PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Genç Yeryüzü Doktorları


tususev
09-27-2014, 07:29
<header class="article-header clearfix"> Genç Yeryüzü Doktorları (http://www.yyd.org.tr/tr/gonulluluk/genc-yeryuzu-doktorlari.html)

</header> <section class="article-content clearfix" itemprop="articleBody"> http://www.yyd.org.tr/images/gonullu/genc-yyd.JPGGenç Yeryüzü Doktorları; tıp, eczacılık, diş hekimliği, fizik tedavi, hemşîrelik fakülteleri başta olmak üzere sağlık alanında eğitim veren fakültelerde, enstitülerde, yüksek okullarda ve iktisat, işletme, hukuk, güzel sanatlar, mühendislik gibi diğer fakültelerde okumakta olan, iyiliğe dâir yüreklerinde dert taşıyan ve bunun için orada ve heryerde olmaya hazırlanan gönüllü öğrencilerin oluşturduğu bir topluluktur.
Daha önce yapılan faaliyetlerine ek olarak ân itibariyle, bulundukları okullarda yeni faaliyetlerin ve Genç Yeryüzü Doktorları Kulüplerinin hazırlıklarını yürütmekte olan Genç Yeryüzü Doktorları, yakın bir zamanda bu başlık altında faaliyet alanlarını ve gönüllü başvuru formlarını yayınlayacaktır.


Projelerimiz



Göz Nuru Projesi – Katarakt (http://www.yyd.org.tr/tr/projeler/tedavi-edici-saglik-projeleri/goz-nuru-projesi.html) http://www.yyd.org.tr/media/k2/items/cache/ffee2447b152494b43d9816faaea83c8_S.jpg (http://www.yyd.org.tr/tr/projeler/tedavi-edici-saglik-projeleri/goz-nuru-projesi.html)
Gülümseyen Çocuklar Projesi – Dudak Damak Yarığı (http://www.yyd.org.tr/tr/projeler/tedavi-edici-saglik-projeleri/gulumseyen-cocuklar-projesi.html) http://www.yyd.org.tr/media/k2/items/cache/ada9a09acea936d776a6f55c82778c43_S.jpg (http://www.yyd.org.tr/tr/projeler/tedavi-edici-saglik-projeleri/gulumseyen-cocuklar-projesi.html)
Kurban Projeleri (http://www.yyd.org.tr/tr/projeler/koruyucu-saglik-projeleri/kurban-projeleri.html) http://www.yyd.org.tr/media/k2/items/cache/3899dfe821816fbcb3db3e3b23f81585_S.jpg (http://www.yyd.org.tr/tr/projeler/koruyucu-saglik-projeleri/kurban-projeleri.html)
Sağlık Tesisi Kurulum ve İşletme Projeleri (http://www.yyd.org.tr/tr/projeler/saglik-tesisi-kurulum-isletme-projeleri.html) http://www.yyd.org.tr/media/k2/items/cache/077ab55046ce80eaf9a3ddea999597ca_S.jpg (http://www.yyd.org.tr/tr/projeler/saglik-tesisi-kurulum-isletme-projeleri.html)
Sünnet Projeleri (http://www.yyd.org.tr/tr/projeler/koruyucu-saglik-projeleri/sunnet-projeleri.html) http://www.yyd.org.tr/media/k2/items/cache/fd8b0f77d767f1f6640afba6916ff67c_S.jpg (http://www.yyd.org.tr/tr/projeler/koruyucu-saglik-projeleri/sunnet-projeleri.html)

</section>

tususev
09-27-2014, 08:09
Yeryüzü Doktorları, Birleşmiş Milletler ECOSOC üyesi bir uluslararası insanî tıbbi yardım örgütüdür. Türkiye'de GB-34-001-007 ve İngiltere’de, 1122671 numara ile kayıtlı bir hayır kuruluşu olan dernek, International Red Cross & Red Crescent Movement ve NGO's in Disaster Relief anlaşmalarına imza koymuştur. BM İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) ile Afet Yönetim ve Koordinasyon Ofislerinin (UNDAC) eğitim ve tatbikatlarına iştirak eden Yeryüzü Doktorları, saha operasyonlarında da bu kuruluşlarla akredite olarak çalışır. Dünya Sağlık Örgütü WHO, UNICEF, İslam İşbirliği Teşkilatı gibi kuruluşlara akredite projeler gerçekleştiren Yeryüzü Doktorları ulusal anlamda da TiKA, AFAD, Sağlık Bakanlığı ve Türk Kızılayı gibi kurum ve kuruluşlarla ortak projeler yürütmektedir
<header class="article-header clearfix"> Yönetim ve Denetim Kurulu (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim.html)

</header> <section class="article-content clearfix" itemprop="articleBody"> “ORADA VE HER YERDE” sloganıyla yürüyüşüne devam eden Yeryüzü Doktorları, komşusu aç iken tok uyuyamayan, komşusu hasta iken huzur bulamayan gönüllüleri ve destekçileri ile bu küresel hizmet kervanını sürdürme azim ve kararlılığındadır.
http://www.yyd.org.tr/images/yonetim-kurulu.jpg
</section> Yeryüzü Doktorları Türkiye Yönetim ve Denetim Kurulu:

http://www.yyd.org.tr/cache/mod_news_show_sp2/nssp2_thumbs/155/Dr._Kerem_KINIK.JPG (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/33-dr-kerem-kinik.html) Dr. Kerem KINIK (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/33-dr-kerem-kinik.html)

Yeryüzü Doktorları Yönetim Kurulu Başkanı






http://www.yyd.org.tr/cache/mod_news_show_sp2/nssp2_thumbs/155/Dr._Havva_Sula.jpg (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/42-uzm-dr-havva-sula.html) Uzm. Dr. Havva SULA (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/42-uzm-dr-havva-sula.html)

Yeryüzü Doktorları II. Başkanı






http://www.yyd.org.tr/cache/mod_news_show_sp2/nssp2_thumbs/155/Uzm._Dr._Yahyahan_GUNEY.JPG (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/41-uzm-dr-yahyahan-gueney.html) Uzm. Dr. Yahyahan Güney (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/41-uzm-dr-yahyahan-gueney.html)

Yeryüzü Doktorları Genel Sekreteri






http://www.yyd.org.tr/cache/mod_news_show_sp2/nssp2_thumbs/155/Ecz.M.Murat_Akbiyik.JPG (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/43-ecz-m-murat-akbiyik.html) Ecz. M. Murat AKBIYIK (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/43-ecz-m-murat-akbiyik.html)

Yeryüzü Doktorları Yönetim Kurulu Üyesi






http://www.yyd.org.tr/cache/mod_news_show_sp2/nssp2_thumbs/155/Ecz._Muhammed_KARABACAK.jpg (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/34-ecz-muhammed-karabacak.html) Ecz. Muhammed Karabacak (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/34-ecz-muhammed-karabacak.html)

Yeryüzü Doktorları Yönetim Kurulu Üyesi






http://www.yyd.org.tr/cache/mod_news_show_sp2/nssp2_thumbs/155/Prof._Dr._Orhan_ALIMOGLU.JPG (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/37-prof-dr-orhan-alimoglu.html) Prof. Dr. Orhan ALİMOĞLU (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/37-prof-dr-orhan-alimoglu.html)

Yeryüzü Doktorları Yönetim Kurulu Üyesi






Prof. Dr. M. Akif KAYGUSUZ (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/44-prof-dr-m-akif-kaygusuz.html)

Yönetim Kurulu Üyesi






http://www.yyd.org.tr/cache/mod_news_show_sp2/nssp2_thumbs/155/Dr.%20H._Oktay_OZKAN.jpeg (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/45-op-dr-h-oktay-oezkan.html) Op. Dr. H. Oktay ÖZKAN (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/45-op-dr-h-oktay-oezkan.html)

Yeryüzü Doktorları Yönetim Kurulu Üyesi






http://www.yyd.org.tr/cache/mod_news_show_sp2/nssp2_thumbs/155/Uzm._Dr._Ilker_Inanc_BALKAN.jpg (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/40-uzm-dr-ilker-inanc-balkan.html) Uzm. Dr. İlker İnanç Balkan (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/40-uzm-dr-ilker-inanc-balkan.html)

Yeryüzü Doktorları Yönetim Kurulu Üyesi






http://www.yyd.org.tr/cache/mod_news_show_sp2/nssp2_thumbs/155/Ecz._Selman_ALIMOGLU.jpg (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/35-ecz-selman-alimoglu.html) Ecz. Selman Alimoğlu (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/35-ecz-selman-alimoglu.html)

Yeryüzü Doktorları Yönetim Kurulu Üyesi






http://www.yyd.org.tr/cache/mod_news_show_sp2/nssp2_thumbs/155/Uzm.Dr.Perihan_TORUN.jpg (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/46-uzm-dr-perihan-torun.html) Uzm. Dr. Perihan TORUN (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/46-uzm-dr-perihan-torun.html)

Yeryüzü Doktorları Yönetim Kurulu Üyesi






http://www.yyd.org.tr/cache/mod_news_show_sp2/nssp2_thumbs/155/Op.Dr.Erhan_Sarisin.png (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/47-op-dr-erhan-sarisin.html) Op. Dr. Erhan SARIŞIN (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/47-op-dr-erhan-sarisin.html)

Yeryüzü Doktorları Yönetim Kurulu Üyesi






Op. Dr. Leyla HAZAR (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/48-op-dr-leyla-hazar.html)

Yönetim Kurulu Üyesi






http://www.yyd.org.tr/cache/mod_news_show_sp2/nssp2_thumbs/155/Dr._Mehmet_Sait_Deger.jpg (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/49-dr-mehmet-sait-deger.html) Dr. Mehmet Sait DEĞER (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/49-dr-mehmet-sait-deger.html)

Yeryüzü Doktorları Yönetim Kurulu Üyesi






http://www.yyd.org.tr/cache/mod_news_show_sp2/nssp2_thumbs/155/Prof._Dr._M._Ihsan_KARAMAN.jpg (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/36-prof-dr-m-ihsan-karaman.html) Prof. Dr. M. İhsan Karaman (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/36-prof-dr-m-ihsan-karaman.html)

Yeryüzü Doktorları Denetim Kurulu Başkanı






http://www.yyd.org.tr/cache/mod_news_show_sp2/nssp2_thumbs/155/Prof.Dr.Harun_Cansiz.jpg (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/50-prof-dr-harun-cansiz.html) Prof. Dr. Harun CANSIZ (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/50-prof-dr-harun-cansiz.html)

Yeryüzü Doktorları Denetim Kurulu Üyesi






http://www.yyd.org.tr/cache/mod_news_show_sp2/nssp2_thumbs/155/Psikiyatrist_Prof._Dr._Medaim_YANIK.JPG (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/38-prof-dr-medaim-yan-k.html) Prof. Dr. Medaim Yanık (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/38-prof-dr-medaim-yan-k.html)

Yeryüzü Doktorları Denetim Kurulu Üyesi






Fatih Mehmet SULA (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/51-fatih-mehmet-sula.html)

Denetim Kurulu Üyesi






Halil HALICI (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/52-halil-halici.html)

Denetim Kurulu Üyesi






http://www.yyd.org.tr/cache/mod_news_show_sp2/nssp2_thumbs/155/Uzm._Dr._Kenan_DONMEZ.JPG (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/39-uzm-dr-kenan-doenmez.html) Uzm. Dr. Kenan Dönmez (http://www.yyd.org.tr/tr/hakkimizda/yonetim/9-yonetim-kurulu/39-uzm-dr-kenan-doenmez.html)

Yeryüzü Doktorları Denetim Kurulu Üyesi

tususev
09-27-2014, 08:10
<header> Yeryüzü Doktorları Kurban Kampanyası için Sosyal Medya Gönüllüleri Arıyor! (http://www.yyd.org.tr/tr/haberler/haberler/item/275-yeryuzu-doktorlari-kurban-kampanyasi-icin-sosyal-medya-gonulluleri-ariyor.html)

</header> http://www.yyd.org.tr/media/k2/items/cache/0d422469a7bfe49699e19d8d898530d7_S.jpg (http://www.yyd.org.tr/tr/haberler/haberler/item/275-yeryuzu-doktorlari-kurban-kampanyasi-icin-sosyal-medya-gonulluleri-ariyor.html)
Facebook, Twitter, Youtube gibi sosyal ağlarda kurban kampanyamızın bilinirliğini sağlamak amacıyla desteklerinizi bekliyoruz. Kampanyamızla ilgili metin, fotoğraf, video, yayın ve linkleri sosyal çevrenizle paylaşarak bu iyilik hareketine ivme kazandırabilirsiniz.

Devamı (http://www.yyd.org.tr/tr/haberler/haberler/item/275-yeryuzu-doktorlari-kurban-kampanyasi-icin-sosyal-medya-gonulluleri-ariyor.html)

<article class="itemView groupPrimary"> <aside class="itemAsideInfo"> <time datetime="2014-09-24T00:00:00+00:00"> 24 Eyl </time> <dl class="article-info"><dt class="itemCategory">Kategori</dt><dd>Haberler (http://www.yyd.org.tr/tr/haberler/haberler.html) </dd></dl> </aside> <header> Suriyeli sığınmacılara ilk müdahale Yeryüzü Doktorları’ndan (http://www.yyd.org.tr/tr/haberler/haberler/item/274-suriyeli-siginmacilara-ilk-mudahale-yeryuzu-doktorlari-ndan.html)

</header> http://www.yyd.org.tr/media/k2/items/cache/48689e827932dc70ec0a6e6067e8a72b_S.jpg (http://www.yyd.org.tr/tr/haberler/haberler/item/274-suriyeli-siginmacilara-ilk-mudahale-yeryuzu-doktorlari-ndan.html)
Geçtiğimiz Perşembe gününden bu yana, Kobani’deki IŞİD saldırılarından kaçarak Türkiye'ye sığınan Suriyelilere sınırda acil sağlık müdahalesinde bulunan ve ilaç dağıtan Yeryüzü Doktorları, dün itibariyle mobil sağlık hizmetlerine başladı.

Devamı (http://www.yyd.org.tr/tr/haberler/haberler/item/274-suriyeli-siginmacilara-ilk-mudahale-yeryuzu-doktorlari-ndan.html)

</article>
<article class="itemView groupPrimary"> <aside class="itemAsideInfo"> <time datetime="2014-09-23T00:00:00+00:00"> 23 Eyl </time> <dl class="article-info"><dt class="itemCategory">Kategori</dt><dd>Haberler (http://www.yyd.org.tr/tr/haberler/haberler.html) </dd></dl> </aside> <header> Yeryüzü Doktorları’ndan ‘Seyahat Sağlığı Eğitimi’ (http://www.yyd.org.tr/tr/haberler/haberler/item/273-yyd-seyahat-sagligi-egitimi.html)

</header> http://www.yyd.org.tr/media/k2/items/cache/c2be3493ce42ee658842d93c6d54529d_S.jpg (http://www.yyd.org.tr/tr/haberler/haberler/item/273-yyd-seyahat-sagligi-egitimi.html)
Yeryüzü Doktorları, başta Ebola olmak üzere salgın hastalıklara önlem olarak, sık seyahat eden işadamları, vatandaşlar, Kurban organizasyonları için Afrika’ya gidecek gönüllüler ve basın mensupları için ‘Seyahat Sağlığı Eğitimi’ verdi.

Devamı (http://www.yyd.org.tr/tr/haberler/haberler/item/273-yyd-seyahat-sagligi-egitimi.html)

</article>
<article class="itemView groupPrimary"> <aside class="itemAsideInfo"> <time datetime="2014-09-22T00:00:00+00:00"> 22 Eyl </time> <dl class="article-info"><dt class="itemCategory">Kategori</dt><dd>Haberler (http://www.yyd.org.tr/tr/haberler/haberler.html) </dd></dl> </aside> <header> Kurban Organizasyonu Basın Toplantısı (http://www.yyd.org.tr/tr/haberler/haberler/item/272-kurban-organizasyonu-basin-toplantisi.html)

</header> 4 kıtada 40 ülkede sağlık alanında insani yardım çalışmaları yürüten Yeryüzü Doktorları (YYD), yetersiz kırmızı et tüketimine bağlı olarak özellikle çocukların protein, mineral ve B12 gibi vitamin ihtiyaçlarını karşılamak, beslenme yetersizliğinden kaynaklı hastalıkların önüne geçmek için Afrika'nın en yoksul 9 ülkesinde kurban organizasyonu gerçekleştiriyor.

Devamı (http://www.yyd.org.tr/tr/haberler/haberler/item/272-kurban-organizasyonu-basin-toplantisi.html)

</article>
<aside class="itemAsideInfo"> <time datetime="2014-09-16T00:00:00+00:00"> 16 Eyl </time> <dl class="article-info"><dt class="itemCategory">Kategori</dt><dd>Haberler (http://www.yyd.org.tr/tr/haberler/haberler.html) </dd></dl> </aside> <header> Irak Saha Çalışmalarımız Devam Ediyor (http://www.yyd.org.tr/tr/haberler/haberler/item/271-irak-saha-calismalarimiz-devam-ediyor.html)

</header> http://www.yyd.org.tr/media/k2/items/cache/16db9b88d9515580a78d5965b066ac2d_S.jpg (http://www.yyd.org.tr/tr/haberler/haberler/item/271-irak-saha-calismalarimiz-devam-ediyor.html)
Yeryüzü Doktorları Gönüllü Sağlık Ekibi, Türkmen, Kürt ve Arapların kaldığı Irak Erbil Bahirke Mülteci Kampında fizibilite çalışmalarında bulunuyor.
Iraklı Mültecilerin ilacı siz olun, doktoru biz olalım. Iraklı mültecilere Acil Sağlık Yardımı için IRAK yaz 6612’ye yolla 5 TL bağışla.
Online Bağış (https://www.yyd.org.tr/tr/yardim-sepeti/product/76-irakli-multecilerin-ilaci-olun.html)

tususev
09-27-2014, 08:12
İstanbul Üniversitesi Genç Yeryüzü Doktorları Topluluğu ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sosyal Sorumluluk Kulübü Gönüllü Buluşması (https://tr-tr.facebook.com/events/166816800148076/?ref=52&source=1)

tususev
09-27-2014, 08:13
İSTANBUL (http://www.hakimiyet.com/haberleri/istanbul) (AA) - İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı'nda uzman doktor İlker İnanç Balkan, ebola salgını olan ülkelere gidenlerin bazı özel tedbirler alması gerektiğini belirterek, "Şüpheli olan veya ebolalı hastalarla irtibat kuracak olan personel eldiven, maske, yüz koruyucu, su geçirmez önlük, ayakkabı koruyucu gibi detaylı korunma yöntemi almalı" dedi.
Yeryüzü Doktorları tarafından düzenlenen seyahat sağlığı eğitim toplantısı, Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi'nin Topkapı yerleşkesinde gerçekleşti.
Sivil toplum kuruluşları üyelerine eğitimi, uzman doktor Balkan verdi. Önümüzdeki haftalarda Kurban Bayramı vesilesiyle birçok sivil toplum kuruluşunun insani yardım amacıyla Afrika'nın da içinde bulunduğu değişik bölgelere gideceğini ifade eden Balkan, bu yolculuklarda çeşitli sağlık riskleriyle karşı karşıya kalacaklarını söyledi.
Her yıl dünya üzerinde 1 milyardan fazla insanın uluslararası yolculuğa çıktığını, yolculukta karşılaşalacak sağlık tehdidinin başında enfeksiyonların geldiğini aktaran Balkan, şu bilgileri verdi:
"Enfeksiyon denilince belki ebola çok öne çıkmış durumda ama sıtma da özellikle tropikal kuşak (http://www.hakimiyet.com/haberleri/u%C5%9Fak)ta en yaygın görülen hastalıktır. Sıtma kolayca önlenebilen ancak tanısı atlandığı ve korunmadığı takdirde öldürücü olabilen bir enfeksiyon. Yolculuk öncesi hastalıklardan korunmak için tetanos, hepatit B, hepatit A, kızamık, polio meningokok aşılarının tamamlanması gerekir. Sarı humma aşısı zorunlu olan bölgelerde ise yola çıkmadan en geç 10 gün önce aşı yapılmalıdır. Aşının koruyuculuğu 10 gün sonra başlamaktadır. Sıtma hastalığından korunmak için seyahat sırasında, önce ve sonra alınması gereken bazı önlemler var. Sıtmanın bir aşısı yok ama sıtmadan önce koruyucu ilaçların başlanması gerekiyor. Bunun dışında sivrisinekle teması önleyecek bütün önlemler alınmalı. Bu nedenle çantamızda bir sinek kovucu cilt spreyleri bulunmalı. Açık alanda kalmamız gerekiyorsa mutlaka cibinlik bulunmalı. Enfeksiyonla mücadelede sinek ve böcekten korunma da önem teşkil ediyor."
Seyahat sağlığında en önemli korunma yönteminin el hijyeni olduğunu belirten Balkan, sinekle bulaşanlar dışında ishal, idrar yolu enfeksiyonları ve zatürre gibi birçok enfeksiyonun kirli gıdaların tüketilmesi ile bulaştığını anlattı. El hijyeni sağlamak için ıslak mendil kullanılmasını öneren Balkan, gıdaların ve suyun temiz olmasına dikkat edilmesini istedi.
Doktor Balkan, ebola virüsünden kurtulma yöntemlerini de anlatarak, "Ebola hastalığı yaygın olan ülkelere gidecek olanlar için bazı özel tedbirler var. Şüpheli olan veya ebolalı hastalarla irtibat kuracak olan personel eldiven, maske, yüz koruyucu, su geçirmez önlük, ayakkabı koruyucu gibi detaylı korunma yöntemi almalı" dedi.
http://www.hakimiyet.com/saglik/yeryuzu-doktorlarindan-seyahat-sagligi-egitimi-h618889.html


<hr>

Kayıtsız Üye
11-26-2016, 19:56
Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ertuğrul Kaya, antibiyotik kullanımına dikkat çekerek, “Yoğun kullanımına karşı mutasyona uğrayarak duyarsızlaşan ve gelişimini sürdüren zararlı bakteriyellerin, hastalık ve sonraki aşamalarda da ölüm yaymaya başlaması kaçınılmaz olacaktır” dedi.

facebook-paylas Tarih: 25-11-2016 15:36

BİLİNÇSİZ ANTİBİYOTİK KULLANIMINA DİKKAT!

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ertuğrul Kaya, antibiyotik kullanımına dikkat çekerek, “Yoğun kullanımına karşı mutasyona uğrayarak duyarsızlaşan ve gelişimini sürdüren zararlı bakteriyellerin, hastalık ve sonraki aşamalarda da ölüm yaymaya başlaması kaçınılmaz olacaktır” dedi.
Danışmanlığını Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyoistatistik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Handan Ankaralı’nın yaptığı Genç Yeryüzü Doktorları Topluluğu tarafından, antibiyotik kullanımına dikkat çekmek amacıyla “Antibiyotikler” başlıklı seminer düzenlendi.
Antibiyotik farkındalık haftası dolayısıyla Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi’nde düzenlenen seminerde sunum yapan Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ertuğrul Kaya, ülkemizde antibiyotik tüketiminin çok fazla olduğuna dikkat çekti. Antibiyotiklerin, geçmişten bugüne yaklaşık yüz yıldır kullanıldığını belirten Doç. Dr. Kaya, antibiyotik kullanılmasına karşı olmadıklarını, ancak kullanırken akılcı antibiyotik kullanımına dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.
Doç. Dr. Ertuğrul Kaya, “Gelişimi tamamlanan antibiyotiklerin piyasaya aynı anda sürülmemesi, belirli aralıklarla değiştirilerek kullanılması antibiyotiklerin işlevini devam ettirmesini sağlayacaktır. Aksi takdirde bu ilaçların yoğun kullanımına karşı mutasyona uğrayarak duyarsızlaşan ve gelişimini sürdüren zararlı bakteriyellerin, hastalık ve sonraki aşamalarda da ölüm yaymaya başlaması kaçınılmaz olacaktır” dedi.
Sağlık Bakanlığı'nın ilaç kullanımıyla ilgili aldığı kararların yerinde olduğunu belirten Doç. Dr. Ertuğrul Kaya, halkın da bu konuda bilinçlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, hastaların reçetesiz ilaç kullanmamaları ve hekimlerin ilaç kullanımındaki tavsiyelerini dikkate almaları uyarısında bulundu.
Seminer, Genç Yeryüzü Doktorları Topluluğu Başkanı Esra Sümeyye Tümkar’ın Doç. Dr. Ertuğrul Kaya’ya teşekkür plaketi takdim etmesinin ardından son buldu

Kayıtsız Üye
11-26-2016, 20:01
Düzce’den yükselen bir iyilik hareketi Yeryüzü Doktorları
Düzce Tıp Fakültesi Bioistatistik Hocası Prof. Dr. Handan Ankaralı ve Fizyoloji Hocası Doç. Dr. Seyit Ankaralı ile “Yeryüzü Doktorları”nı konuştuk
24.2.2016 - 19:111555 kez okundu0 bekleyen yorum0 onaylı yorum
Düzce’den yükselen bir iyilik hareketi Yeryüzü Doktorları
FacebookTwitterGoogle+LineWhatsApp

“Handan da ben de temel bilimlerdeyiz, yani klinik bilimlerde değiliz. Hastalarda doğrudan irtibatımız yok. Yeryüzü Doktorları’nın faaliyetlerini gördükçe hep derdik ki, ‘Bizde keşke klinik bilimlerde olsaydık da bizde böyle insanlara yardım edebilseydik’ diye. Allah karşımıza bir fırsat çıkardı. Uganda’yı bir fırsat bildik ve Allah’a şükrettik.”

Bir Türk tarafından kurulan sağlık alanında ilk kuruluş

Hocam önce şuradan başlayalım. Yeryüzü Doktorları gibi bir kuruluşa neden ihtiyaç duyuldu, ne zaman ve hangi amaçla kuruldu?

Seyit Ankaralı - Yeryüzü Doktorları, esasında aksiyon bazında geçmişi eskilere dayanır fakat resmi olarak kuruluşu 2000 yılında İngiltere’dir. Yahya Bey’den önceki başkanımız Kerem Kınık’ı Çapa ile olan arkadaşlığımızdan dolayı çok iyi tanırım. Cerrahpaşa’da okudum ben. O zamanlarda daha öğrenciyken yeryüzündeki ihtiyaçlı insanların dertleriyle dertlenirdi. Afganistan, Bosna Hersek gibi dertli coğrafyalardan slaytlarla fotoğraflar gösterir ve oraların sorunlarını dile getirmeye çalışırdı bize. Sonra kısmet oldu, İstanbul Belediyesi Sağlık Dairesi’nde göreve başladı. Daha sonra bu işlerin içine biraz daha fazla girmiş oldu. Ama kurucusu şu anda Bursa Milletvekili olan Kani Torun’dur. İngiltere’de bulundu uzun süre eşiyle beraber. Türkiye biraz o yıllarda problemli olduğu için ilk kuruluşu İngiltere’de yapıldı. Oradaki Müslüman yabancı doktorlarla kurulan bir kuruluştur. Daha sonra kurucusu Türk olduğu için bu hareket Türkiye’ye taşındı.



Peki, bundan önce benzer bir kuruluş var mıydı?

Bir Türk tarafından kurulan sağlık alanında ilk kuruluştur diyebiliriz. Yine öğrencilik yıllarımızda tıptaki öğrencilerin bir yerlerde birilerine yardım etme hayali vardır. En basit haliyle öğrenciler mesela haftada bir defa bir hastayı ücretsiz muayene etmeyi düşünürler. Şu anda devlet halkın bütün sağlık ihtiyaçlarını giderdiği için buna ihtiyaç kalmadı fakat her tıp öğrencisinin kendini böyle haftada bir gün, ayda bir gün adama gibi bir düşüncesi vardır. O zamanlar böyle bir kuruluş olmadığı için benim arkadaşlarımdan biri mesela Bosna’da Sınır Tanımayan Doktorlarla birlikte çalıştı.



Sınır Tanımayan Doktorlar, sizden önce miydi?

Çok önce. Ta 1960’lı yıllarda kurulan bir kuruluştur. Ve dünya çapında şu anda bu türden en etkin organizasyonların başındadır. Hatta geçenlerde Suriye’de bir hastanesi vuruldu.

Yeryüzü Doktorlarının hedefi

Peki, yeryüzü doktorlarının hedefi nedir Hocam? Ne yapmak ister Yeryüzü Doktorları?

Yeryüzü doktorları iyilik ve sağlık yönünden insanların hem kendine hem de dünyaya şifa götürmesini amaçlar. Bu da sadece bedenen değil, ruhen de şifa olacak şekilde insanlara iyilik yapmaktır. Bunu yaparken de asıl hedefi, sağlık alanındaki ihtiyaçlarını karşılamaktır. Yani Yeryüzü Doktorları bir ihtisas kuruluşudur. Sağlıkla ilgili insani yardımlar yapar.



Peki, bunu yaparken ülkelerle ve toplumlarla iletişimi nasıl sağlıyorsunuz?

Yardımlar konusunda genellikle önce bir tanışma safhası oluyor. Sıkıntı olan ülkelere öncelikle gitmek gibi bir hedefi vardır yardım kuruluşlarının. Yeryüzü Doktorları da bu anlamda bir yerde deprem varsa, afet varsa, savaş varsa bu gibi durumlarla ilk başlarda yardım etmek isteyen bir kuruluştur. Mümkün oldukça talep gelmeden gitmeye çalışır.

İlla bir afet mi beklenir gitmek için?



Hayır. Sadece afet değil. Acil yardımlar şeklindedir o afetle olan kısım. Onun dışında da sağlık alanında koruyucu hekimliktir amaçlarımızdan biri. Biz hastalanmadan önce insanların hastalıktan korunmasını önceleriz.

İhtiyaçlı toplumları hangi kanallardan belirliyorsunuz?

Ülkeler arası kongreler olur mesela. Tanışıklıklar olur, öğrencilerden gelenler gidenler olur başka ülkelerden. Onlarla bir tanışıklık, bir gönül bağı oluşuyor zaten. Ama programlı gitmeler daha çok şu anda bütün dünyanın çalıştığı bölgelerden Afrika mesela her zaman ihtiyaçlı bir bölgedir. Ama fakirlik açısından baktığımızda aslında Asya’nın bazı bölgelerinde Afrika’dan çok daha fazla fakir var sayı olarak. Mesela Filipinler’de, Tayland’da vb. gibi ülkelerde ciddi manada yardıma ihtiyaçlı olan insanlar var. Fakirlik sınırının en altında bulunan ülkeler var buralarda. Gidip gelme gibi imkânlar olduğundan dolayı sonuçta bir şekilde doktorlar iletişim sağlıyor. Oralardan da talep geliyor tabii ki. Mesela bir kongrede bir Afrika ülkesinin rektörü ya da dekanı geldiği zaman, bizden birini orada gördüğünde, ihtiyaçlardan konuşurken laf lafı açıyor ve bu şekilde bir irtibat kuruluyor.

Düzce doktorları olarak sizlerin bu kuruluşa girmesi nasıl oldu? Bir de Düzce hikayesi dinleyelim sizden.

Aslında biz Düzce’ye gelmeden önce Handan Hanım’la Zonguldak’ta görev yapıyorduk. Orada görev yaparken kendi kendimize ihtiyaç sahiplerini bulmaya çalışırdık. Bunu yaparken de hep Düzce’ye gidince bu anlamda bir kuruluş oluşturalım veya hazır bir kuruluş varsa onun içine katılarak bu işlere daha ağırlık verelim diye düşünürdük.

Afrika’ya ne zaman gideceğiz?

Yeryüzü doktorları olarak Türkiye içinde tıbbi anlamda bir faaliyetiniz oluyor mu, yoksa tamamen yurtdışına mı odaklanıyorsunuz?

Var tabii. Şöyle söyleyeyim, aslında bu soruyu sormanız güzel oldu; öğrenciler de bize geldikleri zaman “Afrika’ya ne zaman gideceğiz?” havasında geliyorlar (gülüşmeler). Ben onlara derim, her zaman uzaklara bakarken gözümüzdeki samanı görmemiz lazım. Önce yakınlarımıza faydamız olacak, sonra uzaklara açılacağız. İhtiyaç nerede daha fazlaysa elbette bir seçim yapacağız. Yerelliğe çok önem veriyoruz. Düzce’de de arkadaşların faaliyetleri var Handan Hanım belki daha iyi bahseder.



Handan Hanım – Şöyle bir faaliyet başlattık: Beçi’de bir gönüllüler derneği var. Başında da Alaaddin Amca diye biri var. Allah razı olsun, çeşitli faaliyetlerde bulunur o. Fakir insanlara ekmek götürmek gibi değişik hizmetleri vardır ve bunu çok severek yapar. Bize de bu konuda çok ön ayak olmuştu. Genç Yeryüzü Doktorlarını kurduktan sonra birkaç arkadaşı onun yanına kattık, birlikte ihtiyaç sahibi ailelere gittiler ve onlara tıbbi anlamda tansiyon ölçmek veya sağlık anlamında sorularına cevap vermek gibi küçük yardımlarda bulundular. Bu küçük dokunuşlar, gittikleri aileler için çok önemsendi, çok mutlu oldular. Öğrenciler için de çok özel anlar oluyor bu anlar, çünkü henüz öğrenciyken bir hasta ile diyaloga geçmek, onların yaşadığı ortamları görmek, onlara dokunmak, faydalı olmak ve hayır dualarını almak, öğrencilerimiz için de çok önemsenecek faaliyetler oluyor. Bu duygular edinildiği zaman devamı gelir düşüncesiyle böyle bir faaliyeti başlattık.

Seyit Bey – Hastalar soruyorlarmış, doktorlar ne zaman geliyor diye. Bekleniyorlar yani. Bunun yanı sıra yine genç doktorların özellikle farkındalık faaliyetleri var. Dünya Hipertansiyon veya Diyabet Günü gibi günler vardır; bu günlerde bu hastalıklarla ilgili faaliyetlerimiz vardır. Mesela Diyabet Gününde Anıt Park’ta şeker ölçümü gerçekleştirildi. Hipertansiyon Gününde tansiyon ölçülüp insanlara tavsiyelerde bulunuldu.

Bu gibi faaliyetleri sessiz sedasız mı yapıyorsunuz, yoksa önceden medya gibi çeşitli kanallarla halka duyuruyor musunuz?

Öyle bir duyurumuz henüz olmadı. Aslında bazı faaliyetlerimizin duyulmasını biz de istiyoruz, egolarımızı tatmin için değil elbette, daha çok kişiye ulaşmak adına. Ama belki biraz el yordamıyla gittiğimizden, bu işleri yeni yeni öğrendiğimizden dolayı o anlamda bir çabamız olmadı. Ama sosyal medyada fena değiliz. Özellikle gençlerimiz bu konuda daha başarılılar.



Başka ne gibi faaliyetleriniz oluyor?

Yurt içinde özellikle sınır bölgesinde ve içeride Türkmenlerin yoğun olduğu bölgelerde Yeryüzü Doktorlarının yönettiği hastaneler var, mültecilerle ilgili çok önemli projeler var, onlara yardımcı olmak anlamında. Psiko destek alt branş gurubu var, hem mültecilere, hem de psiko desteğe ihtiyacı olan savaş mağduru göçmen veya toplumun diğer kesimlerinden ihtiyaç duyanlara hizmet veriliyor. Van depreminde yine ciddi çalışmalar oldu. Birçok ilde Yeryüzü Doktorları sağlık alanında ilk akla gelen kuruluş oluyor.

Uganda yolculuğu

Seyit Bey - Handan da ben de temel bilimlerdeyiz, yani klinik bilimlerde değiliz. Hastalarda doğrudan irtibatımız yok. Yeryüzü Doktorlarının faaliyetlerini gördükçe hep derdik ki, “biz de keşke klinik bilimlerde olsaydık da biz de böyle insanlara yardım edebilseydik” diye. Allah karşımıza bir fırsat çıkardı. Uganda’yı bir fırsat bildik ve Allah’a şükrettik. Uganda’da Yeryüzü Doktorları’nın bir eğitim projesi vardı. Orada Uganda İslam Üniversitesi’ne bağlı bir Tıp Fakültesi açıldı 2014 yılında. Bize de teklif geldi Yeryüzü Doktorları’ndan, karşılıklı işbirliği yapacağız diye. Orada bazı şeyler yapılmış. Yerel imkanlarla malzemeler alınıp inşaat tamamlanmış. Hocaları var fakat hiç kimse kendi branşından öğretim üyesi değil gibi. Fizyolojiyi mesela bir anestezi hocası anlatıyor. Hoca dediğim de uzman doktor aslında. Bu fırsat çıkınca biz Allah’a şükrettik ve hemen kabul ettik. Şükrü Hoca Mikrobiyoloji dalında Handan ve ben bu projeye aktif olarak katılıyoruz. Şimdiye kadar üç defa gittik Uganda’ya.

Düzce grubunun faaliyetleri daha çok Uganda ile oluyor galiba.

Handan Hanım – Evet, biraz da öyle oldu. Uganda’yı bizim bölgemiz olarak verdiler. Uganda Düzce bölgesi, hatta Batı Karadeniz bölgesi oldu.

Seyit Bey – Uganda grubu olarak geçiyor 6 tane üniversite. Zonguldak Bülent Ecevit, Sakarya, Düzce, Kocaeli, Abant İzzet Baysal, Bursa Uludağ Üniversitelerinin oluşturduğu topluluk Batı Karadeniz topluluğu. Bunlara Uganda verilmiş ve bunlar özellikle Uganda ile ilgileniyorlar. Bir başka çalışma gurubu Somali, bir başkası Kenya şeklinde Türkiye’de 6-7 grup gençler, o bölgeleri tanımaları amacıyla oralara yöneliyorlar.

Uganda demişken…

Başka söylemek istediğiniz bir şey var mı Hocam?

Handan Hanım – Uganda ile ilgili çok şey anlatılabilir aslında. Bizim misyonlarımızdan biri de balık tutmayı öğretme misyonu. Bu anlamda eğitime destek ve hayatlarını kolaylaştırıcı destekler gibi önünüzde geniş bir alan var. Sadece tıp alanındaki destek ile kalınmaması gerektiğini gördük. Kişileri yönlendirebileceğiniz, tecrübelerinizi aktarabileceğiniz bir sürü alan var. Mesela bayanlar peynir yapmayı bilmiyor, halbuki peynir çok pahalı. Hijyen eğitimiyle ilgili birçok destek verilebilir. Büyük bir bahçe var yani işlenecek. Bundan dolayı da ikinci gidişimizi ramazana, üçüncü gidişimizi de kurbana denk getirdik ki hem eğitim hem sosyal faaliyet olsun diye.

Hocam Uganda tıp camiasının kafasında nasıl bir Türkiye var?

Açıkça söylemek gerekirse bizim için Amerika neyse onlar için de Türkiye öyle. Ama biz onların gelip burada eğitim almasını tercih etmiyoruz. Daha çok yerinde eğitimi tercih ediyoruz. Çünkü geldikleri zaman tıpkı bizim Avrupa’ya veya Amerika’ya gidip dönmeyenlerimiz gibi onlar da muhtemelen dönmek istemeyecekler. O yüzden biz yerinde yapılan projelere daha çok destek veriyoruz. Bu anlamda Yeryüzü Doktorları’nın yaptığı bir ilktir.

Bir süre daha gidip geleceksiniz Uganda’ya anlaşılan

Handan Hanım – İrtibatımız devam ediyor. Her gün her hafta haberleşiyoruz. Orada da Yeryüzü Doktorları gurubu oluşturduk. Çok da hevesliler. Çeşitli faaliyetler planlayıp uyguluyorlar. Mesela bir camiyi boyadılar, kızlar da yerleri temizlediler. Bir başka yere gittiler, hijyen eğitimi verdiler.

Yeryüzü Doktorlarının sayısı gittikçe artıyor o zaman. Tohumlar yeşeriyor sanki.

Seyit Bey – Hepsinin hayalinde Yeryüzü Doktoru olmak var zaten.

Ekipman desteği veriyor musunuz peki?

Elbette. Geçen sene kitap desteği oldu. Onun haricinde bizim girişimimizle burada laboratuvarda kullandığımız bir kayıt cihazımız vardı çeşitli kayıtları yapan, normalde fiyatı sekiz dokuz bin dolar. Yani belki biraz zorlasak kişisel olarak evlerimize alabileceğimiz bir cihaz, fakat onların mali gücü bu cihazı almaya yetersiz. Şimdi o cihaz, Doğu Afrika’da ilk olma özelliğini taşıyor. Ve buna çok sevindiler. Geçende Dr. Sinan Canan ile oraya gittiğimizde o cihazın eğitimini de verdik. Kullanmaya başladılar.

Handan Hanım – Şimdi mesela benim alanımda bilimsel araştırmalara destek amaçlı veri kayıtlarının analizi çok ön plana çıkar. Bu önemli bir hizmettir bilimsel araştırmalar için. Bu hizmeti ben orada da başlattım. Oradaki bayan arkadaşı bu anlamda bilgilendirdim. Bunun getirisi, birçok bilimsel araştırmaların analizine destek sağlamak olacak. Bir diğeri de, bütçelendirilirse üniversiteye katkı sağlayacak ve ülke dışındaki bilimsel araştırmaları ücretli olarak yapabilme imkânı sağlanmış olacak.

Anlayacağınız, Türkiye’deki her fikri vermeye çalışıyoruz

Kayıtsız Üye
11-26-2016, 20:03
Rize Gençlik Merkezi ,Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Genç Yeryüzü Doktorları Topluluğu ve Rize İl Göç İdaresi Müdürlüğü işbirliği ile düzenlenen ''Yeryüzünün Çocuklarıyla '' programında sizlerde eğer mülteci kardeşlerimizle birarada olmaya varsanız Rize Gençlik Merkez'ine bekliyoruz. Program süresince fotoğraf çekiminde daha önceden deneyimi olan arkadaşlara ihtiyacımız bunlunmaktadır, bizlere yardımcı olacak gönüllü gençleri Rize Gençlik Merkez'ine bekliyoruz.

Kayıtsız Üye
11-26-2016, 20:06
Gazi Üniversitesi Genç Yeryüzü Doktorları Topluluğu

Topluluğun Amaçları

· Hekimliği sevdirmek, hekim bilinci oluşturmak.

· Gönüllülük bilinci oluşturmak.

· Sosyal sorumluluk ve insani yardım ile ilgili aktiviteler yapmak.

· Temel sağlık ve ilk yardım eğitimleri vermek.

· Sağlık alanında projeler üretmek.

· Afet arama ve kurtarma, acil yardım eğitimleri vermek.

· Hazırlayacağımız internet sitesi aracılığıyla; topluluğumuzun etkinliklerini, duyurularını ve çalışmalarını üyelerimize ve ziyaretçilerimize aktarmak.

· Gönüllü kişisel gelişim için eğitim seminerleri düzenlemek.

· Elimizdeki imkanları kullanarak üniversitemiz ile topluluğu ilgilendiren alanlarda yurt içinde ve yurtdışında bulunan dernekler, işletmeler, öğrenci toplulukları, vakıflar, yöneticiler, eğitmenler ile iletişime geçerek üniversitemiz bünyesinde veya ulusal bazda seminerler, etkinlikler, konferanslar ve kongreler düzenlemek.

· Tıp alanındaki yenilikleri, gelişmeleri, ilerlemeleri tanıtacak yayın ve gösteriler hazırlamak.

· Hekimlik ve gönüllülük ile ilgili yurt içinde ve yurt dışında yapılan etkinlikleri, gezileri, organizasyonları, kongre ve seminerleri, projeleri öğrenci arkadaşlarımıza iletmek.

· Tıp Tarihi ve ünlü Türk ve dünya hekimleri hakkında bilgi edinmek ve onları tanıtmak.

· Temel sağlık ve ilk yardım eğitimleri vermek.

· Ülkemizin sağlık sorunlarıyla ilgili seminerler toplantılar yapmak.

· Ulusal ve uluslararası diğer ilgili topluluklarla iletişim kurmak, ortak etkinliklerde bulunmak.

Topluluk mensubu öğrenciler olarak tıbbın gerektirdiği ilmi disiplinlerle:

Eczacılıktaki llaç felsefeleri
Diş hekimliğindeki diş tedavisi
Fizik tedavi ve hemşirelikteki hekim uyum ve ekip anlayışıyla ilgili bir rol model oluşturan uygulamalar
İktisad ve işletmedeki Hastane yönetimiyle
Hukuktaki Hasta Hakları ve Hekim Sorumluluğu
Spor, edebiyat, resim gibi duyuşsal zekayı geliştiren alanlarla özellikle, işbirliği yaparak insan sağlığı ve tedavi
Konuları hakkında seminerler düzenlemek, konferanslar vermek.

Paydaş Kurumlar

Sağlık Bakanlığı, TÜBİTAK, Özel ve Kamu Sağlık Araştırma Merkezleri, Tıp Fakülteleri, Eczacılık



Akademik Lider Öğrenci Topluluğu Başkanı





Adı Soyadı: Prof. Dr. Mehmet Zeki Taner Adı Soyadı: Ravza İMAMOĞLU


2016-2017 ETKİNLİK PLANI

#

ETKİNLİĞE KATILAN KONUŞMACIARIN ADI

ETKİNLİĞİN KAZANIMLARI

Adres ve Yer

Tarih ve Saat

Malzeme ve İhtiyaçlar Listesi

Kaynak

Kullanılan

1. Etkinlik

Tanışma-Tanıtma Toplantısı

‘’Topluluk amaçları ve yıl sonunda ulaşmak istediği hedefler’'

Tıp Fakültesi Dekanlık Amfi-1

27 Eylül 2016

12:40

Maliyetsiz

Öz Kaynak
--------
Hibe Proje
--------
Sponsor

2. Etkinlik

Yeni Dönem Açılış ve Görevlendirme Toplantısı :



Tıp Fakültesi Dekanlık

Konferans Salonu

20 Ekim 2016 17:00

Maliyetsiz

Öz Kaynak

-------

Hibe Proje

------

Sponsor

3. Etkinlik

Konferans:

Dünya Çocuk Haklar Günü



Tıp Fakültesi Dekanlık

Konferans Salonu

21 Kasım 2016

12:30

Maliyetsiz



Öz Kaynak
--------
Hibe Proje
--------
Sponsor

4. Etkinlik



İnsan Kütüphanesi

Tıp Fakültesi Dekanlık

6. Kat Konferans Salonu

Aralık 2016

Maliyetsiz

Öz Kaynak

-------

Hibe Proje

-------

Sponsor





5. Etkinlik



Konferans ve Bilgilendirme Çalışması:

Organ Bağışı





Tıp Fakültesi Dekanlık Konferans Salonu



Şubat 3. Hafta

2017





Maliyetsiz

Öz Kaynak

--------

Hibe Proje

--------



6. Etkinlik

Yaşlılar Haftası Farkındalık Çalışması:

Huzurevi Ziyareti



Dış Mekan



18-24 Mart

2017



Ulaşım(otobüs)

Öz Kaynak

--------

Hibe Proje

--------

Sponsor

7. Etkinlik

Oral Hijyen, Sağlıklı Beslenme ve El Yıkama Eğitimi Farkındalık Çalışması:

Köy Okulu Ziyareti

MEB İlkokulu



Nisan 1. Hafta

2017

Ulaşım(otobüs)

Öz Kaynak


8.Etkinlik
U'mutlu Çocuklar:

Pediatri Servisi Ziyareti

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Pediatri Servisi 30 Nisan 2017 Maliyetsiz Öz Kaynak
9. Etkinlik
Dünya Sağlık Haftası Farkındalık Çalışması:

Hipertansiyon Saha Taraması



Dış Mekan



7-13 Nisan 2017



Malzemeler: tansiyon aleti

Öz Kaynak




10. Etkinlik

Konferans ve Farkındalık Çalışması:

Çocuklarda ve Yetişkinlerde Obezite



Dış Mekan



Mayıs 1. Hafta

2017

Maliyetsiz

Öz Kaynak

11. Etkinlik

Kan Haftası Farkındalık Çalışması:

Kızılay Orta Anadolu Kan ve Kök Hücre Merkezi Ziyareti

Dış Mekan

6-12 Mayıs

2017



Ulaşım(otobüs)



Öz Kaynak

12. Etkinlik

Konferans:

Bilimsel Makale

Tıp Fakültesi Dekanlık 6.Kat Konferans Salonu Nisan 2017 Maliyetsiz
Öz Kaynak

--------

Hibe Proje

--------

Sponsor

Kayıtsız Üye
11-26-2016, 21:17
Genç Yeryüzü Doktorları

genc-yyd

Genç Yeryüzü Doktorları (Genç YYD), Yeryüzü Doktorları’nın bünyesinde yer alan; sağlık ihtisas alanı başta olmak üzere tüm fakültelerde, enstitülerde ve yüksekokullarda okuyan; iyiliğe dair yüreklerinde dert taşıyan ve bunun için “iyilik ve sağlık yolunda” çalışmaya niyetlenen gönüllü öğrencilerin ve genç mezunların oluşturdukları bir gençlik yapılanmasıdır.

