖSYM sorularını nasıl çaldığını deşifre etti. FET֒cülerin göz okuma sistemiyle girilen ‘Sır Oda’daki bilgisayara uzaktan erişimi sağlayan korsan yazılımla sızdığı anlaşıldı. FET֒nün bu şekilde son 15 yılın tüm sınav sorularını çaldığı tespit edildi
YÜKSEL TEMEL
Gündem
YÜKSEL TEMEL
Cumartesi 14.01.2017
FETÖ MİLYONLARCA GENCİN HAYALİNİ BÖYLE ÇALDI!

Terör örgütü FETÖ'nün sınav usulsüzlüğüne ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada çok önemli ayrıntılara ulaşıldı.
Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı Ender Coşkun'un yürüttüğü soruşturmada milyonlarca öğrencinin kaderinin belirlendiği sınav merkezi olan ÖSYM mercek altına alındı. Daha önce ÖSYM'nin soru hazırlama biriminde görevli 3 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüphelilerden 2'si tutuklanırken, 1'inin itirafçı olduğu öğrenildi. İsmi gizli tutulan itirafçının savcılığa, "Sır Odasındaki bilgisayarlara yüklenen sorular 'sanal sunucu' vasıtasıyla ele geçiriliyor. Erişim yetkisi bulunan kişiler bu bilgisayarlara soruları yükleyebiliyor, alabiliyor ve silebiliyor" dediği öğrenildi. Bu itiraf üzerine Savcı Coşkun ve beraberindeki bilişim uzmanı polisler ÖSYM'nin en mahrem yeri olan soru hazırlama birimi ve soruların tamamlandıktan sonra yüklendiği "Sır Odası"nda bir dizi inceleme yaptı. Göz okuma "retina sistemi"yle girilen odadaki bilgisayarlardaki ilk incelemede, uzaktan erişimi sağlayan "ara yüz" yazılım programı ve "sanal sunucu" tespit edildi. Bu birimlerde çalışan ve bilgisayarlara erişim yetkisi bulunanların yüklenen bu korsan yazılım vasıtasıyla uzaktan erişim sağladığı belirtildi. Soruların uzaktan erişimle ele geçirilerek flaş belleklere yüklenip başta Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği olmak üzere FETÖ ile bağlantılı dershane ve okullarda örgüt üyelerine servis edildiği saptandı. Son 15 yıldaki tüm sınav sorularının bu şekilde çalındığı anlaşıldı.

SON 15 YIL ARAŞTIRILACAK
Bu tezgahın ortaya çıkarılmasının ardından Başsavcılık soruşturmayı derinleştirdi. Bakanlar Kurulu'nun izniyle son 15 yıldaki soruların nasıl çalındığı mercek altına alındı. İncelenecek imaj ve LOG kayıtlarından sisteme kimlerin direkt ya da uzaktan hangi tarihlerde kaç kez girildiği tespit edilecek. Ayrıca ÖSYM'deki en mahrem birim olarak bilinen "Sır Odası"nın girişinde bulunan retina sistemindeki kayıtlı personel listesi de incelemeye alındı.

MİLYONLARIN HAKKI GASP EDİLDİ
ÖSYM'nin yaptığı sınavlara her yıl 10 milyon kişi giriyor. 15 yıl geriye gidildiğinde bu rakam on milyonları geçiyor. KPSS'de ise son 15 yıl içinde kamuya 1.5 milyonun üzerinde kişi yerleştirildi. Bu rakamlar terör örgütü FETÖ'nün milyonlarca gencin hayaliyle de oynadığını gözler önüne seriyor


Samsun OMÜ Tıp Fakültesinde Türkiye’yi ayağa kaldıracak iddia!
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi eski dekan yardımcısı Faruk Bağırıcı hakkında müthiş bir iddia ortaya atıldı.

Samsun Haber - 2017-01-23 10:10:33

Samsun OMÜ Tıp Fakültesinde Türkiye’yi ayağa kaldıracak iddia!
Samsun Haber - Daha önce Paralel yapı mensubu olduğunu deşifre ettiğimiz ve halen tutuklu bulunan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi eski dekan yardımcısı Faruk Bağırıcı’nın Tıp Fakültesi’nde okuyan cemaat mensubu öğrencilere sınav sorularını vererek ders çalışmadan sınıf geçmelerini sağladığı iddia ediliyor.

İddiaya göre, Faruk Bağırıcı, Ondokuz Mayıs Üniversitesi dekanı Prof. Dr. Haydar Şahinoğlu’nun yardımcılığını yaptığı 2008 yılından 2014 yılına kadar yaklaşık 1200 civarında tıp fakültesi öğrencisini sınav sorularını vererek mezun etti.

17/25 Aralık sürecinden sonra da aktif olarak Paralel Yapı için çalışan Tıp Fakültesi çalışanlarını Ufuk- Sağlık Sen’e üye yapmak için üniversitenin resmi internet sitesini ve resmi e-posta adresinden mesajlar gönderen Faruk Bağırıcı, Mart 2014’te yapılan genel seçimlerde bütün Personeli Dekanlığın gücünü kullanarak AK Parti’ye oy vermemeleri için tehdit eden bir isim olarak öne çıkmıştı.

SAĞLIĞIMIZ KİMLERE EMANET

Bilindiği gibi Faruk Bağırıcı, 2008 yılından itibaren Ondokuz Mayıs Tıp Fakültesi Dekanı A. Haydar Şahinoğlu’nun yardımcılığını yapmıştı.

Ocak 2010 yılında bir süre Turgut Özal Üniversitesi’nde görev yapan Bağırıcı, Mart 2011 yılında tekrar OMܒye döndükten sonra Tıp Fakültesi Dekanı Haydar Şahinoğlu tarafından yeniden dekan yardımcısı olarak görevlendirilmişti.

Faruk Bağırıcı’nın sınav soruları vererek dersleri geçmelerini sağladığı öğrenciler şimdi Türkiye’nin muhtelif yerlerinde doktor olarak görev yapıyor ve vatandaşların sağlıkları bunlara emanet ediliyor.

Hiçbir dersten kalmadan tıp fakültesini tam zamanında bitirerek diploma alan Cemaat mensubu öğrencilerin hiç ders çalışmamalarına rağmen derslerini ve sınıflarını geçerek mezun olmaları, derslerini sıkı takip edip sabahtan akşama hatta gece yarılarına kadar ders çalışmalarına rağmen başarılı olamayan öğrencilerin dikkatlerini çekmişti.

Aynı durumun OMܒnün başka üniversitelerin başka başka bölümlerinde de tekerrür etmiş olmasından tereddüt ediliyor

Kayıtsız Üye
01-17-2018, 07:27
bu haberde adı geçen safiye açıkgözün 675 sayılı khk ile 29 Ekim 2016 da ösym den ihraç edilmesini rezalet kelimesi bile açıklayamaz. Skandal ötesi

TÜBİTAK’tan şoke eden rapor: SBS, LYS ve TUS soruları önceden sızdı
KPSS soruşturması kapsamında ÖSYM’ye yapılan baskında el konulan bilgisayarlar üzerinde inceleme yapan TÜBİTAK, hazırladığı raporda çarpıcı sonuçlara ulaştı. Dershane sahibi olduğu ortaya çıkan ÖSYM sınav komisyonu üyesi Gönül Tütüncü’nün, yine ÖSYM’de Bilgi İşlem Müdürü olan eşi Mustafa Tütüncü’nün bilgisayarında 2010 yılı LYS ve TUS sorularının çıktığı belirtilen raporda, 2010’daki KPSS’ye yönelik soruşturma başlatılması üzerine Mustafa Tütüncü’nün 20 Eylül 2010 tarihinde “SureDelete” isimli program kullanarak bilgisayarındaki birçok dosyayı geri dönülmez biçimde sildiği tespit edildi. KPSS soruşturmasını yürüten savcı Yücel Erkman, söz konusu soruların sızdırıldığı iddiasıyla yeni bir soruşturma başlattı.

2010 yılının temmuz ayında yapılan KPSS’de 350 adayın Eğitim Bilimleri bölümünde tam puan alması kopya şüphesi doğurmuştu. Sonuçların açıklandığı ağustos 2010’da dönemin Ankara Başsavcılığı, hemen soruşturma başlatmıştı. Bu kapsamda polis, 2010 yılında ÖSYM’ye baskın düzenlemiş, Test Araştırma Birimi (TAB) ve ARGE’de görevli ÖSYM personelinin kullandığı bilgisayar hard disklerinin imajı almıştı.

Soruşturmaya yaklaşık 1 yıl önce atanan savcı Yücel Erkman, söz konusu hard diskleri TÜBİTAK bilirkişilerine teslim ederek rapor alınmasını istemişti. TÜBİTAK, bilgisayarlarına el konulan ÖSYM çalışanları Haydar Altunay, Safiye Açıkgöz ve Mustafa Tütüncü’nün bilgisayarlarında yaptığı incelemeyi tamamladı. İki TÜBİTAK uzmanı, 8 Mayıs tarihli 120 sayfalık inceleme raporunu KPSS soruşturmasını yürüten savcı Yücel Erkman’a geçen hafta gönderdi. Raporda, birçok sınava ilişkin kopya bulgusuna dikkat çekildi.

SBS sınavdan 27 gün önce sızmış

Eski ÖSYM Araştırma, Geliştirme ve Değerlendirme Müdürü Haydar Altunay’ın bilgisayarında yapılan incelemelerin anlatıldığı raporda, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen 7. Sınıf Seviye Belirleme Sınavı’nın 22 Haziran 2008 tarihinde gerçekleştiği belirtildi.

Ancak bahsi geçen “TEST A.pdf” dosyasının incelenen disk üzerinde 26 Mayıs 2008 tarihinde saat 16:45:08’te oluşturulduğu aktarılan raporda, “Bu dosyanın içerik olarak ilgili sınavın A kitapçık türünün birebir aynı içeriğine sahip olduğu ve sınav gerçekleştirilmeden 27 gün önce incelenen diskte bulunduğu belirlenmiştir” denildi. SBS sınavlarını Milli Eğitim Bakanlığı düzenliyor ve ÖSYM ile hiçbir ilgisi bulunmuyor.

LYS ve TUS soruları çıktı, bilgisayarını sildi

Raporda asıl skandal bulgular ÖSYM Bilgi İşlem Müdürü Mustafa Tütüncü’nün bilgisayarında çıktı. Mustafa Tütüncü’nün eşi Gönül Tütüncü de o dönem ÖSYM’de çalışıyordu ve sınav komisyonunda görev alıyordu. KPSS soruşturması ilk başlatıldığında Gönül Tütüncü’nün aynı zamanda dershane sahibi olduğu ortaya çıkmıştı.

Bilgisayarında 2010 LYS, 2010 TUS soruları çıkan Tütüncü’nün aynı yıl KPSS’ye yönelik kopya soruşturması başlatıldıktan sonra 20 Eylül 2010 tarihinde 08:49’dan 14:24’e kadar “SureDelete” isimli bir uygulama ile bilgisayarındaki bir çok dosyayı geri dönülmez biçimde sildiği tespit edildi. Raporda, Mustafa Tütüncü’nün bilgisayarındaki bulgular şöyle sıralandı:

*DİSK üzerinde “C:*****\Users\mustafa.tutuncu\Desktop\2010\LYS\2010 LYS SORULARI ve CEVAPLARI.docx” dosya yolunda yer alan “2010 LYS SORULARI VE CEVAPLARI.docx” dosyasının 19 Haziran 2010 tarihinde gerçekleştirilen 2010 LYS sınavından 4 gün önce 15 Haziran 2010 günü saat 16:01’de oluşturulduğu belirlenmiş olup, ilgili dosyanın 20 Eylül 2010 günü saat 13:31’de kurtarılamaz şekilde silindiği tespit edilmiştir.

*Disk üzerinde silinmiş dosyalar arasında “TUS2010.docx” isimli bir dosyanın yer aldığı belirlenmiş olup, ilgili dosyanın 4 Şubat 2010 günü saat 17:22’de disk üzerinde oluşturulduğu tespit edilmiştir. Bu dosyanın 18 Nisan 2010 tarihli 2010 TUS İlbahar Dönemi sınavından yaklaşık olarak 2,5 ay önce oluşturulduğu belirlenmiştir. Yine aynı şekilde bu dosyanın da geri döndürülemez şekilde 20 Eylül 2010 günü saat 13:31’de silindiği tespit edilmiştir.

Sınav sonuçları önceden maille gitmiş

TÜBİTAK uzmanları, Mustafa Tütüncü’nün bilgisayarında çeşitli sınavlarda birçok öğrenciye ait cevap kağıdına ilişkin kayıtlara da ulaştı. Tütüncü’nün bu kayıtları neden bilgisyarında tuttuğu, cevap kağıtları üzerinde oynama yapılıp yapılmadığına ilişkin bir bilgiye ulaşılamadı.

Tütüncü’nün mail trafiğine ilişkin yapılan incelemeye değinilen raporda, “İlgili diskteki e-posta kayıtları incelendiğinde sınavdan ve sınav sonuçlarının açıklanma tarihinden önce sınav sonuçlarına ait bilgilerin e-posta yardımıyla gönderildiği, atama işlemleri için bazı verilerin paylaşıldığı görülmüştür” denildi.

ALES soruları da var

Rapora göre, ÖSYM’de Şube Müdürü olan ve şuan yurt dışında olan Safiye Açıkgöz’ün bilgisayarında yapılan incelemede “test şablonu.doc” belgesine ulaşıldı. Belgenin sistem kayıtlarına göre incelenen bilgisayar diski üzerinde 6 Mart 2008 günü saat 16:11:54’te oluşturulduğu belirtilen raporda, yapılan inceleme bu sorunun 11 Mayıs 2008 tarihinde ÖSYM tarafından yapılan ALES bahar dönemine ait soru olduğu belirtildi.

Yani Ales sorusu, sınavdan önce Açıkgöz’ün bilgisayarında varmış. Açıkgöz’ün bilgisayarında yine 4 Temmuz 2010 tarihli “Meslek Yüksekokulları ile Açık Öğretim Ön Lisans Programları Mezunlarının Lisans Öğretimine Dikey Geçiş Sınavı” ile “Türk Silahlı Kuvvetleri Askeri Lise İle Bando Astsubay Hazırlama Okulunda Öğrenim Görecek Öğrenceleri Seçme Sınavı”na ait sözel soruları da çıktı.

Raporda, buna ilişkin “Dosyanın kullanıcıya ait bilgisayar sistemi üzerinde bulunmasının uygun olup olmadığına ve neden şifrelendiğine dair bir bilgi bulunmamaktadır” notu düşüldü




Uz.Dr. Sami Selçukbiricik yazıları

http://www.tus.com/29625/osymye-acik-mektup
ÖSYM’ye AÇIK MEKTUP-1
“Adaleti olmayanın asaleti de olmaz”
(10 Eylül 2013)
Sayın ÖSYM Başkan ve Yetkilileri,

Size; pek çok kursiyeri 7 ve 8 Eylül 2013’te DUS ve TUS’a girmiş olan bir kurum olarak açıktan ve MERTÇE yazıyoruz. Bilin ki; sadece para peşinde koşan bir kurum olsaydık etliye sütlüye bulaşmaz, kazandığımız paranın keyfini yaşamaya bakardık. Bu ülkede korkmadan doğru sözü söyleyen mertlerin hala var olduğunu yeni nesillere -örnek olarak- göstermeyi kendimize vazife biliyoruz.

Son 4 yıldır (göreve geldiğinizden beri) sınavlarınıza giren hekim ve diş hekimleri ile sürekli bir sürtüşme ve didişme psikolojisi içindesiniz:

• Sanki; karizmanız ve itibarınız çok zedelenecekmiş gibi bir ruh hali ile, hekimlerin sorulara itiraz etmelerine bozuluyor,

• Bizim gibi kurumların kursiyerlerine rehberlik etmelerini “ÖSYM’ye karşı kışkırtıcı eylemler” olarak niteliyor,

• Soruları iptal ederken “En ufak bir şüphe olan soruyu bile iptal edelim” diye düşünerek bir tek vatan evladının bile mağdur olmasını engellemek yerine tüm savunma mekanizmalarını kullanarak mümkün olan en az soru iptali ile “Hekimlerin çenesini kapama” yolunu seçiyorsunuz.

Hatta; iptal etmediğiniz ama “kesin olarak yanlış olan” sorular için hekimler yargıya başvurduğunda da bakanlık ve yargı üzerinde inanılmaz baskılar kurmaya çalıştığınız da kulaktan kulağa yayılıyor. Çok üzücüdür ki herkes buna inanıyor.

Tüm bunlara rağmen yargı soruları iptal ettiğinde de küçük bir özrü bile muhataplarınızdan esirgiyorsunuz.

Bütün bu olanlar o kadar ağırınıza gitmiş olacak ki; mevcut meclisi ikna ederek soruları yayınlamamak için kanun çıkarttınız. Emin olun ki, size tam olarak güvenip de yasayı meclisten geçiren yöneticilerimiz, talep ettiğiniz kanun değişikliği ile sınava girenlerin hak arama özgürlüğünün tamamen kısıtlandığını bilselerdi böyle bir kanunu geçirmezlerdi. Bugün bile bilseler tekrar düzelteceklerinden emin olabilirsiniz. Size tanınan krediye güvenip sonuna kadar “güç zehirlemesi“ne girmek, haklı olduğunuz anlamına mı gelir?

Mutlaka bilmeniz gereken bir başka nokta daha var ki; hangi önlemi alırsanız alın eninde sonunda sorular ortaya çıkacaktır. Çünkü doktorların hafızası hafife alınamayacak kadar güçlüdür. Böylece, arkasına sığındığınız “soru bankası oluşturmak” ve “Gizlilik” gerekçelerinin gerçekte bir karşılığının olmadığı çok yakında zaten ortaya çıkacaktır. Sonuçta ortaya tam bir “Devekuşu Sendromu”nun çıkması kaçınılmazdır.

Şimdi soruları yayınlamadığınızı varsayalım:

1. Sınava girenler; anayasal hakları olan “Hak arama özgürlüğünü” nasıl kullanacaklar?

2. Bazı soruların yanlış olduğunu düşünenler, neye dayanarak itiraz edecekler? Soruyu hatırlayamayabileceklerine HATTA doğru cevabın ne olduğunu bilmediklerine göre HANGİ DAYANAĞA GÖRE itiraz edecekler?

3. Siz; soruları açıklamadığınızda ve yanlış-doğru belli olmadan sonuçları ve yerleştirmeleri açıkladığınızda ADALET tecelli etmiş olacak mıdır?

4. Yargıya başvuranlar, Anayasa Mahkemesinden yasanın iptalini sağlayanlar, 10-15 ay sonra bilirkişi raporlarıyla bazı soruları iptal ettirenler çıkarsa insanların yüzüne NASIL bakacaksınız?

5. Size güvenip de arkanızda duran değerli devlet büyüklerimiz, uğraştıkları onca dahili ve harici sorunlara bir de sizin yol açtığınız bu sorunun eklendiğini fark ettiklerinde ne hissedeceksiniz? Size güvenen yöneticilere bu “dost kazığı“nı atma hakkınız var mı?

Daha bir TUS önce 8 (Sekiz) hatalı soruyu RESMEN İPTAL etmediniz mi? Aralık 2010 TUS’unda inatlaşıp iptal etmediğiniz 5 soru yargı yoluyla iptal edilmedi mi? 19 ay sonra herkesin yerleştirilmesi değişmedi mi? O gün yeri değişenlerin sizin hakkınızdaki duygularını hiç düşünmediniz mi? Biz “hatasız soru soruyoruz” diyebilir misiniz?

“Güç” hatta “zor” kullanarak soruları açıklamayıp insanların hak arama özgürlüğünü kısıtlamak ZULÜM’dür ve ZULÜM aslında, tarih boyunca çaresiz ve küçük insanların başvurduğu bir yol olmuştur.*****

Sorumlu olduğunuz bu insanlara karşı SORULARI AÇIKLAYIN ki,

• Size, “vicdansız” diyenler utansınlar,

• Size, “adaletsizlik umurlarında değil” diyenler hakkınızı teslim etsinler,

• Size, “özür bile dilemeyen yüzsüzler” diyenler sizden özür dilesinler,

• Size, “ülkeyi ve adaleti değil sadece kendi ikballerini düşünüyorlar” diyenler artık ülkeyi ve adaleti öncelediğinizi de konuşsunlar.

• Size güvenen ve bin bir derdi olan yöneticilerimize gereksiz, saçma ve yeni bir dert açmayın.

• Açıklayın ki, yarın adaletsizlik ortaya çıkarsa insanlara beddua hakkı vermeyin. Beddua; kendi elinizle davet edeceğiniz son şey olsun. Mazlumun âhı, aheste aheste çıkarmış derler.

İsterseniz; anladığınızı düşündüğünüz bir başka dilden konuşalım:

Eğer, Cuma namazına gidiyorsanız iyi bilirsiniz; imam, hutbeyi bitirirken Kur’an’dan bir ayet okur: “Muhakkak ki Allah ADALETİ, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder…”

Şimdi önünüzde iki seçenek var:

1. Hakkı ve Adaleti -acı gelse de- söylediğimize kanaat getirip soruları açıklar, itirazlara imkan tanır ve şüpheli her soruyu hiç tereddüt etmeden iptal eder adil olursunuz.

2. Daha önce defalarca yaptığınız gibi, nefsinize yenik düşüp soluğu en yakın savcılıkta alır bizimle ilgili yeni bir suç duyurusunda bulunursunuz.

Biz; ölümden sonraki ilahi adalete sunulmak üzere yüz akı ile belgelerimizi mütemadiyen hazırlıyoruz. Ya Siz?

#direnMEösym
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK


http://www.tus.com/29845/osymye-acik-mektup-2
ÖSYM’ye AÇIK MEKTUP – 2

“Şecaat arz ederken merd-î kıpti, sirkatin söylermiş”

(19 Eylül 2013)

Sayın ÖSYM Başkan ve Yetkilileri,

Her türlü baskıya, haklı talebe ve yazılı isteklere rağmen Eylül 2013 TUS ve DUS sorularını açıklamadınız.

“Elektronik sınav hazırlığı”, “Soru bankası oluşturma”… gibi gerekçelerin kimseye inandırıcı gelmediğini siz de bilirsiniz. İnsanlara yapılacak en yanlış şeylerden biri “onları aptal yerine koymak”tır.

Dünyanın hiçbir yerinde sınavların açıklanmadığından dem vurmuşsunuz.

Bilmiyorsanız söyleyelim:

1. USMLE gibi sınavlarda hatalı soru ZATEN sorulmaz, sorular çok ciddi kontrollerden geçirilir.

2. O sınavlar “eleme-seçme sınavı” yani yarışmalı sınav değil, kişiye özgü baraj sınavıdır.

Soruların %10’unu açıklamışsınız. İki soruyu da iptal edildiği için açıklamışsınız. Güya şecaat arz etmişsiniz.

Bu nasıl bir şecaat arz etme ki, açıkladığınız 26 sorudan tam 5 tanesi açıkça yanlış ve iptal edilmeli. 26 soruda bile kusurunuzu (sirkatinizi) açığa vurmuşsunuz.

Lütfen, şimdi aşağıdaki iki linke tıklayın; hem açıkladığınız hem de açıklamadığınız sorulardaki bazı hataları görün.

Açıkladığınız sorulardan seçilmiş bazı hatalı soruların linki

Açıklamadığınız sorulardan seçilmiş bazı hatalı soruların linki

Hangi akıl sahibine sorsanız, bu soruların hatalı olduğunu teyid edecektir.

“Hatalı soru sormak mümkündür, en ufak şüpheli bir soru bile varsa iptal eder, herkesin o soruları doğru yaptığını kabul ederiz.” diyebilmek bu kadar mı zor?

Hatada ısrar etmek erdem değildir. Kişi kara lekeyi alnına kendisi sürermiş. Hatada ısrar edenlerin öncüsü, ısrarından dolayı cennetten kovulan şeytandır.

Lütfen; Allahtan korkun ve

1. Kalbinizi temizleyin, iyi niyetli olun ve soruları derhal açıklayın, insanlara itiraz için ek süre verin.

2. En ufak bir şüphe olan soruları bile iptal edin, can yakmayın, beddua almayın.

3. Bundan sonraki sınavlarda hatasız soru hazırlamak için tüm prosedürlerinizi gözden geçirin ki bizim gibi kurumlara söz söyleme fırsatı vermeyin.

4. Bu ülkenin vergilerinden maaş alıyorsunuz, bu ülkenin insanlarına ve haklarına saygı duyarak ADİL OLUN ki kurtulasınız, evinize haram para götürmeyin.

Eğer, bütün bunlara rağmen hatanızda ısrar ederseniz yaptığınızın adı ZULÜM olacaktır ve zulüm ile kimse âbâd olmamıştır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6079/bir-iyilik-hareketi
Bir “İYİLİK” Hareketi
(07 Ekim 2011)
Bir ilkokul öğretmeninin çocuğu olarak doğmuşum. Annem ev hanımı…

Üç kardeş olduğumuz için ve hepimiz okuduğumuz için babam hep ek iş yapmak zorunda kalmış: ziraatle uğraşmış, tavukçuluk yapmış, olmamış… Arıcılık kurslarına gitmiş, arıcı olmuş.Hafta sonlarında ve yaz tatillerinde hep arıcılık yapmış, tam 55 yaşına kadar… Yani ben Tıp fakültesi 5. sınıfa başlayana dek… Sonrasında artık benim de boş yaz tatilim olamayacağı için emekli olmuş, hem öğretmenlikten, hem de arıcılıktan…

Ben de 5 yaşımdan beri hep babamın yanında oldum. Tıp fakültesi 5. sınıfa başlayana dek tüm yaz tatillerimi çadırda babamla birlikte arıcılık yaparak geçirdim, kendi yemeğimizi de kendimiz yaptık, kendi çamaşırımızı da kendimiz yıkadık.
Yokluğun ve borcun sıkıntısını da, alın teriyle çalışıp kazanmanın keyfini de yaşayarak öğrendim.

Bu ülkenin bir varlığıyım, en sade tabiriyle sizin içinizden biriyim.

Kader; önüme bir fırsat açtı ve TUSDATA kuruldu. Yıllar boyu arı gibi çalışıp ülkenin dört bir yanına yayılmış bir kurum haline geldi. Bu kurumdaki herkes işini en iyi şekilde yapmak için sürekli çalıştı. İşimiz TUS kazandırmaktı ve on binlerce doktor bizimle TUS kazandı, memnun oldu ki hep meslektaşlarına önerdi.

Kurumsal yapımız olgunlaşıp, sağlam zemine ulaşınca da kendi ülkemizin evlatlarına “sosyal sorumluluk” gereği bir proje olgunlaştırdık:

Tıp fakültelerinin 2., 3., 4. ve 5. sınıflarının iyi çalışan derecelerini, sosyal ve bilimsel faaliyet gösteren kulüplerin liderlerini, sınıfların gerçekte hizmetkârı olan amfi başkanlarını… vs. içeren YAYGIN bir proje oluşturduk. İstedik ki; bu gençlerimizin pek çok kitap ihtiyacını karşılayalım, şubelere derslere giden hocalarımızla bu gençleri düzenli şekilde buluşturalım ve daha iyi bir hekimlik ile daha iyi bir sınav hazırlığı konusunda yüreklendirip rehberlik yapalım. Sınıflarına uygun şekilde derslerimize ücretsiz alalım… vs., vs.

Adını da “GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBܔ koyduk ki heyecan versin, motive etsin…

Tüm ülkeyi hesap ettiğimizde her dönem için 600’er kişiden toplamda yaklaşık 2400 kişiye her yıl bu hizmeti vermek bize yıllardır gurur verdi. Toplumun her renginden insan oldu bu kulübümüzde. Onlar bizi ve yapmak istediklerimizi anladılar. Ve; kim ne derse desin, bu tam bir İYİLİK HAREKETİ oldu. Bu yolda yürürken, seçimlerimizde ya da uygulamalarımızda çok küçük aksaklıklar olsa bile hemen düzeltip iyi niyetle yolumuza devam ettik.

Uzun yıllardır sektörünün lider kurumu olabilmenin ve “güvenilir” kalabilmenin ne kadar güç olduğunu tahmin etmek hiç de zor değil.

Sürekli size saldırılır, kara propagandalar yapılır. Çünkü aynı sektörde ama sizin kadar başarılı olamayan birilerinin maddi menfaati için yıpratılmanız gerekir, en azından onlar tek yolun bu olduğunu düşünürler.

Hocalarımıza, notlarımıza, eğitim kalitemize, hiç aksamadan işleyen sistemimize, başarılarımıza… yani işimize diyecek bir şey bulamayanlar karalamak için bireysel iftiralara başvurmaktan, sahte evraklar servis etmekten çekinmezler. Çünkü, er meydanında acizdirler.

Son günlerde benzer bir saldırı dalgası ile karşı karşıyayız:

Sektörde rakibimiz olan bir kurum ve bağlantılı siteleri yalan yanlış sözde belgelerle GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBÜ uygulamamızın güya ne kadar “kirli”, “fişlemeye dönük” ve “kötü” bir uygulama olduğunu yazıp kamuoyuna kurumumuza karşı tahrik çabası içerisinde hareket ediyor.

Biz, bu çabalara gülüp geçiyor ve meyveli ağacın taşlanacağını hep hatırımızda tutuyoruz.

Marifet; daha iyisini yapmaktır, karalamak değil…
Marifet; er meydanında rekabet etmektir, bel altı vurmak değil…
Marifet; kendinden bahsedebilmektir, rakipten değil…

Her hekim arkadaşım bu karalamaların aslında ne anlama geldiğini bilecek kadar akıllıdır, buna hiç şüphe duymuyoruz.

Bütün bu saldırılar ve karalama kampanyaları karşısında ne mi yapacağız?

Elbette hukuki haklarımızı ararız ama onun dışında muhatap bile almayacağız. Çünkü, vaktimizi, yaptığımız işi daha da iyileştirmek için harcamanın erdem olduğunun farkındayız.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6087/yarindahazor
YARIN DAHA ZOR…
(07 Ocak 2011)

ÖSYM; bunca iletişim çabasına, gazete ilanlarına, TV haberlerine rağmen süreci devam ettiriyor. Süreç hepimizin gözleri önünde cereyan ediyor.
Hekimler; kendileri için çok önemli böylesi bir sınavda sebepsiz yere ve birilerinin galeyanına gelecek kadar basit ve zeka seviyesi düşük insanlar mıdır?

Bir dertleri vardı ve seslerini duyurmak istediler. “Derdini insanca anlatmak isteyen” bukişilerle görüşülüp sorunları dinlense ve kamuoyunun vicdanı rahatlatılsaydı daha şık olmaz mıydı?

Doktorların; haklarını aramak için çaba sarf etmelerini “kurum karşıtı faaliyet” olarak tanımlamak, devlet ciddiyetine yakışır mı?

“Sorun yok” deyip kestirmek, gerçekten sorun olmadığı anlamına mı gelir? Ateş olmayan yerden bu kadar çok duman çıkar mı? Her devlet kurumu halkına adalet ile hizmet için vardır. Despotizm, çağını çoktan kapamış olan ilkel bir yönetim şeklidir.

Artık olay yargıdadır. Yargıya intikal etmiş olan ve iptali istenen bazı sorular vardır. Yargı; soruların iptali yönünde karar verirse, ÖSYM ne diyecektir? Ve o zaman, tüm bu süreçleri nasıl telafi edecektir?

Ayrıcaaa…

Bu dünyanın öbür tarafı da var. Bizim; o gün, bu konu ile ilgili alnımız açık olacak. Allah biliyor ki, doğru olduğuna inandığımız şeyleri korkmadan yazdık ve söyledik. Haksız hiçbir fiile göz yummadığımız gibi haksızlığın hiçbir çeşidine de razı olmadık. Hiçbir gizli hesabımız da olmadı, olmayacak.

Bugün güç ve yetkiyi ellerinde tutanlar, gücün kendilerinde olmadığı o gün nasıl hesap vereceklerini de düşünmek zorundadırlar.
O gün, bugünden daha zor olacak.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6085/tip-uzmanlik...ri-ve-oneriler
TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİNE GİRİŞ SINAVI’NIN
SORUNLARI VE ÖNERİLER

(04 Nisan 2011)

Ülkemizde, TUS gibi bir sınavın ve ÖSYM gibi bir kurumun varlığı fırsat eşitliği ve ciddiyet açısından önemlidir.

Hekimler adına üzüntü veren nokta; sistemin, pratisyen hekimliği hiç de hak etmediği şekilde “değersiz” ve “niteliksiz” bir konuma düşürmüş olmasıdır.

Doğal olarak öncelikle bu sorun çözülmelidir ve uzun vadeye yayılan bir politika ile “sadece uzmanlığın değerli olduğu” algısı ortadan kaldırılmalıdır.

Elbette uzman olmak isteyenler için objektif bir sınavın yapılması en uygun olanıdır.

Tıpta Uzmanlık Sınavının; neyi, neye göre ve nasıl ölçtüğünü anlamak için geçmiş sınavları incelediğimizde, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gereken bazı noktaların varlığını tespit etmiş bulunuyoruz. Tespitlerimiz sınavın daha hakkaniyetli ve doğru ölçmesine katkıda bulunmaya yöneliktir.

Sorunları aşağıdaki şekilde maddeleyebiliriz:

1- Tıpta Uzmanlık Sınavı; tek oturumda ve sadece 200 soru üzerinden yapıldığı için ayırt ediciliği –nispeten- düşük olan bir sınavdır.
Sadece 200 soru sorulmasının doğal sonucu olarak her konudan sorgulama yapılamamaktadır. Ayrıca tek oturumda olması da; olası sağlık ve konsantrasyon sorunlarının sınavın primer belirleyicisi olmasına yol açmaktadır. Her iki durumda sağlıklı bir ölçme – değerlendirme için uygun değildir.
Sınav; 300 sorudan (en azından 240 – 250) oluşmalı, her branşın her konusundan soru sorulabilmeli ve Pazar günü sabah ve öğle oturumları olmak üzere İKİ OTURUM olmalıdır.
Böylece saçma bir uygulama olan 4 saate yakın tek oturumda tuvalete çıkamama sorunu da kendiliğinden çözülmüş olacaktır.
Örnek:*****www.usmle.org*****(3 basamakta, 23 blokta yaklaşık 1000 soru)

2- Soruların hazırlandığı kaynaklar bilinmemektedir.
Tıp çok geniş bir alandır, çok sayıda temel kaynak bulunmaktadır ve bir pratisyen hekimin bütün bu kaynakları bilmesi imkansızdır. Ayrıca aynı branşın iki farklı kitabında bile farklı olarak ifade edilen bilgiler de sorgulanabilmektedir. Bu durum çok sakıncalıdır.
Soruların hazırlandığı kaynakları tam ve eksiksiz olarak resmi olarak ÖSYM internet sitesinden duyurulmalıdır.

3- Sorular bazen tek bir kaynaktan hazırlanmakta ve o branşın çok temel kabul edilen 3000 sayfalık diğer bir kaynağında dahi cevabı bulunamamaktadır.
Bu durumlarda hekimlerin 3000 sayfalık bir kitabı okuması bile anlamsız hale gelmekte onları hiç okumayanla eş duruma düşürebilmektedir.
Her soru o branşın en az 2 temel kitabı tarafından net, eksiksiz ve aynı şekilde cevaplanabilecek şekilde hazırlanmalıdır.

4- Bazı sorular yeterince özenle hazırlanmamaktadır.
Soruların resmen açıklandığı son 3 sınavda ortalama 3’er sorunun iptal ya da değişikliğe uğramış olması bunun en açık delilidir. 200 soruluk bir sınavda sınava girenlerin yarısı 115-130 net aralığına yığılmakta ve 1 net bile sonucu ciddi şekilde etkilemektedir. Biz bu sınav için hekimlerimizin, hayatlarının geri kalan bütün yönlerini ihmal edip gece gündüz 1 yıldan fazla çalıştığını biliyoruz. Bu emeğe saygı duyulmalıdır.
Özensiz hazırlanmış 6-7 sorunun hekimleri bu kadar etkilemesine yol açmamalı ve daha özenle hazırlanmış, çalışıldığında yapılabilen net sorular içeren sınavlar yapılmalıdır.
Ayrıca; sorular hazırlanırken, mutlaka tüm seçenekler için açıklamalar yazılmalı ve doğru seçeneğin neden doğru, yanlış seçeneğin neden yanlış olduğu ortaya konmalıdır. Bu durum; varsa- birden fazla doğru cevaplı seçenek hatasını ortadan kaldıracaktır.
Son olarak,sorular ve açıklamaları mutlaka en az iki ayrı akademisyen tarafından kontrol edilmeli ve belli kriterlere göre onaylanmalıdır.

5- Soru dağılımları; tıp fakültesi müfredatına uygun yapılmamaktadır.
Örneğin; Aralık 2010 sınavında Anatomi alanında sorulan 10 sorudan 5 tanesi Nöro anatomi konusundan, 5 tanesi ise kalp ve dolaşım konusundan sorulmuştur. Kemikler, eklemler, kaslar, solunum sistemi, sindirim sistemi ve ürogenital sistemden hiç soru sorulmamıştır. Hiç soru sorulmayan bu konular tıp fakültesi anatomi müfredatının yaklaşık %50’sini oluşturmaktadır. Bu durumda bu sınavda ki soru dağılımı ne kadar dengeli ve adil olabilir?
Soru dağılımları yeniden ve objektif olarak belirlenmeli ve duyurulmalıdır. Ayrıca sınavda da buna uyulduğunu net kriterlerle ortaya koymak gerekmektedir.

6- Bazı sorular bir pratisyen hekim tarafından bilinmesi mümkün olmayan ve bilinmesi anlamsız olan uç bilgileri sorgulamaktadır.
Bazen soruyu hazırlayan hocalar kime soru sorduklarını unutmakta ve kendi çocuğu girse asla sorulmasını istemeyeceği zorlukta ve anlamsız soruları öylesine sormaktadırlar. Bu sınava hazırlanmak için yıllarca çalışanların emeklerine saygı duyulmalı ve soruların bir ölçüsü olmalıdır.
Ayrıca; biliyoruz ki TUS birincileri bile 175 civarında net yapabilmektedir. ÖSYM’nin diğer sınavlarında tam net yapan bir çok aday çıkarken TUS’da en iyi yapanın bile 20 civarında yanlışının olması da sınavın anlamsız zorluğunu göstermektedir. Bu detay ve zor soru sorma çılgınlığı, ülkemizin gelecek doktorlarının yanlış yetişmesine neden oluyor. Bu nokta, ciddi bir vebaldir.
Her soru için “Zorluk İndeksi” ve “Ayırıcılık İndeksi” hesaplanmalı, sonuçlar soru hazırlayıcılarla paylaşılmalı ve deneyimler sonraki sınavlara yansıtılmalıdır.

7- Branşlar arasında hatta branş içi referans kitaplar arasında bile ihtilaf konusu olan çelişkili bilgiler sorulmaktadır.
Bir soru, doğası gereği diğer bir tıp branşını ilgilendiriyorsa mutlaka onun uzmanları tarafından da çapraz kontroller yoluyla incelenmeli, bilgi farklılığının olmadığı teyit edildikten sonra sorulmalıdır.
Ayrıca, her branştan soru hazırlayanların sadece kendi branşı ile ilgili sorular hazırlaması, primer olarak başka branşların alanına giren sorulardan kaçınmaları da hataları önleyecektir.

8- İtirazlara karşı yeterince açık ve şeffaf davranılmamaktadır ve hiçbir açıklama yapılmamaktadır.
Son 3 sınavdır bir çok ciddi internet sitesinde iptal edilenden daha fazla sayıda soruya bir çok temel kaynaktan referanslar göstererek haklı itirazlar yapılmış ancak kişiye özel ya da kamuya karşı hiçbir tatmin edici açıklama yapılmamıştır. Bu durum ÖSYM’nin ciddiyetiyle bağdaşmamakta ve şaibeler uyandırmaktadır. Ayrıca son derece komik bir şekilde “sınavda başarılı olanların ortak şekilde yanlış işaretlediği sorular yeniden incelenmiş ve bu sorular iptal edilmiştir” benzeri basın açıklamaları, bilimselliği en üst düzeyde olması gereken ÖSYM’nin güvenilirliğine gölge düşürmektedir.
İnternet yoluyla itiraz edilebilmeli ve sonuçlar açıklanmadan önce itiraz edilen her soru için temel referans kitapları belirtilerek yeterli ve doyurucu açıklama yapılmalıdır. İmaj kaygısıyla defansif davranılmamalı sorular hatalıysa cesurca iptal edilebilmelidir.

9- İngilizce sınavı ile bilim sınavının ard arda olması önemli bir handikaptır, bilim sınavını etkileyecek kadar stres oluşturmaktadır.
TUS İngilizce sınavı kalkmalıdır, ÜDS ya da KPDS’den alınacak geçerli bir not 5 yıl süre ile dil muafiyeti sağlamalıdır.

10- “Kişiye özel üretilmiş soru kitapçığı” sınav eşitliğine aykırıdır.
Çünkü; başta zor sorular ya da çeldiricisi olan sorularla başlayan kitapçığa denk gelen adayların sınavı doğal olarak daha kötü geçecektir. Tüm kitapçıklarda aynı moral durumunu sağlayacak denge kurulabilmesi mümkün müdür?
2, 3 ya da 4 kitapçık türü ile sınavın yürütülmesi yeterlidir. Fantastik önlemlere gerek yoktur.

11- İki sınav arası aralıklar eşit değildir ve hem YASAL, hem de hazırlanabilmek açısından sorunlar doğurmaktadır. Ayrıca, hekimlerin mecburi hizmet sorunu sınav takviminde dikkate alınmalıdır.
Sınavların birbirine 4 ay ya da 5 ay yakın olması bir sınavda yerleştirilip başvurusunu yapan ama yasal prosedürler tamamlanamadığı için henüz başlayamayan hekimlerin bir sonraki sınava başvurmak istemeleri durumunda puanlarında % 2 kesinti yapılmasını gerektirecek olan “Halen bir uzmanlık eğitimine devam etmekteyim.” seçeneğini işaretlese de işaretlemese de yasal sorunlar doğuracağı açıktır.
Sınavların MART ve EYLÜL aylarının İLK HAFTA SONU yapılması hekimler açısından en uygun dönemdir. Çünkü Eylül ayının ikinci yarısına ve ötesine geçen bir sınav takvimi “mecburi hizmet uygulaması” yüzünden yeni mezun hekimleri zor durumda bırakmaktadır.

12- Sonuçların açıklanma tarihi önceden duyurulmalıdır.
Sınav sonuçlarının açıklanması, yerleştirmeler vs. derken 1,5 aydan fazla bir süre belirsizlikte kalınıyor. Günün her saatinde internetteler ve paranoid oluyorlar neredeyse. Topu topu 14.000 civarında kişi… Sınavdan hemen sonraki gün sonuçların ne zaman açıklanacağı duyurulamaz mı? Yabancı dil sınavını yarım günde açıklayan ÖSYM, TUS Bilim Sınavı’nı neden 3 haftada açıklıyor?

13- Kişiye özel sonuç açıklama uygulaması zihinlere “acaba birilerine bir şeyler yapılıyor da o mu saklanıyor?” sorusunu getirmektedir.
Eskiden TC kimlik numarası girilerek herkesin nereyi kazandığı kolayca görülebilirdi. Bu, engellendi. Nasıl bir güvenlik kaygısı ile engellendiğini anlamak ise mümkün değil. Tam aksine zihinlerde soru işaretleri giderek artıyor.
ÖSYM; kendisi zaten toplam 10.000 kadar olan doktorun tümünün sıralamasını, puanlarını ve kazandığı yerleri tek bir tabloda yayınlarsa tüm şüpheler giderilir ve iddia ettikleri şeffaflık sağlanmış olur. Bu tabloda TC kimlik numaralarını yayınlamazsa olası suistimallerin de önüne geçilmiş olur.

14- Ne ÖSYM’de ne de YÖK’te TUS ya da YDUS ile ilgili istihdam edilmiş bir hekim yoktur. Ayrıca ÖSYM yürütme kurulunda da tıp kökenli bir öğretim üyesinin yer almaması anlaşılır gibi değildir.
Aklı başında bir hekim, bütün bu sorunları kolayca aşacaktır.

15- ÖSYM internet sitesinde hekimlerin karşılaşabilecekleri bazı sorunlar ile ilgili bilgiler bulunmamakta bu da zaman zaman uygulama sorunlarına yol açmaktadır.
Hekimler, bazı yasal sorunlar karşısında kulaktan duyma bilgilerle hareket ettikleri için sıkça kaygılı zamanlar geçirmekte, bu durum ise ÖSYM’nin imajını zedelemektedir. Bu sorulardan bazıları aşağıdadır:

• Sınav giriş belgem gelmeden Ankara’ya gelmek zorunda kalırsam belgemi Ankara’da nerelerde ve hangi zaman dilimlerinde çıkartabilirim? Cumartesi günü de belge çıkartabilir miyim?

• Yabancı dil sınavı muafiyeti için tüzükte var olan 3 yıllık muafiyetin pratik uygulaması nasıldır? Örneğin yabancı dilde barajı Nisan 2008 TUS’unda geçen bir hekim 15 Mayıs 2011 ve 25 Eylül 2011 tarihlerindeki bilim sınavında yabancı dilden muaf mıdır?

• Haziran 2011 sonunda tıp fakültesinden mezun olacak bir kişi henüz mezun olmadan ilkbahar 2011 dönemi TUS yabancı dil sınavına girse ( ama daha mezun olmadığı için bilim sınavına girmeden bunu yapsa) ve barajı geçse, bu durum 3 yıllık muafiyete hak kazandırır mı? Nitekim henüz mezun olmadan ÜDS ya da KPDS’ye girip barajı geçenler muaf sayılmıyorlar mı?

• Bir sınavda bir TUS sorusu iptal edildiğinde sınav bir soru eksik mi değerlendiriliyor, yoksa bu soru sınava giren herkes için doğru mu kabul ediliyor?

• İlkbahar dönemine giren ve bir programa yerleşip yerleştiği alana kurallara uygun şekilde başvurusunu yapan hekimlerin atamaları genellikle Ağustos ayı sonu ya da Eylül ayı başlarını buluyor. Yani Sonbahar dönemi TUS müracaatları çoktan bitmiş oluyor. Bu kişiler; sonbahar dönemi sınavına da girmek istedikleri durumda, başvuru formundaki UZMANLIK ÖĞRENCİLİĞİ DURUMU bölümüne nasıl cevap vereceklerdir? “Halen Uzmanlık Eğitimime Devam Ediyorum” cevabı verseler, halen uzmanlık eğitimine devam etmedikleri için yanlış beyan olacaktır. Bu seçeneği işaretlemedikleri durumda da puan kesintisi olmayacak ama belki de bu kişiler sınavdan önce uzmanlık eğitimine başlamış olacak ve diğer adaylara haksızlık durumu ortaya çıkacaktır.

• Halen, ilkbahar dönemi sınavı ile sonbahar dönemi sınavı arasındaki süre 5 ay, diğer iki sınav arasındaki süre ise 7 aydır. Sınavlar arasındaki süreyi eşitlemek (tam 6 ay ara ile yapmak) bir önceki sorudaki handikapı önlemek için sağlıklı bir yol olamaz mı? Sınavları mevcut aralıklarla yapmanın özel bir sebebi var mıdır? İncelenen kadarıyla ÖSYM’nin Mart ayında pek çok boş haftası bulunmaktadır. İlkbahar dönemi Mart ayına alınamaz mı?

• Ek yerleştirmede, bir kişinin bir kadroyu tercih edebilmesi için ilk yerleştirmede o programa yerleşen en düşük puanlı kişinin puanına eşit ya da yüksek puan alması gerekiyor. Bu durum, pek çok kadronun boş kalmasına yol açmaktadır. Bu uygulamanın hukuki dayanağı nedir?

