www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > MESLEKİ KATEGORİ > İdari Kurumlar / TIP Eğitim Kurumları > ÖSYM

4476 (1 Kayıtlı Ve 4475 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 07-24-2016, 17:41   #101
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
arandığını sanmıyorum.. adam mecliste sormuş zaten

ınava girecek adaylar:
dönemin ÖSYM Başkanı Sayın Prof.Dr. Ali Demir
dönemin ÖSYM Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Pekşen
dönemin ÖSYM Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ercan Öztemel
dönemin ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ensar Gül
dönemin ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili Prof. Dr. Ömer Demir
dönemin ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi Hüseyin Çalık
dönemin ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan
dönemin ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Petek Aşkar
dönemin ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi Prof. Dr.Cengiz Erol
dönemin ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu
dönemin ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi Prof.Dr.Reşat Kasap
" emanetiniz emanetimizdir" ali demir
konumunuzla ilgili aşağıda gördüğünüz açık uçlu soruları 30 dakika içinde klasik metodla cevaplayıp cevap kağıdını buraya bırakınız.

Eylül-2014’de yapılmış olan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) sonrasında bazı medya organlarına da yansıyan haber ve iddialarla ilgili olarak;

SORU 1. 14.09.2014 tarihinde yapılan TUS ve DUS (Dişte Uzmanlık Sınavı)’a giren bir grup Doktor ve Diş Hekimi adına Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakana hitaben yazılan ve adeta ÖSYM Başkanlığını şikâyet ederek zan altında bırakan Basın Duyurusundan Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Varsa bu konuda şimdiye kadar Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ve kimler hakkında ne gibi yaptırımlar uygulanmıştır?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 2. Anılan Basın Duyurusuna cevaben, ÖSYM Başkanlığının 16.09.2014 tarihli ve “Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar” başlıklı Basın açıklamasında yer alan “Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS Hazırlık Dershanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir.” ibaresiyle kastedilen dershane hangisidir? Bu dershanenin kurucuları, yöneticileri ya da sahipleri kimlerdir?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 3. Anılan dershanenin ticari sermayesinin tükendiği kanaatine nasıl varılmıştır? Anılan dershanenin sahibi olduğu ya da ilişkisi bulunduğu sosyal medya siteleri ya da platformları kimlere aittir ve aralarında ne tür ilişkiler söz konusudur?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 4. ÖSYM Başkanlığınca yapılan Basın Açıklamasında “başkasının yerine sınava girdiği” tespit edilen dershane sahibi kimdir?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 5. Anılan dershane sahibi hakkında başlatılan soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle akim kaldığı iddiaları doğru mudur? Doğru ise söz konusu soruşturma; ne zaman, hangi gerekçelerle ve kimler tarafından başlatılmıştır? Soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle sonuçsuz kalmasında kimlerin ihmali ya da baskısı olmuştur?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 6. Anılan soruşturmanın sonuçsuz kalmasına yol açan sorumlular kimlerdir? Bu sorumlular hakkında Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ya da yapılmaktadır?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 7. Anılan konuya ilişkin Bakanlığınız görüşü nasıldır?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:


SORU 8. Anılan dersane yöneticilerini makamınızda, ÖSYM'de, randevulu randevusuz kabul ettiniz mi? Anılan dersane yöneticilerinin evine ve şirketine gittiniz mi, başka bir mekanda birlikte oldunuz mu? Olduysanız neden?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:


SORU 9. Anılan dersane yöneticileri ve forumları ÖSYM ve YÖK nezninde Yürütme kurulu üyeleri ve başkanvekilleri dahil bir çok kişi ile görüşüp baskı yaptığını ifade etmektedir. Size böyle bir baskı yapıldı mı?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 10. Anılan dersane yöneticileri ve forumları ÖSYM ve YÖK'ün anılan dersaneyi muhatap aldığını bunun nedeninin maddi güçleri olduğunu ifade etmektedir. Siz hiç anılan dersaneyi muhatap aldınız mı?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 11. Anılan dersane ile maddi-manevi bir ilişkiniz oldu mu?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:


Soru 12: Savcı Yücel ERKMAN mesela sorsa KPSS'deki kopya soruşturması kapsamında ÖSYM çalışanlarının bilgisayarını inceleyen bilirkişi, 2010'da yapılan ve yaklaşık 6 milyon adayın katıldığı 38 ayrı sınavda daha soruların önceden sızdırıldığını belirledi. Bu konudaki bilginiz nedir?

ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

ANASAYFA > SINAVLAR > TUS > TUS Sonbahar Dönemi > Duyurular > 2010 > 2010-TUS Sonbahar Dönemi: Kamuoyunda Tartışılan Hatalı Soru İddiaları Hakkında Açıklama (07.01.2011)
TUS: Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı

BASIN DUYURUSU
(7 Ocak 2011)

2010-Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (TUS) Sonbahar Dönemi: Kamuoyunda Tartışılan Hatalı Soru İddiaları Hakkında Açıklama

Kamuoyunun dikkatinin çok daha yoğun bir biçimde ÖSYM’nin üzerinde olduğu son günlerde, tüm sınavlarda uygulanan güvenlik tedbirleri 12 Aralık 2010 günü gerçekleştirilen TUS’ta daha da hassas biçimde uygulanmıştır.

Sınava cep telefonu, kulaklık, elektronik iletişim cihazı ve benzeri elektronik ve mekanik cihazların alınmaması, sınav başlangıcından itibaren sınavın 3/4’lük kısmı tamamlanmadan sınav salonundan çıkılmaması, sınav esnasında tuvalete gidilmemesi ve her aday için tekil olarak paketlenmiş soru kitapçıkları ile adayın fotoğrafını taşıyan cevap kâğıdı uygulamaları sınav güvenliğini en yükseğe taşımıştır. Bu uygulamalar sayesinde, sınav güvenirliğini ve eşitliğini ciddi biçimde zedeleyebilecek pek çok uygulama engellenmiştir.

Bilindiği gibi 2010 yılı başında açıklanmış olan sınav takvimine göre TUS Sonbahar Dönemi sınavının 19 Eylül 2010 tarihinde yapılması planlanmıştı. KPSS ile ilgili gelişmeler nedeniyle gündeme gelen sınav iptali, tüm diğer sınavların takvimini de etkilemiş ve TUS Sonbahar Döneminin 12 Aralık 2010 tarihinde yapılmasına karar verilmiştir. 19 Eylül 2010 tarihinde yapılması planlanan TUS için hazırlanmış ve son aşamaya getirilmiş olan tüm sorular, soruşturma kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından el konulan bilgisayarlarda saklı olduğundan artık herhangi bir sınavda kullanılamaz hâle gelmiş, bu yüzden de TUS soru hazırlama grubu tarafından son derece üstün gayret ve fedakârlık içinde çalışılarak iki ay gibi kısa bir zaman zarfında, 12 Aralık 2010 tarihinde yapılacak sınav için özgün sorular hazırlanmış ve soruların nihai şekli kapalı dönem uygulaması içinde matbaada düzenlenmiştir.

Sınavın yukarıda belirtilen tedbirler ile güvenli bir şekilde gerçekleştirilmesinden sonra, cevap kâğıtlarının optik okuyucuda okunması, elde edilen verilerin analizi ve ardından yeniden yapılan bilimsel denetimler sonucunda 300 sorudan 4’ünde bazı hataların var olduğu tespit edilmiş ve bu soruların tüm adaylarca doğru cevaplandığı kabulü ile sınav değerlendirilmiştir.

Öte yandan, bir kısım adaylar tarafından, ÖSYM’ye verilen dilekçeler, açılan dava, gazete ilanı, gösteri ya da basın bildirileri ile kamuoyunun dikkatine taşınmış olan ve hatalı olduğu iddia edilen diğer 5 soru, konularının uzmanı olan çok sayıda akademisyen tarafından tekrar tekrar ele alınmış ve her bir soru için en güncel bilimsel kaynakların referansları yeniden gözden geçirilmiş ve söz konusu soruların iptalini gerektirecek maddi ya da bilimsel bir hata olmadığı tespit edilmiştir. Bu konuda hazırlanmış olan detaylı raporlar ilgili mahkemeye sunulmuştur. Nitekim daha önce de benzer olaylar yaşanmıştır.

10.532 adayın katılmış olduğu bu sınav sonrasında da -her sınavda olduğu gibi- her bir cevap kâğıdı farklı hassasiyetlerde ayarlanmış iki farklı optik okuyucuda okunmuş ve okuma farkı tespit edilen cevap kağıtlarının okuması bir kez daha tekrarlanmıştır. Bu uygulama sayesinde optik okuma hatasız olarak tamamlanmaktadır. ÖSYM tarafından dağıtılan kalemlerin sorunlu olması nedeniyle cevapların silinememesi gibi itirazlar büyük çoğunluk içinde değerlendirildiğinde de bunların münferit ve yersiz çabalar veya adaylara ait bireysel hatalar olduğu görülmüştür.