Genç Yeryüzü Doktorları, 2008'de Yeryüzü Doktorları Yönetim Kurulu kararıyla kurulmuş, 2013'te Türkiye'ye bir koordinatör eşliğinde yayılmış ve 2015 itibariyle daha profesyonel bir şekilde çalışmalarını sürdürmektedir. Sadece geçen yıl 36 üniversite topluluğu ile 159 etkinlik gerçekleştiren Genç YYD çalışmalarına devam etmektedir.

Genç Yeryüzü Doktorları;

Toplum değerlerine saygılı, güncel dünyayı takip eden, sosyal gelişmelere duyarlı, kendini çok yönlü geliştirmeye çalışan bireylerden oluşur.
Genç YYD gönüllüsü nitelikli bir Yeryüzü Doktoru olma yolunda kişisel gelişimine önem verir. İnteraktif iletişimi etkili biçimde kullanır, girişimci ruha sahip ve dinamiktir.
Faaliyetlerde bulunurken; insan kutsallığı, ahlakilik, gönüllülük, tevazu, dürüstlük ve şeffaflık, diğerkâmlık, güvenilirlik, açıklık gibi evrensel değerleri kuşanır. Din, dil, ırk; siyasi fikir ve farklı görüşler arasında ayırım gözetmez.
Genç YYD Gönüllüsü ne yapar?

Genç Yeryüzü Doktorları gönüllüleri özellikle sağlık alanında olmak üzere insani yardım ve iyilikte bulunma bilincinin, öğrenciler arasında yayılmasını sağlamayı amaçlar. Bunu seminerler, konferanslar ve organizasyonlar düzenleyerek gerçekleştirir. İleride donanımlı bir Yeryüzü Doktoru olabilmek için eğitimler ve çalıştaylar ile kendini geliştirmeye çabalar. Aynı zamanda projeler üretip saha çalışmaları yaparak öğrencilik döneminde de diğer insanların yaralarına elinden geldiğince derman olmaya çalışır.

Ayrıntılı bilgi için bkz. Gencyyd.org

Kayıtsız Üye
11-26-2016, 21:18
YBUGYYD
YBUGYYD
Ara
BİRİNCİL MENÜİÇERİĞE GEÇ
Uzmanlıkta Alternatif Yollar: “USMLE ve Amerikada Uzmanlık” – Doç. Dr. Kamile SILAY
Aralık 17, 2015 Yorum yapın
Hekim dediğin çalışır… Peki Nasıl?
Kasım 24, 2015 Yorum yapın
DAMLAYA DAMLAYA CAN OLUR – KAN BAĞIŞI ETKİNLİĞİ
Kasım 19, 2015 Yorum yapın
GENÇ YYD BURSA YÖNETİM KAMPINA KATILDIK
Ekim 25, 2015 Yorum yapın
YERYÜZÜNE UZANAN BİR EL DE SEN OLMAK İSTER MİSİN? – TANITIM ETKİNLİĞİ
Ekim 5, 2015 Yorum yapın
2014-2015 TANITIM SUNUMUMUZ
Ekim 5, 2015 Yorum yapın
ÇARŞAMBA TIP BULUŞMALARI – 10 “BİR CAN KAÇ LİRA EDER?” DR. ALİ EDİZER
Galeri Mayıs 13, 2015 Yorum yapın
YERYÜZÜNDE HAREKET SAĞLIK OLSUN…
Mayıs 11, 2015 Yorum yapın
YBU GençYYD Kocatepe Gençlik Fuarındaydı…
Mayıs 4, 2015 Yorum yapın
Nepal’de bir güneş…
Nisan 28, 2015 Yorum yapın
ÇARŞAMBA TIP BULUŞMALARI – 9 “SAĞLIKTA KRİZ YÖNETİMİ VE VİZYONER LİDERLİK” DOÇ. DR. TURAN BUZGAN
Nisan 15, 2015 Yorum yapın
ÇARŞAMBA TIP BULUŞMALARI – 8 “MUTLULUK VE BAŞARI” PROF. DR. İBRAHİM HALİL GÜLLÜ
Nisan 1, 2015 Yorum yapın
ÇARŞAMBA TIP BULUŞMALARI – 7 “BİR HEKİMİN SEYİR DEFTERİ” DR. AHMET ÖZLÜ
Mart 4, 2015 Yorum yapın
YEŞİL BAŞLANGIÇ
Şubat 26, 2015 Yorum yapın
“Bir Yeryüzü Konuşması Geçti Yıldırım Beyazıt’tan”
Şubat 23, 2015 Yorum yapın
YERYÜZÜ SEMİNERLERİ -3 “ARKEOLOJİDE TIP” UZM. DR. MAHMUT KAÇAR
Şubat 18, 2015 Yorum yapın
Çarşamba Tıp Buluşmaları – 6 “İlaçta Yeni Bir Çağ: Biyoteknoloji ve Farmakogenetik” Dr. Hakkı Gürsöz
Şubat 11, 2015 Yorum yapın
ÇARŞAMBA TIP BULUŞMALARI – 5 “SAĞLIK BÜROKRASİSİ” DT. ABDULLAH SERT
Görsel Ocak 14, 2015 Yorum yapın
KIRLANGIÇ KALBİ
Aralık 23, 2014 Yorum yapın
ÇARŞAMBA TIP BULUŞMALARI – 4 “HÜCREDEN İNSANA” PROF. DR. ALPARSLAN ÖZYAZICI
Görsel Aralık 17, 2014 Yorum yapın
DAHA ESKİ YAZILAR
YBU GENCYYD ON TWİTTER


ARA

Arama:
HAKKIMIZDA
ETKİNLİKLERİMİZ
MAKALELER
RÖPORTAJ
EDEBİYAT
GÖRSELLER
FACEBOOK
TWİTTER
KASIM 2016
P S Ç P C C P
« Ara
1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30
POPÜLER YAZILAR & SAYFALAR

GENÇ YYD BURSA YÖNETİM KAMPINA KATILDIK
YERYÜZÜNE UZANAN BİR EL DE SEN OLMAK İSTER MİSİN? - TANITIM ETKİNLİĞİ
ÇARŞAMBA TIP BULUŞMALARI – 8 “MUTLULUK VE BAŞARI” PROF. DR. İBRAHİM HALİL GÜLLÜ
YERYÜZÜNDE HAREKET SAĞLIK OLSUN...
Uzmanlıkta Alternatif Yollar: "USMLE ve Amerikada Uzmanlık" - Doç. Dr. Kamile SILAY
2014-2015 TANITIM SUNUMUMUZ
Hekim dediğin çalışır... Peki Nasıl?
DAMLAYA DAMLAYA CAN OLUR - KAN BAĞIŞI ETKİNLİĞİ
WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Kayıtsız Üye
11-26-2016, 21:20
En az 3 karakter gereklidir.
ADIYAMANÜNİVERSİTESİ
Tıp Fakültesi
Ana Sayfa
Fakülteden Haberler
Tıp Fakültemiz Öğrencileri Genç Yeryüzü Doktorları (GYYD)

21.12.2015
Tıp Fakültemiz öğrencileri Genç Yeryüzü Doktorları (GYYD) olarak Mehmet Koyuncu projesi ile 17.12.2015 tarihinde ilk eğitim etkinliklerini gerçekleştirdi. Diş hekimi Dr. Yusuf ZEYTİN’in de katılımıyla Adıyaman Merkez Gümüşkaya Köyüne bağlı Ağcin Mezrası AĞCİN İlkokuluna ziyarette bulundular. İlkokuldaki bulunan öğrencilere proje kapsamında el yıkama, ağız ve diş sağlığı eğitimi verildi.

Adıyaman GYYD Yönetim Ekibi gerçekleştirilen eğitim programında bu yönlü etkinliklere önem verilmesi, bu tür projelerin devamının getirilmesi ve katılımların üst düzeylere çıkarılması gerektiğini ve bu tarz çalışmalara hız kesmeden devam edeceklerini belirttiler. Eğitim sırasında çocuklarla birlikte geçirilen hoş vakitlerin ardından her öğrenci için hazırlanan paketler çocuklara hediye edildi. Yapılan programda dağıtılan paketlerden sonra çocuklarla birlikte resim çalışması yapıldı ve ardından her çocuğa birebir el yıkama konusunda eğitim verildi. Okulda bulunan öğretmen ve öğrenciler ziyaretten çok memnun kaldıklarını vurguladılar. Öğretmenler bu tür etkinliklerin sık sık yapılması gerektiğini böylece öğrencilerin kendilerini yalnız hissetmeyeceklerini özellikle belirttiler. Son olarak Adıyaman GYYD yönetimine, bu projede destek veren Adıyaman Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Sayın Prof. Dr . Ali AYDIN, Adıyaman GYYD Danışman Öğretim Üyesi Yrd . Doç. Dr. Mehmet TEKİN, Adıyaman GYYD ekibinin her zaman yanında olacağını belirten Tıp Fakültesi akademik kadrosuna, Adıyaman Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Başhekim Yardımcısı Dr. Mustafa Nafiz ÜNAL’a ve projede aktif görev alan Dr. Yusuf ZEYTİN’e en içten dilekleriyle teşekkür ettiler.












Görünütülenme Sayısı: 1008
©2006-2016 Adıyaman Üniversitesi

Kayıtsız Üye
11-26-2016, 21:21
Süleyman Demirel Üniversitesi
Ana sayfa HIZLI ERİŞİM


Twitter
Facebook
Flickr
LinkedIN
YouTube
Google+
RSS
E-Posta
Ana Sayfa
Genç Yeryüzü Doktorları Topluluğundan Örnek Davranış
Süleyman Demirel Üniversitesi Genç Yeryüzü Doktorları Topluluğu “Gün Şeker Pembesi” adlı sosyal sorumluluk projesiyle tüm Türkiye’ye örnek oluyor.

Süleyman Demirel, Celal Bayar, Akdeniz, Ege, İzmir Katip Çelebi, Afyon Kocatepe, Adnan Menderes Üniversiteleri bünyesinde faaliyet gösteren Genç Yeryüzü Doktorları Toplulukları tarafından hayata geçirilen proje kapsamında, geçtiğimiz yıl Manisa'nın Soma’da yaşanan maden faciasında yakınlarını kaybeden çocuklara destek veriliyor.

Genç Yeryüzü Doktorları Toplulukları, Soma’daki ilkokul seviyesindeki çocuklarla bir araya gelerek onlara doğru beslenme, hijyen bilinci oluşturma gibi konularda eğitimler verdi. Ayrıca topluluk üyelerinin çalışmalarıyla toplanan 12 bin kitap da okullara ulaştırıldı. Somalı öğrencilerle güzel vakit geçiren topluluk üyeleri, onlarla birlikte kitap okudu, fidanları toprakla buluşturdu.







Yayın Tarihi: 22.12.2015
Okunma Sayısı: 918
Yayınlayan: SDÜ Basın
Haberi Paylaş
ÖNCEKİ
HABER SONRAKİ
HABER
HABERLER
SDÜ Hastanesi “Çölyak” Hastalığına Dikkat Çekmek İçin Kolları Sıvadı
SDÜ “Göller Bölgesi Tarım ve Hayvancılık Fuarı”na Katıldı
SDÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi Kalitesini Yine İspatladı
SDܒnün Malezya Temasları
Sağlık Ordusunun Vazgeçilmez Parçası Diş Hekimlerinin Günü Kutlandı
1
2
3
4
DUYURULAR
Akademik Personel Ön Değerlendirme Sonuçları(25.11.2016 Güncel)
TÜBİTAK ARDEB 2016 Yılı Mart Döneminde Desteklenen Projeler Belli Oldu
Voleybol Takım Seçmeleri
SDÜ'nün 1996 Yılı Mezunları Buluşuyor
2017 Yılı Akademik Teşvik Ödeneği Başvuru Takvimi
1
2
3
4

Süleyman Demirel Üniversitesi, 32260 Çünür/ISPARTA | T. + 90 (246) 211 1000 | F. + 90 (246) 237 0431 | İletişim Bilgileri

Kayıtsız Üye
11-26-2016, 21:23
03 Kasım 2015IHA
NKÜ VE GENÇ YERYÜZÜ DOKTORLARI PAYDAŞLIĞINDA 'KIZILAY VE GENÇ YERYÜZÜ DOKTOLARI' ÇALIŞTAYI GERÇEKLEŞTİRİLDİ
Kızılay Haftası etkinliği çerçevesinde Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Genç Yeryüzü Doktorları Topluluğu ile Kızılay paydaşlığında ’Kızılay ve Genç Yeryüzü Doktorları Çalıştayı’ düzenlendi.
Çalıştay’da, NKÜ Genç Yeryüzü Doktorları Topluluğu’nun çalışmalarını, projelerini, etkinliklerini içeren sunumun ardından Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı Öğr.Gör.Kaan Demiroğlu, Kızılay’ın kuruluş amacından, yürüttüğü çalışmalardan ve Kızılay’ın öneminden bahsetti.
Demiroğlu, "Kızılay her nerede olursa olsun kişi ayırt etmeksizin yardımı amaç edinen kuruluştur. Dayanışma, işbirliği gibi bütün ilkeleri bünyesinde barındırmaktadır. Kızılay’ın en temel özelliği topluma karşı sağduyulu, vicdanlı, hoşgörülü, şefkatli olmasıdır. Bu bağlamda incitmeden, yaralamadan topluma yardım etmektedir" dedi.
Çorlu Kan Bağışçısı Kazanım Personeli Esen Düzer ise, kan bağışının önemine dikkat çekerek, "Gönüllü kan verme oranı gelişmiş ülkelerde yüzde 5 iken Türkiye’ de yüzde 3.7’dir. Geçmiş yıllara baktığımızda her geçen yıl daha fazla bağış almaktayız. Kan bağışı hem toplumsal hem kişisel açıdan çok önemlidir. Eğer kan verirsek vücut yeni kan üretir ve bu vücut için yararlıdır. Kan bağışı, kan bekleyen binlerce insanın hayatını kurtarmanın yanı sıra, bağış yapan kişinin sağlığını da olumlu yönde etkilemektedir" ifadelerini kaydetti

Kayıtsız Üye
11-26-2016, 21:28
Daha yüksek erişilebilirlik modunu aç

Sağlık Kültür ve Spor Direktörlüğü
Menu
Genç Yeryüzü Doktorları Kulübü


Kulüp Başkanı : Fatmanur BABALI
Kulüp Danışmanı : Prof. Dr. Ethem GÜNEREN

Yeryüzünde herkes aynı imkanlara, benzer şartlara sahip değildir. Dünya'nın bir bölümünde insanlar refah ve birçok imkana sahipken, diğer bölümündekilere yokluk ve çaresizlik boğuşuyor. Bunu gören ve o insanların acısını yüreğinde hisseden bir grup doktorun 2000 yılında bir araya gelerek oluşturduğu Yeryüzü Doktorları'nın ( Doctor Worldwide) öğrenci yapılanması olarak okulumuzda 2014 yılının kasım ayında kurulduk. Amacımız yardıma muhtaç bölgelerdeki insanlara sağlık yardımı ulaştıran bir yeryüzü doktoru olmaktır. Bu amaçla öncelikle mensubu olduğumuz üniversitede Yeryüzü Doktorları ruhunu uyandırıp ilerde bu kuruluşa yeni gönüllüler kazandırmaktır.

Genç Yeryüzü Doktorları olarak herhangi bir siyasi veya ideolojik düşünce doğrultusunda hareket etmemekteyiz. Bu iyilik hareketine yön veren tek şey vicdani sorumluluktur. Bu vicdani sorumluluğu yüreğinde hisseden arkadaşlarımızı bu yardım hareketine davet ediyoruz.

Sevgilerle,

İletişim Bilgileri

E-posta ; bezmialem.gyyd@gmail.com

Facebook : Bezmialem Vakıf Üniversitesi Genç Yeryüzü Doktorları Topluluğu

Twitter : BezmialemGençYYD / @bezmialem_GYYD


Öğrenci Bilgi Kitapçığı
Katalog
Öğrenci Bilgi Sitemi
Gençlik ve Spor Bakanlığı
Dökümanlar
© Tüm Hakları Saklıdır 2015 Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi | Design by Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi - Sağlık Kültür ve Spor Direktörlüğü

Kayıtsız Üye
11-26-2016, 21:30
Samsun Haber
Anasayfa
Kategoriler
Galeri
Video
Yazarlar
Künye
İletişim
Kapat





Paylaş (0) Paylaş (0)
Genç Yeryüzü Doktorları Havza'da
28 Nisan 2016, 19:04
Sponsorlu Bağlantı


Genç Yeryüzü Doktorları topluluğunda yer alan OMÜ Tıp Fakültesi, Diş Hekimliği Fakültesi ile Sağlık Meslek Yüksekokulu öğrencileri Havza Çelikalan İlkokulu'nu ziyaret etti.

Atakum Gençlik Merkezi Gönüllüleri Havza Belediyesi ve Havza Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürlüğünün destekleri ile ilçeye gelen 17 topluluk üyesi, Çekilalan İlkokulu öğrencilerine ağız ve diş sağlığı, el temizliği, hijyen, uyku ve dinlenme ile sağlıklı beslenme hakkında bilgi verildi.



'ORADA VE HERYERDE OLMAK...'

Daha sonra Genç Yeryüzü Doktorları, gönüllüler ile öğrenciler birlikte boyama, beslenme ve oyun etkinlikleri yaptı. Programın sonunda öğrencilere diş fırçası ve çeşitli kırtasiye malzemeleri hediye edildi. Genç Yeryüzü Doktorları (GYYD) OMÜ Oluşumu Başkan Yardımcısı Sinem Kısa, gönüllü doktorlar ve öğrenciler olarak her yerde olmaya çalıştıklarını belirterek, "Orada ve her yerde olmak için çalışmaktayız. Gönüllü arkadaşlarımızla yer yüzünün her coğrafyasında ihtiyaç duyulan her yerde olmaya çalışıyoruz." dedi.



Kısa, "Çelikalan'da beş ayrı konuda öğrencilere eğitim verdik. Yapmış olduğumuz bu çalışmaların bir amacı da çocukların doktor korkularının önüne geçmek. Bunu sağlamak ve sıcak ilişkiler kurmak için çocuklarla çeşitli oyunlar oynayıp etkinlikler yaptık." ifadesinde bulundu.Okul ziyaretinin ardından GYYD üyeleri ve Atakum Gençlik Merkezi üyeleri, Havza Belediyesi Halka İlişkiler Müdürü Ömer Faruk Çörekçioğlu ve Havza Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürü Cafer Uzun'la birlikte, Nusaybin’de şehit olan Muhammet Yılmaz’ın Aslançayır Mahallesi'ndeki dede evini ziyaret ederek ailesine başsağlığı diledi

Kayıtsız Üye
11-26-2016, 21:32
Üniversitemizde "Yeryüzü Konuşmaları" Konferansı Düzenlendi
20 Mayıs 2016 Cuma - Basın Halkla İlişkiler Müdürlüğü - 2778 kez okundu

Üniversitemiz Genç Yeryüzü Doktorları Topluluğu’nun düzenlediği "Yeryüzü Konuşmaları” adlı konferans, 18 Mayıs 2016 tarihinde Atatürk Kongre Merkezi Miletos Salonu’nda gerçekleşti.
Konferansa, Rektörümüz Prof.Dr. Cavit Bircan, Rektör Yardımcımız Prof.Dr. Recai Tunca, Tıp Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Serpil Demirağ, Yeryüzü Doktorları Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Yahyahan Güney, Rektör Danışmanı aynı zamanda Topluluk Danışmanı Yrd. Doç.Dr. Mücahit Avcil, akademik ve idari personelin yanı sıra öğrenciler katıldı.

Yeryüzü Doktorları tanıtım filmiyle başlayan konferansta, Üniversitemiz Genç Yeryüzü Doktorları Topluluk Başkanı Seda Karagöl yaptığı konuşmasında, Türkiye’nin 50 farklı üniversitesinde aktif olarak çalıştıklarını , “İyilik ve Sağlık“ hareketi olarak çıktıkları bu yolda topluluklarına sadece gönüllü insanlar aldıklarının altını çizdi.

Genç Yeryüzü Doktorları Gönüllüsü Dr. Tuba Yurtsever, ”Yerin Uganda Yüzü ”adlı sunumunda Yeryüzü Doktorları gönüllüleriyle beraber Uganda’daki Gombe ve Kibuli Hastanelerindeki çalışmalarını anlattı.

Konferansta, "İnsani Yardım Nedir?" , "Sağlık Nedir?" , "İnsani Yardımda Genel Problemler", "Dünyada ve Türkiye’de İnsani Yârdim Kuruluşları", "Yeryüzü Doktorları Kimdir" konuları ele alındı.

Daha sağlıklı bir yeryüzü için iyilik yolunda çalışmalar yaptıklarını söyleyen Yeryüzü Doktorları Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Yahyahan Güney, ”Yeryüzünde insanlar aynı imkân ve şartlara sahip değil. Bazıları refah ve varlık içinde yaşarken, bazıları yokluk ve çaresizlikle boğuşuyor. Afetler, iç karışıklıklar, savaşlar, yoksulluk, çaresizlik, açlık... Bu durumun yarattığı acıları yüreğinde hisseden bir grup gönüllünün 2000 yılında bir araya gelerek oluşturduğu Yeryüzü Doktorları bugün Türkiye, İngiltere, Pakistan, Somali, Kenya, Kongo DC ve Gazze ofisleriyle, 40’tan fazla ülkede faaliyet göstermiş bir uluslararası sağlık yardım kuruluşudur.” dedi.

Soru cevap bölümünün ardından Tıp Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Serpil Demirağ, Yahyahan Güney’e, Rektör Danışmanı aynı zamanda Topluluk Danışmanı Yrd. Doç.Dr. Mücahit Avcil Dr. Tuba Yurtsever’e çiçek takdim etti.

Konferansın ardından Rektörümüz Prof. Dr. Cavit Bircan’ı makamında ziyaret eden Uzm. Dr. Yahyahan Güney, yaptığı çalışmalar hakkında Rektörümüzü bilgilendirdi.

Vali Erol Ayyıldız ve Rektör Danışmanı Yrd. Doç. Dr. Mücahit Avcil'in de yer aldığı ziyarette Rektörümüz Prof. Dr. Cavit Bircan “Toplum yararına gerçekleştirilen hizmetler tüm insanlığı mutlu eder, bu tür çalışmaların her daim destekçisiyiz.” diyerek, bu alandaki çalışmalarından dolayı Güney’e teşekkür ett

Kayıtsız Üye
11-30-2016, 22:34
Yeryüzü Doktorları Uganda'da 150 katarakt ameliyatı yaparak yerel doktorlara göz cerrahisi tekniklerini öğretti.




Yeryüzü Doktorları, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansının (TİKA) desteğiyle Uganda'da 150 katarakt ameliyatı yaptı ve yerel doktorlara eğitim verdi.

Yeryüzü Doktorları program yöneticisi Safa Şimşek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, TİKA Bakü temsilciliği ile haziran ayında başlattıkları eğitim programıyla Ugandalı doktorlara, katarakt tedavi yöntemlerinden FAKO cerrahisini öğrettiklerini söyledi.

Program kapsamında, Türkiye ve Azerbeycan'dan gönüllü doktorlarların, Ugandalı meslektaşlarına sahada FAKO cerrahisinin ne şekilde uygulandığını gösterdiklerini belirten Şimşek, eğitimi tamamlayan doktorların Türkiye'de iki ay staja gönderildiğini dile getirdi.

Şimşek, gönüllü doktorlarların, Gözlerini Aç projesi kapsamında Uganda'nın Butambala bölgesindeki Gombe Hastanesi'nde 150 hastaya katarakt ameliyatı yaparak gözlerini açtıklarını ifade etti.

Hedef 500 kataraktlıya ışık olmak
Programa Bakü'den katılan göz doktoru Samir İbadov, Uganda'da çok sayıda katarakt hastasının bulunduğunu fakat gerekli ameliyatlar için uygun şartlarının bulunmadığını söyledi.

İbadov, toplamda 500 katarakt hastasını iyileştirmeyi hedeflediklerini bildirerek, Gombe Hastanesi'ndeki doktorlara Fako cerrahisini öğreterek kendi ameliyatlarını yapacak seviyeye getireceklerini belirtti.

hastaneye 8 saat uzaklıktaki bir köyden tedavi olmaya gelen 66 yaşındaki Fred Mayanga, 2001'de geçirdiği kaza sonucu 1 gözünü kaybettiğini, diğer gözünün de katarakt nedeniyle kapandığını söyledi.

Parası olmadığı için ameliyat olamadığını dile getiren Mayanga, daha önce defalarca hastaneden ilaçla gönderildiğini, ameliyat olamadığını anlattı.

Yeryüzü Doktorlarının ücretsiz olarak yaptığı katarakt ameliyatının yıllardır karanlıkta devam eden hayatını aydınlatacağını aktaran Mayanga, Türk doktorlara teşekkürlerini iletti.

Yeryüzü Doktorları, Afrika'da Kenya, Uganda, Somali, Tanzanya, Sudan, Nijer, Kongo gibi ülkelerde göz hastalıklarının tedavisinde gönüllü olarak çalışıyor. Gönüllü doktorlar, bugüne kadar çoğu Afrika'da olmak üzere, toplam 16 bin 244 muayene, 5 bin gözlük dağıtımı ve 2 binden fazla ameliyat gerçekleştirdi.

Akşam

Dự án mới
11-30-2017, 20:20
NgoÃ*****i yếu tố khan hiếm, chÃ*****nh giá trị cảnh quan, khÃ***** háº*****u vÃ***** môi trường sống xanh, trong lÃ*****nh lÃ***** những yếu tố khiến nhÃ***** đất cạnh sông luôn có sức hút mạnh mẽ đối với những khách hÃ*****ng có nhu cầu nhÃ***** ở thá»±c vÃ***** tìm kiếm sá»± khác biệt.

http://highinteladatxanh.com/wp-content/uploads/2017/11/Khu-vui-choi-tre-em.jpg (http://highinteladatxanh.com)

KHAN HIẾM QUỸ ĐẤT Cáº*****NH SÔNG

LÃ***** cá»*****a ngõ, nút giao thông huyết mạch của Khu Tây, Khu Tây Bắc được xem lÃ***** khu vá»±c đầy tiềm năng với những quyết tâm mở rộng, thúc đẩy phát triển hạ tầng trong kế hoạch phát triển chung của thÃ*****nh phố.

ĐÔ THỊ SINH THÁI BÊN SÔNG SÀI GÒN

ChÃ*****nh vì lẽ đó, du an HighIntela (http://highinteladatxanh.com/) hưởng trọn lợi thế mặt tiền sông SÃ*****i Gòn, mang phong cách thiết kế của một resort sinh thái ven sông với gần 100% căn hộ đều có hướng nhìn đẹp về sông SÃ*****i Gòn, hồ sinh thái vÃ***** hệ thống công viên bên trong dá»± án, tất cả sẽ mang đến cho cÆ° dân những giá trị sống hoÃ*****n mỹ vÃ***** riêng biệt.

Kèm theo đó lÃ***** một thế giới tiện Ã*****ch thu nhỏ, được quy hoạch hoÃ*****n chỉnh vÃ***** khép kÃ*****n ngay bên trong dá»± án với 6 phân khu, 36 tiện Ã*****ch chuẩn resort cao cấp nhÆ°: bến du thuyền, đường tản bộ vÃ***** công viên cạnh bờ sông, quảng trường trung tâm, phố ánh sáng, phố mua sắm, hồ bÆ¡i, khu thể thao trong nhÃ***** vÃ***** ngoÃ*****i trời, vườn BBQ, hồ sinh thái, vườn treo… Đồng thời bên trong dá»± án còn có trung tâm thÆ°Æ¡ng mại 04 tầng táº*****p trung hÆ¡n 15.000m2 trong tổng số hÆ¡n 24.000m2 sÃ*****n thượng mại của toÃ*****n dá»± án, đáp ứng tất cả nhu cầu mua sắm, giải trÃ*****, ăn uống, chăm sóc sức khỏe… không chỉ cho cÆ° dân bên trong dá»± án mÃ***** còn lÃ***** điểm đến cho cÆ° dân trong khu vá»±c.

NGAY KHU Vá»°C PHÁT TRIỂN Máº*****NH MẼ CỦA Háº***** TẦNG KHU TÂY

du an Dat Xanh (http://highinteladatxanh.com/) với vị trÃ***** tọa lạc tại mặt tiền đường Xô Viết Nghệ TÄ©nh – Võ Văn Kiệt quy hoạch lộ giới 60m, nối liền đại lộ Võ Văn Kiệt, từ High Intela, bạn có thể di chuyển nhanh đến sân bay Tân SÆ¡n Nhất qua đại lộ Võ Văn Kiệt, cÅ©ng nhÆ° di chuyển đến trung tâm Quáº*****n 1 chỉ khoảng 15 phút. Cùng lợi thế hạ tầng, dân cÆ° hiện hữu, chỉ trong bán kÃ*****nh 2km, bạn có thể táº*****n hưởng đa dạng dịch vụ hiện hữu nhÆ°: Bệnh viện quốc tế Hạnh Phúc, Coopmart Bình Triệu, Chợ Bình triệu, Vincom Mall, Đại học Luáº*****t, trường học các cấp… đồng thời kết nối với khu đô thị Vạn Phúc quy mô 198ha đã hình thÃ*****nh với các dịch vụ cao cấp: công viên giải trÃ***** lớn nhất Đông Nam Á rộng 21,5ha, bệnh viện quốc tế quy mô 500 giường…


Biết thêm chi tiết : http://highinteladatxanh.com (”http://highinteladatxanh.com”)

Dự án mới
11-30-2017, 20:22
NgoÃ*****i yếu tố khan hiếm, chÃ*****nh giá trị cảnh quan, khÃ***** háº*****u vÃ***** môi trường sống xanh, trong lÃ*****nh lÃ***** những yếu tố khiến nhÃ***** đất cạnh sông luôn có sức hút mạnh mẽ đối với những khách hÃ*****ng có nhu cầu nhÃ***** ở thá»±c vÃ***** tìm kiếm sá»± khác biệt.

http://highinteladatxanh.com/wp-content/uploads/2017/11/Ho-boi-tran-bo.jpg (http://highinteladatxanh.com)

BÙNG NỔ Háº***** TẦNG, KHU TÂY DUY TRÌ ĐÀ PHÁT TRIỂN

Nổi báº*****t trong số những quỹ đất khan hiếm đó lÃ***** khu vá»±c Đông Bắc TP.HCM thuộc các tuyến giao thông chÃ*****nh nhÆ° đại lộ Võ Văn Kiệt, Võ Văn Kiệt lÃ***** khu vá»±c có lợi thế sông SÃ*****i Gòn chảy qua, những dá»± án có vị trÃ***** cạnh sông cÃ*****ng được người mua tìm đến vÃ***** giá trị cÅ©ng không ngừng tăng.

TRIỂN VỌNG ĐẦU TƯ

ChÃ*****nh vì lẽ đó, bảng giá High Intela (http://highinteladatxanh.com/) hưởng trọn lợi thế mặt tiền sông SÃ*****i Gòn, mang phong cách thiết kế của một resort sinh thái ven sông với gần 100% căn hộ đều có hướng nhìn đẹp về sông SÃ*****i Gòn, hồ sinh thái vÃ***** hệ thống công viên bên trong dá»± án, tất cả sẽ mang đến cho cÆ° dân những giá trị sống hoÃ*****n mỹ vÃ***** riêng biệt.

Hạ tầng Khu Tây Bắc TP.HCM phát triển nhanh được xem lÃ***** đòn bẩy thúc đẩy sá»± đi lên của bất động sản khu vá»±c, đặc biệt dọc tuyến giao thông chÃ*****nh nhÆ° đại lộ Võ Văn Kiệt, Võ Văn Kiệt, đặc biệt với lợi thế sông SÃ*****i Gòn chảy qua, những dá»± án có vị trÃ***** cạnh sông cÃ*****ng được người mua tìm đến vÃ***** giá trị cÅ©ng không ngừng tăng. Dù nhu cầu cao nhÆ°ng nguồn cung trong khu vá»±c lại khá Ã*****t, những dá»± án được công bố đều có lượng giao dịch tốt nhÆ° Sunview Town, Opal Riverside, Vạn Phúc Riverside City…

VỊ TRÍ VÀNG Cáº*****NH SÔNG, KẾT NỐI VÕ VĂN KIỆT

tiện Ã*****ch HighIntela (http://highinteladatxanh.com/) với vị trÃ***** tọa lạc tại mặt tiền đường Xô Viết Nghệ TÄ©nh – Võ Văn Kiệt quy hoạch lộ giới 60m, nối liền đại lộ Võ Văn Kiệt, từ High Intela, bạn có thể di chuyển nhanh đến sân bay Tân SÆ¡n Nhất qua đại lộ Võ Văn Kiệt, cÅ©ng nhÆ° di chuyển đến trung tâm Quáº*****n 1 chỉ khoảng 15 phút. Cùng lợi thế hạ tầng, dân cÆ° hiện hữu, chỉ trong bán kÃ*****nh 2km, bạn có thể táº*****n hưởng đa dạng dịch vụ hiện hữu nhÆ°: Bệnh viện quốc tế Hạnh Phúc, Coopmart Bình Triệu, Chợ Bình triệu, Vincom Mall, Đại học Luáº*****t, trường học các cấp… đồng thời kết nối với khu đô thị Vạn Phúc quy mô 198ha đã hình thÃ*****nh với các dịch vụ cao cấp: công viên giải trÃ***** lớn nhất Đông Nam Á rộng 21,5ha, bệnh viện quốc tế quy mô 500 giường…


Tiến độ dự án : http://highinteladatxanh.com (”http://highinteladatxanh.com”)

Kayıtsız Üye
12-23-2017, 06:15
ÖSYM'NİN BASIN AÇIKLAMASI
(29 Kasım 2011)
İnternet’te bazı forum sayfalarında ve belli bir kesim tarafından kamu kuruluşlarına ve yetkililerine gönderilen elektronik iletilerde 2011-KPDS Sonbahar Dönemi sorularının bazılarının yanlış olduğu ve soruların iptal edilmesi gerektiği iddia edilmektedir. Belli bir grup tarafından özellikle yapılan bu yönlendirmeler üzerine aşağıdaki açıklamanın yapılması gereği duyulmuştur:
Söz konusu sınavda 37., 52., 64., 68., ve 71. soruların hatalı olduğu, soruların iptal edilmesi ya da doğru cevap seçeneğinin değiştirilmesi gerektiği savı basına ve kamuoyuna pompalanmaya çalışılmaktadır. Ancak soruların hatalı olduğuna dair iddia ortaya koyanlar, kamu kuruluşlarına mail atanlar sınava girmiş adaylar bile değildir.
Diğer sorular yanında 37., 52., 64., 68., ve 71. sorular tekrar alanda uzman bilimsel bir heyet tarafından incelenmiş, sorularda herhangi bir hata bulunamamıştır. Adayların bu türden asılsız iddialara itibar etmemesini önemle rica ederiz.
Kamuoyuna ve basına saygıyla duyurulur.
ÖSYM BAŞKANLIĞI

KPSS’deki kopyanın şifresi Asil’de mi?
Kılıçdaroğlu, Bakan Çubukçu’ya, sorular çalındığı için iptal edilen KPSS sorularının tamamını gören tek kişi olan ÖSYM uzmanı Mustafa Asil hakkında neden soruşturma açılmadığını sordu
BAHAR ATAKAN Ankara
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşma, gözleri yeniden KPSS’deki kopya skandalına çevirdi. Soruların çalındığı iddiasıyla iptal edilen KPSS Eğitim Bilimleri Testi’ndeki soruların tamamını gören tek kişi olan Mustafa Asil hakkında neden soruşturma açılmadığını soran Kılıçdaroğlu, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’dan yanıt beklediğini vurguladı.
Savcılığın, KPSS soruşturması kapsamında arama yaptığı ÖSYM’nin Test Araştırma Birimi’nde uzman olarak çalışan Asil’in, doktora için Kanada’ya gönderildiğini söyleyen CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter ise konuyla ilgili Çubukçu’ya iki kez soru önergesi yönelttiğini ancak, yanıt alamadığını belirtti. Serter, “Asil neden yurtdışına kaçırıldı?” diye sordu.
‘Neden soruşturma dışında?’
Kılıçdaroğlu, “KPSS’de sorular çalındı. Bu soruların tamamanı gören tek kişi var: Mustafa Asil. Soruşturma açılırken Kanada’ya gönderildi. Bir yıl süreyle doktora yapsın diye. Bir yılda doktora nasıl olacaksa? Bir yılı tamamlamadan geri geldi. Halen soruşturma kapsamı dışında, niçin? YÖK’ten sorumlu olan bakandan yanıt bekliyoruz. Bu kişi kimdir, neden soruşturmanın kapsamı dışında tutuldu?” dedi.
Serter araştırdı
Serter, Milliyet’e yaptığı açıklamada, şunları kaydetti: “ÖSYM Başkanı’na, ‘315 kişiyi neden YÖK’e devrettiniz’ diye ısrarla sordum. Yanıt olarak, ‘Bu insanlar şaibeli ve yetersiz’ denildi. Ancak, yeni eleman alımı yapılamadığı için bu insanlar 5 ay daha ÖSYM’de çalışmaya devam edecek. Bu kişilerin tümü hakkında soruşturma açıldığı, suçları kanıtlanamadığı halde, bir kişi için hiç soruşturma açılmadı. Bu kişi Mustafa Asil. Kanada’ya gönderiliyor, ancak 6 ay sonra geri gelip tekrar görevine başlıyor. Hakkında halen soruşturma açılmadı. Bu kişi soruların tamamını gören tek kişi ve dışarı kaçırılıp, soruşturmadan uzak tutuluyor. Çubukçu’dan yanıt alamadım.”
YÖK inceleme istedi
Edinilen bilgiye göre YÖK, iddialar üzerine ÖSYM’nin inceleme başlatmasını istedi. ÖSYM’den gelecek bilgilerin YÖK tarafından MEB’e iletileceği kaydedildi. İddiaya göre Asil, ÖSYM’nin soru biriminde görev yaptığı için edindiği özel bir şifre ile önceden gördü. Asil’in iptal edilen KPSS öncesinde izin istediği iddia edildi. Alınan bilgiye göre, halen Test Araştırma Birimi’nde uzman olarak görev yapan Mustafa Asil, Kanada’ya TÜBİTAK’tan aldığı eğitim bursu ile gitti. Asil, burs yarım dönemi kapsadığı için eğitimini tamamlayarak yakın zamanda Türkiye’ye geri döndü.

İKİ SORU ÖNERGESİ VERİLDİ, YANIT YOK
Serter, Çubukçu’nun cevaplaması için Meclis’e verdiği iki soru önergesinde şu ifadelere yer verdi:
1. ÖNERGE: Asil hakkında neden soruşturma açılmamıştır? Kendisinin şaibeli görülmeme sebepleri nelerdir?
2. ÖNERGE: 1. Asil’in, soruşturma kapsamı dışında bırakılarak Kanada’ya gönderildiği doğru mudur?
2. ÖSYM’nin hizmet alımı yaptığı Grup Temizlik firmasında temizlik görevlisi olarak çalışan ve YÖK Başkanı Özcan’ın şoförünün eşi olan kişinin, Bilgi İşlem Birimi’nde sekreter olarak çalıştırıldığı doğru mudur?
3. Bilgi İşlem Birimi’nde çalıştırılan Ahmet Topçu’nun ÖSYM’nin hizmet alımı yaptığı Meteksan Firması’nda geçici işçi olduğu doğru mudur?
4. Test Araştırma Birimi’nde çalıştırılan Melek Erdoğan’ın ÖSYM’nin hizmet alımı yaptığı Meteksan Firması’nda geçici işçi olduğu doğru mudur?
http://www.memurlar.net/haber/191611/

soruşturulmayan sadece Mustafa Asil mi?

Dr TUS hakkında Savcılığa Suç Duyurusu (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4442)
ÖSYM nin büyük hainliği.. (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4506)
Tıp Öğrencileri Nasıl Fişleniyor? Özel Dosya (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4964)
Dr. Rıza Eröksüz: Provakatörleri açıklıyorum (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4383)

Kirli ilişkiler dörtgeni: ÖSYM, YÖK, Tusdata, sami selçukbiricik

daha iyi olmaz mıydı?




http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=569&d=1297971083

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=179&d=1293276103

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=218&d=1293921743

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=1438&d=1301977961

sıraya dizin
2007 yılı 29 ocak ösym den istihbarat alıyoruz
2008 yılı 13 ağustos ösym den istihbarat alıyoruz
2010 yılı 10 eylül ösym den istihbarat alıyoruz
2010 yılı 28 Eylül ösym den maddi gücümüz nedeniyle iletişime geçip istihbarat alıyoruz

ÖSYM, YDUS sınavına giren yaklaşık 3 bin doktorun sınav sonuçlarını duyurmasına rağmen, dava açıldığı için sınava giren 174 genel cerrahın sonuçlarını 1.5 aydır açıklamıyor.

İLKER AKGÜNGÖR

ÖSYM, yaklaşık 3 bin doktorun katıldığı Tıpta Yan Dal Uzmanlık Sınavı’nda (YDUS) sınava giren tüm doktorların sonuçlarını sitesinde yayınlarken, dava açıldığı gerekçesiyle 174 genel cerrahın sınav sonuçlarını 1.5 aydır açıklamıyor. 14 Aralık 2014’te yapılan YDUS’un sonuçları 8 Ocak 2015’te açıklandı. Yerleştirme sonuçları ise 10 Şubat’ta ÖSYM’nin internet sitesinde yayınlandı. Ancak sınavda hatalı soru sorulduğuna dair bir cerrahın açtığı dava yüzünden sınava giren tüm cerrahlar hala mahkeme sonucunu bekliyor. İnternet forumlarında ise bir çok cerrah tepkisini, “Bu cerrahlar size ne yaptı arkadaş” diyerek gösteriyor.

“Baskı yüzünden davadan vazgeçtim”
Davayı açan Op. Dr. Cemil Binarbaşı ise şöyle konuşuyor: “13 sorunun hatalı olduğunu düşündüğüm için dava açtım. Sonuçlar açıklanmayınca ÖSYM’yi arayan cerrahlara davayı açan kişinin yani benim bu durumdan sorumlu olduğumu söylemişler. Sınava giren cerrah meslektaşlarım o kadar yoğun baskı yaptı ki önceki gün mahkemeye dilekçe vererek davadan vazgeçmek zorunda kaldım. Bu kez de diğer bir grup cerrah ‘umudumuz bu davaydı niye geri çektin’ diye üzerime geliyor. Sanki ÖSYM Başkanı benim ve kararları ben veriyormuşum gibi davranılıyor. Ne İsa’ya ne de Musa’ya yaranamadım. YGS’ye dava açılırsa 2 milyon kişinin de sınav sonuçlarını açıklamayacaklar mı çok merak ediyorum.”


- Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı'na, halen başkanlık görevini vekaleten yürüten Prof. Dr. Ali Demir atandı.
Demir'in, atanmasına ilişkin karar Resmi Gazete'de yayımlandı. Yeni kanuna göre, ÖSYM başkanı 4 yıl görev yapacak.
İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyesi olan Prof. Dr. Demir, ÖSYM'deki görevi süresince üniversitede ücretsiz izinli sayılacak.
İTÜ Makine Mühendisliği Bölümünden mezun olan ve İTÜ Tasarım Mühendisliği bölümünde yüksek lisans eğitimini tamamlayan Demir, doktorasını İngiltere'deki Loughborough Teknoloji Üniversitesi'nde tamamladı. İTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü yapan Demir, İngilizce ve Almanca biliyor.

yorumlar yakında

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=249&d=1294334122

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=235&d=1293993753
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=573&d=1298234068


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=561&d=1297964036

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=510&d=1297594576

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=511&d=1297614836





http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=514&d=1297616535



http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=521&d=1297619036



[

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=214&d=1293920182

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=226&d=1293990436


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=543&d=1297708008
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=218&d=1293921743

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=270&d=1294513626

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=628&d=1299090111
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=305&d=1294770311

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=301&d=1294754853
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=302&d=1294765961

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=653&d=1299332870

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=652&d=1299332856

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=240&d=1294226048


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=542&d=1297707048

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=659&d=1299335075

Konya ovası gibi bereketli topraklar

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=599&d=1298571921

konu Hürriyet gazetesine intikal ediyor
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=597&d=1298571898

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=600&d=1298571932


sonuç : 5 gün sonra

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=598&d=1298571909


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=366&d=1296152195
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=364&d=1296152170
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=368&d=1296152267
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=590&d=1298485641
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=591&d=1298485674
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=593&d=1298485713
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=215&d=1293920233


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=704&d=1299920191
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=706&d=1299920228
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=372&d=1296154087

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=438&d=1296388748


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=548&d=1297797283
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=490&d=1296473374

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=273&d=1294553168
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=179&d=1293276103
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=240&d=1294226048



http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=197&d=1293885887
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=338&d=1295677930
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=504&d=1296665689
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=251&d=1294384845

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=289&d=1294570123
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=290&d=1294570504

görevimizi yapamadık affet bizi
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=242&d=1294236452
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=506&d=1296769205

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=508&d=1296810245
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=270&d=1294513626

Nokta atış



http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=569&d=1297971083
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=251&d=1294384845
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=653&d=1299332870
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=385&d=1296238114


*****

Mesajlar: n/a

Uz.Dr. Sami Selçukbiricik yazıları

http://www.tus.com/29625/osymye-acik-mektup
ÖSYM’ye AÇIK MEKTUP-1
“Adaleti olmayanın asaleti de olmaz”
(10 Eylül 2013)
Sayın ÖSYM Başkan ve Yetkilileri,

Size; pek çok kursiyeri 7 ve 8 Eylül 2013’te DUS ve TUS’a girmiş olan bir kurum olarak açıktan ve MERTÇE yazıyoruz. Bilin ki; sadece para peşinde koşan bir kurum olsaydık etliye sütlüye bulaşmaz, kazandığımız paranın keyfini yaşamaya bakardık. Bu ülkede korkmadan doğru sözü söyleyen mertlerin hala var olduğunu yeni nesillere -örnek olarak- göstermeyi kendimize vazife biliyoruz.

Son 4 yıldır (göreve geldiğinizden beri) sınavlarınıza giren hekim ve diş hekimleri ile sürekli bir sürtüşme ve didişme psikolojisi içindesiniz:

• Sanki; karizmanız ve itibarınız çok zedelenecekmiş gibi bir ruh hali ile, hekimlerin sorulara itiraz etmelerine bozuluyor,

• Bizim gibi kurumların kursiyerlerine rehberlik etmelerini “ÖSYM’ye karşı kışkırtıcı eylemler” olarak niteliyor,

• Soruları iptal ederken “En ufak bir şüphe olan soruyu bile iptal edelim” diye düşünerek bir tek vatan evladının bile mağdur olmasını engellemek yerine tüm savunma mekanizmalarını kullanarak mümkün olan en az soru iptali ile “Hekimlerin çenesini kapama” yolunu seçiyorsunuz.

Hatta; iptal etmediğiniz ama “kesin olarak yanlış olan” sorular için hekimler yargıya başvurduğunda da bakanlık ve yargı üzerinde inanılmaz baskılar kurmaya çalıştığınız da kulaktan kulağa yayılıyor. Çok üzücüdür ki herkes buna inanıyor.

Tüm bunlara rağmen yargı soruları iptal ettiğinde de küçük bir özrü bile muhataplarınızdan esirgiyorsunuz.

Bütün bu olanlar o kadar ağırınıza gitmiş olacak ki; mevcut meclisi ikna ederek soruları yayınlamamak için kanun çıkarttınız. Emin olun ki, size tam olarak güvenip de yasayı meclisten geçiren yöneticilerimiz, talep ettiğiniz kanun değişikliği ile sınava girenlerin hak arama özgürlüğünün tamamen kısıtlandığını bilselerdi böyle bir kanunu geçirmezlerdi. Bugün bile bilseler tekrar düzelteceklerinden emin olabilirsiniz. Size tanınan krediye güvenip sonuna kadar “güç zehirlemesi“ne girmek, haklı olduğunuz anlamına mı gelir?

Mutlaka bilmeniz gereken bir başka nokta daha var ki; hangi önlemi alırsanız alın eninde sonunda sorular ortaya çıkacaktır. Çünkü doktorların hafızası hafife alınamayacak kadar güçlüdür. Böylece, arkasına sığındığınız “soru bankası oluşturmak” ve “Gizlilik” gerekçelerinin gerçekte bir karşılığının olmadığı çok yakında zaten ortaya çıkacaktır. Sonuçta ortaya tam bir “Devekuşu Sendromu”nun çıkması kaçınılmazdır.

Şimdi soruları yayınlamadığınızı varsayalım:

1. Sınava girenler; anayasal hakları olan “Hak arama özgürlüğünü” nasıl kullanacaklar?

2. Bazı soruların yanlış olduğunu düşünenler, neye dayanarak itiraz edecekler? Soruyu hatırlayamayabileceklerine HATTA doğru cevabın ne olduğunu bilmediklerine göre HANGİ DAYANAĞA GÖRE itiraz edecekler?

3. Siz; soruları açıklamadığınızda ve yanlış-doğru belli olmadan sonuçları ve yerleştirmeleri açıkladığınızda ADALET tecelli etmiş olacak mıdır?

4. Yargıya başvuranlar, Anayasa Mahkemesinden yasanın iptalini sağlayanlar, 10-15 ay sonra bilirkişi raporlarıyla bazı soruları iptal ettirenler çıkarsa insanların yüzüne NASIL bakacaksınız?

5. Size güvenip de arkanızda duran değerli devlet büyüklerimiz, uğraştıkları onca dahili ve harici sorunlara bir de sizin yol açtığınız bu sorunun eklendiğini fark ettiklerinde ne hissedeceksiniz? Size güvenen yöneticilere bu “dost kazığı“nı atma hakkınız var mı?

Daha bir TUS önce 8 (Sekiz) hatalı soruyu RESMEN İPTAL etmediniz mi? Aralık 2010 TUS’unda inatlaşıp iptal etmediğiniz 5 soru yargı yoluyla iptal edilmedi mi? 19 ay sonra herkesin yerleştirilmesi değişmedi mi? O gün yeri değişenlerin sizin hakkınızdaki duygularını hiç düşünmediniz mi? Biz “hatasız soru soruyoruz” diyebilir misiniz?

“Güç” hatta “zor” kullanarak soruları açıklamayıp insanların hak arama özgürlüğünü kısıtlamak ZULÜM’dür ve ZULÜM aslında, tarih boyunca çaresiz ve küçük insanların başvurduğu bir yol olmuştur.*****

Sorumlu olduğunuz bu insanlara karşı SORULARI AÇIKLAYIN ki,

• Size, “vicdansız” diyenler utansınlar,

• Size, “adaletsizlik umurlarında değil” diyenler hakkınızı teslim etsinler,

• Size, “özür bile dilemeyen yüzsüzler” diyenler sizden özür dilesinler,

• Size, “ülkeyi ve adaleti değil sadece kendi ikballerini düşünüyorlar” diyenler artık ülkeyi ve adaleti öncelediğinizi de konuşsunlar.

• Size güvenen ve bin bir derdi olan yöneticilerimize gereksiz, saçma ve yeni bir dert açmayın.

• Açıklayın ki, yarın adaletsizlik ortaya çıkarsa insanlara beddua hakkı vermeyin. Beddua; kendi elinizle davet edeceğiniz son şey olsun. Mazlumun âhı, aheste aheste çıkarmış derler.

İsterseniz; anladığınızı düşündüğünüz bir başka dilden konuşalım:

Eğer, Cuma namazına gidiyorsanız iyi bilirsiniz; imam, hutbeyi bitirirken Kur’an’dan bir ayet okur: “Muhakkak ki Allah ADALETİ, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder…”

Şimdi önünüzde iki seçenek var:

1. Hakkı ve Adaleti -acı gelse de- söylediğimize kanaat getirip soruları açıklar, itirazlara imkan tanır ve şüpheli her soruyu hiç tereddüt etmeden iptal eder adil olursunuz.

2. Daha önce defalarca yaptığınız gibi, nefsinize yenik düşüp soluğu en yakın savcılıkta alır bizimle ilgili yeni bir suç duyurusunda bulunursunuz.

Biz; ölümden sonraki ilahi adalete sunulmak üzere yüz akı ile belgelerimizi mütemadiyen hazırlıyoruz. Ya Siz?

#direnMEösym
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK


http://www.tus.com/29845/osymye-acik-mektup-2
ÖSYM’ye AÇIK MEKTUP – 2

“Şecaat arz ederken merd-î kıpti, sirkatin söylermiş”

(19 Eylül 2013)

Sayın ÖSYM Başkan ve Yetkilileri,

Her türlü baskıya, haklı talebe ve yazılı isteklere rağmen Eylül 2013 TUS ve DUS sorularını açıklamadınız.

“Elektronik sınav hazırlığı”, “Soru bankası oluşturma”… gibi gerekçelerin kimseye inandırıcı gelmediğini siz de bilirsiniz. İnsanlara yapılacak en yanlış şeylerden biri “onları aptal yerine koymak”tır.

Dünyanın hiçbir yerinde sınavların açıklanmadığından dem vurmuşsunuz.

Bilmiyorsanız söyleyelim:

1. USMLE gibi sınavlarda hatalı soru ZATEN sorulmaz, sorular çok ciddi kontrollerden geçirilir.

2. O sınavlar “eleme-seçme sınavı” yani yarışmalı sınav değil, kişiye özgü baraj sınavıdır.

Soruların %10’unu açıklamışsınız. İki soruyu da iptal edildiği için açıklamışsınız. Güya şecaat arz etmişsiniz.

Bu nasıl bir şecaat arz etme ki, açıkladığınız 26 sorudan tam 5 tanesi açıkça yanlış ve iptal edilmeli. 26 soruda bile kusurunuzu (sirkatinizi) açığa vurmuşsunuz.

Lütfen, şimdi aşağıdaki iki linke tıklayın; hem açıkladığınız hem de açıklamadığınız sorulardaki bazı hataları görün.

Açıkladığınız sorulardan seçilmiş bazı hatalı soruların linki

Açıklamadığınız sorulardan seçilmiş bazı hatalı soruların linki

Hangi akıl sahibine sorsanız, bu soruların hatalı olduğunu teyid edecektir.

“Hatalı soru sormak mümkündür, en ufak şüpheli bir soru bile varsa iptal eder, herkesin o soruları doğru yaptığını kabul ederiz.” diyebilmek bu kadar mı zor?

Hatada ısrar etmek erdem değildir. Kişi kara lekeyi alnına kendisi sürermiş. Hatada ısrar edenlerin öncüsü, ısrarından dolayı cennetten kovulan şeytandır.

Lütfen; Allahtan korkun ve

1. Kalbinizi temizleyin, iyi niyetli olun ve soruları derhal açıklayın, insanlara itiraz için ek süre verin.

2. En ufak bir şüphe olan soruları bile iptal edin, can yakmayın, beddua almayın.

3. Bundan sonraki sınavlarda hatasız soru hazırlamak için tüm prosedürlerinizi gözden geçirin ki bizim gibi kurumlara söz söyleme fırsatı vermeyin.

4. Bu ülkenin vergilerinden maaş alıyorsunuz, bu ülkenin insanlarına ve haklarına saygı duyarak ADİL OLUN ki kurtulasınız, evinize haram para götürmeyin.

Eğer, bütün bunlara rağmen hatanızda ısrar ederseniz yaptığınızın adı ZULÜM olacaktır ve zulüm ile kimse âbâd olmamıştır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6079/bir-iyilik-hareketi
Bir “İYİLİK” Hareketi
(07 Ekim 2011)
Bir ilkokul öğretmeninin çocuğu olarak doğmuşum. Annem ev hanımı…

Üç kardeş olduğumuz için ve hepimiz okuduğumuz için babam hep ek iş yapmak zorunda kalmış: ziraatle uğraşmış, tavukçuluk yapmış, olmamış… Arıcılık kurslarına gitmiş, arıcı olmuş.Hafta sonlarında ve yaz tatillerinde hep arıcılık yapmış, tam 55 yaşına kadar… Yani ben Tıp fakültesi 5. sınıfa başlayana dek… Sonrasında artık benim de boş yaz tatilim olamayacağı için emekli olmuş, hem öğretmenlikten, hem de arıcılıktan…

Ben de 5 yaşımdan beri hep babamın yanında oldum. Tıp fakültesi 5. sınıfa başlayana dek tüm yaz tatillerimi çadırda babamla birlikte arıcılık yaparak geçirdim, kendi yemeğimizi de kendimiz yaptık, kendi çamaşırımızı da kendimiz yıkadık.
Yokluğun ve borcun sıkıntısını da, alın teriyle çalışıp kazanmanın keyfini de yaşayarak öğrendim.

Bu ülkenin bir varlığıyım, en sade tabiriyle sizin içinizden biriyim.

Kader; önüme bir fırsat açtı ve TUSDATA kuruldu. Yıllar boyu arı gibi çalışıp ülkenin dört bir yanına yayılmış bir kurum haline geldi. Bu kurumdaki herkes işini en iyi şekilde yapmak için sürekli çalıştı. İşimiz TUS kazandırmaktı ve on binlerce doktor bizimle TUS kazandı, memnun oldu ki hep meslektaşlarına önerdi.

Kurumsal yapımız olgunlaşıp, sağlam zemine ulaşınca da kendi ülkemizin evlatlarına “sosyal sorumluluk” gereği bir proje olgunlaştırdık:

Tıp fakültelerinin 2., 3., 4. ve 5. sınıflarının iyi çalışan derecelerini, sosyal ve bilimsel faaliyet gösteren kulüplerin liderlerini, sınıfların gerçekte hizmetkârı olan amfi başkanlarını… vs. içeren YAYGIN bir proje oluşturduk. İstedik ki; bu gençlerimizin pek çok kitap ihtiyacını karşılayalım, şubelere derslere giden hocalarımızla bu gençleri düzenli şekilde buluşturalım ve daha iyi bir hekimlik ile daha iyi bir sınav hazırlığı konusunda yüreklendirip rehberlik yapalım. Sınıflarına uygun şekilde derslerimize ücretsiz alalım… vs., vs.

Adını da “GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBܔ koyduk ki heyecan versin, motive etsin…

Tüm ülkeyi hesap ettiğimizde her dönem için 600’er kişiden toplamda yaklaşık 2400 kişiye her yıl bu hizmeti vermek bize yıllardır gurur verdi. Toplumun her renginden insan oldu bu kulübümüzde. Onlar bizi ve yapmak istediklerimizi anladılar. Ve; kim ne derse desin, bu tam bir İYİLİK HAREKETİ oldu. Bu yolda yürürken, seçimlerimizde ya da uygulamalarımızda çok küçük aksaklıklar olsa bile hemen düzeltip iyi niyetle yolumuza devam ettik.

Uzun yıllardır sektörünün lider kurumu olabilmenin ve “güvenilir” kalabilmenin ne kadar güç olduğunu tahmin etmek hiç de zor değil.

Sürekli size saldırılır, kara propagandalar yapılır. Çünkü aynı sektörde ama sizin kadar başarılı olamayan birilerinin maddi menfaati için yıpratılmanız gerekir, en azından onlar tek yolun bu olduğunu düşünürler.

Hocalarımıza, notlarımıza, eğitim kalitemize, hiç aksamadan işleyen sistemimize, başarılarımıza… yani işimize diyecek bir şey bulamayanlar karalamak için bireysel iftiralara başvurmaktan, sahte evraklar servis etmekten çekinmezler. Çünkü, er meydanında acizdirler.

Son günlerde benzer bir saldırı dalgası ile karşı karşıyayız:

Sektörde rakibimiz olan bir kurum ve bağlantılı siteleri yalan yanlış sözde belgelerle GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBÜ uygulamamızın güya ne kadar “kirli”, “fişlemeye dönük” ve “kötü” bir uygulama olduğunu yazıp kamuoyuna kurumumuza karşı tahrik çabası içerisinde hareket ediyor.

Biz, bu çabalara gülüp geçiyor ve meyveli ağacın taşlanacağını hep hatırımızda tutuyoruz.

Marifet; daha iyisini yapmaktır, karalamak değil…
Marifet; er meydanında rekabet etmektir, bel altı vurmak değil…
Marifet; kendinden bahsedebilmektir, rakipten değil…

Her hekim arkadaşım bu karalamaların aslında ne anlama geldiğini bilecek kadar akıllıdır, buna hiç şüphe duymuyoruz.

Bütün bu saldırılar ve karalama kampanyaları karşısında ne mi yapacağız?

Elbette hukuki haklarımızı ararız ama onun dışında muhatap bile almayacağız. Çünkü, vaktimizi, yaptığımız işi daha da iyileştirmek için harcamanın erdem olduğunun farkındayız.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6087/yarindahazor
YARIN DAHA ZOR…
(07 Ocak 2011)

ÖSYM; bunca iletişim çabasına, gazete ilanlarına, TV haberlerine rağmen süreci devam ettiriyor. Süreç hepimizin gözleri önünde cereyan ediyor.
Hekimler; kendileri için çok önemli böylesi bir sınavda sebepsiz yere ve birilerinin galeyanına gelecek kadar basit ve zeka seviyesi düşük insanlar mıdır?

Bir dertleri vardı ve seslerini duyurmak istediler. “Derdini insanca anlatmak isteyen” bukişilerle görüşülüp sorunları dinlense ve kamuoyunun vicdanı rahatlatılsaydı daha şık olmaz mıydı?

Doktorların; haklarını aramak için çaba sarf etmelerini “kurum karşıtı faaliyet” olarak tanımlamak, devlet ciddiyetine yakışır mı?

“Sorun yok” deyip kestirmek, gerçekten sorun olmadığı anlamına mı gelir? Ateş olmayan yerden bu kadar çok duman çıkar mı? Her devlet kurumu halkına adalet ile hizmet için vardır. Despotizm, çağını çoktan kapamış olan ilkel bir yönetim şeklidir.

Artık olay yargıdadır. Yargıya intikal etmiş olan ve iptali istenen bazı sorular vardır. Yargı; soruların iptali yönünde karar verirse, ÖSYM ne diyecektir? Ve o zaman, tüm bu süreçleri nasıl telafi edecektir?

Ayrıcaaa…

Bu dünyanın öbür tarafı da var. Bizim; o gün, bu konu ile ilgili alnımız açık olacak. Allah biliyor ki, doğru olduğuna inandığımız şeyleri korkmadan yazdık ve söyledik. Haksız hiçbir fiile göz yummadığımız gibi haksızlığın hiçbir çeşidine de razı olmadık. Hiçbir gizli hesabımız da olmadı, olmayacak.

Bugün güç ve yetkiyi ellerinde tutanlar, gücün kendilerinde olmadığı o gün nasıl hesap vereceklerini de düşünmek zorundadırlar.
O gün, bugünden daha zor olacak.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6085/tip-uzmanlik...ri-ve-oneriler
TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİNE GİRİŞ SINAVI’NIN
SORUNLARI VE ÖNERİLER

(04 Nisan 2011)

Ülkemizde, TUS gibi bir sınavın ve ÖSYM gibi bir kurumun varlığı fırsat eşitliği ve ciddiyet açısından önemlidir.

Hekimler adına üzüntü veren nokta; sistemin, pratisyen hekimliği hiç de hak etmediği şekilde “değersiz” ve “niteliksiz” bir konuma düşürmüş olmasıdır.

Doğal olarak öncelikle bu sorun çözülmelidir ve uzun vadeye yayılan bir politika ile “sadece uzmanlığın değerli olduğu” algısı ortadan kaldırılmalıdır.

Elbette uzman olmak isteyenler için objektif bir sınavın yapılması en uygun olanıdır.

Tıpta Uzmanlık Sınavının; neyi, neye göre ve nasıl ölçtüğünü anlamak için geçmiş sınavları incelediğimizde, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gereken bazı noktaların varlığını tespit etmiş bulunuyoruz. Tespitlerimiz sınavın daha hakkaniyetli ve doğru ölçmesine katkıda bulunmaya yöneliktir.

Sorunları aşağıdaki şekilde maddeleyebiliriz:

1- Tıpta Uzmanlık Sınavı; tek oturumda ve sadece 200 soru üzerinden yapıldığı için ayırt ediciliği –nispeten- düşük olan bir sınavdır.
Sadece 200 soru sorulmasının doğal sonucu olarak her konudan sorgulama yapılamamaktadır. Ayrıca tek oturumda olması da; olası sağlık ve konsantrasyon sorunlarının sınavın primer belirleyicisi olmasına yol açmaktadır. Her iki durumda sağlıklı bir ölçme – değerlendirme için uygun değildir.
Sınav; 300 sorudan (en azından 240 – 250) oluşmalı, her branşın her konusundan soru sorulabilmeli ve Pazar günü sabah ve öğle oturumları olmak üzere İKİ OTURUM olmalıdır.
Böylece saçma bir uygulama olan 4 saate yakın tek oturumda tuvalete çıkamama sorunu da kendiliğinden çözülmüş olacaktır.
Örnek:*****www.usmle.org*****(3 basamakta, 23 blokta yaklaşık 1000 soru)

2- Soruların hazırlandığı kaynaklar bilinmemektedir.
Tıp çok geniş bir alandır, çok sayıda temel kaynak bulunmaktadır ve bir pratisyen hekimin bütün bu kaynakları bilmesi imkansızdır. Ayrıca aynı branşın iki farklı kitabında bile farklı olarak ifade edilen bilgiler de sorgulanabilmektedir. Bu durum çok sakıncalıdır.
Soruların hazırlandığı kaynakları tam ve eksiksiz olarak resmi olarak ÖSYM internet sitesinden duyurulmalıdır.

3- Sorular bazen tek bir kaynaktan hazırlanmakta ve o branşın çok temel kabul edilen 3000 sayfalık diğer bir kaynağında dahi cevabı bulunamamaktadır.
Bu durumlarda hekimlerin 3000 sayfalık bir kitabı okuması bile anlamsız hale gelmekte onları hiç okumayanla eş duruma düşürebilmektedir.
Her soru o branşın en az 2 temel kitabı tarafından net, eksiksiz ve aynı şekilde cevaplanabilecek şekilde hazırlanmalıdır.

4- Bazı sorular yeterince özenle hazırlanmamaktadır.
Soruların resmen açıklandığı son 3 sınavda ortalama 3’er sorunun iptal ya da değişikliğe uğramış olması bunun en açık delilidir. 200 soruluk bir sınavda sınava girenlerin yarısı 115-130 net aralığına yığılmakta ve 1 net bile sonucu ciddi şekilde etkilemektedir. Biz bu sınav için hekimlerimizin, hayatlarının geri kalan bütün yönlerini ihmal edip gece gündüz 1 yıldan fazla çalıştığını biliyoruz. Bu emeğe saygı duyulmalıdır.
Özensiz hazırlanmış 6-7 sorunun hekimleri bu kadar etkilemesine yol açmamalı ve daha özenle hazırlanmış, çalışıldığında yapılabilen net sorular içeren sınavlar yapılmalıdır.
Ayrıca; sorular hazırlanırken, mutlaka tüm seçenekler için açıklamalar yazılmalı ve doğru seçeneğin neden doğru, yanlış seçeneğin neden yanlış olduğu ortaya konmalıdır. Bu durum; varsa- birden fazla doğru cevaplı seçenek hatasını ortadan kaldıracaktır.
Son olarak,sorular ve açıklamaları mutlaka en az iki ayrı akademisyen tarafından kontrol edilmeli ve belli kriterlere göre onaylanmalıdır.

5- Soru dağılımları; tıp fakültesi müfredatına uygun yapılmamaktadır.
Örneğin; Aralık 2010 sınavında Anatomi alanında sorulan 10 sorudan 5 tanesi Nöro anatomi konusundan, 5 tanesi ise kalp ve dolaşım konusundan sorulmuştur. Kemikler, eklemler, kaslar, solunum sistemi, sindirim sistemi ve ürogenital sistemden hiç soru sorulmamıştır. Hiç soru sorulmayan bu konular tıp fakültesi anatomi müfredatının yaklaşık %50’sini oluşturmaktadır. Bu durumda bu sınavda ki soru dağılımı ne kadar dengeli ve adil olabilir?
Soru dağılımları yeniden ve objektif olarak belirlenmeli ve duyurulmalıdır. Ayrıca sınavda da buna uyulduğunu net kriterlerle ortaya koymak gerekmektedir.

6- Bazı sorular bir pratisyen hekim tarafından bilinmesi mümkün olmayan ve bilinmesi anlamsız olan uç bilgileri sorgulamaktadır.
Bazen soruyu hazırlayan hocalar kime soru sorduklarını unutmakta ve kendi çocuğu girse asla sorulmasını istemeyeceği zorlukta ve anlamsız soruları öylesine sormaktadırlar. Bu sınava hazırlanmak için yıllarca çalışanların emeklerine saygı duyulmalı ve soruların bir ölçüsü olmalıdır.
Ayrıca; biliyoruz ki TUS birincileri bile 175 civarında net yapabilmektedir. ÖSYM’nin diğer sınavlarında tam net yapan bir çok aday çıkarken TUS’da en iyi yapanın bile 20 civarında yanlışının olması da sınavın anlamsız zorluğunu göstermektedir. Bu detay ve zor soru sorma çılgınlığı, ülkemizin gelecek doktorlarının yanlış yetişmesine neden oluyor. Bu nokta, ciddi bir vebaldir.
Her soru için “Zorluk İndeksi” ve “Ayırıcılık İndeksi” hesaplanmalı, sonuçlar soru hazırlayıcılarla paylaşılmalı ve deneyimler sonraki sınavlara yansıtılmalıdır.

7- Branşlar arasında hatta branş içi referans kitaplar arasında bile ihtilaf konusu olan çelişkili bilgiler sorulmaktadır.
Bir soru, doğası gereği diğer bir tıp branşını ilgilendiriyorsa mutlaka onun uzmanları tarafından da çapraz kontroller yoluyla incelenmeli, bilgi farklılığının olmadığı teyit edildikten sonra sorulmalıdır.
Ayrıca, her branştan soru hazırlayanların sadece kendi branşı ile ilgili sorular hazırlaması, primer olarak başka branşların alanına giren sorulardan kaçınmaları da hataları önleyecektir.

8- İtirazlara karşı yeterince açık ve şeffaf davranılmamaktadır ve hiçbir açıklama yapılmamaktadır.
Son 3 sınavdır bir çok ciddi internet sitesinde iptal edilenden daha fazla sayıda soruya bir çok temel kaynaktan referanslar göstererek haklı itirazlar yapılmış ancak kişiye özel ya da kamuya karşı hiçbir tatmin edici açıklama yapılmamıştır. Bu durum ÖSYM’nin ciddiyetiyle bağdaşmamakta ve şaibeler uyandırmaktadır. Ayrıca son derece komik bir şekilde “sınavda başarılı olanların ortak şekilde yanlış işaretlediği sorular yeniden incelenmiş ve bu sorular iptal edilmiştir” benzeri basın açıklamaları, bilimselliği en üst düzeyde olması gereken ÖSYM’nin güvenilirliğine gölge düşürmektedir.
İnternet yoluyla itiraz edilebilmeli ve sonuçlar açıklanmadan önce itiraz edilen her soru için temel referans kitapları belirtilerek yeterli ve doyurucu açıklama yapılmalıdır. İmaj kaygısıyla defansif davranılmamalı sorular hatalıysa cesurca iptal edilebilmelidir.

9- İngilizce sınavı ile bilim sınavının ard arda olması önemli bir handikaptır, bilim sınavını etkileyecek kadar stres oluşturmaktadır.
TUS İngilizce sınavı kalkmalıdır, ÜDS ya da KPDS’den alınacak geçerli bir not 5 yıl süre ile dil muafiyeti sağlamalıdır.

10- “Kişiye özel üretilmiş soru kitapçığı” sınav eşitliğine aykırıdır.
Çünkü; başta zor sorular ya da çeldiricisi olan sorularla başlayan kitapçığa denk gelen adayların sınavı doğal olarak daha kötü geçecektir. Tüm kitapçıklarda aynı moral durumunu sağlayacak denge kurulabilmesi mümkün müdür?
2, 3 ya da 4 kitapçık türü ile sınavın yürütülmesi yeterlidir. Fantastik önlemlere gerek yoktur.

11- İki sınav arası aralıklar eşit değildir ve hem YASAL, hem de hazırlanabilmek açısından sorunlar doğurmaktadır. Ayrıca, hekimlerin mecburi hizmet sorunu sınav takviminde dikkate alınmalıdır.
Sınavların birbirine 4 ay ya da 5 ay yakın olması bir sınavda yerleştirilip başvurusunu yapan ama yasal prosedürler tamamlanamadığı için henüz başlayamayan hekimlerin bir sonraki sınava başvurmak istemeleri durumunda puanlarında % 2 kesinti yapılmasını gerektirecek olan “Halen bir uzmanlık eğitimine devam etmekteyim.” seçeneğini işaretlese de işaretlemese de yasal sorunlar doğuracağı açıktır.
Sınavların MART ve EYLÜL aylarının İLK HAFTA SONU yapılması hekimler açısından en uygun dönemdir. Çünkü Eylül ayının ikinci yarısına ve ötesine geçen bir sınav takvimi “mecburi hizmet uygulaması” yüzünden yeni mezun hekimleri zor durumda bırakmaktadır.

12- Sonuçların açıklanma tarihi önceden duyurulmalıdır.
Sınav sonuçlarının açıklanması, yerleştirmeler vs. derken 1,5 aydan fazla bir süre belirsizlikte kalınıyor. Günün her saatinde internetteler ve paranoid oluyorlar neredeyse. Topu topu 14.000 civarında kişi… Sınavdan hemen sonraki gün sonuçların ne zaman açıklanacağı duyurulamaz mı? Yabancı dil sınavını yarım günde açıklayan ÖSYM, TUS Bilim Sınavı’nı neden 3 haftada açıklıyor?

13- Kişiye özel sonuç açıklama uygulaması zihinlere “acaba birilerine bir şeyler yapılıyor da o mu saklanıyor?” sorusunu getirmektedir.
Eskiden TC kimlik numarası girilerek herkesin nereyi kazandığı kolayca görülebilirdi. Bu, engellendi. Nasıl bir güvenlik kaygısı ile engellendiğini anlamak ise mümkün değil. Tam aksine zihinlerde soru işaretleri giderek artıyor.
ÖSYM; kendisi zaten toplam 10.000 kadar olan doktorun tümünün sıralamasını, puanlarını ve kazandığı yerleri tek bir tabloda yayınlarsa tüm şüpheler giderilir ve iddia ettikleri şeffaflık sağlanmış olur. Bu tabloda TC kimlik numaralarını yayınlamazsa olası suistimallerin de önüne geçilmiş olur.

14- Ne ÖSYM’de ne de YÖK’te TUS ya da YDUS ile ilgili istihdam edilmiş bir hekim yoktur. Ayrıca ÖSYM yürütme kurulunda da tıp kökenli bir öğretim üyesinin yer almaması anlaşılır gibi değildir.
Aklı başında bir hekim, bütün bu sorunları kolayca aşacaktır.

15- ÖSYM internet sitesinde hekimlerin karşılaşabilecekleri bazı sorunlar ile ilgili bilgiler bulunmamakta bu da zaman zaman uygulama sorunlarına yol açmaktadır.
Hekimler, bazı yasal sorunlar karşısında kulaktan duyma bilgilerle hareket ettikleri için sıkça kaygılı zamanlar geçirmekte, bu durum ise ÖSYM’nin imajını zedelemektedir. Bu sorulardan bazıları aşağıdadır:

• Sınav giriş belgem gelmeden Ankara’ya gelmek zorunda kalırsam belgemi Ankara’da nerelerde ve hangi zaman dilimlerinde çıkartabilirim? Cumartesi günü de belge çıkartabilir miyim?

• Yabancı dil sınavı muafiyeti için tüzükte var olan 3 yıllık muafiyetin pratik uygulaması nasıldır? Örneğin yabancı dilde barajı Nisan 2008 TUS’unda geçen bir hekim 15 Mayıs 2011 ve 25 Eylül 2011 tarihlerindeki bilim sınavında yabancı dilden muaf mıdır?

• Haziran 2011 sonunda tıp fakültesinden mezun olacak bir kişi henüz mezun olmadan ilkbahar 2011 dönemi TUS yabancı dil sınavına girse ( ama daha mezun olmadığı için bilim sınavına girmeden bunu yapsa) ve barajı geçse, bu durum 3 yıllık muafiyete hak kazandırır mı? Nitekim henüz mezun olmadan ÜDS ya da KPDS’ye girip barajı geçenler muaf sayılmıyorlar mı?

• Bir sınavda bir TUS sorusu iptal edildiğinde sınav bir soru eksik mi değerlendiriliyor, yoksa bu soru sınava giren herkes için doğru mu kabul ediliyor?

• İlkbahar dönemine giren ve bir programa yerleşip yerleştiği alana kurallara uygun şekilde başvurusunu yapan hekimlerin atamaları genellikle Ağustos ayı sonu ya da Eylül ayı başlarını buluyor. Yani Sonbahar dönemi TUS müracaatları çoktan bitmiş oluyor. Bu kişiler; sonbahar dönemi sınavına da girmek istedikleri durumda, başvuru formundaki UZMANLIK ÖĞRENCİLİĞİ DURUMU bölümüne nasıl cevap vereceklerdir? “Halen Uzmanlık Eğitimime Devam Ediyorum” cevabı verseler, halen uzmanlık eğitimine devam etmedikleri için yanlış beyan olacaktır. Bu seçeneği işaretlemedikleri durumda da puan kesintisi olmayacak ama belki de bu kişiler sınavdan önce uzmanlık eğitimine başlamış olacak ve diğer adaylara haksızlık durumu ortaya çıkacaktır.

• Halen, ilkbahar dönemi sınavı ile sonbahar dönemi sınavı arasındaki süre 5 ay, diğer iki sınav arasındaki süre ise 7 aydır. Sınavlar arasındaki süreyi eşitlemek (tam 6 ay ara ile yapmak) bir önceki sorudaki handikapı önlemek için sağlıklı bir yol olamaz mı? Sınavları mevcut aralıklarla yapmanın özel bir sebebi var mıdır? İncelenen kadarıyla ÖSYM’nin Mart ayında pek çok boş haftası bulunmaktadır. İlkbahar dönemi Mart ayına alınamaz mı?

• Ek yerleştirmede, bir kişinin bir kadroyu tercih edebilmesi için ilk yerleştirmede o programa yerleşen en düşük puanlı kişinin puanına eşit ya da yüksek puan alması gerekiyor. Bu durum, pek çok kadronun boş kalmasına yol açmaktadır. Bu uygulamanın hukuki dayanağı nedir?

ÖSYM internet sayfasındaki TUS bölümünde “SIK SORULAN SORULAR” bölümü açılarak bu tür ortak sorular cevaplanabilir ve hekimler belirsizlikten kurtarılabilir.ir.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6081/tus-icin-yapilmasi-gerekenler-2
TUS İÇİN YAPILMASI GEREKENLER – 2

(14 Ocak 2012)

Daha önceki yazımda TUS’un Handikapları ve Çözüm Önerileri’nden önemli bir kısmını bahsetmiştim. ÖSYM’nin yaptığı değişiklikler, önerilerimizin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya koymuş oldu.

Ama daha yapılması gerekenler var:

1- Zorunlu hizmetten dolayı çokça istifa eden hekim varlığından dolayı 14 tercih ve 6/8 Üniversite- Bakanlık oranı kaldırılmalıdır. Tercih sırası 20-25 ve hatta daha üzerine çıkmalı, dileyen tamamını üniversite ya da tamamını bakanlık tercihleri yapabilmelidir.

2- Tercih yapabilmek için alt sınır olan 50 barajı ya kaldırılmalı ya da düşürülmelidir.

3- Ek yerleştirme için; açıkta kalan bir kadroyu tercih edebilmek için, o kadronun puanına eşit ya da daha yüksek puan şartı kaldırılmalıdır ki boş kadro kalmasın.

4- TUS Yabancı Dil Sınavı kalktığı için ÜDS, Ocak ya da Şubat ayında yapılmalıdır ki Nisan TUS’u başvurularından önce sonuçlar açıklanmış olsun.

5- Yanlış olan ve itiraz edilen sorulara hala şeffaf davranılmamaktadır. Eylül 2011 sınavındaki 3 yanlış soru da itiraz edildiği halde iptal edilmediği için mahkemeye taşınmıştır. Bu inat,
nereye kadar böyle devam edecektir?

6- Aralık 2010 sınavında yanlış olup iptal edilmeyen 5 soru mahkeme kararı ile iptal edilmiş olup karar kesinleşmiş ve ÖSYM’ye tebliğ edilmiştir. Buna rağmen ÖSYM sessizliğini korumaktadır. Önce; bu iptalleri kamuoyuna duyurmalı, kazanılmış mevcut hakların korunması şartıyla yerleştirmeleri yeniden yaparak bir üst yerleştirmeye ya da yeni bir yerleştirmeye hak kazananlara hakları verilmelidir. Sonra da hekimlerden içtenlikle özür dilenmelidir.

Hiç şüphesiz ki bu özür; sahibine özsaygısını iade eden bir özür olacaktır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6071/tipta-uzmanl...ri-ve-oneriler
Tıpta Uzmanlık Sınavı’nın Handikapları ve Öneriler

Ülkemizde, TUS gibi bir sınavın ve ÖSYM gibi bir kurumun varlığı fırsat eşitliği ve ciddiyet açısından önemlidir.

Hekimler adına üzüntü veren nokta; sistemin, pratisyen hekimliği hiç de hak etmediği şekilde “değersiz” ve “niteliksiz” bir konuma düşürmüş olmasıdır. Doğal olarak öncelikle bu sorun çözülmelidir ve uzun vadeye yayılan bir politika ile “sadece uzmanlığın değerli olduğu” algısı ortadan kaldırılmalıdır.

Elbette uzman olmak isteyenler için objektif bir sınavın yapılması en uygun olanıdır.

Tıpta Uzmanlık Sınavının; neyi, neye göre ve nasıl ölçtüğünü anlamak için geçmiş sınavları incelediğimizde, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gereken bazı noktaların varlığını tespit etmiş bulunuyoruz. Tespitlerimiz sınavın daha hakkaniyetli ve doğru ölçmesine katkıda bulunmaya yöneliktir.

Sorunları aşağıdaki şekilde maddeleyebiliriz:

1-Tıpta Uzmanlık Sınavı; tek oturumda ve sadece 200 soru üzerinden yapıldığı için ayırt ediciliği –nispeten- düşük olan bir sınavdır.
Sadece 200 soru sorulmasının doğal sonucu olarak her konudan sorgulama yapılamamaktadır. Ayrıca tek oturumda olması da; olası sağlık ve konsantrasyon sorunlarının sınavın primer belirleyicisi olmasına yol açmaktadır. Her iki durumda sağlıklı bir ölçme – değerlendirme için uygun değildir.
Sınav; en az 500 sorudan oluşmalı, her branşın her konusundan soru sorulabilmeli ve 2 ya da 3 oturumda yapılmalıdır.

2-Bazı sorular yeterince özenle hazırlanmamaktadır.
Soruların resmen açıklandığı son 3 sınavda ortalama 3’er sorunun iptal ya da değişikliğe uğramış olması bunun en açık delilidir. 200 soruluk bir sınavda sınava girenlerin yarısı 115-130 net aralığına yığılmakta ve 1 net bile sonucu ciddi şekilde etkilemektedir. Biz bu sınav için hekimlerimizin, hayatlarının geri kalan bütün yönlerini ihmal edip gece gündüz 1 yıldan fazla çalıştığını biliyoruz. Bu emeğe saygı duyulmalıdır.
Özensiz hazırlanmış 6-7 sorunun hekimleri bu kadar etkilemesine yol açmamalı ve daha özenle hazırlanmış, çalışıldığında yapılabilen net sorular içeren sınavlar yapılmalıdır.

3-Soru dağılımları; tıp fakültesi müfredatına uygun yapılmamaktadır.
Örneğin Eylül 2007 sınavında Anatomi alanında sorulan 10 sorudan 7 tanesi “Nöroanatomi” konusundan sorulmuştur. Daha önceki sınavlarda bu konudan gelen soru sayısı ortalama 2-3’tür. Tıp fakültesi müfredatında da bu konu anatominin yaklaşık % 25’ini oluşturmaktadır. Bu durumda bu konudan 7 soru sormak ne kadar ölçücüdür? Bir hekimin diğer konuları çalıştığı halde hiç soru çıkmaması da elbette adil olmayacaktır.

4-Soruların hazırlandığı kaynaklar bilinmemektedir.
Tıp çok geniş bir alandır, çok sayıda temel kaynak bulunmaktadır ve bir pratisyen hekimin bütün bu kaynakları bilmesi imkansızdır.Ayrıca aynı branşın iki farklı kitabında bile farklı olarak ifade edilen bilgiler de sorgulanabilmektedir. Bu durum çok sakıncalıdır.
Soruların hazırlandığı kaynakları tam ve eksiksiz olarak resmi olarak ÖSYM internet sitesinden duyurulmalıdır.

5-Sorular bazen tek bir kaynaktan hazırlanmakta ve o branşın çok temel kabul edilen 3000 sayfalık diğer bir kaynağında dahi cevabı bulunamamaktadır.
Bu durumlarda hekimlerin 3000 sayfalık bir kitabı okuması bile anlamsız hale gelmekte onları hiç okumayanla eş duruma düşürebilmektedir.
Her soru o branşın en az 2 temel kitabı tarafından net, eksiksiz ve aynı şekilde cevaplanabilecek şekilde hazırlanmalıdır.

6-Bazı sorular bir pratisyen hekim tarafından bilinmesi mümkün olmayan ve bilinmesi anlamsız olan uç bilgileri sorgulamaktadır.
Bazen soruyu hazırlayan hocalar kime soru sorduklarını unutmakta ve kendi çocuğu girse asla sorulmasını istemeyeceği zorlukta ve anlamsız soruları öylesine sormaktadırlar. Bu sınava hazırlanmak için yıllarca çalışanların emeklerine saygı duyulmalı ve soruların bir ölçüsü olmalıdır.
“Ayrıca; biliyoruz ki TUS birincileri bile 175 civarında net yapabilmektedir. ÖSYM’nin diğer sınavlarında tam net yapan bir çok aday çıkarken TUS’da en iyi yapanın bile 20 civarında yanlışının olması da sınavın anlamsız zorluğunu göstermektedir.

7-Branşlar arasında ihtilaf konusu olan çelişkili bilgiler -son derece hatalı şekilde- sorulmaktadır.
Bir soru, doğası gereği diğer bir tıp branşını ilgilendiriyorsa mutlaka onun uzmanları tarafından da çapraz kontroller yoluyla incelenmeli, bilgi farklılığının olmadığı teyit edildikten sonra sorulmalıdır.

8-İtirazlara karşı yeterince açık ve şeffaf davranılmamaktadır ve hiçbir açıklama yapılmamaktadır.
Son 3 sınavdır bir çok ciddi internet sitesinde iptal edilenden daha fazla sayıda soruya bir çok temel kaynaktan referanslar göstererek haklı itirazlar yapılmış ancak kişiye özel ya da kamuya karşı hiçbir tatmin edici açıklama yapılmamıştır. Ayrıca sınavın birinde 2 soru iptal edildiği halde neden 200 soru üzerinden değerlendirme yapıldığı hala adaylar arasında şaibe konusu olarak konuşulmaktadır. Bu durum ÖSYM’nin ciddiyetiyle bağdaşmamakta ve şaibeler uyandırmaktadır.
Yapılan her itiraz dikkatlice incelenip hekimleri yeterince aydınlatan resmi açıklamalar yapılmalıdır.

Bugüne kadar; sınavın daha ölçücü ve hatasız bir sınav olması için hiçbir inceleme yapmayan ve çaba göstermeyen, hatalı soruların varlığını hekimlerin kendilerine çektiği sitem dolu fakslarla fark edecek kadar duyarsız bir Türk Tabipleri Birliği’nin varlığı tüm meslektaşlarımız adına üzüntü vericidir.

Tüm bu sorunların çözümü için; kurumumuz, sınavın esas sahibi olan Sağlık Bakanlığı, sınavın uygulayıcısı olan YÖK ve ÖSYM nezdinde gerekli tüm çabaları göstermekte ve sorunları dile getirmektedir. Sizlerin de yukarıdaki metin eşliğinde ÖSYM’ye faks ve E-mail yoluyla başvurmanız sonuç almamızı hızlandıracaktır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6060/tusun-kutsal-kitabi
TUS’un KUTSAL KİTABI

(Tüm Tus Soruları 18. Baskı’nın Önsözüdür)

TUS’un kutsal kitabı 18. edisyonu ile karşınızda. Bu baskıda bile her bölüm, TUSDATA’nın kaliteli eğitmenleri tarafından en az 2 kez satır satır incelendi, çok değerli bilgiler eklendi, sızlerden gelen eleştiriler incelendi, tartışmalar çözümlendi, içerik daha da zenginleştirildi. Sadece bu baskı için 60’tan fazla editör ve eğitmen görev aldı. Kitabın 17. baskısı Eylül 2007 sınavındaki 153 soruyu net bir şekilde cevaplandırdı.

12 yıl boyunca; konu olarak ne çalışırsa çalışsın, hangi dersaneye giderse gitsin TUS çalışma potasına giren herkesin vazgeçilmez kaynağı olabilmek “TUS’un Kutsal Kitabı” tanımlamasını anlamlandırıyor.

Türk tıp tarihinin en fazla baskı yapan kitabı olma gururunu da bu kitap taşıyor (toplamda 27 baskı… 18’i yenilenmiş edisyon ve 9 adet reprint baskı). İkincilik ise 12 baskı yapan Klinisyen PATOLOJİ SORULARI kitabına ait. Dünyanın en meşhur kitaplarından Nelson Textbook of Pediatrics kitabının da 2 ay önce 18. baskısını çıkardığı düşünüldüğünde bu kitabın haklı gururu daha iyi anlaşılacaktır.

Önemli başarılar, ancak gönülden ve yeterince ciddi çalışıldığında kazanılır. TUSDATA olarak hem dersanecilikte hem de yayıncılıkta gönülden ve yaptığımız işten zevk alarak profesyonel kadromuzla aldığımız sonuçlar bunun en güzel ispatıdır: 27 ayrı şube ve kitabevi, 500’den fazla TUS semineri, 137 kitap, 18 eğitim Cd’si, TUS kampları, vaka kampları, deneme sınavları… Tam 12 yıldır TUS’un her alanında bütün gücümüz ve içtenliğimizle çalışıyoruz.…

Başarıda diğer önemli bir faktör de sürekli yenilenme ve güncel kalabilmedir. Yıllar boyu bununda en güzel örneklerini verme gayretinde olduk. Bu baskıda da 2005, 2006 ve 2007 basım ingilizce textbookları esas alarak bilgileri güncelledik, yeni ipuçları ekledik ve daha iyi olabilmeye çalıştık.

TUSDATA ailesi olarak; Sürekli yenilenme ve gelişmenin doğal sonucu olarak kurumlarımızı ve hizmet ağımızı genişletiyoruz:

Bilimsel toplantı merkezlerimizde de arka arkaya kırılması zor rekorlara imza atıyoruz. Son 9 TUS’ta 9 birinci çıkardık ve herhangi bir kurumun bu başarıyı yakalayabilmesi için en azından 5 yıl geçmesi gerekecek. Tabi bu süre içinde TUSDATA’nın hiçbir varlık göstermediğini varsayarsak ve TUS birincileri, dereceler ve ilk 10’un çoğu sürekli bizden çıkmasının yanında kitlesel ve bireysel başarılara imza atıyoruz. Tüm kursiyerlerimiz ideallerindeki başarıya TUSDATA ile ulaşıyorlar. Artık TUS’u kazanan her iki kişiden biri TUSDATA’lı… Ders notları, Özet Notlar, Deneme Sınavları, Tarama Sınavları, Tıbbi İngilizce desteği, İnternet desteği, Profesyonel Motivasyon desteği ile TUS hazırlığına bambaşka bir tarz getirerek, kursiyer arkadaşlara birer hekim gözüyle bakarak ve tüm ihtiyaçlarını bilip çözüm yolları üreterek bu başarıya ulaşıyoruz.

Yayıncılıkta ise 12 yıllık tecrübemizi artık yurtdışındaki medikal yayıncılık standartlarına kavuşturduk. Bu noktada sınıflamalardan, kitap boyutuna, dikkat kutularından indekslere kadar itinalı bir çalışma sonunda ortaya KLİNİSYEN serisini çıkarttık. Klinisyen konu ve soru kitapları tamamladık, Vaka Soruları Kitaplarını seri halinde hizmetinize sunduk, daha detaylı bilgi isteyenler için PREMIUM serisini, daha az zamanda olanlar için de OPTİMUM serisini hazırladık. Son olarak her konuda her şeyin (TUS sorusu, Konu, vakalar, açıklamalı sorular, değerlendirme testi) arka arkaya eklendiği ve tüm metnin birbiriyle uyumlu olduğu 5 kitap yerine 1 kitap ile hedefe ulaşabileceğiniz PROSPEKTUS 5 YILDIZLI SERİ’ yi hizmetinize sunduk. Bu seri ile teknik açıdan
dünyanın en üst standartlarını, sınava hazırlık ve içerik açısından yapılabileceğin en iyisini yaptığımızı göreceksiniz.

TUS Hazırlık Merkezlerimizde yaptığımız ve tüm meslekdaşlarımız tarafından çok beğenilen deneme sınavlarımızı kitaplaştırdık. Güncel ihtiyaçlar doğrultusunda yeni yayın çalışmalarına devam ediyoruz.

Klinisyen Tıp Kitabevleri artık Türkiye’nin 27 ayrı yerinde… Her çeşit kitabı en uygun şartlarda bulabileceğiniz merkezlerimize bekliyoruz sizleri.

TUSDATA olarak güncelliğimizi sürekli kılıp TUS’a çalışan öğrenci ve doktor arkadaşların yanında, hem TUS Hazırlık Merkezleri hem de yayıncılık alanında başarınız için çalışmaya devam edeceğiz.

18 baskı boyunca bu kitaba emeği geçenlerin sayısı çok fazla. Sadece bu baskı için 60’tan fazla eğitmen emek verdi. Öncelikle tüm yazar ve editör kadromuz, eğitmenlerimiz, çalışkan teknik ekibimiz, Klinisyen Tıp Kitabevleri ve tüm doktor meslektaşlarımız, bize her yolla ulaşarak soru ve çelişkilerini ileten meslektaşlarımız, tabi ki sabırlı, anlayışlı ve vefakar ailelerimiz… İsim olarak saymak istesek binleri geçer. Hepsine… ama herkese gönülden teşekkür ediyoruz. Onlar olmasaydı, bu kitap bu kadar faydalı ve güzel olamazdı.

Sınava TUS’u bilenlerle hazırlanın.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6025/%EF%BB%BF%EF...ar-sonuc-verdi
BASKILAR SONUÇ VERDİ
Değerli meslektaşlarım;

TUS sonuçları (puan ve sıralamaları) açıklandı. 2-3 gün içinde tercih işlemi başlayacak.

Türkiye net ortalamasının 85-90 arası olacağını tahmin etmiştik, 87 çıktı. Doğal olarak ortalama düşünce de puanlar yüksek geldi.

En doğru tercihleri yapabilmeniz için çok yönlü analizlerimizi tamamlayıp her türlü doküman ile zenginleştirilmiş bir TERCİH REHBERİ klasörünü en kısa sürede yayınlayacağız.

Nisan 2009 TUS; kötü bir sınavdı… Sınava giren meslektaşlarımız moral açısından zor günler geçirdiler.

Biz de TUSDATA olarak; sınavın doğru ve adil olması için çok yönlü çaba gösterdik. Gazete ve televizyon kanallarında durumu anlattık, YÖK ve ÖSYM nezdinde girişimlerde bulunduk, hekim arkadaşların organize bir şekilde kamuoyu oluşturmasını sağladık… vs.

Pek çok sonucu da aldığımızı düşünüyorum:

1. 5 itirazımızdan 4’ü tam istediğimiz gibi değiştirildi.

2. İlk kez, iptal edilen soruların akıbeti ÖSYM tarafından resmen duyuruldu ve bu sorular herkesin doğru kabul edildi.

3. ÖSYM; komisyonları tekrar toplayarak günlerce soruları tekrar inceledi… Bunun doğal sonucu, bundan sonraki sınavların daha dikkatli hazırlanması olacaktır.

Hak edenin kazanması dileğiyle…

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6022/sinavin-erte...k-ettikleriniz
SINAVIN ERTELENMESİ İLE İLGİLİ MERAK ETTİKLERİNİZ
Değerli meslektaşlarım,

18 – 19 Eylül tarihlerinde yapılacak olan TUS ertelendi. Daha sonra şok bir duyuru ile Nisan 2011 ile birleştirilip Ocak’ta yapılacağı yazıldı. Hem ÖSYM hem de Sağlık Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunduk ve sınav 11-12 Aralık 2010 tarihine alındı. 2011 sınav takvimi TUS 2 kez olacak şekilde yani hiç değişmeden yapılacaktır.

Pek çok soru işareti açıkta kaldı. Bunların bazılarına cevap ve kanaatlerimizi aşağıdaki yazımda bulabilirsiniz.

Sınav neden ertelendi?
Aldığımız bilgiler, okuduklarımız ve basit mantıkla düşündüklerimizi yan yana koyarsak; KPSS skandalı nedeniyle ÖSYM’nin bilgisayarlarına savcılık ve polis tarafından el konuldu ve böylece soruların mahremiyeti, gizliliği bozulmuş oldu. Zaten ÖSYM sadece TUS’u değil diğer kalan tüm sınavları da erteledi.

Sınavda sorular sizce nasıl olacaktır? Eski soru çıkmayacaksa nasıl çalışmalı?
Soru gizliliği açısından mevcut bankanın kullanılamayacağını düşünüyoruz. Her yeni soru hazırlayan da en önemli konuları açıp oradan soracaklardır, Uzaydan soru mu getirecekler?
Nelerin nasıl sorulabileceğinin en kolay ve en sağlıklı yolu çıkmış TUS sorularına bakmaktır. Çünkü onları da hocalar hazırlamışlardı. Bunun için TÜM TUS SORULARI’nı çalışmak akıllıcadır, sadece şu farkla: Siz bu konuda sınav sorusu hazırlasaydınız ne sorardınız? Böyle bakın her şeyin aslında net olduğunu hissedeceksiniz.

Sınav için yeni bir başvuru olacak mı? Giriş kartlarımız geldi, ne yapacağız?
ÖSYM; en son durumda yeni başvuru kabul etmeyeceğini eski giriş evraklarının geçerli olduğunu belirtmiştir.

En son 2007 Eylül sınavında yabancı dil barajını geçmiştim. Bu eylülde muafiyetim geçerliydi. Şimdi sınav eylül sonrasına ertelendiğine göre benim muafiyetim ne olacak?
Siz, mağdur eden değil, mağdur edilensiniz. Eylül 2010 için her şey ( sınav kağıdı, sınav yeri, …vs. ) geçerli olacağına göre mutlaka muafiyetiniz de geçerli olmalıdır Aksi, akla da hukuka da aykırıdır.

Uzun dönem kursiyerlerinize verdiğiniz Spot bilgiler ve TUS soruları spotlarını kitaplaştırıp kursiyeriniz olmayanların da hizmetine sunacak mısınız?
Biz bunu zaten yaptık ve iki cilt halinde piyasaya sunduk. Çok kıymetli bir eser oldu. 70’ten fazla eğitmenin 3 yıl boyunca sürekli geliştirerek oluşturdukları ustalık eserimiz oldu. Kitabevlerinden veya*****www.klinisyen.com*****sitemizden inceleyebilirsiniz.

Aralık sınavı için yeni bir TUS KAMPI yapacak mısınız?
Bir sebeple Eylül kampımıza katılamayan meslektaşlarımızı öncelikle düşünerek sadece Ankara’da TUS KAMPI yapacağız. Bununla ilgili detaylar için tıklayınız

Yeni bitmiş olan Eylül TUS KAMPI katılımcıları için pozitif anlamda neler yapacaksınız?
Öncelikle onları kamp sonuna kadar konsantre tutmak için çabaladık. Yeni sınavdan hemen önce 5 gün süreyle kritik branşlarda çok yoğun bir SORU ÇÖZÜMÜ ve SPOT TEKRAR yapacağız. Bunu, onların motivasyonu için hediye olarak yapacağız.
Ayrıca her 3 haftada bir TUS DENEME SINAVI yapacağız. Bu denemelerimize her meslektaşımız katılabilecektir. Üç haftada bir yapmamızın nedeni 3 haftada bir tekrar atma hedefini canlı tutmak içindir. Bu sorunu fırsata dönüştürmek sizin elinizdedir.

Ekimde başlaması gereken yeni dönem kursları ne olacak, sınavın geçmesini bekleyecek misiniz?
Tam zamanında (büyük çoğunluğu 23 Ekim’de) başlatacağız. TUS ertelendi diye biz kış dönem başlangıcımızı ertelemeyeceğiz. Ancak bu TUS’a girecek kış kursiyerlerimizi serbest bırakacağız. TUS öncesi kampa gitmek isterse bedel almadan KAMP + Kalan kış dönemi derslerini sadece bu sınava özel olarak tek dönem fiyatı ile sunacağız. Bu sınavda kazanırlarsa da sadece kamp, not ve dinledikleri dönem dersleri dışındaki tutarı iade edeceğiz. Bununla ilgili detayları ve seçenekleri şubelerimizden öğrenebilirsiniz.
Hayat düz bir çizgi olsaydı asıl o zaman çekilmez olurdu. Tüm bu yaşananlar aslında normal ve olabilecek şeyler…Dayanma gücü yüksek ve mutlu olabilme eşiği düşük olan öne geçecektir.

Başarı dileklerimle.
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6018/simdineolacak
ŞİMDİ NE OLACAK? Ya da NE OLMALI?
(23 Aralık 2010 Perşembe)
ÖSYM ilk kez farklı bir uygulama yaptı:

2010 Aralık TUS puanları açıklanmadan önce bazı soruları iptal ettiğini duyurdu.

Çünkü; basın, siyaset ve kamuoyundan yoğun baskılar geldi.

Ancak, iptal gerekçesi çok sıra dışı ve düşündürücüydü: “Cevap kâğıtlarının optik okuyucuda okunmasından sonra yapılan ve madde analizi olarak ifade edilen ilk işlemde, tüm adayların sorulara verdikleri cevapların dağılımı incelenmektedir. Bu sayede adayların, özellikle de başarılı adayların cevap olarak farklı seçenekleri tercih ettiği sorular özel olarak yeniden ele alınmakta, soru hazırlayan ve bilimsel açıdan soruları denetleyen akademisyenlere iletilerek soruların yeniden değerlendirilmesi sağlanmaktadır. 12 Aralık 2010 tarihinde yapılan TUS Bilim Sınavında da bu süreç işletilmiş ve optik okuma sonucu yapılan madde analizi ve bilimsel denetçi akademisyenlerin yeniden değerlendirmesi sonucunda…”

Duyuruda; itirazlara değinilmemesi, sonuç açıklama esnasında ek iptallerin olabileceği yönünde bir açık kapı bırakıldığını da düşündürüyor.

Peki ne olacak? Hekimler nasıl hareket etmeli?

Öfkeli değil sükûnetle ve akıllı hareket edilmelidir.
1. Puanların açıklanması beklenmelidir.

2. Yeni iptaller söz konusu olmazsa; olayın ÖSYM tarafından “geçiştirilmek istendiği” kesinlik kazanacaktır.

3. Bu durumu böylece kabullenmek, bundan sonraki tüm sınavlarda aynı hataların tekrar tekrar yapılmasına fırsat tanıyacağı için sağlıklı ve adaletli olmayacaktır. Bu sınav bir dönüm noktası olmalı ve bundan sonraki sınavlar; dağılım, doğruluk, zorluk ve ölçücülük açısından gerçek birer sınav haline gelmelidir. Tatmin edici bilimsel açıklamalar yapılmadığı sürece olayın Danıştay’a açılacak bir “Yürütmeyi Durdurma” davasına dönüşeceği maillerle ÖSYM’ye şimdiden iletilmelidir.

4. Sınavın iptali gibi bir söylem, bu sınava emek harcamış ve plan yapmış herkese ihanet olacaktır. Bu sebeple hukuki yola başvuracak olan herkes sadece “yanlış soruların iptali ve herkes için doğru sayılması” üzerinde durmalıdır.

5. ÖSYM, bu sınavı yapmaya devam etmelidir. Bakanlık ya da üniversitelerin eline düşecek olan bir sınav hekimler için hiç şüphe yok ki daha kötü sonuçlar doğuracaktır. Bu istek ve güven ihtiyacı, her hekim tarafından ÖSYM’ye maillerle iletilmelidir.

6. TUSDATA olarak bugüne kadar tüm resmi makamlar ve ÖSYM nezdinde girişimlerde bulunduk. Ne yazık ki, rakiplerimizin destek yerine köstek olarak, hazımsızlık gösterip, kurumumuzu ve şahsımı ÖSYM ve Cumhurbaşkanlığı’na jurnallemeleri etki düzeyimizi düşürmektedir. Kurum olarak; dava açmak gibi bir irademiz olmayacak ancak hukuki yola müracaat etmek isteyenlere yol gösterici rolümüz devam edecektir. Bu rol; sınavın iptali değil sadece kalan 4 sorunun iptali ile adaletin sağlanması ve sınavın ÖSYM tarafından yapılmaya devamı çerçevesinde sorumluluk bilinci içerisinde olacaktır.

7. Umuyoruz ki; ÖSYM hatayı kabullenir ve adalet sağlanır. Ayrıca bundan sonraki sınavlar daha düzgün ve ölçücü olacak şekilde hazırlanırda gerçekten çalışanlar emeklerinin karşılığını alırlar.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6015/kamuoyuna-duyuru
KAMUOYUNA DUYURU

(18 Ocak 2012)

TUSDATA olarak ülkemizin 30 ilinde sürekli ve düzenli hizmet vermekteyiz.

Eğitim ve hizmetin ve her cephesinde çıtayı sürekli yükselttik. Rekabete yeni açılımlar getirdik.

Bu rekabete güç yetiremeyen pek çok kurum bugün artık yok. Neredeyse hepsini, bedelini ödeyerek TUSDATA olarak bünyemize kattık. TUS-SİSTEM, UTS Başkent, ProspekTUS, TUSMED bunlardan bazılarıdır.

Doğal olarak bu kurumları alırken sadece iyi ve sevilen hocalarını da bünyemize katarak sürekli güçlendik.

Son olarak 18 Haziran 2009’da imzaladığımız bir protokolle 12 yıllık bir kurum olan TUMER; herşeyi ile 12 şubesi, tüm telif hakları, demirbaşları, yayınları, kursiyerleri ..vs ile bünyemize kattık.

İhtiyacımız olan ve sevilen tüm hocaları (biri hariç) ile kadromuzu daha da güçlendirdik. İhtiyacımız olmayanlara teklif daha götürmedik.

Çalışabileceğimiz ama çalışmadığımız tek hocanın da TÜMER kursiyerlerini yarı yolda bırakıp derslerini anlatmaktan dahi imtina edecek kadar etik dışı davranması, çalışmamamızın tek sebebidir. Düşünün ki yenidoğanın veya kardiyolojinin yarısını anlatmış yarısını anlatmayı reddeden ve kursiyerleri apaçık mağdur eden bir hoca var. Siz olsaydınız ne yapardınız?

İsim hakları ile beraber TUMER’in her şeyini TUSDATA almış iken, bir rakip kurumun internet sitesinde şaşkınlıkla izleyeceğiniz reklamlar dönmeye başladı. Zaten batmış olan bir kurumun Genel Müdürü, ya da bizim çalışmayı hiç düşünmediğimiz hocaları ya da TUMER’in zaten boşalttığı şubeleri yeniden kiralayıp onlar üzerinden ve TUMER adını kullanarak reklam yapma çabasını anlayamıyoruz. Rekabetin de bir etiği yok mudur? Çaresizlik ve asgari ahlaktan yoksunluk olarak tanımlayabileceğimiz bu haksız ve hukuksuz girişimler karşısında önce bir müddet beklemeyi seçtik. Sonra kendilerine avukatlarımız ve noter aracılığı ile uyarı gönderdik.

Maddi ve manevi dava açma hakkımız olduğu halde sabırla hatalarından dönmelerini ve hekimlere yakışan bir tavır ortaya koymalarını bekliyoruz.

Kamuoyunun gözü önünde cereyan eden bu haksızlığın devam etmesi durumunda her türlü hukuki yola başvuracağımızı belirtiyor, konuyu kamuoyunun vicdanına havale ediyoruz.

“Aslanlar avlanır, çakallar artıklarla beslenir”

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5977/devekusu
DEVEKUŞU ve ÖSYM
Burası Türkiye ve yıl 2011…

İnternet çağındayken başınızı kuma gömebilir misiniz? ÖSYM gömüyor. Hatalı sorular, hatalı değerlendirmeler ve eksik gelen notlar sorununu neredeyse HİÇ BİR ŞEY YAPMADAN atlatma derdinde… Kulaklarını her türlü çığlığa İNADINA kapamış durumdalar. Böyle yaparlarsa prestij kaybına UĞRAMAYACAKLARINI zannediyorlar.

Yanılıyorlar.

Tam da yeniden güven kazanabilecekken, 30 yıl önceki ilkel reflekslerle hareket ediyorlar.

Bir ülkede, yöneticiler adaleti sağlamakla görevlidirler. Kendi prestijleri için adaleti önemsemiyorlarsa ve hak arayanları “kopyacıların üzerine gittiğimiz için böyle davranıyorlar” gibi ucuz yöntemlerle uzaktan suçlama yoluna gidiyorlarsa, o koltuk EHLİNDE DEĞİL demektir.

Bugüne kadar; her sınavda istediğimiz, sınavın sağlıklı ve iyi ölçen bir sınav olmasıydı. Her sınav; soruların açıklandığında akademik heyetlerimizle tüm soruları inceledik, iptali için kesin ve net textbook delilleri olan tüm yanlış soruları ortaya koyduk, hekimlerimize adalet için yol gösterdik. Neden diğer bazı sorulara itiraz etmediğimiz ile ilgili türlü türlü söylentiler yayılmak istense de doğru bildiğimizden şaşmadık.

Yetmedi… ÖSYM’nin en üst düzeyde yürütme kurulu üyelerine YÖK Başkanlığı’na, YÖK Başkanvekilliği’ne gidip durumu delilleriyle anlatıp bu konuda hassasiyet oluşmasını sağladık.

Bugüne kadar yaptığımız her şeyi bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Bizim hakkımızda yapılan söylenti ve iftiralara aldırış etmeyeceğiz. Yok acaba TUSDATA soruları satın almış olabilir miymiş?, yok soruları bazı! ÖSYM görevlileri TUSDATA’ya sızdırıyor muymuş, yok ÖSYM’yi elimizde oynatıyor muymuşuz, yok efendim bütün bu çabaları TUS birincisi çıkarmak için mi yapıyormuşuz…vs, vs… Kedi uzanamadığı ciğere pis dermiş ya, bütün bu çirkin söylentiler; bizim için söyleyenin düzey sorununu ve aşağılık kompleksini göstermekten öte bir anlam ifade etmez. Meyveli ağacı taşlayacaklarını biliyoruz.

Haklı olduğumuz konularda ısrarlı itirazlarımızla, ÖSYM’yi elbette rahatsız edeceğiz. Bizim gibi kurumların varlığı denge için ve yetkili kişilerin daha ciddi çalışması için önemlidir ve gereklidir, her iktidara bir muhalefetin gerekli olduğu gibi. Biz; adayları sınavlara hazırlayan bir kurum olarak, doğru duruş neresi ise o duruşu sergilemeye devam edecek ve daima doğru yerde duracağız.

ÖSYM bu ülke için önemlidir. Acilen 2011 yılına uygun şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Sınavlar için alınan güvenlik tedbirleri gerçekten sınav güvenliğini sağlayacak ve insan tabiatına uygun olacak şekilde devam ettirilmelidir. Bunun yanında sınavın niteliği, ölçücülüğü ve doğruluğu konusunda modern ve etkili yöntemler uygulanmalıdır.

Son olarak; ÖSYM, halka ve itirazlarına saygı duymalıdır. Çığlıklara karşı hassas olmalıdır. Kamuoyu vicdanının rahatı için gerekirse, yeniden değerlendirebilecek kadar adaletli ve cesur bir sınav olmalıdır ki biz halk olarak, ÖSYM’ye güvenmeye devam edelim.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5962/netlerin-dusuklugu-ile-ilgili
NETLERİN DÜŞÜKLÜĞÜ ile İLGİLİ…

(26 Aralık 2010 Pazar)

Aralık 2010 TUS sonuçları açıklandıktan sonra pek çok meslektaşımız netlerinin eksik geldiğini düşünmüş ve fikirlerini çok farklı yollarla paylaşmış ve teyit etmişlerdir. Hakim kanaat, netlerin düşük geldiğidir. Netleri beklediği gibi gelenler olduğu gibi 1 netten 20 nete kadar düşük geldiğini belirtenler de mevcuttur.

Bu durumda sınavın adaleti açısından haksızlık olduğunu düşünen meslektaşlarımızın ÖSYM’ye rutin itiraz prosedürü dahilinde –mümkünse bizzat Ankara’ya gelerek- itiraz etmeleri gerekmektedir. Ankara’ya gelenlerin, bizzat yetkililere durumu anlatmak için çaba sarfetmeleri faydalı olacaktır. Gelemeyenler ise sadece kargo ve posta yoluyla itiraz edebilirler. Mail, faks veya telefon yoluyla itirazlar kabul edilmemektedir.

Ayrıca her meslektaşımızın*****osym@osym.gov.tr*****mail adresine düzenli ve dili nazik ama beklentisini açıkça ifade eden mailler göndermeleri de yetkililerin hassasiyetini artıracaktır.

Bunun için ÖSYM tarafından hazırlanan GENEL AMAÇLI DİLEKÇE kullanılmalıdır. Bu dilekçe ve prosedürler için,*****http://www.tus.com/7757/aralik-2010-...atali-sorular1*****sayfasındaki “İtiraz Prosedürü ve “Genel Amaçlı Dilekçe Örneği” için TIKLAYINIZ…” bölümündeki prosedürlere uyup dilekçe örneğini doldurduktan sonra ÖSYM’ye iletmeleri gerekmektedir.Bu dilekçenin en sonundaki “İsteğim:” bölümüne aşağıdaki ifadeleri yazmaları faydalı olacaktır.

İsteğim : 12 Aralık 2010 TUS’una giren bir hekimim. Sınavdan hemen sonra açıklanan soruları incelediğimde tahmini netlerimi hesaplamıştım. Puanlar ve netler açıklandığında ise beklediğimin çok altında (……net) eksik geldiğini fark ettim. Hekimlerin internette buluşma noktası olan bazı forum sitelerinde pek çok arkadaşımın da aynı durumdan bahsettiklerini görünce bunun tıpkı İlkbahar Dönemi TUS gibi bir değerlendirme hatasından kaynaklandığını düşündüm. 3 ayrı sebeple bu durumun meydana gelmiş olabileceğini ben ve pek çok meslektaşımız düşünüyoruz:

1- İptal edilen 4 soru (veya bunlardan bazıları) her iki kitapçıkta ya da birinde herkes için doğru olacak şekilde kodlanmamış olabilir. Bu soruların, herkes için doğru kabul edileceği duyurulmuştu.

2-Her iki kitapçık ya da biri için hazırlanan master doğru cevap anahtarı bazı sorular için hatalı olabilir. Önceki itirazlarda hekimlerin cevap kağıtları zaten yanlış olan master cevap anahtarı doğrultusunda değerlendirilerek maddi bir hata olmadığı söylenmiş ama bu hata ÖSYM tarafından nice baskılar sonucu kabullenilmiş ve hata düzeltilmişti. Yani mevcut cevap anahtarının doğruluğu mutlaka yeniden her iki kitapçık için de dikkatle teyit edilmelidir.

3-ÖSYM tarafından verilen kalem ve silgiler, hatalı değerlendirmeye neden olmuş olabilir. Önce işaretleyip sonra sildiğimiz bazı sorular optik okuyucu tarafından çift cevaplı gibi algılanarak yanlış kabul edilmiş olabilir.

Bu 3 olası durumun hassasiyetle gözden geçirilerek, benim ve sınava giren tüm adayların cevap kağıtlarının ve sonuçlarının yeniden değerlendirilmesini talep ediyorum.

Bu üç olası durumu tüm yetkililere ulaştırılarak en sağlıklı sonucun alınması için kurum olarak en üst düzeyde çaba sarfedeceğimizin de bilinmesini isteriz. Küçük hedefler ya da iritasyon peşinde olmadığımız iyi niyetli herkesin malumudur. Önemli olan geç de olsa adaletin yerini bulmasıdır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5940/aralik-2010-tus-degerlendirmesi
Aralık 2010 TUS Değerlendirmesi

Erteleme, yeni sorular, güvenlik tedbirleri,kış … derken nihayet Aralık 2010 TUS yapıldı.

Sınav için öne çıkanları teker teker değerlendirelim ki sonraki sınavlara yol gösterici olsun:

1. GÜVENLİK TEDBİRLERİ

Neredeyse tamamı önemli ve yerindedir. Sadece 4 saat boyunca adayların tuvalet sorunu yüzlerce meslektaşımızı olumsuz etkilemiştir. Bunun tek çözümü vardır. Sınav sabah ve öğleden sonra olmak üzere iki oturumda yapılmalıdır ve bu konuda herkes her yolla ÖSYM’ye fikirlerini yapıcı şekilde iletmelidir.

2. HATALI SORULAR

Belki aceleye geldiğinden, belki de güvenlik kaygıları ön planda olduğundan bu sınavda çok sayıda (en az 7) hatalı ve iptali gereken soru vardı. ÖSYM, mutlaka buna bir çare bulmalıdır. Sorular, hem iki kaynaktan doğrulanmalı, hem de en az bir akademik kontrolden geçmelidir. “Aceleyle hazırlanmış ve hazırlandığı gibi sorulmuş” görüntüsü ÖSYM’ye yakışmamaktadır.

İtiraz dosyamız için TIKLAYINIZ…

3. SORULARIN DAĞILIM SORUNLARI

Sorular, branş içinde dengeli dağılmamıştır. Her konudan soru sorulamamış, sorular belli konulara sıkıştırılarak “adalet” yönü zedelenmiştir.

Örneğin, Anatomide kemik, kas, eklem gibi fakültede anlatılan konuların tam yarısından hiç soru sorulmamış, tüm sorular diğer yarısından sorulmuştur.

Bu sorun da, ÖSYM tarafından bilimsel standartlara kavuşturulmalı ve acilen uygulamaya geçirilmelidir.

4. SORULARIN ZORLUK ve ÖLÇÜCÜLÜĞÜ

Genelde; kolay sorular “çok kolay”, zor sorular ise “çok zor” sorulmuştur ki ikisinin ayırıcılığı da YOKTUR. Eğer ÖSYM, her soru için “Zorluk İndeksi” ve “Ayırıcılık İndeksi” hesaplamalarını yaparsa (ki hala yapıp yapmadığını bile bilmiyoruz) ayırıcılığı çok düşük bir sınav olduğu ortaya çıkacaktır.

Bir başka sorun da şudur: Bir pratisyenin asla kullanamayacağı, kullanmayacağı, bir uzmanın bile uzmanlık hayatı boyunca karşılaşmadığı pek çok uç, hatta uç ötesi bilgilere ait soruların sayısında da artış mevcuttur. Bu, ANLAMSIZdır. Özellikle Anatomi, Cerrahi ve Kadın Doğum sorularını hazırlayanlar gözden geçirilmelidir.

Dünyada; ayırıcı ve ölçücü, ayrıca seviyeye uygun soru hazırlamanın evrensel ve bilimsel standartları vardır ve bu standartlar ÖSYM tarafından da mutlaka acilen uygulanmalıdır.

Meslektaşlarımız içinde; yakın çevresinde basın mensubu, bürokrat, akademisyen, milletvekili… gibi ÖSYM’ye kolayca ve etkin şekilde ulaşabilecek durumda olanlar eleştirilerini yapıcı bir şekilde ama ısrarla ÖSYM’ye iletmelidirler ki bundan sonraki sınavlar gerçekten adil, ölçücü ve ayırt edici doğal olarak da hak edenin kazanacağı sınavlar olsun.

Burada doğal olarak sınavın olumsuzluklarını dile getirsek de hak edenin kazanmasını diliyoruz
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

Doktor sana bır çare
http://www.aksiyon.com.tr/dosyalar/d...ir-care_502065

Uzmanlık sınavında hatalı soru iddiası
http://www.zaman.com.tr/gundem_uzman...i_2085327.html
İSTANBUL
3 Mayıs 2013, Cuma
Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda 6 sorunun hatalı olduğu iddia edildi. Adaylar, durumu ÖSYM’ye iletti, ancak hatalı soruları referanslarıyla birlikte sunan diş hekimlerinin talepleri kabul edilmedi. ÖSYM, sadece 2 sorunun cevabını değiştirdi.

Paylaş
Tweetle
Paylaş
Gönder
Yazdır
A A
Nisanda yapılan Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda (DUS) 120 sorudan 6’sının hatalı olduğu tespit edildi. Mağdur adaylar, hatalı soruları referanslarıyla birlikte ÖSYM’ye iletti ancak talepleri kabul edilmedi. ÖSYM sadece 2 sorunun cevabını değiştirdi. 50 diş hekimi, dava açmaya hazırlanıyor. Hekimleri 37 merkezle sınavlara hazırlayan TUSDATA tus ve dus dersaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Sami Selçuk Biricik, “Soruların yanlışlığını uzman hocalarımız tespit etti. Fakat bireysel başvurularda istenen sonuç çıkmadı. ÖSYM adaylara bir cevap yazısı bile yazmıyor.” diyerek tepki gösterdi. Biricik, Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda da (TUS) ciddi hatalar olduğunu söyledi. ÖSYM yetkilileri ise şikâyet dilekçelerini bilim kurulunun incelediğini ve iki soruyla ilgili düzeltme yapılmasının kararlaştırıldığını bildirdi.

Geçtiğimiz yılın nisan ayında yapılan Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda çıkan 120 sorudan 6’sının hatalı olduğu tespit edildi. Mağdur adaylar, hatalı soruların referanslarıyla birlikte Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’ne (ÖSYM) başvurdu. ÖSYM ise bu hatalı sorulardan sadece 2’sinin cevabını değiştirdi. Diş hekimliği sınavındaki sorulara itiraz eden ve Türkiye’de bu alanda sınav hazırlığı yapan 37 merkeze sahip olan Tıpta Uzmanlık Sınavı Hazırlık Merkezleri (TUSDATA) Yönetim Kurulu Başkanı Sami Selçuk Biricik, “Söz konusu soruların yanlışlığını uzman hocalarımız tespit etti. Fakat ÖSYM’ye yapılan bireysel başvurularda istenen sonuç çıkmadı. ÖSYM kendince bir karar veriyor ve adaylara bir cevap yazısı bile yazmıyor.” dedi.

Soruların dilekçelerde hatalı olduğunun bariz bir şekilde görüldüğünü anlatan Biricik, “Bunu normal okuyanlar bile açıklamalı yazılarla anlayabilir. Fakat ÖSYM ne yapıyor bilemiyoruz. Sadece DUS sınavında değil, nisan ayında yapılan TUS’ta da ciddi hatalar var. 12 soruya itiraz edildi. ÖSYM 6’sını iptal etti. 2’sinin cevabını değiştirdi. 4 soruya da bir şey yapmadı. Fakat hiçbir adaya cevap yazısı gelmedi.” açıklamasını yaptı. Biricik, hem DUS hem de TUS’a giren adayların dava açacağını aktardı.

Sınava girenlerden biri olan Diş Hekimi Ahmet Caner Irklı ise, “6 soruda hata tespit edildi. Bunu referanslarıyla birlikte ÖSYM’ye ilettik. ÖSYM sadece bizim bir sorumuzu ve bizim iletmediğimiz başka bir soruyu iptal etti. Daha sonra sınav sonucunu açıkladı. Yarım soru bile sıralamada çok şey değiştiriyor.” diye konuştu. Daha önce üniversitelerin bünyesinde yapılan diş hekimleri için uzmanlık sınavları, 2012’den itibaren merkezî sınav sistemine geçti. İlk sınav 2012’nin Nisan ayında yapıldı. İkinci sınav geçtiğimiz eylül ayında, son sınav ise Nisan 2013’te 1.200 diş hekiminin katılımı ile gerçekleşti. Adaylardan 200’ü asistanlık eğitimi alacak.

Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK'ten ÖSYM Başkanı'na Televizyonda "Açık Oturum" Çağrısı ...




3 Eyl 2012 tarihinde yayınlandı
Aralık 2010 Tus sorularındaki hata 19 ay sonra mahkeme kararı ile neticeye bağlandı, Doktorlar ise mağdur! Samanyolu Haber'in Uz.Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK ile yaptığı Video röportajlı haberi izlemek için tıklayın.
STV'nin Aralık 2010 TUS Skandalı ile ilgili Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK ile röportajı






BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz
Bekliyoruz ama ÖSYM de bu ilişkiler normal



Geç kalma falan yok, zararın neresinden dönersen kardır. Bundan 7-8 kadar yıl önceydi. 5-6 defa girdiğim ÜDS lerden 50-60 arası alıp duruyordum. Meşhur bir TUS dersanesinin Meşhur bir sahibi -ki iyi İngilizce bilmesi ile de tanınır- yerime ÜDS ye girebileceğini söyledi. "Sen de sarışın gözlüklüsün ben de, kimse anlamaz bile, ben böyle çok kişiye ÜDS-KPDS kazandırttım" dedi. Tabi teklifini "bütün akademik hayatımı b.k çukurunun üzerine bina edemem" diyerek reddettim. 1-2 sınav daha sürünüp kendim 71'imi aldım. Eğer yakalanırsa "sevgili JOKER abimin" aleyhine tanıklık ederim.
Allah islah etsin, bir adamın her işi mi YAMUK olur ya?

BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük (MİLLİYET, AKİT) gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı (SINAVLARI) ile ilgili asılsız iddialarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı (?) mahiyette açık mektup yazan bir grup isim (Alp KARATAŞ Uz.Dr. Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK), ÖSYM'yi ağır suçlamalarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.

Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.

ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde (?) mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir. (?)

İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı(SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir, ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır, ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez (? Kuruma mı adaya mı ?).

Söz konusu ilan, ticari malzemesi (?) giderek tükenen (?) bir TUS hazırlık dersanesinin (TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) organizasyonu (?)olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur (?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MEZKUR DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?)) dershanenin (DERSANE) bu saldırılarını(?) yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin (RIZA ABİ Mİ ? RIZA ERÖKSÜZ ABİ DERSANE İDARECİSİ DEĞİL ) , bu deshaneye (DERSANE) bir şekilde bağlı kişileri ( Alp KARATAŞ Uz.Dr.Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK ) organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde (?) malum(?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MALUM DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) )dershane (DERSANE) sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin (Uz.Dr. Ahmet ERKEK ?, Uz.Dr.Sami SELÇUKBİRİCİK ?, Prof.Dr. Dr. Sema SELÇUKBİRİİCK, Dr. İdris ŞAHİN ? Dr. İlker Ulaş SUNGUR ?, Dr. Gökhan ERSOY, Fatih SELÇUKBİRİCİK?, Ercan ÖZTÜRK? Emrah KABATAŞ? Salih AYDIN? Osman ERER?, Tolga BİÇER? Mehmet Ali Gülçelik ? Anıl ÇUBUKÇU? Şadin Balsak?, Ahmet Cevdet Çitoğlu?, Murat Erkeçoğlu?) de eski bir tarihte (Tarihlerde?) başkasının (başkalarının?) yerine (?) sınava girdiği tespit edilmiş (?), ancak başlatılan soruşturma (?) zaman aşımı (?) dolayısıyla akim (?) kalmıştır.

ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.

Adaylara ve kamuyouna (KAMUOYUNA) duyurulur.


Hiç etik değil de suç. Ösym tarafından korunuyorlar gibi gibi gibi

ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, son 10 yılda yapılan sınav sonuçlarına yönelik detaylı incelemeler yapmak üzere Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi kurduklarını bildirdi

13 Kasım 2017 20:00

ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, yaptığı açıklamada, yeni kurdukları Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi'de ÖSYM tarafından son 10 yılda yapılan tüm sınavların masaya yatırılacağını açıkladı. Birimin her bir sınavla ilgili çok sayıda farklı analizi gerçekleştireceğini belirten Özer, şunları kaydetti: "Bu bağlamda her bir sınav için tüm sınav merkezlerine yönelik derinlemesine olağan dışılık analizi yapılacak. Aynı zamanda biyometrik analiz yaparak bir adayın yerine başka birinin sınava girip girmediğini tespit edebileceğiz. Söz konusu birim, ihbarları değerlendireceği gibi her bir adaya yönelik kapsamlı analizler yaparak olağan dışı bulguları tespit edecek. Birimde, her bir adayın girmiş olduğu aynı tip sınavlarda sınav sonuçları değerlendirilecek ve olağan dışı bir bulguya rastlanması halinde adayların eşdeğer sınava çağrılması için gerekli süreç de yönetilecek."

OLAĞAN DIŞI BİR DURUMDA SUÇ DUYURUSUNDA BULANACAĞIZ

Özer, söz konusu birimin ilk olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturmalara konu sınavları analiz etmeye başladığını vurguladı. Analizlerin kasım ayı sonu itibarıyla bitirileceğini açıklayan Özer, "Sonra soruşturma olup olmadığına bakmaksızın son 10 yılın tüm sınavlarının olağan dışılık raporlarını hazırlayacağız. Olağan dışı bir durum tespit edilmesi durumunda suç duyurularında bulunacağız." dedi.

BİRİM, 34 JOKER BELİRLEDİ

ÖSYM Başkanı Mahmut Özer, süreçte elde edecekleri bulgulara bağlı olarak 10 yıllık inceleme süresini de genişletebileceklerine işaret etti. Birime bağlı komisyonların çalışmaları sonucunda şu ana kadar 34 joker aday belirlediklerini ifade eden Özer, "43 adayın sınav sonuçlarını iptal ettik ve toplam 77 kişi ile ilgili suç duyurusunda bulunduk. Ayrıca 21 adayı eşdeğer sınava çağırdık. Eşdeğer sınava katılan 6 adaydan 3'ünün sınavı geçersiz sayıldı. Sınav güvenliğine yönelik çalışmalarımız devam ediyor." bilgisini verdi.

Anadolu Ajansı


osym nin arındığını söylemek zor

üçgen ? dörtgen ? paralel ?

Kayıtsız Üye
12-30-2017, 08:31
*****

Mesajlar: n/a

Uz.Dr. Sami Selçukbiricik yazıları

http://www.tus.com/29625/osymye-acik-mektup
ÖSYM’ye AÇIK MEKTUP-1
“Adaleti olmayanın asaleti de olmaz”
(10 Eylül 2013)
Sayın ÖSYM Başkan ve Yetkilileri,

Size; pek çok kursiyeri 7 ve 8 Eylül 2013’te DUS ve TUS’a girmiş olan bir kurum olarak açıktan ve MERTÇE yazıyoruz. Bilin ki; sadece para peşinde koşan bir kurum olsaydık etliye sütlüye bulaşmaz, kazandığımız paranın keyfini yaşamaya bakardık. Bu ülkede korkmadan doğru sözü söyleyen mertlerin hala var olduğunu yeni nesillere -örnek olarak- göstermeyi kendimize vazife biliyoruz.

Son 4 yıldır (göreve geldiğinizden beri) sınavlarınıza giren hekim ve diş hekimleri ile sürekli bir sürtüşme ve didişme psikolojisi içindesiniz:

• Sanki; karizmanız ve itibarınız çok zedelenecekmiş gibi bir ruh hali ile, hekimlerin sorulara itiraz etmelerine bozuluyor,

• Bizim gibi kurumların kursiyerlerine rehberlik etmelerini “ÖSYM’ye karşı kışkırtıcı eylemler” olarak niteliyor,

• Soruları iptal ederken “En ufak bir şüphe olan soruyu bile iptal edelim” diye düşünerek bir tek vatan evladının bile mağdur olmasını engellemek yerine tüm savunma mekanizmalarını kullanarak mümkün olan en az soru iptali ile “Hekimlerin çenesini kapama” yolunu seçiyorsunuz.

Hatta; iptal etmediğiniz ama “kesin olarak yanlış olan” sorular için hekimler yargıya başvurduğunda da bakanlık ve yargı üzerinde inanılmaz baskılar kurmaya çalıştığınız da kulaktan kulağa yayılıyor. Çok üzücüdür ki herkes buna inanıyor.

Tüm bunlara rağmen yargı soruları iptal ettiğinde de küçük bir özrü bile muhataplarınızdan esirgiyorsunuz.

Bütün bu olanlar o kadar ağırınıza gitmiş olacak ki; mevcut meclisi ikna ederek soruları yayınlamamak için kanun çıkarttınız. Emin olun ki, size tam olarak güvenip de yasayı meclisten geçiren yöneticilerimiz, talep ettiğiniz kanun değişikliği ile sınava girenlerin hak arama özgürlüğünün tamamen kısıtlandığını bilselerdi böyle bir kanunu geçirmezlerdi. Bugün bile bilseler tekrar düzelteceklerinden emin olabilirsiniz. Size tanınan krediye güvenip sonuna kadar “güç zehirlemesi“ne girmek, haklı olduğunuz anlamına mı gelir?

Mutlaka bilmeniz gereken bir başka nokta daha var ki; hangi önlemi alırsanız alın eninde sonunda sorular ortaya çıkacaktır. Çünkü doktorların hafızası hafife alınamayacak kadar güçlüdür. Böylece, arkasına sığındığınız “soru bankası oluşturmak” ve “Gizlilik” gerekçelerinin gerçekte bir karşılığının olmadığı çok yakında zaten ortaya çıkacaktır. Sonuçta ortaya tam bir “Devekuşu Sendromu”nun çıkması kaçınılmazdır.

Şimdi soruları yayınlamadığınızı varsayalım:

1. Sınava girenler; anayasal hakları olan “Hak arama özgürlüğünü” nasıl kullanacaklar?

2. Bazı soruların yanlış olduğunu düşünenler, neye dayanarak itiraz edecekler? Soruyu hatırlayamayabileceklerine HATTA doğru cevabın ne olduğunu bilmediklerine göre HANGİ DAYANAĞA GÖRE itiraz edecekler?

3. Siz; soruları açıklamadığınızda ve yanlış-doğru belli olmadan sonuçları ve yerleştirmeleri açıkladığınızda ADALET tecelli etmiş olacak mıdır?

4. Yargıya başvuranlar, Anayasa Mahkemesinden yasanın iptalini sağlayanlar, 10-15 ay sonra bilirkişi raporlarıyla bazı soruları iptal ettirenler çıkarsa insanların yüzüne NASIL bakacaksınız?

5. Size güvenip de arkanızda duran değerli devlet büyüklerimiz, uğraştıkları onca dahili ve harici sorunlara bir de sizin yol açtığınız bu sorunun eklendiğini fark ettiklerinde ne hissedeceksiniz? Size güvenen yöneticilere bu “dost kazığı“nı atma hakkınız var mı?

Daha bir TUS önce 8 (Sekiz) hatalı soruyu RESMEN İPTAL etmediniz mi? Aralık 2010 TUS’unda inatlaşıp iptal etmediğiniz 5 soru yargı yoluyla iptal edilmedi mi? 19 ay sonra herkesin yerleştirilmesi değişmedi mi? O gün yeri değişenlerin sizin hakkınızdaki duygularını hiç düşünmediniz mi? Biz “hatasız soru soruyoruz” diyebilir misiniz?

“Güç” hatta “zor” kullanarak soruları açıklamayıp insanların hak arama özgürlüğünü kısıtlamak ZULÜM’dür ve ZULÜM aslında, tarih boyunca çaresiz ve küçük insanların başvurduğu bir yol olmuştur.*****

Sorumlu olduğunuz bu insanlara karşı SORULARI AÇIKLAYIN ki,

• Size, “vicdansız” diyenler utansınlar,

• Size, “adaletsizlik umurlarında değil” diyenler hakkınızı teslim etsinler,

• Size, “özür bile dilemeyen yüzsüzler” diyenler sizden özür dilesinler,

• Size, “ülkeyi ve adaleti değil sadece kendi ikballerini düşünüyorlar” diyenler artık ülkeyi ve adaleti öncelediğinizi de konuşsunlar.

• Size güvenen ve bin bir derdi olan yöneticilerimize gereksiz, saçma ve yeni bir dert açmayın.

• Açıklayın ki, yarın adaletsizlik ortaya çıkarsa insanlara beddua hakkı vermeyin. Beddua; kendi elinizle davet edeceğiniz son şey olsun. Mazlumun âhı, aheste aheste çıkarmış derler.

İsterseniz; anladığınızı düşündüğünüz bir başka dilden konuşalım:

Eğer, Cuma namazına gidiyorsanız iyi bilirsiniz; imam, hutbeyi bitirirken Kur’an’dan bir ayet okur: “Muhakkak ki Allah ADALETİ, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder…”

Şimdi önünüzde iki seçenek var:

1. Hakkı ve Adaleti -acı gelse de- söylediğimize kanaat getirip soruları açıklar, itirazlara imkan tanır ve şüpheli her soruyu hiç tereddüt etmeden iptal eder adil olursunuz.

2. Daha önce defalarca yaptığınız gibi, nefsinize yenik düşüp soluğu en yakın savcılıkta alır bizimle ilgili yeni bir suç duyurusunda bulunursunuz.

Biz; ölümden sonraki ilahi adalete sunulmak üzere yüz akı ile belgelerimizi mütemadiyen hazırlıyoruz. Ya Siz?

#direnMEösym
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK


http://www.tus.com/29845/osymye-acik-mektup-2
ÖSYM’ye AÇIK MEKTUP – 2

“Şecaat arz ederken merd-î kıpti, sirkatin söylermiş”

(19 Eylül 2013)

Sayın ÖSYM Başkan ve Yetkilileri,

Her türlü baskıya, haklı talebe ve yazılı isteklere rağmen Eylül 2013 TUS ve DUS sorularını açıklamadınız.

“Elektronik sınav hazırlığı”, “Soru bankası oluşturma”… gibi gerekçelerin kimseye inandırıcı gelmediğini siz de bilirsiniz. İnsanlara yapılacak en yanlış şeylerden biri “onları aptal yerine koymak”tır.

Dünyanın hiçbir yerinde sınavların açıklanmadığından dem vurmuşsunuz.

Bilmiyorsanız söyleyelim:

1. USMLE gibi sınavlarda hatalı soru ZATEN sorulmaz, sorular çok ciddi kontrollerden geçirilir.

2. O sınavlar “eleme-seçme sınavı” yani yarışmalı sınav değil, kişiye özgü baraj sınavıdır.

Soruların %10’unu açıklamışsınız. İki soruyu da iptal edildiği için açıklamışsınız. Güya şecaat arz etmişsiniz.

Bu nasıl bir şecaat arz etme ki, açıkladığınız 26 sorudan tam 5 tanesi açıkça yanlış ve iptal edilmeli. 26 soruda bile kusurunuzu (sirkatinizi) açığa vurmuşsunuz.

Lütfen, şimdi aşağıdaki iki linke tıklayın; hem açıkladığınız hem de açıklamadığınız sorulardaki bazı hataları görün.

Açıkladığınız sorulardan seçilmiş bazı hatalı soruların linki

Açıklamadığınız sorulardan seçilmiş bazı hatalı soruların linki

Hangi akıl sahibine sorsanız, bu soruların hatalı olduğunu teyid edecektir.

“Hatalı soru sormak mümkündür, en ufak şüpheli bir soru bile varsa iptal eder, herkesin o soruları doğru yaptığını kabul ederiz.” diyebilmek bu kadar mı zor?

Hatada ısrar etmek erdem değildir. Kişi kara lekeyi alnına kendisi sürermiş. Hatada ısrar edenlerin öncüsü, ısrarından dolayı cennetten kovulan şeytandır.

Lütfen; Allahtan korkun ve

1. Kalbinizi temizleyin, iyi niyetli olun ve soruları derhal açıklayın, insanlara itiraz için ek süre verin.

2. En ufak bir şüphe olan soruları bile iptal edin, can yakmayın, beddua almayın.

3. Bundan sonraki sınavlarda hatasız soru hazırlamak için tüm prosedürlerinizi gözden geçirin ki bizim gibi kurumlara söz söyleme fırsatı vermeyin.

4. Bu ülkenin vergilerinden maaş alıyorsunuz, bu ülkenin insanlarına ve haklarına saygı duyarak ADİL OLUN ki kurtulasınız, evinize haram para götürmeyin.

Eğer, bütün bunlara rağmen hatanızda ısrar ederseniz yaptığınızın adı ZULÜM olacaktır ve zulüm ile kimse âbâd olmamıştır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6079/bir-iyilik-hareketi
Bir “İYİLİK” Hareketi
(07 Ekim 2011)
Bir ilkokul öğretmeninin çocuğu olarak doğmuşum. Annem ev hanımı…

Üç kardeş olduğumuz için ve hepimiz okuduğumuz için babam hep ek iş yapmak zorunda kalmış: ziraatle uğraşmış, tavukçuluk yapmış, olmamış… Arıcılık kurslarına gitmiş, arıcı olmuş.Hafta sonlarında ve yaz tatillerinde hep arıcılık yapmış, tam 55 yaşına kadar… Yani ben Tıp fakültesi 5. sınıfa başlayana dek… Sonrasında artık benim de boş yaz tatilim olamayacağı için emekli olmuş, hem öğretmenlikten, hem de arıcılıktan…

Ben de 5 yaşımdan beri hep babamın yanında oldum. Tıp fakültesi 5. sınıfa başlayana dek tüm yaz tatillerimi çadırda babamla birlikte arıcılık yaparak geçirdim, kendi yemeğimizi de kendimiz yaptık, kendi çamaşırımızı da kendimiz yıkadık.
Yokluğun ve borcun sıkıntısını da, alın teriyle çalışıp kazanmanın keyfini de yaşayarak öğrendim.

Bu ülkenin bir varlığıyım, en sade tabiriyle sizin içinizden biriyim.

Kader; önüme bir fırsat açtı ve TUSDATA kuruldu. Yıllar boyu arı gibi çalışıp ülkenin dört bir yanına yayılmış bir kurum haline geldi. Bu kurumdaki herkes işini en iyi şekilde yapmak için sürekli çalıştı. İşimiz TUS kazandırmaktı ve on binlerce doktor bizimle TUS kazandı, memnun oldu ki hep meslektaşlarına önerdi.

Kurumsal yapımız olgunlaşıp, sağlam zemine ulaşınca da kendi ülkemizin evlatlarına “sosyal sorumluluk” gereği bir proje olgunlaştırdık:

Tıp fakültelerinin 2., 3., 4. ve 5. sınıflarının iyi çalışan derecelerini, sosyal ve bilimsel faaliyet gösteren kulüplerin liderlerini, sınıfların gerçekte hizmetkârı olan amfi başkanlarını… vs. içeren YAYGIN bir proje oluşturduk. İstedik ki; bu gençlerimizin pek çok kitap ihtiyacını karşılayalım, şubelere derslere giden hocalarımızla bu gençleri düzenli şekilde buluşturalım ve daha iyi bir hekimlik ile daha iyi bir sınav hazırlığı konusunda yüreklendirip rehberlik yapalım. Sınıflarına uygun şekilde derslerimize ücretsiz alalım… vs., vs.

Adını da “GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBܔ koyduk ki heyecan versin, motive etsin…

Tüm ülkeyi hesap ettiğimizde her dönem için 600’er kişiden toplamda yaklaşık 2400 kişiye her yıl bu hizmeti vermek bize yıllardır gurur verdi. Toplumun her renginden insan oldu bu kulübümüzde. Onlar bizi ve yapmak istediklerimizi anladılar. Ve; kim ne derse desin, bu tam bir İYİLİK HAREKETİ oldu. Bu yolda yürürken, seçimlerimizde ya da uygulamalarımızda çok küçük aksaklıklar olsa bile hemen düzeltip iyi niyetle yolumuza devam ettik.

Uzun yıllardır sektörünün lider kurumu olabilmenin ve “güvenilir” kalabilmenin ne kadar güç olduğunu tahmin etmek hiç de zor değil.

Sürekli size saldırılır, kara propagandalar yapılır. Çünkü aynı sektörde ama sizin kadar başarılı olamayan birilerinin maddi menfaati için yıpratılmanız gerekir, en azından onlar tek yolun bu olduğunu düşünürler.

Hocalarımıza, notlarımıza, eğitim kalitemize, hiç aksamadan işleyen sistemimize, başarılarımıza… yani işimize diyecek bir şey bulamayanlar karalamak için bireysel iftiralara başvurmaktan, sahte evraklar servis etmekten çekinmezler. Çünkü, er meydanında acizdirler.

Son günlerde benzer bir saldırı dalgası ile karşı karşıyayız:

Sektörde rakibimiz olan bir kurum ve bağlantılı siteleri yalan yanlış sözde belgelerle GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBÜ uygulamamızın güya ne kadar “kirli”, “fişlemeye dönük” ve “kötü” bir uygulama olduğunu yazıp kamuoyuna kurumumuza karşı tahrik çabası içerisinde hareket ediyor.

Biz, bu çabalara gülüp geçiyor ve meyveli ağacın taşlanacağını hep hatırımızda tutuyoruz.

Marifet; daha iyisini yapmaktır, karalamak değil…
Marifet; er meydanında rekabet etmektir, bel altı vurmak değil…
Marifet; kendinden bahsedebilmektir, rakipten değil…

Her hekim arkadaşım bu karalamaların aslında ne anlama geldiğini bilecek kadar akıllıdır, buna hiç şüphe duymuyoruz.

Bütün bu saldırılar ve karalama kampanyaları karşısında ne mi yapacağız?

Elbette hukuki haklarımızı ararız ama onun dışında muhatap bile almayacağız. Çünkü, vaktimizi, yaptığımız işi daha da iyileştirmek için harcamanın erdem olduğunun farkındayız.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6087/yarindahazor
YARIN DAHA ZOR…
(07 Ocak 2011)

ÖSYM; bunca iletişim çabasına, gazete ilanlarına, TV haberlerine rağmen süreci devam ettiriyor. Süreç hepimizin gözleri önünde cereyan ediyor.
Hekimler; kendileri için çok önemli böylesi bir sınavda sebepsiz yere ve birilerinin galeyanına gelecek kadar basit ve zeka seviyesi düşük insanlar mıdır?

Bir dertleri vardı ve seslerini duyurmak istediler. “Derdini insanca anlatmak isteyen” bukişilerle görüşülüp sorunları dinlense ve kamuoyunun vicdanı rahatlatılsaydı daha şık olmaz mıydı?

Doktorların; haklarını aramak için çaba sarf etmelerini “kurum karşıtı faaliyet” olarak tanımlamak, devlet ciddiyetine yakışır mı?

“Sorun yok” deyip kestirmek, gerçekten sorun olmadığı anlamına mı gelir? Ateş olmayan yerden bu kadar çok duman çıkar mı? Her devlet kurumu halkına adalet ile hizmet için vardır. Despotizm, çağını çoktan kapamış olan ilkel bir yönetim şeklidir.

Artık olay yargıdadır. Yargıya intikal etmiş olan ve iptali istenen bazı sorular vardır. Yargı; soruların iptali yönünde karar verirse, ÖSYM ne diyecektir? Ve o zaman, tüm bu süreçleri nasıl telafi edecektir?

Ayrıcaaa…

Bu dünyanın öbür tarafı da var. Bizim; o gün, bu konu ile ilgili alnımız açık olacak. Allah biliyor ki, doğru olduğuna inandığımız şeyleri korkmadan yazdık ve söyledik. Haksız hiçbir fiile göz yummadığımız gibi haksızlığın hiçbir çeşidine de razı olmadık. Hiçbir gizli hesabımız da olmadı, olmayacak.

Bugün güç ve yetkiyi ellerinde tutanlar, gücün kendilerinde olmadığı o gün nasıl hesap vereceklerini de düşünmek zorundadırlar.
O gün, bugünden daha zor olacak.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6085/tip-uzmanlik...ri-ve-oneriler
TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİNE GİRİŞ SINAVI’NIN
SORUNLARI VE ÖNERİLER

(04 Nisan 2011)

Ülkemizde, TUS gibi bir sınavın ve ÖSYM gibi bir kurumun varlığı fırsat eşitliği ve ciddiyet açısından önemlidir.

Hekimler adına üzüntü veren nokta; sistemin, pratisyen hekimliği hiç de hak etmediği şekilde “değersiz” ve “niteliksiz” bir konuma düşürmüş olmasıdır.

Doğal olarak öncelikle bu sorun çözülmelidir ve uzun vadeye yayılan bir politika ile “sadece uzmanlığın değerli olduğu” algısı ortadan kaldırılmalıdır.

Elbette uzman olmak isteyenler için objektif bir sınavın yapılması en uygun olanıdır.

Tıpta Uzmanlık Sınavının; neyi, neye göre ve nasıl ölçtüğünü anlamak için geçmiş sınavları incelediğimizde, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gereken bazı noktaların varlığını tespit etmiş bulunuyoruz. Tespitlerimiz sınavın daha hakkaniyetli ve doğru ölçmesine katkıda bulunmaya yöneliktir.

Sorunları aşağıdaki şekilde maddeleyebiliriz:

1- Tıpta Uzmanlık Sınavı; tek oturumda ve sadece 200 soru üzerinden yapıldığı için ayırt ediciliği –nispeten- düşük olan bir sınavdır.
Sadece 200 soru sorulmasının doğal sonucu olarak her konudan sorgulama yapılamamaktadır. Ayrıca tek oturumda olması da; olası sağlık ve konsantrasyon sorunlarının sınavın primer belirleyicisi olmasına yol açmaktadır. Her iki durumda sağlıklı bir ölçme – değerlendirme için uygun değildir.
Sınav; 300 sorudan (en azından 240 – 250) oluşmalı, her branşın her konusundan soru sorulabilmeli ve Pazar günü sabah ve öğle oturumları olmak üzere İKİ OTURUM olmalıdır.
Böylece saçma bir uygulama olan 4 saate yakın tek oturumda tuvalete çıkamama sorunu da kendiliğinden çözülmüş olacaktır.
Örnek:*****www.usmle.org*****(3 basamakta, 23 blokta yaklaşık 1000 soru)

2- Soruların hazırlandığı kaynaklar bilinmemektedir.
Tıp çok geniş bir alandır, çok sayıda temel kaynak bulunmaktadır ve bir pratisyen hekimin bütün bu kaynakları bilmesi imkansızdır. Ayrıca aynı branşın iki farklı kitabında bile farklı olarak ifade edilen bilgiler de sorgulanabilmektedir. Bu durum çok sakıncalıdır.
Soruların hazırlandığı kaynakları tam ve eksiksiz olarak resmi olarak ÖSYM internet sitesinden duyurulmalıdır.

3- Sorular bazen tek bir kaynaktan hazırlanmakta ve o branşın çok temel kabul edilen 3000 sayfalık diğer bir kaynağında dahi cevabı bulunamamaktadır.
Bu durumlarda hekimlerin 3000 sayfalık bir kitabı okuması bile anlamsız hale gelmekte onları hiç okumayanla eş duruma düşürebilmektedir.
Her soru o branşın en az 2 temel kitabı tarafından net, eksiksiz ve aynı şekilde cevaplanabilecek şekilde hazırlanmalıdır.

4- Bazı sorular yeterince özenle hazırlanmamaktadır.
Soruların resmen açıklandığı son 3 sınavda ortalama 3’er sorunun iptal ya da değişikliğe uğramış olması bunun en açık delilidir. 200 soruluk bir sınavda sınava girenlerin yarısı 115-130 net aralığına yığılmakta ve 1 net bile sonucu ciddi şekilde etkilemektedir. Biz bu sınav için hekimlerimizin, hayatlarının geri kalan bütün yönlerini ihmal edip gece gündüz 1 yıldan fazla çalıştığını biliyoruz. Bu emeğe saygı duyulmalıdır.
Özensiz hazırlanmış 6-7 sorunun hekimleri bu kadar etkilemesine yol açmamalı ve daha özenle hazırlanmış, çalışıldığında yapılabilen net sorular içeren sınavlar yapılmalıdır.
Ayrıca; sorular hazırlanırken, mutlaka tüm seçenekler için açıklamalar yazılmalı ve doğru seçeneğin neden doğru, yanlış seçeneğin neden yanlış olduğu ortaya konmalıdır. Bu durum; varsa- birden fazla doğru cevaplı seçenek hatasını ortadan kaldıracaktır.
Son olarak,sorular ve açıklamaları mutlaka en az iki ayrı akademisyen tarafından kontrol edilmeli ve belli kriterlere göre onaylanmalıdır.

5- Soru dağılımları; tıp fakültesi müfredatına uygun yapılmamaktadır.
Örneğin; Aralık 2010 sınavında Anatomi alanında sorulan 10 sorudan 5 tanesi Nöro anatomi konusundan, 5 tanesi ise kalp ve dolaşım konusundan sorulmuştur. Kemikler, eklemler, kaslar, solunum sistemi, sindirim sistemi ve ürogenital sistemden hiç soru sorulmamıştır. Hiç soru sorulmayan bu konular tıp fakültesi anatomi müfredatının yaklaşık %50’sini oluşturmaktadır. Bu durumda bu sınavda ki soru dağılımı ne kadar dengeli ve adil olabilir?
Soru dağılımları yeniden ve objektif olarak belirlenmeli ve duyurulmalıdır. Ayrıca sınavda da buna uyulduğunu net kriterlerle ortaya koymak gerekmektedir.

6- Bazı sorular bir pratisyen hekim tarafından bilinmesi mümkün olmayan ve bilinmesi anlamsız olan uç bilgileri sorgulamaktadır.
Bazen soruyu hazırlayan hocalar kime soru sorduklarını unutmakta ve kendi çocuğu girse asla sorulmasını istemeyeceği zorlukta ve anlamsız soruları öylesine sormaktadırlar. Bu sınava hazırlanmak için yıllarca çalışanların emeklerine saygı duyulmalı ve soruların bir ölçüsü olmalıdır.
Ayrıca; biliyoruz ki TUS birincileri bile 175 civarında net yapabilmektedir. ÖSYM’nin diğer sınavlarında tam net yapan bir çok aday çıkarken TUS’da en iyi yapanın bile 20 civarında yanlışının olması da sınavın anlamsız zorluğunu göstermektedir. Bu detay ve zor soru sorma çılgınlığı, ülkemizin gelecek doktorlarının yanlış yetişmesine neden oluyor. Bu nokta, ciddi bir vebaldir.
Her soru için “Zorluk İndeksi” ve “Ayırıcılık İndeksi” hesaplanmalı, sonuçlar soru hazırlayıcılarla paylaşılmalı ve deneyimler sonraki sınavlara yansıtılmalıdır.

7- Branşlar arasında hatta branş içi referans kitaplar arasında bile ihtilaf konusu olan çelişkili bilgiler sorulmaktadır.
Bir soru, doğası gereği diğer bir tıp branşını ilgilendiriyorsa mutlaka onun uzmanları tarafından da çapraz kontroller yoluyla incelenmeli, bilgi farklılığının olmadığı teyit edildikten sonra sorulmalıdır.
Ayrıca, her branştan soru hazırlayanların sadece kendi branşı ile ilgili sorular hazırlaması, primer olarak başka branşların alanına giren sorulardan kaçınmaları da hataları önleyecektir.

8- İtirazlara karşı yeterince açık ve şeffaf davranılmamaktadır ve hiçbir açıklama yapılmamaktadır.
Son 3 sınavdır bir çok ciddi internet sitesinde iptal edilenden daha fazla sayıda soruya bir çok temel kaynaktan referanslar göstererek haklı itirazlar yapılmış ancak kişiye özel ya da kamuya karşı hiçbir tatmin edici açıklama yapılmamıştır. Bu durum ÖSYM’nin ciddiyetiyle bağdaşmamakta ve şaibeler uyandırmaktadır. Ayrıca son derece komik bir şekilde “sınavda başarılı olanların ortak şekilde yanlış işaretlediği sorular yeniden incelenmiş ve bu sorular iptal edilmiştir” benzeri basın açıklamaları, bilimselliği en üst düzeyde olması gereken ÖSYM’nin güvenilirliğine gölge düşürmektedir.
İnternet yoluyla itiraz edilebilmeli ve sonuçlar açıklanmadan önce itiraz edilen her soru için temel referans kitapları belirtilerek yeterli ve doyurucu açıklama yapılmalıdır. İmaj kaygısıyla defansif davranılmamalı sorular hatalıysa cesurca iptal edilebilmelidir.

9- İngilizce sınavı ile bilim sınavının ard arda olması önemli bir handikaptır, bilim sınavını etkileyecek kadar stres oluşturmaktadır.
TUS İngilizce sınavı kalkmalıdır, ÜDS ya da KPDS’den alınacak geçerli bir not 5 yıl süre ile dil muafiyeti sağlamalıdır.

10- “Kişiye özel üretilmiş soru kitapçığı” sınav eşitliğine aykırıdır.
Çünkü; başta zor sorular ya da çeldiricisi olan sorularla başlayan kitapçığa denk gelen adayların sınavı doğal olarak daha kötü geçecektir. Tüm kitapçıklarda aynı moral durumunu sağlayacak denge kurulabilmesi mümkün müdür?
2, 3 ya da 4 kitapçık türü ile sınavın yürütülmesi yeterlidir. Fantastik önlemlere gerek yoktur.

11- İki sınav arası aralıklar eşit değildir ve hem YASAL, hem de hazırlanabilmek açısından sorunlar doğurmaktadır. Ayrıca, hekimlerin mecburi hizmet sorunu sınav takviminde dikkate alınmalıdır.
Sınavların birbirine 4 ay ya da 5 ay yakın olması bir sınavda yerleştirilip başvurusunu yapan ama yasal prosedürler tamamlanamadığı için henüz başlayamayan hekimlerin bir sonraki sınava başvurmak istemeleri durumunda puanlarında % 2 kesinti yapılmasını gerektirecek olan “Halen bir uzmanlık eğitimine devam etmekteyim.” seçeneğini işaretlese de işaretlemese de yasal sorunlar doğuracağı açıktır.
Sınavların MART ve EYLÜL aylarının İLK HAFTA SONU yapılması hekimler açısından en uygun dönemdir. Çünkü Eylül ayının ikinci yarısına ve ötesine geçen bir sınav takvimi “mecburi hizmet uygulaması” yüzünden yeni mezun hekimleri zor durumda bırakmaktadır.

12- Sonuçların açıklanma tarihi önceden duyurulmalıdır.
Sınav sonuçlarının açıklanması, yerleştirmeler vs. derken 1,5 aydan fazla bir süre belirsizlikte kalınıyor. Günün her saatinde internetteler ve paranoid oluyorlar neredeyse. Topu topu 14.000 civarında kişi… Sınavdan hemen sonraki gün sonuçların ne zaman açıklanacağı duyurulamaz mı? Yabancı dil sınavını yarım günde açıklayan ÖSYM, TUS Bilim Sınavı’nı neden 3 haftada açıklıyor?

13- Kişiye özel sonuç açıklama uygulaması zihinlere “acaba birilerine bir şeyler yapılıyor da o mu saklanıyor?” sorusunu getirmektedir.
Eskiden TC kimlik numarası girilerek herkesin nereyi kazandığı kolayca görülebilirdi. Bu, engellendi. Nasıl bir güvenlik kaygısı ile engellendiğini anlamak ise mümkün değil. Tam aksine zihinlerde soru işaretleri giderek artıyor.
ÖSYM; kendisi zaten toplam 10.000 kadar olan doktorun tümünün sıralamasını, puanlarını ve kazandığı yerleri tek bir tabloda yayınlarsa tüm şüpheler giderilir ve iddia ettikleri şeffaflık sağlanmış olur. Bu tabloda TC kimlik numaralarını yayınlamazsa olası suistimallerin de önüne geçilmiş olur.

14- Ne ÖSYM’de ne de YÖK’te TUS ya da YDUS ile ilgili istihdam edilmiş bir hekim yoktur. Ayrıca ÖSYM yürütme kurulunda da tıp kökenli bir öğretim üyesinin yer almaması anlaşılır gibi değildir.
Aklı başında bir hekim, bütün bu sorunları kolayca aşacaktır.

15- ÖSYM internet sitesinde hekimlerin karşılaşabilecekleri bazı sorunlar ile ilgili bilgiler bulunmamakta bu da zaman zaman uygulama sorunlarına yol açmaktadır.
Hekimler, bazı yasal sorunlar karşısında kulaktan duyma bilgilerle hareket ettikleri için sıkça kaygılı zamanlar geçirmekte, bu durum ise ÖSYM’nin imajını zedelemektedir. Bu sorulardan bazıları aşağıdadır:

• Sınav giriş belgem gelmeden Ankara’ya gelmek zorunda kalırsam belgemi Ankara’da nerelerde ve hangi zaman dilimlerinde çıkartabilirim? Cumartesi günü de belge çıkartabilir miyim?

• Yabancı dil sınavı muafiyeti için tüzükte var olan 3 yıllık muafiyetin pratik uygulaması nasıldır? Örneğin yabancı dilde barajı Nisan 2008 TUS’unda geçen bir hekim 15 Mayıs 2011 ve 25 Eylül 2011 tarihlerindeki bilim sınavında yabancı dilden muaf mıdır?

• Haziran 2011 sonunda tıp fakültesinden mezun olacak bir kişi henüz mezun olmadan ilkbahar 2011 dönemi TUS yabancı dil sınavına girse ( ama daha mezun olmadığı için bilim sınavına girmeden bunu yapsa) ve barajı geçse, bu durum 3 yıllık muafiyete hak kazandırır mı? Nitekim henüz mezun olmadan ÜDS ya da KPDS’ye girip barajı geçenler muaf sayılmıyorlar mı?

• Bir sınavda bir TUS sorusu iptal edildiğinde sınav bir soru eksik mi değerlendiriliyor, yoksa bu soru sınava giren herkes için doğru mu kabul ediliyor?

• İlkbahar dönemine giren ve bir programa yerleşip yerleştiği alana kurallara uygun şekilde başvurusunu yapan hekimlerin atamaları genellikle Ağustos ayı sonu ya da Eylül ayı başlarını buluyor. Yani Sonbahar dönemi TUS müracaatları çoktan bitmiş oluyor. Bu kişiler; sonbahar dönemi sınavına da girmek istedikleri durumda, başvuru formundaki UZMANLIK ÖĞRENCİLİĞİ DURUMU bölümüne nasıl cevap vereceklerdir? “Halen Uzmanlık Eğitimime Devam Ediyorum” cevabı verseler, halen uzmanlık eğitimine devam etmedikleri için yanlış beyan olacaktır. Bu seçeneği işaretlemedikleri durumda da puan kesintisi olmayacak ama belki de bu kişiler sınavdan önce uzmanlık eğitimine başlamış olacak ve diğer adaylara haksızlık durumu ortaya çıkacaktır.

• Halen, ilkbahar dönemi sınavı ile sonbahar dönemi sınavı arasındaki süre 5 ay, diğer iki sınav arasındaki süre ise 7 aydır. Sınavlar arasındaki süreyi eşitlemek (tam 6 ay ara ile yapmak) bir önceki sorudaki handikapı önlemek için sağlıklı bir yol olamaz mı? Sınavları mevcut aralıklarla yapmanın özel bir sebebi var mıdır? İncelenen kadarıyla ÖSYM’nin Mart ayında pek çok boş haftası bulunmaktadır. İlkbahar dönemi Mart ayına alınamaz mı?

• Ek yerleştirmede, bir kişinin bir kadroyu tercih edebilmesi için ilk yerleştirmede o programa yerleşen en düşük puanlı kişinin puanına eşit ya da yüksek puan alması gerekiyor. Bu durum, pek çok kadronun boş kalmasına yol açmaktadır. Bu uygulamanın hukuki dayanağı nedir?

ÖSYM internet sayfasındaki TUS bölümünde “SIK SORULAN SORULAR” bölümü açılarak bu tür ortak sorular cevaplanabilir ve hekimler belirsizlikten kurtarılabilir.ir.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6081/tus-icin-yapilmasi-gerekenler-2
TUS İÇİN YAPILMASI GEREKENLER – 2

(14 Ocak 2012)

Daha önceki yazımda TUS’un Handikapları ve Çözüm Önerileri’nden önemli bir kısmını bahsetmiştim. ÖSYM’nin yaptığı değişiklikler, önerilerimizin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya koymuş oldu.

Ama daha yapılması gerekenler var:

1- Zorunlu hizmetten dolayı çokça istifa eden hekim varlığından dolayı 14 tercih ve 6/8 Üniversite- Bakanlık oranı kaldırılmalıdır. Tercih sırası 20-25 ve hatta daha üzerine çıkmalı, dileyen tamamını üniversite ya da tamamını bakanlık tercihleri yapabilmelidir.

2- Tercih yapabilmek için alt sınır olan 50 barajı ya kaldırılmalı ya da düşürülmelidir.

3- Ek yerleştirme için; açıkta kalan bir kadroyu tercih edebilmek için, o kadronun puanına eşit ya da daha yüksek puan şartı kaldırılmalıdır ki boş kadro kalmasın.

4- TUS Yabancı Dil Sınavı kalktığı için ÜDS, Ocak ya da Şubat ayında yapılmalıdır ki Nisan TUS’u başvurularından önce sonuçlar açıklanmış olsun.

5- Yanlış olan ve itiraz edilen sorulara hala şeffaf davranılmamaktadır. Eylül 2011 sınavındaki 3 yanlış soru da itiraz edildiği halde iptal edilmediği için mahkemeye taşınmıştır. Bu inat,
nereye kadar böyle devam edecektir?

6- Aralık 2010 sınavında yanlış olup iptal edilmeyen 5 soru mahkeme kararı ile iptal edilmiş olup karar kesinleşmiş ve ÖSYM’ye tebliğ edilmiştir. Buna rağmen ÖSYM sessizliğini korumaktadır. Önce; bu iptalleri kamuoyuna duyurmalı, kazanılmış mevcut hakların korunması şartıyla yerleştirmeleri yeniden yaparak bir üst yerleştirmeye ya da yeni bir yerleştirmeye hak kazananlara hakları verilmelidir. Sonra da hekimlerden içtenlikle özür dilenmelidir.

Hiç şüphesiz ki bu özür; sahibine özsaygısını iade eden bir özür olacaktır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6071/tipta-uzmanl...ri-ve-oneriler
Tıpta Uzmanlık Sınavı’nın Handikapları ve Öneriler

Ülkemizde, TUS gibi bir sınavın ve ÖSYM gibi bir kurumun varlığı fırsat eşitliği ve ciddiyet açısından önemlidir.

Hekimler adına üzüntü veren nokta; sistemin, pratisyen hekimliği hiç de hak etmediği şekilde “değersiz” ve “niteliksiz” bir konuma düşürmüş olmasıdır. Doğal olarak öncelikle bu sorun çözülmelidir ve uzun vadeye yayılan bir politika ile “sadece uzmanlığın değerli olduğu” algısı ortadan kaldırılmalıdır.

Elbette uzman olmak isteyenler için objektif bir sınavın yapılması en uygun olanıdır.

Tıpta Uzmanlık Sınavının; neyi, neye göre ve nasıl ölçtüğünü anlamak için geçmiş sınavları incelediğimizde, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gereken bazı noktaların varlığını tespit etmiş bulunuyoruz. Tespitlerimiz sınavın daha hakkaniyetli ve doğru ölçmesine katkıda bulunmaya yöneliktir.

Sorunları aşağıdaki şekilde maddeleyebiliriz:

1-Tıpta Uzmanlık Sınavı; tek oturumda ve sadece 200 soru üzerinden yapıldığı için ayırt ediciliği –nispeten- düşük olan bir sınavdır.
Sadece 200 soru sorulmasının doğal sonucu olarak her konudan sorgulama yapılamamaktadır. Ayrıca tek oturumda olması da; olası sağlık ve konsantrasyon sorunlarının sınavın primer belirleyicisi olmasına yol açmaktadır. Her iki durumda sağlıklı bir ölçme – değerlendirme için uygun değildir.
Sınav; en az 500 sorudan oluşmalı, her branşın her konusundan soru sorulabilmeli ve 2 ya da 3 oturumda yapılmalıdır.

2-Bazı sorular yeterince özenle hazırlanmamaktadır.
Soruların resmen açıklandığı son 3 sınavda ortalama 3’er sorunun iptal ya da değişikliğe uğramış olması bunun en açık delilidir. 200 soruluk bir sınavda sınava girenlerin yarısı 115-130 net aralığına yığılmakta ve 1 net bile sonucu ciddi şekilde etkilemektedir. Biz bu sınav için hekimlerimizin, hayatlarının geri kalan bütün yönlerini ihmal edip gece gündüz 1 yıldan fazla çalıştığını biliyoruz. Bu emeğe saygı duyulmalıdır.
Özensiz hazırlanmış 6-7 sorunun hekimleri bu kadar etkilemesine yol açmamalı ve daha özenle hazırlanmış, çalışıldığında yapılabilen net sorular içeren sınavlar yapılmalıdır.

3-Soru dağılımları; tıp fakültesi müfredatına uygun yapılmamaktadır.
Örneğin Eylül 2007 sınavında Anatomi alanında sorulan 10 sorudan 7 tanesi “Nöroanatomi” konusundan sorulmuştur. Daha önceki sınavlarda bu konudan gelen soru sayısı ortalama 2-3’tür. Tıp fakültesi müfredatında da bu konu anatominin yaklaşık % 25’ini oluşturmaktadır. Bu durumda bu konudan 7 soru sormak ne kadar ölçücüdür? Bir hekimin diğer konuları çalıştığı halde hiç soru çıkmaması da elbette adil olmayacaktır.

4-Soruların hazırlandığı kaynaklar bilinmemektedir.
Tıp çok geniş bir alandır, çok sayıda temel kaynak bulunmaktadır ve bir pratisyen hekimin bütün bu kaynakları bilmesi imkansızdır.Ayrıca aynı branşın iki farklı kitabında bile farklı olarak ifade edilen bilgiler de sorgulanabilmektedir. Bu durum çok sakıncalıdır.
Soruların hazırlandığı kaynakları tam ve eksiksiz olarak resmi olarak ÖSYM internet sitesinden duyurulmalıdır.

5-Sorular bazen tek bir kaynaktan hazırlanmakta ve o branşın çok temel kabul edilen 3000 sayfalık diğer bir kaynağında dahi cevabı bulunamamaktadır.
Bu durumlarda hekimlerin 3000 sayfalık bir kitabı okuması bile anlamsız hale gelmekte onları hiç okumayanla eş duruma düşürebilmektedir.
Her soru o branşın en az 2 temel kitabı tarafından net, eksiksiz ve aynı şekilde cevaplanabilecek şekilde hazırlanmalıdır.

6-Bazı sorular bir pratisyen hekim tarafından bilinmesi mümkün olmayan ve bilinmesi anlamsız olan uç bilgileri sorgulamaktadır.
Bazen soruyu hazırlayan hocalar kime soru sorduklarını unutmakta ve kendi çocuğu girse asla sorulmasını istemeyeceği zorlukta ve anlamsız soruları öylesine sormaktadırlar. Bu sınava hazırlanmak için yıllarca çalışanların emeklerine saygı duyulmalı ve soruların bir ölçüsü olmalıdır.
“Ayrıca; biliyoruz ki TUS birincileri bile 175 civarında net yapabilmektedir. ÖSYM’nin diğer sınavlarında tam net yapan bir çok aday çıkarken TUS’da en iyi yapanın bile 20 civarında yanlışının olması da sınavın anlamsız zorluğunu göstermektedir.

7-Branşlar arasında ihtilaf konusu olan çelişkili bilgiler -son derece hatalı şekilde- sorulmaktadır.
Bir soru, doğası gereği diğer bir tıp branşını ilgilendiriyorsa mutlaka onun uzmanları tarafından da çapraz kontroller yoluyla incelenmeli, bilgi farklılığının olmadığı teyit edildikten sonra sorulmalıdır.

8-İtirazlara karşı yeterince açık ve şeffaf davranılmamaktadır ve hiçbir açıklama yapılmamaktadır.
Son 3 sınavdır bir çok ciddi internet sitesinde iptal edilenden daha fazla sayıda soruya bir çok temel kaynaktan referanslar göstererek haklı itirazlar yapılmış ancak kişiye özel ya da kamuya karşı hiçbir tatmin edici açıklama yapılmamıştır. Ayrıca sınavın birinde 2 soru iptal edildiği halde neden 200 soru üzerinden değerlendirme yapıldığı hala adaylar arasında şaibe konusu olarak konuşulmaktadır. Bu durum ÖSYM’nin ciddiyetiyle bağdaşmamakta ve şaibeler uyandırmaktadır.
Yapılan her itiraz dikkatlice incelenip hekimleri yeterince aydınlatan resmi açıklamalar yapılmalıdır.

Bugüne kadar; sınavın daha ölçücü ve hatasız bir sınav olması için hiçbir inceleme yapmayan ve çaba göstermeyen, hatalı soruların varlığını hekimlerin kendilerine çektiği sitem dolu fakslarla fark edecek kadar duyarsız bir Türk Tabipleri Birliği’nin varlığı tüm meslektaşlarımız adına üzüntü vericidir.

Tüm bu sorunların çözümü için; kurumumuz, sınavın esas sahibi olan Sağlık Bakanlığı, sınavın uygulayıcısı olan YÖK ve ÖSYM nezdinde gerekli tüm çabaları göstermekte ve sorunları dile getirmektedir. Sizlerin de yukarıdaki metin eşliğinde ÖSYM’ye faks ve E-mail yoluyla başvurmanız sonuç almamızı hızlandıracaktır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6060/tusun-kutsal-kitabi
TUS’un KUTSAL KİTABI

(Tüm Tus Soruları 18. Baskı’nın Önsözüdür)

TUS’un kutsal kitabı 18. edisyonu ile karşınızda. Bu baskıda bile her bölüm, TUSDATA’nın kaliteli eğitmenleri tarafından en az 2 kez satır satır incelendi, çok değerli bilgiler eklendi, sızlerden gelen eleştiriler incelendi, tartışmalar çözümlendi, içerik daha da zenginleştirildi. Sadece bu baskı için 60’tan fazla editör ve eğitmen görev aldı. Kitabın 17. baskısı Eylül 2007 sınavındaki 153 soruyu net bir şekilde cevaplandırdı.

12 yıl boyunca; konu olarak ne çalışırsa çalışsın, hangi dersaneye giderse gitsin TUS çalışma potasına giren herkesin vazgeçilmez kaynağı olabilmek “TUS’un Kutsal Kitabı” tanımlamasını anlamlandırıyor.

Türk tıp tarihinin en fazla baskı yapan kitabı olma gururunu da bu kitap taşıyor (toplamda 27 baskı… 18’i yenilenmiş edisyon ve 9 adet reprint baskı). İkincilik ise 12 baskı yapan Klinisyen PATOLOJİ SORULARI kitabına ait. Dünyanın en meşhur kitaplarından Nelson Textbook of Pediatrics kitabının da 2 ay önce 18. baskısını çıkardığı düşünüldüğünde bu kitabın haklı gururu daha iyi anlaşılacaktır.

Önemli başarılar, ancak gönülden ve yeterince ciddi çalışıldığında kazanılır. TUSDATA olarak hem dersanecilikte hem de yayıncılıkta gönülden ve yaptığımız işten zevk alarak profesyonel kadromuzla aldığımız sonuçlar bunun en güzel ispatıdır: 27 ayrı şube ve kitabevi, 500’den fazla TUS semineri, 137 kitap, 18 eğitim Cd’si, TUS kampları, vaka kampları, deneme sınavları… Tam 12 yıldır TUS’un her alanında bütün gücümüz ve içtenliğimizle çalışıyoruz.…

Başarıda diğer önemli bir faktör de sürekli yenilenme ve güncel kalabilmedir. Yıllar boyu bununda en güzel örneklerini verme gayretinde olduk. Bu baskıda da 2005, 2006 ve 2007 basım ingilizce textbookları esas alarak bilgileri güncelledik, yeni ipuçları ekledik ve daha iyi olabilmeye çalıştık.

TUSDATA ailesi olarak; Sürekli yenilenme ve gelişmenin doğal sonucu olarak kurumlarımızı ve hizmet ağımızı genişletiyoruz:

Bilimsel toplantı merkezlerimizde de arka arkaya kırılması zor rekorlara imza atıyoruz. Son 9 TUS’ta 9 birinci çıkardık ve herhangi bir kurumun bu başarıyı yakalayabilmesi için en azından 5 yıl geçmesi gerekecek. Tabi bu süre içinde TUSDATA’nın hiçbir varlık göstermediğini varsayarsak ve TUS birincileri, dereceler ve ilk 10’un çoğu sürekli bizden çıkmasının yanında kitlesel ve bireysel başarılara imza atıyoruz. Tüm kursiyerlerimiz ideallerindeki başarıya TUSDATA ile ulaşıyorlar. Artık TUS’u kazanan her iki kişiden biri TUSDATA’lı… Ders notları, Özet Notlar, Deneme Sınavları, Tarama Sınavları, Tıbbi İngilizce desteği, İnternet desteği, Profesyonel Motivasyon desteği ile TUS hazırlığına bambaşka bir tarz getirerek, kursiyer arkadaşlara birer hekim gözüyle bakarak ve tüm ihtiyaçlarını bilip çözüm yolları üreterek bu başarıya ulaşıyoruz.

Yayıncılıkta ise 12 yıllık tecrübemizi artık yurtdışındaki medikal yayıncılık standartlarına kavuşturduk. Bu noktada sınıflamalardan, kitap boyutuna, dikkat kutularından indekslere kadar itinalı bir çalışma sonunda ortaya KLİNİSYEN serisini çıkarttık. Klinisyen konu ve soru kitapları tamamladık, Vaka Soruları Kitaplarını seri halinde hizmetinize sunduk, daha detaylı bilgi isteyenler için PREMIUM serisini, daha az zamanda olanlar için de OPTİMUM serisini hazırladık. Son olarak her konuda her şeyin (TUS sorusu, Konu, vakalar, açıklamalı sorular, değerlendirme testi) arka arkaya eklendiği ve tüm metnin birbiriyle uyumlu olduğu 5 kitap yerine 1 kitap ile hedefe ulaşabileceğiniz PROSPEKTUS 5 YILDIZLI SERİ’ yi hizmetinize sunduk. Bu seri ile teknik açıdan
dünyanın en üst standartlarını, sınava hazırlık ve içerik açısından yapılabileceğin en iyisini yaptığımızı göreceksiniz.

TUS Hazırlık Merkezlerimizde yaptığımız ve tüm meslekdaşlarımız tarafından çok beğenilen deneme sınavlarımızı kitaplaştırdık. Güncel ihtiyaçlar doğrultusunda yeni yayın çalışmalarına devam ediyoruz.

Klinisyen Tıp Kitabevleri artık Türkiye’nin 27 ayrı yerinde… Her çeşit kitabı en uygun şartlarda bulabileceğiniz merkezlerimize bekliyoruz sizleri.

TUSDATA olarak güncelliğimizi sürekli kılıp TUS’a çalışan öğrenci ve doktor arkadaşların yanında, hem TUS Hazırlık Merkezleri hem de yayıncılık alanında başarınız için çalışmaya devam edeceğiz.

18 baskı boyunca bu kitaba emeği geçenlerin sayısı çok fazla. Sadece bu baskı için 60’tan fazla eğitmen emek verdi. Öncelikle tüm yazar ve editör kadromuz, eğitmenlerimiz, çalışkan teknik ekibimiz, Klinisyen Tıp Kitabevleri ve tüm doktor meslektaşlarımız, bize her yolla ulaşarak soru ve çelişkilerini ileten meslektaşlarımız, tabi ki sabırlı, anlayışlı ve vefakar ailelerimiz… İsim olarak saymak istesek binleri geçer. Hepsine… ama herkese gönülden teşekkür ediyoruz. Onlar olmasaydı, bu kitap bu kadar faydalı ve güzel olamazdı.

Sınava TUS’u bilenlerle hazırlanın.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6025/%EF%BB%BF%EF...ar-sonuc-verdi
BASKILAR SONUÇ VERDİ
Değerli meslektaşlarım;

TUS sonuçları (puan ve sıralamaları) açıklandı. 2-3 gün içinde tercih işlemi başlayacak.

Türkiye net ortalamasının 85-90 arası olacağını tahmin etmiştik, 87 çıktı. Doğal olarak ortalama düşünce de puanlar yüksek geldi.

En doğru tercihleri yapabilmeniz için çok yönlü analizlerimizi tamamlayıp her türlü doküman ile zenginleştirilmiş bir TERCİH REHBERİ klasörünü en kısa sürede yayınlayacağız.

Nisan 2009 TUS; kötü bir sınavdı… Sınava giren meslektaşlarımız moral açısından zor günler geçirdiler.

Biz de TUSDATA olarak; sınavın doğru ve adil olması için çok yönlü çaba gösterdik. Gazete ve televizyon kanallarında durumu anlattık, YÖK ve ÖSYM nezdinde girişimlerde bulunduk, hekim arkadaşların organize bir şekilde kamuoyu oluşturmasını sağladık… vs.

Pek çok sonucu da aldığımızı düşünüyorum:

1. 5 itirazımızdan 4’ü tam istediğimiz gibi değiştirildi.

2. İlk kez, iptal edilen soruların akıbeti ÖSYM tarafından resmen duyuruldu ve bu sorular herkesin doğru kabul edildi.

3. ÖSYM; komisyonları tekrar toplayarak günlerce soruları tekrar inceledi… Bunun doğal sonucu, bundan sonraki sınavların daha dikkatli hazırlanması olacaktır.

Hak edenin kazanması dileğiyle…

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6022/sinavin-erte...k-ettikleriniz
SINAVIN ERTELENMESİ İLE İLGİLİ MERAK ETTİKLERİNİZ
Değerli meslektaşlarım,

18 – 19 Eylül tarihlerinde yapılacak olan TUS ertelendi. Daha sonra şok bir duyuru ile Nisan 2011 ile birleştirilip Ocak’ta yapılacağı yazıldı. Hem ÖSYM hem de Sağlık Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunduk ve sınav 11-12 Aralık 2010 tarihine alındı. 2011 sınav takvimi TUS 2 kez olacak şekilde yani hiç değişmeden yapılacaktır.

Pek çok soru işareti açıkta kaldı. Bunların bazılarına cevap ve kanaatlerimizi aşağıdaki yazımda bulabilirsiniz.

Sınav neden ertelendi?
Aldığımız bilgiler, okuduklarımız ve basit mantıkla düşündüklerimizi yan yana koyarsak; KPSS skandalı nedeniyle ÖSYM’nin bilgisayarlarına savcılık ve polis tarafından el konuldu ve böylece soruların mahremiyeti, gizliliği bozulmuş oldu. Zaten ÖSYM sadece TUS’u değil diğer kalan tüm sınavları da erteledi.

Sınavda sorular sizce nasıl olacaktır? Eski soru çıkmayacaksa nasıl çalışmalı?
Soru gizliliği açısından mevcut bankanın kullanılamayacağını düşünüyoruz. Her yeni soru hazırlayan da en önemli konuları açıp oradan soracaklardır, Uzaydan soru mu getirecekler?
Nelerin nasıl sorulabileceğinin en kolay ve en sağlıklı yolu çıkmış TUS sorularına bakmaktır. Çünkü onları da hocalar hazırlamışlardı. Bunun için TÜM TUS SORULARI’nı çalışmak akıllıcadır, sadece şu farkla: Siz bu konuda sınav sorusu hazırlasaydınız ne sorardınız? Böyle bakın her şeyin aslında net olduğunu hissedeceksiniz.

Sınav için yeni bir başvuru olacak mı? Giriş kartlarımız geldi, ne yapacağız?
ÖSYM; en son durumda yeni başvuru kabul etmeyeceğini eski giriş evraklarının geçerli olduğunu belirtmiştir.

En son 2007 Eylül sınavında yabancı dil barajını geçmiştim. Bu eylülde muafiyetim geçerliydi. Şimdi sınav eylül sonrasına ertelendiğine göre benim muafiyetim ne olacak?
Siz, mağdur eden değil, mağdur edilensiniz. Eylül 2010 için her şey ( sınav kağıdı, sınav yeri, …vs. ) geçerli olacağına göre mutlaka muafiyetiniz de geçerli olmalıdır Aksi, akla da hukuka da aykırıdır.

Uzun dönem kursiyerlerinize verdiğiniz Spot bilgiler ve TUS soruları spotlarını kitaplaştırıp kursiyeriniz olmayanların da hizmetine sunacak mısınız?
Biz bunu zaten yaptık ve iki cilt halinde piyasaya sunduk. Çok kıymetli bir eser oldu. 70’ten fazla eğitmenin 3 yıl boyunca sürekli geliştirerek oluşturdukları ustalık eserimiz oldu. Kitabevlerinden veya*****www.klinisyen.com*****sitemizden inceleyebilirsiniz.

Aralık sınavı için yeni bir TUS KAMPI yapacak mısınız?
Bir sebeple Eylül kampımıza katılamayan meslektaşlarımızı öncelikle düşünerek sadece Ankara’da TUS KAMPI yapacağız. Bununla ilgili detaylar için tıklayınız

Yeni bitmiş olan Eylül TUS KAMPI katılımcıları için pozitif anlamda neler yapacaksınız?
Öncelikle onları kamp sonuna kadar konsantre tutmak için çabaladık. Yeni sınavdan hemen önce 5 gün süreyle kritik branşlarda çok yoğun bir SORU ÇÖZÜMÜ ve SPOT TEKRAR yapacağız. Bunu, onların motivasyonu için hediye olarak yapacağız.
Ayrıca her 3 haftada bir TUS DENEME SINAVI yapacağız. Bu denemelerimize her meslektaşımız katılabilecektir. Üç haftada bir yapmamızın nedeni 3 haftada bir tekrar atma hedefini canlı tutmak içindir. Bu sorunu fırsata dönüştürmek sizin elinizdedir.

Ekimde başlaması gereken yeni dönem kursları ne olacak, sınavın geçmesini bekleyecek misiniz?
Tam zamanında (büyük çoğunluğu 23 Ekim’de) başlatacağız. TUS ertelendi diye biz kış dönem başlangıcımızı ertelemeyeceğiz. Ancak bu TUS’a girecek kış kursiyerlerimizi serbest bırakacağız. TUS öncesi kampa gitmek isterse bedel almadan KAMP + Kalan kış dönemi derslerini sadece bu sınava özel olarak tek dönem fiyatı ile sunacağız. Bu sınavda kazanırlarsa da sadece kamp, not ve dinledikleri dönem dersleri dışındaki tutarı iade edeceğiz. Bununla ilgili detayları ve seçenekleri şubelerimizden öğrenebilirsiniz.
Hayat düz bir çizgi olsaydı asıl o zaman çekilmez olurdu. Tüm bu yaşananlar aslında normal ve olabilecek şeyler…Dayanma gücü yüksek ve mutlu olabilme eşiği düşük olan öne geçecektir.

Başarı dileklerimle.
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6018/simdineolacak
ŞİMDİ NE OLACAK? Ya da NE OLMALI?
(23 Aralık 2010 Perşembe)
ÖSYM ilk kez farklı bir uygulama yaptı:

2010 Aralık TUS puanları açıklanmadan önce bazı soruları iptal ettiğini duyurdu.

Çünkü; basın, siyaset ve kamuoyundan yoğun baskılar geldi.

Ancak, iptal gerekçesi çok sıra dışı ve düşündürücüydü: “Cevap kâğıtlarının optik okuyucuda okunmasından sonra yapılan ve madde analizi olarak ifade edilen ilk işlemde, tüm adayların sorulara verdikleri cevapların dağılımı incelenmektedir. Bu sayede adayların, özellikle de başarılı adayların cevap olarak farklı seçenekleri tercih ettiği sorular özel olarak yeniden ele alınmakta, soru hazırlayan ve bilimsel açıdan soruları denetleyen akademisyenlere iletilerek soruların yeniden değerlendirilmesi sağlanmaktadır. 12 Aralık 2010 tarihinde yapılan TUS Bilim Sınavında da bu süreç işletilmiş ve optik okuma sonucu yapılan madde analizi ve bilimsel denetçi akademisyenlerin yeniden değerlendirmesi sonucunda…”

Duyuruda; itirazlara değinilmemesi, sonuç açıklama esnasında ek iptallerin olabileceği yönünde bir açık kapı bırakıldığını da düşündürüyor.

Peki ne olacak? Hekimler nasıl hareket etmeli?

Öfkeli değil sükûnetle ve akıllı hareket edilmelidir.
1. Puanların açıklanması beklenmelidir.

2. Yeni iptaller söz konusu olmazsa; olayın ÖSYM tarafından “geçiştirilmek istendiği” kesinlik kazanacaktır.

3. Bu durumu böylece kabullenmek, bundan sonraki tüm sınavlarda aynı hataların tekrar tekrar yapılmasına fırsat tanıyacağı için sağlıklı ve adaletli olmayacaktır. Bu sınav bir dönüm noktası olmalı ve bundan sonraki sınavlar; dağılım, doğruluk, zorluk ve ölçücülük açısından gerçek birer sınav haline gelmelidir. Tatmin edici bilimsel açıklamalar yapılmadığı sürece olayın Danıştay’a açılacak bir “Yürütmeyi Durdurma” davasına dönüşeceği maillerle ÖSYM’ye şimdiden iletilmelidir.

4. Sınavın iptali gibi bir söylem, bu sınava emek harcamış ve plan yapmış herkese ihanet olacaktır. Bu sebeple hukuki yola başvuracak olan herkes sadece “yanlış soruların iptali ve herkes için doğru sayılması” üzerinde durmalıdır.

5. ÖSYM, bu sınavı yapmaya devam etmelidir. Bakanlık ya da üniversitelerin eline düşecek olan bir sınav hekimler için hiç şüphe yok ki daha kötü sonuçlar doğuracaktır. Bu istek ve güven ihtiyacı, her hekim tarafından ÖSYM’ye maillerle iletilmelidir.

6. TUSDATA olarak bugüne kadar tüm resmi makamlar ve ÖSYM nezdinde girişimlerde bulunduk. Ne yazık ki, rakiplerimizin destek yerine köstek olarak, hazımsızlık gösterip, kurumumuzu ve şahsımı ÖSYM ve Cumhurbaşkanlığı’na jurnallemeleri etki düzeyimizi düşürmektedir. Kurum olarak; dava açmak gibi bir irademiz olmayacak ancak hukuki yola müracaat etmek isteyenlere yol gösterici rolümüz devam edecektir. Bu rol; sınavın iptali değil sadece kalan 4 sorunun iptali ile adaletin sağlanması ve sınavın ÖSYM tarafından yapılmaya devamı çerçevesinde sorumluluk bilinci içerisinde olacaktır.

7. Umuyoruz ki; ÖSYM hatayı kabullenir ve adalet sağlanır. Ayrıca bundan sonraki sınavlar daha düzgün ve ölçücü olacak şekilde hazırlanırda gerçekten çalışanlar emeklerinin karşılığını alırlar.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6015/kamuoyuna-duyuru
KAMUOYUNA DUYURU

(18 Ocak 2012)

TUSDATA olarak ülkemizin 30 ilinde sürekli ve düzenli hizmet vermekteyiz.

Eğitim ve hizmetin ve her cephesinde çıtayı sürekli yükselttik. Rekabete yeni açılımlar getirdik.

Bu rekabete güç yetiremeyen pek çok kurum bugün artık yok. Neredeyse hepsini, bedelini ödeyerek TUSDATA olarak bünyemize kattık. TUS-SİSTEM, UTS Başkent, ProspekTUS, TUSMED bunlardan bazılarıdır.

Doğal olarak bu kurumları alırken sadece iyi ve sevilen hocalarını da bünyemize katarak sürekli güçlendik.

Son olarak 18 Haziran 2009’da imzaladığımız bir protokolle 12 yıllık bir kurum olan TUMER; herşeyi ile 12 şubesi, tüm telif hakları, demirbaşları, yayınları, kursiyerleri ..vs ile bünyemize kattık.

İhtiyacımız olan ve sevilen tüm hocaları (biri hariç) ile kadromuzu daha da güçlendirdik. İhtiyacımız olmayanlara teklif daha götürmedik.

Çalışabileceğimiz ama çalışmadığımız tek hocanın da TÜMER kursiyerlerini yarı yolda bırakıp derslerini anlatmaktan dahi imtina edecek kadar etik dışı davranması, çalışmamamızın tek sebebidir. Düşünün ki yenidoğanın veya kardiyolojinin yarısını anlatmış yarısını anlatmayı reddeden ve kursiyerleri apaçık mağdur eden bir hoca var. Siz olsaydınız ne yapardınız?

İsim hakları ile beraber TUMER’in her şeyini TUSDATA almış iken, bir rakip kurumun internet sitesinde şaşkınlıkla izleyeceğiniz reklamlar dönmeye başladı. Zaten batmış olan bir kurumun Genel Müdürü, ya da bizim çalışmayı hiç düşünmediğimiz hocaları ya da TUMER’in zaten boşalttığı şubeleri yeniden kiralayıp onlar üzerinden ve TUMER adını kullanarak reklam yapma çabasını anlayamıyoruz. Rekabetin de bir etiği yok mudur? Çaresizlik ve asgari ahlaktan yoksunluk olarak tanımlayabileceğimiz bu haksız ve hukuksuz girişimler karşısında önce bir müddet beklemeyi seçtik. Sonra kendilerine avukatlarımız ve noter aracılığı ile uyarı gönderdik.

Maddi ve manevi dava açma hakkımız olduğu halde sabırla hatalarından dönmelerini ve hekimlere yakışan bir tavır ortaya koymalarını bekliyoruz.

Kamuoyunun gözü önünde cereyan eden bu haksızlığın devam etmesi durumunda her türlü hukuki yola başvuracağımızı belirtiyor, konuyu kamuoyunun vicdanına havale ediyoruz.

“Aslanlar avlanır, çakallar artıklarla beslenir”

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5977/devekusu
DEVEKUŞU ve ÖSYM
Burası Türkiye ve yıl 2011…

İnternet çağındayken başınızı kuma gömebilir misiniz? ÖSYM gömüyor. Hatalı sorular, hatalı değerlendirmeler ve eksik gelen notlar sorununu neredeyse HİÇ BİR ŞEY YAPMADAN atlatma derdinde… Kulaklarını her türlü çığlığa İNADINA kapamış durumdalar. Böyle yaparlarsa prestij kaybına UĞRAMAYACAKLARINI zannediyorlar.

Yanılıyorlar.

Tam da yeniden güven kazanabilecekken, 30 yıl önceki ilkel reflekslerle hareket ediyorlar.

Bir ülkede, yöneticiler adaleti sağlamakla görevlidirler. Kendi prestijleri için adaleti önemsemiyorlarsa ve hak arayanları “kopyacıların üzerine gittiğimiz için böyle davranıyorlar” gibi ucuz yöntemlerle uzaktan suçlama yoluna gidiyorlarsa, o koltuk EHLİNDE DEĞİL demektir.

Bugüne kadar; her sınavda istediğimiz, sınavın sağlıklı ve iyi ölçen bir sınav olmasıydı. Her sınav; soruların açıklandığında akademik heyetlerimizle tüm soruları inceledik, iptali için kesin ve net textbook delilleri olan tüm yanlış soruları ortaya koyduk, hekimlerimize adalet için yol gösterdik. Neden diğer bazı sorulara itiraz etmediğimiz ile ilgili türlü türlü söylentiler yayılmak istense de doğru bildiğimizden şaşmadık.

Yetmedi… ÖSYM’nin en üst düzeyde yürütme kurulu üyelerine YÖK Başkanlığı’na, YÖK Başkanvekilliği’ne gidip durumu delilleriyle anlatıp bu konuda hassasiyet oluşmasını sağladık.

Bugüne kadar yaptığımız her şeyi bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Bizim hakkımızda yapılan söylenti ve iftiralara aldırış etmeyeceğiz. Yok acaba TUSDATA soruları satın almış olabilir miymiş?, yok soruları bazı! ÖSYM görevlileri TUSDATA’ya sızdırıyor muymuş, yok ÖSYM’yi elimizde oynatıyor muymuşuz, yok efendim bütün bu çabaları TUS birincisi çıkarmak için mi yapıyormuşuz…vs, vs… Kedi uzanamadığı ciğere pis dermiş ya, bütün bu çirkin söylentiler; bizim için söyleyenin düzey sorununu ve aşağılık kompleksini göstermekten öte bir anlam ifade etmez. Meyveli ağacı taşlayacaklarını biliyoruz.

Haklı olduğumuz konularda ısrarlı itirazlarımızla, ÖSYM’yi elbette rahatsız edeceğiz. Bizim gibi kurumların varlığı denge için ve yetkili kişilerin daha ciddi çalışması için önemlidir ve gereklidir, her iktidara bir muhalefetin gerekli olduğu gibi. Biz; adayları sınavlara hazırlayan bir kurum olarak, doğru duruş neresi ise o duruşu sergilemeye devam edecek ve daima doğru yerde duracağız.

ÖSYM bu ülke için önemlidir. Acilen 2011 yılına uygun şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Sınavlar için alınan güvenlik tedbirleri gerçekten sınav güvenliğini sağlayacak ve insan tabiatına uygun olacak şekilde devam ettirilmelidir. Bunun yanında sınavın niteliği, ölçücülüğü ve doğruluğu konusunda modern ve etkili yöntemler uygulanmalıdır.

Son olarak; ÖSYM, halka ve itirazlarına saygı duymalıdır. Çığlıklara karşı hassas olmalıdır. Kamuoyu vicdanının rahatı için gerekirse, yeniden değerlendirebilecek kadar adaletli ve cesur bir sınav olmalıdır ki biz halk olarak, ÖSYM’ye güvenmeye devam edelim.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5962/netlerin-dusuklugu-ile-ilgili
NETLERİN DÜŞÜKLÜĞÜ ile İLGİLİ…

(26 Aralık 2010 Pazar)

Aralık 2010 TUS sonuçları açıklandıktan sonra pek çok meslektaşımız netlerinin eksik geldiğini düşünmüş ve fikirlerini çok farklı yollarla paylaşmış ve teyit etmişlerdir. Hakim kanaat, netlerin düşük geldiğidir. Netleri beklediği gibi gelenler olduğu gibi 1 netten 20 nete kadar düşük geldiğini belirtenler de mevcuttur.

Bu durumda sınavın adaleti açısından haksızlık olduğunu düşünen meslektaşlarımızın ÖSYM’ye rutin itiraz prosedürü dahilinde –mümkünse bizzat Ankara’ya gelerek- itiraz etmeleri gerekmektedir. Ankara’ya gelenlerin, bizzat yetkililere durumu anlatmak için çaba sarfetmeleri faydalı olacaktır. Gelemeyenler ise sadece kargo ve posta yoluyla itiraz edebilirler. Mail, faks veya telefon yoluyla itirazlar kabul edilmemektedir.

Ayrıca her meslektaşımızın*****osym@osym.gov.tr*****mail adresine düzenli ve dili nazik ama beklentisini açıkça ifade eden mailler göndermeleri de yetkililerin hassasiyetini artıracaktır.

Bunun için ÖSYM tarafından hazırlanan GENEL AMAÇLI DİLEKÇE kullanılmalıdır. Bu dilekçe ve prosedürler için,*****http://www.tus.com/7757/aralik-2010-...atali-sorular1*****sayfasındaki “İtiraz Prosedürü ve “Genel Amaçlı Dilekçe Örneği” için TIKLAYINIZ…” bölümündeki prosedürlere uyup dilekçe örneğini doldurduktan sonra ÖSYM’ye iletmeleri gerekmektedir.Bu dilekçenin en sonundaki “İsteğim:” bölümüne aşağıdaki ifadeleri yazmaları faydalı olacaktır.

İsteğim : 12 Aralık 2010 TUS’una giren bir hekimim. Sınavdan hemen sonra açıklanan soruları incelediğimde tahmini netlerimi hesaplamıştım. Puanlar ve netler açıklandığında ise beklediğimin çok altında (……net) eksik geldiğini fark ettim. Hekimlerin internette buluşma noktası olan bazı forum sitelerinde pek çok arkadaşımın da aynı durumdan bahsettiklerini görünce bunun tıpkı İlkbahar Dönemi TUS gibi bir değerlendirme hatasından kaynaklandığını düşündüm. 3 ayrı sebeple bu durumun meydana gelmiş olabileceğini ben ve pek çok meslektaşımız düşünüyoruz:

1- İptal edilen 4 soru (veya bunlardan bazıları) her iki kitapçıkta ya da birinde herkes için doğru olacak şekilde kodlanmamış olabilir. Bu soruların, herkes için doğru kabul edileceği duyurulmuştu.

2-Her iki kitapçık ya da biri için hazırlanan master doğru cevap anahtarı bazı sorular için hatalı olabilir. Önceki itirazlarda hekimlerin cevap kağıtları zaten yanlış olan master cevap anahtarı doğrultusunda değerlendirilerek maddi bir hata olmadığı söylenmiş ama bu hata ÖSYM tarafından nice baskılar sonucu kabullenilmiş ve hata düzeltilmişti. Yani mevcut cevap anahtarının doğruluğu mutlaka yeniden her iki kitapçık için de dikkatle teyit edilmelidir.

3-ÖSYM tarafından verilen kalem ve silgiler, hatalı değerlendirmeye neden olmuş olabilir. Önce işaretleyip sonra sildiğimiz bazı sorular optik okuyucu tarafından çift cevaplı gibi algılanarak yanlış kabul edilmiş olabilir.

Bu 3 olası durumun hassasiyetle gözden geçirilerek, benim ve sınava giren tüm adayların cevap kağıtlarının ve sonuçlarının yeniden değerlendirilmesini talep ediyorum.

Bu üç olası durumu tüm yetkililere ulaştırılarak en sağlıklı sonucun alınması için kurum olarak en üst düzeyde çaba sarfedeceğimizin de bilinmesini isteriz. Küçük hedefler ya da iritasyon peşinde olmadığımız iyi niyetli herkesin malumudur. Önemli olan geç de olsa adaletin yerini bulmasıdır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5940/aralik-2010-tus-degerlendirmesi
Aralık 2010 TUS Değerlendirmesi

Erteleme, yeni sorular, güvenlik tedbirleri,kış … derken nihayet Aralık 2010 TUS yapıldı.

Sınav için öne çıkanları teker teker değerlendirelim ki sonraki sınavlara yol gösterici olsun:

1. GÜVENLİK TEDBİRLERİ

Neredeyse tamamı önemli ve yerindedir. Sadece 4 saat boyunca adayların tuvalet sorunu yüzlerce meslektaşımızı olumsuz etkilemiştir. Bunun tek çözümü vardır. Sınav sabah ve öğleden sonra olmak üzere iki oturumda yapılmalıdır ve bu konuda herkes her yolla ÖSYM’ye fikirlerini yapıcı şekilde iletmelidir.

2. HATALI SORULAR

Belki aceleye geldiğinden, belki de güvenlik kaygıları ön planda olduğundan bu sınavda çok sayıda (en az 7) hatalı ve iptali gereken soru vardı. ÖSYM, mutlaka buna bir çare bulmalıdır. Sorular, hem iki kaynaktan doğrulanmalı, hem de en az bir akademik kontrolden geçmelidir. “Aceleyle hazırlanmış ve hazırlandığı gibi sorulmuş” görüntüsü ÖSYM’ye yakışmamaktadır.

İtiraz dosyamız için TIKLAYINIZ…

3. SORULARIN DAĞILIM SORUNLARI

Sorular, branş içinde dengeli dağılmamıştır. Her konudan soru sorulamamış, sorular belli konulara sıkıştırılarak “adalet” yönü zedelenmiştir.

Örneğin, Anatomide kemik, kas, eklem gibi fakültede anlatılan konuların tam yarısından hiç soru sorulmamış, tüm sorular diğer yarısından sorulmuştur.

Bu sorun da, ÖSYM tarafından bilimsel standartlara kavuşturulmalı ve acilen uygulamaya geçirilmelidir.

4. SORULARIN ZORLUK ve ÖLÇÜCÜLÜĞÜ

Genelde; kolay sorular “çok kolay”, zor sorular ise “çok zor” sorulmuştur ki ikisinin ayırıcılığı da YOKTUR. Eğer ÖSYM, her soru için “Zorluk İndeksi” ve “Ayırıcılık İndeksi” hesaplamalarını yaparsa (ki hala yapıp yapmadığını bile bilmiyoruz) ayırıcılığı çok düşük bir sınav olduğu ortaya çıkacaktır.

Bir başka sorun da şudur: Bir pratisyenin asla kullanamayacağı, kullanmayacağı, bir uzmanın bile uzmanlık hayatı boyunca karşılaşmadığı pek çok uç, hatta uç ötesi bilgilere ait soruların sayısında da artış mevcuttur. Bu, ANLAMSIZdır. Özellikle Anatomi, Cerrahi ve Kadın Doğum sorularını hazırlayanlar gözden geçirilmelidir.

Dünyada; ayırıcı ve ölçücü, ayrıca seviyeye uygun soru hazırlamanın evrensel ve bilimsel standartları vardır ve bu standartlar ÖSYM tarafından da mutlaka acilen uygulanmalıdır.

Meslektaşlarımız içinde; yakın çevresinde basın mensubu, bürokrat, akademisyen, milletvekili… gibi ÖSYM’ye kolayca ve etkin şekilde ulaşabilecek durumda olanlar eleştirilerini yapıcı bir şekilde ama ısrarla ÖSYM’ye iletmelidirler ki bundan sonraki sınavlar gerçekten adil, ölçücü ve ayırt edici doğal olarak da hak edenin kazanacağı sınavlar olsun.

Burada doğal olarak sınavın olumsuzluklarını dile getirsek de hak edenin kazanmasını diliyoruz
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

Doktor sana bır çare
http://www.aksiyon.com.tr/dosyalar/d...ir-care_502065

Uzmanlık sınavında hatalı soru iddiası
http://www.zaman.com.tr/gundem_uzman...i_2085327.html
İSTANBUL
3 Mayıs 2013, Cuma
Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda 6 sorunun hatalı olduğu iddia edildi. Adaylar, durumu ÖSYM’ye iletti, ancak hatalı soruları referanslarıyla birlikte sunan diş hekimlerinin talepleri kabul edilmedi. ÖSYM, sadece 2 sorunun cevabını değiştirdi.

Paylaş
Tweetle
Paylaş
Gönder
Yazdır
A A
Nisanda yapılan Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda (DUS) 120 sorudan 6’sının hatalı olduğu tespit edildi. Mağdur adaylar, hatalı soruları referanslarıyla birlikte ÖSYM’ye iletti ancak talepleri kabul edilmedi. ÖSYM sadece 2 sorunun cevabını değiştirdi. 50 diş hekimi, dava açmaya hazırlanıyor. Hekimleri 37 merkezle sınavlara hazırlayan TUSDATA tus ve dus dersaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Sami Selçuk Biricik, “Soruların yanlışlığını uzman hocalarımız tespit etti. Fakat bireysel başvurularda istenen sonuç çıkmadı. ÖSYM adaylara bir cevap yazısı bile yazmıyor.” diyerek tepki gösterdi. Biricik, Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda da (TUS) ciddi hatalar olduğunu söyledi. ÖSYM yetkilileri ise şikâyet dilekçelerini bilim kurulunun incelediğini ve iki soruyla ilgili düzeltme yapılmasının kararlaştırıldığını bildirdi.

Geçtiğimiz yılın nisan ayında yapılan Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda çıkan 120 sorudan 6’sının hatalı olduğu tespit edildi. Mağdur adaylar, hatalı soruların referanslarıyla birlikte Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’ne (ÖSYM) başvurdu. ÖSYM ise bu hatalı sorulardan sadece 2’sinin cevabını değiştirdi. Diş hekimliği sınavındaki sorulara itiraz eden ve Türkiye’de bu alanda sınav hazırlığı yapan 37 merkeze sahip olan Tıpta Uzmanlık Sınavı Hazırlık Merkezleri (TUSDATA) Yönetim Kurulu Başkanı Sami Selçuk Biricik, “Söz konusu soruların yanlışlığını uzman hocalarımız tespit etti. Fakat ÖSYM’ye yapılan bireysel başvurularda istenen sonuç çıkmadı. ÖSYM kendince bir karar veriyor ve adaylara bir cevap yazısı bile yazmıyor.” dedi.

Soruların dilekçelerde hatalı olduğunun bariz bir şekilde görüldüğünü anlatan Biricik, “Bunu normal okuyanlar bile açıklamalı yazılarla anlayabilir. Fakat ÖSYM ne yapıyor bilemiyoruz. Sadece DUS sınavında değil, nisan ayında yapılan TUS’ta da ciddi hatalar var. 12 soruya itiraz edildi. ÖSYM 6’sını iptal etti. 2’sinin cevabını değiştirdi. 4 soruya da bir şey yapmadı. Fakat hiçbir adaya cevap yazısı gelmedi.” açıklamasını yaptı. Biricik, hem DUS hem de TUS’a giren adayların dava açacağını aktardı.

Sınava girenlerden biri olan Diş Hekimi Ahmet Caner Irklı ise, “6 soruda hata tespit edildi. Bunu referanslarıyla birlikte ÖSYM’ye ilettik. ÖSYM sadece bizim bir sorumuzu ve bizim iletmediğimiz başka bir soruyu iptal etti. Daha sonra sınav sonucunu açıkladı. Yarım soru bile sıralamada çok şey değiştiriyor.” diye konuştu. Daha önce üniversitelerin bünyesinde yapılan diş hekimleri için uzmanlık sınavları, 2012’den itibaren merkezî sınav sistemine geçti. İlk sınav 2012’nin Nisan ayında yapıldı. İkinci sınav geçtiğimiz eylül ayında, son sınav ise Nisan 2013’te 1.200 diş hekiminin katılımı ile gerçekleşti. Adaylardan 200’ü asistanlık eğitimi alacak.

Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK'ten ÖSYM Başkanı'na Televizyonda "Açık Oturum" Çağrısı ...




3 Eyl 2012 tarihinde yayınlandı
Aralık 2010 Tus sorularındaki hata 19 ay sonra mahkeme kararı ile neticeye bağlandı, Doktorlar ise mağdur! Samanyolu Haber'in Uz.Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK ile yaptığı Video röportajlı haberi izlemek için tıklayın.
STV'nin Aralık 2010 TUS Skandalı ile ilgili Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK ile röportajı






BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz
Bekliyoruz ama ÖSYM de bu ilişkiler normal



Geç kalma falan yok, zararın neresinden dönersen kardır. Bundan 7-8 kadar yıl önceydi. 5-6 defa girdiğim ÜDS lerden 50-60 arası alıp duruyordum. Meşhur bir TUS dersanesinin Meşhur bir sahibi -ki iyi İngilizce bilmesi ile de tanınır- yerime ÜDS ye girebileceğini söyledi. "Sen de sarışın gözlüklüsün ben de, kimse anlamaz bile, ben böyle çok kişiye ÜDS-KPDS kazandırttım" dedi. Tabi teklifini "bütün akademik hayatımı b.k çukurunun üzerine bina edemem" diyerek reddettim. 1-2 sınav daha sürünüp kendim 71'imi aldım. Eğer yakalanırsa "sevgili JOKER abimin" aleyhine tanıklık ederim.
Allah islah etsin, bir adamın her işi mi YAMUK olur ya?

BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük (MİLLİYET, AKİT) gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı (SINAVLARI) ile ilgili asılsız iddialarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı (?) mahiyette açık mektup yazan bir grup isim (Alp KARATAŞ Uz.Dr. Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK), ÖSYM'yi ağır suçlamalarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.

Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.

ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde (?) mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir. (?)

İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı(SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir, ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır, ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez (? Kuruma mı adaya mı ?).

Söz konusu ilan, ticari malzemesi (?) giderek tükenen (?) bir TUS hazırlık dersanesinin (TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) organizasyonu (?)olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur (?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MEZKUR DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?)) dershanenin (DERSANE) bu saldırılarını(?) yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin (RIZA ABİ Mİ ? RIZA ERÖKSÜZ ABİ DERSANE İDARECİSİ DEĞİL ) , bu deshaneye (DERSANE) bir şekilde bağlı kişileri ( Alp KARATAŞ Uz.Dr.Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK ) organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde (?) malum(?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MALUM DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) )dershane (DERSANE) sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin (Uz.Dr. Ahmet ERKEK ?, Uz.Dr.Sami SELÇUKBİRİCİK ?, Prof.Dr. Dr. Sema SELÇUKBİRİİCK, Dr. İdris ŞAHİN ? Dr. İlker Ulaş SUNGUR ?, Dr. Gökhan ERSOY, Fatih SELÇUKBİRİCİK?, Ercan ÖZTÜRK? Emrah KABATAŞ? Salih AYDIN? Osman ERER?, Tolga BİÇER? Mehmet Ali Gülçelik ? Anıl ÇUBUKÇU? Şadin Balsak?, Ahmet Cevdet Çitoğlu?, Murat Erkeçoğlu?) de eski bir tarihte (Tarihlerde?) başkasının (başkalarının?) yerine (?) sınava girdiği tespit edilmiş (?), ancak başlatılan soruşturma (?) zaman aşımı (?) dolayısıyla akim (?) kalmıştır.

ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.

Adaylara ve kamuyouna (KAMUOYUNA) duyurulur.


Hiç etik değil de suç. Ösym tarafından korunuyorlar gibi gibi gibi

ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, son 10 yılda yapılan sınav sonuçlarına yönelik detaylı incelemeler yapmak üzere Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi kurduklarını bildirdi

13 Kasım 2017 20:00

ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, yaptığı açıklamada, yeni kurdukları Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi'de ÖSYM tarafından son 10 yılda yapılan tüm sınavların masaya yatırılacağını açıkladı. Birimin her bir sınavla ilgili çok sayıda farklı analizi gerçekleştireceğini belirten Özer, şunları kaydetti: "Bu bağlamda her bir sınav için tüm sınav merkezlerine yönelik derinlemesine olağan dışılık analizi yapılacak. Aynı zamanda biyometrik analiz yaparak bir adayın yerine başka birinin sınava girip girmediğini tespit edebileceğiz. Söz konusu birim, ihbarları değerlendireceği gibi her bir adaya yönelik kapsamlı analizler yaparak olağan dışı bulguları tespit edecek. Birimde, her bir adayın girmiş olduğu aynı tip sınavlarda sınav sonuçları değerlendirilecek ve olağan dışı bir bulguya rastlanması halinde adayların eşdeğer sınava çağrılması için gerekli süreç de yönetilecek."

OLAĞAN DIŞI BİR DURUMDA SUÇ DUYURUSUNDA BULANACAĞIZ

Özer, söz konusu birimin ilk olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturmalara konu sınavları analiz etmeye başladığını vurguladı. Analizlerin kasım ayı sonu itibarıyla bitirileceğini açıklayan Özer, "Sonra soruşturma olup olmadığına bakmaksızın son 10 yılın tüm sınavlarının olağan dışılık raporlarını hazırlayacağız. Olağan dışı bir durum tespit edilmesi durumunda suç duyurularında bulunacağız." dedi.

BİRİM, 34 JOKER BELİRLEDİ

ÖSYM Başkanı Mahmut Özer, süreçte elde edecekleri bulgulara bağlı olarak 10 yıllık inceleme süresini de genişletebileceklerine işaret etti. Birime bağlı komisyonların çalışmaları sonucunda şu ana kadar 34 joker aday belirlediklerini ifade eden Özer, "43 adayın sınav sonuçlarını iptal ettik ve toplam 77 kişi ile ilgili suç duyurusunda bulunduk. Ayrıca 21 adayı eşdeğer sınava çağırdık. Eşdeğer sınava katılan 6 adaydan 3'ünün sınavı geçersiz sayıldı. Sınav güvenliğine yönelik çalışmalarımız devam ediyor." bilgisini verdi.

Anadolu Ajansı

ANASAYFA > Basın Odası > Haberler > 2014 > Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar (16.09.2014)
Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar (16.09.2014)

BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı ile ilgili asılsız iddialarla Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı mahiyette açık mektup yazan bir grup isim, ÖSYM'yi ağır suçlamalarla töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.


Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.


ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir.


İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir,
ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,
Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır,
ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez.

Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS hazırlık dersanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur dershanenin bu saldırılarını yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin, bu deshaneye bir şekilde bağlı kişileri organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde malum dershane sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin de eski bir tarihte başkasının yerine sınava girdiği tespit edilmiş, ancak başlatılan soruşturma zaman aşımı dolayısıyla akim kalmıştır.


ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.


Adaylara ve kamuyouna duyurulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=215&d=1293920233

Dr. Rıza Eröksüz' e; bir dersane sahibinin yoğun baskı yaptığı ÖSYM Yetkilisi Kim???
Dr_samsa ya; maddi güç bu iletişimde rol oynadı mı?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=218&d=1293921743

**** ne demek? http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=220&d=1293921833

MEcburum kim?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141

Drasc ye; bu tanıdıklara sınavdan önce de gidildi mi? Tanıdık isimler halen ÖSYM de çalışıyor mu?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=179&d=1293276103

03.02.2015

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA,



Aşağıda belirtilen sorularımın, Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi AVCI tarafından yazılı olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.

Prof.Dr. Alim Işık
MHP Kütahya Milletvekili

Eylül-2014'de yapılmış olan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) sonrasında bazı medya organlarına da yansıyan haber ve iddialarla ilgili olarak;

1. 14.09.2014 tarihinde yapılan TUS ve DUS (Dişte Uzmanlık Sınavı)'a giren bir grup Doktor ve Diş Hekimi adına Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakana hitaben yazılan ve adeta ÖSYM Başkanlığını şikayet ederek zan altında bırakan Basın Duyurusundan Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Varsa bu konuda şimdiye kadar Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ve kimler hakkında ne gibi yaptırımlar uygulanmıştır?
2. Anılan Basın Duyurusuna cevaben, ÖSYM Başkanlığının 16.09.2014 tarihli ve "Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar" başlıklı Basın açıklamasında yer alan "Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS Hazırlık Dershanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir." ibaresiyle kastedilen dershane hangisidir? Bu dershanenin kurucuları, yöneticileri ya da sahipleri kimlerdir?
3. Anılan dershanenin ticari sermayesinin tükendiği kanaatine nasıl varılmıştır? Anılan dershanenin sahibi olduğu ya da ilişkisi bulunduğu sosyal medya siteleri ya da platformları kimlere aittir ve aralarında ne tür ilişkiler söz konusudur?
4. ÖSYM Başkanlığınca yapılan Basın Açıklamasında "başkasının yerine sınava girdiği" tespit edilen dershane sahibi kimdir?
5. Anılan dershane sahibi hakkında başlatılan soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle akim kaldığı iddiaları doğru mudur? Doğru ise söz konusu soruşturma; ne zaman, hangi gerekçelerle ve kimler tarafından başlatılmıştır? Soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle sonuçsuz kalmasında kimlerin ihmali ya da baskısı olmuştur?
6. Anılan soruşturmanın sonuçsuz kalmasına yol açan sorumlular kimlerdir? Bu sorumlular hakkında Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ya da yapılmaktadır?
7. Anılan konuya ilişkin Bakanlığınız görüşü nasıldır?

HABER KAYNAĞI

https://m.facebook.com/alimbeymv/photos/a.10150215600110439.348294.394258745438/10153121382490439/?type=1&refid=17

sayın durömuş günay bu sorulara cevabınız var mı?
BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz

ÖSYM'den Bilgi Sızması- Moderatörler

drasc
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=569&d=1297971083

drasc

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=179&d=1293276103

samsa

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=218&d=1293921743

drsvc
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=221&d=1293921853

Nasıl Yani

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=652&d=1299332856

nasıl küçük görüşmeler???????

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=653&d=1299332870
dr.objektif

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=206&d=1293908105

hakimle görüşme

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=654&d=1299332909
hacettepecerrah

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=209&d=1293916441

drrıza
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=215&d=1293920233
bezgin şirin
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=220&d=1293921833

mecburum

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=224&d=1293979413

mecburum

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141

mecburum

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=228&d=1293991295

ÖSYM yi

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141sadece + bakanlığı?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=375&d=1296165518

+ uzmanlık kurulu ??

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=373&d=1296163987

+ meclis

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=377&d=1296193767
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=301&d=1294754853
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=361&d=1296151462

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=360&d=1296151447

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=249&d=1294334122

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=342&d=1295901376


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=324&d=1294863671

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=323&d=1294863647

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=235&d=1293993753hiç
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=542&d=1297707048

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=543&d=1297708008

ösym tus formatının aynısı deneme sınavı

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=608&d=1298755304

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=609&d=1298755323

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=610&d=1298755348

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=611&d=1298755373

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=612&d=1298755396
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=613&d=1298755642

asc gibi forumda etkili.

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=227&d=1293991112

Türkiye'nin en ileri görüşlü doktoru Mecburum
Bu günü gördüğü tarih: 15 Eylül 2010 5:01 am.
Bu günkü sıkıntıların nedenini açıklıyor.
ÖSYM hata yapmamak için ne yapmalı?
Hata çok olursa ne olur?
yazın bi kenara

Avukat abilerim:
Dava açılacak yer
http://www.dr tus.com/yeni/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&p=995770
Dava açılacak kişi: Mecburum ve Dr. Rıza ERÖKSÜZ

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=224&d=1293979413

birkez daha ÖSYM başkanı pRFO. dR. Ali Demire teşekkür. (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4224)
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=324&d=1294863671

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=323&d=1294863647


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=225&d=1293989706
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=235&d=1293993753


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=226&d=1293990436
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=606&d=1298754063
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=227&d=1293991112
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=228&d=1293991295


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=230&d=1293992185
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=231&d=1293992334



ösym yi hallaç pamuğu gibi atmışlar




Sır Oda’ya sızmışlar
paylaş
CROPY
Sır Oda’ya sızmışlar
Ankara’daki soruşturmada bir itirafçı, FET֒nün ÖSYM sorularını nasıl çaldığını deşifre etti. FET֒cülerin göz okuma sistemiyle girilen ‘Sır Oda’daki bilgisayara uzaktan erişimi sağlayan korsan yazılımla sızdığı anlaşıldı. FET֒nün bu şekilde son 15 yılın tüm sınav sorularını çaldığı tespit edildi
YÜKSEL TEMEL
Gündem
YÜKSEL TEMEL
Cumartesi 14.01.2017
FETÖ MİLYONLARCA GENCİN HAYALİNİ BÖYLE ÇALDI!

Terör örgütü FETÖ'nün sınav usulsüzlüğüne ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada çok önemli ayrıntılara ulaşıldı.
Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı Ender Coşkun'un yürüttüğü soruşturmada milyonlarca öğrencinin kaderinin belirlendiği sınav merkezi olan ÖSYM mercek altına alındı. Daha önce ÖSYM'nin soru hazırlama biriminde görevli 3 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüphelilerden 2'si tutuklanırken, 1'inin itirafçı olduğu öğrenildi. İsmi gizli tutulan itirafçının savcılığa, "Sır Odasındaki bilgisayarlara yüklenen sorular 'sanal sunucu' vasıtasıyla ele geçiriliyor. Erişim yetkisi bulunan kişiler bu bilgisayarlara soruları yükleyebiliyor, alabiliyor ve silebiliyor" dediği öğrenildi. Bu itiraf üzerine Savcı Coşkun ve beraberindeki bilişim uzmanı polisler ÖSYM'nin en mahrem yeri olan soru hazırlama birimi ve soruların tamamlandıktan sonra yüklendiği "Sır Odası"nda bir dizi inceleme yaptı. Göz okuma "retina sistemi"yle girilen odadaki bilgisayarlardaki ilk incelemede, uzaktan erişimi sağlayan "ara yüz" yazılım programı ve "sanal sunucu" tespit edildi. Bu birimlerde çalışan ve bilgisayarlara erişim yetkisi bulunanların yüklenen bu korsan yazılım vasıtasıyla uzaktan erişim sağladığı belirtildi. Soruların uzaktan erişimle ele geçirilerek flaş belleklere yüklenip başta Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği olmak üzere FETÖ ile bağlantılı dershane ve okullarda örgüt üyelerine servis edildiği saptandı. Son 15 yıldaki tüm sınav sorularının bu şekilde çalındığı anlaşıldı.

SON 15 YIL ARAŞTIRILACAK
Bu tezgahın ortaya çıkarılmasının ardından Başsavcılık soruşturmayı derinleştirdi. Bakanlar Kurulu'nun izniyle son 15 yıldaki soruların nasıl çalındığı mercek altına alındı. İncelenecek imaj ve LOG kayıtlarından sisteme kimlerin direkt ya da uzaktan hangi tarihlerde kaç kez girildiği tespit edilecek. Ayrıca ÖSYM'deki en mahrem birim olarak bilinen "Sır Odası"nın girişinde bulunan retina sistemindeki kayıtlı personel listesi de incelemeye alındı.

MİLYONLARIN HAKKI GASP EDİLDİ
ÖSYM'nin yaptığı sınavlara her yıl 10 milyon kişi giriyor. 15 yıl geriye gidildiğinde bu rakam on milyonları geçiyor. KPSS'de ise son 15 yıl içinde kamuya 1.5 milyonun üzerinde kişi yerleştirildi. Bu rakamlar terör örgütü FETÖ'nün milyonlarca gencin hayaliyle de oynadığını gözler önüne seriyor


Samsun OMÜ Tıp Fakültesinde Türkiye’yi ayağa kaldıracak iddia!
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi eski dekan yardımcısı Faruk Bağırıcı hakkında müthiş bir iddia ortaya atıldı.

Samsun Haber - 2017-01-23 10:10:33

Samsun OMÜ Tıp Fakültesinde Türkiye’yi ayağa kaldıracak iddia!
Samsun Haber - Daha önce Paralel yapı mensubu olduğunu deşifre ettiğimiz ve halen tutuklu bulunan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi eski dekan yardımcısı Faruk Bağırıcı’nın Tıp Fakültesi’nde okuyan cemaat mensubu öğrencilere sınav sorularını vererek ders çalışmadan sınıf geçmelerini sağladığı iddia ediliyor.

İddiaya göre, Faruk Bağırıcı, Ondokuz Mayıs Üniversitesi dekanı Prof. Dr. Haydar Şahinoğlu’nun yardımcılığını yaptığı 2008 yılından 2014 yılına kadar yaklaşık 1200 civarında tıp fakültesi öğrencisini sınav sorularını vererek mezun etti.

17/25 Aralık sürecinden sonra da aktif olarak Paralel Yapı için çalışan Tıp Fakültesi çalışanlarını Ufuk- Sağlık Sen’e üye yapmak için üniversitenin resmi internet sitesini ve resmi e-posta adresinden mesajlar gönderen Faruk Bağırıcı, Mart 2014’te yapılan genel seçimlerde bütün Personeli Dekanlığın gücünü kullanarak AK Parti’ye oy vermemeleri için tehdit eden bir isim olarak öne çıkmıştı.

SAĞLIĞIMIZ KİMLERE EMANET

Bilindiği gibi Faruk Bağırıcı, 2008 yılından itibaren Ondokuz Mayıs Tıp Fakültesi Dekanı A. Haydar Şahinoğlu’nun yardımcılığını yapmıştı.

Ocak 2010 yılında bir süre Turgut Özal Üniversitesi’nde görev yapan Bağırıcı, Mart 2011 yılında tekrar OMܒye döndükten sonra Tıp Fakültesi Dekanı Haydar Şahinoğlu tarafından yeniden dekan yardımcısı olarak görevlendirilmişti.

Faruk Bağırıcı’nın sınav soruları vererek dersleri geçmelerini sağladığı öğrenciler şimdi Türkiye’nin muhtelif yerlerinde doktor olarak görev yapıyor ve vatandaşların sağlıkları bunlara emanet ediliyor.

Hiçbir dersten kalmadan tıp fakültesini tam zamanında bitirerek diploma alan Cemaat mensubu öğrencilerin hiç ders çalışmamalarına rağmen derslerini ve sınıflarını geçerek mezun olmaları, derslerini sıkı takip edip sabahtan akşama hatta gece yarılarına kadar ders çalışmalarına rağmen başarılı olamayan öğrencilerin dikkatlerini çekmişti.

Aynı durumun OMܒnün başka üniversitelerin başka başka bölümlerinde de tekerrür etmiş olmasından tereddüt ediliyor

Kayıtsız Üye
01-17-2018, 07:33
sosyal medyada çıkan yazıları okuyunca her şey ortada Kirli ilişkiler üçgeni: ÖSYM, YÖK, Tusdata.
bu üçgende kim kimdir? bağlantılar nasıl kuruluyor? kim kimi koruyor? kimi kiminle nerede buluşuyor? Kim kiminle görüşüyor? her şey belgeleriyle ortada...




Uz.Dr. Sami Selçukbiricik yazıları

http://www.tus.com/29625/osymye-acik-mektup
ÖSYM’ye AÇIK MEKTUP-1
“Adaleti olmayanın asaleti de olmaz”
(10 Eylül 2013)
Sayın ÖSYM Başkan ve Yetkilileri,

Size; pek çok kursiyeri 7 ve 8 Eylül 2013’te DUS ve TUS’a girmiş olan bir kurum olarak açıktan ve MERTÇE yazıyoruz. Bilin ki; sadece para peşinde koşan bir kurum olsaydık etliye sütlüye bulaşmaz, kazandığımız paranın keyfini yaşamaya bakardık. Bu ülkede korkmadan doğru sözü söyleyen mertlerin hala var olduğunu yeni nesillere -örnek olarak- göstermeyi kendimize vazife biliyoruz.

Son 4 yıldır (göreve geldiğinizden beri) sınavlarınıza giren hekim ve diş hekimleri ile sürekli bir sürtüşme ve didişme psikolojisi içindesiniz:

• Sanki; karizmanız ve itibarınız çok zedelenecekmiş gibi bir ruh hali ile, hekimlerin sorulara itiraz etmelerine bozuluyor,

• Bizim gibi kurumların kursiyerlerine rehberlik etmelerini “ÖSYM’ye karşı kışkırtıcı eylemler” olarak niteliyor,

• Soruları iptal ederken “En ufak bir şüphe olan soruyu bile iptal edelim” diye düşünerek bir tek vatan evladının bile mağdur olmasını engellemek yerine tüm savunma mekanizmalarını kullanarak mümkün olan en az soru iptali ile “Hekimlerin çenesini kapama” yolunu seçiyorsunuz.

Hatta; iptal etmediğiniz ama “kesin olarak yanlış olan” sorular için hekimler yargıya başvurduğunda da bakanlık ve yargı üzerinde inanılmaz baskılar kurmaya çalıştığınız da kulaktan kulağa yayılıyor. Çok üzücüdür ki herkes buna inanıyor.

Tüm bunlara rağmen yargı soruları iptal ettiğinde de küçük bir özrü bile muhataplarınızdan esirgiyorsunuz.

Bütün bu olanlar o kadar ağırınıza gitmiş olacak ki; mevcut meclisi ikna ederek soruları yayınlamamak için kanun çıkarttınız. Emin olun ki, size tam olarak güvenip de yasayı meclisten geçiren yöneticilerimiz, talep ettiğiniz kanun değişikliği ile sınava girenlerin hak arama özgürlüğünün tamamen kısıtlandığını bilselerdi böyle bir kanunu geçirmezlerdi. Bugün bile bilseler tekrar düzelteceklerinden emin olabilirsiniz. Size tanınan krediye güvenip sonuna kadar “güç zehirlemesi“ne girmek, haklı olduğunuz anlamına mı gelir?

Mutlaka bilmeniz gereken bir başka nokta daha var ki; hangi önlemi alırsanız alın eninde sonunda sorular ortaya çıkacaktır. Çünkü doktorların hafızası hafife alınamayacak kadar güçlüdür. Böylece, arkasına sığındığınız “soru bankası oluşturmak” ve “Gizlilik” gerekçelerinin gerçekte bir karşılığının olmadığı çok yakında zaten ortaya çıkacaktır. Sonuçta ortaya tam bir “Devekuşu Sendromu”nun çıkması kaçınılmazdır.

Şimdi soruları yayınlamadığınızı varsayalım:

1. Sınava girenler; anayasal hakları olan “Hak arama özgürlüğünü” nasıl kullanacaklar?

2. Bazı soruların yanlış olduğunu düşünenler, neye dayanarak itiraz edecekler? Soruyu hatırlayamayabileceklerine HATTA doğru cevabın ne olduğunu bilmediklerine göre HANGİ DAYANAĞA GÖRE itiraz edecekler?

3. Siz; soruları açıklamadığınızda ve yanlış-doğru belli olmadan sonuçları ve yerleştirmeleri açıkladığınızda ADALET tecelli etmiş olacak mıdır?

4. Yargıya başvuranlar, Anayasa Mahkemesinden yasanın iptalini sağlayanlar, 10-15 ay sonra bilirkişi raporlarıyla bazı soruları iptal ettirenler çıkarsa insanların yüzüne NASIL bakacaksınız?

5. Size güvenip de arkanızda duran değerli devlet büyüklerimiz, uğraştıkları onca dahili ve harici sorunlara bir de sizin yol açtığınız bu sorunun eklendiğini fark ettiklerinde ne hissedeceksiniz? Size güvenen yöneticilere bu “dost kazığı“nı atma hakkınız var mı?

Daha bir TUS önce 8 (Sekiz) hatalı soruyu RESMEN İPTAL etmediniz mi? Aralık 2010 TUS’unda inatlaşıp iptal etmediğiniz 5 soru yargı yoluyla iptal edilmedi mi? 19 ay sonra herkesin yerleştirilmesi değişmedi mi? O gün yeri değişenlerin sizin hakkınızdaki duygularını hiç düşünmediniz mi? Biz “hatasız soru soruyoruz” diyebilir misiniz?

“Güç” hatta “zor” kullanarak soruları açıklamayıp insanların hak arama özgürlüğünü kısıtlamak ZULÜM’dür ve ZULÜM aslında, tarih boyunca çaresiz ve küçük insanların başvurduğu bir yol olmuştur.*****

Sorumlu olduğunuz bu insanlara karşı SORULARI AÇIKLAYIN ki,

• Size, “vicdansız” diyenler utansınlar,

• Size, “adaletsizlik umurlarında değil” diyenler hakkınızı teslim etsinler,

• Size, “özür bile dilemeyen yüzsüzler” diyenler sizden özür dilesinler,

• Size, “ülkeyi ve adaleti değil sadece kendi ikballerini düşünüyorlar” diyenler artık ülkeyi ve adaleti öncelediğinizi de konuşsunlar.

• Size güvenen ve bin bir derdi olan yöneticilerimize gereksiz, saçma ve yeni bir dert açmayın.

• Açıklayın ki, yarın adaletsizlik ortaya çıkarsa insanlara beddua hakkı vermeyin. Beddua; kendi elinizle davet edeceğiniz son şey olsun. Mazlumun âhı, aheste aheste çıkarmış derler.

İsterseniz; anladığınızı düşündüğünüz bir başka dilden konuşalım:

Eğer, Cuma namazına gidiyorsanız iyi bilirsiniz; imam, hutbeyi bitirirken Kur’an’dan bir ayet okur: “Muhakkak ki Allah ADALETİ, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder…”

Şimdi önünüzde iki seçenek var:

1. Hakkı ve Adaleti -acı gelse de- söylediğimize kanaat getirip soruları açıklar, itirazlara imkan tanır ve şüpheli her soruyu hiç tereddüt etmeden iptal eder adil olursunuz.

2. Daha önce defalarca yaptığınız gibi, nefsinize yenik düşüp soluğu en yakın savcılıkta alır bizimle ilgili yeni bir suç duyurusunda bulunursunuz.

Biz; ölümden sonraki ilahi adalete sunulmak üzere yüz akı ile belgelerimizi mütemadiyen hazırlıyoruz. Ya Siz?

#direnMEösym
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK


http://www.tus.com/29845/osymye-acik-mektup-2
ÖSYM’ye AÇIK MEKTUP – 2

“Şecaat arz ederken merd-î kıpti, sirkatin söylermiş”

(19 Eylül 2013)

Sayın ÖSYM Başkan ve Yetkilileri,

Her türlü baskıya, haklı talebe ve yazılı isteklere rağmen Eylül 2013 TUS ve DUS sorularını açıklamadınız.

“Elektronik sınav hazırlığı”, “Soru bankası oluşturma”… gibi gerekçelerin kimseye inandırıcı gelmediğini siz de bilirsiniz. İnsanlara yapılacak en yanlış şeylerden biri “onları aptal yerine koymak”tır.

Dünyanın hiçbir yerinde sınavların açıklanmadığından dem vurmuşsunuz.

Bilmiyorsanız söyleyelim:

1. USMLE gibi sınavlarda hatalı soru ZATEN sorulmaz, sorular çok ciddi kontrollerden geçirilir.

2. O sınavlar “eleme-seçme sınavı” yani yarışmalı sınav değil, kişiye özgü baraj sınavıdır.

Soruların %10’unu açıklamışsınız. İki soruyu da iptal edildiği için açıklamışsınız. Güya şecaat arz etmişsiniz.

Bu nasıl bir şecaat arz etme ki, açıkladığınız 26 sorudan tam 5 tanesi açıkça yanlış ve iptal edilmeli. 26 soruda bile kusurunuzu (sirkatinizi) açığa vurmuşsunuz.

Lütfen, şimdi aşağıdaki iki linke tıklayın; hem açıkladığınız hem de açıklamadığınız sorulardaki bazı hataları görün.

Açıkladığınız sorulardan seçilmiş bazı hatalı soruların linki

Açıklamadığınız sorulardan seçilmiş bazı hatalı soruların linki

Hangi akıl sahibine sorsanız, bu soruların hatalı olduğunu teyid edecektir.

“Hatalı soru sormak mümkündür, en ufak şüpheli bir soru bile varsa iptal eder, herkesin o soruları doğru yaptığını kabul ederiz.” diyebilmek bu kadar mı zor?

Hatada ısrar etmek erdem değildir. Kişi kara lekeyi alnına kendisi sürermiş. Hatada ısrar edenlerin öncüsü, ısrarından dolayı cennetten kovulan şeytandır.

Lütfen; Allahtan korkun ve

1. Kalbinizi temizleyin, iyi niyetli olun ve soruları derhal açıklayın, insanlara itiraz için ek süre verin.

2. En ufak bir şüphe olan soruları bile iptal edin, can yakmayın, beddua almayın.

3. Bundan sonraki sınavlarda hatasız soru hazırlamak için tüm prosedürlerinizi gözden geçirin ki bizim gibi kurumlara söz söyleme fırsatı vermeyin.

4. Bu ülkenin vergilerinden maaş alıyorsunuz, bu ülkenin insanlarına ve haklarına saygı duyarak ADİL OLUN ki kurtulasınız, evinize haram para götürmeyin.

Eğer, bütün bunlara rağmen hatanızda ısrar ederseniz yaptığınızın adı ZULÜM olacaktır ve zulüm ile kimse âbâd olmamıştır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6079/bir-iyilik-hareketi
Bir “İYİLİK” Hareketi
(07 Ekim 2011)
Bir ilkokul öğretmeninin çocuğu olarak doğmuşum. Annem ev hanımı…

Üç kardeş olduğumuz için ve hepimiz okuduğumuz için babam hep ek iş yapmak zorunda kalmış: ziraatle uğraşmış, tavukçuluk yapmış, olmamış… Arıcılık kurslarına gitmiş, arıcı olmuş.Hafta sonlarında ve yaz tatillerinde hep arıcılık yapmış, tam 55 yaşına kadar… Yani ben Tıp fakültesi 5. sınıfa başlayana dek… Sonrasında artık benim de boş yaz tatilim olamayacağı için emekli olmuş, hem öğretmenlikten, hem de arıcılıktan…

Ben de 5 yaşımdan beri hep babamın yanında oldum. Tıp fakültesi 5. sınıfa başlayana dek tüm yaz tatillerimi çadırda babamla birlikte arıcılık yaparak geçirdim, kendi yemeğimizi de kendimiz yaptık, kendi çamaşırımızı da kendimiz yıkadık.
Yokluğun ve borcun sıkıntısını da, alın teriyle çalışıp kazanmanın keyfini de yaşayarak öğrendim.

Bu ülkenin bir varlığıyım, en sade tabiriyle sizin içinizden biriyim.

Kader; önüme bir fırsat açtı ve TUSDATA kuruldu. Yıllar boyu arı gibi çalışıp ülkenin dört bir yanına yayılmış bir kurum haline geldi. Bu kurumdaki herkes işini en iyi şekilde yapmak için sürekli çalıştı. İşimiz TUS kazandırmaktı ve on binlerce doktor bizimle TUS kazandı, memnun oldu ki hep meslektaşlarına önerdi.

Kurumsal yapımız olgunlaşıp, sağlam zemine ulaşınca da kendi ülkemizin evlatlarına “sosyal sorumluluk” gereği bir proje olgunlaştırdık:

Tıp fakültelerinin 2., 3., 4. ve 5. sınıflarının iyi çalışan derecelerini, sosyal ve bilimsel faaliyet gösteren kulüplerin liderlerini, sınıfların gerçekte hizmetkârı olan amfi başkanlarını… vs. içeren YAYGIN bir proje oluşturduk. İstedik ki; bu gençlerimizin pek çok kitap ihtiyacını karşılayalım, şubelere derslere giden hocalarımızla bu gençleri düzenli şekilde buluşturalım ve daha iyi bir hekimlik ile daha iyi bir sınav hazırlığı konusunda yüreklendirip rehberlik yapalım. Sınıflarına uygun şekilde derslerimize ücretsiz alalım… vs., vs.

Adını da “GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBܔ koyduk ki heyecan versin, motive etsin…

Tüm ülkeyi hesap ettiğimizde her dönem için 600’er kişiden toplamda yaklaşık 2400 kişiye her yıl bu hizmeti vermek bize yıllardır gurur verdi. Toplumun her renginden insan oldu bu kulübümüzde. Onlar bizi ve yapmak istediklerimizi anladılar. Ve; kim ne derse desin, bu tam bir İYİLİK HAREKETİ oldu. Bu yolda yürürken, seçimlerimizde ya da uygulamalarımızda çok küçük aksaklıklar olsa bile hemen düzeltip iyi niyetle yolumuza devam ettik.

Uzun yıllardır sektörünün lider kurumu olabilmenin ve “güvenilir” kalabilmenin ne kadar güç olduğunu tahmin etmek hiç de zor değil.

Sürekli size saldırılır, kara propagandalar yapılır. Çünkü aynı sektörde ama sizin kadar başarılı olamayan birilerinin maddi menfaati için yıpratılmanız gerekir, en azından onlar tek yolun bu olduğunu düşünürler.

Hocalarımıza, notlarımıza, eğitim kalitemize, hiç aksamadan işleyen sistemimize, başarılarımıza… yani işimize diyecek bir şey bulamayanlar karalamak için bireysel iftiralara başvurmaktan, sahte evraklar servis etmekten çekinmezler. Çünkü, er meydanında acizdirler.

Son günlerde benzer bir saldırı dalgası ile karşı karşıyayız:

Sektörde rakibimiz olan bir kurum ve bağlantılı siteleri yalan yanlış sözde belgelerle GENÇ KLİNİSYENLER KLÜBÜ uygulamamızın güya ne kadar “kirli”, “fişlemeye dönük” ve “kötü” bir uygulama olduğunu yazıp kamuoyuna kurumumuza karşı tahrik çabası içerisinde hareket ediyor.

Biz, bu çabalara gülüp geçiyor ve meyveli ağacın taşlanacağını hep hatırımızda tutuyoruz.

Marifet; daha iyisini yapmaktır, karalamak değil…
Marifet; er meydanında rekabet etmektir, bel altı vurmak değil…
Marifet; kendinden bahsedebilmektir, rakipten değil…

Her hekim arkadaşım bu karalamaların aslında ne anlama geldiğini bilecek kadar akıllıdır, buna hiç şüphe duymuyoruz.

Bütün bu saldırılar ve karalama kampanyaları karşısında ne mi yapacağız?

Elbette hukuki haklarımızı ararız ama onun dışında muhatap bile almayacağız. Çünkü, vaktimizi, yaptığımız işi daha da iyileştirmek için harcamanın erdem olduğunun farkındayız.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6087/yarindahazor
YARIN DAHA ZOR…
(07 Ocak 2011)

ÖSYM; bunca iletişim çabasına, gazete ilanlarına, TV haberlerine rağmen süreci devam ettiriyor. Süreç hepimizin gözleri önünde cereyan ediyor.
Hekimler; kendileri için çok önemli böylesi bir sınavda sebepsiz yere ve birilerinin galeyanına gelecek kadar basit ve zeka seviyesi düşük insanlar mıdır?

Bir dertleri vardı ve seslerini duyurmak istediler. “Derdini insanca anlatmak isteyen” bukişilerle görüşülüp sorunları dinlense ve kamuoyunun vicdanı rahatlatılsaydı daha şık olmaz mıydı?

Doktorların; haklarını aramak için çaba sarf etmelerini “kurum karşıtı faaliyet” olarak tanımlamak, devlet ciddiyetine yakışır mı?

“Sorun yok” deyip kestirmek, gerçekten sorun olmadığı anlamına mı gelir? Ateş olmayan yerden bu kadar çok duman çıkar mı? Her devlet kurumu halkına adalet ile hizmet için vardır. Despotizm, çağını çoktan kapamış olan ilkel bir yönetim şeklidir.

Artık olay yargıdadır. Yargıya intikal etmiş olan ve iptali istenen bazı sorular vardır. Yargı; soruların iptali yönünde karar verirse, ÖSYM ne diyecektir? Ve o zaman, tüm bu süreçleri nasıl telafi edecektir?

Ayrıcaaa…

Bu dünyanın öbür tarafı da var. Bizim; o gün, bu konu ile ilgili alnımız açık olacak. Allah biliyor ki, doğru olduğuna inandığımız şeyleri korkmadan yazdık ve söyledik. Haksız hiçbir fiile göz yummadığımız gibi haksızlığın hiçbir çeşidine de razı olmadık. Hiçbir gizli hesabımız da olmadı, olmayacak.

Bugün güç ve yetkiyi ellerinde tutanlar, gücün kendilerinde olmadığı o gün nasıl hesap vereceklerini de düşünmek zorundadırlar.
O gün, bugünden daha zor olacak.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6085/tip-uzmanlik...ri-ve-oneriler
TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİNE GİRİŞ SINAVI’NIN
SORUNLARI VE ÖNERİLER

(04 Nisan 2011)

Ülkemizde, TUS gibi bir sınavın ve ÖSYM gibi bir kurumun varlığı fırsat eşitliği ve ciddiyet açısından önemlidir.

Hekimler adına üzüntü veren nokta; sistemin, pratisyen hekimliği hiç de hak etmediği şekilde “değersiz” ve “niteliksiz” bir konuma düşürmüş olmasıdır.

Doğal olarak öncelikle bu sorun çözülmelidir ve uzun vadeye yayılan bir politika ile “sadece uzmanlığın değerli olduğu” algısı ortadan kaldırılmalıdır.

Elbette uzman olmak isteyenler için objektif bir sınavın yapılması en uygun olanıdır.

Tıpta Uzmanlık Sınavının; neyi, neye göre ve nasıl ölçtüğünü anlamak için geçmiş sınavları incelediğimizde, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gereken bazı noktaların varlığını tespit etmiş bulunuyoruz. Tespitlerimiz sınavın daha hakkaniyetli ve doğru ölçmesine katkıda bulunmaya yöneliktir.

Sorunları aşağıdaki şekilde maddeleyebiliriz:

1- Tıpta Uzmanlık Sınavı; tek oturumda ve sadece 200 soru üzerinden yapıldığı için ayırt ediciliği –nispeten- düşük olan bir sınavdır.
Sadece 200 soru sorulmasının doğal sonucu olarak her konudan sorgulama yapılamamaktadır. Ayrıca tek oturumda olması da; olası sağlık ve konsantrasyon sorunlarının sınavın primer belirleyicisi olmasına yol açmaktadır. Her iki durumda sağlıklı bir ölçme – değerlendirme için uygun değildir.
Sınav; 300 sorudan (en azından 240 – 250) oluşmalı, her branşın her konusundan soru sorulabilmeli ve Pazar günü sabah ve öğle oturumları olmak üzere İKİ OTURUM olmalıdır.
Böylece saçma bir uygulama olan 4 saate yakın tek oturumda tuvalete çıkamama sorunu da kendiliğinden çözülmüş olacaktır.
Örnek:*****www.usmle.org*****(3 basamakta, 23 blokta yaklaşık 1000 soru)

2- Soruların hazırlandığı kaynaklar bilinmemektedir.
Tıp çok geniş bir alandır, çok sayıda temel kaynak bulunmaktadır ve bir pratisyen hekimin bütün bu kaynakları bilmesi imkansızdır. Ayrıca aynı branşın iki farklı kitabında bile farklı olarak ifade edilen bilgiler de sorgulanabilmektedir. Bu durum çok sakıncalıdır.
Soruların hazırlandığı kaynakları tam ve eksiksiz olarak resmi olarak ÖSYM internet sitesinden duyurulmalıdır.

3- Sorular bazen tek bir kaynaktan hazırlanmakta ve o branşın çok temel kabul edilen 3000 sayfalık diğer bir kaynağında dahi cevabı bulunamamaktadır.
Bu durumlarda hekimlerin 3000 sayfalık bir kitabı okuması bile anlamsız hale gelmekte onları hiç okumayanla eş duruma düşürebilmektedir.
Her soru o branşın en az 2 temel kitabı tarafından net, eksiksiz ve aynı şekilde cevaplanabilecek şekilde hazırlanmalıdır.

4- Bazı sorular yeterince özenle hazırlanmamaktadır.
Soruların resmen açıklandığı son 3 sınavda ortalama 3’er sorunun iptal ya da değişikliğe uğramış olması bunun en açık delilidir. 200 soruluk bir sınavda sınava girenlerin yarısı 115-130 net aralığına yığılmakta ve 1 net bile sonucu ciddi şekilde etkilemektedir. Biz bu sınav için hekimlerimizin, hayatlarının geri kalan bütün yönlerini ihmal edip gece gündüz 1 yıldan fazla çalıştığını biliyoruz. Bu emeğe saygı duyulmalıdır.
Özensiz hazırlanmış 6-7 sorunun hekimleri bu kadar etkilemesine yol açmamalı ve daha özenle hazırlanmış, çalışıldığında yapılabilen net sorular içeren sınavlar yapılmalıdır.
Ayrıca; sorular hazırlanırken, mutlaka tüm seçenekler için açıklamalar yazılmalı ve doğru seçeneğin neden doğru, yanlış seçeneğin neden yanlış olduğu ortaya konmalıdır. Bu durum; varsa- birden fazla doğru cevaplı seçenek hatasını ortadan kaldıracaktır.
Son olarak,sorular ve açıklamaları mutlaka en az iki ayrı akademisyen tarafından kontrol edilmeli ve belli kriterlere göre onaylanmalıdır.

5- Soru dağılımları; tıp fakültesi müfredatına uygun yapılmamaktadır.
Örneğin; Aralık 2010 sınavında Anatomi alanında sorulan 10 sorudan 5 tanesi Nöro anatomi konusundan, 5 tanesi ise kalp ve dolaşım konusundan sorulmuştur. Kemikler, eklemler, kaslar, solunum sistemi, sindirim sistemi ve ürogenital sistemden hiç soru sorulmamıştır. Hiç soru sorulmayan bu konular tıp fakültesi anatomi müfredatının yaklaşık %50’sini oluşturmaktadır. Bu durumda bu sınavda ki soru dağılımı ne kadar dengeli ve adil olabilir?
Soru dağılımları yeniden ve objektif olarak belirlenmeli ve duyurulmalıdır. Ayrıca sınavda da buna uyulduğunu net kriterlerle ortaya koymak gerekmektedir.

6- Bazı sorular bir pratisyen hekim tarafından bilinmesi mümkün olmayan ve bilinmesi anlamsız olan uç bilgileri sorgulamaktadır.
Bazen soruyu hazırlayan hocalar kime soru sorduklarını unutmakta ve kendi çocuğu girse asla sorulmasını istemeyeceği zorlukta ve anlamsız soruları öylesine sormaktadırlar. Bu sınava hazırlanmak için yıllarca çalışanların emeklerine saygı duyulmalı ve soruların bir ölçüsü olmalıdır.
Ayrıca; biliyoruz ki TUS birincileri bile 175 civarında net yapabilmektedir. ÖSYM’nin diğer sınavlarında tam net yapan bir çok aday çıkarken TUS’da en iyi yapanın bile 20 civarında yanlışının olması da sınavın anlamsız zorluğunu göstermektedir. Bu detay ve zor soru sorma çılgınlığı, ülkemizin gelecek doktorlarının yanlış yetişmesine neden oluyor. Bu nokta, ciddi bir vebaldir.
Her soru için “Zorluk İndeksi” ve “Ayırıcılık İndeksi” hesaplanmalı, sonuçlar soru hazırlayıcılarla paylaşılmalı ve deneyimler sonraki sınavlara yansıtılmalıdır.

7- Branşlar arasında hatta branş içi referans kitaplar arasında bile ihtilaf konusu olan çelişkili bilgiler sorulmaktadır.
Bir soru, doğası gereği diğer bir tıp branşını ilgilendiriyorsa mutlaka onun uzmanları tarafından da çapraz kontroller yoluyla incelenmeli, bilgi farklılığının olmadığı teyit edildikten sonra sorulmalıdır.
Ayrıca, her branştan soru hazırlayanların sadece kendi branşı ile ilgili sorular hazırlaması, primer olarak başka branşların alanına giren sorulardan kaçınmaları da hataları önleyecektir.

8- İtirazlara karşı yeterince açık ve şeffaf davranılmamaktadır ve hiçbir açıklama yapılmamaktadır.
Son 3 sınavdır bir çok ciddi internet sitesinde iptal edilenden daha fazla sayıda soruya bir çok temel kaynaktan referanslar göstererek haklı itirazlar yapılmış ancak kişiye özel ya da kamuya karşı hiçbir tatmin edici açıklama yapılmamıştır. Bu durum ÖSYM’nin ciddiyetiyle bağdaşmamakta ve şaibeler uyandırmaktadır. Ayrıca son derece komik bir şekilde “sınavda başarılı olanların ortak şekilde yanlış işaretlediği sorular yeniden incelenmiş ve bu sorular iptal edilmiştir” benzeri basın açıklamaları, bilimselliği en üst düzeyde olması gereken ÖSYM’nin güvenilirliğine gölge düşürmektedir.
İnternet yoluyla itiraz edilebilmeli ve sonuçlar açıklanmadan önce itiraz edilen her soru için temel referans kitapları belirtilerek yeterli ve doyurucu açıklama yapılmalıdır. İmaj kaygısıyla defansif davranılmamalı sorular hatalıysa cesurca iptal edilebilmelidir.

9- İngilizce sınavı ile bilim sınavının ard arda olması önemli bir handikaptır, bilim sınavını etkileyecek kadar stres oluşturmaktadır.
TUS İngilizce sınavı kalkmalıdır, ÜDS ya da KPDS’den alınacak geçerli bir not 5 yıl süre ile dil muafiyeti sağlamalıdır.

10- “Kişiye özel üretilmiş soru kitapçığı” sınav eşitliğine aykırıdır.
Çünkü; başta zor sorular ya da çeldiricisi olan sorularla başlayan kitapçığa denk gelen adayların sınavı doğal olarak daha kötü geçecektir. Tüm kitapçıklarda aynı moral durumunu sağlayacak denge kurulabilmesi mümkün müdür?
2, 3 ya da 4 kitapçık türü ile sınavın yürütülmesi yeterlidir. Fantastik önlemlere gerek yoktur.

11- İki sınav arası aralıklar eşit değildir ve hem YASAL, hem de hazırlanabilmek açısından sorunlar doğurmaktadır. Ayrıca, hekimlerin mecburi hizmet sorunu sınav takviminde dikkate alınmalıdır.
Sınavların birbirine 4 ay ya da 5 ay yakın olması bir sınavda yerleştirilip başvurusunu yapan ama yasal prosedürler tamamlanamadığı için henüz başlayamayan hekimlerin bir sonraki sınava başvurmak istemeleri durumunda puanlarında % 2 kesinti yapılmasını gerektirecek olan “Halen bir uzmanlık eğitimine devam etmekteyim.” seçeneğini işaretlese de işaretlemese de yasal sorunlar doğuracağı açıktır.
Sınavların MART ve EYLÜL aylarının İLK HAFTA SONU yapılması hekimler açısından en uygun dönemdir. Çünkü Eylül ayının ikinci yarısına ve ötesine geçen bir sınav takvimi “mecburi hizmet uygulaması” yüzünden yeni mezun hekimleri zor durumda bırakmaktadır.

12- Sonuçların açıklanma tarihi önceden duyurulmalıdır.
Sınav sonuçlarının açıklanması, yerleştirmeler vs. derken 1,5 aydan fazla bir süre belirsizlikte kalınıyor. Günün her saatinde internetteler ve paranoid oluyorlar neredeyse. Topu topu 14.000 civarında kişi… Sınavdan hemen sonraki gün sonuçların ne zaman açıklanacağı duyurulamaz mı? Yabancı dil sınavını yarım günde açıklayan ÖSYM, TUS Bilim Sınavı’nı neden 3 haftada açıklıyor?

13- Kişiye özel sonuç açıklama uygulaması zihinlere “acaba birilerine bir şeyler yapılıyor da o mu saklanıyor?” sorusunu getirmektedir.
Eskiden TC kimlik numarası girilerek herkesin nereyi kazandığı kolayca görülebilirdi. Bu, engellendi. Nasıl bir güvenlik kaygısı ile engellendiğini anlamak ise mümkün değil. Tam aksine zihinlerde soru işaretleri giderek artıyor.
ÖSYM; kendisi zaten toplam 10.000 kadar olan doktorun tümünün sıralamasını, puanlarını ve kazandığı yerleri tek bir tabloda yayınlarsa tüm şüpheler giderilir ve iddia ettikleri şeffaflık sağlanmış olur. Bu tabloda TC kimlik numaralarını yayınlamazsa olası suistimallerin de önüne geçilmiş olur.

14- Ne ÖSYM’de ne de YÖK’te TUS ya da YDUS ile ilgili istihdam edilmiş bir hekim yoktur. Ayrıca ÖSYM yürütme kurulunda da tıp kökenli bir öğretim üyesinin yer almaması anlaşılır gibi değildir.
Aklı başında bir hekim, bütün bu sorunları kolayca aşacaktır.

15- ÖSYM internet sitesinde hekimlerin karşılaşabilecekleri bazı sorunlar ile ilgili bilgiler bulunmamakta bu da zaman zaman uygulama sorunlarına yol açmaktadır.
Hekimler, bazı yasal sorunlar karşısında kulaktan duyma bilgilerle hareket ettikleri için sıkça kaygılı zamanlar geçirmekte, bu durum ise ÖSYM’nin imajını zedelemektedir. Bu sorulardan bazıları aşağıdadır:

• Sınav giriş belgem gelmeden Ankara’ya gelmek zorunda kalırsam belgemi Ankara’da nerelerde ve hangi zaman dilimlerinde çıkartabilirim? Cumartesi günü de belge çıkartabilir miyim?

• Yabancı dil sınavı muafiyeti için tüzükte var olan 3 yıllık muafiyetin pratik uygulaması nasıldır? Örneğin yabancı dilde barajı Nisan 2008 TUS’unda geçen bir hekim 15 Mayıs 2011 ve 25 Eylül 2011 tarihlerindeki bilim sınavında yabancı dilden muaf mıdır?

• Haziran 2011 sonunda tıp fakültesinden mezun olacak bir kişi henüz mezun olmadan ilkbahar 2011 dönemi TUS yabancı dil sınavına girse ( ama daha mezun olmadığı için bilim sınavına girmeden bunu yapsa) ve barajı geçse, bu durum 3 yıllık muafiyete hak kazandırır mı? Nitekim henüz mezun olmadan ÜDS ya da KPDS’ye girip barajı geçenler muaf sayılmıyorlar mı?

• Bir sınavda bir TUS sorusu iptal edildiğinde sınav bir soru eksik mi değerlendiriliyor, yoksa bu soru sınava giren herkes için doğru mu kabul ediliyor?

• İlkbahar dönemine giren ve bir programa yerleşip yerleştiği alana kurallara uygun şekilde başvurusunu yapan hekimlerin atamaları genellikle Ağustos ayı sonu ya da Eylül ayı başlarını buluyor. Yani Sonbahar dönemi TUS müracaatları çoktan bitmiş oluyor. Bu kişiler; sonbahar dönemi sınavına da girmek istedikleri durumda, başvuru formundaki UZMANLIK ÖĞRENCİLİĞİ DURUMU bölümüne nasıl cevap vereceklerdir? “Halen Uzmanlık Eğitimime Devam Ediyorum” cevabı verseler, halen uzmanlık eğitimine devam etmedikleri için yanlış beyan olacaktır. Bu seçeneği işaretlemedikleri durumda da puan kesintisi olmayacak ama belki de bu kişiler sınavdan önce uzmanlık eğitimine başlamış olacak ve diğer adaylara haksızlık durumu ortaya çıkacaktır.

• Halen, ilkbahar dönemi sınavı ile sonbahar dönemi sınavı arasındaki süre 5 ay, diğer iki sınav arasındaki süre ise 7 aydır. Sınavlar arasındaki süreyi eşitlemek (tam 6 ay ara ile yapmak) bir önceki sorudaki handikapı önlemek için sağlıklı bir yol olamaz mı? Sınavları mevcut aralıklarla yapmanın özel bir sebebi var mıdır? İncelenen kadarıyla ÖSYM’nin Mart ayında pek çok boş haftası bulunmaktadır. İlkbahar dönemi Mart ayına alınamaz mı?

• Ek yerleştirmede, bir kişinin bir kadroyu tercih edebilmesi için ilk yerleştirmede o programa yerleşen en düşük puanlı kişinin puanına eşit ya da yüksek puan alması gerekiyor. Bu durum, pek çok kadronun boş kalmasına yol açmaktadır. Bu uygulamanın hukuki dayanağı nedir?

ÖSYM internet sayfasındaki TUS bölümünde “SIK SORULAN SORULAR” bölümü açılarak bu tür ortak sorular cevaplanabilir ve hekimler belirsizlikten kurtarılabilir.ir.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6081/tus-icin-yapilmasi-gerekenler-2
TUS İÇİN YAPILMASI GEREKENLER – 2

(14 Ocak 2012)

Daha önceki yazımda TUS’un Handikapları ve Çözüm Önerileri’nden önemli bir kısmını bahsetmiştim. ÖSYM’nin yaptığı değişiklikler, önerilerimizin ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya koymuş oldu.

Ama daha yapılması gerekenler var:

1- Zorunlu hizmetten dolayı çokça istifa eden hekim varlığından dolayı 14 tercih ve 6/8 Üniversite- Bakanlık oranı kaldırılmalıdır. Tercih sırası 20-25 ve hatta daha üzerine çıkmalı, dileyen tamamını üniversite ya da tamamını bakanlık tercihleri yapabilmelidir.

2- Tercih yapabilmek için alt sınır olan 50 barajı ya kaldırılmalı ya da düşürülmelidir.

3- Ek yerleştirme için; açıkta kalan bir kadroyu tercih edebilmek için, o kadronun puanına eşit ya da daha yüksek puan şartı kaldırılmalıdır ki boş kadro kalmasın.

4- TUS Yabancı Dil Sınavı kalktığı için ÜDS, Ocak ya da Şubat ayında yapılmalıdır ki Nisan TUS’u başvurularından önce sonuçlar açıklanmış olsun.

5- Yanlış olan ve itiraz edilen sorulara hala şeffaf davranılmamaktadır. Eylül 2011 sınavındaki 3 yanlış soru da itiraz edildiği halde iptal edilmediği için mahkemeye taşınmıştır. Bu inat,
nereye kadar böyle devam edecektir?

6- Aralık 2010 sınavında yanlış olup iptal edilmeyen 5 soru mahkeme kararı ile iptal edilmiş olup karar kesinleşmiş ve ÖSYM’ye tebliğ edilmiştir. Buna rağmen ÖSYM sessizliğini korumaktadır. Önce; bu iptalleri kamuoyuna duyurmalı, kazanılmış mevcut hakların korunması şartıyla yerleştirmeleri yeniden yaparak bir üst yerleştirmeye ya da yeni bir yerleştirmeye hak kazananlara hakları verilmelidir. Sonra da hekimlerden içtenlikle özür dilenmelidir.

Hiç şüphesiz ki bu özür; sahibine özsaygısını iade eden bir özür olacaktır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK

http://www.tus.com/6071/tipta-uzmanl...ri-ve-oneriler
Tıpta Uzmanlık Sınavı’nın Handikapları ve Öneriler

Ülkemizde, TUS gibi bir sınavın ve ÖSYM gibi bir kurumun varlığı fırsat eşitliği ve ciddiyet açısından önemlidir.

Hekimler adına üzüntü veren nokta; sistemin, pratisyen hekimliği hiç de hak etmediği şekilde “değersiz” ve “niteliksiz” bir konuma düşürmüş olmasıdır. Doğal olarak öncelikle bu sorun çözülmelidir ve uzun vadeye yayılan bir politika ile “sadece uzmanlığın değerli olduğu” algısı ortadan kaldırılmalıdır.

Elbette uzman olmak isteyenler için objektif bir sınavın yapılması en uygun olanıdır.

Tıpta Uzmanlık Sınavının; neyi, neye göre ve nasıl ölçtüğünü anlamak için geçmiş sınavları incelediğimizde, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gereken bazı noktaların varlığını tespit etmiş bulunuyoruz. Tespitlerimiz sınavın daha hakkaniyetli ve doğru ölçmesine katkıda bulunmaya yöneliktir.

Sorunları aşağıdaki şekilde maddeleyebiliriz:

1-Tıpta Uzmanlık Sınavı; tek oturumda ve sadece 200 soru üzerinden yapıldığı için ayırt ediciliği –nispeten- düşük olan bir sınavdır.
Sadece 200 soru sorulmasının doğal sonucu olarak her konudan sorgulama yapılamamaktadır. Ayrıca tek oturumda olması da; olası sağlık ve konsantrasyon sorunlarının sınavın primer belirleyicisi olmasına yol açmaktadır. Her iki durumda sağlıklı bir ölçme – değerlendirme için uygun değildir.
Sınav; en az 500 sorudan oluşmalı, her branşın her konusundan soru sorulabilmeli ve 2 ya da 3 oturumda yapılmalıdır.

2-Bazı sorular yeterince özenle hazırlanmamaktadır.
Soruların resmen açıklandığı son 3 sınavda ortalama 3’er sorunun iptal ya da değişikliğe uğramış olması bunun en açık delilidir. 200 soruluk bir sınavda sınava girenlerin yarısı 115-130 net aralığına yığılmakta ve 1 net bile sonucu ciddi şekilde etkilemektedir. Biz bu sınav için hekimlerimizin, hayatlarının geri kalan bütün yönlerini ihmal edip gece gündüz 1 yıldan fazla çalıştığını biliyoruz. Bu emeğe saygı duyulmalıdır.
Özensiz hazırlanmış 6-7 sorunun hekimleri bu kadar etkilemesine yol açmamalı ve daha özenle hazırlanmış, çalışıldığında yapılabilen net sorular içeren sınavlar yapılmalıdır.

3-Soru dağılımları; tıp fakültesi müfredatına uygun yapılmamaktadır.
Örneğin Eylül 2007 sınavında Anatomi alanında sorulan 10 sorudan 7 tanesi “Nöroanatomi” konusundan sorulmuştur. Daha önceki sınavlarda bu konudan gelen soru sayısı ortalama 2-3’tür. Tıp fakültesi müfredatında da bu konu anatominin yaklaşık % 25’ini oluşturmaktadır. Bu durumda bu konudan 7 soru sormak ne kadar ölçücüdür? Bir hekimin diğer konuları çalıştığı halde hiç soru çıkmaması da elbette adil olmayacaktır.

4-Soruların hazırlandığı kaynaklar bilinmemektedir.
Tıp çok geniş bir alandır, çok sayıda temel kaynak bulunmaktadır ve bir pratisyen hekimin bütün bu kaynakları bilmesi imkansızdır.Ayrıca aynı branşın iki farklı kitabında bile farklı olarak ifade edilen bilgiler de sorgulanabilmektedir. Bu durum çok sakıncalıdır.
Soruların hazırlandığı kaynakları tam ve eksiksiz olarak resmi olarak ÖSYM internet sitesinden duyurulmalıdır.

5-Sorular bazen tek bir kaynaktan hazırlanmakta ve o branşın çok temel kabul edilen 3000 sayfalık diğer bir kaynağında dahi cevabı bulunamamaktadır.
Bu durumlarda hekimlerin 3000 sayfalık bir kitabı okuması bile anlamsız hale gelmekte onları hiç okumayanla eş duruma düşürebilmektedir.
Her soru o branşın en az 2 temel kitabı tarafından net, eksiksiz ve aynı şekilde cevaplanabilecek şekilde hazırlanmalıdır.

6-Bazı sorular bir pratisyen hekim tarafından bilinmesi mümkün olmayan ve bilinmesi anlamsız olan uç bilgileri sorgulamaktadır.
Bazen soruyu hazırlayan hocalar kime soru sorduklarını unutmakta ve kendi çocuğu girse asla sorulmasını istemeyeceği zorlukta ve anlamsız soruları öylesine sormaktadırlar. Bu sınava hazırlanmak için yıllarca çalışanların emeklerine saygı duyulmalı ve soruların bir ölçüsü olmalıdır.
“Ayrıca; biliyoruz ki TUS birincileri bile 175 civarında net yapabilmektedir. ÖSYM’nin diğer sınavlarında tam net yapan bir çok aday çıkarken TUS’da en iyi yapanın bile 20 civarında yanlışının olması da sınavın anlamsız zorluğunu göstermektedir.

7-Branşlar arasında ihtilaf konusu olan çelişkili bilgiler -son derece hatalı şekilde- sorulmaktadır.
Bir soru, doğası gereği diğer bir tıp branşını ilgilendiriyorsa mutlaka onun uzmanları tarafından da çapraz kontroller yoluyla incelenmeli, bilgi farklılığının olmadığı teyit edildikten sonra sorulmalıdır.

8-İtirazlara karşı yeterince açık ve şeffaf davranılmamaktadır ve hiçbir açıklama yapılmamaktadır.
Son 3 sınavdır bir çok ciddi internet sitesinde iptal edilenden daha fazla sayıda soruya bir çok temel kaynaktan referanslar göstererek haklı itirazlar yapılmış ancak kişiye özel ya da kamuya karşı hiçbir tatmin edici açıklama yapılmamıştır. Ayrıca sınavın birinde 2 soru iptal edildiği halde neden 200 soru üzerinden değerlendirme yapıldığı hala adaylar arasında şaibe konusu olarak konuşulmaktadır. Bu durum ÖSYM’nin ciddiyetiyle bağdaşmamakta ve şaibeler uyandırmaktadır.
Yapılan her itiraz dikkatlice incelenip hekimleri yeterince aydınlatan resmi açıklamalar yapılmalıdır.

Bugüne kadar; sınavın daha ölçücü ve hatasız bir sınav olması için hiçbir inceleme yapmayan ve çaba göstermeyen, hatalı soruların varlığını hekimlerin kendilerine çektiği sitem dolu fakslarla fark edecek kadar duyarsız bir Türk Tabipleri Birliği’nin varlığı tüm meslektaşlarımız adına üzüntü vericidir.

Tüm bu sorunların çözümü için; kurumumuz, sınavın esas sahibi olan Sağlık Bakanlığı, sınavın uygulayıcısı olan YÖK ve ÖSYM nezdinde gerekli tüm çabaları göstermekte ve sorunları dile getirmektedir. Sizlerin de yukarıdaki metin eşliğinde ÖSYM’ye faks ve E-mail yoluyla başvurmanız sonuç almamızı hızlandıracaktır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6060/tusun-kutsal-kitabi
TUS’un KUTSAL KİTABI

(Tüm Tus Soruları 18. Baskı’nın Önsözüdür)

TUS’un kutsal kitabı 18. edisyonu ile karşınızda. Bu baskıda bile her bölüm, TUSDATA’nın kaliteli eğitmenleri tarafından en az 2 kez satır satır incelendi, çok değerli bilgiler eklendi, sızlerden gelen eleştiriler incelendi, tartışmalar çözümlendi, içerik daha da zenginleştirildi. Sadece bu baskı için 60’tan fazla editör ve eğitmen görev aldı. Kitabın 17. baskısı Eylül 2007 sınavındaki 153 soruyu net bir şekilde cevaplandırdı.

12 yıl boyunca; konu olarak ne çalışırsa çalışsın, hangi dersaneye giderse gitsin TUS çalışma potasına giren herkesin vazgeçilmez kaynağı olabilmek “TUS’un Kutsal Kitabı” tanımlamasını anlamlandırıyor.

Türk tıp tarihinin en fazla baskı yapan kitabı olma gururunu da bu kitap taşıyor (toplamda 27 baskı… 18’i yenilenmiş edisyon ve 9 adet reprint baskı). İkincilik ise 12 baskı yapan Klinisyen PATOLOJİ SORULARI kitabına ait. Dünyanın en meşhur kitaplarından Nelson Textbook of Pediatrics kitabının da 2 ay önce 18. baskısını çıkardığı düşünüldüğünde bu kitabın haklı gururu daha iyi anlaşılacaktır.

Önemli başarılar, ancak gönülden ve yeterince ciddi çalışıldığında kazanılır. TUSDATA olarak hem dersanecilikte hem de yayıncılıkta gönülden ve yaptığımız işten zevk alarak profesyonel kadromuzla aldığımız sonuçlar bunun en güzel ispatıdır: 27 ayrı şube ve kitabevi, 500’den fazla TUS semineri, 137 kitap, 18 eğitim Cd’si, TUS kampları, vaka kampları, deneme sınavları… Tam 12 yıldır TUS’un her alanında bütün gücümüz ve içtenliğimizle çalışıyoruz.…

Başarıda diğer önemli bir faktör de sürekli yenilenme ve güncel kalabilmedir. Yıllar boyu bununda en güzel örneklerini verme gayretinde olduk. Bu baskıda da 2005, 2006 ve 2007 basım ingilizce textbookları esas alarak bilgileri güncelledik, yeni ipuçları ekledik ve daha iyi olabilmeye çalıştık.

TUSDATA ailesi olarak; Sürekli yenilenme ve gelişmenin doğal sonucu olarak kurumlarımızı ve hizmet ağımızı genişletiyoruz:

Bilimsel toplantı merkezlerimizde de arka arkaya kırılması zor rekorlara imza atıyoruz. Son 9 TUS’ta 9 birinci çıkardık ve herhangi bir kurumun bu başarıyı yakalayabilmesi için en azından 5 yıl geçmesi gerekecek. Tabi bu süre içinde TUSDATA’nın hiçbir varlık göstermediğini varsayarsak ve TUS birincileri, dereceler ve ilk 10’un çoğu sürekli bizden çıkmasının yanında kitlesel ve bireysel başarılara imza atıyoruz. Tüm kursiyerlerimiz ideallerindeki başarıya TUSDATA ile ulaşıyorlar. Artık TUS’u kazanan her iki kişiden biri TUSDATA’lı… Ders notları, Özet Notlar, Deneme Sınavları, Tarama Sınavları, Tıbbi İngilizce desteği, İnternet desteği, Profesyonel Motivasyon desteği ile TUS hazırlığına bambaşka bir tarz getirerek, kursiyer arkadaşlara birer hekim gözüyle bakarak ve tüm ihtiyaçlarını bilip çözüm yolları üreterek bu başarıya ulaşıyoruz.

Yayıncılıkta ise 12 yıllık tecrübemizi artık yurtdışındaki medikal yayıncılık standartlarına kavuşturduk. Bu noktada sınıflamalardan, kitap boyutuna, dikkat kutularından indekslere kadar itinalı bir çalışma sonunda ortaya KLİNİSYEN serisini çıkarttık. Klinisyen konu ve soru kitapları tamamladık, Vaka Soruları Kitaplarını seri halinde hizmetinize sunduk, daha detaylı bilgi isteyenler için PREMIUM serisini, daha az zamanda olanlar için de OPTİMUM serisini hazırladık. Son olarak her konuda her şeyin (TUS sorusu, Konu, vakalar, açıklamalı sorular, değerlendirme testi) arka arkaya eklendiği ve tüm metnin birbiriyle uyumlu olduğu 5 kitap yerine 1 kitap ile hedefe ulaşabileceğiniz PROSPEKTUS 5 YILDIZLI SERİ’ yi hizmetinize sunduk. Bu seri ile teknik açıdan
dünyanın en üst standartlarını, sınava hazırlık ve içerik açısından yapılabileceğin en iyisini yaptığımızı göreceksiniz.

TUS Hazırlık Merkezlerimizde yaptığımız ve tüm meslekdaşlarımız tarafından çok beğenilen deneme sınavlarımızı kitaplaştırdık. Güncel ihtiyaçlar doğrultusunda yeni yayın çalışmalarına devam ediyoruz.

Klinisyen Tıp Kitabevleri artık Türkiye’nin 27 ayrı yerinde… Her çeşit kitabı en uygun şartlarda bulabileceğiniz merkezlerimize bekliyoruz sizleri.

TUSDATA olarak güncelliğimizi sürekli kılıp TUS’a çalışan öğrenci ve doktor arkadaşların yanında, hem TUS Hazırlık Merkezleri hem de yayıncılık alanında başarınız için çalışmaya devam edeceğiz.

18 baskı boyunca bu kitaba emeği geçenlerin sayısı çok fazla. Sadece bu baskı için 60’tan fazla eğitmen emek verdi. Öncelikle tüm yazar ve editör kadromuz, eğitmenlerimiz, çalışkan teknik ekibimiz, Klinisyen Tıp Kitabevleri ve tüm doktor meslektaşlarımız, bize her yolla ulaşarak soru ve çelişkilerini ileten meslektaşlarımız, tabi ki sabırlı, anlayışlı ve vefakar ailelerimiz… İsim olarak saymak istesek binleri geçer. Hepsine… ama herkese gönülden teşekkür ediyoruz. Onlar olmasaydı, bu kitap bu kadar faydalı ve güzel olamazdı.

Sınava TUS’u bilenlerle hazırlanın.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6025/%EF%BB%BF%EF...ar-sonuc-verdi
BASKILAR SONUÇ VERDİ
Değerli meslektaşlarım;

TUS sonuçları (puan ve sıralamaları) açıklandı. 2-3 gün içinde tercih işlemi başlayacak.

Türkiye net ortalamasının 85-90 arası olacağını tahmin etmiştik, 87 çıktı. Doğal olarak ortalama düşünce de puanlar yüksek geldi.

En doğru tercihleri yapabilmeniz için çok yönlü analizlerimizi tamamlayıp her türlü doküman ile zenginleştirilmiş bir TERCİH REHBERİ klasörünü en kısa sürede yayınlayacağız.

Nisan 2009 TUS; kötü bir sınavdı… Sınava giren meslektaşlarımız moral açısından zor günler geçirdiler.

Biz de TUSDATA olarak; sınavın doğru ve adil olması için çok yönlü çaba gösterdik. Gazete ve televizyon kanallarında durumu anlattık, YÖK ve ÖSYM nezdinde girişimlerde bulunduk, hekim arkadaşların organize bir şekilde kamuoyu oluşturmasını sağladık… vs.

Pek çok sonucu da aldığımızı düşünüyorum:

1. 5 itirazımızdan 4’ü tam istediğimiz gibi değiştirildi.

2. İlk kez, iptal edilen soruların akıbeti ÖSYM tarafından resmen duyuruldu ve bu sorular herkesin doğru kabul edildi.

3. ÖSYM; komisyonları tekrar toplayarak günlerce soruları tekrar inceledi… Bunun doğal sonucu, bundan sonraki sınavların daha dikkatli hazırlanması olacaktır.

Hak edenin kazanması dileğiyle…

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6022/sinavin-erte...k-ettikleriniz
SINAVIN ERTELENMESİ İLE İLGİLİ MERAK ETTİKLERİNİZ
Değerli meslektaşlarım,

18 – 19 Eylül tarihlerinde yapılacak olan TUS ertelendi. Daha sonra şok bir duyuru ile Nisan 2011 ile birleştirilip Ocak’ta yapılacağı yazıldı. Hem ÖSYM hem de Sağlık Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunduk ve sınav 11-12 Aralık 2010 tarihine alındı. 2011 sınav takvimi TUS 2 kez olacak şekilde yani hiç değişmeden yapılacaktır.

Pek çok soru işareti açıkta kaldı. Bunların bazılarına cevap ve kanaatlerimizi aşağıdaki yazımda bulabilirsiniz.

Sınav neden ertelendi?
Aldığımız bilgiler, okuduklarımız ve basit mantıkla düşündüklerimizi yan yana koyarsak; KPSS skandalı nedeniyle ÖSYM’nin bilgisayarlarına savcılık ve polis tarafından el konuldu ve böylece soruların mahremiyeti, gizliliği bozulmuş oldu. Zaten ÖSYM sadece TUS’u değil diğer kalan tüm sınavları da erteledi.

Sınavda sorular sizce nasıl olacaktır? Eski soru çıkmayacaksa nasıl çalışmalı?
Soru gizliliği açısından mevcut bankanın kullanılamayacağını düşünüyoruz. Her yeni soru hazırlayan da en önemli konuları açıp oradan soracaklardır, Uzaydan soru mu getirecekler?
Nelerin nasıl sorulabileceğinin en kolay ve en sağlıklı yolu çıkmış TUS sorularına bakmaktır. Çünkü onları da hocalar hazırlamışlardı. Bunun için TÜM TUS SORULARI’nı çalışmak akıllıcadır, sadece şu farkla: Siz bu konuda sınav sorusu hazırlasaydınız ne sorardınız? Böyle bakın her şeyin aslında net olduğunu hissedeceksiniz.

Sınav için yeni bir başvuru olacak mı? Giriş kartlarımız geldi, ne yapacağız?
ÖSYM; en son durumda yeni başvuru kabul etmeyeceğini eski giriş evraklarının geçerli olduğunu belirtmiştir.

En son 2007 Eylül sınavında yabancı dil barajını geçmiştim. Bu eylülde muafiyetim geçerliydi. Şimdi sınav eylül sonrasına ertelendiğine göre benim muafiyetim ne olacak?
Siz, mağdur eden değil, mağdur edilensiniz. Eylül 2010 için her şey ( sınav kağıdı, sınav yeri, …vs. ) geçerli olacağına göre mutlaka muafiyetiniz de geçerli olmalıdır Aksi, akla da hukuka da aykırıdır.

Uzun dönem kursiyerlerinize verdiğiniz Spot bilgiler ve TUS soruları spotlarını kitaplaştırıp kursiyeriniz olmayanların da hizmetine sunacak mısınız?
Biz bunu zaten yaptık ve iki cilt halinde piyasaya sunduk. Çok kıymetli bir eser oldu. 70’ten fazla eğitmenin 3 yıl boyunca sürekli geliştirerek oluşturdukları ustalık eserimiz oldu. Kitabevlerinden veya*****www.klinisyen.com*****sitemizden inceleyebilirsiniz.

Aralık sınavı için yeni bir TUS KAMPI yapacak mısınız?
Bir sebeple Eylül kampımıza katılamayan meslektaşlarımızı öncelikle düşünerek sadece Ankara’da TUS KAMPI yapacağız. Bununla ilgili detaylar için tıklayınız

Yeni bitmiş olan Eylül TUS KAMPI katılımcıları için pozitif anlamda neler yapacaksınız?
Öncelikle onları kamp sonuna kadar konsantre tutmak için çabaladık. Yeni sınavdan hemen önce 5 gün süreyle kritik branşlarda çok yoğun bir SORU ÇÖZÜMÜ ve SPOT TEKRAR yapacağız. Bunu, onların motivasyonu için hediye olarak yapacağız.
Ayrıca her 3 haftada bir TUS DENEME SINAVI yapacağız. Bu denemelerimize her meslektaşımız katılabilecektir. Üç haftada bir yapmamızın nedeni 3 haftada bir tekrar atma hedefini canlı tutmak içindir. Bu sorunu fırsata dönüştürmek sizin elinizdedir.