ÖSYM internet sayfasındaki TUS bölümünde “SIK SORULAN SORULAR” bölümü açılarak bu tür ortak sorular cevaplanabilir ve hekimler belirsizlikten kurtarılabilir.ir.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6081/tus-icin-yapilmasi-gerekenler-2
TUS İÇİN YAPILMASI GEREKENLER – 2

(14 Ocak 2012)

Daha önceki yazımda TUS’un Handikapları ve Çözüm Önerileri’nden önemli bir kısmını bahsetmiştim. ÖSYM’nin yaptığı değişiklikler, önerilerimizin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya koymuş oldu.

Ama daha yapılması gerekenler var:

1- Zorunlu hizmetten dolayı çokça istifa eden hekim varlığından dolayı 14 tercih ve 6/8 Üniversite- Bakanlık oranı kaldırılmalıdır. Tercih sırası 20-25 ve hatta daha üzerine çıkmalı, dileyen tamamını üniversite ya da tamamını bakanlık tercihleri yapabilmelidir.

2- Tercih yapabilmek için alt sınır olan 50 barajı ya kaldırılmalı ya da düşürülmelidir.

3- Ek yerleştirme için; açıkta kalan bir kadroyu tercih edebilmek için, o kadronun puanına eşit ya da daha yüksek puan şartı kaldırılmalıdır ki boş kadro kalmasın.

4- TUS Yabancı Dil Sınavı kalktığı için ÜDS, Ocak ya da Şubat ayında yapılmalıdır ki Nisan TUS’u başvurularından önce sonuçlar açıklanmış olsun.

5- Yanlış olan ve itiraz edilen sorulara hala şeffaf davranılmamaktadır. Eylül 2011 sınavındaki 3 yanlış soru da itiraz edildiği halde iptal edilmediği için mahkemeye taşınmıştır. Bu inat,
nereye kadar böyle devam edecektir?

6- Aralık 2010 sınavında yanlış olup iptal edilmeyen 5 soru mahkeme kararı ile iptal edilmiş olup karar kesinleşmiş ve ÖSYM’ye tebliğ edilmiştir. Buna rağmen ÖSYM sessizliğini korumaktadır. Önce; bu iptalleri kamuoyuna duyurmalı, kazanılmış mevcut hakların korunması şartıyla yerleştirmeleri yeniden yaparak bir üst yerleştirmeye ya da yeni bir yerleştirmeye hak kazananlara hakları verilmelidir. Sonra da hekimlerden içtenlikle özür dilenmelidir.

Hiç şüphesiz ki bu özür; sahibine özsaygısını iade eden bir özür olacaktır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6071/tipta-uzmanl...ri-ve-oneriler
Tıpta Uzmanlık Sınavı’nın Handikapları ve Öneriler

Ülkemizde, TUS gibi bir sınavın ve ÖSYM gibi bir kurumun varlığı fırsat eşitliği ve ciddiyet açısından önemlidir.

Hekimler adına üzüntü veren nokta; sistemin, pratisyen hekimliği hiç de hak etmediği şekilde “değersiz” ve “niteliksiz” bir konuma düşürmüş olmasıdır. Doğal olarak öncelikle bu sorun çözülmelidir ve uzun vadeye yayılan bir politika ile “sadece uzmanlığın değerli olduğu” algısı ortadan kaldırılmalıdır.

Elbette uzman olmak isteyenler için objektif bir sınavın yapılması en uygun olanıdır.

Tıpta Uzmanlık Sınavının; neyi, neye göre ve nasıl ölçtüğünü anlamak için geçmiş sınavları incelediğimizde, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gereken bazı noktaların varlığını tespit etmiş bulunuyoruz. Tespitlerimiz sınavın daha hakkaniyetli ve doğru ölçmesine katkıda bulunmaya yöneliktir.

Sorunları aşağıdaki şekilde maddeleyebiliriz:

1-Tıpta Uzmanlık Sınavı; tek oturumda ve sadece 200 soru üzerinden yapıldığı için ayırt ediciliği –nispeten- düşük olan bir sınavdır.
Sadece 200 soru sorulmasının doğal sonucu olarak her konudan sorgulama yapılamamaktadır. Ayrıca tek oturumda olması da; olası sağlık ve konsantrasyon sorunlarının sınavın primer belirleyicisi olmasına yol açmaktadır. Her iki durumda sağlıklı bir ölçme – değerlendirme için uygun değildir.
Sınav; en az 500 sorudan oluşmalı, her branşın her konusundan soru sorulabilmeli ve 2 ya da 3 oturumda yapılmalıdır.

2-Bazı sorular yeterince özenle hazırlanmamaktadır.
Soruların resmen açıklandığı son 3 sınavda ortalama 3’er sorunun iptal ya da değişikliğe uğramış olması bunun en açık delilidir. 200 soruluk bir sınavda sınava girenlerin yarısı 115-130 net aralığına yığılmakta ve 1 net bile sonucu ciddi şekilde etkilemektedir. Biz bu sınav için hekimlerimizin, hayatlarının geri kalan bütün yönlerini ihmal edip gece gündüz 1 yıldan fazla çalıştığını biliyoruz. Bu emeğe saygı duyulmalıdır.
Özensiz hazırlanmış 6-7 sorunun hekimleri bu kadar etkilemesine yol açmamalı ve daha özenle hazırlanmış, çalışıldığında yapılabilen net sorular içeren sınavlar yapılmalıdır.

3-Soru dağılımları; tıp fakültesi müfredatına uygun yapılmamaktadır.
Örneğin Eylül 2007 sınavında Anatomi alanında sorulan 10 sorudan 7 tanesi “Nöroanatomi” konusundan sorulmuştur. Daha önceki sınavlarda bu konudan gelen soru sayısı ortalama 2-3’tür. Tıp fakültesi müfredatında da bu konu anatominin yaklaşık % 25’ini oluşturmaktadır. Bu durumda bu konudan 7 soru sormak ne kadar ölçücüdür? Bir hekimin diğer konuları çalıştığı halde hiç soru çıkmaması da elbette adil olmayacaktır.

4-Soruların hazırlandığı kaynaklar bilinmemektedir.
Tıp çok geniş bir alandır, çok sayıda temel kaynak bulunmaktadır ve bir pratisyen hekimin bütün bu kaynakları bilmesi imkansızdır.Ayrıca aynı branşın iki farklı kitabında bile farklı olarak ifade edilen bilgiler de sorgulanabilmektedir. Bu durum çok sakıncalıdır.
Soruların hazırlandığı kaynakları tam ve eksiksiz olarak resmi olarak ÖSYM internet sitesinden duyurulmalıdır.

5-Sorular bazen tek bir kaynaktan hazırlanmakta ve o branşın çok temel kabul edilen 3000 sayfalık diğer bir kaynağında dahi cevabı bulunamamaktadır.
Bu durumlarda hekimlerin 3000 sayfalık bir kitabı okuması bile anlamsız hale gelmekte onları hiç okumayanla eş duruma düşürebilmektedir.
Her soru o branşın en az 2 temel kitabı tarafından net, eksiksiz ve aynı şekilde cevaplanabilecek şekilde hazırlanmalıdır.

6-Bazı sorular bir pratisyen hekim tarafından bilinmesi mümkün olmayan ve bilinmesi anlamsız olan uç bilgileri sorgulamaktadır.
Bazen soruyu hazırlayan hocalar kime soru sorduklarını unutmakta ve kendi çocuğu girse asla sorulmasını istemeyeceği zorlukta ve anlamsız soruları öylesine sormaktadırlar. Bu sınava hazırlanmak için yıllarca çalışanların emeklerine saygı duyulmalı ve soruların bir ölçüsü olmalıdır.
“Ayrıca; biliyoruz ki TUS birincileri bile 175 civarında net yapabilmektedir. ÖSYM’nin diğer sınavlarında tam net yapan bir çok aday çıkarken TUS’da en iyi yapanın bile 20 civarında yanlışının olması da sınavın anlamsız zorluğunu göstermektedir.

7-Branşlar arasında ihtilaf konusu olan çelişkili bilgiler -son derece hatalı şekilde- sorulmaktadır.
Bir soru, doğası gereği diğer bir tıp branşını ilgilendiriyorsa mutlaka onun uzmanları tarafından da çapraz kontroller yoluyla incelenmeli, bilgi farklılığının olmadığı teyit edildikten sonra sorulmalıdır.

8-İtirazlara karşı yeterince açık ve şeffaf davranılmamaktadır ve hiçbir açıklama yapılmamaktadır.
Son 3 sınavdır bir çok ciddi internet sitesinde iptal edilenden daha fazla sayıda soruya bir çok temel kaynaktan referanslar göstererek haklı itirazlar yapılmış ancak kişiye özel ya da kamuya karşı hiçbir tatmin edici açıklama yapılmamıştır. Ayrıca sınavın birinde 2 soru iptal edildiği halde neden 200 soru üzerinden değerlendirme yapıldığı hala adaylar arasında şaibe konusu olarak konuşulmaktadır. Bu durum ÖSYM’nin ciddiyetiyle bağdaşmamakta ve şaibeler uyandırmaktadır.
Yapılan her itiraz dikkatlice incelenip hekimleri yeterince aydınlatan resmi açıklamalar yapılmalıdır.

Bugüne kadar; sınavın daha ölçücü ve hatasız bir sınav olması için hiçbir inceleme yapmayan ve çaba göstermeyen, hatalı soruların varlığını hekimlerin kendilerine çektiği sitem dolu fakslarla fark edecek kadar duyarsız bir Türk Tabipleri Birliği’nin varlığı tüm meslektaşlarımız adına üzüntü vericidir.

Tüm bu sorunların çözümü için; kurumumuz, sınavın esas sahibi olan Sağlık Bakanlığı, sınavın uygulayıcısı olan YÖK ve ÖSYM nezdinde gerekli tüm çabaları göstermekte ve sorunları dile getirmektedir. Sizlerin de yukarıdaki metin eşliğinde ÖSYM’ye faks ve E-mail yoluyla başvurmanız sonuç almamızı hızlandıracaktır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6060/tusun-kutsal-kitabi
TUS’un KUTSAL KİTABI

(Tüm Tus Soruları 18. Baskı’nın Önsözüdür)

TUS’un kutsal kitabı 18. edisyonu ile karşınızda. Bu baskıda bile her bölüm, TUSDATA’nın kaliteli eğitmenleri tarafından en az 2 kez satır satır incelendi, çok değerli bilgiler eklendi, sızlerden gelen eleştiriler incelendi, tartışmalar çözümlendi, içerik daha da zenginleştirildi. Sadece bu baskı için 60’tan fazla editör ve eğitmen görev aldı. Kitabın 17. baskısı Eylül 2007 sınavındaki 153 soruyu net bir şekilde cevaplandırdı.

12 yıl boyunca; konu olarak ne çalışırsa çalışsın, hangi dersaneye giderse gitsin TUS çalışma potasına giren herkesin vazgeçilmez kaynağı olabilmek “TUS’un Kutsal Kitabı” tanımlamasını anlamlandırıyor.

Türk tıp tarihinin en fazla baskı yapan kitabı olma gururunu da bu kitap taşıyor (toplamda 27 baskı… 18’i yenilenmiş edisyon ve 9 adet reprint baskı). İkincilik ise 12 baskı yapan Klinisyen PATOLOJİ SORULARI kitabına ait. Dünyanın en meşhur kitaplarından Nelson Textbook of Pediatrics kitabının da 2 ay önce 18. baskısını çıkardığı düşünüldüğünde bu kitabın haklı gururu daha iyi anlaşılacaktır.

Önemli başarılar, ancak gönülden ve yeterince ciddi çalışıldığında kazanılır. TUSDATA olarak hem dersanecilikte hem de yayıncılıkta gönülden ve yaptığımız işten zevk alarak profesyonel kadromuzla aldığımız sonuçlar bunun en güzel ispatıdır: 27 ayrı şube ve kitabevi, 500’den fazla TUS semineri, 137 kitap, 18 eğitim Cd’si, TUS kampları, vaka kampları, deneme sınavları… Tam 12 yıldır TUS’un her alanında bütün gücümüz ve içtenliğimizle çalışıyoruz.…

Başarıda diğer önemli bir faktör de sürekli yenilenme ve güncel kalabilmedir. Yıllar boyu bununda en güzel örneklerini verme gayretinde olduk. Bu baskıda da 2005, 2006 ve 2007 basım ingilizce textbookları esas alarak bilgileri güncelledik, yeni ipuçları ekledik ve daha iyi olabilmeye çalıştık.

TUSDATA ailesi olarak; Sürekli yenilenme ve gelişmenin doğal sonucu olarak kurumlarımızı ve hizmet ağımızı genişletiyoruz:

Bilimsel toplantı merkezlerimizde de arka arkaya kırılması zor rekorlara imza atıyoruz. Son 9 TUS’ta 9 birinci çıkardık ve herhangi bir kurumun bu başarıyı yakalayabilmesi için en azından 5 yıl geçmesi gerekecek. Tabi bu süre içinde TUSDATA’nın hiçbir varlık göstermediğini varsayarsak ve TUS birincileri, dereceler ve ilk 10’un çoğu sürekli bizden çıkmasının yanında kitlesel ve bireysel başarılara imza atıyoruz. Tüm kursiyerlerimiz ideallerindeki başarıya TUSDATA ile ulaşıyorlar. Artık TUS’u kazanan her iki kişiden biri TUSDATA’lı… Ders notları, Özet Notlar, Deneme Sınavları, Tarama Sınavları, Tıbbi İngilizce desteği, İnternet desteği, Profesyonel Motivasyon desteği ile TUS hazırlığına bambaşka bir tarz getirerek, kursiyer arkadaşlara birer hekim gözüyle bakarak ve tüm ihtiyaçlarını bilip çözüm yolları üreterek bu başarıya ulaşıyoruz.

Yayıncılıkta ise 12 yıllık tecrübemizi artık yurtdışındaki medikal yayıncılık standartlarına kavuşturduk. Bu noktada sınıflamalardan, kitap boyutuna, dikkat kutularından indekslere kadar itinalı bir çalışma sonunda ortaya KLİNİSYEN serisini çıkarttık. Klinisyen konu ve soru kitapları tamamladık, Vaka Soruları Kitaplarını seri halinde hizmetinize sunduk, daha detaylı bilgi isteyenler için PREMIUM serisini, daha az zamanda olanlar için de OPTİMUM serisini hazırladık. Son olarak her konuda her şeyin (TUS sorusu, Konu, vakalar, açıklamalı sorular, değerlendirme testi) arka arkaya eklendiği ve tüm metnin birbiriyle uyumlu olduğu 5 kitap yerine 1 kitap ile hedefe ulaşabileceğiniz PROSPEKTUS 5 YILDIZLI SERİ’ yi hizmetinize sunduk. Bu seri ile teknik açıdan
dünyanın en üst standartlarını, sınava hazırlık ve içerik açısından yapılabileceğin en iyisini yaptığımızı göreceksiniz.

TUS Hazırlık Merkezlerimizde yaptığımız ve tüm meslekdaşlarımız tarafından çok beğenilen deneme sınavlarımızı kitaplaştırdık. Güncel ihtiyaçlar doğrultusunda yeni yayın çalışmalarına devam ediyoruz.

Klinisyen Tıp Kitabevleri artık Türkiye’nin 27 ayrı yerinde… Her çeşit kitabı en uygun şartlarda bulabileceğiniz merkezlerimize bekliyoruz sizleri.

TUSDATA olarak güncelliğimizi sürekli kılıp TUS’a çalışan öğrenci ve doktor arkadaşların yanında, hem TUS Hazırlık Merkezleri hem de yayıncılık alanında başarınız için çalışmaya devam edeceğiz.

18 baskı boyunca bu kitaba emeği geçenlerin sayısı çok fazla. Sadece bu baskı için 60’tan fazla eğitmen emek verdi. Öncelikle tüm yazar ve editör kadromuz, eğitmenlerimiz, çalışkan teknik ekibimiz, Klinisyen Tıp Kitabevleri ve tüm doktor meslektaşlarımız, bize her yolla ulaşarak soru ve çelişkilerini ileten meslektaşlarımız, tabi ki sabırlı, anlayışlı ve vefakar ailelerimiz… İsim olarak saymak istesek binleri geçer. Hepsine… ama herkese gönülden teşekkür ediyoruz. Onlar olmasaydı, bu kitap bu kadar faydalı ve güzel olamazdı.

Sınava TUS’u bilenlerle hazırlanın.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6025/%EF%BB%BF%EF...ar-sonuc-verdi
BASKILAR SONUÇ VERDİ
Değerli meslektaşlarım;

TUS sonuçları (puan ve sıralamaları) açıklandı. 2-3 gün içinde tercih işlemi başlayacak.

Türkiye net ortalamasının 85-90 arası olacağını tahmin etmiştik, 87 çıktı. Doğal olarak ortalama düşünce de puanlar yüksek geldi.

En doğru tercihleri yapabilmeniz için çok yönlü analizlerimizi tamamlayıp her türlü doküman ile zenginleştirilmiş bir TERCİH REHBERİ klasörünü en kısa sürede yayınlayacağız.

Nisan 2009 TUS; kötü bir sınavdı… Sınava giren meslektaşlarımız moral açısından zor günler geçirdiler.

Biz de TUSDATA olarak; sınavın doğru ve adil olması için çok yönlü çaba gösterdik. Gazete ve televizyon kanallarında durumu anlattık, YÖK ve ÖSYM nezdinde girişimlerde bulunduk, hekim arkadaşların organize bir şekilde kamuoyu oluşturmasını sağladık… vs.

Pek çok sonucu da aldığımızı düşünüyorum:

1. 5 itirazımızdan 4’ü tam istediğimiz gibi değiştirildi.

2. İlk kez, iptal edilen soruların akıbeti ÖSYM tarafından resmen duyuruldu ve bu sorular herkesin doğru kabul edildi.

3. ÖSYM; komisyonları tekrar toplayarak günlerce soruları tekrar inceledi… Bunun doğal sonucu, bundan sonraki sınavların daha dikkatli hazırlanması olacaktır.

Hak edenin kazanması dileğiyle…

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6022/sinavin-erte...k-ettikleriniz
SINAVIN ERTELENMESİ İLE İLGİLİ MERAK ETTİKLERİNİZ
Değerli meslektaşlarım,

18 – 19 Eylül tarihlerinde yapılacak olan TUS ertelendi. Daha sonra şok bir duyuru ile Nisan 2011 ile birleştirilip Ocak’ta yapılacağı yazıldı. Hem ÖSYM hem de Sağlık Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunduk ve sınav 11-12 Aralık 2010 tarihine alındı. 2011 sınav takvimi TUS 2 kez olacak şekilde yani hiç değişmeden yapılacaktır.

Pek çok soru işareti açıkta kaldı. Bunların bazılarına cevap ve kanaatlerimizi aşağıdaki yazımda bulabilirsiniz.

Sınav neden ertelendi?
Aldığımız bilgiler, okuduklarımız ve basit mantıkla düşündüklerimizi yan yana koyarsak; KPSS skandalı nedeniyle ÖSYM’nin bilgisayarlarına savcılık ve polis tarafından el konuldu ve böylece soruların mahremiyeti, gizliliği bozulmuş oldu. Zaten ÖSYM sadece TUS’u değil diğer kalan tüm sınavları da erteledi.

Sınavda sorular sizce nasıl olacaktır? Eski soru çıkmayacaksa nasıl çalışmalı?
Soru gizliliği açısından mevcut bankanın kullanılamayacağını düşünüyoruz. Her yeni soru hazırlayan da en önemli konuları açıp oradan soracaklardır, Uzaydan soru mu getirecekler?
Nelerin nasıl sorulabileceğinin en kolay ve en sağlıklı yolu çıkmış TUS sorularına bakmaktır. Çünkü onları da hocalar hazırlamışlardı. Bunun için TÜM TUS SORULARI’nı çalışmak akıllıcadır, sadece şu farkla: Siz bu konuda sınav sorusu hazırlasaydınız ne sorardınız? Böyle bakın her şeyin aslında net olduğunu hissedeceksiniz.

Sınav için yeni bir başvuru olacak mı? Giriş kartlarımız geldi, ne yapacağız?
ÖSYM; en son durumda yeni başvuru kabul etmeyeceğini eski giriş evraklarının geçerli olduğunu belirtmiştir.

En son 2007 Eylül sınavında yabancı dil barajını geçmiştim. Bu eylülde muafiyetim geçerliydi. Şimdi sınav eylül sonrasına ertelendiğine göre benim muafiyetim ne olacak?
Siz, mağdur eden değil, mağdur edilensiniz. Eylül 2010 için her şey ( sınav kağıdı, sınav yeri, …vs. ) geçerli olacağına göre mutlaka muafiyetiniz de geçerli olmalıdır Aksi, akla da hukuka da aykırıdır.

Uzun dönem kursiyerlerinize verdiğiniz Spot bilgiler ve TUS soruları spotlarını kitaplaştırıp kursiyeriniz olmayanların da hizmetine sunacak mısınız?
Biz bunu zaten yaptık ve iki cilt halinde piyasaya sunduk. Çok kıymetli bir eser oldu. 70’ten fazla eğitmenin 3 yıl boyunca sürekli geliştirerek oluşturdukları ustalık eserimiz oldu. Kitabevlerinden veya*****www.klinisyen.com*****sitemizden inceleyebilirsiniz.

Aralık sınavı için yeni bir TUS KAMPI yapacak mısınız?
Bir sebeple Eylül kampımıza katılamayan meslektaşlarımızı öncelikle düşünerek sadece Ankara’da TUS KAMPI yapacağız. Bununla ilgili detaylar için tıklayınız

Yeni bitmiş olan Eylül TUS KAMPI katılımcıları için pozitif anlamda neler yapacaksınız?
Öncelikle onları kamp sonuna kadar konsantre tutmak için çabaladık. Yeni sınavdan hemen önce 5 gün süreyle kritik branşlarda çok yoğun bir SORU ÇÖZÜMÜ ve SPOT TEKRAR yapacağız. Bunu, onların motivasyonu için hediye olarak yapacağız.
Ayrıca her 3 haftada bir TUS DENEME SINAVI yapacağız. Bu denemelerimize her meslektaşımız katılabilecektir. Üç haftada bir yapmamızın nedeni 3 haftada bir tekrar atma hedefini canlı tutmak içindir. Bu sorunu fırsata dönüştürmek sizin elinizdedir.

Ekimde başlaması gereken yeni dönem kursları ne olacak, sınavın geçmesini bekleyecek misiniz?
Tam zamanında (büyük çoğunluğu 23 Ekim’de) başlatacağız. TUS ertelendi diye biz kış dönem başlangıcımızı ertelemeyeceğiz. Ancak bu TUS’a girecek kış kursiyerlerimizi serbest bırakacağız. TUS öncesi kampa gitmek isterse bedel almadan KAMP + Kalan kış dönemi derslerini sadece bu sınava özel olarak tek dönem fiyatı ile sunacağız. Bu sınavda kazanırlarsa da sadece kamp, not ve dinledikleri dönem dersleri dışındaki tutarı iade edeceğiz. Bununla ilgili detayları ve seçenekleri şubelerimizden öğrenebilirsiniz.
Hayat düz bir çizgi olsaydı asıl o zaman çekilmez olurdu. Tüm bu yaşananlar aslında normal ve olabilecek şeyler…Dayanma gücü yüksek ve mutlu olabilme eşiği düşük olan öne geçecektir.

Başarı dileklerimle.
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6018/simdineolacak
ŞİMDİ NE OLACAK? Ya da NE OLMALI?
(23 Aralık 2010 Perşembe)
ÖSYM ilk kez farklı bir uygulama yaptı:

2010 Aralık TUS puanları açıklanmadan önce bazı soruları iptal ettiğini duyurdu.

Çünkü; basın, siyaset ve kamuoyundan yoğun baskılar geldi.

Ancak, iptal gerekçesi çok sıra dışı ve düşündürücüydü: “Cevap kâğıtlarının optik okuyucuda okunmasından sonra yapılan ve madde analizi olarak ifade edilen ilk işlemde, tüm adayların sorulara verdikleri cevapların dağılımı incelenmektedir. Bu sayede adayların, özellikle de başarılı adayların cevap olarak farklı seçenekleri tercih ettiği sorular özel olarak yeniden ele alınmakta, soru hazırlayan ve bilimsel açıdan soruları denetleyen akademisyenlere iletilerek soruların yeniden değerlendirilmesi sağlanmaktadır. 12 Aralık 2010 tarihinde yapılan TUS Bilim Sınavında da bu süreç işletilmiş ve optik okuma sonucu yapılan madde analizi ve bilimsel denetçi akademisyenlerin yeniden değerlendirmesi sonucunda…”

Duyuruda; itirazlara değinilmemesi, sonuç açıklama esnasında ek iptallerin olabileceği yönünde bir açık kapı bırakıldığını da düşündürüyor.

Peki ne olacak? Hekimler nasıl hareket etmeli?

Öfkeli değil sükûnetle ve akıllı hareket edilmelidir.
1. Puanların açıklanması beklenmelidir.

2. Yeni iptaller söz konusu olmazsa; olayın ÖSYM tarafından “geçiştirilmek istendiği” kesinlik kazanacaktır.

3. Bu durumu böylece kabullenmek, bundan sonraki tüm sınavlarda aynı hataların tekrar tekrar yapılmasına fırsat tanıyacağı için sağlıklı ve adaletli olmayacaktır. Bu sınav bir dönüm noktası olmalı ve bundan sonraki sınavlar; dağılım, doğruluk, zorluk ve ölçücülük açısından gerçek birer sınav haline gelmelidir. Tatmin edici bilimsel açıklamalar yapılmadığı sürece olayın Danıştay’a açılacak bir “Yürütmeyi Durdurma” davasına dönüşeceği maillerle ÖSYM’ye şimdiden iletilmelidir.

4. Sınavın iptali gibi bir söylem, bu sınava emek harcamış ve plan yapmış herkese ihanet olacaktır. Bu sebeple hukuki yola başvuracak olan herkes sadece “yanlış soruların iptali ve herkes için doğru sayılması” üzerinde durmalıdır.

5. ÖSYM, bu sınavı yapmaya devam etmelidir. Bakanlık ya da üniversitelerin eline düşecek olan bir sınav hekimler için hiç şüphe yok ki daha kötü sonuçlar doğuracaktır. Bu istek ve güven ihtiyacı, her hekim tarafından ÖSYM’ye maillerle iletilmelidir.

6. TUSDATA olarak bugüne kadar tüm resmi makamlar ve ÖSYM nezdinde girişimlerde bulunduk. Ne yazık ki, rakiplerimizin destek yerine köstek olarak, hazımsızlık gösterip, kurumumuzu ve şahsımı ÖSYM ve Cumhurbaşkanlığı’na jurnallemeleri etki düzeyimizi düşürmektedir. Kurum olarak; dava açmak gibi bir irademiz olmayacak ancak hukuki yola müracaat etmek isteyenlere yol gösterici rolümüz devam edecektir. Bu rol; sınavın iptali değil sadece kalan 4 sorunun iptali ile adaletin sağlanması ve sınavın ÖSYM tarafından yapılmaya devamı çerçevesinde sorumluluk bilinci içerisinde olacaktır.

7. Umuyoruz ki; ÖSYM hatayı kabullenir ve adalet sağlanır. Ayrıca bundan sonraki sınavlar daha düzgün ve ölçücü olacak şekilde hazırlanırda gerçekten çalışanlar emeklerinin karşılığını alırlar.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6015/kamuoyuna-duyuru
KAMUOYUNA DUYURU

(18 Ocak 2012)

TUSDATA olarak ülkemizin 30 ilinde sürekli ve düzenli hizmet vermekteyiz.

Eğitim ve hizmetin ve her cephesinde çıtayı sürekli yükselttik. Rekabete yeni açılımlar getirdik.

Bu rekabete güç yetiremeyen pek çok kurum bugün artık yok. Neredeyse hepsini, bedelini ödeyerek TUSDATA olarak bünyemize kattık. TUS-SİSTEM, UTS Başkent, ProspekTUS, TUSMED bunlardan bazılarıdır.

Doğal olarak bu kurumları alırken sadece iyi ve sevilen hocalarını da bünyemize katarak sürekli güçlendik.

Son olarak 18 Haziran 2009’da imzaladığımız bir protokolle 12 yıllık bir kurum olan TUMER; herşeyi ile 12 şubesi, tüm telif hakları, demirbaşları, yayınları, kursiyerleri ..vs ile bünyemize kattık.

İhtiyacımız olan ve sevilen tüm hocaları (biri hariç) ile kadromuzu daha da güçlendirdik. İhtiyacımız olmayanlara teklif daha götürmedik.

Çalışabileceğimiz ama çalışmadığımız tek hocanın da TÜMER kursiyerlerini yarı yolda bırakıp derslerini anlatmaktan dahi imtina edecek kadar etik dışı davranması, çalışmamamızın tek sebebidir. Düşünün ki yenidoğanın veya kardiyolojinin yarısını anlatmış yarısını anlatmayı reddeden ve kursiyerleri apaçık mağdur eden bir hoca var. Siz olsaydınız ne yapardınız?

İsim hakları ile beraber TUMER’in her şeyini TUSDATA almış iken, bir rakip kurumun internet sitesinde şaşkınlıkla izleyeceğiniz reklamlar dönmeye başladı. Zaten batmış olan bir kurumun Genel Müdürü, ya da bizim çalışmayı hiç düşünmediğimiz hocaları ya da TUMER’in zaten boşalttığı şubeleri yeniden kiralayıp onlar üzerinden ve TUMER adını kullanarak reklam yapma çabasını anlayamıyoruz. Rekabetin de bir etiği yok mudur? Çaresizlik ve asgari ahlaktan yoksunluk olarak tanımlayabileceğimiz bu haksız ve hukuksuz girişimler karşısında önce bir müddet beklemeyi seçtik. Sonra kendilerine avukatlarımız ve noter aracılığı ile uyarı gönderdik.

Maddi ve manevi dava açma hakkımız olduğu halde sabırla hatalarından dönmelerini ve hekimlere yakışan bir tavır ortaya koymalarını bekliyoruz.

Kamuoyunun gözü önünde cereyan eden bu haksızlığın devam etmesi durumunda her türlü hukuki yola başvuracağımızı belirtiyor, konuyu kamuoyunun vicdanına havale ediyoruz.

“Aslanlar avlanır, çakallar artıklarla beslenir”

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5977/devekusu
DEVEKUŞU ve ÖSYM
Burası Türkiye ve yıl 2011…

İnternet çağındayken başınızı kuma gömebilir misiniz? ÖSYM gömüyor. Hatalı sorular, hatalı değerlendirmeler ve eksik gelen notlar sorununu neredeyse HİÇ BİR ŞEY YAPMADAN atlatma derdinde… Kulaklarını her türlü çığlığa İNADINA kapamış durumdalar. Böyle yaparlarsa prestij kaybına UĞRAMAYACAKLARINI zannediyorlar.

Yanılıyorlar.

Tam da yeniden güven kazanabilecekken, 30 yıl önceki ilkel reflekslerle hareket ediyorlar.

Bir ülkede, yöneticiler adaleti sağlamakla görevlidirler. Kendi prestijleri için adaleti önemsemiyorlarsa ve hak arayanları “kopyacıların üzerine gittiğimiz için böyle davranıyorlar” gibi ucuz yöntemlerle uzaktan suçlama yoluna gidiyorlarsa, o koltuk EHLİNDE DEĞİL demektir.

Bugüne kadar; her sınavda istediğimiz, sınavın sağlıklı ve iyi ölçen bir sınav olmasıydı. Her sınav; soruların açıklandığında akademik heyetlerimizle tüm soruları inceledik, iptali için kesin ve net textbook delilleri olan tüm yanlış soruları ortaya koyduk, hekimlerimize adalet için yol gösterdik. Neden diğer bazı sorulara itiraz etmediğimiz ile ilgili türlü türlü söylentiler yayılmak istense de doğru bildiğimizden şaşmadık.

Yetmedi… ÖSYM’nin en üst düzeyde yürütme kurulu üyelerine YÖK Başkanlığı’na, YÖK Başkanvekilliği’ne gidip durumu delilleriyle anlatıp bu konuda hassasiyet oluşmasını sağladık.

Bugüne kadar yaptığımız her şeyi bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Bizim hakkımızda yapılan söylenti ve iftiralara aldırış etmeyeceğiz. Yok acaba TUSDATA soruları satın almış olabilir miymiş?, yok soruları bazı! ÖSYM görevlileri TUSDATA’ya sızdırıyor muymuş, yok ÖSYM’yi elimizde oynatıyor muymuşuz, yok efendim bütün bu çabaları TUS birincisi çıkarmak için mi yapıyormuşuz…vs, vs… Kedi uzanamadığı ciğere pis dermiş ya, bütün bu çirkin söylentiler; bizim için söyleyenin düzey sorununu ve aşağılık kompleksini göstermekten öte bir anlam ifade etmez. Meyveli ağacı taşlayacaklarını biliyoruz.

Haklı olduğumuz konularda ısrarlı itirazlarımızla, ÖSYM’yi elbette rahatsız edeceğiz. Bizim gibi kurumların varlığı denge için ve yetkili kişilerin daha ciddi çalışması için önemlidir ve gereklidir, her iktidara bir muhalefetin gerekli olduğu gibi. Biz; adayları sınavlara hazırlayan bir kurum olarak, doğru duruş neresi ise o duruşu sergilemeye devam edecek ve daima doğru yerde duracağız.

ÖSYM bu ülke için önemlidir. Acilen 2011 yılına uygun şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Sınavlar için alınan güvenlik tedbirleri gerçekten sınav güvenliğini sağlayacak ve insan tabiatına uygun olacak şekilde devam ettirilmelidir. Bunun yanında sınavın niteliği, ölçücülüğü ve doğruluğu konusunda modern ve etkili yöntemler uygulanmalıdır.

Son olarak; ÖSYM, halka ve itirazlarına saygı duymalıdır. Çığlıklara karşı hassas olmalıdır. Kamuoyu vicdanının rahatı için gerekirse, yeniden değerlendirebilecek kadar adaletli ve cesur bir sınav olmalıdır ki biz halk olarak, ÖSYM’ye güvenmeye devam edelim.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5962/netlerin-dusuklugu-ile-ilgili
NETLERİN DÜŞÜKLÜĞÜ ile İLGİLİ…

(26 Aralık 2010 Pazar)

Aralık 2010 TUS sonuçları açıklandıktan sonra pek çok meslektaşımız netlerinin eksik geldiğini düşünmüş ve fikirlerini çok farklı yollarla paylaşmış ve teyit etmişlerdir. Hakim kanaat, netlerin düşük geldiğidir. Netleri beklediği gibi gelenler olduğu gibi 1 netten 20 nete kadar düşük geldiğini belirtenler de mevcuttur.

Bu durumda sınavın adaleti açısından haksızlık olduğunu düşünen meslektaşlarımızın ÖSYM’ye rutin itiraz prosedürü dahilinde –mümkünse bizzat Ankara’ya gelerek- itiraz etmeleri gerekmektedir. Ankara’ya gelenlerin, bizzat yetkililere durumu anlatmak için çaba sarfetmeleri faydalı olacaktır. Gelemeyenler ise sadece kargo ve posta yoluyla itiraz edebilirler. Mail, faks veya telefon yoluyla itirazlar kabul edilmemektedir.

Ayrıca her meslektaşımızın*****osym@osym.gov.tr*****mail adresine düzenli ve dili nazik ama beklentisini açıkça ifade eden mailler göndermeleri de yetkililerin hassasiyetini artıracaktır.

Bunun için ÖSYM tarafından hazırlanan GENEL AMAÇLI DİLEKÇE kullanılmalıdır. Bu dilekçe ve prosedürler için,*****http://www.tus.com/7757/aralik-2010-...atali-sorular1*****sayfasındaki “İtiraz Prosedürü ve “Genel Amaçlı Dilekçe Örneği” için TIKLAYINIZ…” bölümündeki prosedürlere uyup dilekçe örneğini doldurduktan sonra ÖSYM’ye iletmeleri gerekmektedir.Bu dilekçenin en sonundaki “İsteğim:” bölümüne aşağıdaki ifadeleri yazmaları faydalı olacaktır.

İsteğim : 12 Aralık 2010 TUS’una giren bir hekimim. Sınavdan hemen sonra açıklanan soruları incelediğimde tahmini netlerimi hesaplamıştım. Puanlar ve netler açıklandığında ise beklediğimin çok altında (……net) eksik geldiğini fark ettim. Hekimlerin internette buluşma noktası olan bazı forum sitelerinde pek çok arkadaşımın da aynı durumdan bahsettiklerini görünce bunun tıpkı İlkbahar Dönemi TUS gibi bir değerlendirme hatasından kaynaklandığını düşündüm. 3 ayrı sebeple bu durumun meydana gelmiş olabileceğini ben ve pek çok meslektaşımız düşünüyoruz:

1- İptal edilen 4 soru (veya bunlardan bazıları) her iki kitapçıkta ya da birinde herkes için doğru olacak şekilde kodlanmamış olabilir. Bu soruların, herkes için doğru kabul edileceği duyurulmuştu.

2-Her iki kitapçık ya da biri için hazırlanan master doğru cevap anahtarı bazı sorular için hatalı olabilir. Önceki itirazlarda hekimlerin cevap kağıtları zaten yanlış olan master cevap anahtarı doğrultusunda değerlendirilerek maddi bir hata olmadığı söylenmiş ama bu hata ÖSYM tarafından nice baskılar sonucu kabullenilmiş ve hata düzeltilmişti. Yani mevcut cevap anahtarının doğruluğu mutlaka yeniden her iki kitapçık için de dikkatle teyit edilmelidir.

3-ÖSYM tarafından verilen kalem ve silgiler, hatalı değerlendirmeye neden olmuş olabilir. Önce işaretleyip sonra sildiğimiz bazı sorular optik okuyucu tarafından çift cevaplı gibi algılanarak yanlış kabul edilmiş olabilir.

Bu 3 olası durumun hassasiyetle gözden geçirilerek, benim ve sınava giren tüm adayların cevap kağıtlarının ve sonuçlarının yeniden değerlendirilmesini talep ediyorum.

Bu üç olası durumu tüm yetkililere ulaştırılarak en sağlıklı sonucun alınması için kurum olarak en üst düzeyde çaba sarfedeceğimizin de bilinmesini isteriz. Küçük hedefler ya da iritasyon peşinde olmadığımız iyi niyetli herkesin malumudur. Önemli olan geç de olsa adaletin yerini bulmasıdır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5940/aralik-2010-tus-degerlendirmesi
Aralık 2010 TUS Değerlendirmesi

Erteleme, yeni sorular, güvenlik tedbirleri,kış … derken nihayet Aralık 2010 TUS yapıldı.

Sınav için öne çıkanları teker teker değerlendirelim ki sonraki sınavlara yol gösterici olsun:

1. GÜVENLİK TEDBİRLERİ

Neredeyse tamamı önemli ve yerindedir. Sadece 4 saat boyunca adayların tuvalet sorunu yüzlerce meslektaşımızı olumsuz etkilemiştir. Bunun tek çözümü vardır. Sınav sabah ve öğleden sonra olmak üzere iki oturumda yapılmalıdır ve bu konuda herkes her yolla ÖSYM’ye fikirlerini yapıcı şekilde iletmelidir.

2. HATALI SORULAR

Belki aceleye geldiğinden, belki de güvenlik kaygıları ön planda olduğundan bu sınavda çok sayıda (en az 7) hatalı ve iptali gereken soru vardı. ÖSYM, mutlaka buna bir çare bulmalıdır. Sorular, hem iki kaynaktan doğrulanmalı, hem de en az bir akademik kontrolden geçmelidir. “Aceleyle hazırlanmış ve hazırlandığı gibi sorulmuş” görüntüsü ÖSYM’ye yakışmamaktadır.

İtiraz dosyamız için TIKLAYINIZ…

3. SORULARIN DAĞILIM SORUNLARI

Sorular, branş içinde dengeli dağılmamıştır. Her konudan soru sorulamamış, sorular belli konulara sıkıştırılarak “adalet” yönü zedelenmiştir.

Örneğin, Anatomide kemik, kas, eklem gibi fakültede anlatılan konuların tam yarısından hiç soru sorulmamış, tüm sorular diğer yarısından sorulmuştur.

Bu sorun da, ÖSYM tarafından bilimsel standartlara kavuşturulmalı ve acilen uygulamaya geçirilmelidir.

4. SORULARIN ZORLUK ve ÖLÇÜCÜLÜĞÜ

Genelde; kolay sorular “çok kolay”, zor sorular ise “çok zor” sorulmuştur ki ikisinin ayırıcılığı da YOKTUR. Eğer ÖSYM, her soru için “Zorluk İndeksi” ve “Ayırıcılık İndeksi” hesaplamalarını yaparsa (ki hala yapıp yapmadığını bile bilmiyoruz) ayırıcılığı çok düşük bir sınav olduğu ortaya çıkacaktır.

Bir başka sorun da şudur: Bir pratisyenin asla kullanamayacağı, kullanmayacağı, bir uzmanın bile uzmanlık hayatı boyunca karşılaşmadığı pek çok uç, hatta uç ötesi bilgilere ait soruların sayısında da artış mevcuttur. Bu, ANLAMSIZdır. Özellikle Anatomi, Cerrahi ve Kadın Doğum sorularını hazırlayanlar gözden geçirilmelidir.

Dünyada; ayırıcı ve ölçücü, ayrıca seviyeye uygun soru hazırlamanın evrensel ve bilimsel standartları vardır ve bu standartlar ÖSYM tarafından da mutlaka acilen uygulanmalıdır.

Meslektaşlarımız içinde; yakın çevresinde basın mensubu, bürokrat, akademisyen, milletvekili… gibi ÖSYM’ye kolayca ve etkin şekilde ulaşabilecek durumda olanlar eleştirilerini yapıcı bir şekilde ama ısrarla ÖSYM’ye iletmelidirler ki bundan sonraki sınavlar gerçekten adil, ölçücü ve ayırt edici doğal olarak da hak edenin kazanacağı sınavlar olsun.

Burada doğal olarak sınavın olumsuzluklarını dile getirsek de hak edenin kazanmasını diliyoruz
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

Doktor sana bır çare
http://www.aksiyon.com.tr/dosyalar/d...ir-care_502065

Uzmanlık sınavında hatalı soru iddiası
http://www.zaman.com.tr/gundem_uzman...i_2085327.html
İSTANBUL
3 Mayıs 2013, Cuma
Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda 6 sorunun hatalı olduğu iddia edildi. Adaylar, durumu ÖSYM’ye iletti, ancak hatalı soruları referanslarıyla birlikte sunan diş hekimlerinin talepleri kabul edilmedi. ÖSYM, sadece 2 sorunun cevabını değiştirdi.

Paylaş
Tweetle
Paylaş
Gönder
Yazdır
A A
Nisanda yapılan Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda (DUS) 120 sorudan 6’sının hatalı olduğu tespit edildi. Mağdur adaylar, hatalı soruları referanslarıyla birlikte ÖSYM’ye iletti ancak talepleri kabul edilmedi. ÖSYM sadece 2 sorunun cevabını değiştirdi. 50 diş hekimi, dava açmaya hazırlanıyor. Hekimleri 37 merkezle sınavlara hazırlayan TUSDATA tus ve dus dersaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Sami Selçuk Biricik, “Soruların yanlışlığını uzman hocalarımız tespit etti. Fakat bireysel başvurularda istenen sonuç çıkmadı. ÖSYM adaylara bir cevap yazısı bile yazmıyor.” diyerek tepki gösterdi. Biricik, Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda da (TUS) ciddi hatalar olduğunu söyledi. ÖSYM yetkilileri ise şikâyet dilekçelerini bilim kurulunun incelediğini ve iki soruyla ilgili düzeltme yapılmasının kararlaştırıldığını bildirdi.

Geçtiğimiz yılın nisan ayında yapılan Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda çıkan 120 sorudan 6’sının hatalı olduğu tespit edildi. Mağdur adaylar, hatalı soruların referanslarıyla birlikte Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’ne (ÖSYM) başvurdu. ÖSYM ise bu hatalı sorulardan sadece 2’sinin cevabını değiştirdi. Diş hekimliği sınavındaki sorulara itiraz eden ve Türkiye’de bu alanda sınav hazırlığı yapan 37 merkeze sahip olan Tıpta Uzmanlık Sınavı Hazırlık Merkezleri (TUSDATA) Yönetim Kurulu Başkanı Sami Selçuk Biricik, “Söz konusu soruların yanlışlığını uzman hocalarımız tespit etti. Fakat ÖSYM’ye yapılan bireysel başvurularda istenen sonuç çıkmadı. ÖSYM kendince bir karar veriyor ve adaylara bir cevap yazısı bile yazmıyor.” dedi.

Soruların dilekçelerde hatalı olduğunun bariz bir şekilde görüldüğünü anlatan Biricik, “Bunu normal okuyanlar bile açıklamalı yazılarla anlayabilir. Fakat ÖSYM ne yapıyor bilemiyoruz. Sadece DUS sınavında değil, nisan ayında yapılan TUS’ta da ciddi hatalar var. 12 soruya itiraz edildi. ÖSYM 6’sını iptal etti. 2’sinin cevabını değiştirdi. 4 soruya da bir şey yapmadı. Fakat hiçbir adaya cevap yazısı gelmedi.” açıklamasını yaptı. Biricik, hem DUS hem de TUS’a giren adayların dava açacağını aktardı.

Sınava girenlerden biri olan Diş Hekimi Ahmet Caner Irklı ise, “6 soruda hata tespit edildi. Bunu referanslarıyla birlikte ÖSYM’ye ilettik. ÖSYM sadece bizim bir sorumuzu ve bizim iletmediğimiz başka bir soruyu iptal etti. Daha sonra sınav sonucunu açıkladı. Yarım soru bile sıralamada çok şey değiştiriyor.” diye konuştu. Daha önce üniversitelerin bünyesinde yapılan diş hekimleri için uzmanlık sınavları, 2012’den itibaren merkezî sınav sistemine geçti. İlk sınav 2012’nin Nisan ayında yapıldı. İkinci sınav geçtiğimiz eylül ayında, son sınav ise Nisan 2013’te 1.200 diş hekiminin katılımı ile gerçekleşti. Adaylardan 200’ü asistanlık eğitimi alacak.

Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK'ten ÖSYM Başkanı'na Televizyonda "Açık Oturum" Çağrısı ...




3 Eyl 2012 tarihinde yayınlandı
Aralık 2010 Tus sorularındaki hata 19 ay sonra mahkeme kararı ile neticeye bağlandı, Doktorlar ise mağdur! Samanyolu Haber'in Uz.Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK ile yaptığı Video röportajlı haberi izlemek için tıklayın.
STV'nin Aralık 2010 TUS Skandalı ile ilgili Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK ile röportajı






BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz
Bekliyoruz ama ÖSYM de bu ilişkiler normal



Geç kalma falan yok, zararın neresinden dönersen kardır. Bundan 7-8 kadar yıl önceydi. 5-6 defa girdiğim ÜDS lerden 50-60 arası alıp duruyordum. Meşhur bir TUS dersanesinin Meşhur bir sahibi -ki iyi İngilizce bilmesi ile de tanınır- yerime ÜDS ye girebileceğini söyledi. "Sen de sarışın gözlüklüsün ben de, kimse anlamaz bile, ben böyle çok kişiye ÜDS-KPDS kazandırttım" dedi. Tabi teklifini "bütün akademik hayatımı b.k çukurunun üzerine bina edemem" diyerek reddettim. 1-2 sınav daha sürünüp kendim 71'imi aldım. Eğer yakalanırsa "sevgili JOKER abimin" aleyhine tanıklık ederim.
Allah islah etsin, bir adamın her işi mi YAMUK olur ya?

BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük (MİLLİYET, AKİT) gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı (SINAVLARI) ile ilgili asılsız iddialarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı (?) mahiyette açık mektup yazan bir grup isim (Alp KARATAŞ Uz.Dr. Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK), ÖSYM'yi ağır suçlamalarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.

Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.

ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde (?) mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir. (?)

İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı(SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir, ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır, ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez (? Kuruma mı adaya mı ?).

Söz konusu ilan, ticari malzemesi (?) giderek tükenen (?) bir TUS hazırlık dersanesinin (TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) organizasyonu (?)olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur (?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MEZKUR DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?)) dershanenin (DERSANE) bu saldırılarını(?) yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin (RIZA ABİ Mİ ? RIZA ERÖKSÜZ ABİ DERSANE İDARECİSİ DEĞİL ) , bu deshaneye (DERSANE) bir şekilde bağlı kişileri ( Alp KARATAŞ Uz.Dr.Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK ) organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde (?) malum(?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MALUM DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) )dershane (DERSANE) sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin (Uz.Dr. Ahmet ERKEK ?, Uz.Dr.Sami SELÇUKBİRİCİK ?, Prof.Dr. Dr. Sema SELÇUKBİRİİCK, Dr. İdris ŞAHİN ? Dr. İlker Ulaş SUNGUR ?, Dr. Gökhan ERSOY, Fatih SELÇUKBİRİCİK?, Ercan ÖZTÜRK? Emrah KABATAŞ? Salih AYDIN? Osman ERER?, Tolga BİÇER? Mehmet Ali Gülçelik ? Anıl ÇUBUKÇU? Şadin Balsak?, Ahmet Cevdet Çitoğlu?, Murat Erkeçoğlu?) de eski bir tarihte (Tarihlerde?) başkasının (başkalarının?) yerine (?) sınava girdiği tespit edilmiş (?), ancak başlatılan soruşturma (?) zaman aşımı (?) dolayısıyla akim (?) kalmıştır.

ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.

Adaylara ve kamuyouna (KAMUOYUNA) duyurulur.


Hiç etik değil de suç. Ösym tarafından korunuyorlar gibi gibi gibi

ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, son 10 yılda yapılan sınav sonuçlarına yönelik detaylı incelemeler yapmak üzere Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi kurduklarını bildirdi

13 Kasım 2017 20:00

ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, yaptığı açıklamada, yeni kurdukları Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi'de ÖSYM tarafından son 10 yılda yapılan tüm sınavların masaya yatırılacağını açıkladı. Birimin her bir sınavla ilgili çok sayıda farklı analizi gerçekleştireceğini belirten Özer, şunları kaydetti: "Bu bağlamda her bir sınav için tüm sınav merkezlerine yönelik derinlemesine olağan dışılık analizi yapılacak. Aynı zamanda biyometrik analiz yaparak bir adayın yerine başka birinin sınava girip girmediğini tespit edebileceğiz. Söz konusu birim, ihbarları değerlendireceği gibi her bir adaya yönelik kapsamlı analizler yaparak olağan dışı bulguları tespit edecek. Birimde, her bir adayın girmiş olduğu aynı tip sınavlarda sınav sonuçları değerlendirilecek ve olağan dışı bir bulguya rastlanması halinde adayların eşdeğer sınava çağrılması için gerekli süreç de yönetilecek."

OLAĞAN DIŞI BİR DURUMDA SUÇ DUYURUSUNDA BULANACAĞIZ

Özer, söz konusu birimin ilk olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturmalara konu sınavları analiz etmeye başladığını vurguladı. Analizlerin kasım ayı sonu itibarıyla bitirileceğini açıklayan Özer, "Sonra soruşturma olup olmadığına bakmaksızın son 10 yılın tüm sınavlarının olağan dışılık raporlarını hazırlayacağız. Olağan dışı bir durum tespit edilmesi durumunda suç duyurularında bulunacağız." dedi.

BİRİM, 34 JOKER BELİRLEDİ

ÖSYM Başkanı Mahmut Özer, süreçte elde edecekleri bulgulara bağlı olarak 10 yıllık inceleme süresini de genişletebileceklerine işaret etti. Birime bağlı komisyonların çalışmaları sonucunda şu ana kadar 34 joker aday belirlediklerini ifade eden Özer, "43 adayın sınav sonuçlarını iptal ettik ve toplam 77 kişi ile ilgili suç duyurusunda bulunduk. Ayrıca 21 adayı eşdeğer sınava çağırdık. Eşdeğer sınava katılan 6 adaydan 3'ünün sınavı geçersiz sayıldı. Sınav güvenliğine yönelik çalışmalarımız devam ediyor." bilgisini verdi.

Anadolu Ajansı

ANASAYFA > Basın Odası > Haberler > 2014 > Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar (16.09.2014)
Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar (16.09.2014)

BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı ile ilgili asılsız iddialarla Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı mahiyette açık mektup yazan bir grup isim, ÖSYM'yi ağır suçlamalarla töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.


Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.


ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir.


İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir,
ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,
Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır,
ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez.

Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS hazırlık dersanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur dershanenin bu saldırılarını yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin, bu deshaneye bir şekilde bağlı kişileri organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde malum dershane sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin de eski bir tarihte başkasının yerine sınava girdiği tespit edilmiş, ancak başlatılan soruşturma zaman aşımı dolayısıyla akim kalmıştır.


ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.


Adaylara ve kamuyouna duyurulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=215&d=1293920233

Dr. Rıza Eröksüz' e; bir dersane sahibinin yoğun baskı yaptığı ÖSYM Yetkilisi Kim???
Dr_samsa ya; maddi güç bu iletişimde rol oynadı mı?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=218&d=1293921743

**** ne demek? http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=220&d=1293921833

MEcburum kim?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141

Drasc ye; bu tanıdıklara sınavdan önce de gidildi mi? Tanıdık isimler halen ÖSYM de çalışıyor mu?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=179&d=1293276103

03.02.2015

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA,



Aşağıda belirtilen sorularımın, Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi AVCI tarafından yazılı olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.

Prof.Dr. Alim Işık
MHP Kütahya Milletvekili

Eylül-2014'de yapılmış olan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) sonrasında bazı medya organlarına da yansıyan haber ve iddialarla ilgili olarak;

1. 14.09.2014 tarihinde yapılan TUS ve DUS (Dişte Uzmanlık Sınavı)'a giren bir grup Doktor ve Diş Hekimi adına Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakana hitaben yazılan ve adeta ÖSYM Başkanlığını şikayet ederek zan altında bırakan Basın Duyurusundan Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Varsa bu konuda şimdiye kadar Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ve kimler hakkında ne gibi yaptırımlar uygulanmıştır?
2. Anılan Basın Duyurusuna cevaben, ÖSYM Başkanlığının 16.09.2014 tarihli ve "Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar" başlıklı Basın açıklamasında yer alan "Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS Hazırlık Dershanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir." ibaresiyle kastedilen dershane hangisidir? Bu dershanenin kurucuları, yöneticileri ya da sahipleri kimlerdir?
3. Anılan dershanenin ticari sermayesinin tükendiği kanaatine nasıl varılmıştır? Anılan dershanenin sahibi olduğu ya da ilişkisi bulunduğu sosyal medya siteleri ya da platformları kimlere aittir ve aralarında ne tür ilişkiler söz konusudur?
4. ÖSYM Başkanlığınca yapılan Basın Açıklamasında "başkasının yerine sınava girdiği" tespit edilen dershane sahibi kimdir?
5. Anılan dershane sahibi hakkında başlatılan soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle akim kaldığı iddiaları doğru mudur? Doğru ise söz konusu soruşturma; ne zaman, hangi gerekçelerle ve kimler tarafından başlatılmıştır? Soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle sonuçsuz kalmasında kimlerin ihmali ya da baskısı olmuştur?
6. Anılan soruşturmanın sonuçsuz kalmasına yol açan sorumlular kimlerdir? Bu sorumlular hakkında Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ya da yapılmaktadır?
7. Anılan konuya ilişkin Bakanlığınız görüşü nasıldır?

HABER KAYNAĞI

https://m.facebook.com/alimbeymv/photos/a.10150215600110439.348294.394258745438/10153121382490439/?type=1&refid=17

sayın durömuş günay bu sorulara cevabınız var mı?
BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz

ÖSYM'den Bilgi Sızması- Moderatörler

drasc
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=569&d=1297971083

drasc

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=179&d=1293276103

samsa

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=218&d=1293921743

drsvc
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=221&d=1293921853

Nasıl Yani

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=652&d=1299332856

nasıl küçük görüşmeler???????

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=653&d=1299332870
dr.objektif

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=206&d=1293908105

hakimle görüşme

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=654&d=1299332909
hacettepecerrah

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=209&d=1293916441

drrıza
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=215&d=1293920233
bezgin şirin
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=220&d=1293921833

mecburum

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=224&d=1293979413

mecburum

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141

mecburum

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=228&d=1293991295

ÖSYM yi

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141sadece + bakanlığı?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=375&d=1296165518

+ uzmanlık kurulu ??

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=373&d=1296163987

+ meclis

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=377&d=1296193767
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=301&d=1294754853
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=361&d=1296151462

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=360&d=1296151447

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=249&d=1294334122

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=342&d=1295901376


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=324&d=1294863671

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=323&d=1294863647

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=235&d=1293993753hiç
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=542&d=1297707048

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=543&d=1297708008

ösym tus formatının aynısı deneme sınavı

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=608&d=1298755304

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=609&d=1298755323

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=610&d=1298755348

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=611&d=1298755373

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=612&d=1298755396
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=613&d=1298755642

asc gibi forumda etkili.

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=227&d=1293991112

Türkiye'nin en ileri görüşlü doktoru Mecburum
Bu günü gördüğü tarih: 15 Eylül 2010 5:01 am.
Bu günkü sıkıntıların nedenini açıklıyor.
ÖSYM hata yapmamak için ne yapmalı?
Hata çok olursa ne olur?
yazın bi kenara

Avukat abilerim:
Dava açılacak yer
http://www.dr tus.com/yeni/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&p=995770
Dava açılacak kişi: Mecburum ve Dr. Rıza ERÖKSÜZ

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=224&d=1293979413

birkez daha ÖSYM başkanı pRFO. dR. Ali Demire teşekkür. (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4224)
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=324&d=1294863671

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=323&d=1294863647


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=225&d=1293989706
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=235&d=1293993753


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=226&d=1293990436
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=606&d=1298754063
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=227&d=1293991112
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=228&d=1293991295


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=230&d=1293992185
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=231&d=1293992334



ösym yi hallaç pamuğu gibi atmışlar




Sır Oda’ya sızmışlar
paylaş
CROPY
Sır Oda’ya sızmışlar
Ankara’daki soruşturmada bir itirafçı, FET֒nün ÖSYM sorularını nasıl çaldığını deşifre etti. FET֒cülerin göz okuma sistemiyle girilen ‘Sır Oda’daki bilgisayara uzaktan erişimi sağlayan korsan yazılımla sızdığı anlaşıldı. FET֒nün bu şekilde son 15 yılın tüm sınav sorularını çaldığı tespit edildi

Gündem Dinar
YÜKSEL TEMEL
Cumartesi 14.01.2017
FETÖ MİLYONLARCA GENCİN HAYALİNİ BÖYLE ÇALDI!

Terör örgütü FETÖ'nün sınav usulsüzlüğüne ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada çok önemli ayrıntılara ulaşıldı.
Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı Ender Coşkun'un yürüttüğü soruşturmada milyonlarca öğrencinin kaderinin belirlendiği sınav merkezi olan ÖSYM mercek altına alındı. Daha önce ÖSYM'nin soru hazırlama biriminde görevli 3 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüphelilerden 2'si tutuklanırken, 1'inin itirafçı olduğu öğrenildi. İsmi gizli tutulan itirafçının savcılığa, "Sır Odasındaki bilgisayarlara yüklenen sorular 'sanal sunucu' vasıtasıyla ele geçiriliyor. Erişim yetkisi bulunan kişiler bu bilgisayarlara soruları yükleyebiliyor, alabiliyor ve silebiliyor" dediği öğrenildi. Bu itiraf üzerine Savcı Coşkun ve beraberindeki bilişim uzmanı polisler ÖSYM'nin en mahrem yeri olan soru hazırlama birimi ve soruların tamamlandıktan sonra yüklendiği "Sır Odası"nda bir dizi inceleme yaptı. Göz okuma "retina sistemi"yle girilen odadaki bilgisayarlardaki ilk incelemede, uzaktan erişimi sağlayan "ara yüz" yazılım programı ve "sanal sunucu" tespit edildi. Bu birimlerde çalışan ve bilgisayarlara erişim yetkisi bulunanların yüklenen bu korsan yazılım vasıtasıyla uzaktan erişim sağladığı belirtildi. Soruların uzaktan erişimle ele geçirilerek flaş belleklere yüklenip başta Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği olmak üzere FETÖ ile bağlantılı dershane ve okullarda örgüt üyelerine servis edildiği saptandı. Son 15 yıldaki tüm sınav sorularının bu şekilde çalındığı anlaşıldı.

SON 15 YIL ARAŞTIRILACAK
Bu tezgahın ortaya çıkarılmasının ardından Başsavcılık soruşturmayı derinleştirdi. Bakanlar Kurulu'nun izniyle son 15 yıldaki soruların nasıl çalındığı mercek altına alındı. İncelenecek imaj ve LOG kayıtlarından sisteme kimlerin direkt ya da uzaktan hangi tarihlerde kaç kez girildiği tespit edilecek. Ayrıca ÖSYM'deki en mahrem birim olarak bilinen "Sır Odası"nın girişinde bulunan retina sistemindeki kayıtlı personel listesi de incelemeye alındı.
Afyonkarahisar
MİLYONLARIN HAKKI GASP EDİLDİ
ÖSYM'nin yaptığı sınavlara her yıl 10 milyon kişi giriyor. 15 yıl geriye gidildiğinde bu rakam on milyonları geçiyor. KPSS'de ise son 15 yıl içinde kamuya 1.5 milyonun üzerinde kişi yerleştirildi. Bu rakamlar terör örgütü FETÖ'nün milyonlarca gencin hayaliyle de oynadığını gözler önüne seriyor


Samsun OMÜ Tıp Fakültesinde Türkiye’yi ayağa kaldıracak iddia!
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi eski dekan yardımcısı Faruk Bağırıcı hakkında müthiş bir iddia ortaya atıldı.

Samsun Haber - 2017-01-23 10:10:33

Samsun OMÜ Tıp Fakültesinde Türkiye’yi ayağa kaldıracak iddia!
Samsun Haber - Daha önce Paralel yapı mensubu olduğunu deşifre ettiğimiz ve halen tutuklu bulunan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi eski dekan yardımcısı Faruk Bağırıcı’nın Tıp Fakültesi’nde okuyan cemaat mensubu öğrencilere sınav sorularını vererek ders çalışmadan sınıf geçmelerini sağladığı iddia ediliyor.

İddiaya göre, Faruk Bağırıcı, Ondokuz Mayıs Üniversitesi dekanı Prof. Dr. Haydar Şahinoğlu’nun yardımcılığını yaptığı 2008 yılından 2014 yılına kadar yaklaşık 1200 civarında tıp fakültesi öğrencisini sınav sorularını vererek mezun etti.

17/25 Aralık sürecinden sonra da aktif olarak Paralel Yapı için çalışan Tıp Fakültesi çalışanlarını Ufuk- Sağlık Sen’e üye yapmak için üniversitenin resmi internet sitesini ve resmi e-posta adresinden mesajlar gönderen Faruk Bağırıcı, Mart 2014’te yapılan genel seçimlerde bütün Personeli Dekanlığın gücünü kullanarak AK Parti’ye oy vermemeleri için tehdit eden bir isim olarak öne çıkmıştı.

SAĞLIĞIMIZ KİMLERE EMANET

Bilindiği gibi Faruk Bağırıcı, 2008 yılından itibaren Ondokuz Mayıs Tıp Fakültesi Dekanı A. Haydar Şahinoğlu’nun yardımcılığını yapmıştı.

Ocak 2010 yılında bir süre Turgut Özal Üniversitesi’nde görev yapan Bağırıcı, Mart 2011 yılında tekrar OMܒye döndükten sonra Tıp Fakültesi Dekanı Haydar Şahinoğlu tarafından yeniden dekan yardımcısı olarak görevlendirilmişti.

Faruk Bağırıcı’nın sınav soruları vererek dersleri geçmelerini sağladığı öğrenciler şimdi Türkiye’nin muhtelif yerlerinde doktor olarak görev yapıyor ve vatandaşların sağlıkları bunlara emanet ediliyor.

Hiçbir dersten kalmadan tıp fakültesini tam zamanında bitirerek diploma alan Cemaat mensubu öğrencilerin hiç ders çalışmamalarına rağmen derslerini ve sınıflarını geçerek mezun olmaları, derslerini sıkı takip edip sabahtan akşama hatta gece yarılarına kadar ders çalışmalarına rağmen başarılı olamayan öğrencilerin dikkatlerini çekmişti.

Aynı durumun OMܒnün başka üniversitelerin başka başka bölümlerinde de tekerrür etmiş olmasından tereddüt ediliyor

Kayıtsız Üye
01-21-2018, 07:46
ÖSYM'de düzenlenen toplantıda, TUS'a yönelik alternatif yaklaşımlar, e-Sınav imkanı ile sonuç açıklama süreçlerinin iyileştirilmesi başlıkları görüşüldü



Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) yetkililerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavlarının (TUS) Tıp Fakülteleri Çekirdek Eğitim Programı (ÇEP) ile uyum düzeyi, sınavın niteliğini artırma ve sınava yönelik alternatif yaklaşımlar, e-Sınav imkanı ile sonuç açıklama süreçlerini iyileştirmeye yönelik öneriler ele alındı.

ÖSYM Başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya ilişkin AA muhabirine bilgi veren ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, ÖSYM olarak yaptıkları sınavların kalitesini artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

Bu konuda ÖSYM olarak kendi iç süreçlerini sürekli iyileştirdikleri gibi paydaşların görüş ve önerileri doğrultusunda da iyileştirmeler yaptıklarını dile getiren Özer, bu bağlamda TUS'u daha önce Sağlık Bakanlığı Tıpta Uzmanlık Kurulu Üyeleri ile masaya yatırdıklarını anımsattı.

Bugün düzenlenen toplantıda da YÖK temsilcileri ve rektörler ile TUS'u detaylı bir şekilde ele aldıklarını aktaran Özer, "ÖSYM'de düzenlenen toplantıda, TUS sınavlarında sorulan soruların ÇEP ile uyum düzeyi, soruların madde güçlük düzeyleri, ayırt edicilikleri, sınavların tutarlılığı, alternatif yaklaşımlar, e-Sınav yapabilme ve yıl içinde sınav sayısının artırılma imkanı ve sınav ve sonuç açıklama süreçleri detaylı bir şekilde müzakere edildi." bilgisini paylaştı.

Toplantının organizasyonuna desteğinden dolayı YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç'a teşekkür eden Özer, katılımcılara da şükranlarını sundu.

Toplantıya, ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Özer, Başkan Yardımcıları ve Daire Başkanları, YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. Safa Kapıcıoğlu, YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Doç. Dr. Zeliha Koçak Tufan, YÖK Başkan Danışmanı Prof. Dr. Sezer Komsuoğlu, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş, Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Haluk Özen, Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kibar, Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak, Bakırçay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Berktaş katıldı.
Sabah

Kayıtsız Üye
02-17-2018, 09:36
*****

Mesajlar: n/a

Uz.Dr. Sami Selçukbiricik yazıları

http://www.tus.com/29625/osymye-acik-mektup
ÖSYM’ye AÇIK MEKTUP-1
“Adaleti olmayanın asaleti de olmaz”
(10 Eylül 2013)
Sayın ÖSYM Başkan ve Yetkilileri,

Size; pek çok kursiyeri 7 ve 8 Eylül 2013’te DUS ve TUS’a girmiş olan bir kurum olarak açıktan ve MERTÇE yazıyoruz. Bilin ki; sadece para peşinde koşan bir kurum olsaydık etliye sütlüye bulaşmaz, kazandığımız paranın keyfini yaşamaya bakardık. Bu ülkede korkmadan doğru sözü söyleyen mertlerin hala var olduğunu yeni nesillere -örnek olarak- göstermeyi kendimize vazife biliyoruz.

Son 4 yıldır (göreve geldiğinizden beri) sınavlarınıza giren hekim ve diş hekimleri ile sürekli bir sürtüşme ve didişme psikolojisi içindesiniz:

• Sanki; karizmanız ve itibarınız çok zedelenecekmiş gibi bir ruh hali ile, hekimlerin sorulara itiraz etmelerine bozuluyor,

• Bizim gibi kurumların kursiyerlerine rehberlik etmelerini “ÖSYM’ye karşı kışkırtıcı eylemler” olarak niteliyor,

• Soruları iptal ederken “En ufak bir şüphe olan soruyu bile iptal edelim” diye düşünerek bir tek vatan evladının bile mağdur olmasını engellemek yerine tüm savunma mekanizmalarını kullanarak mümkün olan en az soru iptali ile “Hekimlerin çenesini kapama” yolunu seçiyorsunuz.

Hatta; iptal etmediğiniz ama “kesin olarak yanlış olan” sorular için hekimler yargıya başvurduğunda da bakanlık ve yargı üzerinde inanılmaz baskılar kurmaya çalıştığınız da kulaktan kulağa yayılıyor. Çok üzücüdür ki herkes buna inanıyor.

Tüm bunlara rağmen yargı soruları iptal ettiğinde de küçük bir özrü bile muhataplarınızdan esirgiyorsunuz.

Bütün bu olanlar o kadar ağırınıza gitmiş olacak ki; mevcut meclisi ikna ederek soruları yayınlamamak için kanun çıkarttınız. Emin olun ki, size tam olarak güvenip de yasayı meclisten geçiren yöneticilerimiz, talep ettiğiniz kanun değişikliği ile sınava girenlerin hak arama özgürlüğünün tamamen kısıtlandığını bilselerdi böyle bir kanunu geçirmezlerdi. Bugün bile bilseler tekrar düzelteceklerinden emin olabilirsiniz. Size tanınan krediye güvenip sonuna kadar “güç zehirlemesi“ne girmek, haklı olduğunuz anlamına mı gelir?

Mutlaka bilmeniz gereken bir başka nokta daha var ki; hangi önlemi alırsanız alın eninde sonunda sorular ortaya çıkacaktır. Çünkü doktorların hafızası hafife alınamayacak kadar güçlüdür. Böylece, arkasına sığındığınız “soru bankası oluşturmak” ve “Gizlilik” gerekçelerinin gerçekte bir karşılığının olmadığı çok yakında zaten ortaya çıkacaktır. Sonuçta ortaya tam bir “Devekuşu Sendromu”nun çıkması kaçınılmazdır.

Şimdi soruları yayınlamadığınızı varsayalım:

1. Sınava girenler; anayasal hakları olan “Hak arama özgürlüğünü” nasıl kullanacaklar?

2. Bazı soruların yanlış olduğunu düşünenler, neye dayanarak itiraz edecekler? Soruyu hatırlayamayabileceklerine HATTA doğru cevabın ne olduğunu bilmediklerine göre HANGİ DAYANAĞA GÖRE itiraz edecekler?

3. Siz; soruları açıklamadığınızda ve yanlış-doğru belli olmadan sonuçları ve yerleştirmeleri açıkladığınızda ADALET tecelli etmiş olacak mıdır?

4. Yargıya başvuranlar, Anayasa Mahkemesinden yasanın iptalini sağlayanlar, 10-15 ay sonra bilirkişi raporlarıyla bazı soruları iptal ettirenler çıkarsa insanların yüzüne NASIL bakacaksınız?

5. Size güvenip de arkanızda duran değerli devlet büyüklerimiz, uğraştıkları onca dahili ve harici sorunlara bir de sizin yol açtığınız bu sorunun eklendiğini fark ettiklerinde ne hissedeceksiniz? Size güvenen yöneticilere bu “dost kazığı“nı atma hakkınız var mı?

Daha bir TUS önce 8 (Sekiz) hatalı soruyu RESMEN İPTAL etmediniz mi? Aralık 2010 TUS’unda inatlaşıp iptal etmediğiniz 5 soru yargı yoluyla iptal edilmedi mi? 19 ay sonra herkesin yerleştirilmesi değişmedi mi? O gün yeri değişenlerin sizin hakkınızdaki duygularını hiç düşünmediniz mi? Biz “hatasız soru soruyoruz” diyebilir misiniz?

“Güç” hatta “zor” kullanarak soruları açıklamayıp insanların hak arama özgürlüğünü kısıtlamak ZULÜM’dür ve ZULÜM aslında, tarih boyunca çaresiz ve küçük insanların başvurduğu bir yol olmuştur.*****

Sorumlu olduğunuz bu insanlara karşı SORULARI AÇIKLAYIN ki,

• Size, “vicdansız” diyenler utansınlar,

• Size, “adaletsizlik umurlarında değil” diyenler hakkınızı teslim etsinler,

• Size, “özür bile dilemeyen yüzsüzler” diyenler sizden özür dilesinler,

• Size, “ülkeyi ve adaleti değil sadece kendi ikballerini düşünüyorlar” diyenler artık ülkeyi ve adaleti öncelediğinizi de konuşsunlar.

• Size güvenen ve bin bir derdi olan yöneticilerimize gereksiz, saçma ve yeni bir dert açmayın.

• Açıklayın ki, yarın adaletsizlik ortaya çıkarsa insanlara beddua hakkı vermeyin. Beddua; kendi elinizle davet edeceğiniz son şey olsun. Mazlumun âhı, aheste aheste çıkarmış derler.

İsterseniz; anladığınızı düşündüğünüz bir başka dilden konuşalım:

Eğer, Cuma namazına gidiyorsanız iyi bilirsiniz; imam, hutbeyi bitirirken Kur’an’dan bir ayet okur: “Muhakkak ki Allah ADALETİ, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder…”

Şimdi önünüzde iki seçenek var:

1. Hakkı ve Adaleti -acı gelse de- söylediğimize kanaat getirip soruları açıklar, itirazlara imkan tanır ve şüpheli her soruyu hiç tereddüt etmeden iptal eder adil olursunuz.

2. Daha önce defalarca yaptığınız gibi, nefsinize yenik düşüp soluğu en yakın savcılıkta alır bizimle ilgili yeni bir suç duyurusunda bulunursunuz.

Biz; ölümden sonraki ilahi adalete sunulmak üzere yüz akı ile belgelerimizi mütemadiyen hazırlıyoruz. Ya Siz?

#direnMEösym
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK


http://www.tus.com/29845/osymye-acik-mektup-2
ÖSYM’ye AÇIK MEKTUP – 2

“Şecaat arz ederken merd-î kıpti, sirkatin söylermiş”

(19 Eylül 2013)

Sayın ÖSYM Başkan ve Yetkilileri,

Her türlü baskıya, haklı talebe ve yazılı isteklere rağmen Eylül 2013 TUS ve DUS sorularını açıklamadınız.

“Elektronik sınav hazırlığı”, “Soru bankası oluşturma”… gibi gerekçelerin kimseye inandırıcı gelmediğini siz de bilirsiniz. İnsanlara yapılacak en yanlış şeylerden biri “onları aptal yerine koymak”tır.

Dünyanın hiçbir yerinde sınavların açıklanmadığından dem vurmuşsunuz.

Bilmiyorsanız söyleyelim:

1. USMLE gibi sınavlarda hatalı soru ZATEN sorulmaz, sorular çok ciddi kontrollerden geçirilir.

2. O sınavlar “eleme-seçme sınavı” yani yarışmalı sınav değil, kişiye özgü baraj sınavıdır.

Soruların %10’unu açıklamışsınız. İki soruyu da iptal edildiği için açıklamışsınız. Güya şecaat arz etmişsiniz.

Bu nasıl bir şecaat arz etme ki, açıkladığınız 26 sorudan tam 5 tanesi açıkça yanlış ve iptal edilmeli. 26 soruda bile kusurunuzu (sirkatinizi) açığa vurmuşsunuz.

Lütfen, şimdi aşağıdaki iki linke tıklayın; hem açıkladığınız hem de açıklamadığınız sorulardaki bazı hataları görün.

Açıkladığınız sorulardan seçilmiş bazı hatalı soruların linki

Açıklamadığınız sorulardan seçilmiş bazı hatalı soruların linki

Hangi akıl sahibine sorsanız, bu soruların hatalı olduğunu teyid edecektir.

“Hatalı soru sormak mümkündür, en ufak şüpheli bir soru bile varsa iptal eder, herkesin o soruları doğru yaptığını kabul ederiz.” diyebilmek bu kadar mı zor?

Hatada ısrar etmek erdem değildir. Kişi kara lekeyi alnına kendisi sürermiş. Hatada ısrar edenlerin öncüsü, ısrarından dolayı cennetten kovulan şeytandır.

Lütfen; Allahtan korkun ve

1. Kalbinizi temizleyin, iyi niyetli olun ve soruları derhal açıklayın, insanlara itiraz için ek süre verin.

2. En ufak bir şüphe olan soruları bile iptal edin, can yakmayın, beddua almayın.

3. Bundan sonraki sınavlarda hatasız soru hazırlamak için tüm prosedürlerinizi gözden geçirin ki bizim gibi kurumlara söz söyleme fırsatı vermeyin.

4. Bu ülkenin vergilerinden maaş alıyorsunuz, bu ülkenin insanlarına ve haklarına saygı duyarak ADİL OLUN ki kurtulasınız, evinize haram para götürmeyin.

Eğer, bütün bunlara rağmen hatanızda ısrar ederseniz yaptığınızın adı ZULÜM olacaktır ve zulüm ile kimse âbâd olmamıştır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6079/bir-iyilik-hareketi
Bir “İYİLİK” Hareketi
(07 Ekim 2011)
Bir ilkokul öğretmeninin çocuğu olarak doğmuşum. Annem ev hanımı…

Üç kardeş olduğumuz için ve hepimiz okuduğumuz için babam hep ek iş yapmak zorunda kalmış: ziraatle uğraşmış, tavukçuluk yapmış, olmamış… Arıcılık kurslarına gitmiş, arıcı olmuş.Hafta sonlarında ve yaz tatillerinde hep arıcılık yapmış, tam 55 yaşına kadar… Yani ben Tıp fakültesi 5. sınıfa başlayana dek… Sonrasında artık benim de boş yaz tatilim olamayacağı için emekli olmuş, hem öğretmenlikten, hem de arıcılıktan…

Ben de 5 yaşımdan beri hep babamın yanında oldum. Tıp fakültesi 5. sınıfa başlayana dek tüm yaz tatillerimi çadırda babamla birlikte arıcılık yaparak geçirdim, kendi yemeğimizi de kendimiz yaptık, kendi çamaşırımızı da kendimiz yıkadık.
Yokluğun ve borcun sıkıntısını da, alın teriyle çalışıp kazanmanın keyfini de yaşayarak öğrendim.

Bu ülkenin bir varlığıyım, en sade tabiriyle sizin içinizden biriyim.

Kader; önüme bir fırsat açtı ve TUSDATA kuruldu. Yıllar boyu arı gibi çalışıp ülkenin dört bir yanına yayılmış bir kurum haline geldi. Bu kurumdaki herkes işini en iyi şekilde yapmak için sürekli çalıştı. İşimiz TUS kazandırmaktı ve on binlerce doktor bizimle TUS kazandı, memnun oldu ki hep meslektaşlarına önerdi.

Kurumsal yapımız olgunlaşıp, sağlam zemine ulaşınca da kendi ülkemizin evlatlarına “sosyal sorumluluk” gereği bir proje olgunlaştırdık:

Tıp fakültelerinin 2., 3., 4. ve 5. sınıflarının iyi çalışan derecelerini, sosyal ve bilimsel faaliyet gösteren kulüplerin liderlerini, sınıfların gerçekte hizmetkârı olan amfi başkanlarını… vs. içeren YAYGIN bir proje oluşturduk. İstedik ki; bu gençlerimizin pek çok kitap ihtiyacını karşılayalım, şubelere derslere giden hocalarımızla bu gençleri düzenli şekilde buluşturalım ve daha iyi bir hekimlik ile daha iyi bir sınav hazırlığı konusunda yüreklendirip rehberlik yapalım. Sınıflarına uygun şekilde derslerimize ücretsiz alalım… vs., vs.

Adını da “GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBܔ koyduk ki heyecan versin, motive etsin…

Tüm ülkeyi hesap ettiğimizde her dönem için 600’er kişiden toplamda yaklaşık 2400 kişiye her yıl bu hizmeti vermek bize yıllardır gurur verdi. Toplumun her renginden insan oldu bu kulübümüzde. Onlar bizi ve yapmak istediklerimizi anladılar. Ve; kim ne derse desin, bu tam bir İYİLİK HAREKETİ oldu. Bu yolda yürürken, seçimlerimizde ya da uygulamalarımızda çok küçük aksaklıklar olsa bile hemen düzeltip iyi niyetle yolumuza devam ettik.

Uzun yıllardır sektörünün lider kurumu olabilmenin ve “güvenilir” kalabilmenin ne kadar güç olduğunu tahmin etmek hiç de zor değil.

Sürekli size saldırılır, kara propagandalar yapılır. Çünkü aynı sektörde ama sizin kadar başarılı olamayan birilerinin maddi menfaati için yıpratılmanız gerekir, en azından onlar tek yolun bu olduğunu düşünürler.

Hocalarımıza, notlarımıza, eğitim kalitemize, hiç aksamadan işleyen sistemimize, başarılarımıza… yani işimize diyecek bir şey bulamayanlar karalamak için bireysel iftiralara başvurmaktan, sahte evraklar servis etmekten çekinmezler. Çünkü, er meydanında acizdirler.

Son günlerde benzer bir saldırı dalgası ile karşı karşıyayız:

Sektörde rakibimiz olan bir kurum ve bağlantılı siteleri yalan yanlış sözde belgelerle GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBÜ uygulamamızın güya ne kadar “kirli”, “fişlemeye dönük” ve “kötü” bir uygulama olduğunu yazıp kamuoyuna kurumumuza karşı tahrik çabası içerisinde hareket ediyor.

Biz, bu çabalara gülüp geçiyor ve meyveli ağacın taşlanacağını hep hatırımızda tutuyoruz.

Marifet; daha iyisini yapmaktır, karalamak değil…
Marifet; er meydanında rekabet etmektir, bel altı vurmak değil…
Marifet; kendinden bahsedebilmektir, rakipten değil…

Her hekim arkadaşım bu karalamaların aslında ne anlama geldiğini bilecek kadar akıllıdır, buna hiç şüphe duymuyoruz.

Bütün bu saldırılar ve karalama kampanyaları karşısında ne mi yapacağız?

Elbette hukuki haklarımızı ararız ama onun dışında muhatap bile almayacağız. Çünkü, vaktimizi, yaptığımız işi daha da iyileştirmek için harcamanın erdem olduğunun farkındayız.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6087/yarindahazor
YARIN DAHA ZOR…
(07 Ocak 2011)

ÖSYM; bunca iletişim çabasına, gazete ilanlarına, TV haberlerine rağmen süreci devam ettiriyor. Süreç hepimizin gözleri önünde cereyan ediyor.
Hekimler; kendileri için çok önemli böylesi bir sınavda sebepsiz yere ve birilerinin galeyanına gelecek kadar basit ve zeka seviyesi düşük insanlar mıdır?

Bir dertleri vardı ve seslerini duyurmak istediler. “Derdini insanca anlatmak isteyen” bukişilerle görüşülüp sorunları dinlense ve kamuoyunun vicdanı rahatlatılsaydı daha şık olmaz mıydı?

Doktorların; haklarını aramak için çaba sarf etmelerini “kurum karşıtı faaliyet” olarak tanımlamak, devlet ciddiyetine yakışır mı?

“Sorun yok” deyip kestirmek, gerçekten sorun olmadığı anlamına mı gelir? Ateş olmayan yerden bu kadar çok duman çıkar mı? Her devlet kurumu halkına adalet ile hizmet için vardır. Despotizm, çağını çoktan kapamış olan ilkel bir yönetim şeklidir.

Artık olay yargıdadır. Yargıya intikal etmiş olan ve iptali istenen bazı sorular vardır. Yargı; soruların iptali yönünde karar verirse, ÖSYM ne diyecektir? Ve o zaman, tüm bu süreçleri nasıl telafi edecektir?

Ayrıcaaa…

Bu dünyanın öbür tarafı da var. Bizim; o gün, bu konu ile ilgili alnımız açık olacak. Allah biliyor ki, doğru olduğuna inandığımız şeyleri korkmadan yazdık ve söyledik. Haksız hiçbir fiile göz yummadığımız gibi haksızlığın hiçbir çeşidine de razı olmadık. Hiçbir gizli hesabımız da olmadı, olmayacak.

Bugün güç ve yetkiyi ellerinde tutanlar, gücün kendilerinde olmadığı o gün nasıl hesap vereceklerini de düşünmek zorundadırlar.
O gün, bugünden daha zor olacak.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6085/tip-uzmanlik...ri-ve-oneriler
TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİNE GİRİŞ SINAVI’NIN
SORUNLARI VE ÖNERİLER

(04 Nisan 2011)

Ülkemizde, TUS gibi bir sınavın ve ÖSYM gibi bir kurumun varlığı fırsat eşitliği ve ciddiyet açısından önemlidir.

Hekimler adına üzüntü veren nokta; sistemin, pratisyen hekimliği hiç de hak etmediği şekilde “değersiz” ve “niteliksiz” bir konuma düşürmüş olmasıdır.

Doğal olarak öncelikle bu sorun çözülmelidir ve uzun vadeye yayılan bir politika ile “sadece uzmanlığın değerli olduğu” algısı ortadan kaldırılmalıdır.

Elbette uzman olmak isteyenler için objektif bir sınavın yapılması en uygun olanıdır.

Tıpta Uzmanlık Sınavının; neyi, neye göre ve nasıl ölçtüğünü anlamak için geçmiş sınavları incelediğimizde, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gereken bazı noktaların varlığını tespit etmiş bulunuyoruz. Tespitlerimiz sınavın daha hakkaniyetli ve doğru ölçmesine katkıda bulunmaya yöneliktir.

Sorunları aşağıdaki şekilde maddeleyebiliriz:

1- Tıpta Uzmanlık Sınavı; tek oturumda ve sadece 200 soru üzerinden yapıldığı için ayırt ediciliği –nispeten- düşük olan bir sınavdır.
Sadece 200 soru sorulmasının doğal sonucu olarak her konudan sorgulama yapılamamaktadır. Ayrıca tek oturumda olması da; olası sağlık ve konsantrasyon sorunlarının sınavın primer belirleyicisi olmasına yol açmaktadır. Her iki durumda sağlıklı bir ölçme – değerlendirme için uygun değildir.
Sınav; 300 sorudan (en azından 240 – 250) oluşmalı, her branşın her konusundan soru sorulabilmeli ve Pazar günü sabah ve öğle oturumları olmak üzere İKİ OTURUM olmalıdır.
Böylece saçma bir uygulama olan 4 saate yakın tek oturumda tuvalete çıkamama sorunu da kendiliğinden çözülmüş olacaktır.
Örnek:*****www.usmle.org*****(3 basamakta, 23 blokta yaklaşık 1000 soru)

2- Soruların hazırlandığı kaynaklar bilinmemektedir.
Tıp çok geniş bir alandır, çok sayıda temel kaynak bulunmaktadır ve bir pratisyen hekimin bütün bu kaynakları bilmesi imkansızdır. Ayrıca aynı branşın iki farklı kitabında bile farklı olarak ifade edilen bilgiler de sorgulanabilmektedir. Bu durum çok sakıncalıdır.
Soruların hazırlandığı kaynakları tam ve eksiksiz olarak resmi olarak ÖSYM internet sitesinden duyurulmalıdır.

3- Sorular bazen tek bir kaynaktan hazırlanmakta ve o branşın çok temel kabul edilen 3000 sayfalık diğer bir kaynağında dahi cevabı bulunamamaktadır.
Bu durumlarda hekimlerin 3000 sayfalık bir kitabı okuması bile anlamsız hale gelmekte onları hiç okumayanla eş duruma düşürebilmektedir.
Her soru o branşın en az 2 temel kitabı tarafından net, eksiksiz ve aynı şekilde cevaplanabilecek şekilde hazırlanmalıdır.

4- Bazı sorular yeterince özenle hazırlanmamaktadır.
Soruların resmen açıklandığı son 3 sınavda ortalama 3’er sorunun iptal ya da değişikliğe uğramış olması bunun en açık delilidir. 200 soruluk bir sınavda sınava girenlerin yarısı 115-130 net aralığına yığılmakta ve 1 net bile sonucu ciddi şekilde etkilemektedir. Biz bu sınav için hekimlerimizin, hayatlarının geri kalan bütün yönlerini ihmal edip gece gündüz 1 yıldan fazla çalıştığını biliyoruz. Bu emeğe saygı duyulmalıdır.
Özensiz hazırlanmış 6-7 sorunun hekimleri bu kadar etkilemesine yol açmamalı ve daha özenle hazırlanmış, çalışıldığında yapılabilen net sorular içeren sınavlar yapılmalıdır.
Ayrıca; sorular hazırlanırken, mutlaka tüm seçenekler için açıklamalar yazılmalı ve doğru seçeneğin neden doğru, yanlış seçeneğin neden yanlış olduğu ortaya konmalıdır. Bu durum; varsa- birden fazla doğru cevaplı seçenek hatasını ortadan kaldıracaktır.
Son olarak,sorular ve açıklamaları mutlaka en az iki ayrı akademisyen tarafından kontrol edilmeli ve belli kriterlere göre onaylanmalıdır.

5- Soru dağılımları; tıp fakültesi müfredatına uygun yapılmamaktadır.
Örneğin; Aralık 2010 sınavında Anatomi alanında sorulan 10 sorudan 5 tanesi Nöro anatomi konusundan, 5 tanesi ise kalp ve dolaşım konusundan sorulmuştur. Kemikler, eklemler, kaslar, solunum sistemi, sindirim sistemi ve ürogenital sistemden hiç soru sorulmamıştır. Hiç soru sorulmayan bu konular tıp fakültesi anatomi müfredatının yaklaşık %50’sini oluşturmaktadır. Bu durumda bu sınavda ki soru dağılımı ne kadar dengeli ve adil olabilir?
Soru dağılımları yeniden ve objektif olarak belirlenmeli ve duyurulmalıdır. Ayrıca sınavda da buna uyulduğunu net kriterlerle ortaya koymak gerekmektedir.

6- Bazı sorular bir pratisyen hekim tarafından bilinmesi mümkün olmayan ve bilinmesi anlamsız olan uç bilgileri sorgulamaktadır.
Bazen soruyu hazırlayan hocalar kime soru sorduklarını unutmakta ve kendi çocuğu girse asla sorulmasını istemeyeceği zorlukta ve anlamsız soruları öylesine sormaktadırlar. Bu sınava hazırlanmak için yıllarca çalışanların emeklerine saygı duyulmalı ve soruların bir ölçüsü olmalıdır.
Ayrıca; biliyoruz ki TUS birincileri bile 175 civarında net yapabilmektedir. ÖSYM’nin diğer sınavlarında tam net yapan bir çok aday çıkarken TUS’da en iyi yapanın bile 20 civarında yanlışının olması da sınavın anlamsız zorluğunu göstermektedir. Bu detay ve zor soru sorma çılgınlığı, ülkemizin gelecek doktorlarının yanlış yetişmesine neden oluyor. Bu nokta, ciddi bir vebaldir.
Her soru için “Zorluk İndeksi” ve “Ayırıcılık İndeksi” hesaplanmalı, sonuçlar soru hazırlayıcılarla paylaşılmalı ve deneyimler sonraki sınavlara yansıtılmalıdır.

7- Branşlar arasında hatta branş içi referans kitaplar arasında bile ihtilaf konusu olan çelişkili bilgiler sorulmaktadır.
Bir soru, doğası gereği diğer bir tıp branşını ilgilendiriyorsa mutlaka onun uzmanları tarafından da çapraz kontroller yoluyla incelenmeli, bilgi farklılığının olmadığı teyit edildikten sonra sorulmalıdır.
Ayrıca, her branştan soru hazırlayanların sadece kendi branşı ile ilgili sorular hazırlaması, primer olarak başka branşların alanına giren sorulardan kaçınmaları da hataları önleyecektir.

8- İtirazlara karşı yeterince açık ve şeffaf davranılmamaktadır ve hiçbir açıklama yapılmamaktadır.
Son 3 sınavdır bir çok ciddi internet sitesinde iptal edilenden daha fazla sayıda soruya bir çok temel kaynaktan referanslar göstererek haklı itirazlar yapılmış ancak kişiye özel ya da kamuya karşı hiçbir tatmin edici açıklama yapılmamıştır. Bu durum ÖSYM’nin ciddiyetiyle bağdaşmamakta ve şaibeler uyandırmaktadır. Ayrıca son derece komik bir şekilde “sınavda başarılı olanların ortak şekilde yanlış işaretlediği sorular yeniden incelenmiş ve bu sorular iptal edilmiştir” benzeri basın açıklamaları, bilimselliği en üst düzeyde olması gereken ÖSYM’nin güvenilirliğine gölge düşürmektedir.
İnternet yoluyla itiraz edilebilmeli ve sonuçlar açıklanmadan önce itiraz edilen her soru için temel referans kitapları belirtilerek yeterli ve doyurucu açıklama yapılmalıdır. İmaj kaygısıyla defansif davranılmamalı sorular hatalıysa cesurca iptal edilebilmelidir.

9- İngilizce sınavı ile bilim sınavının ard arda olması önemli bir handikaptır, bilim sınavını etkileyecek kadar stres oluşturmaktadır.
TUS İngilizce sınavı kalkmalıdır, ÜDS ya da KPDS’den alınacak geçerli bir not 5 yıl süre ile dil muafiyeti sağlamalıdır.

10- “Kişiye özel üretilmiş soru kitapçığı” sınav eşitliğine aykırıdır.
Çünkü; başta zor sorular ya da çeldiricisi olan sorularla başlayan kitapçığa denk gelen adayların sınavı doğal olarak daha kötü geçecektir. Tüm kitapçıklarda aynı moral durumunu sağlayacak denge kurulabilmesi mümkün müdür?
2, 3 ya da 4 kitapçık türü ile sınavın yürütülmesi yeterlidir. Fantastik önlemlere gerek yoktur.

11- İki sınav arası aralıklar eşit değildir ve hem YASAL, hem de hazırlanabilmek açısından sorunlar doğurmaktadır. Ayrıca, hekimlerin mecburi hizmet sorunu sınav takviminde dikkate alınmalıdır.
Sınavların birbirine 4 ay ya da 5 ay yakın olması bir sınavda yerleştirilip başvurusunu yapan ama yasal prosedürler tamamlanamadığı için henüz başlayamayan hekimlerin bir sonraki sınava başvurmak istemeleri durumunda puanlarında % 2 kesinti yapılmasını gerektirecek olan “Halen bir uzmanlık eğitimine devam etmekteyim.” seçeneğini işaretlese de işaretlemese de yasal sorunlar doğuracağı açıktır.
Sınavların MART ve EYLÜL aylarının İLK HAFTA SONU yapılması hekimler açısından en uygun dönemdir. Çünkü Eylül ayının ikinci yarısına ve ötesine geçen bir sınav takvimi “mecburi hizmet uygulaması” yüzünden yeni mezun hekimleri zor durumda bırakmaktadır.