Tüm ÖSYM personeli ile bilimsel soru hazırlama grubu tarafından sergilenen üstün gayret ve fedakârlık, sınav esnasında emniyet kuvvetlerimizin gösterdiği titiz kontroller, sınav uygulama görevlilerinin yeni kurallara uyumdaki hassasiyetleri sonucunda oluşan sağlıklı sonuçlara rağmen, tüm bu olumlu uygulamaların çıkarlarına zarar verdiği açık olan bazı menfaat grupları, hayatlarının çok kritik bir dönemini yaşayan genç doktorlarımızı gereksiz ve haksız yere heyecana sürüklemekte ve onları ÖSYM karşıtı faaliyetlere sevk etmektedirler.

Hayatlarına kendi gayretleri ile yön vermek isteyen ve büyük çoğunluğu oluşturan uzman doktor adaylarının bu gibi faaliyetler içinde olmadıklarını, tam aksine ÖSYM’nin gerçekleştirdiği sınav güvenliğini iyileştirici tedbirlere olumlu tepki verdiklerini de memnuniyetle gözlemlemekteyiz.

2010-TUS Sonbahar Dönemi adaylarına ve kamuoyuna saygı ile duyurulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI
Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar (16.09.2014)

BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı ile ilgili asılsız iddialarla Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı mahiyette açık mektup yazan bir grup isim, ÖSYM'yi ağır suçlamalarla töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.


Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.


ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir.


İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir,
ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,
Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır,
ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez.

Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS hazırlık dersanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur dershanenin bu saldırılarını yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin, bu deshaneye bir şekilde bağlı kişileri organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde malum dershane sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin de eski bir tarihte başkasının yerine sınava girdiği tespit edilmiş, ancak başlatılan soruşturma zaman aşımı dolayısıyla akim kalmıştır.


ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.


Adaylara ve kamuyouna duyurulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI

Alıntı:
dahiliyenezareti´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sami Selçukbiricik'ten ÖSYM'ye "ATEŞLE OYNAMAK"
(5 Ekim 2012)

ÖSYM yine ateşle oynuyor.

Onlar; bu ülkede, adaletli ve güvenli sınav yapmak için varlar ve bunun
için para alıyorlar devletten ve dolayısıyla milletten...

Bulundukları mekan ve makamlar; babalarının çiftliği ya da mirası
olmadığına göre sorumluluklar bilinciyle adil davranmak ZORUNDALAR.

İşleri sınav yapmaksa; önce adam gibi soru hazırlayacak, sonra güvenli bir
şekilde sınav yapacak, sonra hatalı sorular varsa bunları iptal edecek ve
yerleştirmeleri yapacaklardır.

Eylül 2012 TUS için adam gibi soru hazırlayamadılar, bu açık... Branş
profesörlerinin dahi bilemediği soruları sormak marifet mi? Diyelim ki
sordular: Hatalı soruları neden inceleyip iptal etmiyorlar? Binlerce
insanın itirazlarına, neden tek bir satır dahi açıklama yapmaktan
kaçınıyorlar?

Bunun tek sebebi olacaktır: İTİBAR KAYBI KORKUSU...

Adalet kaybolduğunda; işte asıl o zaman, İTİBAR gerçekten KAYBOLMUŞTUR.

Şimdi herkese, adaletin tesisi için görevler düşmektedir:

1. Sınava giren herkes; ÖSYM'yi mail, faks, tweet... vs. yağmuruna tutmalı,
doyurucu bir açıklama yapmaları istenmelidir.
2. Türk Tabipleri Birliği harekete geçirilmelidir.
3. Siyaset ve bürokrasi de kulisler yapılmalı, olayın farkındalığı siyaset
boyutunda da sağlanmalıdır.
4. Basın harekete geçirilmelidir.
5. Gerekirse gazete ilanları ile olay tüm kamuoyunun dikkatine sunulmalıdır.
6. Herkesin; siyasette ve basında olan yakınları ve tanıdıkları iyi birer
tetikleyici rol oynayabilir, bu tanışıklıklar harekete geçirilmelidir.
7. ÖSYM Başkanı; direk Cumhurbaşkanı'na bağlı olduğu için olayı
Cumhurbaşkanı'na mutlaka iletmek gerekir.
8. Kısa sürede sonuç alınamazsa, acilen yargı yoluna gidilmelidir.


Son Sözümüz ÖSYM yetkililerine:

Ey ÖSYM yetkilileri,

Allahtan korkun. Bir gün, sakladıklarınızın açığa çıkacağını bilmiyor
musunuz? Burası babanızın çiftliği değil ki, komplekslerinizle ve
despotlukla hareket edemezsiniz. Bugüne kadar yaptıklarınızdan hesap
vermemiş olmanız, bundan sonra hesabı toptan vermeyeceğiniz anlamına gelmez.

Aynı despotizmi Aralık 2010 TUS'unda yapmadınız mı? Binlerce kişinin
hakkına - BİLEREK ve İSTEYEREK - girmediniz mi? 1,5 yıl sonra gelen yargı
cevabı hala sizi uyandırmadı mı?

Yarın, yargı bu soruları iptal edip de hatalarınız bir kez daha açığa
çıktığında sokağa nasıl çıkacak, çocuklarınızın yüzüne nasıl bakacaksınız?

Bu ülkenin adil bir ÖSYM'ye daima ihtiyacı var. Lütfen, Allahtan korkun ve
adil olun ki itibarınızın iadesine bir yol açılsın

ATEŞLE OYNAMAK (5 Ekim 2012)ÖSYM yine ateşle oynuyor. Onlar; bu ülkede, adaletli ve güvenli sınav yapmak için varlar ve bunun için para alıyorlar devletten ve dolayısıyla milletten… Bulundukları mekan ve makamlar; babalarının çiftliği ya da mirası olmadığına göre sorumluluklar bilinciyle adil davranmak ZORUNDALAR. İşleri sınav yapmaksa; önce adam gibi devamı

http://www.facebook.com/************...92254577460688
Alıntı:
dahiliyenezareti´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sami Selçukbiricik'ten ÖSYM'ye "ATEŞLE OYNAMAK"
(5 Ekim 2012)

ÖSYM yine ateşle oynuyor.

Onlar; bu ülkede, adaletli ve güvenli sınav yapmak için varlar ve bunun için para alıyorlar devletten ve dolayısıyla milletten...

Bulundukları mekan ve makamlar; babalarının çiftliği ya da mirası olmadığına göre sorumluluklar bilinciyle adil davranmak ZORUNDALAR.

İşleri sınav yapmaksa; önce adam gibi soru hazırlayacak, sonra güvenli bir şekilde sınav yapacak, sonra hatalı sorular varsa bunları iptal edecek ve yerleştirmeleri yapacaklardır.

Eylül 2012 TUS için adam gibi soru hazırlayamadılar, bu açık... Branş profesörlerinin dahi bilemediği soruları sormak marifet mi? Diyelim ki sordular: Hatalı soruları neden inceleyip iptal etmiyorlar? Binlerce insanın itirazlarına, neden tek bir satır dahi açıklama yapmaktan kaçınıyorlar?

Bunun tek sebebi olacaktır: İTİBAR KAYBI KORKUSU...

Adalet kaybolduğunda; işte asıl o zaman, İTİBAR gerçekten KAYBOLMUŞTUR.

Şimdi herkese, adaletin tesisi için görevler düşmektedir:

1. Sınava giren herkes; ÖSYM'yi mail, faks, tweet... vs. yağmuruna tutmalı, doyurucu bir açıklama yapmaları istenmelidir.
2. Türk Tabipleri Birliği harekete geçirilmelidir.
3. Siyaset ve bürokrasi de kulisler yapılmalı, olayın farkındalığı siyaset boyutunda da sağlanmalıdır.
4. Basın harekete geçirilmelidir.
5. Gerekirse gazete ilanları ile olay tüm kamuoyunun dikkatine sunulmalıdır.
6. Herkesin; siyasette ve basında olan yakınları ve tanıdıkları iyi birer tetikleyici rol oynayabilir, bu tanışıklıklar harekete geçirilmelidir.
7. ÖSYM Başkanı; direk Cumhurbaşkanı'na bağlı olduğu için olayı Cumhurbaşkanı'na mutlaka iletmek gerekir.
8. Kısa sürede sonuç alınamazsa, acilen yargı yoluna gidilmelidir.


