www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > MESLEKİ KATEGORİ > İdari Kurumlar / TIP Eğitim Kurumları > Eğitim Araştırma Hastaneleri

5197 (0 Kayıtlı Ve 5197 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 08-29-2016, 13:09   #1
tususev
Popüler Üye
 
Üyelik tarihi: 13.12.10
Mesajlar: 3.200
Tecrübe Puanı: 0
tususev is on a distinguished road
Standart Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Bakanlığına devredilen askeri hastanelerden Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesine Prof. Dr. Mehmet Ali Gülçelik'in,Sultan Abdulhamit Eğitim ve Araştırma Hastanesine ise Prof. Dr. Ali Rıza Odabaş'ın başhekim olarak atandığını bildirdi.

Akdağ, Bilkent Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi gören gazilerle bir araya geldi.

Burada konuşan Akdağ, Türk Silahlı Kuvvetleri Rehabilitasyon Merkezinin isminin, gazilerle yaptıkları oylama sonucunda "Gazi Rehabilitasyon Merkezi" olmasına karar verdiklerini söyledi.

Rehabilitasyon Merkezinde hizmet eden herkese teşekkür eden Akdağ, gazilere, sağlık hizmetini bundan sonra Sağlık Bakanlığının vereceğini ifade etti.

Bakan Akdağ, bugüne kadar verilen hizmetleri, daha da kaliteli hale getirip, gazilere hizmet vermeye devam edeceklerini belirterek, "Bizim, Silahlı Kuvvetlerimizden devraldığımız hastaneler, içinde bulunduğumuz rehabilitasyon merkezi ve onun diğer bileşenleri öncelikle gazilerimize, şehit ailelerimize ve askerlerimize hizmet vermeye devam edecektir. Şu andaki planımız, bundan sonraki gidişat kesinlikle bu şeklide olacak." diye konuştu.

Hükümet ve Sağlık Bakanlığı olarak kendilerine düşen görevin gazilere verilen hizmetlerin kalitesinin yükseltilmesi olduğunu vurgulayan Akdağ, bunun için gerekli tecrübe ve vizyonun kendilerinde bulunduğunu bildirdi.

Görevi yeni devralanlara kolaylıklar dileleyen ve gazilere teşekkür eden Akdağ, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

"İsmi değiştirilen Gülhane Askeri Tıp Akademisine (GATA) başörtülü bir başhekimin atandığı" iddialarının sorulmazı üzerine Akdağ, "Atanan arkadaşlarımın içinde bir başörtülü hanımefendinin olup olmadığını bilmiyorum ama olsa da son derece tabiidir bu. Bunda hiçbir anormallik yok. Çünkü bu ülkenin insanlarını biz artık 'Başörtülü, başörtüsüz, şu, bu düşünceye sahip, şu, bu kıyafeti giyiniyor.' diye birbirinden ayırt etmiyoruz. Bu dönemler geride kaldı. Bunlar eski Türkiye'nin tartışmaları." yanıtını verdi.

Geçmişte de yaptığı gibi, liyakatı ve ehliyetiyle vazifesini yapabilecek kişileri göreve getirmeye önem verdiğini belirten Akdağ, bunun dışındaki tartışmaları "abes, kasıtlı ve saçma" bulduğunu söyledi.

Hastanelerin yeni başhekimleri
Yeni yöneticilerin tecrübeli olduğunu, onların, bu işi iyi bir şekilde başaracaklarına inandıklarını dile getiren Akdağ, daha önce bu hastanelerde yöneticilik yapmış kişilerden de yöneticilerin olduğunu bildirdi.

Akdağ, "Sağlık Bakanlığına devredilen askeri hastanelerin başhekimliklerine atananların isimleri belli mi?" sorusuna, şu yanıtı verdi:

"Bursa'da Doktor İdris Ahmet Çakır, Erzurum'da Doktor Hulki Aşır, Ankara'da Prof. Dr. Mehmet Ali Gülçelik, Onkoloji Hastanemizin halen yöneticiliğini yapan arkadaşımız Ankara'da, Sultan Abdulhamit Eğitim ve Araştırma Hastanesine Prof. Dr. Ali Rıza Odabaş, yılladır çok tecrübeli ve başarılı bir biçimde Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan bir arkadaşımız. Bilkent Fizik Tedavi Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesine Gazi Rehabilitasyon Hastanesi adını veriyoruz. Burada Doktor Nülifer Kutay Ordu Gökkaya, Ankara Beytepe'de Doktor Hamza Bozkurt, Ankara Etimesgut'ta da Doktor Muhammed Ali Oruç. Bu arkadaşlarımız şu anda yönetici olarak atandılar."

Bakan Akdağ, "Sağlık Bakanlığı'na devredilen askeri hastaneler için ne gibi çalışmalar yapılacak?" sorusu karşısında, "Birincisi, bu hastanelerin bütün envanterlerini gözden geçirdik. Cihazlar, yapılan hizmetler açısından, hizmetleri nasıl çeşitlendirebiliriz, daha güçlü hale nasıl getirebiliriz? Verimlilikle ilgili meseleler de var. Asker hastanelerinin doluluk oranları çok düşüktü. Zaten son yıllarda asker hastanelerine belli kotalarla asker olmayan vatandaşlarımızın da kabul edilmesi, onlara burada hizmet verilmesi başlatılmıştı." ifadesini kullandı.

"Gazi, şehit ailesi ve asker öncelikli hizmet"
Vatandaşın hizmete kolay erişmesi gerektiğine değinen Akdağ, bürokratik süreçleri kolaylaştıracaklarını belirtti.

Akdağ, "Hastanenin kapısına gelen bir vatandaş, hastanenin kapısından işini bitirip çıkıncaya kadar bürokrasiyle asla sıkıntıya düşmemelidir. Bizim çok büyük bir tecrübemiz var. Sağlık Bakanlığı, hastanecilikte bütün dünyaya model olmuş bir sistemi oturtmuş bir bakanlıktır. SSK hastanelerini devraldığımızda, nasıl bir anda bu hastanelerin her halinin değiştiğini biliyoruz. Bu aynı husus askeri hastanelerde de olacak." dedi.

Devraldıkları hastanelerde gazi, şehit ailesi ve asker öncelikli, silahlı kuvvetlerin ihtiyaçlarını önceleyen bir anlayışla hizmet edeceklerini vurgulayan Akdağ, artan kapasiteyi de diğer vatandaşların hizmetine sunacaklarını bildirdi.

"Askeri hastanelerin sivilleştirilmesi konusunda bazı endişeler var. Bu konuda ne diyeceksiniz?" sorusu üzerine, Akdağ, şu görüşlere yer verdi:

"Askeri hastanemizin sivilleştirilmesi, askerimizin ihtiyacını ortadan kaldırmıyor, biz o ihtiyacı görmeye devam edeceğiz. Gülhane, Haydarpaşa, şu anda içinde bulunduğumuz rehabilitasyon merkezi aynı zamanda eğitim, araştırma hastaneleridir. Bir taraftan silahlı kuvvetlerimizin ihtiyacı olan eğitim araştırmayı Sağlık Bilimleri Üniversitemizde devam ettireceğiz, öbür taraftan yine silahlı kuvvetlerin ihtiyaç duyduğu alanlardaki hizmeti kuvvetlendirerek devam ettireceğiz."

Akdağ, öğrencilik yıllarında, Silahlı Kuvvetlerin yetiştirmek istediği tabiplerin kendileriyle okudunu anlatarak, bu ihtiyaçların diğer üniversitelerden de görülebileceğini, bu hususta bir aksamanın olmayacağına inandıklarını dile getirdi
tususev isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

     

Alt 08-29-2016, 13:10   #2
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
tususev´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Bakanlığına devredilen askeri hastanelerden Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesine Prof. Dr. Mehmet Ali Gülçelik'in,Sultan Abdulhamit Eğitim ve Araştırma Hastanesine ise Prof. Dr. Ali Rıza Odabaş'ın başhekim olarak atandığını bildirdi.