12- Sonuçların açıklanma tarihi önceden duyurulmalıdır.
Sınav sonuçlarının açıklanması, yerleştirmeler vs. derken 1,5 aydan fazla bir süre belirsizlikte kalınıyor. Günün her saatinde internetteler ve paranoid oluyorlar neredeyse. Topu topu 14.000 civarında kişi… Sınavdan hemen sonraki gün sonuçların ne zaman açıklanacağı duyurulamaz mı? Yabancı dil sınavını yarım günde açıklayan ÖSYM, TUS Bilim Sınavı’nı neden 3 haftada açıklıyor?

13- Kişiye özel sonuç açıklama uygulaması zihinlere “acaba birilerine bir şeyler yapılıyor da o mu saklanıyor?” sorusunu getirmektedir.
Eskiden TC kimlik numarası girilerek herkesin nereyi kazandığı kolayca görülebilirdi. Bu, engellendi. Nasıl bir güvenlik kaygısı ile engellendiğini anlamak ise mümkün değil. Tam aksine zihinlerde soru işaretleri giderek artıyor.
ÖSYM; kendisi zaten toplam 10.000 kadar olan doktorun tümünün sıralamasını, puanlarını ve kazandığı yerleri tek bir tabloda yayınlarsa tüm şüpheler giderilir ve iddia ettikleri şeffaflık sağlanmış olur. Bu tabloda TC kimlik numaralarını yayınlamazsa olası suistimallerin de önüne geçilmiş olur.

14- Ne ÖSYM’de ne de YÖK’te TUS ya da YDUS ile ilgili istihdam edilmiş bir hekim yoktur. Ayrıca ÖSYM yürütme kurulunda da tıp kökenli bir öğretim üyesinin yer almaması anlaşılır gibi değildir.
Aklı başında bir hekim, bütün bu sorunları kolayca aşacaktır.

15- ÖSYM internet sitesinde hekimlerin karşılaşabilecekleri bazı sorunlar ile ilgili bilgiler bulunmamakta bu da zaman zaman uygulama sorunlarına yol açmaktadır.
Hekimler, bazı yasal sorunlar karşısında kulaktan duyma bilgilerle hareket ettikleri için sıkça kaygılı zamanlar geçirmekte, bu durum ise ÖSYM’nin imajını zedelemektedir. Bu sorulardan bazıları aşağıdadır:

• Sınav giriş belgem gelmeden Ankara’ya gelmek zorunda kalırsam belgemi Ankara’da nerelerde ve hangi zaman dilimlerinde çıkartabilirim? Cumartesi günü de belge çıkartabilir miyim?

• Yabancı dil sınavı muafiyeti için tüzükte var olan 3 yıllık muafiyetin pratik uygulaması nasıldır? Örneğin yabancı dilde barajı Nisan 2008 TUS’unda geçen bir hekim 15 Mayıs 2011 ve 25 Eylül 2011 tarihlerindeki bilim sınavında yabancı dilden muaf mıdır?

• Haziran 2011 sonunda tıp fakültesinden mezun olacak bir kişi henüz mezun olmadan ilkbahar 2011 dönemi TUS yabancı dil sınavına girse ( ama daha mezun olmadığı için bilim sınavına girmeden bunu yapsa) ve barajı geçse, bu durum 3 yıllık muafiyete hak kazandırır mı? Nitekim henüz mezun olmadan ÜDS ya da KPDS’ye girip barajı geçenler muaf sayılmıyorlar mı?

• Bir sınavda bir TUS sorusu iptal edildiğinde sınav bir soru eksik mi değerlendiriliyor, yoksa bu soru sınava giren herkes için doğru mu kabul ediliyor?

• İlkbahar dönemine giren ve bir programa yerleşip yerleştiği alana kurallara uygun şekilde başvurusunu yapan hekimlerin atamaları genellikle Ağustos ayı sonu ya da Eylül ayı başlarını buluyor. Yani Sonbahar dönemi TUS müracaatları çoktan bitmiş oluyor. Bu kişiler; sonbahar dönemi sınavına da girmek istedikleri durumda, başvuru formundaki UZMANLIK ÖĞRENCİLİĞİ DURUMU bölümüne nasıl cevap vereceklerdir? “Halen Uzmanlık Eğitimime Devam Ediyorum” cevabı verseler, halen uzmanlık eğitimine devam etmedikleri için yanlış beyan olacaktır. Bu seçeneği işaretlemedikleri durumda da puan kesintisi olmayacak ama belki de bu kişiler sınavdan önce uzmanlık eğitimine başlamış olacak ve diğer adaylara haksızlık durumu ortaya çıkacaktır.

• Halen, ilkbahar dönemi sınavı ile sonbahar dönemi sınavı arasındaki süre 5 ay, diğer iki sınav arasındaki süre ise 7 aydır. Sınavlar arasındaki süreyi eşitlemek (tam 6 ay ara ile yapmak) bir önceki sorudaki handikapı önlemek için sağlıklı bir yol olamaz mı? Sınavları mevcut aralıklarla yapmanın özel bir sebebi var mıdır? İncelenen kadarıyla ÖSYM’nin Mart ayında pek çok boş haftası bulunmaktadır. İlkbahar dönemi Mart ayına alınamaz mı?

• Ek yerleştirmede, bir kişinin bir kadroyu tercih edebilmesi için ilk yerleştirmede o programa yerleşen en düşük puanlı kişinin puanına eşit ya da yüksek puan alması gerekiyor. Bu durum, pek çok kadronun boş kalmasına yol açmaktadır. Bu uygulamanın hukuki dayanağı nedir?

ÖSYM internet sayfasındaki TUS bölümünde “SIK SORULAN SORULAR” bölümü açılarak bu tür ortak sorular cevaplanabilir ve hekimler belirsizlikten kurtarılabilir.ir.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6081/tus-icin-yapilmasi-gerekenler-2
TUS İÇİN YAPILMASI GEREKENLER – 2

(14 Ocak 2012)

Daha önceki yazımda TUS’un Handikapları ve Çözüm Önerileri’nden önemli bir kısmını bahsetmiştim. ÖSYM’nin yaptığı değişiklikler, önerilerimizin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya koymuş oldu.

Ama daha yapılması gerekenler var:

1- Zorunlu hizmetten dolayı çokça istifa eden hekim varlığından dolayı 14 tercih ve 6/8 Üniversite- Bakanlık oranı kaldırılmalıdır. Tercih sırası 20-25 ve hatta daha üzerine çıkmalı, dileyen tamamını üniversite ya da tamamını bakanlık tercihleri yapabilmelidir.

2- Tercih yapabilmek için alt sınır olan 50 barajı ya kaldırılmalı ya da düşürülmelidir.

3- Ek yerleştirme için; açıkta kalan bir kadroyu tercih edebilmek için, o kadronun puanına eşit ya da daha yüksek puan şartı kaldırılmalıdır ki boş kadro kalmasın.

4- TUS Yabancı Dil Sınavı kalktığı için ÜDS, Ocak ya da Şubat ayında yapılmalıdır ki Nisan TUS’u başvurularından önce sonuçlar açıklanmış olsun.

5- Yanlış olan ve itiraz edilen sorulara hala şeffaf davranılmamaktadır. Eylül 2011 sınavındaki 3 yanlış soru da itiraz edildiği halde iptal edilmediği için mahkemeye taşınmıştır. Bu inat,
nereye kadar böyle devam edecektir?

6- Aralık 2010 sınavında yanlış olup iptal edilmeyen 5 soru mahkeme kararı ile iptal edilmiş olup karar kesinleşmiş ve ÖSYM’ye tebliğ edilmiştir. Buna rağmen ÖSYM sessizliğini korumaktadır. Önce; bu iptalleri kamuoyuna duyurmalı, kazanılmış mevcut hakların korunması şartıyla yerleştirmeleri yeniden yaparak bir üst yerleştirmeye ya da yeni bir yerleştirmeye hak kazananlara hakları verilmelidir. Sonra da hekimlerden içtenlikle özür dilenmelidir.

Hiç şüphesiz ki bu özür; sahibine özsaygısını iade eden bir özür olacaktır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6071/tipta-uzmanl...ri-ve-oneriler
Tıpta Uzmanlık Sınavı’nın Handikapları ve Öneriler

Ülkemizde, TUS gibi bir sınavın ve ÖSYM gibi bir kurumun varlığı fırsat eşitliği ve ciddiyet açısından önemlidir.

Hekimler adına üzüntü veren nokta; sistemin, pratisyen hekimliği hiç de hak etmediği şekilde “değersiz” ve “niteliksiz” bir konuma düşürmüş olmasıdır. Doğal olarak öncelikle bu sorun çözülmelidir ve uzun vadeye yayılan bir politika ile “sadece uzmanlığın değerli olduğu” algısı ortadan kaldırılmalıdır.

Elbette uzman olmak isteyenler için objektif bir sınavın yapılması en uygun olanıdır.

Tıpta Uzmanlık Sınavının; neyi, neye göre ve nasıl ölçtüğünü anlamak için geçmiş sınavları incelediğimizde, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gereken bazı noktaların varlığını tespit etmiş bulunuyoruz. Tespitlerimiz sınavın daha hakkaniyetli ve doğru ölçmesine katkıda bulunmaya yöneliktir.

Sorunları aşağıdaki şekilde maddeleyebiliriz:

1-Tıpta Uzmanlık Sınavı; tek oturumda ve sadece 200 soru üzerinden yapıldığı için ayırt ediciliği –nispeten- düşük olan bir sınavdır.
Sadece 200 soru sorulmasının doğal sonucu olarak her konudan sorgulama yapılamamaktadır. Ayrıca tek oturumda olması da; olası sağlık ve konsantrasyon sorunlarının sınavın primer belirleyicisi olmasına yol açmaktadır. Her iki durumda sağlıklı bir ölçme – değerlendirme için uygun değildir.
Sınav; en az 500 sorudan oluşmalı, her branşın her konusundan soru sorulabilmeli ve 2 ya da 3 oturumda yapılmalıdır.

2-Bazı sorular yeterince özenle hazırlanmamaktadır.
Soruların resmen açıklandığı son 3 sınavda ortalama 3’er sorunun iptal ya da değişikliğe uğramış olması bunun en açık delilidir. 200 soruluk bir sınavda sınava girenlerin yarısı 115-130 net aralığına yığılmakta ve 1 net bile sonucu ciddi şekilde etkilemektedir. Biz bu sınav için hekimlerimizin, hayatlarının geri kalan bütün yönlerini ihmal edip gece gündüz 1 yıldan fazla çalıştığını biliyoruz. Bu emeğe saygı duyulmalıdır.
Özensiz hazırlanmış 6-7 sorunun hekimleri bu kadar etkilemesine yol açmamalı ve daha özenle hazırlanmış, çalışıldığında yapılabilen net sorular içeren sınavlar yapılmalıdır.

3-Soru dağılımları; tıp fakültesi müfredatına uygun yapılmamaktadır.
Örneğin Eylül 2007 sınavında Anatomi alanında sorulan 10 sorudan 7 tanesi “Nöroanatomi” konusundan sorulmuştur. Daha önceki sınavlarda bu konudan gelen soru sayısı ortalama 2-3’tür. Tıp fakültesi müfredatında da bu konu anatominin yaklaşık % 25’ini oluşturmaktadır. Bu durumda bu konudan 7 soru sormak ne kadar ölçücüdür? Bir hekimin diğer konuları çalıştığı halde hiç soru çıkmaması da elbette adil olmayacaktır.

4-Soruların hazırlandığı kaynaklar bilinmemektedir.
Tıp çok geniş bir alandır, çok sayıda temel kaynak bulunmaktadır ve bir pratisyen hekimin bütün bu kaynakları bilmesi imkansızdır.Ayrıca aynı branşın iki farklı kitabında bile farklı olarak ifade edilen bilgiler de sorgulanabilmektedir. Bu durum çok sakıncalıdır.
Soruların hazırlandığı kaynakları tam ve eksiksiz olarak resmi olarak ÖSYM internet sitesinden duyurulmalıdır.

5-Sorular bazen tek bir kaynaktan hazırlanmakta ve o branşın çok temel kabul edilen 3000 sayfalık diğer bir kaynağında dahi cevabı bulunamamaktadır.
Bu durumlarda hekimlerin 3000 sayfalık bir kitabı okuması bile anlamsız hale gelmekte onları hiç okumayanla eş duruma düşürebilmektedir.
Her soru o branşın en az 2 temel kitabı tarafından net, eksiksiz ve aynı şekilde cevaplanabilecek şekilde hazırlanmalıdır.

6-Bazı sorular bir pratisyen hekim tarafından bilinmesi mümkün olmayan ve bilinmesi anlamsız olan uç bilgileri sorgulamaktadır.
Bazen soruyu hazırlayan hocalar kime soru sorduklarını unutmakta ve kendi çocuğu girse asla sorulmasını istemeyeceği zorlukta ve anlamsız soruları öylesine sormaktadırlar. Bu sınava hazırlanmak için yıllarca çalışanların emeklerine saygı duyulmalı ve soruların bir ölçüsü olmalıdır.
“Ayrıca; biliyoruz ki TUS birincileri bile 175 civarında net yapabilmektedir. ÖSYM’nin diğer sınavlarında tam net yapan bir çok aday çıkarken TUS’da en iyi yapanın bile 20 civarında yanlışının olması da sınavın anlamsız zorluğunu göstermektedir.

7-Branşlar arasında ihtilaf konusu olan çelişkili bilgiler -son derece hatalı şekilde- sorulmaktadır.
Bir soru, doğası gereği diğer bir tıp branşını ilgilendiriyorsa mutlaka onun uzmanları tarafından da çapraz kontroller yoluyla incelenmeli, bilgi farklılığının olmadığı teyit edildikten sonra sorulmalıdır.

8-İtirazlara karşı yeterince açık ve şeffaf davranılmamaktadır ve hiçbir açıklama yapılmamaktadır.
Son 3 sınavdır bir çok ciddi internet sitesinde iptal edilenden daha fazla sayıda soruya bir çok temel kaynaktan referanslar göstererek haklı itirazlar yapılmış ancak kişiye özel ya da kamuya karşı hiçbir tatmin edici açıklama yapılmamıştır. Ayrıca sınavın birinde 2 soru iptal edildiği halde neden 200 soru üzerinden değerlendirme yapıldığı hala adaylar arasında şaibe konusu olarak konuşulmaktadır. Bu durum ÖSYM’nin ciddiyetiyle bağdaşmamakta ve şaibeler uyandırmaktadır.
Yapılan her itiraz dikkatlice incelenip hekimleri yeterince aydınlatan resmi açıklamalar yapılmalıdır.

Bugüne kadar; sınavın daha ölçücü ve hatasız bir sınav olması için hiçbir inceleme yapmayan ve çaba göstermeyen, hatalı soruların varlığını hekimlerin kendilerine çektiği sitem dolu fakslarla fark edecek kadar duyarsız bir Türk Tabipleri Birliği’nin varlığı tüm meslektaşlarımız adına üzüntü vericidir.

Tüm bu sorunların çözümü için; kurumumuz, sınavın esas sahibi olan Sağlık Bakanlığı, sınavın uygulayıcısı olan YÖK ve ÖSYM nezdinde gerekli tüm çabaları göstermekte ve sorunları dile getirmektedir. Sizlerin de yukarıdaki metin eşliğinde ÖSYM’ye faks ve E-mail yoluyla başvurmanız sonuç almamızı hızlandıracaktır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6060/tusun-kutsal-kitabi
TUS’un KUTSAL KİTABI

(Tüm Tus Soruları 18. Baskı’nın Önsözüdür)

TUS’un kutsal kitabı 18. edisyonu ile karşınızda. Bu baskıda bile her bölüm, TUSDATA’nın kaliteli eğitmenleri tarafından en az 2 kez satır satır incelendi, çok değerli bilgiler eklendi, sızlerden gelen eleştiriler incelendi, tartışmalar çözümlendi, içerik daha da zenginleştirildi. Sadece bu baskı için 60’tan fazla editör ve eğitmen görev aldı. Kitabın 17. baskısı Eylül 2007 sınavındaki 153 soruyu net bir şekilde cevaplandırdı.

12 yıl boyunca; konu olarak ne çalışırsa çalışsın, hangi dersaneye giderse gitsin TUS çalışma potasına giren herkesin vazgeçilmez kaynağı olabilmek “TUS’un Kutsal Kitabı” tanımlamasını anlamlandırıyor.

Türk tıp tarihinin en fazla baskı yapan kitabı olma gururunu da bu kitap taşıyor (toplamda 27 baskı… 18’i yenilenmiş edisyon ve 9 adet reprint baskı). İkincilik ise 12 baskı yapan Klinisyen PATOLOJİ SORULARI kitabına ait. Dünyanın en meşhur kitaplarından Nelson Textbook of Pediatrics kitabının da 2 ay önce 18. baskısını çıkardığı düşünüldüğünde bu kitabın haklı gururu daha iyi anlaşılacaktır.

Önemli başarılar, ancak gönülden ve yeterince ciddi çalışıldığında kazanılır. TUSDATA olarak hem dersanecilikte hem de yayıncılıkta gönülden ve yaptığımız işten zevk alarak profesyonel kadromuzla aldığımız sonuçlar bunun en güzel ispatıdır: 27 ayrı şube ve kitabevi, 500’den fazla TUS semineri, 137 kitap, 18 eğitim Cd’si, TUS kampları, vaka kampları, deneme sınavları… Tam 12 yıldır TUS’un her alanında bütün gücümüz ve içtenliğimizle çalışıyoruz.…

Başarıda diğer önemli bir faktör de sürekli yenilenme ve güncel kalabilmedir. Yıllar boyu bununda en güzel örneklerini verme gayretinde olduk. Bu baskıda da 2005, 2006 ve 2007 basım ingilizce textbookları esas alarak bilgileri güncelledik, yeni ipuçları ekledik ve daha iyi olabilmeye çalıştık.

TUSDATA ailesi olarak; Sürekli yenilenme ve gelişmenin doğal sonucu olarak kurumlarımızı ve hizmet ağımızı genişletiyoruz:

Bilimsel toplantı merkezlerimizde de arka arkaya kırılması zor rekorlara imza atıyoruz. Son 9 TUS’ta 9 birinci çıkardık ve herhangi bir kurumun bu başarıyı yakalayabilmesi için en azından 5 yıl geçmesi gerekecek. Tabi bu süre içinde TUSDATA’nın hiçbir varlık göstermediğini varsayarsak ve TUS birincileri, dereceler ve ilk 10’un çoğu sürekli bizden çıkmasının yanında kitlesel ve bireysel başarılara imza atıyoruz. Tüm kursiyerlerimiz ideallerindeki başarıya TUSDATA ile ulaşıyorlar. Artık TUS’u kazanan her iki kişiden biri TUSDATA’lı… Ders notları, Özet Notlar, Deneme Sınavları, Tarama Sınavları, Tıbbi İngilizce desteği, İnternet desteği, Profesyonel Motivasyon desteği ile TUS hazırlığına bambaşka bir tarz getirerek, kursiyer arkadaşlara birer hekim gözüyle bakarak ve tüm ihtiyaçlarını bilip çözüm yolları üreterek bu başarıya ulaşıyoruz.

Yayıncılıkta ise 12 yıllık tecrübemizi artık yurtdışındaki medikal yayıncılık standartlarına kavuşturduk. Bu noktada sınıflamalardan, kitap boyutuna, dikkat kutularından indekslere kadar itinalı bir çalışma sonunda ortaya KLİNİSYEN serisini çıkarttık. Klinisyen konu ve soru kitapları tamamladık, Vaka Soruları Kitaplarını seri halinde hizmetinize sunduk, daha detaylı bilgi isteyenler için PREMIUM serisini, daha az zamanda olanlar için de OPTİMUM serisini hazırladık. Son olarak her konuda her şeyin (TUS sorusu, Konu, vakalar, açıklamalı sorular, değerlendirme testi) arka arkaya eklendiği ve tüm metnin birbiriyle uyumlu olduğu 5 kitap yerine 1 kitap ile hedefe ulaşabileceğiniz PROSPEKTUS 5 YILDIZLI SERİ’ yi hizmetinize sunduk. Bu seri ile teknik açıdan
dünyanın en üst standartlarını, sınava hazırlık ve içerik açısından yapılabileceğin en iyisini yaptığımızı göreceksiniz.

TUS Hazırlık Merkezlerimizde yaptığımız ve tüm meslekdaşlarımız tarafından çok beğenilen deneme sınavlarımızı kitaplaştırdık. Güncel ihtiyaçlar doğrultusunda yeni yayın çalışmalarına devam ediyoruz.

Klinisyen Tıp Kitabevleri artık Türkiye’nin 27 ayrı yerinde… Her çeşit kitabı en uygun şartlarda bulabileceğiniz merkezlerimize bekliyoruz sizleri.

TUSDATA olarak güncelliğimizi sürekli kılıp TUS’a çalışan öğrenci ve doktor arkadaşların yanında, hem TUS Hazırlık Merkezleri hem de yayıncılık alanında başarınız için çalışmaya devam edeceğiz.

18 baskı boyunca bu kitaba emeği geçenlerin sayısı çok fazla. Sadece bu baskı için 60’tan fazla eğitmen emek verdi. Öncelikle tüm yazar ve editör kadromuz, eğitmenlerimiz, çalışkan teknik ekibimiz, Klinisyen Tıp Kitabevleri ve tüm doktor meslektaşlarımız, bize her yolla ulaşarak soru ve çelişkilerini ileten meslektaşlarımız, tabi ki sabırlı, anlayışlı ve vefakar ailelerimiz… İsim olarak saymak istesek binleri geçer. Hepsine… ama herkese gönülden teşekkür ediyoruz. Onlar olmasaydı, bu kitap bu kadar faydalı ve güzel olamazdı.

Sınava TUS’u bilenlerle hazırlanın.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6025/%EF%BB%BF%EF...ar-sonuc-verdi
BASKILAR SONUÇ VERDİ
Değerli meslektaşlarım;

TUS sonuçları (puan ve sıralamaları) açıklandı. 2-3 gün içinde tercih işlemi başlayacak.

Türkiye net ortalamasının 85-90 arası olacağını tahmin etmiştik, 87 çıktı. Doğal olarak ortalama düşünce de puanlar yüksek geldi.

En doğru tercihleri yapabilmeniz için çok yönlü analizlerimizi tamamlayıp her türlü doküman ile zenginleştirilmiş bir TERCİH REHBERİ klasörünü en kısa sürede yayınlayacağız.

Nisan 2009 TUS; kötü bir sınavdı… Sınava giren meslektaşlarımız moral açısından zor günler geçirdiler.

Biz de TUSDATA olarak; sınavın doğru ve adil olması için çok yönlü çaba gösterdik. Gazete ve televizyon kanallarında durumu anlattık, YÖK ve ÖSYM nezdinde girişimlerde bulunduk, hekim arkadaşların organize bir şekilde kamuoyu oluşturmasını sağladık… vs.

Pek çok sonucu da aldığımızı düşünüyorum:

1. 5 itirazımızdan 4’ü tam istediğimiz gibi değiştirildi.

2. İlk kez, iptal edilen soruların akıbeti ÖSYM tarafından resmen duyuruldu ve bu sorular herkesin doğru kabul edildi.

3. ÖSYM; komisyonları tekrar toplayarak günlerce soruları tekrar inceledi… Bunun doğal sonucu, bundan sonraki sınavların daha dikkatli hazırlanması olacaktır.

Hak edenin kazanması dileğiyle…

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6022/sinavin-erte...k-ettikleriniz
SINAVIN ERTELENMESİ İLE İLGİLİ MERAK ETTİKLERİNİZ
Değerli meslektaşlarım,

18 – 19 Eylül tarihlerinde yapılacak olan TUS ertelendi. Daha sonra şok bir duyuru ile Nisan 2011 ile birleştirilip Ocak’ta yapılacağı yazıldı. Hem ÖSYM hem de Sağlık Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunduk ve sınav 11-12 Aralık 2010 tarihine alındı. 2011 sınav takvimi TUS 2 kez olacak şekilde yani hiç değişmeden yapılacaktır.

Pek çok soru işareti açıkta kaldı. Bunların bazılarına cevap ve kanaatlerimizi aşağıdaki yazımda bulabilirsiniz.

Sınav neden ertelendi?
Aldığımız bilgiler, okuduklarımız ve basit mantıkla düşündüklerimizi yan yana koyarsak; KPSS skandalı nedeniyle ÖSYM’nin bilgisayarlarına savcılık ve polis tarafından el konuldu ve böylece soruların mahremiyeti, gizliliği bozulmuş oldu. Zaten ÖSYM sadece TUS’u değil diğer kalan tüm sınavları da erteledi.

Sınavda sorular sizce nasıl olacaktır? Eski soru çıkmayacaksa nasıl çalışmalı?
Soru gizliliği açısından mevcut bankanın kullanılamayacağını düşünüyoruz. Her yeni soru hazırlayan da en önemli konuları açıp oradan soracaklardır, Uzaydan soru mu getirecekler?
Nelerin nasıl sorulabileceğinin en kolay ve en sağlıklı yolu çıkmış TUS sorularına bakmaktır. Çünkü onları da hocalar hazırlamışlardı. Bunun için TÜM TUS SORULARI’nı çalışmak akıllıcadır, sadece şu farkla: Siz bu konuda sınav sorusu hazırlasaydınız ne sorardınız? Böyle bakın her şeyin aslında net olduğunu hissedeceksiniz.

Sınav için yeni bir başvuru olacak mı? Giriş kartlarımız geldi, ne yapacağız?
ÖSYM; en son durumda yeni başvuru kabul etmeyeceğini eski giriş evraklarının geçerli olduğunu belirtmiştir.

En son 2007 Eylül sınavında yabancı dil barajını geçmiştim. Bu eylülde muafiyetim geçerliydi. Şimdi sınav eylül sonrasına ertelendiğine göre benim muafiyetim ne olacak?
Siz, mağdur eden değil, mağdur edilensiniz. Eylül 2010 için her şey ( sınav kağıdı, sınav yeri, …vs. ) geçerli olacağına göre mutlaka muafiyetiniz de geçerli olmalıdır Aksi, akla da hukuka da aykırıdır.

Uzun dönem kursiyerlerinize verdiğiniz Spot bilgiler ve TUS soruları spotlarını kitaplaştırıp kursiyeriniz olmayanların da hizmetine sunacak mısınız?
Biz bunu zaten yaptık ve iki cilt halinde piyasaya sunduk. Çok kıymetli bir eser oldu. 70’ten fazla eğitmenin 3 yıl boyunca sürekli geliştirerek oluşturdukları ustalık eserimiz oldu. Kitabevlerinden veya*****www.klinisyen.com*****sitemizden inceleyebilirsiniz.

Aralık sınavı için yeni bir TUS KAMPI yapacak mısınız?
Bir sebeple Eylül kampımıza katılamayan meslektaşlarımızı öncelikle düşünerek sadece Ankara’da TUS KAMPI yapacağız. Bununla ilgili detaylar için tıklayınız

Yeni bitmiş olan Eylül TUS KAMPI katılımcıları için pozitif anlamda neler yapacaksınız?
Öncelikle onları kamp sonuna kadar konsantre tutmak için çabaladık. Yeni sınavdan hemen önce 5 gün süreyle kritik branşlarda çok yoğun bir SORU ÇÖZÜMÜ ve SPOT TEKRAR yapacağız. Bunu, onların motivasyonu için hediye olarak yapacağız.
Ayrıca her 3 haftada bir TUS DENEME SINAVI yapacağız. Bu denemelerimize her meslektaşımız katılabilecektir. Üç haftada bir yapmamızın nedeni 3 haftada bir tekrar atma hedefini canlı tutmak içindir. Bu sorunu fırsata dönüştürmek sizin elinizdedir.

Ekimde başlaması gereken yeni dönem kursları ne olacak, sınavın geçmesini bekleyecek misiniz?
Tam zamanında (büyük çoğunluğu 23 Ekim’de) başlatacağız. TUS ertelendi diye biz kış dönem başlangıcımızı ertelemeyeceğiz. Ancak bu TUS’a girecek kış kursiyerlerimizi serbest bırakacağız. TUS öncesi kampa gitmek isterse bedel almadan KAMP + Kalan kış dönemi derslerini sadece bu sınava özel olarak tek dönem fiyatı ile sunacağız. Bu sınavda kazanırlarsa da sadece kamp, not ve dinledikleri dönem dersleri dışındaki tutarı iade edeceğiz. Bununla ilgili detayları ve seçenekleri şubelerimizden öğrenebilirsiniz.
Hayat düz bir çizgi olsaydı asıl o zaman çekilmez olurdu. Tüm bu yaşananlar aslında normal ve olabilecek şeyler…Dayanma gücü yüksek ve mutlu olabilme eşiği düşük olan öne geçecektir.

Başarı dileklerimle.
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6018/simdineolacak
ŞİMDİ NE OLACAK? Ya da NE OLMALI?
(23 Aralık 2010 Perşembe)
ÖSYM ilk kez farklı bir uygulama yaptı:

2010 Aralık TUS puanları açıklanmadan önce bazı soruları iptal ettiğini duyurdu.

Çünkü; basın, siyaset ve kamuoyundan yoğun baskılar geldi.

Ancak, iptal gerekçesi çok sıra dışı ve düşündürücüydü: “Cevap kâğıtlarının optik okuyucuda okunmasından sonra yapılan ve madde analizi olarak ifade edilen ilk işlemde, tüm adayların sorulara verdikleri cevapların dağılımı incelenmektedir. Bu sayede adayların, özellikle de başarılı adayların cevap olarak farklı seçenekleri tercih ettiği sorular özel olarak yeniden ele alınmakta, soru hazırlayan ve bilimsel açıdan soruları denetleyen akademisyenlere iletilerek soruların yeniden değerlendirilmesi sağlanmaktadır. 12 Aralık 2010 tarihinde yapılan TUS Bilim Sınavında da bu süreç işletilmiş ve optik okuma sonucu yapılan madde analizi ve bilimsel denetçi akademisyenlerin yeniden değerlendirmesi sonucunda…”

Duyuruda; itirazlara değinilmemesi, sonuç açıklama esnasında ek iptallerin olabileceği yönünde bir açık kapı bırakıldığını da düşündürüyor.

Peki ne olacak? Hekimler nasıl hareket etmeli?

Öfkeli değil sükûnetle ve akıllı hareket edilmelidir.
1. Puanların açıklanması beklenmelidir.

2. Yeni iptaller söz konusu olmazsa; olayın ÖSYM tarafından “geçiştirilmek istendiği” kesinlik kazanacaktır.

3. Bu durumu böylece kabullenmek, bundan sonraki tüm sınavlarda aynı hataların tekrar tekrar yapılmasına fırsat tanıyacağı için sağlıklı ve adaletli olmayacaktır. Bu sınav bir dönüm noktası olmalı ve bundan sonraki sınavlar; dağılım, doğruluk, zorluk ve ölçücülük açısından gerçek birer sınav haline gelmelidir. Tatmin edici bilimsel açıklamalar yapılmadığı sürece olayın Danıştay’a açılacak bir “Yürütmeyi Durdurma” davasına dönüşeceği maillerle ÖSYM’ye şimdiden iletilmelidir.

4. Sınavın iptali gibi bir söylem, bu sınava emek harcamış ve plan yapmış herkese ihanet olacaktır. Bu sebeple hukuki yola başvuracak olan herkes sadece “yanlış soruların iptali ve herkes için doğru sayılması” üzerinde durmalıdır.

5. ÖSYM, bu sınavı yapmaya devam etmelidir. Bakanlık ya da üniversitelerin eline düşecek olan bir sınav hekimler için hiç şüphe yok ki daha kötü sonuçlar doğuracaktır. Bu istek ve güven ihtiyacı, her hekim tarafından ÖSYM’ye maillerle iletilmelidir.

6. TUSDATA olarak bugüne kadar tüm resmi makamlar ve ÖSYM nezdinde girişimlerde bulunduk. Ne yazık ki, rakiplerimizin destek yerine köstek olarak, hazımsızlık gösterip, kurumumuzu ve şahsımı ÖSYM ve Cumhurbaşkanlığı’na jurnallemeleri etki düzeyimizi düşürmektedir. Kurum olarak; dava açmak gibi bir irademiz olmayacak ancak hukuki yola müracaat etmek isteyenlere yol gösterici rolümüz devam edecektir. Bu rol; sınavın iptali değil sadece kalan 4 sorunun iptali ile adaletin sağlanması ve sınavın ÖSYM tarafından yapılmaya devamı çerçevesinde sorumluluk bilinci içerisinde olacaktır.

7. Umuyoruz ki; ÖSYM hatayı kabullenir ve adalet sağlanır. Ayrıca bundan sonraki sınavlar daha düzgün ve ölçücü olacak şekilde hazırlanırda gerçekten çalışanlar emeklerinin karşılığını alırlar.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6015/kamuoyuna-duyuru
KAMUOYUNA DUYURU

(18 Ocak 2012)

TUSDATA olarak ülkemizin 30 ilinde sürekli ve düzenli hizmet vermekteyiz.

Eğitim ve hizmetin ve her cephesinde çıtayı sürekli yükselttik. Rekabete yeni açılımlar getirdik.

Bu rekabete güç yetiremeyen pek çok kurum bugün artık yok. Neredeyse hepsini, bedelini ödeyerek TUSDATA olarak bünyemize kattık. TUS-SİSTEM, UTS Başkent, ProspekTUS, TUSMED bunlardan bazılarıdır.

Doğal olarak bu kurumları alırken sadece iyi ve sevilen hocalarını da bünyemize katarak sürekli güçlendik.

Son olarak 18 Haziran 2009’da imzaladığımız bir protokolle 12 yıllık bir kurum olan TUMER; herşeyi ile 12 şubesi, tüm telif hakları, demirbaşları, yayınları, kursiyerleri ..vs ile bünyemize kattık.

İhtiyacımız olan ve sevilen tüm hocaları (biri hariç) ile kadromuzu daha da güçlendirdik. İhtiyacımız olmayanlara teklif daha götürmedik.

Çalışabileceğimiz ama çalışmadığımız tek hocanın da TÜMER kursiyerlerini yarı yolda bırakıp derslerini anlatmaktan dahi imtina edecek kadar etik dışı davranması, çalışmamamızın tek sebebidir. Düşünün ki yenidoğanın veya kardiyolojinin yarısını anlatmış yarısını anlatmayı reddeden ve kursiyerleri apaçık mağdur eden bir hoca var. Siz olsaydınız ne yapardınız?

İsim hakları ile beraber TUMER’in her şeyini TUSDATA almış iken, bir rakip kurumun internet sitesinde şaşkınlıkla izleyeceğiniz reklamlar dönmeye başladı. Zaten batmış olan bir kurumun Genel Müdürü, ya da bizim çalışmayı hiç düşünmediğimiz hocaları ya da TUMER’in zaten boşalttığı şubeleri yeniden kiralayıp onlar üzerinden ve TUMER adını kullanarak reklam yapma çabasını anlayamıyoruz. Rekabetin de bir etiği yok mudur? Çaresizlik ve asgari ahlaktan yoksunluk olarak tanımlayabileceğimiz bu haksız ve hukuksuz girişimler karşısında önce bir müddet beklemeyi seçtik. Sonra kendilerine avukatlarımız ve noter aracılığı ile uyarı gönderdik.

Maddi ve manevi dava açma hakkımız olduğu halde sabırla hatalarından dönmelerini ve hekimlere yakışan bir tavır ortaya koymalarını bekliyoruz.

Kamuoyunun gözü önünde cereyan eden bu haksızlığın devam etmesi durumunda her türlü hukuki yola başvuracağımızı belirtiyor, konuyu kamuoyunun vicdanına havale ediyoruz.

“Aslanlar avlanır, çakallar artıklarla beslenir”

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5977/devekusu
DEVEKUŞU ve ÖSYM
Burası Türkiye ve yıl 2011…

İnternet çağındayken başınızı kuma gömebilir misiniz? ÖSYM gömüyor. Hatalı sorular, hatalı değerlendirmeler ve eksik gelen notlar sorununu neredeyse HİÇ BİR ŞEY YAPMADAN atlatma derdinde… Kulaklarını her türlü çığlığa İNADINA kapamış durumdalar. Böyle yaparlarsa prestij kaybına UĞRAMAYACAKLARINI zannediyorlar.

Yanılıyorlar.

Tam da yeniden güven kazanabilecekken, 30 yıl önceki ilkel reflekslerle hareket ediyorlar.

Bir ülkede, yöneticiler adaleti sağlamakla görevlidirler. Kendi prestijleri için adaleti önemsemiyorlarsa ve hak arayanları “kopyacıların üzerine gittiğimiz için böyle davranıyorlar” gibi ucuz yöntemlerle uzaktan suçlama yoluna gidiyorlarsa, o koltuk EHLİNDE DEĞİL demektir.

Bugüne kadar; her sınavda istediğimiz, sınavın sağlıklı ve iyi ölçen bir sınav olmasıydı. Her sınav; soruların açıklandığında akademik heyetlerimizle tüm soruları inceledik, iptali için kesin ve net textbook delilleri olan tüm yanlış soruları ortaya koyduk, hekimlerimize adalet için yol gösterdik. Neden diğer bazı sorulara itiraz etmediğimiz ile ilgili türlü türlü söylentiler yayılmak istense de doğru bildiğimizden şaşmadık.

Yetmedi… ÖSYM’nin en üst düzeyde yürütme kurulu üyelerine YÖK Başkanlığı’na, YÖK Başkanvekilliği’ne gidip durumu delilleriyle anlatıp bu konuda hassasiyet oluşmasını sağladık.

Bugüne kadar yaptığımız her şeyi bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Bizim hakkımızda yapılan söylenti ve iftiralara aldırış etmeyeceğiz. Yok acaba TUSDATA soruları satın almış olabilir miymiş?, yok soruları bazı! ÖSYM görevlileri TUSDATA’ya sızdırıyor muymuş, yok ÖSYM’yi elimizde oynatıyor muymuşuz, yok efendim bütün bu çabaları TUS birincisi çıkarmak için mi yapıyormuşuz…vs, vs… Kedi uzanamadığı ciğere pis dermiş ya, bütün bu çirkin söylentiler; bizim için söyleyenin düzey sorununu ve aşağılık kompleksini göstermekten öte bir anlam ifade etmez. Meyveli ağacı taşlayacaklarını biliyoruz.

Haklı olduğumuz konularda ısrarlı itirazlarımızla, ÖSYM’yi elbette rahatsız edeceğiz. Bizim gibi kurumların varlığı denge için ve yetkili kişilerin daha ciddi çalışması için önemlidir ve gereklidir, her iktidara bir muhalefetin gerekli olduğu gibi. Biz; adayları sınavlara hazırlayan bir kurum olarak, doğru duruş neresi ise o duruşu sergilemeye devam edecek ve daima doğru yerde duracağız.

ÖSYM bu ülke için önemlidir. Acilen 2011 yılına uygun şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Sınavlar için alınan güvenlik tedbirleri gerçekten sınav güvenliğini sağlayacak ve insan tabiatına uygun olacak şekilde devam ettirilmelidir. Bunun yanında sınavın niteliği, ölçücülüğü ve doğruluğu konusunda modern ve etkili yöntemler uygulanmalıdır.

Son olarak; ÖSYM, halka ve itirazlarına saygı duymalıdır. Çığlıklara karşı hassas olmalıdır. Kamuoyu vicdanının rahatı için gerekirse, yeniden değerlendirebilecek kadar adaletli ve cesur bir sınav olmalıdır ki biz halk olarak, ÖSYM’ye güvenmeye devam edelim.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5962/netlerin-dusuklugu-ile-ilgili
NETLERİN DÜŞÜKLÜĞÜ ile İLGİLİ…

(26 Aralık 2010 Pazar)

Aralık 2010 TUS sonuçları açıklandıktan sonra pek çok meslektaşımız netlerinin eksik geldiğini düşünmüş ve fikirlerini çok farklı yollarla paylaşmış ve teyit etmişlerdir. Hakim kanaat, netlerin düşük geldiğidir. Netleri beklediği gibi gelenler olduğu gibi 1 netten 20 nete kadar düşük geldiğini belirtenler de mevcuttur.

Bu durumda sınavın adaleti açısından haksızlık olduğunu düşünen meslektaşlarımızın ÖSYM’ye rutin itiraz prosedürü dahilinde –mümkünse bizzat Ankara’ya gelerek- itiraz etmeleri gerekmektedir. Ankara’ya gelenlerin, bizzat yetkililere durumu anlatmak için çaba sarfetmeleri faydalı olacaktır. Gelemeyenler ise sadece kargo ve posta yoluyla itiraz edebilirler. Mail, faks veya telefon yoluyla itirazlar kabul edilmemektedir.

Ayrıca her meslektaşımızın*****osym@osym.gov.tr*****mail adresine düzenli ve dili nazik ama beklentisini açıkça ifade eden mailler göndermeleri de yetkililerin hassasiyetini artıracaktır.

Bunun için ÖSYM tarafından hazırlanan GENEL AMAÇLI DİLEKÇE kullanılmalıdır. Bu dilekçe ve prosedürler için,*****http://www.tus.com/7757/aralik-2010-...atali-sorular1*****sayfasındaki “İtiraz Prosedürü ve “Genel Amaçlı Dilekçe Örneği” için TIKLAYINIZ…” bölümündeki prosedürlere uyup dilekçe örneğini doldurduktan sonra ÖSYM’ye iletmeleri gerekmektedir.Bu dilekçenin en sonundaki “İsteğim:” bölümüne aşağıdaki ifadeleri yazmaları faydalı olacaktır.

İsteğim : 12 Aralık 2010 TUS’una giren bir hekimim. Sınavdan hemen sonra açıklanan soruları incelediğimde tahmini netlerimi hesaplamıştım. Puanlar ve netler açıklandığında ise beklediğimin çok altında (……net) eksik geldiğini fark ettim. Hekimlerin internette buluşma noktası olan bazı forum sitelerinde pek çok arkadaşımın da aynı durumdan bahsettiklerini görünce bunun tıpkı İlkbahar Dönemi TUS gibi bir değerlendirme hatasından kaynaklandığını düşündüm. 3 ayrı sebeple bu durumun meydana gelmiş olabileceğini ben ve pek çok meslektaşımız düşünüyoruz:

1- İptal edilen 4 soru (veya bunlardan bazıları) her iki kitapçıkta ya da birinde herkes için doğru olacak şekilde kodlanmamış olabilir. Bu soruların, herkes için doğru kabul edileceği duyurulmuştu.

2-Her iki kitapçık ya da biri için hazırlanan master doğru cevap anahtarı bazı sorular için hatalı olabilir. Önceki itirazlarda hekimlerin cevap kağıtları zaten yanlış olan master cevap anahtarı doğrultusunda değerlendirilerek maddi bir hata olmadığı söylenmiş ama bu hata ÖSYM tarafından nice baskılar sonucu kabullenilmiş ve hata düzeltilmişti. Yani mevcut cevap anahtarının doğruluğu mutlaka yeniden her iki kitapçık için de dikkatle teyit edilmelidir.

3-ÖSYM tarafından verilen kalem ve silgiler, hatalı değerlendirmeye neden olmuş olabilir. Önce işaretleyip sonra sildiğimiz bazı sorular optik okuyucu tarafından çift cevaplı gibi algılanarak yanlış kabul edilmiş olabilir.

Bu 3 olası durumun hassasiyetle gözden geçirilerek, benim ve sınava giren tüm adayların cevap kağıtlarının ve sonuçlarının yeniden değerlendirilmesini talep ediyorum.

Bu üç olası durumu tüm yetkililere ulaştırılarak en sağlıklı sonucun alınması için kurum olarak en üst düzeyde çaba sarfedeceğimizin de bilinmesini isteriz. Küçük hedefler ya da iritasyon peşinde olmadığımız iyi niyetli herkesin malumudur. Önemli olan geç de olsa adaletin yerini bulmasıdır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5940/aralik-2010-tus-degerlendirmesi
Aralık 2010 TUS Değerlendirmesi

Erteleme, yeni sorular, güvenlik tedbirleri,kış … derken nihayet Aralık 2010 TUS yapıldı.

Sınav için öne çıkanları teker teker değerlendirelim ki sonraki sınavlara yol gösterici olsun:

1. GÜVENLİK TEDBİRLERİ

Neredeyse tamamı önemli ve yerindedir. Sadece 4 saat boyunca adayların tuvalet sorunu yüzlerce meslektaşımızı olumsuz etkilemiştir. Bunun tek çözümü vardır. Sınav sabah ve öğleden sonra olmak üzere iki oturumda yapılmalıdır ve bu konuda herkes her yolla ÖSYM’ye fikirlerini yapıcı şekilde iletmelidir.

2. HATALI SORULAR

Belki aceleye geldiğinden, belki de güvenlik kaygıları ön planda olduğundan bu sınavda çok sayıda (en az 7) hatalı ve iptali gereken soru vardı. ÖSYM, mutlaka buna bir çare bulmalıdır. Sorular, hem iki kaynaktan doğrulanmalı, hem de en az bir akademik kontrolden geçmelidir. “Aceleyle hazırlanmış ve hazırlandığı gibi sorulmuş” görüntüsü ÖSYM’ye yakışmamaktadır.

İtiraz dosyamız için TIKLAYINIZ…

3. SORULARIN DAĞILIM SORUNLARI

Sorular, branş içinde dengeli dağılmamıştır. Her konudan soru sorulamamış, sorular belli konulara sıkıştırılarak “adalet” yönü zedelenmiştir.

Örneğin, Anatomide kemik, kas, eklem gibi fakültede anlatılan konuların tam yarısından hiç soru sorulmamış, tüm sorular diğer yarısından sorulmuştur.

Bu sorun da, ÖSYM tarafından bilimsel standartlara kavuşturulmalı ve acilen uygulamaya geçirilmelidir.

4. SORULARIN ZORLUK ve ÖLÇÜCÜLÜĞÜ

Genelde; kolay sorular “çok kolay”, zor sorular ise “çok zor” sorulmuştur ki ikisinin ayırıcılığı da YOKTUR. Eğer ÖSYM, her soru için “Zorluk İndeksi” ve “Ayırıcılık İndeksi” hesaplamalarını yaparsa (ki hala yapıp yapmadığını bile bilmiyoruz) ayırıcılığı çok düşük bir sınav olduğu ortaya çıkacaktır.

Bir başka sorun da şudur: Bir pratisyenin asla kullanamayacağı, kullanmayacağı, bir uzmanın bile uzmanlık hayatı boyunca karşılaşmadığı pek çok uç, hatta uç ötesi bilgilere ait soruların sayısında da artış mevcuttur. Bu, ANLAMSIZdır. Özellikle Anatomi, Cerrahi ve Kadın Doğum sorularını hazırlayanlar gözden geçirilmelidir.

Dünyada; ayırıcı ve ölçücü, ayrıca seviyeye uygun soru hazırlamanın evrensel ve bilimsel standartları vardır ve bu standartlar ÖSYM tarafından da mutlaka acilen uygulanmalıdır.

Meslektaşlarımız içinde; yakın çevresinde basın mensubu, bürokrat, akademisyen, milletvekili… gibi ÖSYM’ye kolayca ve etkin şekilde ulaşabilecek durumda olanlar eleştirilerini yapıcı bir şekilde ama ısrarla ÖSYM’ye iletmelidirler ki bundan sonraki sınavlar gerçekten adil, ölçücü ve ayırt edici doğal olarak da hak edenin kazanacağı sınavlar olsun.

Burada doğal olarak sınavın olumsuzluklarını dile getirsek de hak edenin kazanmasını diliyoruz
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

Doktor sana bır çare
http://www.aksiyon.com.tr/dosyalar/d...ir-care_502065

Uzmanlık sınavında hatalı soru iddiası
http://www.zaman.com.tr/gundem_uzman...i_2085327.html
İSTANBUL
3 Mayıs 2013, Cuma
Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda 6 sorunun hatalı olduğu iddia edildi. Adaylar, durumu ÖSYM’ye iletti, ancak hatalı soruları referanslarıyla birlikte sunan diş hekimlerinin talepleri kabul edilmedi. ÖSYM, sadece 2 sorunun cevabını değiştirdi.