Son Sözümüz ÖSYM yetkililerine:

Ey ÖSYM yetkilileri,

Allahtan korkun. Bir gün, sakladıklarınızın açığa çıkacağını bilmiyor musunuz? Burası babanızın çiftliği değil ki, komplekslerinizle ve
despotlukla hareket edemezsiniz. Bugüne kadar yaptıklarınızdan hesap vermemiş olmanız, bundan sonra hesabı toptan vermeyeceğiniz anlamına gelmez.

Aynı despotizmi Aralık 2010 TUS'unda yapmadınız mı? Binlerce kişinin hakkına - BİLEREK ve İSTEYEREK - girmediniz mi? 1,5 yıl sonra gelen yargı cevabı hala sizi uyandırmadı mı?

Yarın, yargı bu soruları iptal edip de hatalarınız bir kez daha açığa çıktığında sokağa nasıl çıkacak, çocuklarınızın yüzüne nasıl bakacaksınız?

Bu ülkenin adil bir ÖSYM'ye daima ihtiyacı var. Lütfen, Allahtan korkun ve adil olun ki itibarınızın iadesine bir yol açılsın

ATEŞLE OYNAMAK (5 Ekim 2012)ÖSYM yine ateşle oynuyor. Onlar; bu ülkede, adaletli ve güvenli sınav yapmak için varlar ve bunun için para alıyorlar devletten ve dolayısıyla milletten… Bulundukları mekan ve makamlar; babalarının çiftliği ya da mirası olmadığına göre sorumluluklar bilinciyle adil davranmak ZORUNDALAR. İşleri sınav yapmaksa; önce adam gibi devamı

http://www.facebook.com/************...92254577460688







TARİHLERE DİKKAT DR. RIZA ERÖKSÜZ



2009- 2010-2011-2012

"""aşağıdaki iki yazıyı yazan aynı kişidir.
ve tüm organizasyonların menfaat şebekesinin başıdır.
Bir cerrahi asistanının girmediği sınavla ilgili menfaat kaybı olmayacağına göre aynı nick i kullanan ikinci bir kişi vardır.
Tüm bağlantılar, duyumlar, bilgi sızdırılmaları, telefon trafiği, sınava girmeyen kişilerin, ortaokul ilkokul mezunlarının 25 netim eksik diye ortaya çıkması her yerde yaygaralar organize tabloyu ortaya çıkaracaktır.
İki yıla yakın arayla yazılan bu yazılar aynı kişi tarafından yazılmıştır. Konu, vs kısmı, konsept, hedef, ... lar, her meslekten sonra olanlar kelimesi bile aynıdır.
Sizce bu bir asistan yazısı mı dersane sahibi yazısı mı?









"""

Last edited by Kayıtsız Üye; 11-08-2016 at 09:44.
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla

     

Alt 07-24-2016, 21:55   #102
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

24 Temmuz 2016 Pazar 01:06
YÖK, kaç FET֒cüyü ‘kopyadan’ yakaladı?
Cuntanın askeri darbe girişimi, terör örgütü FET֒nün TSK’yı ele geçirmek için yaptığı kirli oyunları da ortaya çıkarmaya başladı.
Ele geçen belgelere ve yapılan incelemelere göre, FETÖ 2000 yılından itibaren orduya subay ve astsubay yetiştiren harp okulu ve askeri lise sınav sorularını önceden öğrenerek TSK’ya sızmış. FET֒nün bu şekilde TSK’ya sızdırdığı 8 bin subaydan bir kısmının yarbay rütbesine ulaştığı kaydedildi.
16 YILDA 8 BİN TERÖR ÜYESİ

Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’ndan sorumlu İzmir Cumhuriyet Başsavcıvekili Okan Bato’nun FET֒ye dair “İzmir’deki askeri casusluk soruşturmasında sahte delil üretildiği” iddiasıyla sürdürdüğü soruşturma ve bu kapsamda ele geçen belgeler ile YÖK’ün yaptığı incelemelerin sonuçları, 15 Temmuz askeri darbe girişimine yönelik ana dava ve delillerden biri olması bekleniyor. Soruşturma kapsamında adı geçen 15’e yakın general ve 50’den fazla üst düzey subayın isimlerin tamamının cuntanın darbe girişimi nedeniyle tutuklanmasına dikkat çeken yetkililer, söz konusu askerlere ilişkin araştırmalarda FET֒nün son 16 yılda 8 bin örgüt üyesini orduya nasıl yerleştirdiği de belirlendi.
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 07-25-2016, 06:18   #103
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Lütfi ERDOĞAN

Soruların sızdırıldığı 2010 KPSS'de yüksek puan alan zanlılar, darbe şüphelisi bazı askerlerin eşi çıktı. Milli Savunma Bakanlığı ve ÖSYM'nin yürüttüğü soruşturmada, darbeci askerlerin kamu kurumları sınavlarına giren eş ve yakınları incelemeye alındı. FETÖ'nün darbe girişiminde gözaltına alınan askerlerden Deniz Yüzbaşı Haldun Gülmez ile Askeri Casusluk soruşturmasında hakkında yakalama kararı çıkarılan Binbaşı Recep Zafer'in eşlerinin KPSS şüphelisi olduğu belirlendi.

2010 KPSS sınavında 3 bin 227 kişi soruların tamamını bilmişti. Bunlardan 580 kişinin subay eşi olduğu tespit edildi. Milli Savunma Bakanlığı ve ÖSYM tarafından yürütülen soruşturmada, bunların 40'ının darbecilerin eşi veya yakını olduğu ortaya çıktı. Soruşturma 540 aday üzerinde devam ediyor. ÖSYM tarafından 10-11 Temmuz 2010'da yapılan genel yetenek, genel kültür ve eğitim bilimleri alanlarından oluşan KPSS'de soruların çalınmasına ve sınava girenlere dağıtılmasına ilişkin soruşturma kapsamında ilk dava, 230 kişi hakkında 25 Aralık 2015'te açılmıştı.
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 07-25-2016, 11:48   #104
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
dahiliyenezareti´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ÖSYM ve Emniyet son 15 yıldaki tüm sınavlarda 'joker' arayacak!

Emniyet yetkilileri ÖSYM’yle ortak çalışma grubu oluşturacak

ÖSYM’nin sınavlarına sahte belgelerle adayların yerine başka kişilerin girmesini sağlayan çeteye yönelik 7 ilde düzenlenen operasyonda 19 kişi gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında son 15 yılda ÖSYM’nin sınavlarına giren tüm adayların verileri taranacak.

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi'nce (ÖSYM) yapılan sınavlara sahte belgelerle adayların yerine başka kişilerin girmesini sağlayan ve temmuz ayında tespit edilen suç örgütüne yönelik İzmir, İstanbul, Ankara, Van, Hakkari, Kütahya ve Diyarbakır'da operasyon yapıldı.

Operasyonda, ''joker'' diye tabir edilen ve başkalarının yerine sınavlara giren 9 kişi ile bu işi organize ettikleri iddia edilen 10 kişi gözaltına alındı. Zanlılardan birçoğunun çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarında görev yaptığı belirlendi.

Suç örgütünün lideri olduğu iddiasıyla cuma günü İstanbul'da gözaltına alınan M.K.Ö'nun çıkarıldığı nöbetçi mahkemece tutuklandığı bildirildi.

Zanlılardan bazılarının PKK lehine çeşitli gösteri ve yürüyüşlere katıldığı gerekçesiyle emniyette kayıtlarının bulunduğu iddia edildi.

Temmuz 2012'de 8 ilde KCK’yla bağlantılı operasyonda 34 kişi gözaltına alınmış, zanlılardan 19'u tutuklanmıştı.



Son 15 yıldaki tüm sınavlar taranacak


Bu arada, soruşturma kapsamında polis ekipleri ve ÖSYM’yle ortak çalışma grubu oluşturacak.

Soruşturma kapsamında ÖSYM tarafından yapılan sınavlara katılan tüm adayların verileri, özel bir bilgisayar programında taranarak son 15 yılda yapılan sınavlarda sahte belgelerle adayların yerine başka kişilerin girip girmediği kontrol edilecek.



Dinçer: Çürük elmalar için tavrımızı koyarız


Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, konuyla ilgili gazetecilerin sorusu üzerine “Bunun hesabını hep beraber sormalıyız. Bu tip çürük elmalar varsa şayet, bu ve benzeri operasyonlar, hem hükümetimizin hem de eğitim sisteminin konuya tavrını ortaya koyar'' diye konuştu
tekrar aramalı
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 07-26-2016, 18:47   #105
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
Kayıtsız Üye´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
arandığını sanmıyorum.. adam mecliste sormuş zaten

ınava girecek adaylar:
dönemin ÖSYM Başkanı Sayın Prof.Dr. Ali Demir
dönemin ÖSYM Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Pekşen
dönemin ÖSYM Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ercan Öztemel
dönemin ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ensar Gül
dönemin ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili Prof. Dr. Ömer Demir
dönemin ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi Hüseyin Çalık
dönemin ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan
dönemin ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Petek Aşkar
dönemin ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi Prof. Dr.Cengiz Erol
dönemin ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu
dönemin ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi Prof.Dr.Reşat Kasap
" emanetiniz emanetimizdir" ali demir
konumunuzla ilgili aşağıda gördüğünüz açık uçlu soruları 30 dakika içinde klasik metodla cevaplayıp cevap kağıdını buraya bırakınız.