Akdağ, Bilkent Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi gören gazilerle bir araya geldi.

Burada konuşan Akdağ, Türk Silahlı Kuvvetleri Rehabilitasyon Merkezinin isminin, gazilerle yaptıkları oylama sonucunda "Gazi Rehabilitasyon Merkezi" olmasına karar verdiklerini söyledi.

Rehabilitasyon Merkezinde hizmet eden herkese teşekkür eden Akdağ, gazilere, sağlık hizmetini bundan sonra Sağlık Bakanlığının vereceğini ifade etti.

Bakan Akdağ, bugüne kadar verilen hizmetleri, daha da kaliteli hale getirip, gazilere hizmet vermeye devam edeceklerini belirterek, "Bizim, Silahlı Kuvvetlerimizden devraldığımız hastaneler, içinde bulunduğumuz rehabilitasyon merkezi ve onun diğer bileşenleri öncelikle gazilerimize, şehit ailelerimize ve askerlerimize hizmet vermeye devam edecektir. Şu andaki planımız, bundan sonraki gidişat kesinlikle bu şeklide olacak." diye konuştu.

Hükümet ve Sağlık Bakanlığı olarak kendilerine düşen görevin gazilere verilen hizmetlerin kalitesinin yükseltilmesi olduğunu vurgulayan Akdağ, bunun için gerekli tecrübe ve vizyonun kendilerinde bulunduğunu bildirdi.

Görevi yeni devralanlara kolaylıklar dileleyen ve gazilere teşekkür eden Akdağ, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

"İsmi değiştirilen Gülhane Askeri Tıp Akademisine (GATA) başörtülü bir başhekimin atandığı" iddialarının sorulmazı üzerine Akdağ, "Atanan arkadaşlarımın içinde bir başörtülü hanımefendinin olup olmadığını bilmiyorum ama olsa da son derece tabiidir bu. Bunda hiçbir anormallik yok. Çünkü bu ülkenin insanlarını biz artık 'Başörtülü, başörtüsüz, şu, bu düşünceye sahip, şu, bu kıyafeti giyiniyor.' diye birbirinden ayırt etmiyoruz. Bu dönemler geride kaldı. Bunlar eski Türkiye'nin tartışmaları." yanıtını verdi.

Geçmişte de yaptığı gibi, liyakatı ve ehliyetiyle vazifesini yapabilecek kişileri göreve getirmeye önem verdiğini belirten Akdağ, bunun dışındaki tartışmaları "abes, kasıtlı ve saçma" bulduğunu söyledi.

Hastanelerin yeni başhekimleri
Yeni yöneticilerin tecrübeli olduğunu, onların, bu işi iyi bir şekilde başaracaklarına inandıklarını dile getiren Akdağ, daha önce bu hastanelerde yöneticilik yapmış kişilerden de yöneticilerin olduğunu bildirdi.

Akdağ, "Sağlık Bakanlığına devredilen askeri hastanelerin başhekimliklerine atananların isimleri belli mi?" sorusuna, şu yanıtı verdi:

"Bursa'da Doktor İdris Ahmet Çakır, Erzurum'da Doktor Hulki Aşır, Ankara'da Prof. Dr. Mehmet Ali Gülçelik, Onkoloji Hastanemizin halen yöneticiliğini yapan arkadaşımız Ankara'da, Sultan Abdulhamit Eğitim ve Araştırma Hastanesine Prof. Dr. Ali Rıza Odabaş, yılladır çok tecrübeli ve başarılı bir biçimde Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan bir arkadaşımız. Bilkent Fizik Tedavi Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesine Gazi Rehabilitasyon Hastanesi adını veriyoruz. Burada Doktor Nülifer Kutay Ordu Gökkaya, Ankara Beytepe'de Doktor Hamza Bozkurt, Ankara Etimesgut'ta da Doktor Muhammed Ali Oruç. Bu arkadaşlarımız şu anda yönetici olarak atandılar."

Bakan Akdağ, "Sağlık Bakanlığı'na devredilen askeri hastaneler için ne gibi çalışmalar yapılacak?" sorusu karşısında, "Birincisi, bu hastanelerin bütün envanterlerini gözden geçirdik. Cihazlar, yapılan hizmetler açısından, hizmetleri nasıl çeşitlendirebiliriz, daha güçlü hale nasıl getirebiliriz? Verimlilikle ilgili meseleler de var. Asker hastanelerinin doluluk oranları çok düşüktü. Zaten son yıllarda asker hastanelerine belli kotalarla asker olmayan vatandaşlarımızın da kabul edilmesi, onlara burada hizmet verilmesi başlatılmıştı." ifadesini kullandı.

"Gazi, şehit ailesi ve asker öncelikli hizmet"
Vatandaşın hizmete kolay erişmesi gerektiğine değinen Akdağ, bürokratik süreçleri kolaylaştıracaklarını belirtti.

Akdağ, "Hastanenin kapısına gelen bir vatandaş, hastanenin kapısından işini bitirip çıkıncaya kadar bürokrasiyle asla sıkıntıya düşmemelidir. Bizim çok büyük bir tecrübemiz var. Sağlık Bakanlığı, hastanecilikte bütün dünyaya model olmuş bir sistemi oturtmuş bir bakanlıktır. SSK hastanelerini devraldığımızda, nasıl bir anda bu hastanelerin her halinin değiştiğini biliyoruz. Bu aynı husus askeri hastanelerde de olacak." dedi.

Devraldıkları hastanelerde gazi, şehit ailesi ve asker öncelikli, silahlı kuvvetlerin ihtiyaçlarını önceleyen bir anlayışla hizmet edeceklerini vurgulayan Akdağ, artan kapasiteyi de diğer vatandaşların hizmetine sunacaklarını bildirdi.

"Askeri hastanelerin sivilleştirilmesi konusunda bazı endişeler var. Bu konuda ne diyeceksiniz?" sorusu üzerine, Akdağ, şu görüşlere yer verdi:

"Askeri hastanemizin sivilleştirilmesi, askerimizin ihtiyacını ortadan kaldırmıyor, biz o ihtiyacı görmeye devam edeceğiz. Gülhane, Haydarpaşa, şu anda içinde bulunduğumuz rehabilitasyon merkezi aynı zamanda eğitim, araştırma hastaneleridir. Bir taraftan silahlı kuvvetlerimizin ihtiyacı olan eğitim araştırmayı Sağlık Bilimleri Üniversitemizde devam ettireceğiz, öbür taraftan yine silahlı kuvvetlerin ihtiyaç duyduğu alanlardaki hizmeti kuvvetlendirerek devam ettireceğiz."

Akdağ, öğrencilik yıllarında, Silahlı Kuvvetlerin yetiştirmek istediği tabiplerin kendileriyle okudunu anlatarak, bu ihtiyaçların diğer üniversitelerden de görülebileceğini, bu hususta bir aksamanın olmayacağına inandıklarını dile getirdi
hayırlı olsun
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 08-29-2016, 21:24   #3
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
tususev´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Bakanlığına devredilen askeri hastanelerden Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesine Prof. Dr. Mehmet Ali Gülçelik'in,Sultan Abdulhamit Eğitim ve Araştırma Hastanesine ise Prof. Dr. Ali Rıza Odabaş'ın başhekim olarak atandığını bildirdi.

Akdağ, Bilkent Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi gören gazilerle bir araya geldi.

Burada konuşan Akdağ, Türk Silahlı Kuvvetleri Rehabilitasyon Merkezinin isminin, gazilerle yaptıkları oylama sonucunda "Gazi Rehabilitasyon Merkezi" olmasına karar verdiklerini söyledi.

Rehabilitasyon Merkezinde hizmet eden herkese teşekkür eden Akdağ, gazilere, sağlık hizmetini bundan sonra Sağlık Bakanlığının vereceğini ifade etti.

Bakan Akdağ, bugüne kadar verilen hizmetleri, daha da kaliteli hale getirip, gazilere hizmet vermeye devam edeceklerini belirterek, "Bizim, Silahlı Kuvvetlerimizden devraldığımız hastaneler, içinde bulunduğumuz rehabilitasyon merkezi ve onun diğer bileşenleri öncelikle gazilerimize, şehit ailelerimize ve askerlerimize hizmet vermeye devam edecektir. Şu andaki planımız, bundan sonraki gidişat kesinlikle bu şeklide olacak." diye konuştu.

Hükümet ve Sağlık Bakanlığı olarak kendilerine düşen görevin gazilere verilen hizmetlerin kalitesinin yükseltilmesi olduğunu vurgulayan Akdağ, bunun için gerekli tecrübe ve vizyonun kendilerinde bulunduğunu bildirdi.

Görevi yeni devralanlara kolaylıklar dileleyen ve gazilere teşekkür eden Akdağ, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

"İsmi değiştirilen Gülhane Askeri Tıp Akademisine (GATA) başörtülü bir başhekimin atandığı" iddialarının sorulmazı üzerine Akdağ, "Atanan arkadaşlarımın içinde bir başörtülü hanımefendinin olup olmadığını bilmiyorum ama olsa da son derece tabiidir bu. Bunda hiçbir anormallik yok. Çünkü bu ülkenin insanlarını biz artık 'Başörtülü, başörtüsüz, şu, bu düşünceye sahip, şu, bu kıyafeti giyiniyor.' diye birbirinden ayırt etmiyoruz. Bu dönemler geride kaldı. Bunlar eski Türkiye'nin tartışmaları." yanıtını verdi.

Geçmişte de yaptığı gibi, liyakatı ve ehliyetiyle vazifesini yapabilecek kişileri göreve getirmeye önem verdiğini belirten Akdağ, bunun dışındaki tartışmaları "abes, kasıtlı ve saçma" bulduğunu söyledi.

Hastanelerin yeni başhekimleri
Yeni yöneticilerin tecrübeli olduğunu, onların, bu işi iyi bir şekilde başaracaklarına inandıklarını dile getiren Akdağ, daha önce bu hastanelerde yöneticilik yapmış kişilerden de yöneticilerin olduğunu bildirdi.

Akdağ, "Sağlık Bakanlığına devredilen askeri hastanelerin başhekimliklerine atananların isimleri belli mi?" sorusuna, şu yanıtı verdi:

"Bursa'da Doktor İdris Ahmet Çakır, Erzurum'da Doktor Hulki Aşır, Ankara'da Prof. Dr. Mehmet Ali Gülçelik, Onkoloji Hastanemizin halen yöneticiliğini yapan arkadaşımız Ankara'da, Sultan Abdulhamit Eğitim ve Araştırma Hastanesine Prof. Dr. Ali Rıza Odabaş, yılladır çok tecrübeli ve başarılı bir biçimde Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan bir arkadaşımız. Bilkent Fizik Tedavi Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesine Gazi Rehabilitasyon Hastanesi adını veriyoruz. Burada Doktor Nülifer Kutay Ordu Gökkaya, Ankara Beytepe'de Doktor Hamza Bozkurt, Ankara Etimesgut'ta da Doktor Muhammed Ali Oruç. Bu arkadaşlarımız şu anda yönetici olarak atandılar."

Bakan Akdağ, "Sağlık Bakanlığı'na devredilen askeri hastaneler için ne gibi çalışmalar yapılacak?" sorusu karşısında, "Birincisi, bu hastanelerin bütün envanterlerini gözden geçirdik. Cihazlar, yapılan hizmetler açısından, hizmetleri nasıl çeşitlendirebiliriz, daha güçlü hale nasıl getirebiliriz? Verimlilikle ilgili meseleler de var. Asker hastanelerinin doluluk oranları çok düşüktü. Zaten son yıllarda asker hastanelerine belli kotalarla asker olmayan vatandaşlarımızın da kabul edilmesi, onlara burada hizmet verilmesi başlatılmıştı." ifadesini kullandı.

"Gazi, şehit ailesi ve asker öncelikli hizmet"
Vatandaşın hizmete kolay erişmesi gerektiğine değinen Akdağ, bürokratik süreçleri kolaylaştıracaklarını belirtti.

Akdağ, "Hastanenin kapısına gelen bir vatandaş, hastanenin kapısından işini bitirip çıkıncaya kadar bürokrasiyle asla sıkıntıya düşmemelidir. Bizim çok büyük bir tecrübemiz var. Sağlık Bakanlığı, hastanecilikte bütün dünyaya model olmuş bir sistemi oturtmuş bir bakanlıktır. SSK hastanelerini devraldığımızda, nasıl bir anda bu hastanelerin her halinin değiştiğini biliyoruz. Bu aynı husus askeri hastanelerde de olacak." dedi.

Devraldıkları hastanelerde gazi, şehit ailesi ve asker öncelikli, silahlı kuvvetlerin ihtiyaçlarını önceleyen bir anlayışla hizmet edeceklerini vurgulayan Akdağ, artan kapasiteyi de diğer vatandaşların hizmetine sunacaklarını bildirdi.

"Askeri hastanelerin sivilleştirilmesi konusunda bazı endişeler var. Bu konuda ne diyeceksiniz?" sorusu üzerine, Akdağ, şu görüşlere yer verdi:

"Askeri hastanemizin sivilleştirilmesi, askerimizin ihtiyacını ortadan kaldırmıyor, biz o ihtiyacı görmeye devam edeceğiz. Gülhane, Haydarpaşa, şu anda içinde bulunduğumuz rehabilitasyon merkezi aynı zamanda eğitim, araştırma hastaneleridir. Bir taraftan silahlı kuvvetlerimizin ihtiyacı olan eğitim araştırmayı Sağlık Bilimleri Üniversitemizde devam ettireceğiz, öbür taraftan yine silahlı kuvvetlerin ihtiyaç duyduğu alanlardaki hizmeti kuvvetlendirerek devam ettireceğiz."

Akdağ, öğrencilik yıllarında, Silahlı Kuvvetlerin yetiştirmek istediği tabiplerin kendileriyle okudunu anlatarak, bu ihtiyaçların diğer üniversitelerden de görülebileceğini, bu hususta bir aksamanın olmayacağına inandıklarını dile getirdi
Başarılar
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 08-30-2016, 22:09   #4
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

30 Ağustos 2016 Salı 01:00
Başörtülü Başhekim İddiası Yalanlandı
Sağlık Bakanlığına devredilen GATA’ya Ankara 1. Bölge Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz'ın Başhekim olduğu iddia edildi. İddiayı yalanlayan yetkililer GATA’ya yönetici olarak Prof. Dr. Mehmet Ali Gülçelik atandığını bel
UĞUR ÖĞÜT / HABERVAKTİM



Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Sağlık Bilimleri Üniversitesi ve Ankara 1. Bölge Kamu Hastaneleri Birliği bünyesinde Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak hizmet vermeye başladı. Devir teslim töreninde hazır bulunan Ankara 1. Bölge Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz'ın GATA Başhekimi olduğu iddia edildi. Fakat bu söylenti doğrulanmayarak yönetici olarak Prof. Dr. Mehmet Ali Gülçelik atandığı ifade edildi.

BİRLİKTELİK MESAJI VERDİLER

669 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Askeri Hastanelerin Sağlık Bakanlığına devri kapsamında düzenlenen devir teslim töreninde Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl, Ankara 1. Bölge Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, GATA Komutanı Tümamiral Prof. Dr. Hayati Bilgiç ve GATA Başhekimi Tuğgeneral Prof. Dr. Ufuk Demirkılıç GATA personeli ile bir araya gelerek bu süreçte sunulan sağlık hizmeti ve üniversite eğitimini en üst kaliteye taşımak ve bir arada çalışmak konusunda birliktelik mesajı verdiler.

‘HAYIRLARA VESİLE OLSUN’

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl konuyla alakalı yaptığı açıklamada "669 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Askeri Hastanelerin Sağlık Bakanlığına devri işlemi ülkemiz için, milletimiz için hayırlara vesile olsun. Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GATA’nın akademi ve eğitim tarafını yürütecek. Üniversitemizin artık Ankara'da Gülhane Tıp Fakültesi, Hemşirelik Yüksek Okulu, Meslek Yüksek Okulu ve Yeni bir Enstitüsü daha oldu. İlaveten GATA’nın misyonuna uygun kimi tıp branşlarına hava ve uzay hekimliği, harp cerrahisi, sualtı hekimliği, kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer tehditlere karşı savunma gibi hizmetleri yürütme yükümlülüğü de üniversitemize verildi. Sağlık Bilimleri Üniversitesi ‘köklü mazisi’ olan bir üniversite. SBÜ, Gülhane misyonunu da üzerine alarak yarınlara daha da güçlü olarak yürüyecek" şeklinde konuştu.

'BAŞÖRTÜLÜ BAŞHEKİM İDDİASI'

Öte yandan; devir teslim töreninde hazır bulunan Ankara 1. Bölge Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz'ın GATA Başhekimi olduğu iddia edildi. Fakat bu söylenti doğrulanmadı. Gazetemize ulaşan Sağlık Bilimleri Üniversitesi yetkilileri, sosyal medyada yayılan Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz ile ilgili iddianın gerçeği yansıtmadığını belirttiler. Ankara 1. Bölge Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği bünyesinde hizmet vermeye başlayan Gülhane Eğitim Araştırma Hastanesine yönetici olarak
Prof. Dr. Mehmet Ali Gülçelik atandı
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 08-31-2016, 08:38   #5
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

tusdata tus dersanesi genel cerrahi hocamızı kutluyoruz



Genel Cerrahi Sorularındaki Değişimler

1998 yılından beridir yapılan TUS tüm hekimlerin hayatında, en azından bir süre, önemli bir yer işgal eden, meslek hayatının en önemli virajlarından biridir.

Bu sınav ile çok sayıdaki hekimi, kısıtlı sayıdaki uzmanlık kadrolarına yerleştirmenin daha adaletli, daha iyi bir yöntemi ne yazık ki bulunamamıştır. Hekimler açısından TUS bu nedenle vazgeçilmezdir. Ancak hekimlerin de, tüm zorluklara göğüs gererken beklentileri vardır TUS`tan. Çalışanla çalışmayanın ayırt edileceği, hak edenlerin belirleneceği, 6 yıl boyunca verilen emeklerin karşılığının alınacağı adaletli bir sınav olmalı.

ÖSYM tarafından yıllardır, gerçekleştirilen TUS`a son yıllarda birçok değişiklikler karşımıza çıktı. İlk olarak 1996 yılında dört yanlış bir doğruyu götürmeye başladı (daha önce böyle bir durum yoktu). Sonrasında sorular ve cevapları açıklanmaya başlandı, bundan sonrada cevabı yanlış verilen, doğru cevabı olmayan, birden fazla doğru cevabı olan, ne sorduğu anlaşılamayan sorular artık net olarak tartışıldı ve iptal edebilme seçeneği ortaya çıktı. Nisan 2012’den itibaren de toplam soru sayısı ve oturum sayısı değişti.

Bu temel değişiklikler dışında Genel Cerrahi de şunlar karşımıza çıktı:

Soru sayısında değişiklikler: ilk TUS’larda 100 Klinik soru içersinde 19-20 soru ortalamasıyla karşımıza çıkan sınav 2000’li yılların ortalarından itibaren soru sayısı 16-17 sayısına kadar düştü. Nisan 2012’de Klinik soru sayısının 120’ye çıkması ile soru sayısı Nisan sınavında 26 adet, Eylül sınavında 29 adet soruyla Genel Cerrahi sorularında rekor bir artış ortaya çıktı.

Soru şekilleri: ilk TUS’larda daha çok yüzeysel ve direkt bilgi sorulurken, son 10 yıl içerisinde daha detay ve yorum soruları çıkmaya başladı. Tabi ki yorum sorularının çıkmasıyla Vaka Soruları’nın ağırlıkları artmaya başladı. Soru zorluk derecesi arttırılmaya çalışıldıkça daha detay ve kıyıda köşedeki bilgiler sorulmaya başlandı. Sınav bilgi ölçmeden çok eleme olmaya başladı. Bu sırada hatalı soru sayısı da artmaya başladı. Hatalı soru her sınavda olabilir, belli oranda kabul edilebilir. Tıp gibi geniş, hızlı değişimin olduğu, doğruların değişebildiği ve her zaman tek bir doğrunun olmadığı bir alanda soru hazırlamanın zor olduğunu hepimiz bilmekteyiz. Bunları aşmanın yolu sınav için soruların hazırlanacağı belli referans kitaplarını belirleyip ilan etmekten geçer.

Etik ve Tıp Tarihi sorularının Genel Cerrahi ‘de sorulması: Nisan 2007’den başlayarak her TUS’da Genel Cerrahi soruları arasında etik ve sonrasında da Tıp Tarihi sorulmaya başlandı. Eğer bu soruların sorulması düşünülüyorsa, Tıp Fakültesi’nde “Tıbbi Etik ve Deontonloji” olarak ayrı bir ders okutulduğuna göre ve üniversitelerdeki “Tıp Tarihi ve Etik Anabilim Dalı” Temel Tıp Bilimleri bölümünde kategorize edildiğine göre bu konudaki soruların da TUS’un “Temel Tıp Bilimleri testinde” bulunması gerekir. Ayrıca bu yetmezmiş gibi bir TUS sınavında da “Bir cesette ölü morluklarının normalden açık…” diye başlayan bir “Adli Tıp” sorusu vardı.

Her şeye rağmen güzel günler ve başarı dileklerimle….

Prof. Dr. M. Ali GÜLÇELİK
https://www.tus.com/25510/genel-cerr...aki-degisimler

Last edited by Kayıtsız Üye; 11-17-2016 at 19:12.
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 09-03-2016, 18:23   #6
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Prof. Dr. Mehmet Ali Gülcelik in hür ve kabul edilmiş Mason olduğuna dair iddiali soylemler var böyle midir değil midir bilemeyiz ancak
yoldan geçeni öpmüyorlar
yoldan geçeni bir yere alıp taşımıyorlar
dıştan bakıldığında mason mu degil mi bir başarı hikayesi olmadan ailece bu kadar hızlı yükselmesi tusdata tus dersanesi eğitmenliği adıyaman üniversitesi geçmişi geçenlerde haber olan tusdata cemaati artı mason olmasını dusundurmuyor değil.. Doğru ise Dekanlık Rektörlük ne kadar erken gelecek gözlemek lazım. Masonluğa ve tarikatlara girme amaci hizli yukselme icin örtülü dayanisma degil midir? masonluk ve tarikatlar arası ilişki ve geciskenlik bilinen bir olgu. masonlukta bir tür gizli ve gizemli seküler tarikat yapulanmasi degil midir? Sonuçta en doğrusunu kendi bilir ve insanin günümüzde dinsel cinsel ve siyasal tercihleri kendisini ilgilendirir saygı duymak lazim

Last edited by Kayıtsız Üye; 10-04-2016 at 21:52.
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 10-01-2016, 08:37   #7
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Hürriyet
MENÜ

Fikret Bila


MenüTakip Et
CROPY
Eski GATA Komutanı Güner'in mektubu

01.10.2016 Cumartesi
UZUN süre GATA Komutanlığı yapan Prof. Dr. Ömer Şarlak'ın görüşlerini dün aktarmıştım.

Prof. Dr. Şarlak gibi, eski GATA komutanlarından emekli Korgeneral Hayri Güner de görüşlerini iletti. Güner’den aldığım mektubu çok uzun olduğu için özetleyerek sunuyorum:

BİRİNCİ KADEME

“TSK sağlık sisteminin birinci kademesi kıta tabipleri tarafından yerine getirilir. Bu tabipler koruyucu ve tedavi edici tedavi yanında kışlanın gıda kontrol müfrezelerinin olmadığı yerlerde hijyen şartlarının kontrolü, rehberlik ve danışmanlık hizmetinin tıbbi desteği ve 2004 yılında Sağlık Bakanlığı ile Genelkurmay Başkanlığı arasında imzalanan protokole uygun olarak Üreme Sağlığı ve Aile Planlaması eğitiminde eğitici rolü vardır. Üreme Sağlığı ve Aile Planlaması konusunda bakanlık ve Genelkurmay Başkanlığı arasındaki protokolün imzacıları dönemin Sağlık Bakanı adına müsteşarı olan ve halen AK Parti milletvekili olan Sayın Necdet Ünvar, Genelkurmay Başkanlığı adına şahsımdır. Bu protokol taraflarca Ankara Mamak 4’üncü Kolordu Komutanlığı kışlasında basın mensuplarının huzurunda imzalanmıştır.

Kıta tabipleri sahrada daha önce yazdığınız gibi sargı yerinden başlayarak sıhhi tahliye ve tedavi sisteminde rol alırlar ve sıhhiye bölük, tabur, seyyar cerrahi hastanelerinde görev alırlar. Bu tabipler sağlık hizmeti yanında görev aldıkları sıhhiye birliklerinde emir ve komuta hizmeti yapmaktadırlar.
Takdir edileceği gibi bu görevlerin askeri bir disiplin içerisinde ve 24 saat esasına göre belirli bir eğitim ile yerine getirilmesi gerekmektedir.

UZMANLAŞMA

Askeri hastaneler Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yurt sathında yayılmış olması dikkate alınarak muhtelif yerlerde kurulmuştur. Bu hastaneler kuruldukları bölgelerdeki silahlı kuvvetler ünitelerinin ihtiyaçları dikkate alınarak çeşitli konularda ihtisaslaşmışlardır. Deniz Birliklerinin bulunduğu yerlerdeki hastaneler Deniz ve Sualtı Hekimliği, Hava birliklerinin bulunduğu yerlerdeki hastaneler Hava ve Uzay Hekimliği konusunda, OHAL bölgesindeki hastaneler Harp Psikolojisi ve Harp Cerrahisi konusunda ihtisaslaşmış ve uygun tıbbi cihazlarla teçhiz edilmiştir. Eskişehir’de bulunan askeri hastane bünyesine pilotların fizyolojik eğitimini sağlayan bir merkez bulunmaktadır.

GATA’NIN İŞLEVİ

Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sağlık personeli ihtiyacını karşılayan eğitim kurumudur. GATA bünyesinde Tıp Fakültesi, Yüksek Hemşirelik Okulu (lisans düzeyinde eğitim vermiştir, mezunları bir dönem subay olarak istihdam edilmiştir), Astsubay Meslek Yüksekokulu (öğrencileri Acil Tıp Teknisyenliği ortak programını takiben branş eğitimi programı takip etmektedir) ve Ankara ile İstanbul Haydarpaşa’da eğitim ve araştırma hastanesi bulunmaktadır. GATA Komutanlığı’nda yapılan eğitimler dekan emir komutasında çeşitli kuruluşlar tarafından YÖK tarafından belirlenen esaslara göre yapılmaktadır.

TSK Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi öncelikle terör mücadelesinde yaralanan ve sakat kalan gazilerin tedavisi ve tedavi sonrası ömür boyu bakımlarını sağlamaktadır. Bu merkez gazi tedavisinde dünya çapında bir tıbbi tecrübeye sahip olmanın yanında terörle mücadelede görev almış personelin idari personel olarak görevlendirilmesi sonucu gazilerle duygu birliğine dayalı tedavi uygulamaktadır. Bu merkez GATA 100. Yıl Fidanlığı içerisindeki Gazi Uyum Evi ile gazilerin ve aile fertlerinin rehabilitasyonuna katkı sağlamaktadır.

SAĞLIK BAKANI’NIN AÇIKLAMALARI

Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın gazetenize gönderdiği açıklamasında yer alan hususlar tam olarak doğru değildir. Hastanelerin doluluk oranları ile ilgili bilgi gerçeği yansıtmamaktadır. GATA eğitim ve araştırma hastaneleri ile askeri hastanelerde yönetmeliklerde belirtilen kontenjanlara uygun olarak döner sermaye vasıtasıyla sivil hastalar da tedavi edilmektedir. Bu kontenjanlar dışında eğitim hastanelerinde C kategorisi olarak adlandırılan, eğitim için yararlanılacak hastalıklara sahip ve hastane ücretini ödeyemeyecek hastalar da tedavi edilmektedir. Kamuoyunun yakından takip ettiği Konya’da Meram Apartmanı enkazı altında kalan ve bir ayağını kaybeden bayanın tedavisi sonunda taburcu olduğu anda GATA Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi çıkışında çekilen resim gazetenizin arşivinde mevcuttur. Ayrıca o yıllarda Gaziantep’te bir benzin istasyonunda yaralanan polislerimizin yanık merkezindeki tedavileri sırasında Sayın Cumhurbaşkanı’nın (o dönem başbakandı) ziyaretlerinde çekilen resimler gazetelerin arşivindedir. Ben komutan olarak her iki resmin ve ziyaretin şahidiyim. 11’inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün kulak rahatsızlığı esnasında tedavisi eşinin türbanla benim emrimle hastaneye girişi şeklinde Sayın Fatih Çekirge tarafından gazetenizde yayınlanan bir haber konusu olmuştur.

Askeri hastanelerin doluluk oranları Genelkurmay Başkanlığı’nca inceleme konusu olmuş ve askeri hastanelerden sivillerin daha fazla oranda istifadesini mümkün kılacak şekilde Sayın Akdağ’ın bakanlığı döneminde yapılan koordine sonucu yönetmelik değişikliği yapılarak sivillerin istifade edeceği oranlar konusunda talep doğrultusunda değişiklik yapma yetkisi Genelkurmay Başkanı’na verilmiştir. Emekli olduğum tarihe kadar bu oranların arttırılması yönünde Sağlık Bakanlığı’nın bir talebi olmamıştır.

Sayın Akdağ gönderdiği cevapta askeri hastanelere sahip ülkelerin bizde olduğu kadar yaygın ve gelişmiş sivil kamu hastaneleri olmayan ülkeler olduğunu söylemiştir. Bu bilgi doğru değildir. Görevim gereği bulunduğum Fransa’da Paris’te bulunan Val de Grace Askeri Hastanesi’nin GATA benzeri olduğunu, Hopital des Armees adlı hastanelerin bizdeki askeri hastanelerin karşılığı olduğunu söylemem yeterli olur herhalde. Amerika’daki, Almanya’daki, İngiltere’deki askeri hastanelerin durumu kamuoyunun malumudur.

İNTİHARLARI ÖNLEME

Sayın Bakan harp cerrahisi ve askeri psikiyatri gibi deneyim ve uzmanlık isteyen konularda kazanılmış yetenekleri görmezden gelmektedir. GATA Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanlığı bünyesinde bulunan intiharları önlemek üzere kurulmuş sistemi hiç dikkate almamaktadır. Kamuoyu asker intiharları ve alınması gereken tedbirler hakkında yeteri kadar bilgi sahibi olmalıdır.

TSK Balkan Askeri Tıp Komitesi’nin kurucusu ve lider ülkesidir. Bu komitenin faaliyetleri Başbakanlık Tanıtma Fonu tarafından sağlanan kaynakla yürütülmektedir. Kimyasal harp ve özellikle toksikoloji alanında yapılan çalışmalar büyük oranda askeri sağlık hizmeti kapsamındadır. Bu hizmetin sivil sağlık kuruluşları tarafından yürütülmesinin pratik bir faydası olmayacaktır.

Saygılarımla bilgilerinize sunuyorum.” Hayri GÜNER (Emekli Korgeneral)
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 10-01-2016, 08:40   #8
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

r
Hürriyet
MENÜ

Fikret Bila


MenüTakip Et
CROPY
Ömer Şarlak'ın mektubu

30.09.2016 Cuma
GATA ve diğer askeri hastanelerin Sağlık Bakanlığı'na bağlanmasıyla ilgili tartışmalar geniş yankı buldu.
GATA öğretim üyeleri ve bazı emekli generallerin GATA’nın yeniden eski statüsüne kavuşturulmasına yönelik önerilerine Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın verdiği yanıtı dün yansıtmıştım. GATA’nın uzun süre komutanlığını yapan Prof. Dr. Ömer Şarlak da bir mektup göndererek görüşlerini iletti. Prof. Dr. Şarlak’ın mektubunu aynen sunuyorum:

“Yüz on sekiz yıldan beri devletimiz, milletimiz, TSK ve insanlığa kesintisiz ve eksiksiz sağlık ve eğitimi ve hizmetleri sunan, Silahlı Kuvvetlerimizin sağlık alanında tek danışma organı olan Gülhane Askeri Tıp Akademimiz, maalesef Sağlık Bakanlığı’na devredilerek, sadece bir sivil eğitim ve araştırma hastanesine dönüştürülmüştür.

Şu anda yaşayan en yaşlı, emekli Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanı olarak bu mektubu yazmayı bu milli ve askeri mabede, şahsımın ve insanlığın borçları nedeniyle bir görev ve vefa borcu olarak görüyorum.

Gülhane, kuruluşundan başlayarak Trablusgarp, Balkan, 1. Dünya Savaşı, Kurtuluş Savaşı, Kıbrıs Barış Harekâtı ve yaklaşık 40 yıldır süren PKK kalkışmasında, yüksek seviyede askeri hekimlik ve harp cerrahisi hizmetlerine kesintisiz ve eksiksiz sunmuş, bu bakımdan devletimiz ve milletimize borçlarını ödemeye çalışmış şanlı bir kuruluştur.

Ülkemizdeki pek çok fakültenin kuruluşunda Gülhane’nin öncü ve yapıcı rolü vardır. Ülkemizde eğitime açılan ilk tıp fakültesi olan İstanbul ve daha sonra kurulan Ankara tıp fakülteleri Gülhane’nin bağrından çıkmış ve bugünkü gelişmişliklerine ulaşmışlardır.

Türkiye’de hastanelerdeki hemşirelik ve eğitimi hizmeti, Kırım Harbi’nden sonraki dönemde, Gülhane’mizde başlatılmıştır.

Bugün şehit ve gazilerimizin yakınlarının ve Silahlı Kuvvetler personelinin yararlandığı ülkemizin ilk hastane oteli Gülhane tarafından 1991 yılında hizmete sunulmuştur.

Tıbbi aletlerin bakım, onarım ve kalibrasyonunu gerçekleştiren Biyo-Medikal Merkez, ilk kez GATA bünyesinde geliştirilmiştir.

Yüz on dört devletin üyesi olduğu uluslararası Askeri Tıp Komitesi Başkanlığı 1990-1992 yılları arasında, o yıllarda GATA Komutanı olarak tarafımdan yürütülmüştür. Merkezi Belçika’da Liege şehrindedir. Üye olan 114 devletin hepsinin ordularında askeri hekimlik, pek çoğunda askeri hastane ve Askeri tıp akademisi veya merkezleri vardır.

Bedensel ve ruhsal sağlığı tam olmayan hiçbir ordunun savaşamayacağı bir gerçektir. Savaşan her askerin yegâne güvencesi, yeterli askeri sağlık sistemidir. Hizmet ve moral faktörü göz önüne alınarak, gelişmiş ordularda en ileri savaş bölgelerine çok yakın “ileri hat cerrahi timleri” en ağır yaralıya, en erken cerrahi girişimi yapabileceği teşkilatlanma bazı ordularda vardır.

Nükleer, kimyasal ve biyolojik savaşın gerçekleri hiçbir ordu ve millet tarafından göz ardı edilemez.

Hava ve uzay hekimliği, deniz ve sualtı tıbbı, harp cerrahisi gerçeğini, çoklu yaralardaki cerrahi ve sonrası bakımı ancak deneyim kazanmış askeri hekimler yapabilir.

Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde, önemi nedeniyle 200 yataklı Psikiyatri ve Askeri Psikiyatri Anabilim Dalı Hastanesi vardır. Bu hastanenin % 25’i askeri psikiyatrik suçlular için tutuklu merkezi olarak hizmet veriyordu. Bu konuya eğilmiş ve kazanımlar elde etmiş bir başka sağlık kurumu da ülkemizde yoktur.

Gülhane Askeri Tıp Akademisi ve TSK sağlık kurumlarında hain FET֒cülerin ve terör örgütü bağlantılı kişilerin temizlenmesi ve hesap vermesini biz askeri hekimler gönülden istiyoruz.

Silahlı Kuvvetlerimizde zaman zaman personel anketlerinin yapıldığını biliyoruz. Bu anketlerden çıkan bazı sonuçlardan bilgimiz vardır. Anketlerde askeri hekimler hakkında çıkan bazı olumsuz sonuçların, çatışma ortamı ve şartlarından oluşan anlık ruhsal sıkıntılardan kaynaklandığını değerlendirmek gerekir.

Sonuç olarak, Gülhaneliler, tabip subayı sağlık astsubayı, ordu hemşiresi ve tüm çalışanları ile Silahlı Kuvvetlerimizin vazgeçilmez parçalarıdır. Onlarla birlikte yaşayan onlar gibi sadece ulusu ve yurdunun yücelmesine hedefli, aynı dili konuşan askerlerdir.

Gülhane Askeri Tıp Akademisi ve askeri hekimlik Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ve ulusumuzun mutlak ihtiyacıdır.

Prof. Dr. Ömer ŞARLAK
E. Tümgeneral
CROPY
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 10-01-2016, 08:41   #9
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Hürriyet
MENÜ

Fikret Bila


MenüTakip Et
CROPY
GATA 'mutlak ihtiyaç'tır

28.09.2016 Çarşamba
GÜLHANE Askeri Tıp Akademisi (GATA) dahil, askeri hastanelerin Sağlık Bakanlığı'na bağlanması, uygulamada oluşan aksaklıklar nedeniyle şikâyet konusu olmaya başladı.
Son günlerde Güneydoğu’da terörle mücadele veya terör saldırısı nedeniyle yaralanan askerlerin sivil hastanelere sevk edilmeleri ve sivil sevk zincirinin ağır işlemesi nedeniyle büyük illerdeki hastanelere intikallerin yol açtığı tedavi gecikmeleri şikâyet konusu ediliyor.

ASKERİ DOKTORLAR AYRILIYOR

Hava Kuvvetleri’ndeki pilotların ayrılmaları gibi askeri doktorlar arasında da ayrılanların sayısı giderek artıyor. Askeri hastanelerin Sağlık Bakanlığı’na bağlanmasından önce, FETÖ örgütlenmesinin yarattığı baskı ve başka nedenlerle GATA’dan ayrılan öğretim üyesi sayısı 100’e yakın. 15 Temmuz’dan sonra FETÖ bağı nedeniyle ihraç edilen GATA öğretim üyesi sayısı 60, uzman doktor sayısı ise 40 civarında. Ayrıca askeri hastanelerin Sağlık Bakanlığı’na devrinden sonra kendi isteğiyle ayrılan 40 civarında askeri doktor var. Toplam olarak 240 civarında öğretim üyesi ve uzman doktor sisteminden ayrılmış durumda.

KOMUTANA BİLGİ

Söz konusu şikâyetler, Genelkurmay Sağlık Komutanı Tümamiral Hayati Bilgiç’e kadar ulaşırken, bir yandan da Genelkurmay Başkanlığı’na iletiliyor.

Bu sorunların çözülmesi için Sağlık Bakanı Recep Akdağ ve Milli Savunma Bakanı Fikri Işık’la Genelkurmay yetkilileri arasında görüşmeler de sürdürülüyor.


‘MUTLAK İHTİYAǒ

Askeri sağlık sistemi, askeri doktorluk ve GATA konusundaki işleyiş ve şikâyet konularını GATA’dan emekli olan Prof. Dr. Ali Şehirlioğlu ile konuştuk.

Dr. Şehirlioğlu, askeri sağlık sisteminin çökmemesi için GATA’nın ve askeri hastanelerin eski sistemine döndürülmesi gerektiğini savunarak şu bilgiyi verdi:

“Askerlikte sık kullanılan bir kavram vardır; mutlak ihtiyaç. Bunun anlamı, bu ihtiyacın mutlaka karşılanması gerektiğidir. Alternatifi olmayan bir ihtiyaç anlamındadır. GATA ve askeri doktorluk da Türk Silahlı Kuvvetleri için mutlak ihtiyaçtır. Bunun yerine ikame edilmeye çalışılan Sağlık Bakanlığı formülü hem fiziki tedavi hizmetleri hem de askerin moral motivasyonu bakımından olumsuz etkiler yaratmaya başlamıştır. Çözüm GATA’nın eski statüsüne döndürülmesi, en azından kurulacak Milli Savunma Üniversitesi bünyesinde tıp fakültesi olarak yer almasıdır. Aksi takdirde bir süre sonra askeri doktorluk tarihe karışacaktır. Bu konuda siyasi otoritenin ve özellikle Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daha detaylı bilgilendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Biz GATA kökenli öğretim üyeleri bu bilgilendirmeyi yapmaya hazırız.”

ASKERİ DOKTORSUZ ORDU OLMAZ

Prof. Dr. Şehirlioğlu, dünyada her ordunun askeri sağlık sistemi olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti:

“Dünyada her ordunun mutlaka askeri doktoru ve askeri sağlık sistemi vardır. Belçika ordusunda bile bu sistem varken, Türkiye gibi büyük bir ülkede ve Türk Silahlı Kuvvetleri gibi büyük bir ordunun askeri sağlık sistemi olmadan olmaz. Belçika tehdit altında bir ülke değil. Ordusunun asıl görevi yangın, deprem, sel gibi felaketlerde yardımcı olmaktır. TSK ise ülke içinde ve dışında terörle mücadele eden, çatışan, şehit ve gazi veren, en uzak ülkeler dahil yurtdışında asker bulunduran bir ordunun mutlaka askeri sağlık sistemi olması gerekir. Bu sistemin bel kemiği de GATA’dır. Bütün NATO ülkelerinde bu sistem vardır.”

4 BASAMAK VE GATA

Dr. Şehirlioğlu, Sağlık Bakanlığı’na bağlanmadan önce TSK’nın askeri sağlık sisteminin işleyişini de şöyle anlattı:

“Askeri sistemde Role-1, Role-2, Role-3, Role-4 ve en üstte de en gelişmiş donanımıyla GATA vardır. Role-1 hizmeti askeri birlikle beraber giden ve cephede de hizmet veren basamaktır. Çoğunlukla özel eğitim almış pratisyen askeri tabiplerin hizmet verdiği aşamadır. Role-2’de pratisyen hekimlerin tedavi edemeyeceği uzman hekimlerin gerekli olduğu dispanser seviyesinde sağlık kuruluşları gelir. Bu basamaklar hastalığın derecesine göre başvurulan 2, 3 ve 4 basamakta askeri hastaneler ve en üstte de GATA’dan oluşur. Bu askeri sağlık kurumları yaralanmalar, askeri psikolojik gibi konularda uzman kurumlardır. Bu hizmet zinciri sivil hastanelerde bu şekilde verilemez.”

ASKERİ DOKTOR YETİŞMEZSE

Şehirlioğlu, yeni sistemde GATA’dan askeri doktor yetişmeyeceğini, sivil doktorlardan alınacak hizmetin ise yeterli olmayacağını kaydederek şu saptamalarda bulundu:

“Askeri doktor aynı zamanda askerdir, subaydır. Tıp eğitiminin yanında askerlik eğitimi de alır ve gerekirse bulunduğu birlikte eline silah alıp çatışmaya da girer. Askeri doktorluk sivil doktorluktan ayrı bir meslektir. Askeri doktor askeri birlikte, cephede yetişir. İzah ettiğim gibi Role-1’den başlayarak deneyim kazanır, uzmanlaşır ve GATA’ya öğretim üyesi olmayı hedefler. Bu sistem kaldırıldı. Şimdi, şu anda askeri birliklerde Role-1 hizmeti veren teğmen, üsteğmen, yüzbaşı rütbelerindeki askeri doktorların bir sonraki aşamaları belirsizdir. Eğer TUS’u kazanırlarsa sivil üniversitelere gidecekler ve uzman olduktan sonra herhangi bir sivil hastaneye atanacaklardır. Bu askeri doktorluk kariyerlerini seçmiş bir doktor için hedef değildir. Sivil doktorlar ise askeri koşullara uyum sağlayamayabilir. Aylarca görevde kalacak, örneğin Japonya’ya gidecek veya Körfez korsanlarıyla mücadele görevi icra edecek bir gemide o koşullara alışkın askeri doktor gerekecektir. Afganistan’da, Kosova’da, Bosna’da, Lübnan’da görev yapan birliklerimize yine askeri eğitimden geçmiş askeri doktor hizmet verebilir. Büyük askeri birliklerin bulunduğu yerlerde mutlaka askeri hastane olması gerekir.”

HARP YARASI HARP CERRAHİSİ

Dr. Şehirlioğlu, askeri doktorluğun farkını anlatırken şu vurguları da yaptı:

“Harp yaralanmaları ve harp cerrahisi diye bir gerçek vardır. Hap yarasını en hızlı şekilde askeri doktor tedavi eder. Bu deneyim meselesidir. Harp yarasını aynı şekilde harp cerrahı doktor hızlı ve doğru şekilde ameliyat edebilir. Harp cerrahisi GATA genel cerrahi içinde özel bir bölümdür. Kurşun yarasını, roket yarasını, şarapnel yaralanmalarını, bomba nedeniyle uzuv parçalanmalarını ameliyat ve tedavi etmek gerçekten çok fazla deneyim gerektiren bir doktorluk alanıdır. Eğer asker arkasında böyle uzman ve aynı zamanda asker olan doktorlar olmadığını düşünürse morali bozulur. Bu bir güven işidir, asker, komutanım dediği askeri doktora daha fazla güvenir.”

ASKERİ PSİKİYATRİ

Asker psikolojinin sivil kişilerin psikolojinden farklılık gösterdiğine değinen Prof. Dr. Şehirlioğlu, bu tedavilerin de askeri psikiyatrlar tarafından verilmesinin çok önemli olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Askerlik hizmeti değişik bir psikolojidir. Bazen askerin psikolojisi askeri koşullar ve yaşam tarzı nedeniyle bozulur. Bu hastalıkların tedavisi için askeri psikiyatri gereklidir. Sivil doktorlar, asker doktorlar gibi bu konuda deneyim sahibi değillerdir. Askerlikten kaynaklanan rahatsızlıklar için gerekli olduğu gibi askerin genel moral motivasyonu için de askeri psikiyatri uzmanları zorunludur.”
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 10-01-2016, 08:42   #10
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Hürriyet
MENÜ

Fikret Bila


MenüTakip Et
CROPY
Akdağ'dan GATA yanıtı

29.09.2016 Perşembe
GATA dahil askeri hastanelerin Sağlık Bakanlığı'na bağlanması sonrasında oluşan şikâyetlere dünkü yazımda değinmiştim.
GATA’dan emekli Prof. Dr. Ali Şehirlioğlu’nun askeri sağlık hizmetleri, harp cerrahisi, askeri psikiyatri gibi özellik arz eden sağlık alanlarındaki kaygılarını paylaşmıştım. Dr. Şehirlioğlu, GATA’nın ‘mutlak ihtiyaç’ niteliğinde olduğunu vurgulamıştı. Dr. Şehirlioğlu ve bazı GATA öğretim üyeleri, eski sisteme dönülmesi ve askeri sağlık zincirinin yeniden işlemeye başlaması gerektiğini belirtmişlerdi. Yeni sistemde askeri doktor mezun edilmeyeceği için bu mesleğin tarihe karışmasından duydukları endişeleri dile getirmişlerdi. Büyük veya küçük orduya sahip bütün NATO ülkelerinde askeri sağlık sistemi ve askeri hastaneler bulunduğuna işaret etmişlerdi.

SARGI YERİ

GATA öğretim üyelerinin bu görüşlerine, TSK’da muharip sınıfta hizmet vermiş emekli generallerden de destek geldi. Örneğin Alman Silahlı Kuvvetleri’nde eğitim görmüş ve meslektaşı Dirk W. Oetting’in ‘Motivasyon Muharebe Değeri; Askerin Savaştaki Davranış Tarzları’ kitabını Türkçeye kazandırmış olan emekli Tümgeneral Erol Uğur da askeri sağlık sisteminin muhabere sahasında manga seviyesinde ‘sargı yeri’den başladığını belirten bir ileti gönderdi. Uğur, iletide söz konusu kitaptan alıntıyla şu bilgiyi paylaşmış:

“Konuya bir muharip subay gözüyle bakılınca, sıhhiye hizmetinin askerlerin motivasyonu, dolayısıyla birliklerin muharebe değerleri için hayati konu olduğu görülür. Oetting’in kitabında bu konu şöyle yer alır: Yaralanma veya hastalanma halinde iyi bir tıbbi bakım göreceğine inanç, birliklerin muharebe moralleri için çok önemlidir. Kuşatma altında iken yaralandığımızda yeterli sıhhi destek gelmeyeceği şayiası kadar hiçbir şey insanı ümitsizliğe düşürmez; bu çok moral bozucudur. Tersine, modern tıbbın bugün sahip olduğu olanaklar ve bilgilerle, yaralanma durumunda, hemen geri bölgeye sevk edilip tedavi altına alınma beklentisi artmıştır.”

SAĞLIK BAKANI’NDAN BİLGİ

GATA ve askeri sağlık sistemi konusunda dün paylaştığım görüşlerle ilgili olarak Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ dün arayarak değerlendirmelerde bulundu. Akdağ, askeri hastanelerin Sağlık Bakanlığı’na devredilmesinin amacının daha iyi hizmet vermek olduğunu vurguladı. Hükümetin askeri hastanelerin fonksiyonel verimliliğini artırmak amacıyla böyle bir karar aldığını belirten Bakan Akdağ şu bilgileri paylaştı:

“Askeri hastanelerin Sağlık Bakanlığı’na devredilmesi henüz çok yeni bir olay. Bir aylık bir süre geçti. Biz 33 askeri hastane ve 3 eğitim kurumu devraldık. Eğitim kurumlarının en büyükleri Ankara’da GATA ve İstanbul’da Haydarpaşa hastaneleriydi. Askeri hastaneler verimsiz çalışan hastanelerdi. Doluluk oranları çok düşüktü. Biz devraldıktan sonra bir ay gibi kısa bir sürede doluluk oranı iki kat arttı. Ayrıca devredilmiş olsalar da ilgili kararnamede bu hastanelerde askerlerimize, subaylarımıza, gazilerimize ve şehit ailelerine öncelikli hizmet verileceği yazılı ve uygulamada öyle yapılıyor. Hizmette herhangi bir aksama yok.”

İKİ KADEMEDE DEVAM EDECEK

Sağlık Bakanı Akdağ askeri tabipliğin ilk iki hizmet kademesinde devam edeceğini ifade ederek şöyle konuştu:

“Dünkü yazınızda Role-1 ve Role-2 diye ifade ettiğiniz ilk iki sağlık hizmeti kademesinde yine askeri doktorlar görevlerini sürdürecekler. Ancak bundan sonra tıp fakültelerinden askeri doktor olarak bir mezuniyet olmayacak. Buna karşın yeni sivil mezunlar ile eski sivil mezunlar arasında TSK’nın ihtiyacı olduğunda sözleşmeli doktorlar olarak TSK’da hizmet verebilecekler.”

GATA NE OLACAK?

Bakan Akdağ, öğretim üyelerinin GATA ile ilgili kaygılarına karşılık şu bilgiyi paylaştı: “Ankara’da GATA’nın hastane hizmeti, Gülhane Hastanesi olarak devam edecek. Tıp fakültesi kısmına gelince, şu anda kurulmuş bulunan Sağlık Bilimleri Üniversitesi bünyesinde, tıp fakültesi olarak yer alacak. Bu tıp fakültesinin adı da Gülhane olabilir, öyle isim verilmesi de bir seçenektir. İstanbul’daki Haydarpaşa Hastanesi de Abdülhamid Hastenesi olarak isim değişikliği ile hizmete devam edecek.”

ASKERİ HASTANE İHTİYACI

Bakan Akdağ, dünkü yazımda, GATA öğretim üyelerinin yansıttığım askeri hastane ‘mutlak ihtiyaçtır’ görüşüne ilişkin olarak da şöyle konuştu:

“Evet, belirtildiği gibi birçok ülkede askeri hastaneler var. Doğrudur. Ancak, o ülkelerde bizde olduğu kadar yaygın ve gelişmiş sivil kamu hastaneleri yoktur. Bizdeki kamu hastaneleri nicelik ve nitelik olarak her türlü hizmeti verebilecek düzeydedir. Nitekim birçok yaralı askerin tedavileri bizde Sağlık Bakanlığı veya üniversite hastanelerinde yapılmıştır. Bu uygulama bugün de başarıyla devam ediyor.”

HARP CERRAHİSİ

Prof. Dr. Ali Şehirlioğlu’nun harp cerrahisi ve askeri psikiyatri konularında dün yansıttığım görüşleriyle ilgili olarak da Sağlık Bakanı Akdağ, şu bilgileri verdi: “Elbette harp cerrahisi, askeri psikiyatri gibi hizmetler deneyim ve özel uzmanlık gerektiren alanlardır. Ancak bu alanlarda eski sistemde ayrı bir anabilim dalı yoktu. Eğer ihtiyaç varsa, bu alanlarda yan dal olarak tıp fakültelerinde biz de eğitim verebiliriz. TSK’nın ihtiyacına göre Sağlık Bilimleri Üniversitesi bünyesinde yer alacak tıp fakültesinde ve ihtiyaç duyulacak diğer fakültelerde bu alanlar yan dal olarak açılabilir.”
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
eğitim ve araştırma hastanesi başhekimi, gülhane, gülhane eğitim ve araştırma hastanesi başhekimi, mehmet ali gülçelik, prof. dr., prof. dr. mehmet ali gülçelik

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Etlik ZübeydeHanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Kliniği steTUSkop Eğitim Araştırma Hastaneleri 4 12-28-2016 22:23
Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Cami açıldı tususev Aktüel / Gündem / Haberler 0 05-24-2014 08:57
Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin ortak kullanımı aerol Tıp Fakülteleri 0 08-06-2011 09:54
S.B. İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi aerol Eğitim Araştırma Hastaneleri 0 03-06-2011 22:08
Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği steTUSkop Eğitim Araştırma Hastaneleri 0 05-24-2010 21:19


Şu Anki Saat: 00:59


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com