Paylaş
Tweetle
Paylaş
Gönder
Yazdır
A A
Nisanda yapılan Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda (DUS) 120 sorudan 6’sının hatalı olduğu tespit edildi. Mağdur adaylar, hatalı soruları referanslarıyla birlikte ÖSYM’ye iletti ancak talepleri kabul edilmedi. ÖSYM sadece 2 sorunun cevabını değiştirdi. 50 diş hekimi, dava açmaya hazırlanıyor. Hekimleri 37 merkezle sınavlara hazırlayan TUSDATA tus ve dus dersaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Sami Selçuk Biricik, “Soruların yanlışlığını uzman hocalarımız tespit etti. Fakat bireysel başvurularda istenen sonuç çıkmadı. ÖSYM adaylara bir cevap yazısı bile yazmıyor.” diyerek tepki gösterdi. Biricik, Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda da (TUS) ciddi hatalar olduğunu söyledi. ÖSYM yetkilileri ise şikâyet dilekçelerini bilim kurulunun incelediğini ve iki soruyla ilgili düzeltme yapılmasının kararlaştırıldığını bildirdi.

Geçtiğimiz yılın nisan ayında yapılan Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda çıkan 120 sorudan 6’sının hatalı olduğu tespit edildi. Mağdur adaylar, hatalı soruların referanslarıyla birlikte Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’ne (ÖSYM) başvurdu. ÖSYM ise bu hatalı sorulardan sadece 2’sinin cevabını değiştirdi. Diş hekimliği sınavındaki sorulara itiraz eden ve Türkiye’de bu alanda sınav hazırlığı yapan 37 merkeze sahip olan Tıpta Uzmanlık Sınavı Hazırlık Merkezleri (TUSDATA) Yönetim Kurulu Başkanı Sami Selçuk Biricik, “Söz konusu soruların yanlışlığını uzman hocalarımız tespit etti. Fakat ÖSYM’ye yapılan bireysel başvurularda istenen sonuç çıkmadı. ÖSYM kendince bir karar veriyor ve adaylara bir cevap yazısı bile yazmıyor.” dedi.

Soruların dilekçelerde hatalı olduğunun bariz bir şekilde görüldüğünü anlatan Biricik, “Bunu normal okuyanlar bile açıklamalı yazılarla anlayabilir. Fakat ÖSYM ne yapıyor bilemiyoruz. Sadece DUS sınavında değil, nisan ayında yapılan TUS’ta da ciddi hatalar var. 12 soruya itiraz edildi. ÖSYM 6’sını iptal etti. 2’sinin cevabını değiştirdi. 4 soruya da bir şey yapmadı. Fakat hiçbir adaya cevap yazısı gelmedi.” açıklamasını yaptı. Biricik, hem DUS hem de TUS’a giren adayların dava açacağını aktardı.

Sınava girenlerden biri olan Diş Hekimi Ahmet Caner Irklı ise, “6 soruda hata tespit edildi. Bunu referanslarıyla birlikte ÖSYM’ye ilettik. ÖSYM sadece bizim bir sorumuzu ve bizim iletmediğimiz başka bir soruyu iptal etti. Daha sonra sınav sonucunu açıkladı. Yarım soru bile sıralamada çok şey değiştiriyor.” diye konuştu. Daha önce üniversitelerin bünyesinde yapılan diş hekimleri için uzmanlık sınavları, 2012’den itibaren merkezî sınav sistemine geçti. İlk sınav 2012’nin Nisan ayında yapıldı. İkinci sınav geçtiğimiz eylül ayında, son sınav ise Nisan 2013’te 1.200 diş hekiminin katılımı ile gerçekleşti. Adaylardan 200’ü asistanlık eğitimi alacak.

Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK'ten ÖSYM Başkanı'na Televizyonda "Açık Oturum" Çağrısı ...




3 Eyl 2012 tarihinde yayınlandı
Aralık 2010 Tus sorularındaki hata 19 ay sonra mahkeme kararı ile neticeye bağlandı, Doktorlar ise mağdur! Samanyolu Haber'in Uz.Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK ile yaptığı Video röportajlı haberi izlemek için tıklayın.
STV'nin Aralık 2010 TUS Skandalı ile ilgili Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK ile röportajı






BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz
Bekliyoruz ama ÖSYM de bu ilişkiler normal



Geç kalma falan yok, zararın neresinden dönersen kardır. Bundan 7-8 kadar yıl önceydi. 5-6 defa girdiğim ÜDS lerden 50-60 arası alıp duruyordum. Meşhur bir TUS dersanesinin Meşhur bir sahibi -ki iyi İngilizce bilmesi ile de tanınır- yerime ÜDS ye girebileceğini söyledi. "Sen de sarışın gözlüklüsün ben de, kimse anlamaz bile, ben böyle çok kişiye ÜDS-KPDS kazandırttım" dedi. Tabi teklifini "bütün akademik hayatımı b.k çukurunun üzerine bina edemem" diyerek reddettim. 1-2 sınav daha sürünüp kendim 71'imi aldım. Eğer yakalanırsa "sevgili JOKER abimin" aleyhine tanıklık ederim.
Allah islah etsin, bir adamın her işi mi YAMUK olur ya?

BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük (MİLLİYET, AKİT) gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı (SINAVLARI) ile ilgili asılsız iddialarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı (?) mahiyette açık mektup yazan bir grup isim (Alp KARATAŞ Uz.Dr. Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK), ÖSYM'yi ağır suçlamalarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.

Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.

ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde (?) mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir. (?)

İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı(SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir, ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır, ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez (? Kuruma mı adaya mı ?).

Söz konusu ilan, ticari malzemesi (?) giderek tükenen (?) bir TUS hazırlık dersanesinin (TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) organizasyonu (?)olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur (?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MEZKUR DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?)) dershanenin (DERSANE) bu saldırılarını(?) yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin (RIZA ABİ Mİ ? RIZA ERÖKSÜZ ABİ DERSANE İDARECİSİ DEĞİL ) , bu deshaneye (DERSANE) bir şekilde bağlı kişileri ( Alp KARATAŞ Uz.Dr.Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK ) organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde (?) malum(?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MALUM DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) )dershane (DERSANE) sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin (Uz.Dr. Ahmet ERKEK ?, Uz.Dr.Sami SELÇUKBİRİCİK ?, Prof.Dr. Dr. Sema SELÇUKBİRİİCK, Dr. İdris ŞAHİN ? Dr. İlker Ulaş SUNGUR ?, Dr. Gökhan ERSOY, Fatih SELÇUKBİRİCİK?, Ercan ÖZTÜRK? Emrah KABATAŞ? Salih AYDIN? Osman ERER?, Tolga BİÇER? Mehmet Ali Gülçelik ? Anıl ÇUBUKÇU? Şadin Balsak?, Ahmet Cevdet Çitoğlu?, Murat Erkeçoğlu?) de eski bir tarihte (Tarihlerde?) başkasının (başkalarının?) yerine (?) sınava girdiği tespit edilmiş (?), ancak başlatılan soruşturma (?) zaman aşımı (?) dolayısıyla akim (?) kalmıştır.

ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.

Adaylara ve kamuyouna (KAMUOYUNA) duyurulur.


Hiç etik değil de suç. Ösym tarafından korunuyorlar gibi gibi gibi

ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, son 10 yılda yapılan sınav sonuçlarına yönelik detaylı incelemeler yapmak üzere Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi kurduklarını bildirdi

13 Kasım 2017 20:00

ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, yaptığı açıklamada, yeni kurdukları Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi'de ÖSYM tarafından son 10 yılda yapılan tüm sınavların masaya yatırılacağını açıkladı. Birimin her bir sınavla ilgili çok sayıda farklı analizi gerçekleştireceğini belirten Özer, şunları kaydetti: "Bu bağlamda her bir sınav için tüm sınav merkezlerine yönelik derinlemesine olağan dışılık analizi yapılacak. Aynı zamanda biyometrik analiz yaparak bir adayın yerine başka birinin sınava girip girmediğini tespit edebileceğiz. Söz konusu birim, ihbarları değerlendireceği gibi her bir adaya yönelik kapsamlı analizler yaparak olağan dışı bulguları tespit edecek. Birimde, her bir adayın girmiş olduğu aynı tip sınavlarda sınav sonuçları değerlendirilecek ve olağan dışı bir bulguya rastlanması halinde adayların eşdeğer sınava çağrılması için gerekli süreç de yönetilecek."

OLAĞAN DIŞI BİR DURUMDA SUÇ DUYURUSUNDA BULANACAĞIZ

Özer, söz konusu birimin ilk olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturmalara konu sınavları analiz etmeye başladığını vurguladı. Analizlerin kasım ayı sonu itibarıyla bitirileceğini açıklayan Özer, "Sonra soruşturma olup olmadığına bakmaksızın son 10 yılın tüm sınavlarının olağan dışılık raporlarını hazırlayacağız. Olağan dışı bir durum tespit edilmesi durumunda suç duyurularında bulunacağız." dedi.

BİRİM, 34 JOKER BELİRLEDİ

ÖSYM Başkanı Mahmut Özer, süreçte elde edecekleri bulgulara bağlı olarak 10 yıllık inceleme süresini de genişletebileceklerine işaret etti. Birime bağlı komisyonların çalışmaları sonucunda şu ana kadar 34 joker aday belirlediklerini ifade eden Özer, "43 adayın sınav sonuçlarını iptal ettik ve toplam 77 kişi ile ilgili suç duyurusunda bulunduk. Ayrıca 21 adayı eşdeğer sınava çağırdık. Eşdeğer sınava katılan 6 adaydan 3'ünün sınavı geçersiz sayıldı. Sınav güvenliğine yönelik çalışmalarımız devam ediyor." bilgisini verdi.

Anadolu Ajansı

ANASAYFA > Basın Odası > Haberler > 2014 > Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar (16.09.2014)
Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar (16.09.2014)

BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı ile ilgili asılsız iddialarla Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı mahiyette açık mektup yazan bir grup isim, ÖSYM'yi ağır suçlamalarla töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.


Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.


ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir.


İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir,
ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,
Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır,
ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez.

Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS hazırlık dersanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur dershanenin bu saldırılarını yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin, bu deshaneye bir şekilde bağlı kişileri organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde malum dershane sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin de eski bir tarihte başkasının yerine sınava girdiği tespit edilmiş, ancak başlatılan soruşturma zaman aşımı dolayısıyla akim kalmıştır.


ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.


Adaylara ve kamuyouna duyurulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=215&d=1293920233

Dr. Rıza Eröksüz' e; bir dersane sahibinin yoğun baskı yaptığı ÖSYM Yetkilisi Kim???
Dr_samsa ya; maddi güç bu iletişimde rol oynadı mı?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=218&d=1293921743

**** ne demek? http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=220&d=1293921833

MEcburum kim?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141

Drasc ye; bu tanıdıklara sınavdan önce de gidildi mi? Tanıdık isimler halen ÖSYM de çalışıyor mu?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=179&d=1293276103

03.02.2015

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA,



Aşağıda belirtilen sorularımın, Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi AVCI tarafından yazılı olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.

Prof.Dr. Alim Işık
MHP Kütahya Milletvekili

Eylül-2014'de yapılmış olan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) sonrasında bazı medya organlarına da yansıyan haber ve iddialarla ilgili olarak;

1. 14.09.2014 tarihinde yapılan TUS ve DUS (Dişte Uzmanlık Sınavı)'a giren bir grup Doktor ve Diş Hekimi adına Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakana hitaben yazılan ve adeta ÖSYM Başkanlığını şikayet ederek zan altında bırakan Basın Duyurusundan Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Varsa bu konuda şimdiye kadar Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ve kimler hakkında ne gibi yaptırımlar uygulanmıştır?
2. Anılan Basın Duyurusuna cevaben, ÖSYM Başkanlığının 16.09.2014 tarihli ve "Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar" başlıklı Basın açıklamasında yer alan "Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS Hazırlık Dershanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir." ibaresiyle kastedilen dershane hangisidir? Bu dershanenin kurucuları, yöneticileri ya da sahipleri kimlerdir?
3. Anılan dershanenin ticari sermayesinin tükendiği kanaatine nasıl varılmıştır? Anılan dershanenin sahibi olduğu ya da ilişkisi bulunduğu sosyal medya siteleri ya da platformları kimlere aittir ve aralarında ne tür ilişkiler söz konusudur?
4. ÖSYM Başkanlığınca yapılan Basın Açıklamasında "başkasının yerine sınava girdiği" tespit edilen dershane sahibi kimdir?
5. Anılan dershane sahibi hakkında başlatılan soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle akim kaldığı iddiaları doğru mudur? Doğru ise söz konusu soruşturma; ne zaman, hangi gerekçelerle ve kimler tarafından başlatılmıştır? Soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle sonuçsuz kalmasında kimlerin ihmali ya da baskısı olmuştur?
6. Anılan soruşturmanın sonuçsuz kalmasına yol açan sorumlular kimlerdir? Bu sorumlular hakkında Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ya da yapılmaktadır?
7. Anılan konuya ilişkin Bakanlığınız görüşü nasıldır?

HABER KAYNAĞI

https://m.facebook.com/alimbeymv/photos/a.10150215600110439.348294.394258745438/10153121382490439/?type=1&refid=17

sayın durömuş günay bu sorulara cevabınız var mı?
BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz

ÖSYM'den Bilgi Sızması- Moderatörler

drasc
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=569&d=1297971083

drasc

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=179&d=1293276103

samsa

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=218&d=1293921743

drsvc
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=221&d=1293921853

Nasıl Yani

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=652&d=1299332856

nasıl küçük görüşmeler???????

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=653&d=1299332870
dr.objektif

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=206&d=1293908105

hakimle görüşme

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=654&d=1299332909
hacettepecerrah

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=209&d=1293916441

drrıza
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=215&d=1293920233
bezgin şirin
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=220&d=1293921833

mecburum

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=224&d=1293979413

mecburum

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141

mecburum

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=228&d=1293991295

ÖSYM yi

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141sadece + bakanlığı?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=375&d=1296165518

+ uzmanlık kurulu ??

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=373&d=1296163987

+ meclis

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=377&d=1296193767
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=301&d=1294754853
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=361&d=1296151462

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=360&d=1296151447

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=249&d=1294334122

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=342&d=1295901376


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=324&d=1294863671

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=323&d=1294863647

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=235&d=1293993753hiç
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=542&d=1297707048

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=543&d=1297708008

ösym tus formatının aynısı deneme sınavı

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=608&d=1298755304

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=609&d=1298755323

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=610&d=1298755348

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=611&d=1298755373

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=612&d=1298755396
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=613&d=1298755642

asc gibi forumda etkili.

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=227&d=1293991112

Türkiye'nin en ileri görüşlü doktoru Mecburum
Bu günü gördüğü tarih: 15 Eylül 2010 5:01 am.
Bu günkü sıkıntıların nedenini açıklıyor.
ÖSYM hata yapmamak için ne yapmalı?
Hata çok olursa ne olur?
yazın bi kenara

Avukat abilerim:
Dava açılacak yer
http://www.dr tus.com/yeni/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&p=995770
Dava açılacak kişi: Mecburum ve Dr. Rıza ERÖKSÜZ

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=224&d=1293979413

birkez daha ÖSYM başkanı pRFO. dR. Ali Demire teşekkür. (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4224)
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=324&d=1294863671

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=323&d=1294863647


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=225&d=1293989706
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=235&d=1293993753


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=226&d=1293990436
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=606&d=1298754063
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=227&d=1293991112
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=228&d=1293991295


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=230&d=1293992185
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=231&d=1293992334



ösym yi hallaç pamuğu gibi atmışlar




Sır Oda’ya sızmışlar
paylaş
CROPY
Sır Oda’ya sızmışlar
Ankara’daki soruşturmada bir itirafçı, FET֒nün ÖSYM sorularını nasıl çaldığını deşifre etti. FET֒cülerin göz okuma sistemiyle girilen ‘Sır Oda’daki bilgisayara uzaktan erişimi sağlayan korsan yazılımla sızdığı anlaşıldı. FET֒nün bu şekilde son 15 yılın tüm sınav sorularını çaldığı tespit edildi
YÜKSEL TEMEL
Gündem
YÜKSEL TEMEL
Cumartesi 14.01.2017
FETÖ MİLYONLARCA GENCİN HAYALİNİ BÖYLE ÇALDI!

Terör örgütü FETÖ'nün sınav usulsüzlüğüne ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada çok önemli ayrıntılara ulaşıldı.
Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı Ender Coşkun'un yürüttüğü soruşturmada milyonlarca öğrencinin kaderinin belirlendiği sınav merkezi olan ÖSYM mercek altına alındı. Daha önce ÖSYM'nin soru hazırlama biriminde görevli 3 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüphelilerden 2'si tutuklanırken, 1'inin itirafçı olduğu öğrenildi. İsmi gizli tutulan itirafçının savcılığa, "Sır Odasındaki bilgisayarlara yüklenen sorular 'sanal sunucu' vasıtasıyla ele geçiriliyor. Erişim yetkisi bulunan kişiler bu bilgisayarlara soruları yükleyebiliyor, alabiliyor ve silebiliyor" dediği öğrenildi. Bu itiraf üzerine Savcı Coşkun ve beraberindeki bilişim uzmanı polisler ÖSYM'nin en mahrem yeri olan soru hazırlama birimi ve soruların tamamlandıktan sonra yüklendiği "Sır Odası"nda bir dizi inceleme yaptı. Göz okuma "retina sistemi"yle girilen odadaki bilgisayarlardaki ilk incelemede, uzaktan erişimi sağlayan "ara yüz" yazılım programı ve "sanal sunucu" tespit edildi. Bu birimlerde çalışan ve bilgisayarlara erişim yetkisi bulunanların yüklenen bu korsan yazılım vasıtasıyla uzaktan erişim sağladığı belirtildi. Soruların uzaktan erişimle ele geçirilerek flaş belleklere yüklenip başta Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği olmak üzere FETÖ ile bağlantılı dershane ve okullarda örgüt üyelerine servis edildiği saptandı. Son 15 yıldaki tüm sınav sorularının bu şekilde çalındığı anlaşıldı.

SON 15 YIL ARAŞTIRILACAK
Bu tezgahın ortaya çıkarılmasının ardından Başsavcılık soruşturmayı derinleştirdi. Bakanlar Kurulu'nun izniyle son 15 yıldaki soruların nasıl çalındığı mercek altına alındı. İncelenecek imaj ve LOG kayıtlarından sisteme kimlerin direkt ya da uzaktan hangi tarihlerde kaç kez girildiği tespit edilecek. Ayrıca ÖSYM'deki en mahrem birim olarak bilinen "Sır Odası"nın girişinde bulunan retina sistemindeki kayıtlı personel listesi de incelemeye alındı.

MİLYONLARIN HAKKI GASP EDİLDİ
ÖSYM'nin yaptığı sınavlara her yıl 10 milyon kişi giriyor. 15 yıl geriye gidildiğinde bu rakam on milyonları geçiyor. KPSS'de ise son 15 yıl içinde kamuya 1.5 milyonun üzerinde kişi yerleştirildi. Bu rakamlar terör örgütü FETÖ'nün milyonlarca gencin hayaliyle de oynadığını gözler önüne seriyor


Samsun OMÜ Tıp Fakültesinde Türkiye’yi ayağa kaldıracak iddia!
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi eski dekan yardımcısı Faruk Bağırıcı hakkında müthiş bir iddia ortaya atıldı.

Samsun Haber - 2017-01-23 10:10:33

Samsun OMÜ Tıp Fakültesinde Türkiye’yi ayağa kaldıracak iddia!
Samsun Haber - Daha önce Paralel yapı mensubu olduğunu deşifre ettiğimiz ve halen tutuklu bulunan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi eski dekan yardımcısı Faruk Bağırıcı’nın Tıp Fakültesi’nde okuyan cemaat mensubu öğrencilere sınav sorularını vererek ders çalışmadan sınıf geçmelerini sağladığı iddia ediliyor.

İddiaya göre, Faruk Bağırıcı, Ondokuz Mayıs Üniversitesi dekanı Prof. Dr. Haydar Şahinoğlu’nun yardımcılığını yaptığı 2008 yılından 2014 yılına kadar yaklaşık 1200 civarında tıp fakültesi öğrencisini sınav sorularını vererek mezun etti.

17/25 Aralık sürecinden sonra da aktif olarak Paralel Yapı için çalışan Tıp Fakültesi çalışanlarını Ufuk- Sağlık Sen’e üye yapmak için üniversitenin resmi internet sitesini ve resmi e-posta adresinden mesajlar gönderen Faruk Bağırıcı, Mart 2014’te yapılan genel seçimlerde bütün Personeli Dekanlığın gücünü kullanarak AK Parti’ye oy vermemeleri için tehdit eden bir isim olarak öne çıkmıştı.

SAĞLIĞIMIZ KİMLERE EMANET

Bilindiği gibi Faruk Bağırıcı, 2008 yılından itibaren Ondokuz Mayıs Tıp Fakültesi Dekanı A. Haydar Şahinoğlu’nun yardımcılığını yapmıştı.

Ocak 2010 yılında bir süre Turgut Özal Üniversitesi’nde görev yapan Bağırıcı, Mart 2011 yılında tekrar OMܒye döndükten sonra Tıp Fakültesi Dekanı Haydar Şahinoğlu tarafından yeniden dekan yardımcısı olarak görevlendirilmişti.

Faruk Bağırıcı’nın sınav soruları vererek dersleri geçmelerini sağladığı öğrenciler şimdi Türkiye’nin muhtelif yerlerinde doktor olarak görev yapıyor ve vatandaşların sağlıkları bunlara emanet ediliyor.

Hiçbir dersten kalmadan tıp fakültesini tam zamanında bitirerek diploma alan Cemaat mensubu öğrencilerin hiç ders çalışmamalarına rağmen derslerini ve sınıflarını geçerek mezun olmaları, derslerini sıkı takip edip sabahtan akşama hatta gece yarılarına kadar ders çalışmalarına rağmen başarılı olamayan öğrencilerin dikkatlerini çekmişti.

Aynı durumun OMܒnün başka üniversitelerin başka başka bölümlerinde de tekerrür etmiş olmasından tereddüt ediliyor

Kayıtsız Üye
05-01-2018, 06:37
Geç kalma falan yok, zararın neresinden dönersen kardır. Bundan 7-8 kadar yıl önceydi. 5-6 defa girdiğim ÜDS lerden 50-60 arası alıp duruyordum. Meşhur bir TUS dersanesinin Meşhur bir sahibi -ki iyi İngilizce bilmesi ile de tanınır- yerime ÜDS ye girebileceğini söyledi. "Sen de sarışın gözlüklüsün ben de, kimse anlamaz bile, ben böyle çok kişiye ÜDS-KPDS kazandırttım" dedi. Tabi teklifini "bütün akademik hayatımı b.k çukurunun üzerine bina edemem" diyerek reddettim. 1-2 sınav daha sürünüp kendim 71'imi aldım. Eğer yakalanırsa "sevgili JOKER abimin" aleyhine tanıklık ederim.
Allah islah etsin, bir adamın her işi mi YAMUK olur ya?

BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz



BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz



ahttp://i.hizliresim.com/1N0EDp.png
http://i.hizliresim.com/kER6nW.png
http://i.hizliresim.com/vZ7Pnv.jpg
http://i.hizliresim.com/qEnv85.png

sınava girmemiş tipler
Bu açıklamayı yapan ÖSYM Başkanı Ali demir çok açık şekilde
bildiği , bu gerçekler direkt veya dolaylı bizzat eline ulaştığı halde gerçekleri usulüne uygun şekilde ve uygun zamanda inceleyip kirli ilişkileri ve kirli bağlantıları çözmeyip, gözardı edip her sınav döneminde hatalı sorular üzerinden sahte kahramanlar oluşmasına bilerek göz yumduğu için derhal istifa etmelidir. Bunların kirli network ü net bir şekilde gösterildiği halde Bizce malum nedenlerle kendisinin bile yipranmasi bahasina buradaki iddiaları yok saydığı ve nihayet çok geç kafası dank ettiği için DERHAL istifa ETMELIDIR.
KIRLI NETWORK Ü HALA KORUMAKTA ISIM VERMEDEN IMAYLA BU SUÇ ÖRGÜTÜNU GIZLEMEKTEDIR.

*****BASIN AÇIKLAMALARI VE GENEL DUYURULAR
Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar (16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar (16.09.2014)

BASIN AÇIKLAMASI

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı ile ilgili*****asılsız iddialarla*****Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı mahiyette açık mektup yazan bir grup isim, ÖSYM'yi ağır suçlamalarla töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.

Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.

ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin*****olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir.

İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir,ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır,ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez.*****

Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS hazırlık dersanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde*****“Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur dershanenin bu saldırılarını yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin, bu deshaneye bir şekilde bağlı kişileri organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde malum dershane sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin de eski bir tarihte başkasının yerine sınava girdiği tespit edilmiş, ancak başlatılan soruşturma zaman aşımı dolayısıyla akim kalmıştır.

ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.

Adaylara ve kamuyouna duyurulur.

ÖSYM BAŞKANLIĞI

*****

*****Önceki Sayfa*****Başa Dön*****Yazıcı Uyumlu Sayfa© ÖSYM Başkanlığı. Sitenin tamamı için bütün haklar ÖSYM'ye aittir.*****
ÖSYM'nin kamuoyuna özür veya kanıt sunma borcu var

ÖSYM BAŞKANLIĞI kanıta dayanmayan soruları gibi kanıta dayanmayan muğlak açık olmayan, her anlama gelebilen ağır suçlamalarla herkesi töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmış ve doğru düzgün bir açıklama yapmayı bile becerememiştir. ÖSYM ağır ithamlarını ya belgelendirmeli yada hak arayan masum kişileri hedef gösterdiği için özür dilemelidir
ÖSYM'nin kamuoyuna özür veya kanıt sunma borcu var



BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük (MİLLİYET, AKİT) gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı (SINAVLARI) ile ilgili asılsız iddialarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı (?) mahiyette açık mektup yazan bir grup isim (Alp KARATAŞ Uz.Dr. Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK), ÖSYM'yi ağır suçlamalarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.

Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.

ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde (?) mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir. (?)

İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı(SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir, ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır, ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez (? Kuruma mı adaya mı ?).

Söz konusu ilan, ticari malzemesi (?) giderek tükenen (?) bir TUS hazırlık dersanesinin (TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS?) organizasyonu (?)olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur (?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MEZKUR DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? ) dershanenin (DERSANE) busaldırılarını(?) yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin (RIZA ABİ Mİ ? RIZA ERÖKSÜZ ABİ DERSANE İDARECİSİ DEĞİL ) , bu deshaneye (DERSANE) bir şekilde bağlı kişileri ( Alp KARATAŞ Uz.Dr.Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK ) organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde (?) malum(?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MALUM DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS?)dershane (DERSANE) sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin (Uz.Dr.SamiSelçukbiricik?, Uz.Dr.Ahmet Çitoğlu?, Mustafa Çitoğlu?,Murat Erkeçoğlu?) de eski bir tarihte (Tarihlerde?) başkasının (başkalarının?) yerine (?) sınava girdiği tespit edilmiş (?), ancak başlatılan soruşturma (?) zaman aşımı (?) dolayısıyla akim (?) kalmıştır.

ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.

Adaylara ve kamuyouna (KAMUOYUNA) duyurulur.

ÖSYM yine yanlış yapıyor. Devlet ciddiyetiyle bağdaşmayan bir flu açıklama.

nokta atış

Kayıtsız Üye
05-01-2018, 06:39
bu haberde adı geçen safiye açıkgözün 675 sayılı khk ile 29 Ekim 2016 da ösym den ihraç edilmesini rezalet kelimesi bile açıklayamaz. Skandal ötesi

TÜBİTAK’tan şoke eden rapor: SBS, LYS ve TUS soruları önceden sızdı
KPSS soruşturması kapsamında ÖSYM’ye yapılan baskında el konulan bilgisayarlar üzerinde inceleme yapan TÜBİTAK, hazırladığı raporda çarpıcı sonuçlara ulaştı. Dershane sahibi olduğu ortaya çıkan ÖSYM sınav komisyonu üyesi Gönül Tütüncü’nün, yine ÖSYM’de Bilgi İşlem Müdürü olan eşi Mustafa Tütüncü’nün bilgisayarında 2010 yılı LYS ve TUS sorularının çıktığı belirtilen raporda, 2010’daki KPSS’ye yönelik soruşturma başlatılması üzerine Mustafa Tütüncü’nün 20 Eylül 2010 tarihinde “SureDelete” isimli program kullanarak bilgisayarındaki birçok dosyayı geri dönülmez biçimde sildiği tespit edildi. KPSS soruşturmasını yürüten savcı Yücel Erkman, söz konusu soruların sızdırıldığı iddiasıyla yeni bir soruşturma başlattı.

2010 yılının temmuz ayında yapılan KPSS’de 350 adayın Eğitim Bilimleri bölümünde tam puan alması kopya şüphesi doğurmuştu. Sonuçların açıklandığı ağustos 2010’da dönemin Ankara Başsavcılığı, hemen soruşturma başlatmıştı. Bu kapsamda polis, 2010 yılında ÖSYM’ye baskın düzenlemiş, Test Araştırma Birimi (TAB) ve ARGE’de görevli ÖSYM personelinin kullandığı bilgisayar hard disklerinin imajı almıştı.

Soruşturmaya yaklaşık 1 yıl önce atanan savcı Yücel Erkman, söz konusu hard diskleri TÜBİTAK bilirkişilerine teslim ederek rapor alınmasını istemişti. TÜBİTAK, bilgisayarlarına el konulan ÖSYM çalışanları Haydar Altunay, Safiye Açıkgöz ve Mustafa Tütüncü’nün bilgisayarlarında yaptığı incelemeyi tamamladı. İki TÜBİTAK uzmanı, 8 Mayıs tarihli 120 sayfalık inceleme raporunu KPSS soruşturmasını yürüten savcı Yücel Erkman’a geçen hafta gönderdi. Raporda, birçok sınava ilişkin kopya bulgusuna dikkat çekildi.

SBS sınavdan 27 gün önce sızmış

Eski ÖSYM Araştırma, Geliştirme ve Değerlendirme Müdürü Haydar Altunay’ın bilgisayarında yapılan incelemelerin anlatıldığı raporda, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen 7. Sınıf Seviye Belirleme Sınavı’nın 22 Haziran 2008 tarihinde gerçekleştiği belirtildi.

Ancak bahsi geçen “TEST A.pdf” dosyasının incelenen disk üzerinde 26 Mayıs 2008 tarihinde saat 16:45:08’te oluşturulduğu aktarılan raporda, “Bu dosyanın içerik olarak ilgili sınavın A kitapçık türünün birebir aynı içeriğine sahip olduğu ve sınav gerçekleştirilmeden 27 gün önce incelenen diskte bulunduğu belirlenmiştir” denildi. SBS sınavlarını Milli Eğitim Bakanlığı düzenliyor ve ÖSYM ile hiçbir ilgisi bulunmuyor.

LYS ve TUS soruları çıktı, bilgisayarını sildi

Raporda asıl skandal bulgular ÖSYM Bilgi İşlem Müdürü Mustafa Tütüncü’nün bilgisayarında çıktı. Mustafa Tütüncü’nün eşi Gönül Tütüncü de o dönem ÖSYM’de çalışıyordu ve sınav komisyonunda görev alıyordu. KPSS soruşturması ilk başlatıldığında Gönül Tütüncü’nün aynı zamanda dershane sahibi olduğu ortaya çıkmıştı.

Bilgisayarında 2010 LYS, 2010 TUS soruları çıkan Tütüncü’nün aynı yıl KPSS’ye yönelik kopya soruşturması başlatıldıktan sonra 20 Eylül 2010 tarihinde 08:49’dan 14:24’e kadar “SureDelete” isimli bir uygulama ile bilgisayarındaki bir çok dosyayı geri dönülmez biçimde sildiği tespit edildi. Raporda, Mustafa Tütüncü’nün bilgisayarındaki bulgular şöyle sıralandı:

*DİSK üzerinde “C:*****\Users\mustafa.tutuncu\Desktop\2010\LYS\2010 LYS SORULARI ve CEVAPLARI.docx” dosya yolunda yer alan “2010 LYS SORULARI VE CEVAPLARI.docx” dosyasının 19 Haziran 2010 tarihinde gerçekleştirilen 2010 LYS sınavından 4 gün önce 15 Haziran 2010 günü saat 16:01’de oluşturulduğu belirlenmiş olup, ilgili dosyanın 20 Eylül 2010 günü saat 13:31’de kurtarılamaz şekilde silindiği tespit edilmiştir.

*Disk üzerinde silinmiş dosyalar arasında “TUS2010.docx” isimli bir dosyanın yer aldığı belirlenmiş olup, ilgili dosyanın 4 Şubat 2010 günü saat 17:22’de disk üzerinde oluşturulduğu tespit edilmiştir. Bu dosyanın 18 Nisan 2010 tarihli 2010 TUS İlbahar Dönemi sınavından yaklaşık olarak 2,5 ay önce oluşturulduğu belirlenmiştir. Yine aynı şekilde bu dosyanın da geri döndürülemez şekilde 20 Eylül 2010 günü saat 13:31’de silindiği tespit edilmiştir.

Sınav sonuçları önceden maille gitmiş

TÜBİTAK uzmanları, Mustafa Tütüncü’nün bilgisayarında çeşitli sınavlarda birçok öğrenciye ait cevap kağıdına ilişkin kayıtlara da ulaştı. Tütüncü’nün bu kayıtları neden bilgisyarında tuttuğu, cevap kağıtları üzerinde oynama yapılıp yapılmadığına ilişkin bir bilgiye ulaşılamadı.

Tütüncü’nün mail trafiğine ilişkin yapılan incelemeye değinilen raporda, “İlgili diskteki e-posta kayıtları incelendiğinde sınavdan ve sınav sonuçlarının açıklanma tarihinden önce sınav sonuçlarına ait bilgilerin e-posta yardımıyla gönderildiği, atama işlemleri için bazı verilerin paylaşıldığı görülmüştür” denildi.

ALES soruları da var

Rapora göre, ÖSYM’de Şube Müdürü olan ve şuan yurt dışında olan Safiye Açıkgöz’ün bilgisayarında yapılan incelemede “test şablonu.doc” belgesine ulaşıldı. Belgenin sistem kayıtlarına göre incelenen bilgisayar diski üzerinde 6 Mart 2008 günü saat 16:11:54’te oluşturulduğu belirtilen raporda, yapılan inceleme bu sorunun 11 Mayıs 2008 tarihinde ÖSYM tarafından yapılan ALES bahar dönemine ait soru olduğu belirtildi.

Yani Ales sorusu, sınavdan önce Açıkgöz’ün bilgisayarında varmış. Açıkgöz’ün bilgisayarında yine 4 Temmuz 2010 tarihli “Meslek Yüksekokulları ile Açık Öğretim Ön Lisans Programları Mezunlarının Lisans Öğretimine Dikey Geçiş Sınavı” ile “Türk Silahlı Kuvvetleri Askeri Lise İle Bando Astsubay Hazırlama Okulunda Öğrenim Görecek Öğrenceleri Seçme Sınavı”na ait sözel soruları da çıktı.

Raporda, buna ilişkin “Dosyanın kullanıcıya ait bilgisayar sistemi üzerinde bulunmasının uygun olup olmadığına ve neden şifrelendiğine dair bir bilgi bulunmamaktadır” notu düşüldü




Uz.Dr. Sami Selçukbiricik yazıları

http://www.tus.com/29625/osymye-acik-mektup
ÖSYM’ye AÇIK MEKTUP-1
“Adaleti olmayanın asaleti de olmaz”
(10 Eylül 2013)
Sayın ÖSYM Başkan ve Yetkilileri,

Size; pek çok kursiyeri 7 ve 8 Eylül 2013’te DUS ve TUS’a girmiş olan bir kurum olarak açıktan ve MERTÇE yazıyoruz. Bilin ki; sadece para peşinde koşan bir kurum olsaydık etliye sütlüye bulaşmaz, kazandığımız paranın keyfini yaşamaya bakardık. Bu ülkede korkmadan doğru sözü söyleyen mertlerin hala var olduğunu yeni nesillere -örnek olarak- göstermeyi kendimize vazife biliyoruz.

Son 4 yıldır (göreve geldiğinizden beri) sınavlarınıza giren hekim ve diş hekimleri ile sürekli bir sürtüşme ve didişme psikolojisi içindesiniz:

• Sanki; karizmanız ve itibarınız çok zedelenecekmiş gibi bir ruh hali ile, hekimlerin sorulara itiraz etmelerine bozuluyor,

• Bizim gibi kurumların kursiyerlerine rehberlik etmelerini “ÖSYM’ye karşı kışkırtıcı eylemler” olarak niteliyor,

• Soruları iptal ederken “En ufak bir şüphe olan soruyu bile iptal edelim” diye düşünerek bir tek vatan evladının bile mağdur olmasını engellemek yerine tüm savunma mekanizmalarını kullanarak mümkün olan en az soru iptali ile “Hekimlerin çenesini kapama” yolunu seçiyorsunuz.

Hatta; iptal etmediğiniz ama “kesin olarak yanlış olan” sorular için hekimler yargıya başvurduğunda da bakanlık ve yargı üzerinde inanılmaz baskılar kurmaya çalıştığınız da kulaktan kulağa yayılıyor. Çok üzücüdür ki herkes buna inanıyor.

Tüm bunlara rağmen yargı soruları iptal ettiğinde de küçük bir özrü bile muhataplarınızdan esirgiyorsunuz.

Bütün bu olanlar o kadar ağırınıza gitmiş olacak ki; mevcut meclisi ikna ederek soruları yayınlamamak için kanun çıkarttınız. Emin olun ki, size tam olarak güvenip de yasayı meclisten geçiren yöneticilerimiz, talep ettiğiniz kanun değişikliği ile sınava girenlerin hak arama özgürlüğünün tamamen kısıtlandığını bilselerdi böyle bir kanunu geçirmezlerdi. Bugün bile bilseler tekrar düzelteceklerinden emin olabilirsiniz. Size tanınan krediye güvenip sonuna kadar “güç zehirlemesi“ne girmek, haklı olduğunuz anlamına mı gelir?

Mutlaka bilmeniz gereken bir başka nokta daha var ki; hangi önlemi alırsanız alın eninde sonunda sorular ortaya çıkacaktır. Çünkü doktorların hafızası hafife alınamayacak kadar güçlüdür. Böylece, arkasına sığındığınız “soru bankası oluşturmak” ve “Gizlilik” gerekçelerinin gerçekte bir karşılığının olmadığı çok yakında zaten ortaya çıkacaktır. Sonuçta ortaya tam bir “Devekuşu Sendromu”nun çıkması kaçınılmazdır.

Şimdi soruları yayınlamadığınızı varsayalım:

1. Sınava girenler; anayasal hakları olan “Hak arama özgürlüğünü” nasıl kullanacaklar?

2. Bazı soruların yanlış olduğunu düşünenler, neye dayanarak itiraz edecekler? Soruyu hatırlayamayabileceklerine HATTA doğru cevabın ne olduğunu bilmediklerine göre HANGİ DAYANAĞA GÖRE itiraz edecekler?

3. Siz; soruları açıklamadığınızda ve yanlış-doğru belli olmadan sonuçları ve yerleştirmeleri açıkladığınızda ADALET tecelli etmiş olacak mıdır?

4. Yargıya başvuranlar, Anayasa Mahkemesinden yasanın iptalini sağlayanlar, 10-15 ay sonra bilirkişi raporlarıyla bazı soruları iptal ettirenler çıkarsa insanların yüzüne NASIL bakacaksınız?

5. Size güvenip de arkanızda duran değerli devlet büyüklerimiz, uğraştıkları onca dahili ve harici sorunlara bir de sizin yol açtığınız bu sorunun eklendiğini fark ettiklerinde ne hissedeceksiniz? Size güvenen yöneticilere bu “dost kazığı“nı atma hakkınız var mı?

Daha bir TUS önce 8 (Sekiz) hatalı soruyu RESMEN İPTAL etmediniz mi? Aralık 2010 TUS’unda inatlaşıp iptal etmediğiniz 5 soru yargı yoluyla iptal edilmedi mi? 19 ay sonra herkesin yerleştirilmesi değişmedi mi? O gün yeri değişenlerin sizin hakkınızdaki duygularını hiç düşünmediniz mi? Biz “hatasız soru soruyoruz” diyebilir misiniz?

“Güç” hatta “zor” kullanarak soruları açıklamayıp insanların hak arama özgürlüğünü kısıtlamak ZULÜM’dür ve ZULÜM aslında, tarih boyunca çaresiz ve küçük insanların başvurduğu bir yol olmuştur.*****

Sorumlu olduğunuz bu insanlara karşı SORULARI AÇIKLAYIN ki,

• Size, “vicdansız” diyenler utansınlar,

• Size, “adaletsizlik umurlarında değil” diyenler hakkınızı teslim etsinler,

• Size, “özür bile dilemeyen yüzsüzler” diyenler sizden özür dilesinler,

• Size, “ülkeyi ve adaleti değil sadece kendi ikballerini düşünüyorlar” diyenler artık ülkeyi ve adaleti öncelediğinizi de konuşsunlar.

• Size güvenen ve bin bir derdi olan yöneticilerimize gereksiz, saçma ve yeni bir dert açmayın.

• Açıklayın ki, yarın adaletsizlik ortaya çıkarsa insanlara beddua hakkı vermeyin. Beddua; kendi elinizle davet edeceğiniz son şey olsun. Mazlumun âhı, aheste aheste çıkarmış derler.

İsterseniz; anladığınızı düşündüğünüz bir başka dilden konuşalım:

Eğer, Cuma namazına gidiyorsanız iyi bilirsiniz; imam, hutbeyi bitirirken Kur’an’dan bir ayet okur: “Muhakkak ki Allah ADALETİ, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder…”

Şimdi önünüzde iki seçenek var:

1. Hakkı ve Adaleti -acı gelse de- söylediğimize kanaat getirip soruları açıklar, itirazlara imkan tanır ve şüpheli her soruyu hiç tereddüt etmeden iptal eder adil olursunuz.

2. Daha önce defalarca yaptığınız gibi, nefsinize yenik düşüp soluğu en yakın savcılıkta alır bizimle ilgili yeni bir suç duyurusunda bulunursunuz.

Biz; ölümden sonraki ilahi adalete sunulmak üzere yüz akı ile belgelerimizi mütemadiyen hazırlıyoruz. Ya Siz?

#direnMEösym
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK


http://www.tus.com/29845/osymye-acik-mektup-2
ÖSYM’ye AÇIK MEKTUP – 2

“Şecaat arz ederken merd-î kıpti, sirkatin söylermiş”

(19 Eylül 2013)

Sayın ÖSYM Başkan ve Yetkilileri,

Her türlü baskıya, haklı talebe ve yazılı isteklere rağmen Eylül 2013 TUS ve DUS sorularını açıklamadınız.

“Elektronik sınav hazırlığı”, “Soru bankası oluşturma”… gibi gerekçelerin kimseye inandırıcı gelmediğini siz de bilirsiniz. İnsanlara yapılacak en yanlış şeylerden biri “onları aptal yerine koymak”tır.

Dünyanın hiçbir yerinde sınavların açıklanmadığından dem vurmuşsunuz.

Bilmiyorsanız söyleyelim:

1. USMLE gibi sınavlarda hatalı soru ZATEN sorulmaz, sorular çok ciddi kontrollerden geçirilir.

2. O sınavlar “eleme-seçme sınavı” yani yarışmalı sınav değil, kişiye özgü baraj sınavıdır.

Soruların %10’unu açıklamışsınız. İki soruyu da iptal edildiği için açıklamışsınız. Güya şecaat arz etmişsiniz.

Bu nasıl bir şecaat arz etme ki, açıkladığınız 26 sorudan tam 5 tanesi açıkça yanlış ve iptal edilmeli. 26 soruda bile kusurunuzu (sirkatinizi) açığa vurmuşsunuz.

Lütfen, şimdi aşağıdaki iki linke tıklayın; hem açıkladığınız hem de açıklamadığınız sorulardaki bazı hataları görün.

Açıkladığınız sorulardan seçilmiş bazı hatalı soruların linki

Açıklamadığınız sorulardan seçilmiş bazı hatalı soruların linki

Hangi akıl sahibine sorsanız, bu soruların hatalı olduğunu teyid edecektir.

“Hatalı soru sormak mümkündür, en ufak şüpheli bir soru bile varsa iptal eder, herkesin o soruları doğru yaptığını kabul ederiz.” diyebilmek bu kadar mı zor?

Hatada ısrar etmek erdem değildir. Kişi kara lekeyi alnına kendisi sürermiş. Hatada ısrar edenlerin öncüsü, ısrarından dolayı cennetten kovulan şeytandır.

Lütfen; Allahtan korkun ve

1. Kalbinizi temizleyin, iyi niyetli olun ve soruları derhal açıklayın, insanlara itiraz için ek süre verin.

2. En ufak bir şüphe olan soruları bile iptal edin, can yakmayın, beddua almayın.

3. Bundan sonraki sınavlarda hatasız soru hazırlamak için tüm prosedürlerinizi gözden geçirin ki bizim gibi kurumlara söz söyleme fırsatı vermeyin.

4. Bu ülkenin vergilerinden maaş alıyorsunuz, bu ülkenin insanlarına ve haklarına saygı duyarak ADİL OLUN ki kurtulasınız, evinize haram para götürmeyin.

Eğer, bütün bunlara rağmen hatanızda ısrar ederseniz yaptığınızın adı ZULÜM olacaktır ve zulüm ile kimse âbâd olmamıştır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6079/bir-iyilik-hareketi
Bir “İYİLİK” Hareketi
(07 Ekim 2011)
Bir ilkokul öğretmeninin çocuğu olarak doğmuşum. Annem ev hanımı…

Üç kardeş olduğumuz için ve hepimiz okuduğumuz için babam hep ek iş yapmak zorunda kalmış: ziraatle uğraşmış, tavukçuluk yapmış, olmamış… Arıcılık kurslarına gitmiş, arıcı olmuş.Hafta sonlarında ve yaz tatillerinde hep arıcılık yapmış, tam 55 yaşına kadar… Yani ben Tıp fakültesi 5. sınıfa başlayana dek… Sonrasında artık benim de boş yaz tatilim olamayacağı için emekli olmuş, hem öğretmenlikten, hem de arıcılıktan…

Ben de 5 yaşımdan beri hep babamın yanında oldum. Tıp fakültesi 5. sınıfa başlayana dek tüm yaz tatillerimi çadırda babamla birlikte arıcılık yaparak geçirdim, kendi yemeğimizi de kendimiz yaptık, kendi çamaşırımızı da kendimiz yıkadık.
Yokluğun ve borcun sıkıntısını da, alın teriyle çalışıp kazanmanın keyfini de yaşayarak öğrendim.

Bu ülkenin bir varlığıyım, en sade tabiriyle sizin içinizden biriyim.

Kader; önüme bir fırsat açtı ve TUSDATA kuruldu. Yıllar boyu arı gibi çalışıp ülkenin dört bir yanına yayılmış bir kurum haline geldi. Bu kurumdaki herkes işini en iyi şekilde yapmak için sürekli çalıştı. İşimiz TUS kazandırmaktı ve on binlerce doktor bizimle TUS kazandı, memnun oldu ki hep meslektaşlarına önerdi.