Eylül-2014’de yapılmış olan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) sonrasında bazı medya organlarına da yansıyan haber ve iddialarla ilgili olarak;

SORU 1. 14.09.2014 tarihinde yapılan TUS ve DUS (Dişte Uzmanlık Sınavı)’a giren bir grup Doktor ve Diş Hekimi adına Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakana hitaben yazılan ve adeta ÖSYM Başkanlığını şikâyet ederek zan altında bırakan Basın Duyurusundan Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Varsa bu konuda şimdiye kadar Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ve kimler hakkında ne gibi yaptırımlar uygulanmıştır?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 2. Anılan Basın Duyurusuna cevaben, ÖSYM Başkanlığının 16.09.2014 tarihli ve “Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar” başlıklı Basın açıklamasında yer alan “Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS Hazırlık Dershanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir.” ibaresiyle kastedilen dershane hangisidir? Bu dershanenin kurucuları, yöneticileri ya da sahipleri kimlerdir?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 3. Anılan dershanenin ticari sermayesinin tükendiği kanaatine nasıl varılmıştır? Anılan dershanenin sahibi olduğu ya da ilişkisi bulunduğu sosyal medya siteleri ya da platformları kimlere aittir ve aralarında ne tür ilişkiler söz konusudur?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 4. ÖSYM Başkanlığınca yapılan Basın Açıklamasında “başkasının yerine sınava girdiği” tespit edilen dershane sahibi kimdir?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 5. Anılan dershane sahibi hakkında başlatılan soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle akim kaldığı iddiaları doğru mudur? Doğru ise söz konusu soruşturma; ne zaman, hangi gerekçelerle ve kimler tarafından başlatılmıştır? Soruşturmanın zaman aşımı nedeniyle sonuçsuz kalmasında kimlerin ihmali ya da baskısı olmuştur?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 6. Anılan soruşturmanın sonuçsuz kalmasına yol açan sorumlular kimlerdir? Bu sorumlular hakkında Bakanlığınızca nasıl bir işlem yapılmış ya da yapılmaktadır?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 7. Anılan konuya ilişkin Bakanlığınız görüşü nasıldır?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:


SORU 8. Anılan dersane yöneticilerini makamınızda, ÖSYM'de, randevulu randevusuz kabul ettiniz mi? Anılan dersane yöneticilerinin evine ve şirketine gittiniz mi, başka bir mekanda birlikte oldunuz mu? Olduysanız neden?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:


SORU 9. Anılan dersane yöneticileri ve forumları ÖSYM ve YÖK nezninde Yürütme kurulu üyeleri ve başkanvekilleri dahil bir çok kişi ile görüşüp baskı yaptığını ifade etmektedir. Size böyle bir baskı yapıldı mı?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 10. Anılan dersane yöneticileri ve forumları ÖSYM ve YÖK'ün anılan dersaneyi muhatap aldığını bunun nedeninin maddi güçleri olduğunu ifade etmektedir. Siz hiç anılan dersaneyi muhatap aldınız mı?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:

SORU 11. Anılan dersane ile maddi-manevi bir ilişkiniz oldu mu?
ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:


Soru 12: Savcı Yücel ERKMAN mesela sorsa KPSS'deki kopya soruşturması kapsamında ÖSYM çalışanlarının bilgisayarını inceleyen bilirkişi, 2010'da yapılan ve yaklaşık 6 milyon adayın katıldığı 38 ayrı sınavda daha soruların önceden sızdırıldığını belirledi. Bu konudaki bilginiz nedir?

ÖSYM BAŞKANI PRof.Dr. Ali Demir'in cevabı:
Prof. Dr. Ömer Pekşen (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ercan Öztemel (ÖSYM Başkan Yardımcısı) cevabı:
Prof. Dr. Ensar Gül (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Ömer Demir (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi YÖK Başkanvekili) cevabı:
Hüseyin Çalık (ÖSYM Yönetim Kurulu Üyesi MEB temsilcisi) cevabı:
Prof. Dr. Ünal Yarımağan (ÖSYM Başkanı) cevabı:
Prof. Dr. Petek Aşkar (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof. Dr.Cengiz Erol (ÖSYM Yürütme Kurulu üyesi) cevabı:
Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Prof.Dr.Reşat Kasap (ÖSYM Yürütme Kurulu Üyesi) cevabı:
Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar (16.09.2014)

BASIN AÇIKLAMASI
(16.09.2014)

Gazetelerde Yer Alan Asılsız İddialar

Bugün bazı günlük gazetelere ilan vererek, 2014-TUS/DUS Sonbahar Dönemi sınavı ile ilgili asılsız iddialarla Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Sayın Başbakanımızı yanıltıcı mahiyette açık mektup yazan bir grup isim, ÖSYM'yi ağır suçlamalarla töhmet altında bırakacak ifadeler kullanmışlardır.


Son dört yıl içinde geliştirmiş olduğu sınav sistemi, güçlendirilmiş insan kaynağı ve günün koşullarında modernize edilmiş teknolojik altyapısı ile ÖSYM, yapmış olduğu her işlemi saniyesi saniyesine kontrol altına almış ve her saniyenin hesabını verebilecek duruma gelmiştir.


ÖSYM'nin sınavlarında sorduğu her bir soru farklı zamanlarda çok sayıda akademisyen tarafından titizlikle hazırlanmakta ve denetlenmektedir. Buna rağmen bazı sorular, ortaya çıkan ve çoğu zaman da esasa ilişkin olmayan ancak mutlak adalet bakımından gerekli olduğu düşünüldüğünden, sınav sonrasında adayların verdikleri cevapların analizi ve bilim kurullarının görüş ve tavsiyeleri ile ÖSYM Yönetim Kurulu tarafından iptal edilmektedir. Ancak, sürekli değişerek gelişen ve tıp gibi son derece geniş bir alanda farklı yorum ve bakışlara dayanılarak çoğu zamanda umulmadık biçimde mahkemeler tarafından iptal edilen sorular da olmaktadır. Bu durumlar, ÖSYM tarafından adayları asla mağdur etmeyecek biçimde yönetilmektedir.


İlanda yer alan ve iddiadan ibaret gerçek dışı bazı hususlara incelendiğinde;

ÖSYM sınavlarına giren ve isteyen her aday, sınavda kendi kullandığı soru kitapçığını, cevap kağıdını ve kendisine ait cevap anahtarını inceleyebilmektedir,
ÖSYM hiç bir zaman adaylara, iddia edildiği gibi, "soruları ezberle" demez,
Veri tabanında değişiklik yaparak herhangi bir kişiye sağlanacak haksız bir kazanç, karşılığında ağır cezaları gerektirmektedir. Bu ve benzeri düzenlemeler 6114 sayılı Kanunda açıkça yer almıştır,
ÖSYM hiç bir adaya asla haksız kazanç temin etmez.

Söz konusu ilan, ticari malzemesi giderek tükenen bir TUS hazırlık dersanesinin organizasyonu olup asla itibar edilmemelidir. Toplam 39 ismin yer aldığı ve bu isimlerden de sadece 13'ünün 2014 yılında TUS/DUS sınavlarına girdiği halde “Tüm adaylar adına” açıklama yapıldığı iddiası tam karşılığı ile gerçek dışı ve gülünçtür. Mezkur dershanenin bu saldırılarını yönetmekle görevli olduğu sosyal medya paylaşımlarından anlaşılan, listede ismi bulunan, dershane idarecisi kişinin, bu deshaneye bir şekilde bağlı kişileri organize etmek suretiyle infial ve aynı zamanda reklam amaçlı böylesi bir girişimde bulunduğu açıktır. Kaldı ki, ÖSYM’nin oluşturduğu teknik altyapı sayesinde malum dershane sahibi olarak tanınan diğer bir kişinin de eski bir tarihte başkasının yerine sınava girdiği tespit edilmiş, ancak başlatılan soruşturma zaman aşımı dolayısıyla akim kalmıştır.


ÖSYM, sadece hak edene hak ettiğinin verilmesini gerçekleştirmek amacıyla sınav güvenliğinden taviz vermeksizin ölçme kalitesini korumaya yönelik faaliyetlerinden asla vazgeçmeyecek ve Türkiye için olabilecek en güvenilir sınav sistemini sürdürmeye devam edecektir.