Ekimde başlaması gereken yeni dönem kursları ne olacak, sınavın geçmesini bekleyecek misiniz?
Tam zamanında (büyük çoğunluğu 23 Ekim’de) başlatacağız. TUS ertelendi diye biz kış dönem başlangıcımızı ertelemeyeceğiz. Ancak bu TUS’a girecek kış kursiyerlerimizi serbest bırakacağız. TUS öncesi kampa gitmek isterse bedel almadan KAMP + Kalan kış dönemi derslerini sadece bu sınava özel olarak tek dönem fiyatı ile sunacağız. Bu sınavda kazanırlarsa da sadece kamp, not ve dinledikleri dönem dersleri dışındaki tutarı iade edeceğiz. Bununla ilgili detayları ve seçenekleri şubelerimizden öğrenebilirsiniz.
Hayat düz bir çizgi olsaydı asıl o zaman çekilmez olurdu. Tüm bu yaşananlar aslında normal ve olabilecek şeyler…Dayanma gücü yüksek ve mutlu olabilme eşiği düşük olan öne geçecektir.

Başarı dileklerimle.
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6018/simdineolacak
ŞİMDİ NE OLACAK? Ya da NE OLMALI?
(23 Aralık 2010 Perşembe)
ÖSYM ilk kez farklı bir uygulama yaptı:

2010 Aralık TUS puanları açıklanmadan önce bazı soruları iptal ettiğini duyurdu.

Çünkü; basın, siyaset ve kamuoyundan yoğun baskılar geldi.

Ancak, iptal gerekçesi çok sıra dışı ve düşündürücüydü: “Cevap kâğıtlarının optik okuyucuda okunmasından sonra yapılan ve madde analizi olarak ifade edilen ilk işlemde, tüm adayların sorulara verdikleri cevapların dağılımı incelenmektedir. Bu sayede adayların, özellikle de başarılı adayların cevap olarak farklı seçenekleri tercih ettiği sorular özel olarak yeniden ele alınmakta, soru hazırlayan ve bilimsel açıdan soruları denetleyen akademisyenlere iletilerek soruların yeniden değerlendirilmesi sağlanmaktadır. 12 Aralık 2010 tarihinde yapılan TUS Bilim Sınavında da bu süreç işletilmiş ve optik okuma sonucu yapılan madde analizi ve bilimsel denetçi akademisyenlerin yeniden değerlendirmesi sonucunda…”

Duyuruda; itirazlara değinilmemesi, sonuç açıklama esnasında ek iptallerin olabileceği yönünde bir açık kapı bırakıldığını da düşündürüyor.

Peki ne olacak? Hekimler nasıl hareket etmeli?

Öfkeli değil sükûnetle ve akıllı hareket edilmelidir.
1. Puanların açıklanması beklenmelidir.

2. Yeni iptaller söz konusu olmazsa; olayın ÖSYM tarafından “geçiştirilmek istendiği” kesinlik kazanacaktır.

3. Bu durumu böylece kabullenmek, bundan sonraki tüm sınavlarda aynı hataların tekrar tekrar yapılmasına fırsat tanıyacağı için sağlıklı ve adaletli olmayacaktır. Bu sınav bir dönüm noktası olmalı ve bundan sonraki sınavlar; dağılım, doğruluk, zorluk ve ölçücülük açısından gerçek birer sınav haline gelmelidir. Tatmin edici bilimsel açıklamalar yapılmadığı sürece olayın Danıştay’a açılacak bir “Yürütmeyi Durdurma” davasına dönüşeceği maillerle ÖSYM’ye şimdiden iletilmelidir.

4. Sınavın iptali gibi bir söylem, bu sınava emek harcamış ve plan yapmış herkese ihanet olacaktır. Bu sebeple hukuki yola başvuracak olan herkes sadece “yanlış soruların iptali ve herkes için doğru sayılması” üzerinde durmalıdır.

5. ÖSYM, bu sınavı yapmaya devam etmelidir. Bakanlık ya da üniversitelerin eline düşecek olan bir sınav hekimler için hiç şüphe yok ki daha kötü sonuçlar doğuracaktır. Bu istek ve güven ihtiyacı, her hekim tarafından ÖSYM’ye maillerle iletilmelidir.

6. TUSDATA olarak bugüne kadar tüm resmi makamlar ve ÖSYM nezdinde girişimlerde bulunduk. Ne yazık ki, rakiplerimizin destek yerine köstek olarak, hazımsızlık gösterip, kurumumuzu ve şahsımı ÖSYM ve Cumhurbaşkanlığı’na jurnallemeleri etki düzeyimizi düşürmektedir. Kurum olarak; dava açmak gibi bir irademiz olmayacak ancak hukuki yola müracaat etmek isteyenlere yol gösterici rolümüz devam edecektir. Bu rol; sınavın iptali değil sadece kalan 4 sorunun iptali ile adaletin sağlanması ve sınavın ÖSYM tarafından yapılmaya devamı çerçevesinde sorumluluk bilinci içerisinde olacaktır.

7. Umuyoruz ki; ÖSYM hatayı kabullenir ve adalet sağlanır. Ayrıca bundan sonraki sınavlar daha düzgün ve ölçücü olacak şekilde hazırlanırda gerçekten çalışanlar emeklerinin karşılığını alırlar.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/6015/kamuoyuna-duyuru
KAMUOYUNA DUYURU

(18 Ocak 2012)

TUSDATA olarak ülkemizin 30 ilinde sürekli ve düzenli hizmet vermekteyiz.

Eğitim ve hizmetin ve her cephesinde çıtayı sürekli yükselttik. Rekabete yeni açılımlar getirdik.

Bu rekabete güç yetiremeyen pek çok kurum bugün artık yok. Neredeyse hepsini, bedelini ödeyerek TUSDATA olarak bünyemize kattık. TUS-SİSTEM, UTS Başkent, ProspekTUS, TUSMED bunlardan bazılarıdır.

Doğal olarak bu kurumları alırken sadece iyi ve sevilen hocalarını da bünyemize katarak sürekli güçlendik.

Son olarak 18 Haziran 2009’da imzaladığımız bir protokolle 12 yıllık bir kurum olan TUMER; herşeyi ile 12 şubesi, tüm telif hakları, demirbaşları, yayınları, kursiyerleri ..vs ile bünyemize kattık.

İhtiyacımız olan ve sevilen tüm hocaları (biri hariç) ile kadromuzu daha da güçlendirdik. İhtiyacımız olmayanlara teklif daha götürmedik.

Çalışabileceğimiz ama çalışmadığımız tek hocanın da TÜMER kursiyerlerini yarı yolda bırakıp derslerini anlatmaktan dahi imtina edecek kadar etik dışı davranması, çalışmamamızın tek sebebidir. Düşünün ki yenidoğanın veya kardiyolojinin yarısını anlatmış yarısını anlatmayı reddeden ve kursiyerleri apaçık mağdur eden bir hoca var. Siz olsaydınız ne yapardınız?

İsim hakları ile beraber TUMER’in her şeyini TUSDATA almış iken, bir rakip kurumun internet sitesinde şaşkınlıkla izleyeceğiniz reklamlar dönmeye başladı. Zaten batmış olan bir kurumun Genel Müdürü, ya da bizim çalışmayı hiç düşünmediğimiz hocaları ya da TUMER’in zaten boşalttığı şubeleri yeniden kiralayıp onlar üzerinden ve TUMER adını kullanarak reklam yapma çabasını anlayamıyoruz. Rekabetin de bir etiği yok mudur? Çaresizlik ve asgari ahlaktan yoksunluk olarak tanımlayabileceğimiz bu haksız ve hukuksuz girişimler karşısında önce bir müddet beklemeyi seçtik. Sonra kendilerine avukatlarımız ve noter aracılığı ile uyarı gönderdik.

Maddi ve manevi dava açma hakkımız olduğu halde sabırla hatalarından dönmelerini ve hekimlere yakışan bir tavır ortaya koymalarını bekliyoruz.

Kamuoyunun gözü önünde cereyan eden bu haksızlığın devam etmesi durumunda her türlü hukuki yola başvuracağımızı belirtiyor, konuyu kamuoyunun vicdanına havale ediyoruz.

“Aslanlar avlanır, çakallar artıklarla beslenir”

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5977/devekusu
DEVEKUŞU ve ÖSYM
Burası Türkiye ve yıl 2011…

İnternet çağındayken başınızı kuma gömebilir misiniz? ÖSYM gömüyor. Hatalı sorular, hatalı değerlendirmeler ve eksik gelen notlar sorununu neredeyse HİÇ BİR ŞEY YAPMADAN atlatma derdinde… Kulaklarını her türlü çığlığa İNADINA kapamış durumdalar. Böyle yaparlarsa prestij kaybına UĞRAMAYACAKLARINI zannediyorlar.

Yanılıyorlar.

Tam da yeniden güven kazanabilecekken, 30 yıl önceki ilkel reflekslerle hareket ediyorlar.

Bir ülkede, yöneticiler adaleti sağlamakla görevlidirler. Kendi prestijleri için adaleti önemsemiyorlarsa ve hak arayanları “kopyacıların üzerine gittiğimiz için böyle davranıyorlar” gibi ucuz yöntemlerle uzaktan suçlama yoluna gidiyorlarsa, o koltuk EHLİNDE DEĞİL demektir.

Bugüne kadar; her sınavda istediğimiz, sınavın sağlıklı ve iyi ölçen bir sınav olmasıydı. Her sınav; soruların açıklandığında akademik heyetlerimizle tüm soruları inceledik, iptali için kesin ve net textbook delilleri olan tüm yanlış soruları ortaya koyduk, hekimlerimize adalet için yol gösterdik. Neden diğer bazı sorulara itiraz etmediğimiz ile ilgili türlü türlü söylentiler yayılmak istense de doğru bildiğimizden şaşmadık.

Yetmedi… ÖSYM’nin en üst düzeyde yürütme kurulu üyelerine YÖK Başkanlığı’na, YÖK Başkanvekilliği’ne gidip durumu delilleriyle anlatıp bu konuda hassasiyet oluşmasını sağladık.

Bugüne kadar yaptığımız her şeyi bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Bizim hakkımızda yapılan söylenti ve iftiralara aldırış etmeyeceğiz. Yok acaba TUSDATA soruları satın almış olabilir miymiş?, yok soruları bazı! ÖSYM görevlileri TUSDATA’ya sızdırıyor muymuş, yok ÖSYM’yi elimizde oynatıyor muymuşuz, yok efendim bütün bu çabaları TUS birincisi çıkarmak için mi yapıyormuşuz…vs, vs… Kedi uzanamadığı ciğere pis dermiş ya, bütün bu çirkin söylentiler; bizim için söyleyenin düzey sorununu ve aşağılık kompleksini göstermekten öte bir anlam ifade etmez. Meyveli ağacı taşlayacaklarını biliyoruz.

Haklı olduğumuz konularda ısrarlı itirazlarımızla, ÖSYM’yi elbette rahatsız edeceğiz. Bizim gibi kurumların varlığı denge için ve yetkili kişilerin daha ciddi çalışması için önemlidir ve gereklidir, her iktidara bir muhalefetin gerekli olduğu gibi. Biz; adayları sınavlara hazırlayan bir kurum olarak, doğru duruş neresi ise o duruşu sergilemeye devam edecek ve daima doğru yerde duracağız.

ÖSYM bu ülke için önemlidir. Acilen 2011 yılına uygun şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Sınavlar için alınan güvenlik tedbirleri gerçekten sınav güvenliğini sağlayacak ve insan tabiatına uygun olacak şekilde devam ettirilmelidir. Bunun yanında sınavın niteliği, ölçücülüğü ve doğruluğu konusunda modern ve etkili yöntemler uygulanmalıdır.

Son olarak; ÖSYM, halka ve itirazlarına saygı duymalıdır. Çığlıklara karşı hassas olmalıdır. Kamuoyu vicdanının rahatı için gerekirse, yeniden değerlendirebilecek kadar adaletli ve cesur bir sınav olmalıdır ki biz halk olarak, ÖSYM’ye güvenmeye devam edelim.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5962/netlerin-dusuklugu-ile-ilgili
NETLERİN DÜŞÜKLÜĞÜ ile İLGİLİ…

(26 Aralık 2010 Pazar)

Aralık 2010 TUS sonuçları açıklandıktan sonra pek çok meslektaşımız netlerinin eksik geldiğini düşünmüş ve fikirlerini çok farklı yollarla paylaşmış ve teyit etmişlerdir. Hakim kanaat, netlerin düşük geldiğidir. Netleri beklediği gibi gelenler olduğu gibi 1 netten 20 nete kadar düşük geldiğini belirtenler de mevcuttur.

Bu durumda sınavın adaleti açısından haksızlık olduğunu düşünen meslektaşlarımızın ÖSYM’ye rutin itiraz prosedürü dahilinde –mümkünse bizzat Ankara’ya gelerek- itiraz etmeleri gerekmektedir. Ankara’ya gelenlerin, bizzat yetkililere durumu anlatmak için çaba sarfetmeleri faydalı olacaktır. Gelemeyenler ise sadece kargo ve posta yoluyla itiraz edebilirler. Mail, faks veya telefon yoluyla itirazlar kabul edilmemektedir.

Ayrıca her meslektaşımızın*****osym@osym.gov.tr*****mail adresine düzenli ve dili nazik ama beklentisini açıkça ifade eden mailler göndermeleri de yetkililerin hassasiyetini artıracaktır.

Bunun için ÖSYM tarafından hazırlanan GENEL AMAÇLI DİLEKÇE kullanılmalıdır. Bu dilekçe ve prosedürler için,*****http://www.tus.com/7757/aralik-2010-...atali-sorular1*****sayfasındaki “İtiraz Prosedürü ve “Genel Amaçlı Dilekçe Örneği” için TIKLAYINIZ…” bölümündeki prosedürlere uyup dilekçe örneğini doldurduktan sonra ÖSYM’ye iletmeleri gerekmektedir.Bu dilekçenin en sonundaki “İsteğim:” bölümüne aşağıdaki ifadeleri yazmaları faydalı olacaktır.

İsteğim : 12 Aralık 2010 TUS’una giren bir hekimim. Sınavdan hemen sonra açıklanan soruları incelediğimde tahmini netlerimi hesaplamıştım. Puanlar ve netler açıklandığında ise beklediğimin çok altında (……net) eksik geldiğini fark ettim. Hekimlerin internette buluşma noktası olan bazı forum sitelerinde pek çok arkadaşımın da aynı durumdan bahsettiklerini görünce bunun tıpkı İlkbahar Dönemi TUS gibi bir değerlendirme hatasından kaynaklandığını düşündüm. 3 ayrı sebeple bu durumun meydana gelmiş olabileceğini ben ve pek çok meslektaşımız düşünüyoruz:

1- İptal edilen 4 soru (veya bunlardan bazıları) her iki kitapçıkta ya da birinde herkes için doğru olacak şekilde kodlanmamış olabilir. Bu soruların, herkes için doğru kabul edileceği duyurulmuştu.

2-Her iki kitapçık ya da biri için hazırlanan master doğru cevap anahtarı bazı sorular için hatalı olabilir. Önceki itirazlarda hekimlerin cevap kağıtları zaten yanlış olan master cevap anahtarı doğrultusunda değerlendirilerek maddi bir hata olmadığı söylenmiş ama bu hata ÖSYM tarafından nice baskılar sonucu kabullenilmiş ve hata düzeltilmişti. Yani mevcut cevap anahtarının doğruluğu mutlaka yeniden her iki kitapçık için de dikkatle teyit edilmelidir.

3-ÖSYM tarafından verilen kalem ve silgiler, hatalı değerlendirmeye neden olmuş olabilir. Önce işaretleyip sonra sildiğimiz bazı sorular optik okuyucu tarafından çift cevaplı gibi algılanarak yanlış kabul edilmiş olabilir.

Bu 3 olası durumun hassasiyetle gözden geçirilerek, benim ve sınava giren tüm adayların cevap kağıtlarının ve sonuçlarının yeniden değerlendirilmesini talep ediyorum.

Bu üç olası durumu tüm yetkililere ulaştırılarak en sağlıklı sonucun alınması için kurum olarak en üst düzeyde çaba sarfedeceğimizin de bilinmesini isteriz. Küçük hedefler ya da iritasyon peşinde olmadığımız iyi niyetli herkesin malumudur. Önemli olan geç de olsa adaletin yerini bulmasıdır.

Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

http://www.tus.com/5940/aralik-2010-tus-degerlendirmesi
Aralık 2010 TUS Değerlendirmesi

Erteleme, yeni sorular, güvenlik tedbirleri,kış … derken nihayet Aralık 2010 TUS yapıldı.

Sınav için öne çıkanları teker teker değerlendirelim ki sonraki sınavlara yol gösterici olsun:

1. GÜVENLİK TEDBİRLERİ

Neredeyse tamamı önemli ve yerindedir. Sadece 4 saat boyunca adayların tuvalet sorunu yüzlerce meslektaşımızı olumsuz etkilemiştir. Bunun tek çözümü vardır. Sınav sabah ve öğleden sonra olmak üzere iki oturumda yapılmalıdır ve bu konuda herkes her yolla ÖSYM’ye fikirlerini yapıcı şekilde iletmelidir.

2. HATALI SORULAR

Belki aceleye geldiğinden, belki de güvenlik kaygıları ön planda olduğundan bu sınavda çok sayıda (en az 7) hatalı ve iptali gereken soru vardı. ÖSYM, mutlaka buna bir çare bulmalıdır. Sorular, hem iki kaynaktan doğrulanmalı, hem de en az bir akademik kontrolden geçmelidir. “Aceleyle hazırlanmış ve hazırlandığı gibi sorulmuş” görüntüsü ÖSYM’ye yakışmamaktadır.

İtiraz dosyamız için TIKLAYINIZ…

3. SORULARIN DAĞILIM SORUNLARI

Sorular, branş içinde dengeli dağılmamıştır. Her konudan soru sorulamamış, sorular belli konulara sıkıştırılarak “adalet” yönü zedelenmiştir.

Örneğin, Anatomide kemik, kas, eklem gibi fakültede anlatılan konuların tam yarısından hiç soru sorulmamış, tüm sorular diğer yarısından sorulmuştur.

Bu sorun da, ÖSYM tarafından bilimsel standartlara kavuşturulmalı ve acilen uygulamaya geçirilmelidir.

4. SORULARIN ZORLUK ve ÖLÇÜCÜLÜĞÜ

Genelde; kolay sorular “çok kolay”, zor sorular ise “çok zor” sorulmuştur ki ikisinin ayırıcılığı da YOKTUR. Eğer ÖSYM, her soru için “Zorluk İndeksi” ve “Ayırıcılık İndeksi” hesaplamalarını yaparsa (ki hala yapıp yapmadığını bile bilmiyoruz) ayırıcılığı çok düşük bir sınav olduğu ortaya çıkacaktır.

Bir başka sorun da şudur: Bir pratisyenin asla kullanamayacağı, kullanmayacağı, bir uzmanın bile uzmanlık hayatı boyunca karşılaşmadığı pek çok uç, hatta uç ötesi bilgilere ait soruların sayısında da artış mevcuttur. Bu, ANLAMSIZdır. Özellikle Anatomi, Cerrahi ve Kadın Doğum sorularını hazırlayanlar gözden geçirilmelidir.

Dünyada; ayırıcı ve ölçücü, ayrıca seviyeye uygun soru hazırlamanın evrensel ve bilimsel standartları vardır ve bu standartlar ÖSYM tarafından da mutlaka acilen uygulanmalıdır.

Meslektaşlarımız içinde; yakın çevresinde basın mensubu, bürokrat, akademisyen, milletvekili… gibi ÖSYM’ye kolayca ve etkin şekilde ulaşabilecek durumda olanlar eleştirilerini yapıcı bir şekilde ama ısrarla ÖSYM’ye iletmelidirler ki bundan sonraki sınavlar gerçekten adil, ölçücü ve ayırt edici doğal olarak da hak edenin kazanacağı sınavlar olsun.

Burada doğal olarak sınavın olumsuzluklarını dile getirsek de hak edenin kazanmasını diliyoruz
Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK
TUSDATA A. Ş. Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı

Doktor sana bır çare
http://www.aksiyon.com.tr/dosyalar/d...ir-care_502065

Uzmanlık sınavında hatalı soru iddiası
http://www.zaman.com.tr/gundem_uzman...i_2085327.html
İSTANBUL
3 Mayıs 2013, Cuma
Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda 6 sorunun hatalı olduğu iddia edildi. Adaylar, durumu ÖSYM’ye iletti, ancak hatalı soruları referanslarıyla birlikte sunan diş hekimlerinin talepleri kabul edilmedi. ÖSYM, sadece 2 sorunun cevabını değiştirdi.

Paylaş
Tweetle
Paylaş
Gönder
Yazdır
A A
Nisanda yapılan Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda (DUS) 120 sorudan 6’sının hatalı olduğu tespit edildi. Mağdur adaylar, hatalı soruları referanslarıyla birlikte ÖSYM’ye iletti ancak talepleri kabul edilmedi. ÖSYM sadece 2 sorunun cevabını değiştirdi. 50 diş hekimi, dava açmaya hazırlanıyor. Hekimleri 37 merkezle sınavlara hazırlayan TUSDATA tus ve dus dersaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Sami Selçuk Biricik, “Soruların yanlışlığını uzman hocalarımız tespit etti. Fakat bireysel başvurularda istenen sonuç çıkmadı. ÖSYM adaylara bir cevap yazısı bile yazmıyor.” diyerek tepki gösterdi. Biricik, Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda da (TUS) ciddi hatalar olduğunu söyledi. ÖSYM yetkilileri ise şikâyet dilekçelerini bilim kurulunun incelediğini ve iki soruyla ilgili düzeltme yapılmasının kararlaştırıldığını bildirdi.

Geçtiğimiz yılın nisan ayında yapılan Diş Hekimliği Uzmanlık Sınavı’nda çıkan 120 sorudan 6’sının hatalı olduğu tespit edildi. Mağdur adaylar, hatalı soruların referanslarıyla birlikte Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’ne (ÖSYM) başvurdu. ÖSYM ise bu hatalı sorulardan sadece 2’sinin cevabını değiştirdi. Diş hekimliği sınavındaki sorulara itiraz eden ve Türkiye’de bu alanda sınav hazırlığı yapan 37 merkeze sahip olan Tıpta Uzmanlık Sınavı Hazırlık Merkezleri (TUSDATA) Yönetim Kurulu Başkanı Sami Selçuk Biricik, “Söz konusu soruların yanlışlığını uzman hocalarımız tespit etti. Fakat ÖSYM’ye yapılan bireysel başvurularda istenen sonuç çıkmadı. ÖSYM kendince bir karar veriyor ve adaylara bir cevap yazısı bile yazmıyor.” dedi.

Soruların dilekçelerde hatalı olduğunun bariz bir şekilde görüldüğünü anlatan Biricik, “Bunu normal okuyanlar bile açıklamalı yazılarla anlayabilir. Fakat ÖSYM ne yapıyor bilemiyoruz. Sadece DUS sınavında değil, nisan ayında yapılan TUS’ta da ciddi hatalar var. 12 soruya itiraz edildi. ÖSYM 6’sını iptal etti. 2’sinin cevabını değiştirdi. 4 soruya da bir şey yapmadı. Fakat hiçbir adaya cevap yazısı gelmedi.” açıklamasını yaptı. Biricik, hem DUS hem de TUS’a giren adayların dava açacağını aktardı.

Sınava girenlerden biri olan Diş Hekimi Ahmet Caner Irklı ise, “6 soruda hata tespit edildi. Bunu referanslarıyla birlikte ÖSYM’ye ilettik. ÖSYM sadece bizim bir sorumuzu ve bizim iletmediğimiz başka bir soruyu iptal etti. Daha sonra sınav sonucunu açıkladı. Yarım soru bile sıralamada çok şey değiştiriyor.” diye konuştu. Daha önce üniversitelerin bünyesinde yapılan diş hekimleri için uzmanlık sınavları, 2012’den itibaren merkezî sınav sistemine geçti. İlk sınav 2012’nin Nisan ayında yapıldı. İkinci sınav geçtiğimiz eylül ayında, son sınav ise Nisan 2013’te 1.200 diş hekiminin katılımı ile gerçekleşti. Adaylardan 200’ü asistanlık eğitimi alacak.

Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK'ten ÖSYM Başkanı'na Televizyonda "Açık Oturum" Çağrısı ...




3 Eyl 2012 tarihinde yayınlandı
Aralık 2010 Tus sorularındaki hata 19 ay sonra mahkeme kararı ile neticeye bağlandı, Doktorlar ise mağdur! Samanyolu Haber'in Uz.Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK ile yaptığı Video röportajlı haberi izlemek için tıklayın.
STV'nin Aralık 2010 TUS Skandalı ile ilgili Uz. Dr. Sami SELÇUKBİRİCİK ile röportajı






BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz
Bekliyoruz ama ÖSYM de bu ilişkiler normal



Geç kalma falan yok, zararın neresinden dönersen kardır. Bundan 7-8 kadar yıl önceydi. 5-6 defa girdiğim ÜDS lerden 50-60 arası alıp duruyordum. Meşhur bir TUS dersanesinin Meşhur bir sahibi -ki iyi İngilizce bilmesi ile de tanınır- yerime ÜDS ye girebileceğini söyledi. "Sen de sarışın gözlüklüsün ben de, kimse anlamaz bile, ben böyle çok kişiye ÜDS-KPDS kazandırttım" dedi. Tabi teklifini "bütün akademik hayatımı b.k çukurunun üzerine bina edemem" diyerek reddettim. 1-2 sınav daha sürünüp kendim 71'imi aldım. Eğer yakalanırsa "sevgili JOKER abimin" aleyhine tanıklık ederim.
Allah islah etsin, bir adamın her işi mi YAMUK olur ya?

BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük (MİLLİYET, AKİT) gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı (SINAVLARI) ile ilgili asılsız iddialarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı (?) mahiyette açık mektup yazan bir grup isim (Alp KARATAŞ Uz.Dr. Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK), ÖSYM'yi ağır suçlamalarla (SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.

Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.

ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde (?) mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir. (?)

İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı(SORULARIN DİKKATLİ HAZIRLANMADIĞI ve AÇIKLANMADIĞI) bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir, ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır, ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez (? Kuruma mı adaya mı ?).

Söz konusu ilan, ticari malzemesi (?) giderek tükenen (?) bir TUS hazırlık dersanesinin (TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) organizasyonu (?)olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur (?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MEZKUR DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?)) dershanenin (DERSANE) bu saldırılarını(?) yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin (RIZA ABİ Mİ ? RIZA ERÖKSÜZ ABİ DERSANE İDARECİSİ DEĞİL ) , bu deshaneye (DERSANE) bir şekilde bağlı kişileri ( Alp KARATAŞ Uz.Dr.Rıza ERÖKSÜZ Ahmet KANDEMİR Sancar VAROL Fatih KARAASLAN Bünyamin YILDIRIM Mahmut ÇELİKKANAT Uz.Dr.Uğur DEMİRCİ Osman GÜLSEVER Sinan TÜRKMEN Ayşe KARAGÜR Mustafa Kemal ŞAHİN İbrahim YAĞCI Taner ENGİN Emine AVCI HÜSEYİNOĞLU Seyran KÖKSAL Elif TEKE Ceylin KARA İsmail SANCAK Fatmagül SARI Erhan PARLAK Nilay KUZU Erdal KARACA Pınar SÖNMEZ Ahmet SANCAK Pervin SARACA Adil BOZPINAR Serkan VURAL Sönmez ERDOĞAN Yusuf DEMİR Aysun YILMAZ Lale DEMİRKAYA Sadi KORKMAZ Sedat ÖZKAN Beytullah KISA Emrah KESKİN Cenap KOÇTAŞ Fatma ÇELİK ) organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde (?) malum(?DAHA ÖNCE ZİKREDİLMEDİ, MALUM DEĞİL TUSDATA? TUSEM? TUSTİME? E-TUS? TUSWORLD?) )dershane (DERSANE) sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin (Uz.Dr. Ahmet ERKEK ?, Uz.Dr.Sami SELÇUKBİRİCİK ?, Prof.Dr. Dr. Sema SELÇUKBİRİİCK, Dr. İdris ŞAHİN ? Dr. İlker Ulaş SUNGUR ?, Dr. Gökhan ERSOY, Fatih SELÇUKBİRİCİK?, Ercan ÖZTÜRK? Emrah KABATAŞ? Salih AYDIN? Osman ERER?, Tolga BİÇER? Mehmet Ali Gülçelik ? Anıl ÇUBUKÇU? Şadin Balsak?, Ahmet Cevdet Çitoğlu?, Murat Erkeçoğlu?) de eski bir tarihte (Tarihlerde?) başkasının (başkalarının?) yerine (?) sınava girdiği tespit edilmiş (?), ancak başlatılan soruşturma (?) zaman aşımı (?) dolayısıyla akim (?) kalmıştır.

ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.

Adaylara ve kamuyouna (KAMUOYUNA) duyurulur.


Hiç etik değil de suç. Ösym tarafından korunuyorlar gibi gibi gibi

ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, son 10 yılda yapılan sınav sonuçlarına yönelik detaylı incelemeler yapmak üzere Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi kurduklarını bildirdi

13 Kasım 2017 20:00

ÖSYM, son 10 yılın tüm sınavlarını incelemeye aldı ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, yaptığı açıklamada, yeni kurdukları Sınav Sonuçlarını İzleme ve Değerlendirme Birimi'de ÖSYM tarafından son 10 yılda yapılan tüm sınavların masaya yatırılacağını açıkladı. Birimin her bir sınavla ilgili çok sayıda farklı analizi gerçekleştireceğini belirten Özer, şunları kaydetti: "Bu bağlamda her bir sınav için tüm sınav merkezlerine yönelik derinlemesine olağan dışılık analizi yapılacak. Aynı zamanda biyometrik analiz yaparak bir adayın yerine başka birinin sınava girip girmediğini tespit edebileceğiz. Söz konusu birim, ihbarları değerlendireceği gibi her bir adaya yönelik kapsamlı analizler yaparak olağan dışı bulguları tespit edecek. Birimde, her bir adayın girmiş olduğu aynı tip sınavlarda sınav sonuçları değerlendirilecek ve olağan dışı bir bulguya rastlanması halinde adayların eşdeğer sınava çağrılması için gerekli süreç de yönetilecek."

OLAĞAN DIŞI BİR DURUMDA SUÇ DUYURUSUNDA BULANACAĞIZ

Özer, söz konusu birimin ilk olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturmalara konu sınavları analiz etmeye başladığını vurguladı. Analizlerin kasım ayı sonu itibarıyla bitirileceğini açıklayan Özer, "Sonra soruşturma olup olmadığına bakmaksızın son 10 yılın tüm sınavlarının olağan dışılık raporlarını hazırlayacağız. Olağan dışı bir durum tespit edilmesi durumunda suç duyurularında bulunacağız." dedi.

BİRİM, 34 JOKER BELİRLEDİ

ÖSYM Başkanı Mahmut Özer, süreçte elde edecekleri bulgulara bağlı olarak 10 yıllık inceleme süresini de genişletebileceklerine işaret etti. Birime bağlı komisyonların çalışmaları sonucunda şu ana kadar 34 joker aday belirlediklerini ifade eden Özer, "43 adayın sınav sonuçlarını iptal ettik ve toplam 77 kişi ile ilgili suç duyurusunda bulunduk. Ayrıca 21 adayı eşdeğer sınava çağırdık. Eşdeğer sınava katılan 6 adaydan 3'ünün sınavı geçersiz sayıldı. Sınav güvenliğine yönelik çalışmalarımız devam ediyor." bilgisini verdi.

Anadolu Ajansı

ANASAYFA > Basın Odası > Haberler > 2014 > Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar (16.09.2014)
Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar (16.09.2014)

BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı ile ilgili asılsız iddialarla Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı mahiyette açık mektup yazan bir grup isim, ÖSYM'yi ağır suçlamalarla töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.


Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.


ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir.


İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir,
ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,
Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır,
ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez.

Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS hazırlık dersanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur dershanenin bu saldırılarını yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin, bu deshaneye bir şekilde bağlı kişileri organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde malum dershane sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin de eski bir tarihte başkasının yerine sınava girdiği tespit edilmiş, ancak başlatılan soruşturma zaman aşımı dolayısıyla akim kalmıştır.


ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.


Adaylara ve kamuyouna duyurulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=215&d=1293920233

Dr. Rıza Eröksüz' e; bir dersane sahibinin yoğun baskı yaptığı ÖSYM Yetkilisi Kim???
Dr_samsa ya; maddi güç bu iletişimde rol oynadı mı?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=218&d=1293921743

**** ne demek? http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=220&d=1293921833

MEcburum kim?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141

Drasc ye; bu tanıdıklara sınavdan önce de gidildi mi? Tanıdık isimler halen ÖSYM de çalışıyor mu?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=179&d=1293276103

03.02.2015

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA,



Aşağıda belirtilen sorularımın, Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi AVCI tarafından yazılı olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.

Prof.Dr. Alim Işık
MHP Kütahya Milletvekili

Eylül-2014'de yapılmış olan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) sonrasında bazı medya organlarına da yansıyan haber ve iddialarla ilgili olarak;

1. 14.09.2014 tarihinde yapılan TUS ve DUS (Dişte Uzmanlık Sınavı)'a giren bir grup Doktor ve Diş Hekimi adına Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakana hitaben yazılan ve adeta ÖSYM Başkanlığını şikayet ederek zan altında bırakan Basın Duyurusundan Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Varsa bu konuda şimdiye kadar Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ve kimler hakkında ne gibi yaptırımlar uygulanmıştır?
2. Anılan Basın Duyurusuna cevaben, ÖSYM Başkanlığının 16.09.2014 tarihli ve "Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar" başlıklı Basın açıklamasında yer alan "Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS Hazırlık Dershanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir." ibaresiyle kastedilen dershane hangisidir? Bu dershanenin kurucuları, yöneticileri ya da sahipleri kimlerdir?
3. Anılan dershanenin ticari sermayesinin tükendiği kanaatine nasıl varılmıştır? Anılan dershanenin sahibi olduğu ya da ilişkisi bulunduğu sosyal medya siteleri ya da platformları kimlere aittir ve aralarında ne tür ilişkiler söz konusudur?
4. ÖSYM Başkanlığınca yapılan Basın Açıklamasında "başkasının yerine sınava girdiği" tespit edilen dershane sahibi kimdir?
5. Anılan dershane sahibi hakkında başlatılan soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle akim kaldığı iddiaları doğru mudur? Doğru ise söz konusu soruşturma; ne zaman, hangi gerekçelerle ve kimler tarafından başlatılmıştır? Soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle sonuçsuz kalmasında kimlerin ihmali ya da baskısı olmuştur?
6. Anılan soruşturmanın sonuçsuz kalmasına yol açan sorumlular kimlerdir? Bu sorumlular hakkında Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ya da yapılmaktadır?
7. Anılan konuya ilişkin Bakanlığınız görüşü nasıldır?

HABER KAYNAĞI

https://m.facebook.com/alimbeymv/photos/a.10150215600110439.348294.394258745438/10153121382490439/?type=1&refid=17

sayın durömuş günay bu sorulara cevabınız var mı?
BAŞKA BİR TUS FORUMUNDAKİ YORUMU BURAYA AKTARAYIM


ÖSYM TUS DAVALARI HİÇ BİTMEYECEK!!!! Çünkü ;
Bu işten yararlanan ve yararlandırılan “organize menfaat çeteleri” nin sosyal medyada kanıtlı bağlantıları çökertilmedi
1- Sürekli yanlış TUS sorusu, iptal, soru açıklamama türü mahkemede %100 kaybedeceği kesin davalık durum oluşturarak her sınav sonrası kaosa neden olan ve devlet kurumu …….. ?
2- Her sınav sonrası hakkımızı arayan dersane ………. ?
3- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan tus forum sitesi ………. ?
4- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden hakkımızı arayan avukatlar ………. ?
5- Her sınav sonrası hatalı sorular üzerinden ÖSYM ‘ye dava açılmasını tek gündem yapan dersane ve tus forum sitesi ………. ?
6- ÖSYM’ye dava için dersane ve tus forum sitesi tarafından yönlendirildiğimiz avukat……. ?
7- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında yönlendirildiğimiz avukat…. ?
8- Biyologların TUS’a girebilmesi davasında davacıların tüm dava masraflarını karşılayacağını açıklayan ve karşılayan dersane…… ?
9- Hürriyet- Milliyet vs gazetelerine verilen ÖSYM gazete ilanlarını fonlayan dersane…….?
10- ÖSYM-YÖK yetkilileri ile yakın hemşehrililik irtibatı olan dersane sahibi……?
11- 15 dakikada bir mahkemeyi aramak için “TUS TELEFON TİMİ” kuran Tus forumu …?
12- Mahkemeye baskı için “ORGANİZE OLUP MAHKEME BAŞKANINA GİTME“etkinliği yapan Tus forumu …?
13- Bilirkişilere baskı yapmak için “BİLİRKİŞİ İLE GÖRÜŞME GURUBU” oluşturan Tus forumu…?
14- ÖSYM Hukuk Müşavirliğine baskı için” TUS ÖSYM HUKUK TİMİ” oluşturan Tus forumu…?
15- Bahse konu Tus forum sitesini yüksek rakamlarla fonlayan dersane…….?
16- ÖSYM Başkanının avukatı…..?
17- Dersane sahibinin avukatları…..?
18- ÖSYM davalarında tus forumlarından yönlendirildiğimiz avukatlar… ?
19- Tüm bu ÖSYM avukatları aynı adresteki aynı hukuk bürosunun avukatı mı…..?
20- ÖSYM Başkanının avukatı, ÖSYM davalarının avukatları yakınlığı …..?
21- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …. ?
22- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı ……?
23- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar, ÖSYM ve YÖK üyeleri ve dersane sahipleri arasında ticari ortaklık bağlantısı …..?
24- Dersane sahibiyle ortaklık bağlantısı olan ÖSYM ve YÖK üyeleri…..?
25- Hukuk bürosunda çalışan avukatlar ile ÖSYM ve YÖK üyeleri arasında kankalık bağlantısı …..?
26- Hukuk bürosunda çalışan avukatların dersane ve forum yönlendirmesiyle açtığı ÖSYM davaların sonucu……..?
27- ÖSYM’nin 7 Ocak 2011 tarihli Basın Duyurusunda bahsettiği “herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat grupları” ile yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri var mıdır?
28- Herkesi ÖSYM karşıtı faaliyete sevk eden menfaat gruplarının davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
29- ÖSYM’nin 16.09.2014 tarihli Basın Duyurusunda “bir hazırlık dersanesinin forumlardaki organizasyonundan bahsedilmekte ve başkasının yerine sınava girdiği tespit edilen malum dershane sahibi olarak tanınan kişi” diye bahsettiği organize yapı ile çok yakın irtibatlı ÖSYM-YÖK üyeleri ……?
30- ÖSYM karşıtı faaliyetleri organize eden ve başkasının yerine sınava giren dersane sahiplerinin davetine icabet eden ÖSYM-YÖK üyeleri ……. ?

netice her sınav sonrası çok beklersiniz

ÖSYM'den Bilgi Sızması- Moderatörler

drasc
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=569&d=1297971083

drasc

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=179&d=1293276103

samsa

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=218&d=1293921743

drsvc
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=221&d=1293921853

Nasıl Yani

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=652&d=1299332856

nasıl küçük görüşmeler???????

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=653&d=1299332870
dr.objektif

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=206&d=1293908105

hakimle görüşme

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=654&d=1299332909
hacettepecerrah

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=209&d=1293916441

drrıza
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=215&d=1293920233
bezgin şirin
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=220&d=1293921833

mecburum

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=224&d=1293979413

mecburum

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141

mecburum

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=228&d=1293991295

ÖSYM yi

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141sadece + bakanlığı?

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=375&d=1296165518

+ uzmanlık kurulu ??

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=373&d=1296163987

+ meclis

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=377&d=1296193767
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=301&d=1294754853
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=361&d=1296151462

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=360&d=1296151447

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=249&d=1294334122

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=342&d=1295901376


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=324&d=1294863671

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=323&d=1294863647

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=235&d=1293993753hiç
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=542&d=1297707048

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=543&d=1297708008

ösym tus formatının aynısı deneme sınavı

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=608&d=1298755304

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=609&d=1298755323

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=610&d=1298755348

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=611&d=1298755373

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=612&d=1298755396
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=613&d=1298755642

asc gibi forumda etkili.

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=227&d=1293991112

Türkiye'nin en ileri görüşlü doktoru Mecburum
Bu günü gördüğü tarih: 15 Eylül 2010 5:01 am.
Bu günkü sıkıntıların nedenini açıklıyor.
ÖSYM hata yapmamak için ne yapmalı?
Hata çok olursa ne olur?
yazın bi kenara

Avukat abilerim:
Dava açılacak yer
http://www.dr tus.com/yeni/modules.php?name=Forums&file=viewtopic&p=995770
Dava açılacak kişi: Mecburum ve Dr. Rıza ERÖKSÜZ

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=224&d=1293979413

birkez daha ÖSYM başkanı pRFO. dR. Ali Demire teşekkür. (http://www.stetuskop.com/showthread.php?t=4224)
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=213&d=1293920141
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=324&d=1294863671

http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=323&d=1294863647


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=225&d=1293989706
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=235&d=1293993753


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=226&d=1293990436
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=606&d=1298754063
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=227&d=1293991112
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=228&d=1293991295


http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=230&d=1293992185
http://www.stetuskop.com/attachment.php?attachmentid=231&d=1293992334



ösym yi hallaç pamuğu gibi atmışlar




Sır Oda’ya sızmışlar
paylaş
CROPY
Sır Oda’ya sızmışlar
Ankara’daki soruşturmada bir itirafçı, FET֒nün ÖSYM sorularını nasıl çaldığını deşifre etti. FET֒cülerin göz okuma sistemiyle girilen ‘Sır Oda’daki bilgisayara uzaktan erişimi sağlayan korsan yazılımla sızdığı anlaşıldı. FET֒nün bu şekilde son 15 yılın tüm sınav sorularını çaldığı tespit edildi

Gündem Dinar
YÜKSEL TEMEL
Cumartesi 14.01.2017
FETÖ MİLYONLARCA GENCİN HAYALİNİ BÖYLE ÇALDI!

Terör örgütü FETÖ'nün sınav usulsüzlüğüne ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada çok önemli ayrıntılara ulaşıldı.
Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı Ender Coşkun'un yürüttüğü soruşturmada milyonlarca öğrencinin kaderinin belirlendiği sınav merkezi olan ÖSYM mercek altına alındı. Daha önce ÖSYM'nin soru hazırlama biriminde görevli 3 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüphelilerden 2'si tutuklanırken, 1'inin itirafçı olduğu öğrenildi. İsmi gizli tutulan itirafçının savcılığa, "Sır Odasındaki bilgisayarlara yüklenen sorular 'sanal sunucu' vasıtasıyla ele geçiriliyor. Erişim yetkisi bulunan kişiler bu bilgisayarlara soruları yükleyebiliyor, alabiliyor ve silebiliyor" dediği öğrenildi. Bu itiraf üzerine Savcı Coşkun ve beraberindeki bilişim uzmanı polisler ÖSYM'nin en mahrem yeri olan soru hazırlama birimi ve soruların tamamlandıktan sonra yüklendiği "Sır Odası"nda bir dizi inceleme yaptı. Göz okuma "retina sistemi"yle girilen odadaki bilgisayarlardaki ilk incelemede, uzaktan erişimi sağlayan "ara yüz" yazılım programı ve "sanal sunucu" tespit edildi. Bu birimlerde çalışan ve bilgisayarlara erişim yetkisi bulunanların yüklenen bu korsan yazılım vasıtasıyla uzaktan erişim sağladığı belirtildi. Soruların uzaktan erişimle ele geçirilerek flaş belleklere yüklenip başta Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği olmak üzere FETÖ ile bağlantılı dershane ve okullarda örgüt üyelerine servis edildiği saptandı. Son 15 yıldaki tüm sınav sorularının bu şekilde çalındığı anlaşıldı.

SON 15 YIL ARAŞTIRILACAK
Bu tezgahın ortaya çıkarılmasının ardından Başsavcılık soruşturmayı derinleştirdi. Bakanlar Kurulu'nun izniyle son 15 yıldaki soruların nasıl çalındığı mercek altına alındı. İncelenecek imaj ve LOG kayıtlarından sisteme kimlerin direkt ya da uzaktan hangi tarihlerde kaç kez girildiği tespit edilecek. Ayrıca ÖSYM'deki en mahrem birim olarak bilinen "Sır Odası"nın girişinde bulunan retina sistemindeki kayıtlı personel listesi de incelemeye alındı.
Afyonkarahisar
MİLYONLARIN HAKKI GASP EDİLDİ
ÖSYM'nin yaptığı sınavlara her yıl 10 milyon kişi giriyor. 15 yıl geriye gidildiğinde bu rakam on milyonları geçiyor. KPSS'de ise son 15 yıl içinde kamuya 1.5 milyonun üzerinde kişi yerleştirildi. Bu rakamlar terör örgütü FETÖ'nün milyonlarca gencin hayaliyle de oynadığını gözler önüne seriyor


Samsun OMÜ Tıp Fakültesinde Türkiye’yi ayağa kaldıracak iddia!
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi eski dekan yardımcısı Faruk Bağırıcı hakkında müthiş bir iddia ortaya atıldı.

Samsun Haber - 2017-01-23 10:10:33

Samsun OMÜ Tıp Fakültesinde Türkiye’yi ayağa kaldıracak iddia!
Samsun Haber - Daha önce Paralel yapı mensubu olduğunu deşifre ettiğimiz ve halen tutuklu bulunan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi eski dekan yardımcısı Faruk Bağırıcı’nın Tıp Fakültesi’nde okuyan cemaat mensubu öğrencilere sınav sorularını vererek ders çalışmadan sınıf geçmelerini sağladığı iddia ediliyor.

İddiaya göre, Faruk Bağırıcı, Ondokuz Mayıs Üniversitesi dekanı Prof. Dr. Haydar Şahinoğlu’nun yardımcılığını yaptığı 2008 yılından 2014 yılına kadar yaklaşık 1200 civarında tıp fakültesi öğrencisini sınav sorularını vererek mezun etti.

17/25 Aralık sürecinden sonra da aktif olarak Paralel Yapı için çalışan Tıp Fakültesi çalışanlarını Ufuk- Sağlık Sen’e üye yapmak için üniversitenin resmi internet sitesini ve resmi e-posta adresinden mesajlar gönderen Faruk Bağırıcı, Mart 2014’te yapılan genel seçimlerde bütün Personeli Dekanlığın gücünü kullanarak AK Parti’ye oy vermemeleri için tehdit eden bir isim olarak öne çıkmıştı.

SAĞLIĞIMIZ KİMLERE EMANET

Bilindiği gibi Faruk Bağırıcı, 2008 yılından itibaren Ondokuz Mayıs Tıp Fakültesi Dekanı A. Haydar Şahinoğlu’nun yardımcılığını yapmıştı.

Ocak 2010 yılında bir süre Turgut Özal Üniversitesi’nde görev yapan Bağırıcı, Mart 2011 yılında tekrar OMܒye döndükten sonra Tıp Fakültesi Dekanı Haydar Şahinoğlu tarafından yeniden dekan yardımcısı olarak görevlendirilmişti.

Faruk Bağırıcı’nın sınav soruları vererek dersleri geçmelerini sağladığı öğrenciler şimdi Türkiye’nin muhtelif yerlerinde doktor olarak görev yapıyor ve vatandaşların sağlıkları bunlara emanet ediliyor.

Hiçbir dersten kalmadan tıp fakültesini tam zamanında bitirerek diploma alan Cemaat mensubu öğrencilerin hiç ders çalışmamalarına rağmen derslerini ve sınıflarını geçerek mezun olmaları, derslerini sıkı takip edip sabahtan akşama hatta gece yarılarına kadar ders çalışmalarına rağmen başarılı olamayan öğrencilerin dikkatlerini çekmişti.
Ali
Aynı durumun OMܒnün başka üniversitelerin başka başka bölümlerinde de tekerrür etmiş olmasından tereddüt ediliyor