Kurumsal yapımız olgunlaşıp, sağlam zemine ulaşınca da kendi ülkemizin evlatlarına “sosyal sorumluluk” gereği bir proje olgunlaştırdık:

Tıp fakültelerinin 2., 3., 4. ve 5. sınıflarının iyi çalışan derecelerini, sosyal ve bilimsel faaliyet gösteren kulüplerin liderlerini, sınıfların gerçekte hizmetkârı olan amfi başkanlarını… vs. içeren YAYGIN bir proje oluşturduk. İstedik ki; bu gençlerimizin pek çok kitap ihtiyacını karşılayalım, şubelere derslere giden hocalarımızla bu gençleri düzenli şekilde buluşturalım ve daha iyi bir hekimlik ile daha iyi bir sınav hazırlığı konusunda yüreklendirip rehberlik yapalım. Sınıflarına uygun şekilde derslerimize ücretsiz alalım… vs., vs.

Adını da “GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBܔ koyduk ki heyecan versin, motive etsin…

Tüm ülkeyi hesap ettiğimizde her dönem için 600’er kişiden toplamda yaklaşık 2400 kişiye her yıl bu hizmeti vermek bize yıllardır gurur verdi. Toplumun her renginden insan oldu bu kulübümüzde. Onlar bizi ve yapmak istediklerimizi anladılar. Ve; kim ne derse desin, bu tam bir İYİLİK HAREKETİ oldu. Bu yolda yürürken, seçimlerimizde ya da uygulamalarımızda çok küçük aksaklıklar olsa bile hemen düzeltip iyi niyetle yolumuza devam ettik.

Uzun yıllardır sektörünün lider kurumu olabilmenin ve “güvenilir” kalabilmenin ne kadar güç olduğunu tahmin etmek hiç de zor değil.

Sürekli size saldırılır, kara propagandalar yapılır. Çünkü aynı sektörde ama sizin kadar başarılı olamayan birilerinin maddi menfaati için yıpratılmanız gerekir, en azından onlar tek yolun bu olduğunu düşünürler.

Hocalarımıza, notlarımıza, eğitim kalitemize, hiç aksamadan işleyen sistemimize, başarılarımıza… yani işimize diyecek bir şey bulamayanlar karalamak için bireysel iftiralara başvurmaktan, sahte evraklar servis etmekten çekinmezler. Çünkü, er meydanında acizdirler.

Son günlerde benzer bir saldırı dalgası ile karşı karşıyayız:

Sektörde rakibimiz olan bir kurum ve bağlantılı siteleri yalan yanlış sözde belgelerle GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBÜ uygulamamızın güya ne kadar “kirli”, “fişlemeye dönük” ve “kötü” bir uygulama olduğunu yazıp kamuoyuna kurumumuza karşı tahrik çabası içerisinde hareket ediyor.

Biz, bu çabalara gülüp geçiyor ve meyveli ağacın taşlanacağını hep hatırımızda tutuyoruz.

Marifet; daha iyisini yapmaktır, karalamak değil…
Marifet; er meydanında rekabet etmektir, bel altı vurmak değil…
Marifet; kendinden bahsedebilmektir, rakipten değil…

Her hekim arkadaşım bu karalamaların aslında ne anlama geldiğini bilecek kadar akıllıdır, buna hiç şüphe duymuyoruz.

Bütün bu saldırılar ve karalama kampanyaları karşısında ne mi yapacağız?

Elbette hukuki haklarımızı ararız ama onun dışında muhatap bile almayacağız. Çünkü, vaktimizi, yaptığımız işi daha da iyileştirmek için harcamanın erdem olduğunun farkındayız.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6087/yarindahazor
YARIN DAHA ZOR…
(07 Ocak 2011)

ÖSYM; bunca iletişim çabasına, gazete ilanlarına, TV haberlerine rağmen süreci devam ettiriyor. Süreç hepimizin gözleri önünde cereyan ediyor.
Hekimler; kendileri için çok önemli böylesi bir sınavda sebepsiz yere ve birilerinin galeyanına gelecek kadar basit ve zeka seviyesi düşük insanlar mıdır?

Bir dertleri vardı ve seslerini duyurmak istediler. “Derdini insanca anlatmak isteyen” bukişilerle görüşülüp sorunları dinlense ve kamuoyunun vicdanı rahatlatılsaydı daha şık olmaz mıydı?

Doktorların; haklarını aramak için çaba sarf etmelerini “kurum karşıtı faaliyet” olarak tanımlamak, devlet ciddiyetine yakışır mı?

“Sorun yok” deyip kestirmek, gerçekten sorun olmadığı anlamına mı gelir? Ateş olmayan yerden bu kadar çok duman çıkar mı? Her devlet kurumu halkına adalet ile hizmet için vardır. Despotizm, çağını çoktan kapamış olan ilkel bir yönetim şeklidir.

Artık olay yargıdadır. Yargıya intikal etmiş olan ve iptali istenen bazı sorular vardır. Yargı; soruların iptali yönünde karar verirse, ÖSYM ne diyecektir? Ve o zaman, tüm bu süreçleri nasıl telafi edecektir?

Ayrıcaaa…

Bu dünyanın öbür tarafı da var. Bizim; o gün, bu konu ile ilgili alnımız açık olacak. Allah biliyor ki, doğru olduğuna inandığımız şeyleri korkmadan yazdık ve söyledik. Haksız hiçbir fiile göz yummadığımız gibi haksızlığın hiçbir çeşidine de razı olmadık. Hiçbir gizli hesabımız da olmadı, olmayacak.

Bugün güç ve yetkiyi ellerinde tutanlar, gücün kendilerinde olmadığı o gün nasıl hesap vereceklerini de düşünmek zorundadırlar.
O gün, bugünden daha zor olacak.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6085/tip-uzmanlik...ri-ve-oneriler
TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİNE GİRİŞ SINAVI’NIN
SORUNLARI VE ÖNERİLER

(04 Nisan 2011)

Ülkemizde, TUS gibi bir sınavın ve ÖSYM gibi bir kurumun varlığı fırsat eşitliği ve ciddiyet açısından önemlidir.

Hekimler adına üzüntü veren nokta; sistemin, pratisyen hekimliği hiç de hak etmediği şekilde “değersiz” ve “niteliksiz” bir konuma düşürmüş olmasıdır.

Doğal olarak öncelikle bu sorun çözülmelidir ve uzun vadeye yayılan bir politika ile “sadece uzmanlığın değerli olduğu” algısı ortadan kaldırılmalıdır.

Elbette uzman olmak isteyenler için objektif bir sınavın yapılması en uygun olanıdır.

Tıpta Uzmanlık Sınavının; neyi, neye göre ve nasıl ölçtüğünü anlamak için geçmiş sınavları incelediğimizde, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gereken bazı noktaların varlığını tespit etmiş bulunuyoruz. Tespitlerimiz sınavın daha hakkaniyetli ve doğru ölçmesine katkıda bulunmaya yöneliktir.

Sorunları aşağıdaki şekilde maddeleyebiliriz:

1- Tıpta Uzmanlık Sınavı; tek oturumda ve sadece 200 soru üzerinden yapıldığı için ayırt ediciliği –nispeten- düşük olan bir sınavdır.
Sadece 200 soru sorulmasının doğal sonucu olarak her konudan sorgulama yapılamamaktadır. Ayrıca tek oturumda olması da; olası sağlık ve konsantrasyon sorunlarının sınavın primer belirleyicisi olmasına yol açmaktadır. Her iki durumda sağlıklı bir ölçme – değerlendirme için uygun değildir.
Sınav; 300 sorudan (en azından 240 – 250) oluşmalı, her branşın her konusundan soru sorulabilmeli ve Pazar günü sabah ve öğle oturumları olmak üzere İKİ OTURUM olmalıdır.
Böylece saçma bir uygulama olan 4 saate yakın tek oturumda tuvalete çıkamama sorunu da kendiliğinden çözülmüş olacaktır.
Örnek:*****www.usmle.org*****(3 basamakta, 23 blokta yaklaşık 1000 soru)

2- Soruların hazırlandığı kaynaklar bilinmemektedir.
Tıp çok geniş bir alandır, çok sayıda temel kaynak bulunmaktadır ve bir pratisyen hekimin bütün bu kaynakları bilmesi imkansızdır. Ayrıca aynı branşın iki farklı kitabında bile farklı olarak ifade edilen bilgiler de sorgulanabilmektedir. Bu durum çok sakıncalıdır.
Soruların hazırlandığı kaynakları tam ve eksiksiz olarak resmi olarak ÖSYM internet sitesinden duyurulmalıdır.

3- Sorular bazen tek bir kaynaktan hazırlanmakta ve o branşın çok temel kabul edilen 3000 sayfalık diğer bir kaynağında dahi cevabı bulunamamaktadır.
Bu durumlarda hekimlerin 3000 sayfalık bir kitabı okuması bile anlamsız hale gelmekte onları hiç okumayanla eş duruma düşürebilmektedir.
Her soru o branşın en az 2 temel kitabı tarafından net, eksiksiz ve aynı şekilde cevaplanabilecek şekilde hazırlanmalıdır.

4- Bazı sorular yeterince özenle hazırlanmamaktadır.
Soruların resmen açıklandığı son 3 sınavda ortalama 3’er sorunun iptal ya da değişikliğe uğramış olması bunun en açık delilidir. 200 soruluk bir sınavda sınava girenlerin yarısı 115-130 net aralığına yığılmakta ve 1 net bile sonucu ciddi şekilde etkilemektedir. Biz bu sınav için hekimlerimizin, hayatlarının geri kalan bütün yönlerini ihmal edip gece gündüz 1 yıldan fazla çalıştığını biliyoruz. Bu emeğe saygı duyulmalıdır.
Özensiz hazırlanmış 6-7 sorunun hekimleri bu kadar etkilemesine yol açmamalı ve daha özenle hazırlanmış, çalışıldığında yapılabilen net sorular içeren sınavlar yapılmalıdır.
Ayrıca; sorular hazırlanırken, mutlaka tüm seçenekler için açıklamalar yazılmalı ve doğru seçeneğin neden doğru, yanlış seçeneğin neden yanlış olduğu ortaya konmalıdır. Bu durum; varsa- birden fazla doğru cevaplı seçenek hatasını ortadan kaldıracaktır.
Son olarak,sorular ve açıklamaları mutlaka en az iki ayrı akademisyen tarafından kontrol edilmeli ve belli kriterlere göre onaylanmalıdır.

5- Soru dağılımları; tıp fakültesi müfredatına uygun yapılmamaktadır.
Örneğin; Aralık 2010 sınavında Anatomi alanında sorulan 10 sorudan 5 tanesi Nöro anatomi konusundan, 5 tanesi ise kalp ve dolaşım konusundan sorulmuştur. Kemikler, eklemler, kaslar, solunum sistemi, sindirim sistemi ve ürogenital sistemden hiç soru sorulmamıştır. Hiç soru sorulmayan bu konular tıp fakültesi anatomi müfredatının yaklaşık %50’sini oluşturmaktadır. Bu durumda bu sınavda ki soru dağılımı ne kadar dengeli ve adil olabilir?
Soru dağılımları yeniden ve objektif olarak belirlenmeli ve duyurulmalıdır. Ayrıca sınavda da buna uyulduğunu net kriterlerle ortaya koymak gerekmektedir.

6- Bazı sorular bir pratisyen hekim tarafından bilinmesi mümkün olmayan ve bilinmesi anlamsız olan uç bilgileri sorgulamaktadır.
Bazen soruyu hazırlayan hocalar kime soru sorduklarını unutmakta ve kendi çocuğu girse asla sorulmasını istemeyeceği zorlukta ve anlamsız soruları öylesine sormaktadırlar. Bu sınava hazırlanmak için yıllarca çalışanların emeklerine saygı duyulmalı ve soruların bir ölçüsü olmalıdır.
Ayrıca; biliyoruz ki TUS birincileri bile 175 civarında net yapabilmektedir. ÖSYM’nin diğer sınavlarında tam net yapan bir çok aday çıkarken TUS’da en iyi yapanın bile 20 civarında yanlışının olması da sınavın anlamsız zorluğunu göstermektedir. Bu detay ve zor soru sorma çılgınlığı, ülkemizin gelecek doktorlarının yanlış yetişmesine neden oluyor. Bu nokta, ciddi bir vebaldir.
Her soru için “Zorluk İndeksi” ve “Ayırıcılık İndeksi” hesaplanmalı, sonuçlar soru hazırlayıcılarla paylaşılmalı ve deneyimler sonraki sınavlara yansıtılmalıdır.

7- Branşlar arasında hatta branş içi referans kitaplar arasında bile ihtilaf konusu olan çelişkili bilgiler sorulmaktadır.
Bir soru, doğası gereği diğer bir tıp branşını ilgilendiriyorsa mutlaka onun uzmanları tarafından da çapraz kontroller yoluyla incelenmeli, bilgi farklılığının olmadığı teyit edildikten sonra sorulmalıdır.
Ayrıca, her branştan soru hazırlayanların sadece kendi branşı ile ilgili sorular hazırlaması, primer olarak başka branşların alanına giren sorulardan kaçınmaları da hataları önleyecektir.

8- İtirazlara karşı yeterince açık ve şeffaf davranılmamaktadır ve hiçbir açıklama yapılmamaktadır.
Son 3 sınavdır bir çok ciddi internet sitesinde iptal edilenden daha fazla sayıda soruya bir çok temel kaynaktan referanslar göstererek haklı itirazlar yapılmış ancak kişiye özel ya da kamuya karşı hiçbir tatmin edici açıklama yapılmamıştır. Bu durum ÖSYM’nin ciddiyetiyle bağdaşmamakta ve şaibeler uyandırmaktadır. Ayrıca son derece komik bir şekilde “sınavda başarılı olanların ortak şekilde yanlış işaretlediği sorular yeniden incelenmiş ve bu sorular iptal edilmiştir” benzeri basın açıklamaları, bilimselliği en üst düzeyde olması gereken ÖSYM’nin güvenilirliğine gölge düşürmektedir.
İnternet yoluyla itiraz edilebilmeli ve sonuçlar açıklanmadan önce itiraz edilen her soru için temel referans kitapları belirtilerek yeterli ve doyurucu açıklama yapılmalıdır. İmaj kaygısıyla defansif davranılmamalı sorular hatalıysa cesurca iptal edilebilmelidir.

9- İngilizce sınavı ile bilim sınavının ard arda olması önemli bir handikaptır, bilim sınavını etkileyecek kadar stres oluşturmaktadır.
TUS İngilizce sınavı kalkmalıdır, ÜDS ya da KPDS’den alınacak geçerli bir not 5 yıl süre ile dil muafiyeti sağlamalıdır.

10- “Kişiye özel üretilmiş soru kitapçığı” sınav eşitliğine aykırıdır.
Çünkü; başta zor sorular ya da çeldiricisi olan sorularla başlayan kitapçığa denk gelen adayların sınavı doğal olarak daha kötü geçecektir. Tüm kitapçıklarda aynı moral durumunu sağlayacak denge kurulabilmesi mümkün müdür?
2, 3 ya da 4 kitapçık türü ile sınavın yürütülmesi yeterlidir. Fantastik önlemlere gerek yoktur.

11- İki sınav arası aralıklar eşit değildir ve hem YASAL, hem de hazırlanabilmek açısından sorunlar doğurmaktadır. Ayrıca, hekimlerin mecburi hizmet sorunu sınav takviminde dikkate alınmalıdır.
Sınavların birbirine 4 ay ya da 5 ay yakın olması bir sınavda yerleştirilip başvurusunu yapan ama yasal prosedürler tamamlanamadığı için henüz başlayamayan hekimlerin bir sonraki sınava başvurmak istemeleri durumunda puanlarında % 2 kesinti yapılmasını gerektirecek olan “Halen bir uzmanlık eğitimine devam etmekteyim.” seçeneğini işaretlese de işaretlemese de yasal sorunlar doğuracağı açıktır.
Sınavların MART ve EYLÜL aylarının İLK HAFTA SONU yapılması hekimler açısından en uygun dönemdir. Çünkü Eylül ayının ikinci yarısına ve ötesine geçen bir sınav takvimi “mecburi hizmet uygulaması” yüzünden yeni mezun hekimleri zor durumda bırakmaktadır.

12- Sonuçların açıklanma tarihi önceden duyurulmalıdır.
Sınav sonuçlarının açıklanması, yerleştirmeler vs. derken 1,5 aydan fazla bir süre belirsizlikte kalınıyor. Günün her saatinde internetteler ve paranoid oluyorlar neredeyse. Topu topu 14.000 civarında kişi… Sınavdan hemen sonraki gün sonuçların ne zaman açıklanacağı duyurulamaz mı? Yabancı dil sınavını yarım günde açıklayan ÖSYM, TUS Bilim Sınavı’nı neden 3 haftada açıklıyor?

13- Kişiye özel sonuç açıklama uygulaması zihinlere “acaba birilerine bir şeyler yapılıyor da o mu saklanıyor?” sorusunu getirmektedir.
Eskiden TC kimlik numarası girilerek herkesin nereyi kazandığı kolayca görülebilirdi. Bu, engellendi. Nasıl bir güvenlik kaygısı ile engellendiğini anlamak ise mümkün değil. Tam aksine zihinlerde soru işaretleri giderek artıyor.
ÖSYM; kendisi zaten toplam 10.000 kadar olan doktorun tümünün sıralamasını, puanlarını ve kazandığı yerleri tek bir tabloda yayınlarsa tüm şüpheler giderilir ve iddia ettikleri şeffaflık sağlanmış olur. Bu tabloda TC kimlik numaralarını yayınlamazsa olası suistimallerin de önüne geçilmiş olur.

14- Ne ÖSYM’de ne de YÖK’te TUS ya da YDUS ile ilgili istihdam edilmiş bir hekim yoktur. Ayrıca ÖSYM yürütme kurulunda da tıp kökenli bir öğretim üyesinin yer almaması anlaşılır gibi değildir.
Aklı başında bir hekim, bütün bu sorunları kolayca aşacaktır.

15- ÖSYM internet sitesinde hekimlerin karşılaşabilecekleri bazı sorunlar ile ilgili bilgiler bulunmamakta bu da zaman zaman uygulama sorunlarına yol açmaktadır.
Hekimler, bazı yasal sorunlar karşısında kulaktan duyma bilgilerle hareket ettikleri için sıkça kaygılı zamanlar geçirmekte, bu durum ise ÖSYM’nin imajını zedelemektedir. Bu sorulardan bazıları aşağıdadır:

• Sınav giriş belgem gelmeden Ankara’ya gelmek zorunda kalırsam belgemi Ankara’da nerelerde ve hangi zaman dilimlerinde çıkartabilirim? Cumartesi günü de belge çıkartabilir miyim?

• Yabancı dil sınavı muafiyeti için tüzükte var olan 3 yıllık muafiyetin pratik uygulaması nasıldır? Örneğin yabancı dilde barajı Nisan 2008 TUS’unda geçen bir hekim 15 Mayıs 2011 ve 25 Eylül 2011 tarihlerindeki bilim sınavında yabancı dilden muaf mıdır?

• Haziran 2011 sonunda tıp fakültesinden mezun olacak bir kişi henüz mezun olmadan ilkbahar 2011 dönemi TUS yabancı dil sınavına girse ( ama daha mezun olmadığı için bilim sınavına girmeden bunu yapsa) ve barajı geçse, bu durum 3 yıllık muafiyete hak kazandırır mı? Nitekim henüz mezun olmadan ÜDS ya da KPDS’ye girip barajı geçenler muaf sayılmıyorlar mı?

• Bir sınavda bir TUS sorusu iptal edildiğinde sınav bir soru eksik mi değerlendiriliyor, yoksa bu soru sınava giren herkes için doğru mu kabul ediliyor?

• İlkbahar dönemine giren ve bir programa yerleşip yerleştiği alana kurallara uygun şekilde başvurusunu yapan hekimlerin atamaları genellikle Ağustos ayı sonu ya da Eylül ayı başlarını buluyor. Yani Sonbahar dönemi TUS müracaatları çoktan bitmiş oluyor. Bu kişiler; sonbahar dönemi sınavına da girmek istedikleri durumda, başvuru formundaki UZMANLIK ÖĞRENCİLİĞİ DURUMU bölümüne nasıl cevap vereceklerdir? “Halen Uzmanlık Eğitimime Devam Ediyorum” cevabı verseler, halen uzmanlık eğitimine devam etmedikleri için yanlış beyan olacaktır. Bu seçeneği işaretlemedikleri durumda da puan kesintisi olmayacak ama belki de bu kişiler sınavdan önce uzmanlık eğitimine başlamış olacak ve diğer adaylara haksızlık durumu ortaya çıkacaktır.

• Halen, ilkbahar dönemi sınavı ile sonbahar dönemi sınavı arasındaki süre 5 ay, diğer iki sınav arasındaki süre ise 7 aydır. Sınavlar arasındaki süreyi eşitlemek (tam 6 ay ara ile yapmak) bir önceki sorudaki handikapı önlemek için sağlıklı bir yol olamaz mı? Sınavları mevcut aralıklarla yapmanın özel bir sebebi var mıdır? İncelenen kadarıyla ÖSYM’nin Mart ayında pek çok boş haftası bulunmaktadır. İlkbahar dönemi Mart ayına alınamaz mı?

• Ek yerleştirmede, bir kişinin bir kadroyu tercih edebilmesi için ilk yerleştirmede o programa yerleşen en düşük puanlı kişinin puanına eşit ya da yüksek puan alması gerekiyor. Bu durum, pek çok kadronun boş kalmasına yol açmaktadır. Bu uygulamanın hukuki dayanağı nedir?

ÖSYM internet sayfasındaki TUS bölümünde “SIK SORULAN SORULAR” bölümü açılarak bu tür ortak sorular cevaplanabilir ve hekimler belirsizlikten kurtarılabilir.ir.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6081/tus-icin-yapilmasi-gerekenler-2
TUS İÇİN YAPILMASI GEREKENLER – 2

(14 Ocak 2012)

Daha önceki yazımda TUS’un Handikapları ve Çözüm Önerileri’nden önemli bir kısmını bahsetmiştim. ÖSYM’nin yaptığı değişiklikler, önerilerimizin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya koymuş oldu.

Ama daha yapılması gerekenler var:

1- Zorunlu hizmetten dolayı çokça istifa eden hekim varlığından dolayı 14 tercih ve 6/8 Üniversite- Bakanlık oranı kaldırılmalıdır. Tercih sırası 20-25 ve hatta daha üzerine çıkmalı, dileyen tamamını üniversite ya da tamamını bakanlık tercihleri yapabilmelidir.

2- Tercih yapabilmek için alt sınır olan 50 barajı ya kaldırılmalı ya da düşürülmelidir.

3- Ek yerleştirme için; açıkta kalan bir kadroyu tercih edebilmek için, o kadronun puanına eşit ya da daha yüksek puan şartı kaldırılmalıdır ki boş kadro kalmasın.

4- TUS Yabancı Dil Sınavı kalktığı için ÜDS, Ocak ya da Şubat ayında yapılmalıdır ki Nisan TUS’u başvurularından önce sonuçlar açıklanmış olsun.

5- Yanlış olan ve itiraz edilen sorulara hala şeffaf davranılmamaktadır. Eylül 2011 sınavındaki 3 yanlış soru da itiraz edildiği halde iptal edilmediği için mahkemeye taşınmıştır. Bu inat,
nereye kadar böyle devam edecektir?

6- Aralık 2010 sınavında yanlış olup iptal edilmeyen 5 soru mahkeme kararı ile iptal edilmiş olup karar kesinleşmiş ve ÖSYM’ye tebliğ edilmiştir. Buna rağmen ÖSYM sessizliğini korumaktadır. Önce; bu iptalleri kamuoyuna duyurmalı, kazanılmış mevcut hakların korunması şartıyla yerleştirmeleri yeniden yaparak bir üst yerleştirmeye ya da yeni bir yerleştirmeye hak kazananlara hakları verilmelidir. Sonra da hekimlerden içtenlikle özür dilenmelidir.

Hiç şüphesiz ki bu özür; sahibine özsaygısını iade eden bir özür olacaktır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6071/tipta-uzmanl...ri-ve-oneriler
Tıpta Uzmanlık Sınavı’nın Handikapları ve Öneriler

Ülkemizde, TUS gibi bir sınavın ve ÖSYM gibi bir kurumun varlığı fırsat eşitliği ve ciddiyet açısından önemlidir.

Hekimler adına üzüntü veren nokta; sistemin, pratisyen hekimliği hiç de hak etmediği şekilde “değersiz” ve “niteliksiz” bir konuma düşürmüş olmasıdır. Doğal olarak öncelikle bu sorun çözülmelidir ve uzun vadeye yayılan bir politika ile “sadece uzmanlığın değerli olduğu” algısı ortadan kaldırılmalıdır.

Elbette uzman olmak isteyenler için objektif bir sınavın yapılması en uygun olanıdır.

Tıpta Uzmanlık Sınavının; neyi, neye göre ve nasıl ölçtüğünü anlamak için geçmiş sınavları incelediğimizde, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gereken bazı noktaların varlığını tespit etmiş bulunuyoruz. Tespitlerimiz sınavın daha hakkaniyetli ve doğru ölçmesine katkıda bulunmaya yöneliktir.

Sorunları aşağıdaki şekilde maddeleyebiliriz:

1-Tıpta Uzmanlık Sınavı; tek oturumda ve sadece 200 soru üzerinden yapıldığı için ayırt ediciliği –nispeten- düşük olan bir sınavdır.
Sadece 200 soru sorulmasının doğal sonucu olarak her konudan sorgulama yapılamamaktadır. Ayrıca tek oturumda olması da; olası sağlık ve konsantrasyon sorunlarının sınavın primer belirleyicisi olmasına yol açmaktadır. Her iki durumda sağlıklı bir ölçme – değerlendirme için uygun değildir.
Sınav; en az 500 sorudan oluşmalı, her branşın her konusundan soru sorulabilmeli ve 2 ya da 3 oturumda yapılmalıdır.

2-Bazı sorular yeterince özenle hazırlanmamaktadır.
Soruların resmen açıklandığı son 3 sınavda ortalama 3’er sorunun iptal ya da değişikliğe uğramış olması bunun en açık delilidir. 200 soruluk bir sınavda sınava girenlerin yarısı 115-130 net aralığına yığılmakta ve 1 net bile sonucu ciddi şekilde etkilemektedir. Biz bu sınav için hekimlerimizin, hayatlarının geri kalan bütün yönlerini ihmal edip gece gündüz 1 yıldan fazla çalıştığını biliyoruz. Bu emeğe saygı duyulmalıdır.
Özensiz hazırlanmış 6-7 sorunun hekimleri bu kadar etkilemesine yol açmamalı ve daha özenle hazırlanmış, çalışıldığında yapılabilen net sorular içeren sınavlar yapılmalıdır.

3-Soru dağılımları; tıp fakültesi müfredatına uygun yapılmamaktadır.
Örneğin Eylül 2007 sınavında Anatomi alanında sorulan 10 sorudan 7 tanesi “Nöroanatomi” konusundan sorulmuştur. Daha önceki sınavlarda bu konudan gelen soru sayısı ortalama 2-3’tür. Tıp fakültesi müfredatında da bu konu anatominin yaklaşık % 25’ini oluşturmaktadır. Bu durumda bu konudan 7 soru sormak ne kadar ölçücüdür? Bir hekimin diğer konuları çalıştığı halde hiç soru çıkmaması da elbette adil olmayacaktır.

4-Soruların hazırlandığı kaynaklar bilinmemektedir.
Tıp çok geniş bir alandır, çok sayıda temel kaynak bulunmaktadır ve bir pratisyen hekimin bütün bu kaynakları bilmesi imkansızdır.Ayrıca aynı branşın iki farklı kitabında bile farklı olarak ifade edilen bilgiler de sorgulanabilmektedir. Bu durum çok sakıncalıdır.
Soruların hazırlandığı kaynakları tam ve eksiksiz olarak resmi olarak ÖSYM internet sitesinden duyurulmalıdır.

5-Sorular bazen tek bir kaynaktan hazırlanmakta ve o branşın çok temel kabul edilen 3000 sayfalık diğer bir kaynağında dahi cevabı bulunamamaktadır.
Bu durumlarda hekimlerin 3000 sayfalık bir kitabı okuması bile anlamsız hale gelmekte onları hiç okumayanla eş duruma düşürebilmektedir.
Her soru o branşın en az 2 temel kitabı tarafından net, eksiksiz ve aynı şekilde cevaplanabilecek şekilde hazırlanmalıdır.

6-Bazı sorular bir pratisyen hekim tarafından bilinmesi mümkün olmayan ve bilinmesi anlamsız olan uç bilgileri sorgulamaktadır.
Bazen soruyu hazırlayan hocalar kime soru sorduklarını unutmakta ve kendi çocuğu girse asla sorulmasını istemeyeceği zorlukta ve anlamsız soruları öylesine sormaktadırlar. Bu sınava hazırlanmak için yıllarca çalışanların emeklerine saygı duyulmalı ve soruların bir ölçüsü olmalıdır.
“Ayrıca; biliyoruz ki TUS birincileri bile 175 civarında net yapabilmektedir. ÖSYM’nin diğer sınavlarında tam net yapan bir çok aday çıkarken TUS’da en iyi yapanın bile 20 civarında yanlışının olması da sınavın anlamsız zorluğunu göstermektedir.

7-Branşlar arasında ihtilaf konusu olan çelişkili bilgiler -son derece hatalı şekilde- sorulmaktadır.
Bir soru, doğası gereği diğer bir tıp branşını ilgilendiriyorsa mutlaka onun uzmanları tarafından da çapraz kontroller yoluyla incelenmeli, bilgi farklılığının olmadığı teyit edildikten sonra sorulmalıdır.

8-İtirazlara karşı yeterince açık ve şeffaf davranılmamaktadır ve hiçbir açıklama yapılmamaktadır.
Son 3 sınavdır bir çok ciddi internet sitesinde iptal edilenden daha fazla sayıda soruya bir çok temel kaynaktan referanslar göstererek haklı itirazlar yapılmış ancak kişiye özel ya da kamuya karşı hiçbir tatmin edici açıklama yapılmamıştır. Ayrıca sınavın birinde 2 soru iptal edildiği halde neden 200 soru üzerinden değerlendirme yapıldığı hala adaylar arasında şaibe konusu olarak konuşulmaktadır. Bu durum ÖSYM’nin ciddiyetiyle bağdaşmamakta ve şaibeler uyandırmaktadır.
Yapılan her itiraz dikkatlice incelenip hekimleri yeterince aydınlatan resmi açıklamalar yapılmalıdır.

Bugüne kadar; sınavın daha ölçücü ve hatasız bir sınav olması için hiçbir inceleme yapmayan ve çaba göstermeyen, hatalı soruların varlığını hekimlerin kendilerine çektiği sitem dolu fakslarla fark edecek kadar duyarsız bir Türk Tabipleri Birliği’nin varlığı tüm meslektaşlarımız adına üzüntü vericidir.

Tüm bu sorunların çözümü için; kurumumuz, sınavın esas sahibi olan Sağlık Bakanlığı, sınavın uygulayıcısı olan YÖK ve ÖSYM nezdinde gerekli tüm çabaları göstermekte ve sorunları dile getirmektedir. Sizlerin de yukarıdaki metin eşliğinde ÖSYM’ye faks ve E-mail yoluyla başvurmanız sonuç almamızı hızlandıracaktır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6060/tusun-kutsal-kitabi
TUS’un KUTSAL KİTABI

(Tüm Tus Soruları 18. Baskı’nın Önsözüdür)

TUS’un kutsal kitabı 18. edisyonu ile karşınızda. Bu baskıda bile her bölüm, TUSDATA’nın kaliteli eğitmenleri tarafından en az 2 kez satır satır incelendi, çok değerli bilgiler eklendi, sızlerden gelen eleştiriler incelendi, tartışmalar çözümlendi, içerik daha da zenginleştirildi. Sadece bu baskı için 60’tan fazla editör ve eğitmen görev aldı. Kitabın 17. baskısı Eylül 2007 sınavındaki 153 soruyu net bir şekilde cevaplandırdı.

12 yıl boyunca; konu olarak ne çalışırsa çalışsın, hangi dersaneye giderse gitsin TUS çalışma potasına giren herkesin vazgeçilmez kaynağı olabilmek “TUS’un Kutsal Kitabı” tanımlamasını anlamlandırıyor.

Türk tıp tarihinin en fazla baskı yapan kitabı olma gururunu da bu kitap taşıyor (toplamda 27 baskı… 18’i yenilenmiş edisyon ve 9 adet reprint baskı). İkincilik ise 12 baskı yapan Klinisyen PATOLOJİ SORULARI kitabına ait. Dünyanın en meşhur kitaplarından Nelson Textbook of Pediatrics kitabının da 2 ay önce 18. baskısını çıkardığı düşünüldüğünde bu kitabın haklı gururu daha iyi anlaşılacaktır.

Önemli başarılar, ancak gönülden ve yeterince ciddi çalışıldığında kazanılır. TUSDATA olarak hem dersanecilikte hem de yayıncılıkta gönülden ve yaptığımız işten zevk alarak profesyonel kadromuzla aldığımız sonuçlar bunun en güzel ispatıdır: 27 ayrı şube ve kitabevi, 500’den fazla TUS semineri, 137 kitap, 18 eğitim Cd’si, TUS kampları, vaka kampları, deneme sınavları… Tam 12 yıldır TUS’un her alanında bütün gücümüz ve içtenliğimizle çalışıyoruz.…

Başarıda diğer önemli bir faktör de sürekli yenilenme ve güncel kalabilmedir. Yıllar boyu bununda en güzel örneklerini verme gayretinde olduk. Bu baskıda da 2005, 2006 ve 2007 basım ingilizce textbookları esas alarak bilgileri güncelledik, yeni ipuçları ekledik ve daha iyi olabilmeye çalıştık.

TUSDATA ailesi olarak; Sürekli yenilenme ve gelişmenin doğal sonucu olarak kurumlarımızı ve hizmet ağımızı genişletiyoruz:

Bilimsel toplantı merkezlerimizde de arka arkaya kırılması zor rekorlara imza atıyoruz. Son 9 TUS’ta 9 birinci çıkardık ve herhangi bir kurumun bu başarıyı yakalayabilmesi için en azından 5 yıl geçmesi gerekecek. Tabi bu süre içinde TUSDATA’nın hiçbir varlık göstermediğini varsayarsak ve TUS birincileri, dereceler ve ilk 10’un çoğu sürekli bizden çıkmasının yanında kitlesel ve bireysel başarılara imza atıyoruz. Tüm kursiyerlerimiz ideallerindeki başarıya TUSDATA ile ulaşıyorlar. Artık TUS’u kazanan her iki kişiden biri TUSDATA’lı… Ders notları, Özet Notlar, Deneme Sınavları, Tarama Sınavları, Tıbbi İngilizce desteği, İnternet desteği, Profesyonel Motivasyon desteği ile TUS hazırlığına bambaşka bir tarz getirerek, kursiyer arkadaşlara birer hekim gözüyle bakarak ve tüm ihtiyaçlarını bilip çözüm yolları üreterek bu başarıya ulaşıyoruz.

Yayıncılıkta ise 12 yıllık tecrübemizi artık yurtdışındaki medikal yayıncılık standartlarına kavuşturduk. Bu noktada sınıflamalardan, kitap boyutuna, dikkat kutularından indekslere kadar itinalı bir çalışma sonunda ortaya KLİNİSYEN serisini çıkarttık. Klinisyen konu ve soru kitapları tamamladık, Vaka Soruları Kitaplarını seri halinde hizmetinize sunduk, daha detaylı bilgi isteyenler için PREMIUM serisini, daha az zamanda olanlar için de OPTİMUM serisini hazırladık. Son olarak her konuda her şeyin (TUS sorusu, Konu, vakalar, açıklamalı sorular, değerlendirme testi) arka arkaya eklendiği ve tüm metnin birbiriyle uyumlu olduğu 5 kitap yerine 1 kitap ile hedefe ulaşabileceğiniz PROSPEKTUS 5 YILDIZLI SERİ’ yi hizmetinize sunduk. Bu seri ile teknik açıdan
dünyanın en üst standartlarını, sınava hazırlık ve içerik açısından yapılabileceğin en iyisini yaptığımızı göreceksiniz.

TUS Hazırlık Merkezlerimizde yaptığımız ve tüm meslekdaşlarımız tarafından çok beğenilen deneme sınavlarımızı kitaplaştırdık. Güncel ihtiyaçlar doğrultusunda yeni yayın çalışmalarına devam ediyoruz.

Klinisyen Tıp Kitabevleri artık Türkiye’nin 27 ayrı yerinde… Her çeşit kitabı en uygun şartlarda bulabileceğiniz merkezlerimize bekliyoruz sizleri.

TUSDATA olarak güncelliğimizi sürekli kılıp TUS’a çalışan öğrenci ve doktor arkadaşların yanında, hem TUS Hazırlık Merkezleri hem de yayıncılık alanında başarınız için çalışmaya devam edeceğiz.

18 baskı boyunca bu kitaba emeği geçenlerin sayısı çok fazla. Sadece bu baskı için 60’tan fazla eğitmen emek verdi. Öncelikle tüm yazar ve editör kadromuz, eğitmenlerimiz, çalışkan teknik ekibimiz, Klinisyen Tıp Kitabevleri ve tüm doktor meslektaşlarımız, bize her yolla ulaşarak soru ve çelişkilerini ileten meslektaşlarımız, tabi ki sabırlı, anlayışlı ve vefakar ailelerimiz… İsim olarak saymak istesek binleri geçer. Hepsine… ama herkese gönülden teşekkür ediyoruz. Onlar olmasaydı, bu kitap bu kadar faydalı ve güzel olamazdı.

Sınava TUS’u bilenlerle hazırlanın.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6025/%EF%BB%BF%EF...ar-sonuc-verdi
BASKILAR SONUÇ VERDİ
Değerli meslektaşlarım;

TUS sonuçları (puan ve sıralamaları) açıklandı. 2-3 gün içinde tercih işlemi başlayacak.

Türkiye net ortalamasının 85-90 arası olacağını tahmin etmiştik, 87 çıktı. Doğal olarak ortalama düşünce de puanlar yüksek geldi.

En doğru tercihleri yapabilmeniz için çok yönlü analizlerimizi tamamlayıp her türlü doküman ile zenginleştirilmiş bir TERCİH REHBERİ klasörünü en kısa sürede yayınlayacağız.

Nisan 2009 TUS; kötü bir sınavdı… Sınava giren meslektaşlarımız moral açısından zor günler geçirdiler.

Biz de TUSDATA olarak; sınavın doğru ve adil olması için çok yönlü çaba gösterdik. Gazete ve televizyon kanallarında durumu anlattık, YÖK ve ÖSYM nezdinde girişimlerde bulunduk, hekim arkadaşların organize bir şekilde kamuoyu oluşturmasını sağladık… vs.

Pek çok sonucu da aldığımızı düşünüyorum:

1. 5 itirazımızdan 4’ü tam istediğimiz gibi değiştirildi.

2. İlk kez, iptal edilen soruların akıbeti ÖSYM tarafından resmen duyuruldu ve bu sorular herkesin doğru kabul edildi.

3. ÖSYM; komisyonları tekrar toplayarak günlerce soruları tekrar inceledi… Bunun doğal sonucu, bundan sonraki sınavların daha dikkatli hazırlanması olacaktır.

Hak edenin kazanması dileğiyle…

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6022/sinavin-erte...k-ettikleriniz
SINAVIN ERTELENMESİ İLE İLGİLİ MERAK ETTİKLERİNİZ
Değerli meslektaşlarım,

18 – 19 Eylül tarihlerinde yapılacak olan TUS ertelendi. Daha sonra şok bir duyuru ile Nisan 2011 ile birleştirilip Ocak’ta yapılacağı yazıldı. Hem ÖSYM hem de Sağlık Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunduk ve sınav 11-12 Aralık 2010 tarihine alındı. 2011 sınav takvimi TUS 2 kez olacak şekilde yani hiç değişmeden yapılacaktır.

Pek çok soru işareti açıkta kaldı. Bunların bazılarına cevap ve kanaatlerimizi aşağıdaki yazımda bulabilirsiniz.

Sınav neden ertelendi?
Aldığımız bilgiler, okuduklarımız ve basit mantıkla düşündüklerimizi yan yana koyarsak; KPSS skandalı nedeniyle ÖSYM’nin bilgisayarlarına savcılık ve polis tarafından el konuldu ve böylece soruların mahremiyeti, gizliliği bozulmuş oldu. Zaten ÖSYM sadece TUS’u değil diğer kalan tüm sınavları da erteledi.

Sınavda sorular sizce nasıl olacaktır? Eski soru çıkmayacaksa nasıl çalışmalı?
Soru gizliliği açısından mevcut bankanın kullanılamayacağını düşünüyoruz. Her yeni soru hazırlayan da en önemli konuları açıp oradan soracaklardır, Uzaydan soru mu getirecekler?
Nelerin nasıl sorulabileceğinin en kolay ve en sağlıklı yolu çıkmış TUS sorularına bakmaktır. Çünkü onları da hocalar hazırlamışlardı. Bunun için TÜM TUS SORULARI’nı çalışmak akıllıcadır, sadece şu farkla: Siz bu konuda sınav sorusu hazırlasaydınız ne sorardınız? Böyle bakın her şeyin aslında net olduğunu hissedeceksiniz.

Sınav için yeni bir başvuru olacak mı? Giriş kartlarımız geldi, ne yapacağız?
ÖSYM; en son durumda yeni başvuru kabul etmeyeceğini eski giriş evraklarının geçerli olduğunu belirtmiştir.

En son 2007 Eylül sınavında yabancı dil barajını geçmiştim. Bu eylülde muafiyetim geçerliydi. Şimdi sınav eylül sonrasına ertelendiğine göre benim muafiyetim ne olacak?
Siz, mağdur eden değil, mağdur edilensiniz. Eylül 2010 için her şey ( sınav kağıdı, sınav yeri, …vs. ) geçerli olacağına göre mutlaka muafiyetiniz de geçerli olmalıdır Aksi, akla da hukuka da aykırıdır.

Uzun dönem kursiyerlerinize verdiğiniz Spot bilgiler ve TUS soruları spotlarını kitaplaştırıp kursiyeriniz olmayanların da hizmetine sunacak mısınız?
Biz bunu zaten yaptık ve iki cilt halinde piyasaya sunduk. Çok kıymetli bir eser oldu. 70’ten fazla eğitmenin 3 yıl boyunca sürekli geliştirerek oluşturdukları ustalık eserimiz oldu. Kitabevlerinden veya*****www.klinisyen.com*****sitemizden inceleyebilirsiniz.

Aralık sınavı için yeni bir TUS KAMPI yapacak mısınız?
Bir sebeple Eylül kampımıza katılamayan meslektaşlarımızı öncelikle düşünerek sadece Ankara’da TUS KAMPI yapacağız. Bununla ilgili detaylar için tıklayınız

Yeni bitmiş olan Eylül TUS KAMPI katılımcıları için pozitif anlamda neler yapacaksınız?
Öncelikle onları kamp sonuna kadar konsantre tutmak için çabaladık. Yeni sınavdan hemen önce 5 gün süreyle kritik branşlarda çok yoğun bir SORU ÇÖZÜMÜ ve SPOT TEKRAR yapacağız. Bunu, onların motivasyonu için hediye olarak yapacağız.
Ayrıca her 3 haftada bir TUS DENEME SINAVI yapacağız. Bu denemelerimize her meslektaşımız katılabilecektir. Üç haftada bir yapmamızın nedeni 3 haftada bir tekrar atma hedefini canlı tutmak içindir. Bu sorunu fırsata dönüştürmek sizin elinizdedir.

Ekimde başlaması gereken yeni dönem kursları ne olacak, sınavın geçmesini bekleyecek misiniz?
Tam zamanında (büyük çoğunluğu 23 Ekim’de) başlatacağız. TUS ertelendi diye biz kış dönem başlangıcımızı ertelemeyeceğiz. Ancak bu TUS’a girecek kış kursiyerlerimizi serbest bırakacağız. TUS öncesi kampa gitmek isterse bedel almadan KAMP + Kalan kış dönemi derslerini sadece bu sınava özel olarak tek dönem fiyatı ile sunacağız. Bu sınavda kazanırlarsa da sadece kamp, not ve dinledikleri dönem dersleri dışındaki tutarı iade edeceğiz. Bununla ilgili detayları ve seçenekleri şubelerimizden öğrenebilirsiniz.
Hayat düz bir çizgi olsaydı asıl o zaman çekilmez olurdu. Tüm bu yaşananlar aslında normal ve olabilecek şeyler…Dayanma gücü yüksek ve mutlu olabilme eşiği düşük olan öne geçecektir.

Başarı dileklerimle.
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6018/simdineolacak
ŞİMDİ NE OLACAK? Ya da NE OLMALI?
(23 Aralık 2010 Perşembe)
ÖSYM ilk kez farklı bir uygulama yaptı:

2010 Aralık TUS puanları açıklanmadan önce bazı soruları iptal ettiğini duyurdu.

Çünkü; basın, siyaset ve kamuoyundan yoğun baskılar geldi.

Ancak, iptal gerekçesi çok sıra dışı ve düşündürücüydü: “Cevap kâğıtlarının optik okuyucuda okunmasından sonra yapılan ve madde analizi olarak ifade edilen ilk işlemde, tüm adayların sorulara verdikleri cevapların dağılımı incelenmektedir. Bu sayede adayların, özellikle de başarılı adayların cevap olarak farklı seçenekleri tercih ettiği sorular özel olarak yeniden ele alınmakta, soru hazırlayan ve bilimsel açıdan soruları denetleyen akademisyenlere iletilerek soruların yeniden değerlendirilmesi sağlanmaktadır. 12 Aralık 2010 tarihinde yapılan TUS Bilim Sınavında da bu süreç işletilmiş ve optik okuma sonucu yapılan madde analizi ve bilimsel denetçi akademisyenlerin yeniden değerlendirmesi sonucunda…”

Duyuruda; itirazlara değinilmemesi, sonuç açıklama esnasında ek iptallerin olabileceği yönünde bir açık kapı bırakıldığını da düşündürüyor.

Peki ne olacak? Hekimler nasıl hareket etmeli?

Öfkeli değil sükûnetle ve akıllı hareket edilmelidir.
1. Puanların açıklanması beklenmelidir.

2. Yeni iptaller söz konusu olmazsa; olayın ÖSYM tarafından “geçiştirilmek istendiği” kesinlik kazanacaktır.

3. Bu durumu böylece kabullenmek, bundan sonraki tüm sınavlarda aynı hataların tekrar tekrar yapılmasına fırsat tanıyacağı için sağlıklı ve adaletli olmayacaktır. Bu sınav bir dönüm noktası olmalı ve bundan sonraki sınavlar; dağılım, doğruluk, zorluk ve ölçücülük açısından gerçek birer sınav haline gelmelidir. Tatmin edici bilimsel açıklamalar yapılmadığı sürece olayın Danıştay’a açılacak bir “Yürütmeyi Durdurma” davasına dönüşeceği maillerle ÖSYM’ye şimdiden iletilmelidir.

4. Sınavın iptali gibi bir söylem, bu sınava emek harcamış ve plan yapmış herkese ihanet olacaktır. Bu sebeple hukuki yola başvuracak olan herkes sadece “yanlış soruların iptali ve herkes için doğru sayılması” üzerinde durmalıdır.

5. ÖSYM, bu sınavı yapmaya devam etmelidir. Bakanlık ya da üniversitelerin eline düşecek olan bir sınav hekimler için hiç şüphe yok ki daha kötü sonuçlar doğuracaktır. Bu istek ve güven ihtiyacı, her hekim tarafından ÖSYM’ye maillerle iletilmelidir.

