www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > PARAMEDİKAL DÜNYA > Sosyal Hayatımız > Kişisel Gelişim Kariyer

6979 (1 Kayıtlı Ve 6978 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 05-11-2010, 10:30   #1
laracraft
Popüler Üye
 
laracraft - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 04.09.09
Mesajlar: 1.134
Tecrübe Puanı: 508
laracraft has much to be proud oflaracraft has much to be proud oflaracraft has much to be proud oflaracraft has much to be proud oflaracraft has much to be proud oflaracraft has much to be proud oflaracraft has much to be proud oflaracraft has much to be proud oflaracraft has much to be proud oflaracraft has much to be proud of
Standart Motivasyon herşeydir

İnsanı anlatan her şeyde motivasyon vardır. Kurduğumuz düşlerde, kendimize koyduğumuz sınırlarda, geliştirdiğimiz inançlarda, bulduğumuz nedenlerde ve gerçekleştirdiğimiz tüm eylemlerde… En çok da dilimizdedir motivasyon, hiç düşürmeden kullanırız günlük yaşamımızda. Motivasyon, düşlerin hedeflere, hedeflerin de gerçeğe dönüştüğü her yerdedir.
Bugün gelinen noktada motivasyon kuramı, bireysel yaşamı da içine alarak, insanların yaşamlarından en fazla doyumu sağlayabilmelerinde ve kendilerinden en yüksek verimi elde edip potansiyellerini gerçekleştirebilmelerinde, kendine özgü bir araştırma alanı haline gelmiştir. Eğitimden iş yaşamına, sağlıktan spora kadar pek çok alanda fayda sağlanan bir alan haline gelmiştir.


Peki motivasyon neden önemlidir? Önemli olmasının bir nedeni, sınırlı kaynaklarla sınırsız ihtiyaçlar arasında en iyi sonucu almamızı sağlamasıdır. Zaten yeteri kadar kaynağımız ve zamanımız olsaydı her istediğimizi elde edebilirdik. Ama günümüz şartlarında bu pek mümkün gözükmemektedir. Dolayısıyla sınırlı kaynak ve enerjiye sahip olan insanoğlunun, sonuçlarla varolan bir dünyada sonuç alabilmesi, sınırlı olan enerjisini doğru yönetebilmesiyle mümkün gözükmektedir.

Her birimiz yüksek bir potansiyelle dünyaya gelir ve zamanla bu potansiyelimizi geliştiririz. Ancak yaşamda önemli olan, bu potansiyelin ne kadarını kullanabildiğimizdir. Dolayısıyla motivasyon, bizim potansiyelimize en yakın performansı gösterebilememizde ve etkin sonuçlar alabilmemizdeki en önemli araçtır. Motive olmuş ve tutkuyla dolu bir insan kadar etkin sonuçlar alabilme şansına sahip başka bir insan yoktur. Dolayısıyla motivasyon bir insan için her şeydir.


Kaynak : E-Motivasyon
laracraft isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

     

Alt 05-11-2010, 19:52   #2
serkan06
Normal Üye
 
Üyelik tarihi: 10.05.10
Mesajlar: 39
Tecrübe Puanı: 0
serkan06 is on a distinguished road
Standart

avatarın çok hoş
serkan06 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-08-2019, 05:51   #3
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

111
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 08-08-2019, 05:53   #4
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Türkiye’de Kişisel Gelişimin Dünü Bugünü

Türkiye’de Kişisel Gelişimin Dünü Bugünü

2000’li yıllarda Türkiye de başlayan kişisel gelişim furyası, büyük bir hızla yayıldı ve bugün geldiği noktaya ulaştı.

Tarihsel sürecini bildiğim kadarıyla ve dilimin döndüğü kadarıyla anlatacağım. 2000’li yıllardan önce 80’li yılların ortalarına doğru Türkiye de sayıları 4-5 kişiyi bulmayan birkaç kişisel gelişim uzmanı vardı.

Burada isim söylemeyeceğim, çünkü “bir kaçını söyleriz ve bir kaçını unuturuz da birilerinin kalbini kırarız” diye tereddüt yaşamaktayım.

Bu 80’lerde başlayan isimlerin birçoğu “NLP” ve “İş Dünyası Eğitimleri” adı altında eğitimler vermekteydi. Kişisel gelişim kavramı ya da NLP gibi bazı kavramlar o zamanlar bu kadar popüler olmamıştı. Zaten bu üstatların izlediği yol ve politikalarla yaygınlaşması ve böylesine popüler olup, bu kadar çok insana ulaşması ve bu kadar çok insanın bu sistemlerden fayda sağlaması da mümkün değildi.

Hatırlıyorum 99 da internet sitelerinde ilk kez “Uluslararası Sertifikalı NLP Eğitimleri” diye ilanlarına rastladığımda, Bendler Enstitüsünden sertifikalı diye 200 dalar sadece sertifika parası isteyen arkadaşlar, çok büyük paralara NLP Practitioner eğitimleri veriyorlardı.

Kişileri eğitime alırken seçiyor ve eğitime almak içinde şartları ağır bir sözleşme doldurmalarını şart koşuyorlardı. Eğitimi almak isteyenleri, eğitimdeki durumuna göre değerlendirip, gerekirse eğitimden atabileceğini söyleyen bazı söylemlerde bu sözleşmelerde yer alıyordu.

“Sertifika sahibi olmak için bu eğitimi almak istiyorsanız, hiç zahmet etmeyin. Biz sertifika verip, eğitmen sayısını artırmak istemiyoruz.” Sözlerini açık açık söyleyemeseler de, söylemleri ve tavırları bu mesajı fazlasıyla veriyordu.

Kimileri de bol paralı insanlara; yatlarda bir haftalık gezi ve aralarda eğitimler vererek bu işi tekelinde tutmanın mutluluğu ve sevinciyle “acaba bu işi halka nasıl yayarım?” şeklinde en ufak bir kaygı gütmeden işlerini devam ettirdiler.

Bir grup da, bir yayın organının etrafında toplanıp, iş dünyasına eğitimler vererek, o pencereden dışarıya pek çıkmadılar.

2000’li yıllarda Dr. Wayt ve ekibi; ülkemizde NLP eğitimleri vermeye ve Türkiye’de eğitmenler yetiştirmeye başladılar.

Yurt dışında eğitim almış ve Türkiye’de bu işi çok önce başlatan o birkaç eğitmenden farklı bir tutum sergiliyorlardı. Tek ortak noktaları ise, her iki grupta bu işi pahalıya yapıyorlardı.

Wyatt ve ekibi; mümkün olduğu kadar çok kişiyi eğitmen konumunda yetiştirmek ve bunların kendi eğitimlerini organize etmelerini istiyorlardı. Böylece onlarda kendi öğrencilerini yetiştirecek ve Dr. Waytt’a onların öğrencilerine “Trainer” düzeyi eğitim ve sertifika verecekti. Böylece kendine para kazandıracak bir sistemin alt yapısını da oluşturmuş olacaktı.

Tabi bu olmasa bile elde ettiği kazanç ona hayli hayli yetecekti. Türkiye üzerine yapılan hesaplar, ön görüler her alanda olduğu gibi bu alanda da çok belirgin bir şekilde tutmadı. Dr Wayt ve ekibi, biraz küstürülerek ve biraz da dolandırılarak Türkiye’den ayrıldılar.

Zeki bir adam olan Dr Wayt, daha sonra birkaç kez eğitimler için geldiyse de, bu defa da çevirmenlerin elinde oyuncak olacağını anladı ve kendisine sadık birkaç Trainer dışında Türkiye ile ilişkilerini kesti.

Dr Wayt ve onu buraya getiren kişilerin etik anlayışları ve paraya duydukları hırs, kendi sonlarını hazırlamış olsa da, çok önemli bir görevi yerine getirdiklerini biliyorum. Bundan dolayı onlara teşekkür ederim.

Neydi bu önemli görev derseniz eğer, hemen cevap vereyim: Türkiye’deki kişisel gelişim sürecinin başlangıcını oluşturmuşlardı.

Neden başlangıç diyorum, çünkü 80’li yıllardaki o birkaç kişinin aksine, kişisel gelişime kazandırdıkları ivme ve yetiştirdikleri eğitmenlerin hızla aldıkları eğitimleri her alanda yaymaları, halkın bilinçli gelişimine ve problemlerin çok daha kısa sürede çözümler bulmasına büyük katkıda bulundu.

Örneğin NLP sisteminin entegre olduğu; terapi, rehberlik, eğitim, spor, iş dünyası boyutlarından tutunda; aile içi ilişkilere, çocuk yetiştirme, sınavlara hazırlanmaya kadar bir çok alanda hatırı sayılır başarılar kaydedildi.

Bunlardan da öte; üniversitelerin Psikoloji bölümlerinin bilişsel terapi şekillerine kapı açmasına vesile oldu.

Bu sayede yıllardır Türkiye’nin kapısından içeriye giremeyen, girse bile tutunamayan, insanların “ah ah bir getirebilsek” dediği birçok kişisel gelişim eğitimi, alternatif tıp gibi bilgi ve sistemler Türkiye’den içeri girdi, yerleşti ve kabul gördü.

Eskiden kitapçılarda, Psikoloji raflarında rastlanan birkaç çevri kitap ve bir iki tanede Türk yazarın eserinden başka kişisel gelişim adına bir şey yokken, aynı dönemde yani bizlerle birlikte, kişisel gelişim kitapları rafları doldurmaya başladı.

Hatta kişisel gelişim reyonları tek başlarına ayrıldılar ve öylece kategorize edilmeye başladılar. Sadece kişisel gelişim kitapları çıkaran yayın evleri oluştu. Dönem dönem de en çok kitabın satıldığı reyon bu reyonlar olmakta.

Buna rağmen Türkiye’de karlı bir iş olmadığı için, çevrilmesi gereken en önemli, popüler şekliyle söylersek, en baba kitaplar halen çevrilmeyi bekliyor.

Yine de önemli yollar kat edildi. Önemli gelişmeler gösterdik. En azından sadece benim verdiğim eğitimlerle bile binlerce kişi kişisel gelişimin kavramlarıyla tanıştı. Birçok öğrenci engellerinden kurtulup, başarıyı tattı. Birçok insanın fobilerinden, takıntılarından kurtulup, hayata daha sıkı bağlandı. Bunların yanı sıra birçok rehber öğretmen, psikolog işlerini daha verimli, daha sağlıklı yapabilmeleri için aldıkları teorik bilgiyi, uygulamaya dönüştürdüklerinde nasıl sonuçlar doğurduğunu yaşama şansı yakaladılar. Hem kendi hayatları, hem çevrelerinde onların yardım ettiği insanların hayatları değişti.

Tabi benim hayatımda kişisel gelişim eğitimleri ile değişti ve halende değişmeye devam ediyor. Bu sürede 14 tane kitabımız yayınlandı ve toplum içinde saygın bir noktaya ulaşmanın haklı gururunu ve tatminini yaşadım. Düşlerimi yakaladım kısaca…

Peki, bu hızlı yayılma sürecin de yanlışa başvuran hiç mi olmadı? Elbette ki; işini iyi yapmaya çalışanlar gibi, kolay yoldan para kazanmak isteyen ve bir kitap okuyup, “Ben NLP uzmanıyım” diyenlerden tutun da, 2 saatlik tanıtım eğitimlerine katılıp, tabelasına “NLP ile Terapi” yazanlara kadar ilginç(!) bir kesim de türedi.

Ama bence bunlar bile kötü sonuçlar değildi. Çünkü kişisel gelişim alanındaki bazı kavramların gelişmesine, yaygınlaşmasına ve doğru adresi aramak konusunda halkın bilinçlenmesine mutlaka katkıda bulundular. Çünkü halk, doğru adresi bulmak için, o sektörü araştırmak ve tanımak zorundaydı. Bu araştırma çabası bile bilinçlenme sürecini hızlandırdı.

Zaman içinde de işlerini iyi yapamayanlar zaten elenip yok oldular. Direnenler de son çırpınışlarını yaşıyorlar. Çünkü toplum artık o kadar kolay kanmıyor.

Sonuçta bu tabloda üzücü olan; eğitim almadan, kendi hayatında fark oluşturmadan, parayla sertifika alıp, umut tacirliği yapmaya niyetlenenlerin, kişisel gelişim sektörünün gerçek değerini sarsacak eylemler sergiliyor olmaları.

Ancak sevindirici olan ise, tüm bu yanlışlara rağmen, değerli ve saygın eğitmenlerin emekleri sayesinde, kişisel gelişim eğitimlerinin baş döndürücü bir hızla insanlara ulaşmaya ve onlara fayda sağlamaya devam ediyor olması.

Zamanla diğer kişisel gelişim ve benzeri eğitimlerde hızla yayılmaya başlandı. Eft, emdr, bioenerji, hipnoz, aleksandır tekniği, pranik şifa, reiki, avatar ……gibi eğitimlerde geldi eğitmenler yetiştirdi, ve insanlara kendi yöntemlerince yardımcıda oldu. Bunların her biri kendi içlerinde önemli sistemlerdi, hatta bazıları nlpdende idalı idiler. Bir çoğunun eğitimini en üst seviyelerine kadar aldım. Ve bazılarını bireysel danışmanlık süreçlerimde ve eğitimlerimde eklektik olarak kullanıyorum. Bir sistemin eksik kaldığı çözüm bulamadığı problemle karşılaştığımda başka biriyle gidere bilme şansım var ve çoğunluklada bu sistemleri karma kullandığım içim çözümsüz diye bir problemle pek karşılaşmıyoruz. Bu sistemlerle aşağıdaki konularda insanlara yardımcı olabilirsiniz.

Tabi kapı açıldıktan sonra, ülkemize giren diğer kişisel gelişim sistemlerinin bazı uzmanları kapının kimler tarafından açıldığından habersiz, gelip yerleşirken NLP sistemine çamur atmayı ihmal etmiyor. Ama önemli değil. Kendi ülkem adına ve birlikte yaşadığımız insanlar adına bu sistemlerin olması ve insanların bundan faydalanması çok daha önemli.

Ben de 2000’li yılların başından beri bu ekibin içinde yer alan biriyim. Yaptığı yanlışları, hatalı seçimleri, verdiği sözleri tutmayışı nedeniyle Dr Wyatt’la ilişkisini kesmiş bir çok kişiden biri ben olsam da, o benim gibi aşağıda isim listesini verdiğim Türkiye’nin ilk NLP Trainer’larının hocasıdır. Ve inkar edemeyeceğimiz bir gerçeklikle, ülkemizde Kişisel Gelişim sektörünün yaygınlaşması ve fark yaratması, onun ülkemize girişiyle başlamıştır.

Sonradan sadece sertifika ve bizim bizzat aldığımız “NLP Trainer” eğitiminin cdlerini satın alıp, hiç izlemeyip, doğrudan rafa kaldıran başka tür “Trainer” lar da türedi elbet.

Ama bu ilk grup gerçekten dişe dokunur eğitimler aldılar ve birçoğu yaptıkları işlerde kendilerini kanıtladılar. Kişisel gelişim alanıyla biraz bile ilgiliyseniz, içlerinde ne kadar önemli isimler olduğunu siz de rahatlıkla fark edeceksiniz.

Türkiyenin ilk nlp trainerlerinin listesi.

.*****NLP TRAİNERLER

A.Turgut Karayel “ISTANBUL”

Abdülkadir ÖZbek “ANKARA”

Adalet Bağdu “İSTANBUL”

Adil Mavış “ISTANBUL”

Ahdmet Almashani “SUDİ ARABİSTAN”

Ahmet Kuşcu “ISTANBUL”

Ahmet Öztürk “KAYSERİ”

Alı Ihsan Er “ISTANBUL”

Alin Aslan “İSTANBUL”

Alison Forster “İSPANYA”

Alişan*****Kapaklıkaya*****“ANKARA””

Ali Ekrem Çınar “KAYSERİ”

Azmi Özkan “ANKARA”

Celalettin Uzuner “ MERSİN”

Erkan Şenol “ISTANBUL”

Esin Çomu “ISTANBUL”

Ertuğrul Aktaş “İSTANBUL”

Fatma Aygün “ISTANBUL”

Gülşah Ertekin “ISTANBUL”

Hamdiye Baran “İSTANBUL”

Işık Günseli “İZMİR”

Kadir Demirbüken “ERZURUM”

Mustafa Çay “DENİZLİ”

Necati Gün Akal “İZMİR”

Osman Karakuş “KAYSERİ”

Önder Ergin “İZMİR”

Ramazan Varol “ANKARA”

Ron Nederpelt ” Hollanda”

Senem Uzuner “MERSİN”

Sermet Çetin “ISTANBUL”

Yahya Hamurcu “ISTANBUL”

Yelda S. Şengel “ISTANBUL”

Yusuf Karabelen “ISTANBUL”

Zehra Akmanlar “ADANA

Asım Onay “İSTANBUL”

Aydan Tamer “ANKARA”

Ayşen Turna “İSTANBUL”

Azmi Özkan “ANKARA”

Banu Gökcül “İSTANBUL”

Bedrettin Uluat “ANKARA”

Berna Metingü “ISTANBUL”

Bülent Şenyürek “ANTALYA”

Cemal Kondu “ İZMİR”

Dalila Bech “ISTANBUL”

Debra Wylde

Denizhan Demirkol “İSTANBUL”

Derya Öztürk

Ebru Öztürk “ISTANBUL”

Eftal Orhan ” ANKARA”

ERDEM Solak “ISTANBUL”

Erkan Şenol “İSTANBUL”

Fahri Türkel

Fatih Civelekoğlu “ISTANBUL”

Fatma Özmenoğlu “ISTANBU

Fatma Taş “ISTANBUL”

Fikriye Metin “ISTANBUL”

Güven Açık “İSATNBUL”

Halil İbrahim Erden “ISTANBUL”

HAtice Baykallı “İSTANBUL”

Hidayet Kayaalp “ALMANYA”

İhsan Özalp “İSTANBUL”

İlhan Çelık “ISTANBUL

Fatma Taş

Hakan Bozkurt

İmran Erkanat “ISTANBUL”

İsmail BENEK “ANKARA”

John Forster “İSPANYA”

Kamelya Asan “ISTANBUL”

Kazım Yurdakul “İSTANBUL”

Kübra Sun “ISTANBUL”

Mehmet İşler “ANKARA”

Merih Dere “ANKARA”

Mine*****Alişan*****“ISTANBUL”

Nardane Kuşcu “ISTANBUL”

Oğuz Saygın “ISTANBUL”

Özlem Kıcıman “ANKARA”

Resulu Küçük “ANKARA”

Saadet Şen “ISTANBUL”

Sait Özadalı “ISTANBUL”

Saliha Kocacenk “ISTANBUL”

Uz.Dr. Sami Selçukbiricik “ANKARA”

Sefa Uysal “ISTANBUL”

Selda Altınbaş(Ergökçen)“ISTANBUL”

Serdar Ümit Unal “ISTANBUL”

Şafak Keklik “ISTANBUL”

Şanal Günseli “İZMİR”

Tijen AYDINOĞLU “ISTANBUL”

Uğur Gül ” İZMİR”

Yasemin Sağol “ISTANBUL”

Yasser Al- Bitar “SURİYE”

Yonca Gökşen “ISTANBUL”

Zafer Akıncı “İSTANBUL”

Zafer Akıncı “İSTANBUL”

Zeynep Küçük “ANKARA”

Ziya Baran “İZMİR”

Son gelinen noktada sistemler arası çatışmalara rastlamaya başladım. ben daha iyiyim yok ben daha iyiyim; ben çok eskiyim, iyiya işte ömrünü doldurmuşsun gibi söz dalaşmalarıyla karşılaşıyorum.

Elbette bunlar iki şeye dalalet; biri hayra çünkü artık bizde de kişisel gelişim eğitimleri var demek ve farklı farklı sistemlere kapı açmışız sadece ben en iyiyim diyemiyor kimse kısaca kişisel gelişiyoruz diye biliriz. İkincisi bir birlerini yerlerse bu sistemler insanlara yardım etmekten uzaklaşırlar mı diye düşünüyorum. İnşallah ikincisi pek olmaz.

Olmaz diye temenlide bulunuyorum ama bu olmazı olduracak bir söylemle de devam etmek istiyorum. Geçenlerde sağ olsun derya hanım bizi silva diye çok eski bir sistemin eğitimine çağırmış bizde bu değerli davete icabet etmek için ta Antalya’dan kalkıp İstanbul’a gittik. Ta dediğime bakmayın uçakla 50 dakika ama İstanbul’da hava alanından eğitim olduğu salona gitmek tam 2,5 saat. İşte İstanbul’un ters avantajı bu olsa gerek, insanların ömrü yollarda geçtiği için kendilerine zaman ayıramıyorlar.

Derya hanım büyük bir iyi niyetle önemli bulduğu kişi ve kuruluşları eğitimlerine çağırıyor böylece uzun yıllar önce aldığı ve kendisine çok fayda sağlayan eğitimden herkes

in faydalanmasını istiyor.

Fakat fena sayılmayacak bir fiyata da eğitim satıyordu.

Türküye de o parayla çok daha kapsamlı ve faydalı eğitimler alına bileceğini bilmiyor maalesef; yıllar önce aldığı ve bir türlü Türkiye’ye sokmayı başaramadıkları bu eğitimin türkiyesi zan ediyorlardı halen.Türkiye’nin artık kişisel gelişime kapalı olmadığını da, anlattıklarının dünya ölçeklerinde sıradan bilgiler olduğunun da fakında değil arkadaşımız. Bu konuda yeterli araştırmayı yapmadığı gibi eğitime misafir diye çağırdığı insanlar hakkında da bir araştırma yapmamışdı maalesef.

Tabii ben İstanbul’un trafik azizliğine uğrayınca eğitime geç kaldım.

Gittiğimde tam dinlenme arasına rastlamıştım, güler yüzlü bir şekilde beni karşıladı. Kendimi tanıttım mazeretimi söyledim ve geç kaldığım için özür diledim. Önemli bir konu kaçırdığımı, adapte olup olamayacağımı sordu.

Bende kendimden bahsetmeyi hiç sevmediğim halde NLP ve Hipnoz Trainer olduğumu EFT, Avatar, Bioenerji vb birçok eğitimi en üst düzeylerine kadar aldığımı, konulara yabancı olmadığımı söyledim. İyi o zaman der gibi başını salladı tabii tanımadığı insanları davet ettiği için ve türkiyenin yıllar önce sokulmaya çalışılan ama bir türlü dikiş tutturamayan eğitim almamış kişilerle dolu olduğunu düşündüğü ve herkezi all. Ve eğitim arasında dinnenmek isteyeceğini söyleyip uzaklaştım kendi tecrübelerimden bilirim hocayla özel konuşmak her kezin aradığı ve hoşuna giden bir durumdur ama her eğitmen aynı zamanda insandır ve dinlenmeye ihtiyacı vardır.

Hakkında bilgim olmayan bu eğitimi dinlemeye ve uygulamalarını yapmaya başladıkca yıllardır eğitimlerini aldığım uğruna Srilankalara gittiğim konuları ve özellikle adına ısrarla hipnoz olmadığını söyleyerek hipnoz uygulamaları yaptık gün boyunca.

Bir ara eğitimde bir anısından bahsetti eğitmen; bir eğitimde bu yöntemin ne kadar eski bir yöntem olduğundan söz ediyordum bir beyefendi ooo dedi o zaman bu bilgiler işe yaramaz diye bana cevap verdi dedi.Onun üzerine bende silva metodunun nasıl her 10 yılda bir yeni bilgileri alıp kendikileri ile sentezlediğini anlattım. Deyip bu sentezlenme yöntemini anlatmaya başladı. Kısaca eğitmen bize anlattığı bilgilerin ve kendi yöntemini her 10 yılda bir, silva kurulunun dünyadaki bu alandaki bilgileri inceleyip sisteme katıyormuş yani kendini yeniliyormuş. Tabii kendini yenilemesi son derece taktir edilecek bir durum fakat yeni aldığı fikirleride tamamen kendininmiş gibi satması gerçekden üzücü.

Kısaca Türkiye gelişiyor bizlerde sizlerle birlikte gelişiyoruz. Sevgiyle kalın.

Sharing is caring!

Dr.wayt,*****Trainer

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.*****Gerekli alanlar***********ile işaretlenmişlerdir

Yaklaşan Etkinlikler

Şu anda yaklaşan events bulunmamaktadır

B&Ş Bilinçaltı Akademi Merkezi

Metin Kasapoğlu Caddesi Yeşilbahçe Mahallesi Çiviler Apt. Kat:3 Daire: 6 / Posta Kodu: 07070(0242) 312 55 42(0554) 772 20 68info@bulentsenyurek.com<br /> bul...urek@yahoo.com

Yaklaşan Etkinlikler

Şu anda yaklaşan events bulunmamaktadır

Facebook

Unable to display Facebook posts.
Show error

Sosyal Medya Hesaplarımız
http://www.bulentsenyurek.com/2015/1...n-dunu-bugunu/

Copyright © 2016 Hakan OKTAY
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 08-08-2019, 21:10   #5
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Silva metodu nedir
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
başarı ve motivasyon üzerine özlü sözler lente 2010 Nisan TUS 20 01-29-2011 17:55
motivasyon.. lente 2010 Nisan TUS 10 01-29-2011 17:54
motivasyon adına bazı kareler steTUSkop Motivasyon - Danışmanlık 1 01-13-2009 16:16


Şu Anki Saat: 12:51


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com