Adaylara ve kamuyouna duyurulur.


ÖSYM BAŞKANLIĞI

Last edited by Kayıtsız Üye; 10-10-2016 at 20:17.
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 07-27-2016, 08:40   #106
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

FETÖ'cü askerlerin ihanet girişiminde kilit rol oynayan Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın itirafçı Başyaveri Levent Türkkan'ın ifadesi, askeri sınav soruşturmasını derinleştirdi. Türkkan'ın, "Fethullah Gülen Cemaati ile ortaokul döneminde tanıştım. 1989 yılında Işıklar Askeri Lisesi'nin sınavlarına girdim. Abiler bana sınav olmadan önceki gece yarısı getirip soruları verdiler. Şıkların üzerine cevaplar işaretlenmişti" şeklindeki ifadesi üzerine savcılık harekete geçti. Binlerce gencin hakkının gasp edildiği 2010 KPSS ile ilgili soruşturmayı yürüten Ankara Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı Yücel Erkman, daha önce başlattığı askeri lise sınavı soruşturmasını genişletti.


AYRINTILI İSTATİSTİK İSTENDİ

Devletin bütün kurumlarına sızan FETÖ'nün bugünkü darbe girişiminin temellerini 1980'den itibaren atmaya başladığı ortaya çıkmıştı. Bunu dikkate alan savcı Erkman, 1980 ile 2016 yılları arasında yapılan tüm askeri sınavları incelemeyi kararlaştırdı. Erkman tarafından ÖSYM'ye gönderilen yazıda, FETÖ'nün Kara, Hava, Deniz Kuvvetleri Komutanlıkları ile Gülhane Askeri Tıp Fakültesi ve Bando Astsubay Okuluna öğrenci seçmek için yapılan askeri lise sınavlarının sorularının önceden ele geçirildiği belirtildi. 1980 ile 2016 yılları arasında yapılan askeri lise sınavlarını kazananlarının tam listesinin gönderilmesi talep edildi. Bununla beraber, Matematik, Türkçe, Fen ve Sosyal Bilgilerden adaylara yöneltilen soruların test ortalaması, test ortalama güçlüğü, sınava giren aday sayısı, sınavdaki ortanca zorluk, testte tamamına doğru cevap veren aday sayısı, 1, 2 ve 3 yanlış yapan aday sayısının istatistiki olarak yıllara ve her bir teste göre ayrı ayrı çıkarılması, testlerden herhangi birini tamamen doğru cevaplayan adayların listesinin Başsavcılığımıza gönderilmesi istendi.

Osman Özgan
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 07-27-2016, 16:24   #107
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

15 Temmuz darbesi 2010'da planlandı
2010 KPSS sorularını çalan Fetullahçı Terör Örgütü'nün 15 Temmuz darbe girişimiyle bağlantısı belgelendi. 2010 KPSS sınavında soru çalan ve tam puan alan 230 subay eşinden 40'ının kocası (subay) darbe kalkışmasına katıldığı gerekçesiyle tutuklandı.

Paylaş
Tweetle
Paylaş
Gönder
Yazdır
A A
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kaldığı otelde şehid edilmek isteniyor.

Başbakan Binali Yıldırım'ın yolda aracına silah çekiliyor.

Meclis bombalanıyor.

Darbeye karşı direnmek için sokaklara, hava limanlarına ve köprülere çıkan vatandaşların üzerine bomba yağıyor, tankların önüne geçenler keskin nişancılar tarafından katlediliyor.

Herkes şunu soruyor:

15 Temmuz darbe girişimi ne zaman planlandı?

***

Darbenin planlandığı tarih 2010 yılıdır.

Gülen ve çetesi düğmeye 2010 yılında basmıştır.

2010 Kamu Personel Seçme Sınavı'nda (KPSS) açıktan soru çalmıştır.

12 Eylül 2010 tarihinde gerçekleşen referandumla FETÖ'nün militanları yüksek yargıya yerleşmiştir.

Gülen'in, bu referandum hakkında, "İmkân olsa mezardakileri bile kaldırarak referandumda 'Evet' oyu kullandırmak lazım. Ben zannediyorum kalkarlar da." dediğini unutmayalım.

Ve en önemlisi..

Necdet Özel, 4 Ağustos 2010 tarihinde Jandarma Genel Komutanlığına atanmıştır.

1 Ağustos 2011 tarihinde gerçekleşecek olan Yüksek Askeri Şura (YAŞ) öncesi Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner ile Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Erdal Ceylanoğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Eşref Uğur Yiğit ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Aksay emekliliklerini istemiş ve ardından Necdet Özel Genelkurmay Başkanı olmuştur.

***

Necdet Özel'in danışman ekibi çok iyi araştırılmalıdır.

Ergenekon, Balyoz ve İzmir Askeri Casusluk davasına temel teşkil eden tahrif edilmiş bilgi ve belgeler Necdet Özel'in danışman ekibi tarafından gazetecilere taşınmıştır.

Sabiha Gökçen Havalimanı, bu belge alış-verişine şahittir.

Tahrif edilmiş belgelerin manşetlere çekilmesinin ardından paralel çetenin yargı ve polis ayağı harekete geçmiş, birçok general, amiral ve muvazzaf asker tutuklanmıştır.

Necdet Özel, darbe girişiminin ardından, "Ben şahsım adına Yüce Türk milletinden özür diliyorum. TSK'nın içinden böyle hainler çıktı. Yüce Türk milleti kusura bakmasın." açıklamasında bulunmuştur.

Özür dilemek yetmez.

TSK'nın terfi ve tayin sistemini kumpas davalarla alt-üst edenler tek tek hesap vermelidir.

Darbe girişime katılan 140 general ve amiral tutuklanmıştır.

***

Somut örnek verelim.

2010 KPSS sınavında tam puan alan 230 subay eşinden 40'ının kocası (subay) 15 Temmuz darbe girişimine aktif olarak katıldığı gerekçesiyle tutuklandı.

40 darbeci muvazzaf subay Beştepe Külliyesi ve Meclis'i bombalamakla suçlanıyor.

Çalınan sorular subay eşine gidiyor ve devlet kademesinde yükseliyor.

Muvazzaf subay da, ülkesinin Cumhurbaşkanı'nı öldürmek istiyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'te kaldığı otele saldırı düzenleyen askerler arasında bulunan, üzerinde Erdoğan'a ve hükümete yönelik bedduanın da yer aldığı ve yaralı ele geçirilen Deniz Yüzbaşı Haldun Gülmez'in eşi Kübra Gülmez de 2010 soruşturmasının şüphelileri arasında.

***

Unutmayalım.

2010 yılında da Cumhurbaşkanı Erdoğan hedefti.

2010 KPSS birincisi Gamze Tembel Eser, 4 defa sınava girdi başarılı olamadı.

FEM Akademiye gittikten sonra 2010 KPSS birincisi oldu.

Cumhurbaşkanı ve Başbakan İstanbul'a geldiğinde yediği yemeklerin incelemesini yapan İstanbul Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğünde gıda mühendisi olarak çalıştı!

Gamze Tembel Eser'in babası Şerif Ali Tembel, kızının 9 yaşından beri Fetullah Gülen Cemaati'nde bulunduğunu, damadı Köksal Eser'in de Gülen Cemaati'nin abilerinden olduğunu hatırlatarak, "Kızım KPSS Türkiye birincisi olduktan sonra Florya'da bulunan laboratuvarda çalışması için yönlendirme yapıldı ve 'Florya çalışmak için iyi' dediler." ifadelerini kullandı.

Meclis'i bombalayan ve halkını katleden paralel çete, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı zehirlemek istemez mi?

Fetullah Gülen ve çetesi başarılı olamadı.

Hiçbir zaman da başarılı olamayacak.
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 07-27-2016, 21:32   #108
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart Haberin Kaldırılması Talebi ve Ricası

İnternet sitenizde yer alan yukarıdaki haberde hakimlikten ve savcılıktan ihraç edilen kişilerin isimleri arama motorları (Google vs.) ile bulunabilmektedir. Sizden ricam bu sayfanın kaldırılmasıdır. Bildiğiniz üzere, ihraç edilen birçok fetö mensubu yanında suçsuz yere ihraç edilen kişiler de mevcuttur, hatta bir sonraki KHK ile bunlar tekrar Kamuda işe alınmaktadır.

Bahsedilen internet sayfanız ile kalıcı mağduriyetler doğabilmektedir.

Teşekkür eder, iyi günler dilerim:

HABERİN KALDIRILMASI İSTENEN SITE LİNKİ AŞAĞIDADIR:

https://www.stetuskop.com/showthread.php?p=50915
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 07-30-2016, 14:02   #109
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Geriye doğru gidildiğinde bunların hangi yıllarda rütbe aldığı ya da hangi sınavlara girerek bu noktalara geldikleri de ortada. Onunla ilgili de bir girişim başlatacak mısınız?

Bazı tespitleri yapmamız lazım bazı bilgileri de kamuoyuyla paylaşmamız lazım. Bir örnek olsun diye söyleyeyim askeri lise giriş sınavlarını 2000 yılından itibaren ÖSYM yapıyor. 2000 yılından 2014 yılına kadar bizim yaptığımız teknik analizde matematiksel bazı analiz yöntemlerini kullanarak soruların çalındığı kanaatindeyiz. Fakat 2014 yılındaki ÖSYM skandalından sonra yapı değişince bunlar soruları çalamamışlar. Ama bu defa yüksek puanla askeri liselere girme hakkı kazanan öğrencileri mülakatlarda elemişler. Yani bir kurumsal zaaf var belli. Bu zaafların giderilmesiyle ilgili önemli çalışmalar yürütüyoruz. TSK kendi içinde böyle bir habis bir urun bu kadar büyümesinde bunu görememiş olması bazı kurumsal problemlerin olduğunu gösteriyor. Ama bugün TSK'ya en çok sahip çıkmamız gereken gün bugün. Kurumsal olarak. Biz TSK'ya sahip çıkacağız TSK'da demokrasiye bağlı kalacak. Bu denge bizim için çok önemli. Başka ordumuz yok. Bu vatan hainlerini kazımak birinci görevimiz. Bunu yaparken de TSK'nın kurumsal yapısına zarar vermemek hatta kurumsal yapısını çok daha güçlü hale getirmek, bu arada TSK'nın de kendini yeniden yapılandırmasına, modern orduların ulaştıkları noktaların daha ötesine geçmesi içinde çalışmamız gerekiyor. Bu konu çok hassas bir konu. Başbakanımızın ifadesiyle asker elbisesi giymiş teröristler bunlar. Şu anda sizden benden çok Türk ordusunun şerefli subayları bunlara öfke duyuyorlar. Onlar daha büyük zarar gördüler
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Alt 07-30-2016, 14:28   #110
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

KKK'daki sınavın soru ve cevapları verildi
Ankara'da Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın (KKK) düzenlediği sözleşmeli subaylık sınavı öncesinde yaşadıklarını, ifadesinde detaylı bir şekilde dile getiren S.A, şunları kaydetti: "Bu sınav Ankara'da olacaktı. Ben bu sınava girmeden önce B.U yanında Ankara'dan gelen 'Selami' isimli 30 yaşlarında, görsem tanıyabileceğim ancak her zamanki gibi soyadını ve isminin takma olup olmadığını bilmediğim bir şahısla beni tanıştırdı. Sınavdan bir gün önce Ankara'ya gitmemi, Ulus'ta heykelin önünde saat 15.00'de Selami ile buluşmamı kararlaştırdık. Uçak biletini zaten onlar almıştı. Ben kararlaştırdığımız gibi o gün o saatte Selami ile buluştum. Elinde bir çanta ile yürüyerek yanıma geldi. Bana, 'Gel senin kaldığın otele gidelim' dedi. Otele gidip kaldığım odaya çıkınca çantasından bir dizüstü bilgisayar çıkardı ve masanın üzerine koydu. Sonra bana çok önemli bir şey göstereceğini ancak göreceklerini kimseyle paylaşmamam için namusum ve şerefim üzerine yemin etmem gerektiğini söyledi. 3 kere yemin ettikten sonra bilgisayarın ekranını açtı ve bana bir takım sorularla bu soruların cevaplarını gösterdi. Bana sadece sorularla doğru cevaplarını okumamın yeterli olduğunu söyledi. Söylediği gibi yaptım. Ben okumayı bitirdikten sonra bu soruların ertesi gün gireceğim subaylık sınavının soruları olduğunu söyledi. Ben bunun kul hakkı yeme anlamına geldiğini, zaten başarılı bir öğrenci olduğumu, sınav sorularını önceden bilmeye ihtiyacım olmadığımı söyleyerek tepki gösterdim. Bunun üzerine bana ordu içerisinde yapılaşmak isteyen çok fazla hainin olduğunu, Hristiyanlar, Yahudiler, Masonların bu vatan hainlerinden olduğunu, onların kendi taraflarına bu şekilde soruları verdiğini, onlarla rekabet edebilmek için onların yerine vatanını seven insanların gelmesi için soruları vermek mecburiyetinde olduklarını söyledi. Eğer benim yerime onlardan biri gelirse onların yapacağı her kötülükte benim de sorumluluğum olacağını, ahirette Allah'ın 'Senin elinde böyle bir fırsat vardı, neden değerlendirmedin' diye hesap soracağını söyleyerek beni ikna etti. Girdiğim subaylık sınavındaki sorular bir önceki gün Selami'nin bana gösterdiği sorularla birebir aynıydı. 50 sorunun 5 tanesini bilerek yanlış yaptım. 45 doğru ile 25. asil olarak sınavı kazandım."

Subaylık sınavının mülakatını da rahatlıkla geçtiğini sözlerine ekleyen S.A, "Zaten B.U, bana astsubaylık sınavıyla ilgili taktik verirken bu durumun subaylık mülakatı için de geçerli olduğunu söylemişti. Bu nedenle mülakatı geçtim. Ben aktif olarak spor yaptığım için spor sınavını rahatça verdim. Ancak subaylıkla ilgili 6 aylık güvenlik soruşturmasında elendim. Astsubaylık sınavını ise kazandım." dedi.

"Lavabonun duvarında teyemmüm alıp, gözlerimle namaz kılmam istendi"
Beytepe Jandarma Okullar Komutanlığına 2011 yılında kaydını yaptırdığını, ondan sonra sadece Selami ile buluştuğunu ifade eden S.A, şöyle dedi: "Her hafta pazar günü saat 15.00'te Ulus Meydanı'nda Atatürk heykelinin yanında buluşuyorduk. Biraz yürüyüp bir kafede ya da bir restoranda yemek yerdik. Bu şekilde konuşurduk. Bana hep tedbirin çok önemli olduğunu, aşikar şekilde namaz kılmamamı, lavabonun duvarında teyemmüm alıp yatağıma yatıp gözlerimle namaz kılmamı, Fetullah Gülen'in bizim bu şekilde namaz kılmamızın peygamberin kıldığı namaz kadar kutsal olduğunu söylediğini, telefonuma dini içerikli materyalleri indirmememi, kimseyle dini ve siyasi konuları tartışmamamı, tartışma olursa hemen kısa kesip oradan uzaklaşmamı tembihliyordu. Bende söylediklerimi dilimle tasdik ediyordum. Fakat yine de kendi bildiğim gibi davranıyordum. Tedbir ve gizli namaz kılma meselesi benim hiçbir zaman aklıma yatmadı. Okulun içerisinde mescit ve cami varken farklı bir yerde namaz kılmak istememiştim. Bu nedenle normal şekilde abdestimi alıp okulun mescidinde namazımı kılıyordum. Aradan 2-3 ay geçtikten sonra Selami tedbire dikkat etmediğim hususunda beni uyardı. Halbuki ben namazımı gizlemediğimi ona söylememiştim. Buradan bir şekilde beni içeriden birine gözlemlettirdiğini düşündüm. Okul bu şekilde 4,5 ay sürdü."

"2012'de kura çekerek İzmir'e tayin oldum'
Astsubay S.A, ifadesinde, Beytepe Jandarma Okullar Komutanlığından mezun olduktan sonra astsubay çavuş rütbesiyle kursiyer olarak jandarma okulunda eğitim almaya devam ettiğini belirtti.

TSK'dan maaş almaya başladığını ve mesai sonrası evine gittiğini ifade eden S.A, paralel yapılanma içerisindeki Selami'nin kendisine Keçiören Sanatoryum Mahallesinde bir ev tahsis ettiğini, evin okuldan çok uzak bir yerde olduğunu söyledi.

Evi, öğrencilik yıllarından tanıdığı, cemaat evlerinde kendisi gibi kaldığını bildiği fakat astsubaylık sınavına girdiğini bilmediği S.A. ile paylaştığını anlatan S.A, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ev dayalı döşeli, kirası 450 liraydı. Ev sahibini görmedik. Kirasını ve faturalarını Selami'ye veriyorduk. Selami haftada bir evimize gelip dini konularda öğütler veriyor, tedbirin öneminden bahsediyordu. Evde dini kitaplar yoktu, yalnızca kanepenin altındaki gizli bölmede Fetullah Gülen'in kitapları, Cevşen-ü Kebir ve Risale-i Nur vardı. Kur'an da vardı ama onu saklamıyorduk. Bu şekilde 1 yıl daha geçtikten sonra 2012'de kura çekerek İzmir'e tayin oldum."

"Babam, paralel yapıyla bağlantımı hiçbir zaman bilmedi"
Ev arkadaşı S.A. ile astsubay okulundayken mesleği sevmediklerini ve istifa etmeyi düşündüklerini belirten S.A, şöyle devam etti: "Bu nedenle evde KPSS'ye çalışıyorduk. Selami geleceği zaman kitapları saklıyorduk. Selami'de bizim evin anahtarı vardı. Bir gün biz işe gittiğimizde evi karıştırarak KPSS kitaplarını bulmuş, bizim sınava çalıştığımızı öğrenmiş. Bize sözde davaya ihanet etmememizi, mesleğimizden vazgeçmememizi söyleyerek bir sürü nasihat etti. Bu olaydan 1 hafta sonra ev arkadaşım S. A'nın takım komutanı bölüğe kızdı ve bir direğin karşısına geçerek 'Ben eşeğim' diye bağırmasını emretti. O da emri uyguladı fakat olay gururunu çok zedelemiş, bunun üzerine istifa etti. Bende istifa etmek istedim, durumu babama anlattım. Babam benim öğretmen olmamı hayal etmişti. Bana, 'Sen benim sözümü dinlemedin ve asker oldun. Devlet seni yetiştirdi astsubay yaptı. Mesleğini bırakırsan vatana ihanet etmiş olursun. Eğer bu saatten sonra mesleği bırakırsan seni eve almam' dedi. Babam, paralel yapıyla bağlantımı hiçbir zaman bilmedi."

Sadece bir numaranın kayıtlı olduğu şifreli telefon verildi
İzmir'e tayini çıktığında, FETÖ/PDY içerisinde Ankara'da faaliyet yürüten Selami'nin Mustafa isimli kişiyle tanıştırarak, "Seninle artık Mustafa ilgilenecek" dediğini kaydeden S.A, söz konusu kişinin içerisinde sadece bir numaranın kayıtlı olduğu telefonu kendisine verdiğini söyledi.

Mustafa'nın telefondaki numarayı ezberlemesini istediğini anlatan S.A, "Mustafa, bu telefonumu sadece kendisini ve arada bir 'sahibinden.com' isimli sitede ilan verip bir şeyler satan kişileri arayıp ürün sormamı söyledi. Sorduğumda TİB'in sadece tek kişiyle yapılan görüşmelerden şüphelendiğini ve bunları dinlediğini söyledi."

Yasa dışı dinleme yapması istendi
"Mustafa, benden, İzmir İl Jandarma Alay Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü Teknik Kısım Amirliğini arayıp, çıkan kişiye, İzmir'e atandığımı, çok iyi Kürtçe bildiğimi, teknik kısma alırlarsa çok iyi tape çözeceğimi ve çok faydalı olacağımı söylememi istedi." diyen S.A, şunları kaydetti: "Ben de bunları söyledim. Telefonda konuştuğum başçavuş, özellikle uyuşturucu dosyalarında Kürtçe bilen personel sıkıntısı yaşadıklarını durumu alay komutanına bildiriceğini söyledi. Teknik kısımda dinleme yapan personel olarak göreve başladım. Mustafa ile bana verdiği telefon vasıtasıyla haftada 1-2 defa buluşuyorduk. Benim görev yerimin kendileri için çok kritik olduğunu belirtti. Görevimin, devletin bekasını ilgilendiren ciddi suçlar ve siyasilerle ilgili dosyalarda bir görüşme tespit edersem o görüşmelerin zaman aralığını ve görüşmeyi yapan şahısların kimlik bilgilerini söylemek olduğunu bana iletti. Bunun nedenini sorduğumda bu tür görüşmelerin sümen altı edildiğini, dinlemeyi yapan personelin başının belaya girmesinden korkarak savcılara olayın intikal ettirmeyeceğini ve bu nedenle önemli suçlarla ilgili gereğinin yapılmadığını ifade etti."

FETÖ 4 telefon numarası verdi
Görev yaptığı kısmın sorumlusunun, yapılan görevin çok ciddi olduğunu, gizliği ihlal edecek hareketlerin ciddi hukuki sorumluluk doğrucağını söyleyerek herkesi uyardığını ifade eden S.A, "Ben de bunun üzerine bildiklerimi Mustafa ile paylaşmamayı kafama koydum. 17 Aralık 2013'ten bir ay önce Mustafa bana 4 tane telefon numarası verdi. Bu numaraları bir şekilde yasal kılıfına uydurarak dinlemem gerektiğini söyledi. Ben bu numaraların son 4 hanesini ezberledim. Sistemde sorgusunu dahi hukuki sorumluluktan korktuğum için yapmadım. Bu nedenle numaraların kime ait olduğunu bilmiyorum." dedi.

"Niyetim o numaralar yaptığım mevcut yasal dinleme kapsamında herhangi bir telefon numarasıyla irtibat kurarsa ve içinde suç unsuru da varsa tapesini çözüp tim komutanına vermekti." diyen S.A, "Ancak böyle bir konuşmaya denk gelmedim. Zaten bir ay sonra 17 Aralık günü biz bütün yasal dinleme işlemlerini sonlandırdık. Yalnızca terörle ilgili önleme dinlemesi yaptık. Bu işlem için de Ankara'dan karar alınmıştı. 17 Aralık'tan sonra da ben Mustafa ile bir defa görüştüm. Bu görüşmede bana verdiği telefonu geri aldı ve bana riskli bir dönemde olduklarını bu şekilde görüşmenin uygun olmayacağını söyledi. Zaten ben 2013 yılı Nisan ayında onların bulacağı biriyle değil de sevdiğim kızla evlendiğim için uzun süredir bana soğuk davranıyordu. Fakat yine de benden vazgeçmiş değildi." ifadesini kullandı.

"Erbakan döneminden bu yana AK Parti bize sıcak bakmıyor"
FETÖ/PDY'nin görevlendirdiği Mustafa ile 17 Aralık süreci hakkında görüşme yaptıklarını kaydeden S.A, şunları dile getirdi: "Benden, 17 Aralık sonrası yaptığımız görüşmede bu mevzuları kimseyle tartışmamamı, kimin haklı, kimin haksız olduğu konusunda fikrim olmadığını söylememi istedi. Telefonu aldıktan sonra iki kez daha evime geldi. Mustafa evime geldiğinde soruşturmaların darbe girişimi olmadığını, Erbakan döneminden bu yana AK Parti hükümetinin kendilerine sıcak bakmadığını, sırf ülkede iyi şeyler olsun diye AK Parti ile yakın durduklarını, bakanların yolsuzluklarını uzun süredir bildiklerini ve bunu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a ilettiklerini ve 17 Aralık sürecinden önce de eski bakanlar Kürşat Tüzmen, Kemal Unakıtan'ın yolsuzluğa bulaştığını ilettiklerini, bu nedenle bu iki bakanın görevden alındığını, fakat 17 Aralık 2013'te ortaya çıkan yolsuzluklara Başbakan Erdoğan ve ailesi de bulaştığı için bu konuda herhangi bir işlem yapmadığını, bunun üzerine savcıların yetimin hakkını korumak için her şeyi göze alarak bu operasyonu gerçekleştirdiğini söyledi. Bu konuları kimseyle tartışmamamı bana söyledi. Bu konuşma 17 Aralık darbe girişimi sürecinden kısa bir süre sonra benim cemaat hakkımdaki fikirlerim değişmesin diye yapıldı. Ben bunu şimdi anlıyorum."

"Telefonumdaki mesajlar 2-3 saniyede kendiliğinden siliniyordu"
Paralel devlet yapılanmasının gerçek yüzünü görmemesi için kendisini yanlış fikirlerle doldurduklarını belirten S.A, ifadesinde şöyle dedi: "Mustafa'nın ikinci kez evime gelişi tayinim Hakkari'ye çıkmadan hemen önceydi. Yanında Ömer diye biriyle geldi. Benimle Van'da ilgilenecek kişinin Ömer olduğunu söyledi ve bizi tanıştırdı. Bana açık öğretim ve üniversite sınavlarına başvurmamı ve sınav bahanesiyle sık sık Van'a gelmemi Ömer isimli şahıs söyledi. Van'a ilk geldiğimde beni Ömer karşıladı. Benim telefonuma bir program yükledi. Bu programda iki telefon birbirine yaklaştığında birbirini algılayan ve bir arama tuşunun belirdiği bir ekran çıkıyordu. Arama tuşuna basınca benim telefonumda bir kod belirdi. Ben 'ok' tuşuna basınca mesajlaşma bölümü açılıyordu. Mesajlar okunduktan 2-3 saniye sonra kendiliğinden siliniyordu. Programa da bir şifre ile giriliyordu. Bana Van'da bu şekilde haberleşeceğimizi söyledi. Programda telefonlar yan yana gelip bir kere eşleştikten sonra bir yerden mesajlaşma imkanı veriyordu. Fakat benim akıllı telefonum çok iyi olmadığı için Hakkari'ye giderken format attım. Programı unutmuştum. Zaten 17 Aralık darbe girişimi sürecinden sonra paralel yapının gerçek yüzünü görmeye başlamış ve benden geçmişte istenen illegal talepler nedeniyle kendilerine bağlı hakim savcıları organize ederek gerçekten Türkiye Cumhuriyeti'nin meşru ve tek hükümetine karşı darbe girişiminde bulunmalarına ciddi şekilde ihtimal verir olmuştum. Bu olaydan sonra hiçbir şekilde onlarla irtibat kurmadım. Sadece bundan yaklaşık 2 ay önce eşimin telefonundan yabancı bir numara aradı ve benimle görüşmek istediğini söyledi. Ben telefonu aldığımda sesinden Ömer olduğunu anladım ve kendisiyle görüşmek istemediğimi söyleyerek yüzüne kapattım."

"Çok pişmanım"
"Ben daha önce bu konuyu adli mercilere bildirmek istedim. Ancak dosyaya bakacak savcının FETÖ/PDY'nin bir üyesi olabileceği ve başımı belaya sokabileceği düşüncesiyle fikrimden vazgeçtim." ifadesini kullanan S.A, "Ancak 15 Temmuz 2016 gecesi milletin silahıyla milletin kendisini şehit edecek kadar gözü dönmüş bir yapı olduğunu tüm milletimizle birlikte görünce durumu komutanıma aktardım." dedi.

FETÖ/PDY ile irtibatından dolayı çok pişman olduğunu belirten S.A, şunları kaydetti: "FETÖ/PDY yıllar yılı başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere bütün milletimizi kandırmış olan sinsi bir yapılanmadır. Benim bu yapının içerisinde bulunduğum dönemde herkesin malumu olduğu gibi neredeyse AK Parti ve hükümetimizle eşdeğer tutuluyordu. Her görüşten insanlar ve medya kuruluşları Türkçe Olimpiyatları'na methiyeler diziyordu. Zaten 2002 yılından 2013 yılına kadar sadece iki kez hukuka aykırı iş yaptıklarına şahit oldum. Görünüşte hepsi benimle aynı inancı paylaşan, benim gibi mütedeyyin ve ülkesine faydalı olmaya çalışan insanlardı. İllegal taleplerine de kendilerince bir gerekçe bularak beni de ikna etmişlerdi. Fakat 15 Temmuz 2016'da genç, yaşlı, kadın, erkek ayırt etmeksizin gafil avladıkları milletimize silah sıkacak, hedef gözetmeksizin bombalayacak kadar gözü dönmüş caniler olduklarını tüm milletimiz görmüştür. Yaşanan hadiseler dünyada itibarımızı sarstığı gibi tüm vicdanları derinden yaralamıştır. Ben de vicdanen rahatsız olarak bildiklerimi paylaşmak istedim. FETÖ/PDY ile olan irtibatım için çok pişmanım. Benden istedikleri hukuka aykırı eylemleri şu veya bu şekilde hiç gerçekleştirmedim."

Ad
60 Ay %0 Faiz Oranıyla Ev Sahibi Olun!

DİĞER HABERLER

Selçuk Üniversitesi'nde açığa alınan isimler!

FETÖ mensupları nasıl anlaşılır? - Açığa alınan paraleller nasıl belirleniyor?

İsmail Büyükçelebi kimdir? - Fuat Avni olayında adı geçen FETÖ'cü kimdir?

‘İnadına Erdoğan’ diyerek ayyıldızlı yatırıma geldiler

Abdullah Aymaz kimdir? –FETÖ’nün ikinci adamı Abdullah Aymaz!

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi açığa alınanların listesi

BAKMADAN GEÇME
Ücretsiz ve bağımlıklık yaratan oyun
Playgem
Her Şey Dahil tatilin ideal adresi!
Etstur
Yunan Adaları’nda vizesiz tatilin yolu!
Etstur
Ünlü modacının bluz tasarımı çok konuşulacak!
Defacto
FETÖ’nün dolarları medyaya da sızmış
Tapularda FETÖ alarmı

Haber Turu
Gündem
Dünya
Ekonomi
Spor
Yaşam

"Paşa" lakaplı FETÖ'cü terörist suçunu itiraf etti: Hedefimiz Cumhurbaşkanı Erdoğan...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a suikast için görevlendirilen ekibin liderlerinden "Paşa" lakaplı Astsubay Zekeriya Kuzu suçunu itiraf etti.

Kısıklı nöbetçilerinden kahraman mehmetçiğe mesaj
Kısıklı nöbetçilerinden kahraman mehmetçiğe mesaj: Ey bu vatanın şerefli evlatları, namusumuzun bekçileri Mehmetçikler...

Atatürk Havalimanı'na yeni güvenlik önlemi
Havalimanındaki asayiş uygulaması nedeniyle oluşan trafik yoğunluğunun önlenmesi amacıyla bu alana araç kontrol cebi yapılacak.

FETÖ gardiyanlara infaz talimatı vermiş!
FETÖ'cü darbe girişiminde gözaltına alınan ve itiraflarda bulunan şüphelilerin infazı için FETÖ örgütünce cezaevlerindeki gardiyanlara talimat verildiği bilgisi güvenlik birimlerini alarma geçirdi.

İtirafçı astsubay FETÖ'yü ve ordudaki yapılanmasını anlattı
15 Temmuz'daki kanlı darbe girişimi sonrasında vicdanen duyduğu rahatsızlık üzerine Cumhuriyet Başsavcılığına başvuran Astsubay S.A, çocuk yaşta tanıştığı yapı hakkındaki bildiklerini bütün ayrıntılarıyla anlattı. Astsubay S.A. ifadesinde "Bize 'Bülent abi' diye tanıttıkları kişi peygamber efendimiz Hz. Muhammed'in ölümünden sonra dünya

Hilvan'da üzerine televizyon düşen Zahide öldü
Şanlıurfa'nın Hilvan İlçesi'nde, üzerine televizyon düşen 2 yaşındaki Zahide Temiz yaşamını yitirdi.

MİT'in dikkatini çeken detay! Teröristbaşı Gülen, darbenin sinyalini böyle vermiş
Fetullah Gülen'in ordudaki müritlerine darbe sinyalini aylar önce giydiği haki cübbeyle verdiği iddia edildi. MİT Gülen'in "haki cübbesini" fark etti ve FETÖ üyelerinin kriptolu yazışma sistemini de kırdı. Ama ne MİT ne de ABD istihbaratı, darbe olacağına dair net bir teşhis koyamadı.

FETÖ'cü teröristler tanklarla vatandaşları böyle vurdu

FETÖ’nün Konya yapılanması çökertildi
Konya’da Fethullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişiminin ardından başlatılan soruşturmada örgütün Konya yapılanması çökertildi. Cemaat içinde "ağabey" olarak adlandırılan 77 kişi hakkında yakalama kararı çıkarken bunlardan 20’si gözaltına alındı. Gözaltına alınan ağabeylerin örgütün dershanelerinde ve okullarında seçtikleri başarı

FETÖ'cü "ölü yıkayıcısının" inanılmaz yükselişi
7 yıl ölü yıkayıcılığı yaptıktan sonra 5 gün içinde önce il sağlık müdürlüğü personel müdürlüğüne, ardından üniversite enstitüsü sekreterliğine yükselen Mikail Keskin'in yükselişi ancak FETÖ/PDY soruşturmasıyla durdurulabildi.

Last edited by Kayıtsız Üye; 09-03-2016 at 16:43.
  Konuyu düzenle/Sil Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Bursa emniyet müdürünün makam aracı ayıya çarptı aerol Eğlence / Geyik 11 09-19-2020 23:49
Emniyet Müdürlüğü'ne 'kızıl' saldırı tususev Bilgisayar / İnternet 14 09-18-2020 03:36
Hacettepe Tıp Fakültesi Son 4 Yıldaki Taban Puanı ve Sıralamaları drblood TIP Tercih Edecek Adaylar 629 09-02-2020 00:33
Emniyet Kemeri:) drjuice Eğlence / Geyik 46 08-30-2020 05:54
ÖSYM, sınavlarda uygulanacak güvenlik tedbirlerini güncelled tususev TUS Güncel 1 11-21-2011 20:09


Şu Anki Saat: 04:49


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com