6. TUSDATA olarak bugüne kadar tüm resmi makamlar ve ÖSYM nezdinde girişimlerde bulunduk. Ne yazık ki, rakiplerimizin destek yerine köstek olarak, hazımsızlık gösterip, kurumumuzu ve şahsımı ÖSYM ve Cumhurbaşkanlığı’na jurnallemeleri etki düzeyimizi düşürmektedir. Kurum olarak; dava açmak gibi bir irademiz olmayacak ancak hukuki yola müracaat etmek isteyenlere yol gösterici rolümüz devam edecektir. Bu rol; sınavın iptali değil sadece kalan 4 sorunun iptali ile adaletin sağlanması ve sınavın ÖSYM tarafından yapılmaya devamı çerçevesinde sorumluluk bilinci içerisinde olacaktır.

7. Umuyoruz ki; ÖSYM hatayı kabullenir ve adalet sağlanır. Ayrıca bundan sonraki sınavlar daha düzgün ve ölçücü olacak şekilde hazırlanırda gerçekten çalışanlar emeklerinin karşılığını alırlar.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6015/kamuoyuna-duyuru
KAMUOYUNA DUYURU

(18 Ocak 2012)

TUSDATA olarak ülkemizin 30 ilinde sürekli ve düzenli hizmet vermekteyiz.

Eğitim ve hizmetin ve her cephesinde çıtayı sürekli yükselttik. Rekabete yeni açılımlar getirdik.

Bu rekabete güç yetiremeyen pek çok kurum bugün artık yok. Neredeyse hepsini, bedelini ödeyerek TUSDATA olarak bünyemize kattık. TUS-SİSTEM, UTS Başkent, ProspekTUS, TUSMED bunlardan bazılarıdır.

Doğal olarak bu kurumları alırken sadece iyi ve sevilen hocalarını da bünyemize katarak sürekli güçlendik.

Son olarak 18 Haziran 2009’da imzaladığımız bir protokolle 12 yıllık bir kurum olan TUMER; herşeyi ile 12 şubesi, tüm telif hakları, demirbaşları, yayınları, kursiyerleri ..vs ile bünyemize kattık.

İhtiyacımız olan ve sevilen tüm hocaları (biri hariç) ile kadromuzu daha da güçlendirdik. İhtiyacımız olmayanlara teklif daha götürmedik.

Çalışabileceğimiz ama çalışmadığımız tek hocanın da TÜMER kursiyerlerini yarı yolda bırakıp derslerini anlatmaktan dahi imtina edecek kadar etik dışı davranması, çalışmamamızın tek sebebidir. Düşünün ki yenidoğanın veya kardiyolojinin yarısını anlatmış yarısını anlatmayı reddeden ve kursiyerleri apaçık mağdur eden bir hoca var. Siz olsaydınız ne yapardınız?

İsim hakları ile beraber TUMER’in her şeyini TUSDATA almış iken, bir rakip kurumun internet sitesinde şaşkınlıkla izleyeceğiniz reklamlar dönmeye başladı. Zaten batmış olan bir kurumun Genel Müdürü, ya da bizim çalışmayı hiç düşünmediğimiz hocaları ya da TUMER’in zaten boşalttığı şubeleri yeniden kiralayıp onlar üzerinden ve TUMER adını kullanarak reklam yapma çabasını anlayamıyoruz. Rekabetin de bir etiği yok mudur? Çaresizlik ve asgari ahlaktan yoksunluk olarak tanımlayabileceğimiz bu haksız ve hukuksuz girişimler karşısında önce bir müddet beklemeyi seçtik. Sonra kendilerine avukatlarımız ve noter aracılığı ile uyarı gönderdik.

Maddi ve manevi dava açma hakkımız olduğu halde sabırla hatalarından dönmelerini ve hekimlere yakışan bir tavır ortaya koymalarını bekliyoruz.

Kamuoyunun gözü önünde cereyan eden bu haksızlığın devam etmesi durumunda her türlü hukuki yola başvuracağımızı belirtiyor, konuyu kamuoyunun vicdanına havale ediyoruz.

“Aslanlar avlanır, çakallar artıklarla beslenir”

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5977/devekusu
DEVEKUŞU ve ÖSYM
Burası Türkiye ve yıl 2011…

İnternet çağındayken başınızı kuma gömebilir misiniz? ÖSYM gömüyor. Hatalı sorular, hatalı değerlendirmeler ve eksik gelen notlar sorununu neredeyse HİÇ BİR ŞEY YAPMADAN atlatma derdinde… Kulaklarını her türlü çığlığa İNADINA kapamış durumdalar. Böyle yaparlarsa prestij kaybına UĞRAMAYACAKLARINI zannediyorlar.

Yanılıyorlar.

Tam da yeniden güven kazanabilecekken, 30 yıl önceki ilkel reflekslerle hareket ediyorlar.

Bir ülkede, yöneticiler adaleti sağlamakla görevlidirler. Kendi prestijleri için adaleti önemsemiyorlarsa ve hak arayanları “kopyacıların üzerine gittiğimiz için böyle davranıyorlar” gibi ucuz yöntemlerle uzaktan suçlama yoluna gidiyorlarsa, o koltuk EHLİNDE DEĞİL demektir.

Bugüne kadar; her sınavda istediğimiz, sınavın sağlıklı ve iyi ölçen bir sınav olmasıydı. Her sınav; soruların açıklandığında akademik heyetlerimizle tüm soruları inceledik, iptali için kesin ve net textbook delilleri olan tüm yanlış soruları ortaya koyduk, hekimlerimize adalet için yol gösterdik. Neden diğer bazı sorulara itiraz etmediğimiz ile ilgili türlü türlü söylentiler yayılmak istense de doğru bildiğimizden şaşmadık.

Yetmedi… ÖSYM’nin en üst düzeyde yürütme kurulu üyelerine YÖK Başkanlığı’na, YÖK Başkanvekilliği’ne gidip durumu delilleriyle anlatıp bu konuda hassasiyet oluşmasını sağladık.

Bugüne kadar yaptığımız her şeyi bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Bizim hakkımızda yapılan söylenti ve iftiralara aldırış etmeyeceğiz. Yok acaba TUSDATA soruları satın almış olabilir miymiş?, yok soruları bazı! ÖSYM görevlileri TUSDATA’ya sızdırıyor muymuş, yok ÖSYM’yi elimizde oynatıyor muymuşuz, yok efendim bütün bu çabaları TUS birincisi çıkarmak için mi yapıyormuşuz…vs, vs… Kedi uzanamadığı ciğere pis dermiş ya, bütün bu çirkin söylentiler; bizim için söyleyenin düzey sorununu ve aşağılık kompleksini göstermekten öte bir anlam ifade etmez. Meyveli ağacı taşlayacaklarını biliyoruz.

Haklı olduğumuz konularda ısrarlı itirazlarımızla, ÖSYM’yi elbette rahatsız edeceğiz. Bizim gibi kurumların varlığı denge için ve yetkili kişilerin daha ciddi çalışması için önemlidir ve gereklidir, her iktidara bir muhalefetin gerekli olduğu gibi. Biz; adayları sınavlara hazırlayan bir kurum olarak, doğru duruş neresi ise o duruşu sergilemeye devam edecek ve daima doğru yerde duracağız.

ÖSYM bu ülke için önemlidir. Acilen 2011 yılına uygun şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Sınavlar için alınan güvenlik tedbirleri gerçekten sınav güvenliğini sağlayacak ve insan tabiatına uygun olacak şekilde devam ettirilmelidir. Bunun yanında sınavın niteliği, ölçücülüğü ve doğruluğu konusunda modern ve etkili yöntemler uygulanmalıdır.

Son olarak; ÖSYM, halka ve itirazlarına saygı duymalıdır. Çığlıklara karşı hassas olmalıdır. Kamuoyu vicdanının rahatı için gerekirse, yeniden değerlendirebilecek kadar adaletli ve cesur bir sınav olmalıdır ki biz halk olarak, ÖSYM’ye güvenmeye devam edelim.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5962/netlerin-dusuklugu-ile-ilgili
NETLERİN DÜŞÜKLÜĞÜ ile İLGİLİ…

(26 Aralık 2010 Pazar)

Aralık 2010 TUS sonuçları açıklandıktan sonra pek çok meslektaşımız netlerinin eksik geldiğini düşünmüş ve fikirlerini çok farklı yollarla paylaşmış ve teyit etmişlerdir. Hakim kanaat, netlerin düşük geldiğidir. Netleri beklediği gibi gelenler olduğu gibi 1 netten 20 nete kadar düşük geldiğini belirtenler de mevcuttur.

Bu durumda sınavın adaleti açısından haksızlık olduğunu düşünen meslektaşlarımızın ÖSYM’ye rutin itiraz prosedürü dahilinde –mümkünse bizzat Ankara’ya gelerek- itiraz etmeleri gerekmektedir. Ankara’ya gelenlerin, bizzat yetkililere durumu anlatmak için çaba sarfetmeleri faydalı olacaktır. Gelemeyenler ise sadece kargo ve posta yoluyla itiraz edebilirler. Mail, faks veya telefon yoluyla itirazlar kabul edilmemektedir.

Ayrıca her meslektaşımızın*****osym@osym.gov.tr*****mail adresine düzenli ve dili nazik ama beklentisini açıkça ifade eden mailler göndermeleri de yetkililerin hassasiyetini artıracaktır.

Bunun için ÖSYM tarafından hazırlanan GENEL AMAÇLI DİLEKÇE kullanılmalıdır. Bu dilekçe ve prosedürler için,*****http://www.tus.com/7757/aralik-2010-...atali-sorular1*****sayfasındaki “İtiraz Prosedürü ve “Genel Amaçlı Dilekçe Örneği” için TIKLAYINIZ…” bölümündeki prosedürlere uyup dilekçe örneğini doldurduktan sonra ÖSYM’ye iletmeleri gerekmektedir.Bu dilekçenin en sonundaki “İsteğim:” bölümüne aşağıdaki ifadeleri yazmaları faydalı olacaktır.

İsteğim : 12 Aralık 2010 TUS’una giren bir hekimim. Sınavdan hemen sonra açıklanan soruları incelediğimde tahmini netlerimi hesaplamıştım. Puanlar ve netler açıklandığında ise beklediğimin çok altında (……net) eksik geldiğini fark ettim. Hekimlerin internette buluşma noktası olan bazı forum sitelerinde pek çok arkadaşımın da aynı durumdan bahsettiklerini görünce bunun tıpkı İlkbahar Dönemi TUS gibi bir değerlendirme hatasından kaynaklandığını düşündüm. 3 ayrı sebeple bu durumun meydana gelmiş olabileceğini ben ve pek çok meslektaşımız düşünüyoruz:

1- İptal edilen 4 soru (veya bunlardan bazıları) her iki kitapçıkta ya da birinde herkes için doğru olacak şekilde kodlanmamış olabilir. Bu soruların, herkes için doğru kabul edileceği duyurulmuştu.

2-Her iki kitapçık ya da biri için hazırlanan master doğru cevap anahtarı bazı sorular için hatalı olabilir. Önceki itirazlarda hekimlerin cevap kağıtları zaten yanlış olan master cevap anahtarı doğrultusunda değerlendirilerek maddi bir hata olmadığı söylenmiş ama bu hata ÖSYM tarafından nice baskılar sonucu kabullenilmiş ve hata düzeltilmişti. Yani mevcut cevap anahtarının doğruluğu mutlaka yeniden her iki kitapçık için de dikkatle teyit edilmelidir.

3-ÖSYM tarafından verilen kalem ve silgiler, hatalı değerlendirmeye neden olmuş olabilir. Önce işaretleyip sonra sildiğimiz bazı sorular optik okuyucu tarafından çift cevaplı gibi algılanarak yanlış kabul edilmiş olabilir.

Bu 3 olası durumun hassasiyetle gözden geçirilerek, benim ve sınava giren tüm adayların cevap kağıtlarının ve sonuçlarının yeniden değerlendirilmesini talep ediyorum.

Bu üç olası durumu tüm yetkililere ulaştırılarak en sağlıklı sonucun alınması için kurum olarak en üst düzeyde çaba sarfedeceğimizin de bilinmesini isteriz. Küçük hedefler ya da iritasyon peşinde olmadığımız iyi niyetli herkesin malumudur. Önemli olan geç de olsa adaletin yerini bulmasıdır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5940/aralik-2010-tus-degerlendirmesi
Aralık 2010 TUS Değerlendirmesi

Erteleme, yeni sorular, güvenlik tedbirleri,kış … derken nihayet Aralık 2010 TUS yapıldı.

Sınav için öne çıkanları teker teker değerlendirelim ki sonraki sınavlara yol gösterici olsun:

1. GÜVENLİK TEDBİRLERİ

Neredeyse tamamı önemli ve yerindedir. Sadece 4 saat boyunca adayların tuvalet sorunu yüzlerce meslektaşımızı olumsuz etkilemiştir. Bunun tek çözümü vardır. Sınav sabah ve öğleden sonra olmak üzere iki oturumda yapılmalıdır ve bu konuda herkes her yolla ÖSYM’ye fikirlerini yapıcı şekilde iletmelidir.

2. HATALI SORULAR

Belki aceleye geldiğinden, belki de güvenlik kaygıları ön planda olduğundan bu sınavda çok sayıda (en az 7) hatalı ve iptali gereken soru vardı. ÖSYM, mutlaka buna bir çare bulmalıdır. Sorular, hem iki kaynaktan doğrulanmalı, hem de en az bir akademik kontrolden geçmelidir. “Aceleyle hazırlanmış ve hazırlandığı gibi sorulmuş” görüntüsü ÖSYM’ye yakışmamaktadır.

İtiraz dosyamız için TIKLAYINIZ…

3. SORULARIN DAĞILIM SORUNLARI

Sorular, branş içinde dengeli dağılmamıştır. Her konudan soru sorulamamış, sorular belli konulara sıkıştırılarak “adalet” yönü zedelenmiştir.

Örneğin, Anatomide kemik, kas, eklem gibi fakültede anlatılan konuların tam yarısından hiç soru sorulmamış, tüm sorular diğer yarısından sorulmuştur.

Bu sorun da, ÖSYM tarafından bilimsel standartlara kavuşturulmalı ve acilen uygulamaya geçirilmelidir.

4. SORULARIN ZORLUK ve ÖLÇÜCÜLÜĞÜ

Genelde; kolay sorular “çok kolay”, zor sorular ise “çok zor” sorulmuştur ki ikisinin ayırıcılığı da YOKTUR. Eğer ÖSYM, her soru için “Zorluk İndeksi” ve “Ayırıcılık İndeksi” hesaplamalarını yaparsa (ki hala yapıp yapmadığını bile bilmiyoruz) ayırıcılığı çok düşük bir sınav olduğu ortaya çıkacaktır.

Bir başka sorun da şudur: Bir pratisyenin asla kullanamayacağı, kullanmayacağı, bir uzmanın bile uzmanlık hayatı boyunca karşılaşmadığı pek çok uç, hatta uç ötesi bilgilere ait soruların sayısında da artış mevcuttur. Bu, ANLAMSIZdır. Özellikle Anatomi, Cerrahi ve Kadın Doğum sorularını hazırlayanlar gözden geçirilmelidir.

Dünyada; ayırıcı ve ölçücü, ayrıca seviyeye uygun soru hazırlamanın evrensel ve bilimsel standartları vardır ve bu standartlar ÖSYM tarafından da mutlaka acilen uygulanmalıdır.

Meslektaşlarımız içinde; yakın çevresinde basın mensubu, bürokrat, akademisyen, milletvekili… gibi ÖSYM’ye kolayca ve etkin şekilde ulaşabilecek durumda olanlar eleştirilerini yapıcı bir şekilde ama ısrarla ÖSYM’ye iletmelidirler ki bundan sonraki sınavlar gerçekten adil, ölçücü ve ayırt edici doğal olarak da hak edenin kazanacağı sınavlar olsun.

Burada doğal olarak sınavın olumsuzluklarını dile getirsek de hak edenin kazanmasını diliyoruz
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

Doktor sana bır çare
http://www.aksiyon.com.tr/dosyalar/d...ir-care_502065

Uzmanlık sınavında hatalı soru iddiası
http://www.zaman.com.tr/gundem_uzman...i_2085327.html
İSTANBUL
3 Mayıs 2013, Cuma
Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda 6 sorunun hatalı olduğu iddia edildi. Adaylar, durumu ÖSYM’ye iletti, ancak hatalı soruları referanslarıyla birlikte sunan diş hekimlerinin talepleri kabul edilmedi. ÖSYM, sadece 2 sorunun cevabını değiştirdi.

Paylaş
Tweetle
Paylaş
Gönder
Yazdır
A A
Nisanda yapılan Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda (DUS) 120 sorudan 6’sının hatalı olduğu tespit edildi. Mağdur adaylar, hatalı soruları referanslarıyla birlikte ÖSYM’ye iletti ancak talepleri kabul edilmedi. ÖSYM sadece 2 sorunun cevabını değiştirdi. 50 diş hekimi, dava açmaya hazırlanıyor. Hekimleri 37 merkezle sınavlara hazırlayan TUSDATA tus ve dus dersaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Sami Selçuk Biricik, “Soruların yanlışlığını uzman hocalarımız tespit etti. Fakat bireysel başvurularda istenen sonuç çıkmadı. ÖSYM adaylara bir cevap yazısı bile yazmıyor.” diyerek tepki gösterdi. Biricik, Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda da (TUS) ciddi hatalar olduğunu söyledi. ÖSYM yetkilileri ise şikâyet dilekçelerini bilim kurulunun incelediğini ve iki soruyla ilgili düzeltme yapılmasının kararlaştırıldığını bildirdi.

Geçtiğimiz yılın nisan ayında yapılan Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda çıkan 120 sorudan 6’sının hatalı olduğu tespit edildi. Mağdur adaylar, hatalı soruların referanslarıyla birlikte Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’ne (ÖSYM) başvurdu. ÖSYM ise bu hatalı sorulardan sadece 2’sinin cevabını değiştirdi. Diş hekimliği sınavındaki sorulara itiraz eden ve Türkiye’de bu alanda sınav hazırlığı yapan 37 merkeze sahip olan Tıpta Uzmanlık Sınavı Hazırlık Merkezleri (TUSDATA) Yönetim Kurulu Başkanı Sami Selçuk Biricik, “Söz konusu soruların yanlışlığını uzman hocalarımız tespit etti. Fakat ÖSYM’ye yapılan bireysel başvurularda istenen sonuç çıkmadı. ÖSYM kendince bir karar veriyor ve adaylara bir cevap yazısı bile yazmıyor.” dedi.

Soruların dilekçelerde hatalı olduğunun bariz bir şekilde görüldüğünü anlatan Biricik, “Bunu normal okuyanlar bile açıklamalı yazılarla anlayabilir. Fakat ÖSYM ne yapıyor bilemiyoruz. Sadece DUS sınavında değil, nisan ayında yapılan TUS’ta da ciddi hatalar var. 12 soruya itiraz edildi. ÖSYM 6’sını iptal etti. 2’sinin cevabını değiştirdi. 4 soruya da bir şey yapmadı. Fakat hiçbir adaya cevap yazısı gelmedi.” açıklamasını yaptı. Biricik, hem DUS hem de TUS’a giren adayların dava açacağını aktardı.

Sınava girenlerden biri olan Diş Hekimi Ahmet Caner Irklı ise, “6 soruda hata tespit edildi. Bunu referanslarıyla birlikte ÖSYM’ye ilettik. ÖSYM sadece bizim bir sorumuzu ve bizim iletmediğimiz başka bir soruyu iptal etti. Daha sonra sınav sonucunu açıkladı. Yarım soru bile sıralamada çok şey değiştiriyor.” diye konuştu. Daha önce üniversitelerin bünyesinde yapılan diş hekimleri için uzmanlık sınavları, 2012’den itibaren merkezî sınav sistemine geçti. İlk sınav 2012’nin Nisan ayında yapıldı. İkinci sınav geçtiğimiz eylül ayında, son sınav ise Nisan 2013’te 1.200 diş hekiminin katılımı ile gerçekleşti. Adaylardan 200’ü asistanlık eğitimi alacak.

Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK'ten ÖSYM Başkanı'na Televizyonda "Açık Oturum" Çağrısı ...




3 Eyl 2012 tarihinde yayınlandı
Aralık 2010 Tus sorularındaki hata 19 ay sonra mahkeme kararı ile neticeye bağlandı, Doktorlar ise mağdur! Samanyolu Haber'in Uz.Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK ile yaptığı Video röportajlı haberi izlemek için tıklayın.
STV'nin Aralık 2010 TUS Skandalı ile ilgili Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK ile röportajı






BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz
Bekliyoruz ama ÖSYM de bu ilişkiler normal



Geç kalma falan yok, zararın neresinden dönersen kardır. Bundan 7-8 kadar yıl önceydi. 5-6 defa girdiğim ÜDS lerden 50-60 arası alıp duruyordum. Meşhur bir TUS dersanesinin Meşhur bir sahibi -ki iyi İngilizce bilmesi ile de tanınır- yerime ÜDS ye girebileceğini söyledi. "Sen de sarışın gözlüklüsün ben de, kimse anlamaz bile, ben böyle çok kişiye ÜDS-KPDS kazandırttım" dedi. Tabi teklifini "bütün akademik hayatımı b.k çukurunun üzerine bina edemem" diyerek reddettim. 1-2 sınav daha sürünüp kendim 71'imi aldım. Eğer yakalanırsa "sevgili JOKER abimin" aleyhine tanıklık ederim.
Allah islah etsin, bir adamın her işi mi YAMUK olur ya?

BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük (MİLLİYET, AKİT) gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı (SINAVLARI) ile ilgili asılsız iddialarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı (?) mahiyette açık mektup yazan bir grup isim (Alp KARATAŞ Uz.Dr. Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK), ÖSYM'yi ağır suçlamalarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.

Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.

ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde (?) mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir. (?)

İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı(SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir, ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır, ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez (? Kuruma mı adaya mı ?).

Söz konusu ilan, ticari malzemesi (?) giderek tükenen (?) bir TUS hazırlık dersanesinin (TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) organizasyonu (?)olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur (?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MEZKUR DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?)) dershanenin (DERSANE) bu saldırılarını(?) yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin (RIZA ABİ Mİ ? RIZA ERÖKSÜZ ABİ DERSANE İDARECİSİ DEĞİL ) , bu deshaneye (DERSANE) bir şekilde bağlı kişileri ( Alp KARATAŞ Uz.Dr.Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK ) organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde (?) malum(?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MALUM DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) )dershane (DERSANE) sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin (Uz.Dr. Ahmet ERKEK ?, Uz.Dr.Sami SELÇUKBİRİCİK ?, Prof.Dr. Dr. Sema SELÇUKBİRİİCK, Dr. İdris ŞAHİN ? Dr. İlker Ulaş SUNGUR ?, Dr. Gökhan ERSOY, Fatih SELÇUKBİRİCİK?, Ercan ÖZTÜRK? Emrah KABATAŞ? Salih AYDIN? Osman ERER?, Tolga BİÇER? Mehmet Ali Gülçelik ? Anıl ÇUBUKÇU? Şadin Balsak?, Ahmet Cevdet Çitoğlu?, Murat Erkeçoğlu?) de eski bir tarihte (Tarihlerde?) başkasının (başkalarının?) yerine (?) sınava girdiği tespit edilmiş (?), ancak başlatılan soruşturma (?) zaman aşımı (?) dolayısıyla akim (?) kalmıştır.

ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.

Adaylara ve kamuyouna (KAMUOYUNA) duyurulur.


Hiç etik değil de suç. Ösym tarafından korunuyorlar gibi gibi gibi

ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, son 10 yılda yapılan sınav sonuçlarına yönelik detaylı incelemeler yapmak üzere Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi kurduklarını bildirdi

13 Kasım 2017 20:00

ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, yaptığı açıklamada, yeni kurdukları Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi'de ÖSYM tarafından son 10 yılda yapılan tüm sınavların masaya yatırılacağını açıkladı. Birimin her bir sınavla ilgili çok sayıda farklı analizi gerçekleştireceğini belirten Özer, şunları kaydetti: "Bu bağlamda her bir sınav için tüm sınav merkezlerine yönelik derinlemesine olağan dışılık analizi yapılacak. Aynı zamanda biyometrik analiz yaparak bir adayın yerine başka birinin sınava girip girmediğini tespit edebileceğiz. Söz konusu birim, ihbarları değerlendireceği gibi her bir adaya yönelik kapsamlı analizler yaparak olağan dışı bulguları tespit edecek. Birimde, her bir adayın girmiş olduğu aynı tip sınavlarda sınav sonuçları değerlendirilecek ve olağan dışı bir bulguya rastlanması halinde adayların eşdeğer sınava çağrılması için gerekli süreç de yönetilecek."

OLAĞAN DIŞI BİR DURUMDA SUÇ DUYURUSUNDA BULANACAĞIZ

Özer, söz konusu birimin ilk olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturmalara konu sınavları analiz etmeye başladığını vurguladı. Analizlerin kasım ayı sonu itibarıyla bitirileceğini açıklayan Özer, "Sonra soruşturma olup olmadığına bakmaksızın son 10 yılın tüm sınavlarının olağan dışılık raporlarını hazırlayacağız. Olağan dışı bir durum tespit edilmesi durumunda suç duyurularında bulunacağız." dedi.

BİRİM, 34 JOKER BELİRLEDİ

ÖSYM Başkanı Mahmut Özer, süreçte elde edecekleri bulgulara bağlı olarak 10 yıllık inceleme süresini de genişletebileceklerine işaret etti. Birime bağlı komisyonların çalışmaları sonucunda şu ana kadar 34 joker aday belirlediklerini ifade eden Özer, "43 adayın sınav sonuçlarını iptal ettik ve toplam 77 kişi ile ilgili suç duyurusunda bulunduk. Ayrıca 21 adayı eşdeğer sınava çağırdık. Eşdeğer sınava katılan 6 adaydan 3'ünün sınavı geçersiz sayıldı. Sınav güvenliğine yönelik çalışmalarımız devam ediyor." bilgisini verdi.

Anadolu Ajansı

ANASAYFA > Basın Odası > Haberler > 2014 > Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar (16.09.2014)
Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar (16.09.2014)

BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı ile ilgili asılsız iddialarla Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı mahiyette açık mektup yazan bir grup isim, ÖSYM'yi ağır suçlamalarla töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.


Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.


ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir.


İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir,
ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,
Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır,
ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez.

Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS hazırlık dersanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur dershanenin bu saldırılarını yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin, bu deshaneye bir şekilde bağlı kişileri organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde malum dershane sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin de eski bir tarihte başkasının yerine sınava girdiği tespit edilmiş, ancak başlatılan soruşturma zaman aşımı dolayısıyla akim kalmıştır.


ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.


Adaylara ve kamuyouna duyurulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=215&d=1293920233

Dr. Rıza Eröksüz' e; bir dersane sahibinin yoğun baskı yaptığı ÖSYM Yetkilisi Kim???
Dr_samsa ya; maddi güç bu iletişimde rol oynadı mı?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=218&d=1293921743

**** ne demek? http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=220&d=1293921833

MEcburum kim?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141

Drasc ye; bu tanıdıklara sınavdan önce de gidildi mi? Tanıdık isimler halen ÖSYM de çalışıyor mu?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=179&d=1293276103

03.02.2015

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA,



Aşağıda belirtilen sorularımın, Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi AVCI tarafından yazılı olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.

Prof.Dr. Alim Işık
MHP Kütahya Milletvekili

Eylül-2014'de yapılmış olan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) sonrasında bazı medya organlarına da yansıyan haber ve iddialarla ilgili olarak;

1. 14.09.2014 tarihinde yapılan TUS ve DUS (Dişte Uzmanlık Sınavı)'a giren bir grup Doktor ve Diş Hekimi adına Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakana hitaben yazılan ve adeta ÖSYM Başkanlığını şikayet ederek zan altında bırakan Basın Duyurusundan Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Varsa bu konuda şimdiye kadar Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ve kimler hakkında ne gibi yaptırımlar uygulanmıştır?
2. Anılan Basın Duyurusuna cevaben, ÖSYM Başkanlığının 16.09.2014 tarihli ve "Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar" başlıklı Basın açıklamasında yer alan "Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS Hazırlık Dershanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir." ibaresiyle kastedilen dershane hangisidir? Bu dershanenin kurucuları, yöneticileri ya da sahipleri kimlerdir?
3. Anılan dershanenin ticari sermayesinin tükendiği kanaatine nasıl varılmıştır? Anılan dershanenin sahibi olduğu ya da ilişkisi bulunduğu sosyal medya siteleri ya da platformları kimlere aittir ve aralarında ne tür ilişkiler söz konusudur?
4. ÖSYM Başkanlığınca yapılan Basın Açıklamasında "başkasının yerine sınava girdiği" tespit edilen dershane sahibi kimdir?
5. Anılan dershane sahibi hakkında başlatılan soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle akim kaldığı iddiaları doğru mudur? Doğru ise söz konusu soruşturma; ne zaman, hangi gerekçelerle ve kimler tarafından başlatılmıştır? Soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle sonuçsuz kalmasında kimlerin ihmali ya da baskısı olmuştur?
6. Anılan soruşturmanın sonuçsuz kalmasına yol açan sorumlular kimlerdir? Bu sorumlular hakkında Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ya da yapılmaktadır?
7. Anılan konuya ilişkin Bakanlığınız görüşü nasıldır?

HABER KAYNAĞI

https://m.facebook.com/alimbeymv/photos/a.10150215600110439.348294.394258745438/10153121382490439/?type=1&refid=17

sayın durömuş günay bu sorulara cevabınız var mı?
BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz

ÖSYM'den Bilgi Sızması- Moderatörler

drasc
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=569&d=1297971083

drasc

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=179&d=1293276103

samsa

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=218&d=1293921743

drsvc
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=221&d=1293921853

Nasıl Yani

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=652&d=1299332856

nasıl küçük görüşmeler???????

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=653&d=1299332870
dr.objektif

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=206&d=1293908105

hakimle görüşme

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=654&d=1299332909
hacettepecerrah

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=209&d=1293916441

drrıza
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=215&d=1293920233
bezgin şirin
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=220&d=1293921833

mecburum

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=224&d=1293979413

mecburum

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141

mecburum

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=228&d=1293991295

ÖSYM yi

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141sadece + bakanlığı?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=375&d=1296165518

+ uzmanlık kurulu ??

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=373&d=1296163987

+ meclis

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=377&d=1296193767
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=301&d=1294754853
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=361&d=1296151462

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=360&d=1296151447

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=249&d=1294334122

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=342&d=1295901376


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=324&d=1294863671

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=323&d=1294863647

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=235&d=1293993753hiç
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=542&d=1297707048

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=543&d=1297708008

ösym tus formatının aynısı deneme sınavı

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=608&d=1298755304

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=609&d=1298755323

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=610&d=1298755348

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=611&d=1298755373

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=612&d=1298755396
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=613&d=1298755642

asc gibi forumda etkili.

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=227&d=1293991112

Türkiye'nin en ileri görüşlü doktoru Mecburum
Bu günü gördüğü tarih: 15 Eylül 2010 5:01 am.
Bu günkü sıkıntıların nedenini açıklıyor.
ÖSYM hata yapmamak için ne yapmalı?
Hata çok olursa ne olur?
yazın bi kenara

Avukat abilerim:
Dava açılacak yer
http://www.dr tus.com/yeni/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&p=995770
Dava açılacak kişi: Mecburum ve Dr. Rıza ERÖKSÜZ

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=224&d=1293979413

birkez daha ÖSYM başkanı pRFO. dR. Ali Demire teşekkür. (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4224)
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=324&d=1294863671

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=323&d=1294863647


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=225&d=1293989706
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=235&d=1293993753


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=226&d=1293990436
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=606&d=1298754063
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=227&d=1293991112
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=228&d=1293991295


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=230&d=1293992185
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=231&d=1293992334



ösym yi hallaç pamuğu gibi atmışlar




Sır Oda’ya sızmışlar
paylaş
CROPY
Sır Oda’ya sızmışlar
Ankara’daki soruşturmada bir itirafçı, FET֒nün ÖSYM sorularını nasıl çaldığını deşifre etti. FET֒cülerin göz okuma sistemiyle girilen ‘Sır Oda’daki bilgisayara uzaktan erişimi sağlayan korsan yazılımla sızdığı anlaşıldı. FET֒nün bu şekilde son 15 yılın tüm sınav sorularını çaldığı tespit edildi

Gündem Dinar
YÜKSEL TEMEL
Cumartesi 14.01.2017
FETÖ MİLYONLARCA GENCİN HAYALİNİ BÖYLE ÇALDI!

Terör örgütü FETÖ'nün sınav usulsüzlüğüne ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada çok önemli ayrıntılara ulaşıldı.
Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı Ender Coşkun'un yürüttüğü soruşturmada milyonlarca öğrencinin kaderinin belirlendiği sınav merkezi olan ÖSYM mercek altına alındı. Daha önce ÖSYM'nin soru hazırlama biriminde görevli 3 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüphelilerden 2'si tutuklanırken, 1'inin itirafçı olduğu öğrenildi. İsmi gizli tutulan itirafçının savcılığa, "Sır Odasındaki bilgisayarlara yüklenen sorular 'sanal sunucu' vasıtasıyla ele geçiriliyor. Erişim yetkisi bulunan kişiler bu bilgisayarlara soruları yükleyebiliyor, alabiliyor ve silebiliyor" dediği öğrenildi. Bu itiraf üzerine Savcı Coşkun ve beraberindeki bilişim uzmanı polisler ÖSYM'nin en mahrem yeri olan soru hazırlama birimi ve soruların tamamlandıktan sonra yüklendiği "Sır Odası"nda bir dizi inceleme yaptı. Göz okuma "retina sistemi"yle girilen odadaki bilgisayarlardaki ilk incelemede, uzaktan erişimi sağlayan "ara yüz" yazılım programı ve "sanal sunucu" tespit edildi. Bu birimlerde çalışan ve bilgisayarlara erişim yetkisi bulunanların yüklenen bu korsan yazılım vasıtasıyla uzaktan erişim sağladığı belirtildi. Soruların uzaktan erişimle ele geçirilerek flaş belleklere yüklenip başta Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği olmak üzere FETÖ ile bağlantılı dershane ve okullarda örgüt üyelerine servis edildiği saptandı. Son 15 yıldaki tüm sınav sorularının bu şekilde çalındığı anlaşıldı.

SON 15 YIL ARAŞTIRILACAK
Bu tezgahın ortaya çıkarılmasının ardından Başsavcılık soruşturmayı derinleştirdi. Bakanlar Kurulu'nun izniyle son 15 yıldaki soruların nasıl çalındığı mercek altına alındı. İncelenecek imaj ve LOG kayıtlarından sisteme kimlerin direkt ya da uzaktan hangi tarihlerde kaç kez girildiği tespit edilecek. Ayrıca ÖSYM'deki en mahrem birim olarak bilinen "Sır Odası"nın girişinde bulunan retina sistemindeki kayıtlı personel listesi de incelemeye alındı.
Afyonkarahisar
MİLYONLARIN HAKKI GASP EDİLDİ
ÖSYM'nin yaptığı sınavlara her yıl 10 milyon kişi giriyor. 15 yıl geriye gidildiğinde bu rakam on milyonları geçiyor. KPSS'de ise son 15 yıl içinde kamuya 1.5 milyonun üzerinde kişi yerleştirildi. Bu rakamlar terör örgütü FETÖ'nün milyonlarca gencin hayaliyle de oynadığını gözler önüne seriyor


Samsun OMÜ Tıp Fakültesinde Türkiye’yi ayağa kaldıracak iddia!
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi eski dekan yardımcısı Faruk Bağırıcı hakkında müthiş bir iddia ortaya atıldı.

Samsun Haber - 2017-01-23 10:10:33

Samsun OMÜ Tıp Fakültesinde Türkiye’yi ayağa kaldıracak iddia!
Samsun Haber - Daha önce Paralel yapı mensubu olduğunu deşifre ettiğimiz ve halen tutuklu bulunan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi eski dekan yardımcısı Faruk Bağırıcı’nın Tıp Fakültesi’nde okuyan cemaat mensubu öğrencilere sınav sorularını vererek ders çalışmadan sınıf geçmelerini sağladığı iddia ediliyor.

İddiaya göre, Faruk Bağırıcı, Ondokuz Mayıs Üniversitesi dekanı Prof. Dr. Haydar Şahinoğlu’nun yardımcılığını yaptığı 2008 yılından 2014 yılına kadar yaklaşık 1200 civarında tıp fakültesi öğrencisini sınav sorularını vererek mezun etti.

17/25 Aralık sürecinden sonra da aktif olarak Paralel Yapı için çalışan Tıp Fakültesi çalışanlarını Ufuk- Sağlık Sen’e üye yapmak için üniversitenin resmi internet sitesini ve resmi e-posta adresinden mesajlar gönderen Faruk Bağırıcı, Mart 2014’te yapılan genel seçimlerde bütün Personeli Dekanlığın gücünü kullanarak AK Parti’ye oy vermemeleri için tehdit eden bir isim olarak öne çıkmıştı.

SAĞLIĞIMIZ KİMLERE EMANET

Bilindiği gibi Faruk Bağırıcı, 2008 yılından itibaren Ondokuz Mayıs Tıp Fakültesi Dekanı A. Haydar Şahinoğlu’nun yardımcılığını yapmıştı.

Ocak 2010 yılında bir süre Turgut Özal Üniversitesi’nde görev yapan Bağırıcı, Mart 2011 yılında tekrar OMܒye döndükten sonra Tıp Fakültesi Dekanı Haydar Şahinoğlu tarafından yeniden dekan yardımcısı olarak görevlendirilmişti.

Faruk Bağırıcı’nın sınav soruları vererek dersleri geçmelerini sağladığı öğrenciler şimdi Türkiye’nin muhtelif yerlerinde doktor olarak görev yapıyor ve vatandaşların sağlıkları bunlara emanet ediliyor.

Hiçbir dersten kalmadan tıp fakültesini tam zamanında bitirerek diploma alan Cemaat mensubu öğrencilerin hiç ders çalışmamalarına rağmen derslerini ve sınıflarını geçerek mezun olmaları, derslerini sıkı takip edip sabahtan akşama hatta gece yarılarına kadar ders çalışmalarına rağmen başarılı olamayan öğrencilerin dikkatlerini çekmişti.

Aynı durumun OMܒnün başka üniversitelerin başka başka bölümlerinde de tekerrür etmiş olmasından tereddüt ediliyor

Kayıtsız Üye
11-12-2018, 20:43
bu haberde adı geçen safiye açıkgözün 675 sayılı khk ile 29 Ekim 2016 da ösym den ihraç edilmesini rezalet kelimesi bile açıklayamaz. Skandal ötesi

TÜBİTAK’tan şoke eden rapor: SBS, LYS ve TUS soruları önceden sızdı
KPSS soruşturması kapsamında ÖSYM’ye yapılan baskında el konulan bilgisayarlar üzerinde inceleme yapan TÜBİTAK, hazırladığı raporda çarpıcı sonuçlara ulaştı. Dershane sahibi olduğu ortaya çıkan ÖSYM sınav komisyonu üyesi Gönül Tütüncü’nün, yine ÖSYM’de Bilgi İşlem Müdürü olan eşi Mustafa Tütüncü’nün bilgisayarında 2010 yılı LYS ve TUS sorularının çıktığı belirtilen raporda, 2010’daki KPSS’ye yönelik soruşturma başlatılması üzerine Mustafa Tütüncü’nün 20 Eylül 2010 tarihinde “SureDelete” isimli program kullanarak bilgisayarındaki birçok dosyayı geri dönülmez biçimde sildiği tespit edildi. KPSS soruşturmasını yürüten savcı Yücel Erkman, söz konusu soruların sızdırıldığı iddiasıyla yeni bir soruşturma başlattı.

2010 yılının temmuz ayında yapılan KPSS’de 350 adayın Eğitim Bilimleri bölümünde tam puan alması kopya şüphesi doğurmuştu. Sonuçların açıklandığı ağustos 2010’da dönemin Ankara Başsavcılığı, hemen soruşturma başlatmıştı. Bu kapsamda polis, 2010 yılında ÖSYM’ye baskın düzenlemiş, Test Araştırma Birimi (TAB) ve ARGE’de görevli ÖSYM personelinin kullandığı bilgisayar hard disklerinin imajı almıştı.

Soruşturmaya yaklaşık 1 yıl önce atanan savcı Yücel Erkman, söz konusu hard diskleri TÜBİTAK bilirkişilerine teslim ederek rapor alınmasını istemişti. TÜBİTAK, bilgisayarlarına el konulan ÖSYM çalışanları Haydar Altunay, Safiye Açıkgöz ve Mustafa Tütüncü’nün bilgisayarlarında yaptığı incelemeyi tamamladı. İki TÜBİTAK uzmanı, 8 Mayıs tarihli 120 sayfalık inceleme raporunu KPSS soruşturmasını yürüten savcı Yücel Erkman’a geçen hafta gönderdi. Raporda, birçok sınava ilişkin kopya bulgusuna dikkat çekildi.

SBS sınavdan 27 gün önce sızmış

Eski ÖSYM Araştırma, Geliştirme ve Değerlendirme Müdürü Haydar Altunay’ın bilgisayarında yapılan incelemelerin anlatıldığı raporda, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen 7. Sınıf Seviye Belirleme Sınavı’nın 22 Haziran 2008 tarihinde gerçekleştiği belirtildi.

Ancak bahsi geçen “TEST A.pdf” dosyasının incelenen disk üzerinde 26 Mayıs 2008 tarihinde saat 16:45:08’te oluşturulduğu aktarılan raporda, “Bu dosyanın içerik olarak ilgili sınavın A kitapçık türünün birebir aynı içeriğine sahip olduğu ve sınav gerçekleştirilmeden 27 gün önce incelenen diskte bulunduğu belirlenmiştir” denildi. SBS sınavlarını Milli Eğitim Bakanlığı düzenliyor ve ÖSYM ile hiçbir ilgisi bulunmuyor.

LYS ve TUS soruları çıktı, bilgisayarını sildi

Raporda asıl skandal bulgular ÖSYM Bilgi İşlem Müdürü Mustafa Tütüncü’nün bilgisayarında çıktı. Mustafa Tütüncü’nün eşi Gönül Tütüncü de o dönem ÖSYM’de çalışıyordu ve sınav komisyonunda görev alıyordu. KPSS soruşturması ilk başlatıldığında Gönül Tütüncü’nün aynı zamanda dershane sahibi olduğu ortaya çıkmıştı.

Bilgisayarında 2010 LYS, 2010 TUS soruları çıkan Tütüncü’nün aynı yıl KPSS’ye yönelik kopya soruşturması başlatıldıktan sonra 20 Eylül 2010 tarihinde 08:49’dan 14:24’e kadar “SureDelete” isimli bir uygulama ile bilgisayarındaki bir çok dosyayı geri dönülmez biçimde sildiği tespit edildi. Raporda, Mustafa Tütüncü’nün bilgisayarındaki bulgular şöyle sıralandı:

*DİSK üzerinde “C:*****\Users\mustafa.tutuncu\Desktop\2010\LYS\2010 LYS SORULARI ve CEVAPLARI.docx” dosya yolunda yer alan “2010 LYS SORULARI VE CEVAPLARI.docx” dosyasının 19 Haziran 2010 tarihinde gerçekleştirilen 2010 LYS sınavından 4 gün önce 15 Haziran 2010 günü saat 16:01’de oluşturulduğu belirlenmiş olup, ilgili dosyanın 20 Eylül 2010 günü saat 13:31’de kurtarılamaz şekilde silindiği tespit edilmiştir.

*Disk üzerinde silinmiş dosyalar arasında “TUS2010.docx” isimli bir dosyanın yer aldığı belirlenmiş olup, ilgili dosyanın 4 Şubat 2010 günü saat 17:22’de disk üzerinde oluşturulduğu tespit edilmiştir. Bu dosyanın 18 Nisan 2010 tarihli 2010 TUS İlbahar Dönemi sınavından yaklaşık olarak 2,5 ay önce oluşturulduğu belirlenmiştir. Yine aynı şekilde bu dosyanın da geri döndürülemez şekilde 20 Eylül 2010 günü saat 13:31’de silindiği tespit edilmiştir.

Sınav sonuçları önceden maille gitmiş

TÜBİTAK uzmanları, Mustafa Tütüncü’nün bilgisayarında çeşitli sınavlarda birçok öğrenciye ait cevap kağıdına ilişkin kayıtlara da ulaştı. Tütüncü’nün bu kayıtları neden bilgisyarında tuttuğu, cevap kağıtları üzerinde oynama yapılıp yapılmadığına ilişkin bir bilgiye ulaşılamadı.

Tütüncü’nün mail trafiğine ilişkin yapılan incelemeye değinilen raporda, “İlgili diskteki e-posta kayıtları incelendiğinde sınavdan ve sınav sonuçlarının açıklanma tarihinden önce sınav sonuçlarına ait bilgilerin e-posta yardımıyla gönderildiği, atama işlemleri için bazı verilerin paylaşıldığı görülmüştür” denildi.

ALES soruları da var

Rapora göre, ÖSYM’de Şube Müdürü olan ve şuan yurt dışında olan Safiye Açıkgöz’ün bilgisayarında yapılan incelemede “test şablonu.doc” belgesine ulaşıldı. Belgenin sistem kayıtlarına göre incelenen bilgisayar diski üzerinde 6 Mart 2008 günü saat 16:11:54’te oluşturulduğu belirtilen raporda, yapılan inceleme bu sorunun 11 Mayıs 2008 tarihinde ÖSYM tarafından yapılan ALES bahar dönemine ait soru olduğu belirtildi.

Yani Ales sorusu, sınavdan önce Açıkgöz’ün bilgisayarında varmış. Açıkgöz’ün bilgisayarında yine 4 Temmuz 2010 tarihli “Meslek Yüksekokulları ile Açık Öğretim Ön Lisans Programları Mezunlarının Lisans Öğretimine Dikey Geçiş Sınavı” ile “Türk Silahlı Kuvvetleri Askeri Lise İle Bando Astsubay Hazırlama Okulunda Öğrenim Görecek Öğrenceleri Seçme Sınavı”na ait sözel soruları da çıktı.

Raporda, buna ilişkin “Dosyanın kullanıcıya ait bilgisayar sistemi üzerinde bulunmasının uygun olup olmadığına ve neden şifrelendiğine dair bir bilgi bulunmamaktadır” notu düşüldü
Eeee sonuç ne .. örtbas

Kayıtsız Üye
11-15-2018, 17:47
cezayla ilgili haber internette yok ama iki ihraç khk sinde bu isimler var

KURUMU: ÖLÇME, SEÇME VE YERLEŞTİRME MERKEZİ
Sıra No Kurum
No Adı Soyadı Unvanı
1 B-009 Melek ERDOĞAN Uzman
2 B-010 Haşan Ali DEMİR Uzman
3 B-061 Derya ÇETİN YUSUMUT ÖSYM Uzman Yardımcısı
4 B-067 Salih Sabri KÖSE ÖSYM Uzman Yardımcısı
5 B-157 Ayşe GÜÇLÜ AVCIOĞLU Uzman
6 B-158 Gülsüm BOZTEPE Mühendis
7 B-226 Koray ÇİFTÇİ ÖSYM Uzman Yardımcısı
8 B-231 Muhammet Emin AKÇELİK ÖSYM Uzman Yardımcısı
9 B-249 İsmail ERDOĞAN ÖSYM Uzman Yardımcısı
10 B-252 Serpil KOYUNCU ERDEM ÖSYM Uzman Yardımcısı


675 khk
KURUMU:ÖLÇME,SEÇME VE YERLEŞTİRME MERKEZ!
SIRJ\ NO KURUM SİCİL NUMARASI ADI SOYADI U NVANI
1 B-014 Ayşenur UZU N ER ÖSYM Uzman Yardımcısı
2 B-275 Kurtuluş ATÇEKEN ÖSYM Uzman Yardımcısı
3 B-098 Safiye AÇIKGÖZ Şube Müdürü

Üç yıl önce ösym basın açıklamalarındaki farklılığı görüp ÖSYM Başkanı Ali Demir’in Çifte Standartları (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=6958) başlığını açmıştım ve çifte standartının değişmemesi ve açık uçlu sorular ile bizleri strese sokması üzerine bu başlığı açıyorum.. açık uçlu sorular sizi de strese sokuyormu sokmuyormu GÖRELİM!!!!


UYARI
SINAV SÜRESİ 30 DAKİKADIR. LÜTFEN YANINIZDA KALEM, ŞEKER VE SELPAK MENDİL DIŞINDA MATERYAL BULUNDURMAYINIZ. TUVALETE GİTMEK YASAKTIR


Sınava girecek adaylar:
dönemin ÖSYM Başkanı Sayın Prof.Dr. Ali Demir
dönemin ÖSYM Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Pekşen
dönemin ÖSYM Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ercan Öztemel
dönemin ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ensar Gül
dönemin ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili Prof. Dr. Ömer Demir
dönemin ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi Hüseyin Çalık
dönemin ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan
dönemin ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Petek Aşkar
dönemin ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi Prof. Dr.Cengiz Erol
dönemin ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu
dönemin ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi Prof.Dr.Reşat Kasap
" emanetiniz emanetimizdir" ali demir
konumunuzla ilgili aşağıda gördüğünüz açık uçlu soruları 30 dakika içinde klasik metodla cevaplayıp cevap kağıdını buraya bırakınız.

Eylül-2014’de yapılmış olan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) sonrasında bazı medya organlarına da yansıyan haber ve iddialarla ilgili olarak;

SORU 1. 14.09.2014 tarihinde yapılan TUS ve DUS (Dişte Uzmanlık Sınavı)’a giren bir grup Doktor ve Diş Hekimi adına Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakana hitaben yazılan ve adeta ÖSYM Başkanlığını şikâyet ederek zan altında bırakan Basın Duyurusundan Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Varsa bu konuda şimdiye kadar Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ve kimler hakkında ne gibi yaptırımlar uygulanmıştır?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 2. Anılan Basın Duyurusuna cevaben, ÖSYM Başkanlığının 16.09.2014 tarihli ve “Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar” başlıklı Basın açıklamasında yer alan “Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS Hazırlık Dershanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir.” ibaresiyle kastedilen dershane hangisidir? Bu dershanenin kurucuları, yöneticileri ya da sahipleri kimlerdir?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 3. Anılan dershanenin ticari sermayesinin tükendiği kanaatine nasıl varılmıştır? Anılan dershanenin sahibi olduğu ya da ilişkisi bulunduğu sosyal medya siteleri ya da platformları kimlere aittir ve aralarında ne tür ilişkiler söz konusudur?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 4. ÖSYM Başkanlığınca yapılan Basın Açıklamasında “başkasının yerine sınava girdiği” tespit edilen dershane sahibi kimdir?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 5. Anılan dershane sahibi hakkında başlatılan soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle akim kaldığı iddiaları doğru mudur? Doğru ise söz konusu soruşturma; ne zaman, hangi gerekçelerle ve kimler tarafından başlatılmıştır? Soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle sonuçsuz kalmasında kimlerin ihmali ya da baskısı olmuştur?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 6. Anılan soruşturmanın sonuçsuz kalmasına yol açan sorumlular kimlerdir? Bu sorumlular hakkında Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ya da yapılmaktadır?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 7. Anılan konuya ilişkin Bakanlığınız görüşü nasıldır?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:


SORU 8. Anılan dersane yöneticilerini makamınızda, ÖSYM'de, randevulu randevusuz kabul ettiniz mi? Anılan dersane yöneticilerinin evine ve şirketine gittiniz mi, başka bir mekanda birlikte oldunuz mu? Olduysanız neden?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:


SORU 9. Anılan dersane yöneticileri ve forumları ÖSYM ve YÖK nezninde Yürütme kurulu üyeleri ve başkanvekilleri dahil bir çok kişi ile görüşüp baskı yaptığını ifade etmektedir. Size böyle bir baskı yapıldı mı?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 10. Anılan dersane yöneticileri ve forumları ÖSYM ve YÖK'ün anılan dersaneyi muhatap aldığını bunun nedeninin maddi güçleri olduğunu ifade etmektedir. Siz hiç anılan dersaneyi muhatap aldınız mı?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 11. Anılan dersane ile maddi-manevi bir ilişkiniz oldu mu?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:


Soru 12: Savcı Yücel ERKMAN mesela sorsa KPSS'deki kopya soruşturması kapsamında ÖSYM çalışanlarının bilgisayarını inceleyen bilirkişi, 2010'da yapılan ve yaklaşık 6 milyon adayın katıldığı 38 ayrı sınavda daha soruların önceden sızdırıldığını belirledi. Bu konudaki bilginiz nedir?

ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:


Soru 13: Savcı Yücel ERKMAN mesela sorsa ASUMAN ARANCA/ANKARA
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2010 yılı KPSS sınavında soruların sızdırılmasına ilişkin yürüttüğü soruşturmada ifade veren eski ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan’a, savcılık sorgusunda “Fethullah Gülen organize suç örgütü yöneticisi konumundaki Mehmet Hanefi Sözen ile (Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği Genel Sekreteri) sınav öncesi makam odanızdaki telefondan 7 kez görüştüğünüz tespit edilmiştir. Sınav sorularını bu şahsa siz mi verdiniz?” diye soruldu. Yarımağan ise, savcının Gülen cemaatini organize suç örgütü olarak tanımladığı bu sorusuna, “Mehmet Hanefi Sözen isimli birini tanımıyorum. Sabit numara özel durumlarda kullanılan özel bir numara olabilir. Benim odamda da özel durumlarda kullanılan özel bir numara olabilir. Şu anda ben Mehmet Hanefi Sözen isimli kişiyi hatırlamıyorum. Ama geçmiş zamanda ilgisiz bir konuda beni aramış olabilir. Ben de dönüş yapmış olabilirim. Bu sınavla bu sorularla ilgili olarak bir görüşme asla yapmadım” yanıtını verdi.


Cemaat “organize suç örgütü”
2010 yılı KPSS sınavında soruların sızdırıldığı ilişkin soruşturma kapsamında önceki gün ifade veren dönemin ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan, soruşturma Savcısı Yücel Erkman’a verdiği ifadenin ardından tutuklanması istemiyle sevk edildiği mahkemece serbest bırakılmıştı. “Örgüte üye olmamak ile birlikte bilerek ve isteyerek yardım etmek, resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanmak” ile suçlanan Yarımağan’a savcılık sorgusunda çok çarpıcı sorular sorulduğu anlaşıldı. Savcı Erkman tarafından kendisine yöneltilen bir çok soruya yanıt veren Yarımağan’a sorulan sorulardan birinde ise, Fethullah Gülen cemaati “organize suç örgütü” olarak tanımlandı.


Soruları siz mi verdiniz?
Savcı Erkman’ın Yarımağan’a yönelttiği sorulardan biri şöyle:
“Yurt dışına çıkış yapıp bir daha girişi bulunmayan, tahkikat çerçevesinde elde edilen deliller yönünden Fethullah Gülen organize suç örgütü yöneticisi konumunda bulunan Mehmet Hanefi Sözen isimli şahsın kullanmakta olduğu hat ile sizin makamınızca kullanılan Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığına ait olan sabit numara, karşılıklı olarak 31.05.2010-01.06.2010 tarihleri arasında toplamda 7 kez telefon irtibatına geçtiğiniz tespit edilmiştir. (59 saniye-36 saniye-22 saniye-36 saniye-25 saniye-97 saniye-49 saniye sıralı biçimde görüşmeleri ilk üç görüşme 31.05.2010 tarihinde 11:55 saat – 12:11 saat arası görüşme, sonraki dört görüşme 01.06.2010 tarihinde 12:25 saat – 19:08 saat arası görüşmeleri) Bu şahısla yedi kez (3 kez örgüt liderinin sizin kullandığınız sabit numarayı aradığı ve dört kez de sizin bu sabit numara ile örgüt liderini aradığınız) yukarıda belirtilen tarihlerde neden görüştünüz? 2010 KPSS sorularını Fethullah Gülen organize suç örgütü yöneticisi konumunda bulunan Mehmet Hanefi Sözen isimli şahsa siz mi verdiniz? Açıklayınız?”



Sorularla ilgili asla görüşmedim
Savcının bu sorusuna Yarımağan, şu yanıtı verdi: “Mehmet Hanefi Sözen isimli birini tanımıyorum. Sabit numara özel durumlarda kullanılan özel bir numara olabilir. Benim odamda da özel durumlarda kullanılan özel bir numara olabilir. Benim genelde kullandığım sekreterime bağlı telefonun numarası değişiktir. Şu anda ben Mehmet Hanefi Sözen isimli kişiyi hatırlamıyorum. Ama geçmiş zamanda ilgisiz bir konuda beni aramış olabilir. Ben de dönüş yapmış olabilirim. Ama dediğim gibi ilgisiz bir konuda olabilir. Bu sınavla bu sorularla ilgili olarak bir görüşme asla yapmadım. Benim Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği Genel Sekreteri Mehmet Hanefi Sözen’le telefon görüşmem ilgisiz bir konuda olabilir. Ben ÖSYM Başkanı olduğum için, ilgisiz bir konuda bana bir şey sormuş, danışmış olabilir”


Cemaat evlerine gittiniz mi?
Erkman daha sonra Yarımağan’a cemaati tanıyıp tanımadığını, şu sözlerle sordu:
“2010 KPSS’nin sızdırılması konusu ile ilgili olarak yapılan tahkikatta müşteki ifadeleri, bilgi sahibi ifadeleri ve şüpheli ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde özellikle Maltepe dershaneleri ve 2010 KPSS’nin sızdırıldığı değerlendirilen Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği’nin Fethullah Gülen cemaatine yakın olduğu ve bu cemaatin menfaati doğrultusunda faaliyet gösterdiği değerlendirilmektedir. Ayrıca 2010 KPSS ile ilgili olarak sınava giren 100 ve üzeri net yapan 3227 şüphelinin birliktelik yönünden incelendiğinde, özellikle MASAK raporlarına göre büyük bir şüpheli şahsın birlikte hareket ettikleri ve Fethulllah Gülen cemaatine yakın oldukları tespit edilmiştir. Bu yapının önemli yöneticisi pozisyonunda bulunan Mehmet Hanefi Sözen isimli şahısla bu sınav öncesi görüşmelerinize bağlı olarak, Fethullah Gülen isimli organize suç örgütü lideri olan şahsı tanıyor musunuz? Bağlantılarınızı açıklayınız? Bu şahsa ait olduğu kamuoyu tarafından bilinen kurum, yurt, dershane ve bunun gibi özel bir firma ile daha önceden bağlantıya geçtiniz mi? Bu şahsa ait olduğunu bildiğiniz bunun gibi kurumların isimleri nelerdir? Ayrıca kamuoyu tarafından cemaat evleri olarak bilinen ve bu şahsın da oluşumuna mesaj verdiği propaganda görüntülerinin ve konuşmalarının yayınlandığı sohbetlerinde açıkça söz ettiği cemaat evlerine gittiniz mi? Açıklayınız?”


Cemaat okullarını bilmiyorum
Yarımağan, bu soruya da şu yanıtı verdi:
“Fetulllah Gülen cemaatini herkesin duyduğu, bildiği kadar ben de biliyorum. Mehmet Hanefi Sözen isimli şahsı tanımıyorum. Bu cemaatle bağlantısını bilemem. Bu cemaatin okulları, yurtları, işyerleri vs. ile herhangi bir ilişkim olmamıştır. Benim Gülen cemaatine ait okullar konusunda bir bilgim yoktur. Hangi okulun hangi dershanenin cemaate ait olduğunu ben bilmem. Herhangi bir cemaat evine gitmedim. Gülen’in televizyonlara çıkıp tavsiyelerde bulunduğunu biliyorum ama devletin kılcal damarlarına sızılması, devletin kendi elemanları tarafından ele geçirilmesi gibi tavsiye ve telkinleri bilmiyordum” dedi.


Soruların bulunduğu CD 3 gün nerede tutuldu?
Savcı Erkman, Yarımağan’a ayrıca, sınav sorularının 25 Haziran tarihinde CD’ye yüklenmesine karşın matbaaya neden 3 gün sonra 28 Haziran tarihinde götürüldüğünü, bu 3 gün boyunca CD’nin nerede olduğunu sordu. Yarımağan da bu soruya, “3 Gün sonra götürülmesinden şüphelenilmesi normal. Kişi kötü niyetli ise yapacak bir şey yok. Eminim ki o 3 gün boyunca kasada muhafaza edilmiştir” yanıtını verdi. Yarımağan’ın, savcılıkla yaptığı yazışmalarda, içeriği itibariyle yanıltıcı bilgiler verildiği gerekçesiyle resmi belgede sahtecilik ile suçlandığı öğrenildi.

http://www.sozcu.com.tr/2015/gundem/...tanimi-793601/

ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

Başarılar dileriz

tüm dersane sahipleri ve ortaklarının Uz.Dr.Sami Selçukbiricik?, Uz.Dr.Ahmet Çitoğlu?, Mustafa Çitoğlu?, Eftal Orhan? Murat Erkeçoğlu? ÖSYM başta adı geçenler olmak üzere personeli hts kayıtları ve telefon trafiği çıkarılmalı

http://i.hizliresim.com/1N0EDp.png
http://i.hizliresim.com/kER6nW.png
http://i.hizliresim.com/vZ7Pnv.jpg
http://i.hizliresim.com/qEnv85.png


BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz

http://i.hizliresim.com/ZdvP7G.jpg
TUS'a asker damgası!
İLKER AKAGÜNGÖR/HABER MERKEZİ | 25 Nisan 2014 Cuma - 17:06
Tıpta Uzmanlık Sınavı'na GATA mezunu doktorlar damga vurdu. Açıklanan sonuçlara göre ilk 10'da 2013 yılında GATA'dan mezun olan 7 tabip teğmen yer aldı.

Yorum Yaz0
TUS'a asker damgası! Yeni mezun ve pratisyen doktorların ihtisas alanını seçtiği Tıpta Uzmanlık Sınavı'na (TUS) askerler damga vurdu. Yılda iki kez yapılan ve ÖSYM tarafından önceki gün açıklanan TUS İlkbahar Dönemi sınav sonuçlarına göre Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) mezunu 7 tabip teğmen ilk 10'a girerek büyük başarı elde etti. Açıklanan sonuçlara göre TUS Birincisi 2013 Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu Dr. Hüseyin Kurtdemir oldu. Dr. Hüseyin Kurtdemir 8 bin 143 adayın girmiş olduğu sınavda hem Temel Bilimler hem de Klinik Bilimler'de birinciliğe imza attı.

Tabip teğmenler zirvede

GATA'dan derece ile mezun olan tabip teğmenlerin başarısı ise tıp dünyasında oldukça dikkat çekti. GATA 2013 dönem birincisi Tabip Teğmen Ömer Faruk Keskin TUS üçüncüsü, GATA 2013 dönem ikincisi Tabip Teğmen Yalçın Gurlaş TUS dördüncüsü, GATA 2013 dönem üçüncüsü Deniz Tabip Teğmen Mustafa Akaryıldız ile Tabip Teğmen Mustafa Koyun TUS altıncılığını paylaştı. GATA mezunu teğmen rütbesindeki doktorlar bunun dışında ilk 10'da 7,9, ve 10'uncu sıraları da elde etti. GATA 2013 dönem birincisi Tabip Teğmen Ömer Faruk Keskin'in GATA Kardiyoloji bölümünü tercih edeceği öğrenildi.

"Çok başarılı ve zeki öğrenci grubu"

TUS'a hazırlık konusunda 20 yıldır çalışan TUSDATA TUS Hazırlık Merkezi Ar-Ge Müdürü Yusuf Temrel, "8 yıl önce GATA benzer bir başarı yakalamıştı. GATA'nın tıp eğitimi oldukça iyi. Ama bu doktorlar üniversite sınavına girdikleri yılda da zaten yüksek puanlarla GATA'ya giren çok başarılı öğrencilerdi. GATA bu dönem çok başarılı ve zeki bir öğrenci grubuyla eski başarısını yakaladı. Şimdi branşlarını seçecekler. GATA kontenjanı biraz daha az ama doktorlar arasında göz, kardiyoloji, kulak-burun-boğaz branşları daha çok tercih ediliyor" dedi.
http://www.gazetevatan.com/tus-a-asker-damgasi--631159-gundem/


çok zeki ::))

Başkasının Yerine TUS’a Giren DERSANE SAHİBİ ve ÖSYM’YE SALDIRAN TUS ŞEBEKESİ
GündemÖne ÇıkanlarTarafından Hipokrat Yeminli Dr - Şub 4, 2015 0 24

1
6
MHP Milletvekili Prof.Dr. Alim IŞIK, ÖSYM açıklamasında geçen TUS dersanesini ve başkasının yerine sınava girdiği iddia edilen dersane sahibini sordu.

Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) sonrasında bazı medya organlarına da yansıyan haber ve iddialarla ilgili olarak verilen önerge

03.02.2015

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA,

Aşağıda belirtilen sorularımın, Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi AVCI tarafından yazılı olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.

Prof.Dr. Alim Işık
MHP Kütahya Milletvekili

Eylül-2014’de yapılmış olan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) sonrasında bazı medya organlarına da yansıyan haber ve iddialarla ilgili olarak;

1. 14.09.2014 tarihinde yapılan TUS ve DUS (Dişte Uzmanlık Sınavı)’a giren bir grup Doktor ve Diş Hekimi adına Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakana hitaben yazılan ve adeta ÖSYM Başkanlığını şikayet ederek zan altında bırakan Basın Duyurusundan Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Varsa bu konuda şimdiye kadar Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ve kimler hakkında ne gibi yaptırımlar uygulanmıştır?
2. Anılan Basın Duyurusuna cevaben, ÖSYM Başkanlığının 16.09.2014 tarihli ve “Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar” başlıklı Basın açıklamasında yer alan “Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS Hazırlık Dershanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir.” ibaresiyle kastedilen dershane hangisidir? Bu dershanenin kurucuları, yöneticileri ya da sahipleri kimlerdir?
3. Anılan dershanenin ticari sermayesinin tükendiği kanaatine nasıl varılmıştır? Anılan dershanenin sahibi olduğu ya da ilişkisi bulunduğu sosyal medya siteleri ya da platformları kimlere aittir ve aralarında ne tür ilişkiler söz konusudur?
4. ÖSYM Başkanlığınca yapılan Basın Açıklamasında “başkasının yerine sınava girdiği” tespit edilen dershane sahibi kimdir?
5. Anılan dershane sahibi hakkında başlatılan soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle akim kaldığı iddiaları doğru mudur? Doğru ise söz konusu soruşturma; ne zaman, hangi gerekçelerle ve kimler tarafından başlatılmıştır? Soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle sonuçsuz kalmasında kimlerin ihmali ya da baskısı olmuştur?
6. Anılan soruşturmanın sonuçsuz kalmasına yol açan sorumlular kimlerdir? Bu sorumlular hakkında Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ya da yapılmaktadır?
7. Anılan konuya ilişkin Bakanlığınız görüşü nasıldır?

http://www.memurlar.net/haber/499968/

——-

ÖSYM’YE ORGANİZE ŞEKİLDE SALDIRAN BU DERSANE VE DERSANE SAHİBİ KİMDİR? BU DERSANENİN İLİŞKİLİ OLDUĞU İNTERNET SİTELERİ VE SOSYAL MEDYA ADRESLERİNİ KİMLER YÖNETMEKTEDİR? BU ORGANİZE TUS ŞEBEKESİNİN BAŞINDA HANGİ İSİMLER YER ALMAKTADIR? ÖSYM’YE VE ALİ DEMİR’E NİÇİN SALDIRMAKTADIRLAR? ÖSYM’NİN SÜREKLİ BASIN AÇIKLAMASI İLE DOLAYLI OLARAK ELE ALDIĞI İSİM VERMEDEN ATIFTA BULUNDUĞU BU DERSANE HANGİSİDİR? VE BU DERSANE YÖNETİCİSİ KİMDİR?

TÜM BU SORULARIN CEVABI ORTAYA ÇIKARILIP KOMUOYU İLE ŞEFFAF BİR ŞEKİLDE PAYLAŞILMALIDIR!
http://www.medunya.com/one-cikanlar/baskasinin-yerine-tusa-giren-dersane-sahibi-ve-osymye-saldiran-tus-sebekesi

Paralel yapının KPSS dershanelerine operasyon yapılacak
FETÖ'ye finansman sağlayan paralel yapının dersanelerine operasyon yapılacak
03 Ağustos 2016 09:21
Paralel yapının KPSS dershanelerine operasyon yapılacak


FETÖ terör örgütünün eğitim alanındaki bir çok kurumu kapatıldı. Bunlar arasında ilkokul, ortaokul, lise, yurt ve üniversiteler bulunuyor.



Memurlar.net olarak aldığımız bilgiye göre, sırada, FETÖ'ye finans desteği sağlayan kurumların başında KPSS dershaneleri bulunuyor.

Üniversite sınavlarına hazırlık dershanelerinden sonra en etkin kurumlar olarak adlandırılan bazı KPSS dershanelerinin, FETÖ'ye finansman desteğinde bulunduğu tespiti yapılmış durumda.

17-25 Aralık darbe soruşturması sonrasında, bazı KPSS dershane sahiplerinin sık sık cep telefonu numarası değişikliği yoluna giderek takipten kurtulma yollarına başvurduğu da ulaşılan bulgular arasında...



BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı ile ilgili asılsız iddialarla Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı mahiyette açık mektup yazan bir grup isim, ÖSYM'yi ağır suçlamalarla töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.


Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.


ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir.


İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir,
ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,
Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır,
ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez.

Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS hazırlık dersanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur dershanenin bu saldırılarını yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin, bu deshaneye bir şekilde bağlı kişileri organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde malum dershane sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin de eski bir tarihte başkasının yerine sınava girdiği tespit edilmiş, ancak başlatılan soruşturma zaman aşımı dolayısıyla akim kalmıştır.


ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.


Adaylara ve kamuyouna duyurulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI





Avukat Burhan ÖZKAYA'dan gelen
İHTARNAMEDİR


İhtar Eden : Sami SELÇUKBİRİCİK
Vekili : Av. Burhan ÖZKAYA, adres başlıkta
Adres: Necatibey Caddesi No: 33/12 Kızılay ANKARA

Muhatap : -http://www.stetuskop.com/- internet sitesi yetkilisi

Açıklamalar :

Sayın Muhatap,
-http://www.stetuskop.com/- adlı internet sitesinde Bilgileri ÖSYM Görevlileri Verdi Başlığı ve http://www.stetuskop.com/bilgileri_oesym_goerevlileri_verdi-t4273/index.html?t=4273 (http://www.stetuskop.com/bilgileri_oesym_goerevlileri_verdi-t4273/index.html?t=4273) linki ile müvekkilim Uz.Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK bakımından kişilik haklarını ihlal eden bir takım ifadelere yer verilmiştir. Şöyle ki aşağıda yer verdiğimiz yorumlarda;


“Mahkeme: Bilgileri ÖSYM görevlileri verdi
drasc: Bilgileri Sami Hoca 10 yıldır gidip geldiği ÖSYM deki tanıdıklarından aldı” şeklindeki organize yorumlarla, daha önce ÖSYM bünyesinde yaşanan kopya iddialarıyla müvekkilimi ilişkilendirmek istemektedirler. Söz konusu yorumların ortak hedefi sanki müvekkile ÖSYM yetkilileri tarafından soruların verildiği, böylece kopyacılık yapıldığıdır. Ancak yorumlarda ifade edilenin aksine, müvekkille ilgili ne bir mahkeme kararı ne de tek bir emare vardır
Müvekkil uzun yıllardır Tıpta Uzmanlık Sınavı’na Hazırlık sektöründe hizmet vermekte olup bugüne kadar hiçbir hukuksuz ve haksız eylemde bulunmamıştır.
Yıllar içerisinde kendisinin ve yönetim kurulu başkanı olduğu TUSDATA’nın sektörde yoğun gayret ve çalışmaları neticesinde sürekli olarak ileriye doğru mesafe kat etmelerini hazmedemeyen bir takım kişi ve kurumlar müvekkilin başarılarını gölgelemek için yukarıda yer verdiğimiz haksız isnatlarda bulunmaktadırlar. Bunlar ise kabulü mümkün olmayan iftiralardır.
Söz konusu ifadeler Türk Ceza Kanunu bakımından suç olup aynı zamanda müvekkillerin kişilik haklarına da zarar vermektedir.
5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 9. maddesi gereğince söz konusu içeriğin yayından kaldırılmasını, aksi halde diğer yasal yollara başvuracağımızı, ayrıca söz konusu hakaret içeren ifadeler nedeniyle de tüm ilgililer hakkında Cumhuriyet Savcılıklarında şikayet hakkımızı kullanacağımızı ihtaren bildirir, çalışmalarınızda başarılar dilerim.
İhtar Eden Vekili Av. Burhan ÖZKAYA

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=328&d=1295596045

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=329&d=1295596056

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=330&d=1295596068

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=331&d=1295596078
YARIN DAHA ZOR...

07 Ocak 2011



ÖSYM; bunca iletişim çabasına, gazete ilanlarına, TV haberlerine rağmen süreci devam ettiriyor. Süreç hepimizin gözleri önünde cereyan ediyor.
Hekimler; kendileri için çok önemli böylesi bir sınavda sebepsiz yere ve birilerinin galeyanına gelecek kadar basit ve zeka seviyesi düşük insanlar mıdır?
Bir dertleri vardı ve seslerini duyurmak istediler. “Derdini insanca anlatmak isteyen” bukişilerle görüşülüp sorunları dinlense ve kamuoyunun vicdanı rahatlatılsaydı daha şık olmaz mıydı?
Doktorların; haklarını aramak için çaba sarf etmelerini “kurum karşıtı faaliyet” olarak tanımlamak, devlet ciddiyetine yakışır mı?
“Sorun yok” deyip kestirmek, gerçekten sorun olmadığı anlamına mı gelir? Ateş olmayan yerden bu kadar çok duman çıkar mı? Her devlet kurumu halkına adalet ile hizmet için vardır. Despotizm, çağını çoktan kapamış olan ilkel bir yönetim şeklidir.

http://www.tusdata.com/editorler/resim/drsami_ic.jpg Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve
Yönetim Kurulu Başkanı
Artık olay yargıdadır. Yargıya intikal etmiş olan ve iptali istenen bazı sorular vardır. Yargı; soruların iptali yönünde karar verirse, ÖSYM ne diyecektir? Ve o zaman, tüm bu süreçleri nasıl telafi edecektir?
Ayrıcaaa…
Bu dünyanın öbür tarafı da var. Bizim; o gün, bu konu ile ilgili alnımız açık olacak. Allah biliyor ki, doğru olduğuna inandığımız şeyleri korkmadan yazdık ve söyledik. Haksız hiçbir fiile göz yummadığımız gibi haksızlığın hiçbir çeşidine de razı olmadık. Hiçbir gizli hesabımız da olmadı, olmayacak.
Bugün güç ve yetkiyi ellerinde tutanlar, gücün kendilerinde olmadığı o gün nasıl hesap vereceklerini de düşünmek zorundadırlar. O gün, bugünden daha zor olacak.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK


ateş
samsa

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=218&d=1293921743

etiğin dip noktasında olduğunu farketmiyor musun?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=179&d=1293276103

Kritik kulis boyutu

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=240&d=1294226048

Nokta atış
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=242&d=1294236452



http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=197&d=1293885887


drasc merkezde olan herşeyi biliyor

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=204&d=1293906727






http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=501&d=1296665559

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=502&d=1296665577

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=338&d=1295677930



http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=504&d=1296665689

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=344&d=1295975813


drsvc
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=221&d=1293921853
dr.objektif

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=206&d=1293908105

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=229&d=1293991498
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=230&d=1293992185
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=237&d=1294092601
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=251&d=1294384845


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=323&d=1294863647

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=324&d=1294863671

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=209&d=1293916441

drrıza
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=215&d=1293920233
bezgin şirin
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=220&d=1293921833

mecburum

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=224&d=1293979413

mecburum

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=283&d=1294557305
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=334&d=1295675976
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=338&d=1295677930

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=336&d=1295677904

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=340&d=1295677964

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=339&d=1295677946

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=260&d=1294417597
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=226&d=1293990436


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=254&d=1294417183

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=255&d=1294417195

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=256&d=1294417211

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=228&d=1293991295

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=240&d=1294226048
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=249&d=1294334122




http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=235&d=1293993753
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=304&d=1294767624
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=318&d=1294852109
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141sadece + bakanlığı?



+ uzmanlık kurulu ??

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=373&d=1296163987

+ meclis

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=377&d=1296193767



Samanyolu da tanıdıkları var

https://www.youtube.com/watch?v=d0YR-CnYvk8

genl müdürü ve
Tusdata AŞ. Kurucusu ve Tusdata videolarında tıp öğrencilerinin nasıl fişlemesi gerektiğini şube sorumlularına öğreten Feyzedin Alpkıray *****paralel yapı üyesi olma nedeniyle KHK ile kamudan ihraç edildi.

S0KlBpgYAHo
tusdata fişleme eğitimi videosu


http://i.hizliresim.com/mEQ2O2.png

tusdata kurucusu ve genel müdürü *****Feyzeddin Alpkıray khk ile ihraç edilmiştir

http://www.ensonhaber.com/dosyalar/ihrac.pdf

BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz


Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK ile Eylül 2016 Dava Sürecindeki Son Durum, Fetö, Paralel Yapı ve Güncel Konular röportajı

https://www.youtube.com/watch?v=emsMr2k7u3Y


Tusdata AŞ. Kurucusu ve Tusdata videolarında tıp öğrencilerinin nasıl fişlemesi gerektiğini şube sorumlularına öğreten Feyzedin Alpkıray *****paralel yapı üyesi olma nedeniyle KHK ile kamudan ihraç edildi.

S0KlBpgYAHo
tusdata fişleme eğitimi videosu


http://i.hizliresim.com/mEQ2O2.png

tusdata kurucusu *****Feyzeddin Alpkıray khk ile ihraç edilmiştir

http://www.ensonhaber.com/dosyalar/ihrac.pdf

Atalay Demirci Harika Stand –Up show


Özel Asfa Ferda Koleji Tiyatro Kulübü’nün düzenlemiş olduğu ‘Atalay Demirci Stand –up Gösterisi’ 18 ekim Perşembe akşamı saat 20.00’da Etimesgut İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Karaman’ın, Etimesgut İlçe Milli Eğitim Şube Müdürleri’nin, kıymetli konukların,değerli velilerin,okulumuz idarecilerinin ve personelinin katılımıyla okulumuz konferans salonunda gerçekleşti. Katılan tüm konukların gülümseyerek ayrıldıkları başarılı gösterinin sonunda Asfa Ferda Koleji Genel Müdürü Mehmet Aldanmaz Atalay Demirci’ye teşekkürlerini ve memnuniyetlerini dile getirerek kendisine çiçek ve hediye takdiminde bulundu. Ardından protokol üyelerinin idarecilerimizin, tiyatro kulübü öğretmen ve öğrencilerin de katıldığı fotoğraf çekimiyle program sona erdi.

Keyifli geçen bu güzel organizasyondan dolayı Asfa Ferda Koleji Genel Müdürü Mehmet Aldanmaz başta olmak üzere tüm idarecilerimize, Tiyatro kulübü başkanı R.Gülay Ünal’a ve kulüp öğrencilerine,emeklerinden dolayı Mehmet Bayazit ve tüm teknik ekibe çok teşekkür ediyoruz. Ayrıca katılımlarıyla bizleri onurlandıran tüm misafirlerimize de ayrıca teşekkürlerimizi sunuyoruz.

http://www.asfaferda.k12.tr/5214/atalay-demirci-harika-stand-up-show

Atalay DEMİRCİ ile Akşam Yemeği

http://www.asfaferda.k12.tr/6943/atalay-demirci-ile-aksam-yemegi

Yetenek Sizsiniz Türkiye 1.si Atalay DEMİR İle Akşam Yemeği

Atalay DEMİRCİ öğrencilerimizle yemekte buluştu. 1. Dönem okulumuzda velilerimize ve öğrencilerimize stant up gösterisi yapan Atalay DEMİRCİ bu kez okulumuzda öğrencilerimiz arasında düzenlediğimiz “Sahne Sende ” yarışmasında dereceye girenlere ödül olarak verilen Atalay DEMİRCİ ile yemekte birlikte olma sözü yerine getirilmiş oldu. Bizleri kırmayarak okulumuza gelen Atalay DEMİRCİ öğrencilerle sohbet etti ve bol bol hatıra fotoğraf çektirdi. Programda dereceye giren öğrenciler de hünerlerini sergilediler.

http://www.asfaferda.k12.tr/6603/atalay-ile-aksam-yemegi


Sahne Yıldızlarımız Belli Oldu

Öğrencilerimizin kabiliyetlerini ve ilgilerini ortaya çıkarmak amacıyla düzenlediğimiz “Sahne Sende” yarışmasının sonuçları belli oldu.

3 Mayıs Cuma günü okulumuz konferans salonunda düzenlenen yarışmada açılış konuşması yapan Okul Müdürümüz Şükrü Kanıbol, amaçlarının öğrencilerin hem eğlenmesini sağlamak hem de ilgi ve yeteneklerini ortaya çıkarmak olduğunu belirtti.

Birbirinden güzel gösterilerin sunulduğu, katılımcıların kıyasıya mücadele ettiği programda ilkokul 1A sınıfından Abdullah Kutlu Sayın birinci, 2A-B sınıfları İzci Kızlar Grubu ikinci, 3A sınıfından Melisa Yalçın ve Suden Taşdemir üçüncü olurken; ortaokulda ise 5A sınıfından Ömer Faruk Küçük ve 6C sınıfından Zeynep Sude Karaca birinci, 7A sınıfından “Formula Bir Grubu” ikinci, 7B sınıfından Alperen Mülayimoğlu üçüncü oldu. Öğrencilerimizi tebrik eden Okul Müdürümüz Şükrü Kanıbol, sürpriz ödül olarak dereceye giren öğrencilerimizin ünlü komedyen Atalay Demirci ile bir akşam yemeği yiyeceklerini belirtti

http://www.asfaferda.k12.tr/5664/sahne-yildizlarimiz-belli-oldu-2?ha=1



Kompilesi fetö şaibeli
sami selçukbiricik hocayı gogılladığında gogıl da çıkan öneriler hep paralel feto mesajı
http://i.imgsafe.org/7e26c9e4ca.png

sami selçukbiricik hoca cocuğu üzreinden bile şaibeli mesaj vermkte… ABD Clinton reklamı ile ne mesaj vermekte kime vermekte.
http://i.imgsafe.org/7e2f948833.png
http://i.imgsafe.org/7e31346653.png

İkna edici değil. ..Clinton'dan Atalay Demirciye bir bylock eksik

hala bu bağlantıları nedeniyle kayyum atanmadığına şükretsin. tusdataya kayyum atanmalı

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=215&d=1293920233

Dr. Rıza Eröksüz' e; bir dersane sahibinin yoğun baskı yaptığı ÖSYM Yetkilisi Kim???
Dr_samsa ya; maddi güç bu iletişimde rol oynadı mı?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=218&d=1293921743

**** ne demek? http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=220&d=1293921833

MEcburum kim?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141

Drasc ye; bu tanıdıklara sınavdan önce de gidildi mi? Tanıdık isimler halen ÖSYM de çalışıyor mu?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=179&d=1293276103



Tum unsurlariyla sınav şebekesi
yTW4Qv7RFnc
d0YR-CnYvk8

Sami selcukbiricik tusdata ilgimiz yok demiş ama yine tusdata yalanı. ..


Tum tusdata ekibini Yanına almış ... aynı sistemi buraya da kurun demiş

http://www.asfaferda.k12.tr/4308/asfa-ferda-kolejinde-egitim-her-zaman


Asfa Languages






Asfa Ankara Ferda Koleji öğretmenleri, yeni eğitim-öğretim yılına bir dizi etkinlik, seminer ve sunum programlarıyla hazırlandılar. ‘Eğitimin Yıldızı Ankara’da’ sloganıyla yola çıkan ve ‘Eğitim Her Zaman’ ilkesini hayata geçiren Asfa Ankara Ferda Koleji, Türkiye’de ilk defa, öğretmenleri için ‘Özel Eğitim Programı’ uyguladı. 2011-2012 Eğitim Öğretim Yılına oldukça iddialı bir biçimde giriş yapan Asfa Ankara Ferda Kolejinde, 5 Eylül-17 Eylül 2011 tarihleri arasında, öğretmenlere özel eğitim programları uygulandı, seminerler verildi. Teknolojideki son gelişmelerin eğitim alanında kullanılmasından etkili sunum tekniklerine, yapılandırmacı eğitimdeki son gelişmelerden örnek ders sunumlarına kadar oldukça geniş bir yelpazede düzenlenen interaktif seminerler, öğretmenlerin iyi bir hazırlık dönemi geçirmelerini sağladı. ‘Öğretmenler için İnovasyon Programı’ Asfa Ferda Koleji Yönetim Kurulu Başkanı Uzman Dr.Sami SELÇUKBİRİCİK’in açılış konuşması ile başladı. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK, yeni yapılanmaya ve yeni eğitim sistemlerine öğretmenlerimizin daha çabuk adapte olmaları ve derslerini daha verimli şekilde işlemeleri için böyle bir program hazırladıklarını söyledi. Yönetim Kurulu Başkanı SELÇUKBİRİCİK, yönetici ve öğretmen kadrosundaki başarılı olma isteği, arzusu ve azminin kendisine daha çok şevk verdiğini, eğitim kalitesinin en üst düzeye çıkması için, yıl boyunca düzenlenecek programlarda öğretmenlerle birlikte olacağını söyledi. Eğitim kadrosuna yeni eğitim-öğretim yılında başarılar dileyen Dr.Sami SELÇUKBİRİCİK, Asfa Ankara Ferda Koleji’nin çok kısa bir süre sonra, Ankara’nın en başarılı ilk üç okulundan biri olacağını vurguladı. Asfa Ankara Ferda Koleji, kurumsal eğitim programında gerçekleştirilen sunumlar ve etkinlikler: Kurucu Temsilcisimiz Yasin ÇELENK yapmış olduğu konuşmada, öğretmenlere yeni yapılanma ve gelişim programı hakkında bilgi verdi. Genel Müdürümüz Mesut DOĞAN da öğretmenlere bir selamlama konuşması yaptı. Kurumsal Yapılanma Danışmanımız Feyzeddin ALPKIRAY, yeni internet sitesi, kurum içi form sitesi, internet güvenliği sosyal medyanın kullanımı, sunum hazırlama teknikleri ve toplam kalite yönetimleri hakkında iki gün süren seminerler verdi. Asfa Ankara Ferda Koleji Sınav Koçu NLP Eğitimcisi Eftal ORHAN, eğitim, öğretmen, öğrenci ve öğrenme üzerine son bilimsel gelişmeler ışığında, başarıyı arttıracak pratik uygulamalar konusunda bilgi verdi. Eftal ORHAN’ın sunumlarında, öğretmen kimdir, öğretmenin görevleri, beynimiz nasıl öğreniyor, etkili öğrenme teknikleri, öğrenme stratejileri, öğrenme ve anlam sorunları, konsantrasyon, kendini ve başkalarını motive etme başlıklı konular ele alındı. Genel Müdürümüz Mesut DOĞAN, yapmış olduğu sunumlarda, Asfa Ankara Ferda Kolejinin eğitim anlayışı hakkında bilgi verdi. Yapılandırmacı Eğitim Uygulamaları ve Yapılandırmacı Eğitimin daha aktif ve etken kullanılmasıyla ilgili sunumlar da yapan Mesut DOĞAN, Değerler Eğitimi Programıyla ilgili açıklamalar yaptı. Yönetim Kurulu Başkanımız Uzman Dr.Sami SELÇUKBİRİCİK, kendisine ayrılan bir günlük sunumda, Eğitimde İkna Stratejileri ve İkna Teknikleri hakkında örnek uygulamalar yaptı. Asfa Ankara Ferda Koleji eğitim kadrosunun aktif katılımıyla gerçekleşen uygulamalarda, gruplara ayrılan eğitimciler, kendilerine verilen cümlelere uygun karşılıklar buldular. Pediatri Uzmanı Dr. İbrahim Murat HİRFANOĞLU, pediatrideki son gelişmeler ve bu gelişmelerin çocuk eğitimine yansımaları hakkında oldukça etkileyici bir sunum yaptı. Literatürdeki son gelişmeleri yansıtan Uzman Dr. İbrahim Murat HİRFANOĞLU, anasınıfından lise son sınıfa kadar olan yaş gruplarının aile, çevre ve beslenme alışkanlıklarının çocukların eğitimine nasıl yansıdığı hakkında bilgiler verdi. Edebiyat Öğretmeni İdris TEKİNBAŞ sunumunda, yapılandırmacı eğitimde karşılaşılan zorlukları anlattı ve yapılandırmacı eğitimin daha etkin ve verimli hale getirilmesi için örnek ders sunumları yaptı. Öğretmenler, öğrenci rolünde katılımlarıyla gerçekleşen ders sunumları oldukça eğlenceli ve öğretici geçti. Örnek ders anlatımlarında öğretmenler tarafından canlandırmalar yapıldı. Problemli öğrenci davranışlarını yansıtan öğretmenlerimiz oldukça başarılı idi. Yeni öğretmenler adına konuşan Lise Görsel Sanatlar Öğretmeni Esra ELLİSEKİZ, öğrencilik yıllarından itibaren, neden öğretmen olmak istediğini anlattı. Fakülte yıllarda yaşadığı zorluklara ve güzelliklere de değinen Esra ELLİSEKİZ, Asfa Ankara Ferda Kolejine adım attığı andan itibaren herkesin kendisine yardımcı olduğunu, bir an önce öğrencilerinin karşısına geçip bilgi ve tecrübelerini sonuna kadar aktarma heyecanı taşıdığını söyledi. Kıdemli öğretmenler adına konuşan İlköğretim Müdür Yardımcısı Gülhan HALKÇI, Asfa Ankara Ferda Kolejinde üçüncü baharını yaşadığını söyledi. Köy okullarında başlayıp özel okullara uzanan öğretmenlik yıllarında yaşadığı birbirinden ilginç olayları aktaran Gülhan HALKÇI, öğretmen-öğrenci ve veli ilişkilerini bütün boyutlarıyla ele alan bir sunum yaptı. Eğitimlerin son gününde yapılan değerlendirme toplantısında, öğretmenlerin görüşleri alındı ve bundan sonra yapılacak eğitim programlarıyla ilgili öneriler tartışmaya açıldı. Genel Müdürümüz Mesut DOĞAN, oldukça başarılı geçen eğitim programlarının bundan sonraki günlerde, farklı ortamlarda devam etmesinin uygun olacağını söyledi.

Iğrenç islikiler allah belanızı verisn

Kayıtsız Üye
11-18-2018, 12:34
Geç kalma falan yok, zararın neresinden dönersen kardır. Bundan 7-8 kadar yıl önceydi. 5-6 defa girdiğim ÜDS lerden 50-60 arası alıp duruyordum. Meşhur bir TUS dersanesinin Meşhur bir sahibi -ki iyi İngilizce bilmesi ile de tanınır- yerime ÜDS ye girebileceğini söyledi. "Sen de sarışın gözlüklüsün ben de, kimse anlamaz bile, ben böyle çok kişiye ÜDS-KPDS kazandırttım" dedi. Tabi teklifini "bütün akademik hayatımı b.k çukurunun üzerine bina edemem" diyerek reddettim. 1-2 sınav daha sürünüp kendim 71'imi aldım. Eğer yakalanırsa "sevgili JOKER abimin" aleyhine tanıklık ederim.
Allah islah etsin, bir adamın her işi mi YAMUK olur ya?


Sınavlarda usulsüzlük yaptığı iddiasıyla 42 kişi tutuklandı
Başkentte devam eden FETÖ soruşturması kapsamında daha önce gözaltına alınan 55 kişiden 42'si tutuklandı
16 Mart 2017 22:14
Sınavlarda usulsüzlük yaptığı iddiasıyla 42 kişi tutuklandı


Ankara'da devam eden Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) soruşturması kapsamında adliyeye sevk edilen 55 kişiden 42'si tutuklandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü giriş sınavında ve polis akademisine giriş sınavında usulsüzlük yaptıkları gerekçesiyle gözaltına alınan 55 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye getirildi.

Soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcılarınca sorgulanan şüphelilerden 42'si tutuklanma, 13'ü ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılması istemiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.



Hakimlik, şüphelilerin sorgularının ardından Tarım Reformu Genel Müdürlüğü giriş sınavında usulsüzlük yaptıkları gerekçesiyle 30, polis akademisine giriş sınavında usulsüzlük yaptığı gerekçesiyle de 12 şüphelinin tutuklanmasına hükmetti.

Hakimlik, 13 şüphelinin ise adli kontrol hükümlerinin uygulanması şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi



Üç yıl önce ösym basın açıklamalarındaki farklılığı görüp ÖSYM Başkanı Ali Demir’in Çifte Standartları (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=6958) başlığını açmıştım ve çifte standartının değişmemesi ve açık uçlu sorular ile bizleri strese sokması üzerine bu başlığı açıyorum.. açık uçlu sorular sizi de strese sokuyormu sokmuyormu GÖRELİM!!!!


UYARI
SINAV SÜRESİ 30 DAKİKADIR. LÜTFEN YANINIZDA KALEM, ŞEKER VE SELPAK MENDİL DIŞINDA MATERYAL BULUNDURMAYINIZ. TUVALETE GİTMEK YASAKTIR


Sınava girecek adaylar:
dönemin ÖSYM Başkanı Sayın Prof.Dr. Ali Demir
dönemin ÖSYM Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Pekşen
dönemin ÖSYM Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ercan Öztemel
dönemin ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ensar Gül
dönemin ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili Prof. Dr. Ömer Demir
dönemin ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi Hüseyin Çalık
dönemin ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan
dönemin ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Petek Aşkar
dönemin ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi Prof. Dr.Cengiz Erol
dönemin ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu
dönemin ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi Prof.Dr.Reşat Kasap
" emanetiniz emanetimizdir" ali demir
konumunuzla ilgili aşağıda gördüğünüz açık uçlu soruları 30 dakika içinde klasik metodla cevaplayıp cevap kağıdını buraya bırakınız.

Eylül-2014’de yapılmış olan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) sonrasında bazı medya organlarına da yansıyan haber ve iddialarla ilgili olarak;

SORU 1. 14.09.2014 tarihinde yapılan TUS ve DUS (Dişte Uzmanlık Sınavı)’a giren bir grup Doktor ve Diş Hekimi adına Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakana hitaben yazılan ve adeta ÖSYM Başkanlığını şikâyet ederek zan altında bırakan Basın Duyurusundan Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Varsa bu konuda şimdiye kadar Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ve kimler hakkında ne gibi yaptırımlar uygulanmıştır?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 2. Anılan Basın Duyurusuna cevaben, ÖSYM Başkanlığının 16.09.2014 tarihli ve “Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar” başlıklı Basın açıklamasında yer alan “Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS Hazırlık Dershanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir.” ibaresiyle kastedilen dershane hangisidir? Bu dershanenin kurucuları, yöneticileri ya da sahipleri kimlerdir?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 3. Anılan dershanenin ticari sermayesinin tükendiği kanaatine nasıl varılmıştır? Anılan dershanenin sahibi olduğu ya da ilişkisi bulunduğu sosyal medya siteleri ya da platformları kimlere aittir ve aralarında ne tür ilişkiler söz konusudur?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı: