www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > TUS (TIPTA UZMANLIK SINAVI) , Yan Dal Uzmanlık Sınavı (YDUS) ve USMLE PLATFORMU > TUS Güncel

4003 (0 Kayıtlı Ve 4003 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 11-16-2016, 15:21   #11
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

ÖSYM’nin TUS’ta yazılı sınav yapma kararını TBMM’ye taşıdı
DHA09 Şubat 2015 - 14:22Son Güncelleme : 09 Şubat 2015 - 14:23
PAYLAŞ






Yorum yazA
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin (ÖSYM) Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda (TUS) yazılı sınav sistemi uygulanacağı kararını soru önergesiyle TBMM’ye taşıdı.

Milletvekili Aytuğ Atıcı, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde Türkçe, Latince ve İngilizce karışımı bir dili olan tıp bilimleri sınavında açık uçlu soru sorulmasının şaibeli sonuçlara zemin hazırlayacağını öne sürerek şu görüşlere yer verdi:

"ÖSYM şaibeler zincirine bir yenisini ekleyeceğini duyurmuştur. 2013 sonbahar, çoktan seçmeli TUS sorularından bazıları mahkeme kararı ile hatalı bulunmuş ve iptal edilmiştir. Aradan geçen 1,5 yıllık süreye rağmen ÖSYM yerleştirmelerdeki hak kayıplarını halen giderememiştir. Aradan yıllar geçmesine rağmen, KPSS sorularını kimlerin çaldığı kimlerin haksız yerleştiği tam olarak açıklanamamıştır. Zamanın Başbakanı MİT ve diğer ilgilileri özelikle görevlendirmesine rağmen olay aydınlanmamıştır. ÖSYM son yıllarda, kopya skandallarından şifre skandallarına, iptal edilen sınavlardan yanlış ve şaibeli yerleştirmeye kadar pek çok olay ile toplumlun beklentilerini karşılamaktan uzak olduğunu göstermiştir."

Atıcı, önergenin devamında Davutoğlu’ndan şu sorulara yanıt istedi:

"Tıpta Uzmanlık Sınavının yöntemi hakkında, Türk Tabipleri Birliği, uzmanlık dernekleri veya ilgili anabilim dallarından görüş alınmış mıdır? Alındıysa hangilerinden görüş alınmıştır? Hangi kurumlar bu sınavlarda açık uçlu soru sorulmasını önermiştir? Tıp bilimlerinde açık uçlu sorulara verilen cevaplarda Türkçe, Latince ve İngilizce kelimelerin doğuracağı karmaşa nasıl önlenecektir? Çoktan seçmeli test sorularında bile hata bulunurken, yazılı olarak istenen cevaplar hangi yöntemle standart hale getirilecektir? Sınavı değerlendirenler arasındaki farklı yorumlar nasıl engellenecektir? El yazısının iyi okunamaması veya yapılan kısaltmalardan doğan karmaşa nasıl önlenecektir? Yazılı sınav kağıtları ve her bir soruya verilen puan, sınav sonrasında görülebilecek midir? Binlerce insanın girdiği bu sınavların sonuçları ne kadar zamanda açıklanabilecektir?
  Alıntı ile Cevapla

     

Alt 11-16-2016, 15:21   #12
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

DSP eski milletvekili, FETÖ'nün sınav yolsuzluğunu 2002'de Meclis gündemine getirmiş
09 Ağustos 2016 Salı, 11:22:14Güncelleme: 11:24:59
Eski DSP milletvekili Ali Ahmet Ertürk'ün FETÖ/PDY'nın yarattığı tehlikeye ilişkin 2002 yılında dönemin DSP-ANAP-MHP hükümetinin Başbakanı Bülent Ecevit'in yanıtlaması istemiyle sınavların güvenliğiyle ilgili hazırladığı yazılı soru önergesini TBMM Başkanlığı'na verdiği ifade edildi
Ali Ahmet Ertürk
Sonra Oku
Paylaş622
DSP 21'nci dönem Edirne milletvekili Ali Ahmet Ertürk'ün, FETÖ/PDY ele başısı Fethullah Gülen ve üniversite sınavlarına ilişkin endişeleri 5 Haziran 2002 tarihinde verdiği 'Tarihe not düşmek' amacıyla yazılı soru önergesiyle meclis gündemine getirdiği ortaya çıktı. Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını istediği önergede ‘Fethullahçı örgütlerin' ifadesini kullanan DSP'li Ertürk, "ÖSS, TUS, yurt dışına burslu kamu personeli gönderilmesine ilişkin sonuçları üzerinde yandaşları lehine etkili oldukları doğru mudur?" diye sorduğu görüldü.

DSP 21'nci dönem Edirne milletvekili Ali Ahmet Ertürk'ün FETÖ/PDY'nın yarattığı tehlikeye ilişkin 2002 yılında dönemin DSP-ANAP-MHP 57'nci koalisyon hükümetin Başbakanı Bülent Ecevit'in yanıtlaması istemiyle sınavların güvenliğiyle ilgili hazırladığı yazılı soru önergesini TBMM Başkanlığı'na verdiği ifade edildi. Ertürk önergesinde Fetullah Gülen Cemaatinden ‘Fetullahçı örgüt' diye söz ederek 5 Haziran 2002 tarihinde TBMM başkanlığına verdiği yazılı soru önergesinde özellikle ÖSS ve TUS sınavlarına dikkat çekerek şu soruları yönettiği hatırlatıldı:



"1- Yılladır teknolojik olanakları en üst düzeyde kullanarak en objektif şekilde yapıldığına ve hiçbir şekilde adaletsizliğin olmadığına inandırmış olduğunuz OSYM'nin yapmış olduğu sınav sonuçlarına etkili edebilmek teknik açıdan veya bir başka yolla mümkün müdür?

2- Fethullahçı örgütlerin ÖSYM tarafından yapılan özellikle ÖSS, TUS, yurtdışına burslu kamu personeli gönderilmesine ilişkin sonuçları üzerinde yandaşları lehine etkili oldukları doğru mudur?

3- Yıllardır yurt dışına devlet bursuyla gönderilen öğrencilerin ve kamu görevlilerinin büyük bir çoğunluğunun laik rejim karşıtı Fethullahçılardan oluşturduğu dile getirilmekte, zaman zaman da basında yer almaktadır. Bu iddialar doğru mudur? Doğru ise bir rastlantı mıdır? Bu konuda bir soruşturma açmayı düşünüyor musunuz?

4- ÖSS sınavlarının yaklaştığı şu günlerde bu konudaki endişeleri giderek bir açıklama yapmayı düşünür müydünüz?"



ÖRGÜT KAYGISIYLA ÖNERGE VERDİM

Edirne eski milletvekili Ali Ahmet Ertürk, soru önergesini verdiği dönemde Fethullahçı örgüte yönelik çok eleştiri olduğunu ifade ederek, "Uzun süredir duyduğum kaygıları dile getirmek hem de tarihe not düşmek için yazılı soru önergesi verdim. Askeri darbe girişimine de şaşırmadım" dedi. 2002 yılında Fethullah Gülen örgütüne yönelik çok eleştiriler geldiğini ve bundan bir aydın olarak rahatsız olduğunu kaydeden Ertürk, sözlerini söyle sürdürdü:

"Gülen ve CIA'nin ortak olarak Türkiye'ye karşı bir yapılanma olduğunu o zamanda düşünüyordum. Sık sıkta bu konularda eleştiriler gündeme geldiğinde hem sınavların güvenliği hem de kaygılarım nedeniyle yazılı soru önergesi verdim. O dönem Başbakanımız Bülent Ecevit rahatsızlığı dolayısıyla önergeye cevap veremedi ama tarihi bir not düşmüş olduk. Aydın ahlakıyla hareket ettim. Gülen'in CIA ile ortak çalışarak Türkiye'ye karşı bir yapılanma olduğunu düşünüyordum. O nedenle bunu yaptım. Darbe girişimi hiç şaşırmadım. FETÖ tarafından o süreçte, söylemlerim nedeniyle yıpratılmaya da çalışıldım."

DHA
  Alıntı ile Cevapla
Alt 11-16-2016, 15:23   #13
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
22. Dönem 2. Yasama Yılı
67. Birleşim 31 Mart 2004 Çarşamba
cevaplandırılmaktadır. Ayrıca, Bakanlığımızın sorumluluğunda bulunan görevlerin konuyla ilgili mevzuatta belirtilen esas ve usuller çerçevesinde yürütüldüğü bilinmektedir.

Eskişehir Milletvekilimiz Sayın Fahri Keskin'in TUS sınavında, yani, tıpta uzmanlık sınavında sorulan soruların kamuoyuna açıklanmamasıyla ilgili soru önergesine cevap veriyorum.

Merkezî olarak test usulüyle yapılan sınav sorularının sınavdan sonra yayımlanmaması, genel olarak kabul edilmiş bir ilkedir. Bunun nedeni, testler uygulandıktan sonra sorular üzerinde istatistiksel çalışmalar yapılması, soruların arşivlenmesi ve gerektiğinde bu soruların tekrar kullanılması imkânına sahip olunmasıdır. Böylelikle çok pahalıya mal olan test sorularının tekrar kullanılmasıyla daha ekonomik olunacak, üzerinde çalışma yapılan soruların kullanılmasıyla da daha etkili testler oluşturulabilecektir.

Yukarıdaki ilke gereğince Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezinde geliştirilerek uygulanan tıpta uzmanlık eğitimi giriş sınavı, yani, TUS; kamu personeli yabancı dil bilgisi seviye tespit sınavı, KPDS; üniversitelerarası kurul yabancı dil sınavı, ÜDS; lisansüstü eğitim giriş sınavı, LES; dikey geçiş sınavı, DGS ve kurum sınavlarının test soruları bugüne kadar yayımlanmamıştır. Bu sorular, gelecekte ÖSYM'nin yararlanabileceği bir arşiv oluşturmaktadır.

Her yıl yaklaşık 1 500 000 adayın girmiş olduğu öğrenci seçme sınavının -yani, ÖSS- soruları ve onun tamamlayıcısı olan yabancı dil sınavının -yani, YDS- soruları, 1974 yılından beri yayımlanmakta olduğundan, ÖSS, yukarıda sözü edilen ilke dışında tutulmuştur.

Sayın Keskin'in ikinci sorusuna, yani "TUS soru ve cevaplarını hazırlayan komisyonun aynı fakülte öğretim üyelerinden, hatta, aynı kişilerden teşekkül ettiği iddiaları doğru mudur? Komisyonu belirleme kriterleri nelerdir? Komisyon kimlerden oluşmaktadır" sorusuna cevap veriyorum:

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezinde hazırlanan TUS ile ilgili soruların aynı fakülte öğretim üyeleri, hatta, aynı kişiler tarafından hazırlandığı iddiası doğru değildir. Türkiye'de tıp fakültesi bulunan her üniversite, ÖSYM'ce, TUS için soru yazmaya teşvik edilmekte ve tıp fakültelerince hazırlanan sorular, ÖSYM'de incelenip geliştirildikten sonra arşivlenmektedir. Ankara'da tıp fakültesi bulunan her üniversitenin TUS sınavının oluşturulmasında katkıları vardır. ÖSYM, bu uygulamalarla da yetinmeyerek, İstanbul'daki tıp fakültelerinin öğretim üyelerinin de soru yazmaya teşvik edilmesi amacıyla bir büro kurmuş ve bu büroyu faaliyete geçirmiştir.

Yukarıda da değinildiği gibi, TUS'ta yer alacak sorular, tıpta ilgili öğretim üyeleri tarafından hazırlanmaktadır. Ankara'da bulunan tıp öğretim üyeleri, TUS sorularını, ÖSYM'ye gelmek suretiyle yazmaktadırlar. ÖSYM'de yazılan ve Ankara dışından gelen sorular, ÖSYM'de tıp bilimi ve ölçme tekniği yönünden incelenmekte ve arşivlenmektedir. TUS'taki testler, arşivdeki sorulardan oluşmaktadır. TUS'ta yer alan soruların gizliliğinin korunması ve ÖSYM'de çalışan öğretim üyelerinin üzerinde vaki olacak baskının önlenmesi amacıyla bu üyelerin isimleri açıklanmamaktadır
  Alıntı ile Cevapla
Alt 11-16-2016, 15:24   #14
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

TUS'ta ÖSYM'nin açıkladığı 12 sorudan 3'ü yanlış iddiasıBilgi Edinme Hakkı Yasası kapsamı dışına çıkarılmasına ve yaptığı soruların yalnızca yüzde 10'unu açıklama kararı almasına rağmen ÖSYM'nin yine başı ağrıyacak gibi görünüyor.
TUS'ta ÖSYM'nin açıkladığı 12 sorudan 3'ü yanlış iddiası
Sosyal Ağlarda Paylaş
Paylaş0PaylaşPaylaşPaylaş
Yorum Oku/Yaz
CHP Gaziantep Milletvekili Dr. Mehmet Şeker TUS 2013 Sonbahar Döneminde 120 sorudan 12'si açıklandındığını ancak bu 12 sorudan 3'ünün hatalı olduğunu iddia ederek soru önnergesi verdi.


Dr.Şeker soru önergesinde şunları ifade etti:



Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı (ÖSYM) gibi adı son yıllarda kopya, hatalı ve şifreli soru kitapçığı basma, sınav puanlarının eksik veya fazla hesaplanması gibi bir dizi skandala karışan ve güvenilirliği zedelenen bir kurumun daha da şeffaflaşması gerekirken, yapılan kanun değişiklikleri ve alınan kararlarla bunun tam tersi bir politika izlenmektedir. Örneğin Torba Yasa ile Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nda yapılan değişiklikle ÖSYM tarafından yapılan sınavlarda sorulan sorular ve cevaplar bu kanun kapsamı dışına çıkarılmıştır. Diğer yandan ÖSYM de sınavlarda sorulan soruların yalnızca %10’unu kamuoyu ile paylaşma kararı almıştır.
Bu durum sınava giren adayların hatalı ve yanlış soruları görememesi, itiraz edememesi, ÖSYM’nin uygulamalarının kontrol edilememesi gibi sonuçlara neden olmaktadır. Oysaki Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (TUS) 2013 Sonbahar dönemine ilişkin açıklanan sadece 12 soru ve cevaptan bile 3’ünün yanlış olduğu ortaya çıkmıştır. Ancak açıklanmadığı için diğer soruların hataları tespit edilemeyecek ve dolayısıyla adaylar bu duruma itiraz edemeyeceklerdir.
Konuya ilişkin olarak;
1. TUS 2013 Sonbahar dönemine ilişkin soru ve cevaplar kontrol edilmiş midir? Kaç hatalı soru veya cevap tespit edilmiştir?
2. Şimdiye kadar yaptığı her sınav sonrası adayların itirazlarıyla 5-6 soruyu iptal eden, bir kaçının cevabını değiştiren ÖSYM’nin aldığı “sınav sorularının sadece %10’unu açıklama kararı”nın iptaline ilişkin yürütülen bir çalışma var mıdır?
3. Halk nezdinde güvenilirliği zedelenen ve şaibeli bir imaja sahip olan ÖSYM’nin uygulamalarının yapılan kanun değişiklikleri ve alınan kararlarla kamuoyuna kapatılmasının nedeni nedir? Bu şekilde ÖSYM’nin skandallarının üstünün örtülmesi ve ÖSYM yöneticilerinin hesap vermeden hareket etmesi mi amaçlanmaktadır?
  Alıntı ile Cevapla
Alt 11-16-2016, 15:25   #15
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Chp 24. Dönem Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu
July 25, 2014 ·
YENİ MEZUN HEKİMLER TIPTA UZMANLIK SINAVINA( TUS) GİREMEYECEK
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin (ÖSYM) 2014 Eylül dönemi TUS Sınav Kılavuzunda yaptığı değişiklik, 14 Eylül’de yapılacak sınavın başvuru tarihlerinde yani 23 Temmuz- 8 Ağustos tarihlerinde mezun durumda oylayan adayların başvuru yapamayacağı ortaya çıktı. Başvuru tarihlerinden sonra mezun olacak durumda olan birçok hekim bu sebeple TUS’a giremeyecek. Konuyu TBMM gündemine taşıyan Cumhuriyet Halk Partisi Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi Avcı’ya bu değişikliğin sebebi ne diye sordu. Bu değişiklik Tıpta uzmanlık planlamasının bir parçası mı, başvuru süresi dolmadan bir çözüm bulunacak mı diye soran Karaahmetoğlu'nun soru önergesi şu şekilde:
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2014 Eylül TUS kılavuzunda Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (DUS) ile Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (TUS) sonbahar dönemi başvurularının 23 Temmuz-8 Ağustos tarihlerinde, sınavın ise 14 Eylül 2014′de yapılacağını açıklamıştır. Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezinin (ÖSYM) haber vermeden yaptığı değişiklikle sınavlara yalnızca mezun hekimlerin başvurabileceği koşulu getirmiştir. Bu hususta:
1.Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezinin, sınav tarihinden önce mezun olan adayların sınava girebildiği ve başvuru yapabildiği sistemde değişikliğe gitmesinin sebebi nedir?
2.Başvuru tarihleri arasında mezun olmak zorunluluğu getirilerek, başvuru tarihi ile sınav tarihi arasında mezun olacak olan yüzlerce aday mağdur edilmiş olmayacak mıdır? Bu durumda olan öğrenci sayısı ne kadardır?
3.Sağlık Bakanlığından bu değişiklik ile ilgili bir talep mi gelmiştir? Karar Tıpta Uzmanlık planlamasının bir parçası mıdır?
4.Eylül ayında yapılacak sınava hazırlanan, mezuniyetine haftalar, hatta günler kalan son sınıf doktor adaylarının başvurularını yapabilmeleri için başvuru süresi sona ermeden bir çözüm bulmayı düşünüyor musunuz?
  Alıntı ile Cevapla
Alt 11-16-2016, 15:29   #16
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

17/05/2010

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını; Anayasa’nın 98 ve İçtüzüğün 96. maddeleri gereğince saygılarımla talep ederim.




Yılmaz TANKUT
MHP Adana Milletvekili

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 17-18 Nisanda gerçekleştirilen Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (TUS) sonuçlarını, cevap anahtarında yanlışlık yapıldığı gerekçesiyle iptal etmiştir.

ÖSYM'den yapılan açıklamada, 17-18 Nisan 2010'da yapılan sınavlardan 18 Nisanda düzenlenen Bilim Sınavı'nın Temel Tıp Bilimleri-1 testinin B kitapçığının doğru cevap anahtarında yanlışlık yapıldığının anlaşıldığı bildirilmiştir. Bu nedenle TUS sonuçlarının iptal edildiği kaydedilen açıklamada, internet sayfasından açıklanan sonuçların da kaldırıldığı ve tercih yapma işlemlerinin durdurulduğu ve tüm adaylar için değerlendirmenin yeniden yapılacağı ve yeni sınav sonuçlarının 14 Mayıs 2010'da ÖSYM'nin internet sayfasından duyurulacağı ifade edilmiştir.

Bu bilgiler çerçevesinde;
1- Son yıllarda ÖSYM tarafından yapılan sınavlarda sorunların artması konusunda bir araştırma yaptırılmış mıdır? Eğer yaptırılmış ise hangi sonuçlara ulaşılmıştır? Eğer yaptırılmadı ise geniş kapsamlı bir araştırma yaptırılması düşünülmekte midir?
2- Vatandaşların tarafımıza gönderdiği şikayet e-postalarında “ÖSYM sınav yapma becerisi olmayan, yaptığı sınavı değerlendirmeyi bilmeyen bir kurum olduğunu bir kez daha ispat etti” şeklindeki endişelerinin giderilmesini nasıl sağlanacaktır?
3- Bu sınavı hazırlayan yetkililer hakkında bir soruşturma açılmış mıdır? Açılmış ise ilgili personellere hangi cezalar verilmiştir?
4- Bu ve diğer genel sınavlara ait sorular nasıl, nerede ve kimler tarafından hazırlanmaktadır? Bu soruları hazırlayan kişilerin bilerek ve bilmeyerek bu soruları birileri ile paylaşıp-paylaşmadığı nasıl kontrol edilmektedir? Bu konuda ne gibi yaptırımlar uygulanmaktadır
  Alıntı ile Cevapla
Alt 11-16-2016, 19:08   #17
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Erdoğan'a ÖSYM için Soru Önergesi 13 Eylül 2012 10:30 tsi
Erdoğan'a ÖSYM için Soru Önergesi Çanakkale Milletvekili ve KİT Komisyonu Üyesi Ali Sarıbaş, yüzüne gözüne bulaştırdığı sınavlarla milyonlarca vatandaşın hayatını etkileyen ÖSYM’ye dair Başbakan Erdoğan’a çok sayıda soru yöneltti

Çanakkale Milletvekili ve KİT Komisyonu Üyesi Ali Sarıbaş, ÖSYM’nin yaptığı tartışmalı sınavları TBMM gündemine taşıdı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yazılı olarak cevaplandırılması talebiyle Meclis Başkanlığı’na sunulan önergede yer alan sorular dikkat çekiyor. Erdoğan’ın bu sorulara cevap vermeyeceği ise merak ediliyor.

KPSS soruşturması ne oldu?
1) 10 - 11 Temmuz 2010 tarihlerinde yapılan KPSS eğitim bilimleri sınavı sorularının bir yerlere servis edildiği iddiası ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılmış bir soruşturma var mıdır? Var ise soruşturmanın son durumu nedir?
2) Bu sınav sorularını dışarıya sızdıranlar tespit edilmiş midir? Edildi ise sızdıranların isimleri tespit edilmiş midir? Kimlerdir?
3) Aradan yaklaşık iki yıl geçmiş olmasına karşın, konu ile ilgili hazırlık soruşturmasının hala bitmediği iddiaları doğru mudur?
4) 10-11 Temmuz 2010 tarihlerinde yapılan sınav sonucu, haklarında hiçbir suç duyurusu bulunmadığı halde, önce açığa alınıp sonra YÖK’e sürgün edildiği iddia edilen memurlar var mıdır? Varsa bu memurların adları nedir? Bu memurların son durumu nedir? YÖK’te hangi görevlere atanmışlardır?

Bilirkişi incelemesi neden yapılmadı?
5) 10-11 Temmuz 2010 tarihlerinde yapılan sınav sonucunda, soruların dışarıya servis edilmesindeki şüpheler ve iddialar üzerine ilgili birimlerde görev yapan memurların önce görevden alınıp sonra sürgün edilmesinde gösterilen hassasiyetin, 6 Mayıs 2012 tarihinde yapılan ve yolsuzluk yapıldığı iddiası ile iptal edilen Adli Yargı-Avukatlık sınavları sonucunda da gösterilerek, ilgili memurlar açığa alınarak soruşturma açılmış mıdır?
6) 2010 yılında ÖSYM’ye giriş ve çıkışlar yasaklanıp, bilirkişi incelemesi yapılırken, 6 Mayıs 2012 tarihinde yapılan Adli Yargı-Avukatlık sınavlarındaki yolsuzluk iddiaları nedeni giriş ve çıkışlar yasaklanmadığı gibi bilirkişi incelemesinin de yapılmadığı iddia edilmektedir. Bu iddialar doğru mudur? Yapılmamasının nedenleri nedir?
7) 2009 yılında yapılan sınavda bir tek öğrencinin adresinin yanlış yazılması nedeni ile ÖSYM’de görevli memurlar Mustafa Tütüncü, Nuri Ayaz ve Sema Özen hakkında soruşturma açılıp, idari cezalar verilirken, ÖSYM’nin 2010 yılında yaptığı TUS sınavını, yanlış değerlendirip yüzlerce doktoru başarısız sayan, 2 yıl sonra da bu doktorlara sınavı kazandınız diyen memurlar hakkında ise hiçbir soruşturmanın açılmadığı iddia edilmektedir. Bu iddialar doğru mudur? Doğru ise 2010 yılında yapılan TUS sınavlarındaki usulsüzlüklere neden olanlar hakkında neden soruşturma açılmamıştır?
8) Geçmişi güvenlerle dolu güzide kurumumuz ÖSYM’nin son yıllarda yaptığı her sınavı bir skandala dönüşüp, şaibelerle en güvensiz kurumların başında yer almasına sebep olan başkanını, bu kadar olumsuzluklara karışın, hala görevinin başında tutmayı düşünüyor musunuz? ÖSYM başkanının bu görevin başında kalmasında ısrar edilmesinin gerekçesi nedir? İddia edildiği gibi menfaat ilişkileri ağır mı basmaktadır
  Alıntı ile Cevapla
Alt 11-16-2016, 19:10   #18
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

ÖSYM VE KPSS SKANDALLARI İLE İLİŞKİN CHP GRUBUNCA VERİLMİŞ OLAN ARAŞTIRMA ÖNERGESİNDE CHP GRUBU ADINA YAPILAN KONUŞMA 14 EKİM 2010

BAŞKAN - Grup önerisinin lehinde Engin Altay, Sinop Milletvekili.
Sayın Altay, buyurun efendim.
ENGİN ALTAY (Sinop) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın milletvekilleri, ben bu Parlamentoda sekiz yıldır müteaddit defalar konuştum. Bugün yaptığım konuşma insani ve vicdani açıdan beni en çok inciten, rahatsız eden bir konuyla ilgili. Bunu peşinen belirtmek istiyorum.
Değerli milletvekilleri, otuz altı yıllık itibarı geçtiğimiz aylarda sıfırladık. Yani 1974'te ÜSYM, 1981'de de ÖSYM olarak, Yükseköğretim Kuruluna bağlı olarak çalışan ve bir yılda yaklaşık kırk civarında sınav yapan, ALES gibi, TUS gibi, ÜDS gibi, hâkimlik, kaymakamlık, mali müşavirlik sınavları gibi, YGS, LYS gibi, her yıl 7,5 milyon insanın kaderini belirleyen bir kurum maalesef kirlenmiştir. Bundan büyük bir üzüntü duyuyorum.
Bütün sınavların olmazsa olmazı sayın milletvekilleri, geçerlilik ve güvenirliliktir fakat artık ÖSYM'yle ilgili yapılan iş ve işlemlerde ne geçerliliğinden ne güvenilirliğinden bahsetmek mümkün değildir.
Şimdi, sayın milletvekilleri, bu işin bir sorumlusu olması gerekmiyor mu? Oradaki bir memurun istifasıyla bu sorun sumen altı mı edilecek? Kuruluş kanunu olmayan fonksiyonel bir kurum. ÖSYM kimin uhdesinde? Yükseköğretim Kurulunun uhdesinde. ÖSYM başkanının görev, yetki ve sorumluluk içinde çalışması lazım. Görevse görevi var, sorumluluksa sorumluluğu var ama kanuna dayalı bir yetkisi yok. Böyle bir şey olabilir mi? Baştan beri büyük bir yanlıştır bu.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; vicdanlarınıza sesleniyorum. Biz bu olayı geçiştiremeyiz. Bu olay sadece 280 bin öğretmen adayının umutlarıyla ve geleceğiyle oynamanın -kaldı ki bu bile çok büyük bir ayıp- ötesinde, sizin devleti bütün kurum ve kurallarıyla kendi ideolojik kalıbınıza dönüştürme eylemidir diye düşünüyorum. Böyle olmadığını bugün alacağınız kararla zaten ya tasdik edeceksiniz ya böyle olmadığını yüce Türk milletine ispat edeceksiniz.
Sayın milletvekilleri, haddim olmayabilir ama ben size Anayasa'mızın 81'inci maddesindeki yemin metnini tekrar hatırlatmak istiyorum, hepimizin yaptığı şeref andını size tekrar hatırlatıyorum. Bugün itibarıyla bana göre, burada alacağımız kararla bu andı ya çiğnemiş olacağı ya çiğnememiş olacağız. Yüce Meclis bu durumu bugün sağduyunuzla alınacak bir kararla ya kurtaracak ya da bu olay parlamenter sistemimizde kara bir leke olarak tarihteki yerini alacaktır. Döneminizde Futbol Federasyonundan Pancar Ekicileri Kooperatifleri Birliğine, sanayi ticaret odalarından yüksek yargıya kadar bütün kurumları belli bir ideolojik kalıba sokmak derdinizin önünde KPSS'yi bir engel olarak görüyor idiyseniz onu bilemem.
Sayın milletvekilleri, 1999'da DMS, 3 Mayıs 2002'de de Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) sistemimize yerleşmiş ve çok doğru da yapılmıştır. Bu vesileyle merhum Bülent Ecevit'i rahmetle anmayı da bir görev sayıyorum. Sayın milletvekilleri, böylece Anayasa'nın 70'inci maddesi uzun zamandan sonra ilk defa geçerlilik kazanmıştır.

Bakın, 70'inci maddeyi hatırlatmak isterim: "Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir. Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez." Madde 70. Siz ÖSYM'nin kirlenmesine seyirci kalarak tekrar bu maddeyi delip kamu alımlarında başka düşünceleri, başka ideolojik gerekçeleri ortaya koyacak, ona göre iş tutacaksanız onu bilemem ama KPSS, Türkiye'de kısmen de olsa partizanlığa, siyasi nüfuza, torpile, eş dost, yandaş kayırmacılığına son verilmesini amaçlamıştır ve 2009'a kadar da bu kısmen yürümüştür ancak, ta ki 2009'daki Polis Meslek Yüksekokulu sınavlarına kadar.
Sayın milletvekilleri, bu sınavlarda, ilk defa 2009'da Polis Meslek Yüksekokulu sınavlarındaki sorular malum bir cemaate yakınlığıyla bilinen bir dershanede öğrencilere -100 sorunun 85'i- deneme sınavı olarak uygulatılmış, tatbik edilmiş ve bu açığa çıktıktan sonra bildiğiniz sonuçlar yaşanmıştır ve şimdi 2010 KPSS Eğitim Bilimleri Sınavı'nda kabul edilemeyecek, hiçbir şekilde göz yumulamayacak bir rezalet, bir trajedi yaşanmıştır. Şimdi, 350 kişinin tam puan aldığı ve bunların 20 tanesinin de ya evli ya kardeş olduğu ve 3.200 kişinin 100 ve üstünde puanlarla, bu Kamu Personeli Seçme Sınavı'nın eğitim bilimleri sorularının bir organizasyonla, 99'daki gibi ÖSS kitapçığının çalınması şeklinde değil, bilinçli bir organizasyonla, içeriden dışarıdan, Hükûmetten, oradan buradan bir organizasyonla ÖSYM'nin ve KPSS'nin kirlendiği apaçık ortadadır. Diyebilir ki burada arkadaşlar: "Efendim, 2 Mayıs 99'da da ÖSS kitapçığı çalınmıştı." Doğrudur. O adi bir hırsızlık olayıdır, adli bir vakadır ama bu ideolojik bir vakadır; bunu söylüyorum. Nitekim 99'da ÖSS kitapçığı çalındığında, sınavlar biliyorsunuz bir ay ertelendi ve hak, hukuk, adalet ifa edildi. Şimdiki manzara bu değildir.
Normalde böyle bir olay Sayın Başbakanın ve Hükûmetin değerli üyelerinin -Hükûmet gene yok- her vesileyle söyledikleri, hamaset yaptıkları, bu "ileri demokrasi" dedikleri ülkelerde bırakın bakan götürmeyi, başbakan götürecek bir olaydır. Şimdi, bizde ilgili memurun -bana göre ÖSYM Başkanı ilgili memurdur- istifası sanki yeterli gibi görülüyor. Asıl sorumlu Yusuf Ziya Özcan da Ünal Yarımağan istifa etmeden bir gün önce, şimdi oraya atanan memurla çekip baş başa bir görüşme yapıyor. Bu nasıl rezalettir böyle? Adam daha istifa etmemiş, bir soruşturma tamamlanmamış. Böyle bir şey olabilir mi?
Bakın, buradan söylüyorum: Bu bir rezalettir, bu bir hukuk ayıbıdır, bu bir skandaldır. Türkiye Büyük Millet Meclisi, skandalları seyretme yeri değildir. Bu işin, bu rezaletin, Yusuf Ziya Özcan yönetsel ve idari sorumlusudur. Hükûmet bu rezaletin siyasi sorumlusudur ve bu Parlamento bu işin anayasal teminatı ve sorumlusudur. Dünyanın hiçbir ülkesinde apaçık ortaya çıkmış bir rezaleti seyreden, bunu yok sayan, buna seyirci kalan bir parlamento ben görmedim. İnşallah, inanıyorum ki bugün değerli oylarınızla, basiretinizle, iradenizle bu Meclis araştırmasının açılması yönündeki eğiliminizle, Parlamento bu gibi pisliklere, çirkinliklere seyirci kalmadığını, kalmayacağını hem Türkiye kamuoyuna hem de dünya kamuoyuna gösterecektir.
Şimdi, sayın milletvekilleri, bu rezaletin mağduru sadece 280 bin atama bekleyen öğretmen değil, bundan sonra ÖSYM'de TUS, ALES, hâkim-savcılık, mali müşavirlik, yüksek öğretime giriş sınavına girecek yıl çarpı 7,5 milyon insan artık mağdurdur. Kim ÖSYM'ye güvenecek?
Bakın burada söylüyorum: Kişisel hiçbir husumetim yok, ama ehliyet, liyakat bakımından o makama yakıştıramıyorum. Yusuf Ziya Özcan orada oturduğu müddetçe ÖSYM'nin güvenilirliğinden, geçerliliğinden, hakkaniyetinden söz etmek imkânı Türkiye'de ve dünyada kalmamıştır. Şimdi çözüm, Hükûmetin, bir kere, burada olmayan, hoş orta yerde de olmayan Hükûmetin her sabah kalkınca namazdan sonra Anayasa'nın 70 ve 49'uncu maddelerini ve her akşam yatsıdan sonra Anayasa'nın 70'inci ve 49'uncu maddelerini mutlaka ikişer defa okumaları lazım.
MUHARREM İNCE (Yalova) - Suyunu içseler…
ENGİN ALTAY (Devamla) - Şimdi, bakın Türkiye üst kurul enflasyonu, cenneti yaşıyor. Yani, her şeyin bir üst kurulu var ve müthiş bütçeleri var bunların. Tütün Alkol Piyasasını Düzenleme ve Denetleme Kurulundan Tuz Kuruluna kadar. Peki, şimdi böylesi, 7,5 milyon insanı, dolayısıyla Türkiye'yi geleceğe taşıyacak kamu yöneticilerini belirleyen bir sistemin, böyle YÖK'ün kenarına monte edilmiş bir sistemle bu işin yürütülebilmesi mümkün müdür? Yani, bunun üst kurullar gibi, ÖSYM'nin tamamen yönetsel ve bütçesel olarak özerk bir kurul olması lazım. Siyasetin tasallutuna maruz kalmayacak bir kurul olması lazım sayın milletvekilleri…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MUHARREM İNCE (Yalova) - 70'inci maddeyi okumasalar da, suyunu içsinler evvela.
BAŞKAN - Sayın Altay, konuşmanızı tamamlayınız.
Buyurun efendim, lütfen.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Sayın Başkanım, iki dakika rica ediyorum, önemli bir konudur.
Şimdi, bunun adı yine ÖSYM olur USYM olur, ama bunun böyle olması lazım. Bunu böyle yapmak da ne Hükûmetin görevidir ne YÖK'ün, bunu böyle yapmak Parlamentonun görevidir.
Şimdi, daha vahimi şudur, buna çok güldüm, şimdi siz de gülersiniz: Sayın Millî Eğitim Bakanımız şöyle bir açıklama yaptı: "Efendim, bundan sonra öğretmen alımlarını biz Eğitek olarak yapacağız." Millî Eğitim Bakanlığına bağlı bir Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü vardır, bu SBS'leri falan yapar. Şimdi, bir kere, Eğitek'in böyle bir donanımı yok da demek ki Millî Eğitim Bakanı ÖSYM'nin artık güvenilir ve geçerli bir kurum olmadığını kabul etmiş oluyor. Peki, öğretmen
alımlarını Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğüne yaptırdık. Peki, hâkim adayları, kaymakam adayları, mali müşavir adayları, üniversite sınavına girecek gençlerimizi ne yapacağız? Yani Sayın Bakan âdeta tuz kokmuşken etin peşinde. Sayın İnce bugün de söyledi, ortada kokmuş bir tuz var, eti bırakın. Bu işe seyirci kalan bir Parlamentoyu tasavvur hakikaten edemiyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ENGİN ALTAY (Devamla) - Sayın Başkanım, bitiriyorum.
BAŞKAN - Sayın Altay…
ENGİN ALTAY (Devamla) - Bitiriyorum, teşekkür ediyorum Sayın Başkanım, hemen bitiyorum.
BAŞKAN - Sayın Altay, hatipsiniz, güzel, saatlerce konuşursunuz da konu anlaşıldı yani yeni bir kurum kurulmasını söylüyorsunuz.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Hemen Başkanım, bitirdim zaten.
BAŞKAN - Teşekkür cümlenizi alayım, buyurun.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Sağ olun Sayın Başkanım.
Şu anda Türkiye, hâlen görev ifa eden, ÖSYM'ye güvenmediğini açıkça ilan bir Millî Eğitim Bakanıyla da karşı karşıyadır.
Sayın Başkan, şu notu atıyorum, bu da önemliydi: Bakın, toplumsal trajediye dönüşen bu sorun sadece 2010 yılında 14 intihar vakasına yol açmıştır. (Çorum Milletvekili Ahmet Aydoğmuş'un telefonla konuşması)
Ayıp ya! "Bir şey değil." diyorsun ya! Çok teessüf ederim. Tutanaklardan da isminizi alacağım, bunu Türkiye'ye ilan edeceğim. 14 tane intihar vakasına "Bir şey değil." diyen bir milletvekilinden de utanıyorum. Buna seyirci kalan Parlamento, milletin parlamentosu olamaz.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
  Alıntı ile Cevapla
Alt 11-16-2016, 19:13   #19
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

‘FET֒nün Sınav Yolsuzluğunu 2002’De Meclis Gündemine Getirmiş
11:15 - 9 Ağustos 2016

DSP 21’nci dönem Edirne milletvekili Ali Ahmet Ertürk’ün, FETÖ/PDY ele başısı Fethullah Gülen ve üniversite sınavlarına ilişkin endişeleri 5 Haziran 2002 tarihinde verdiği 'Tarihe not düşmek' amacıyla yazılı soru önergesiyle meclis gündemine getirdiği ortaya çıktı.

Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını istediği önergede ‘Fethullahçı örgütlerin’ ifadesini kullanan DSP’li Ertürk, “ÖSS, TUS, yurt dışına burslu kamu personeli gönderilmesine ilişkin sonuçları üzerinde yandaşları lehine etkili oldukları doğru mudur?” diye sorduğu görüldü.

DSP 21’nci dönem Edirne milletvekili Ali Ahmet Ertürk’ün FETÖ/PDY’nın yarattığı tehlikeye ilişkin 2002 yılında dönemin DSP-ANAP-MHP 57’nci koalisyon hükümetin Başbakanı Bülent Ecevit’in yanıtlaması istemiyle sınavların güvenliğiyle ilgili hazırladığı yazılı soru önergesini TBMM Başkanlığı’na verdiği ifade edildi. Ertürk önergesinde Fetullah Gülen Cemaatinden ‘Fetullahçı örgüt’ diye söz ederek 5 Haziran 2002 tarihinde TBMM başkanlığına verdiği yazılı soru önergesinde özellikle ÖSS ve TUS sınavlarına dikkat çekerek şu soruları yönettiği hatırlatıldı:

“1- Yılladır teknolojik olanakları en üst düzeyde kullanarak en objektif şekilde yapıldığına ve hiçbir şekilde adaletsizliğin olmadığına inandırmış olduğunuz OSYM’nin yapmış olduğu sınav sonuçlarına etkili edebilmek teknik açıdan veya bir başka yolla mümkün müdür?

2- Fethullahçı örgütlerin ÖSYM tarafından yapılan özellikle ÖSS, TUS, yurtdışına burslu kamu personeli gönderilmesine ilişkin sonuçları üzerinde yandaşları lehine etkili oldukları doğru mudur?

3- Yıllardır yurt dışına devlet bursuyla gönderilen öğrencilerin ve kamu görevlilerinin büyük bir çoğunluğunun laik rejim karşıtı Fethullahçılardan oluşturduğu dile getirilmekte, zaman zaman da basında yer almaktadır. Bu iddialar doğru mudur? Doğru ise bir rastlantı mıdır? Bu konuda bir soruşturma açmayı düşünüyor musunuz?

4- ÖSS sınavlarının yaklaştığı şu günlerde bu konudaki endişeleri giderek bir açıklama yapmayı düşünür müydünüz?”

ÖRGÜT KAYGISIYLA ÖNERGE VERDİM

Edirne eski milletvekili Ali Ahmet Ertürk, soru önergesini verdiği dönemde Fethullahçı örgüte yönelik çok eleştiri olduğunu ifade ederek, “Uzun süredir duyduğum kaygıları dile getirmek hem de tarihe not düşmek için yazılı soru önergesi verdim. Askeri darbe girişimine de şaşırmadım” dedi. 2002 yılında Fethullah Gülen örgütüne yönelik çok eleştiriler geldiğini ve bundan bir aydın olarak rahatsız olduğunu kaydeden Ertürk, sözlerini söyle sürdürdü:

“Gülen ve CIA’nin ortak olarak Türkiye’ye karşı bir yapılanma olduğunu o zamanda düşünüyordum. Sık sıkta bu konularda eleştiriler gündeme geldiğinde hem sınavların güvenliği hem de kaygılarım nedeniyle yazılı soru önergesi verdim. O dönem Başbakanımız Bülent Ecevit rahatsızlığı dolayısıyla önergeye cevap veremedi ama tarihi bir not düşmüş olduk. Aydın ahlakıyla hareket ettim. Gülen’in CIA ile ortak çalışarak Türkiye’ye karşı bir yapılanma olduğunu düşünüyordum. O nedenle bunu yaptım. Darbe girişimi hiç şaşırmadım. FETÖ tarafından o süreçte, söylemlerim nedeniyle yıpratılmaya da çalışıldım.”

Engin ÖZMEN / EDİRNE (DHA)
  Alıntı ile Cevapla
Alt 11-16-2016, 19:15   #20
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Şeker: Ielts Sınavlarının Denkliği Neden Kaldırıldı?
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi'nin (ÖSYM) uluslararası geçerliliği olan IELTS sınavlarının denkliğini kaldırması soru önergesine konu oldu.

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi'nin (ÖSYM) uluslararası geçerliliği olan IELTS sınavlarının denkliğini kaldırması soru önergesine konu oldu. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker, ÖSYM’nin on binlerce kişinin mağduriyetine neden olduğunu söyledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi veren CHP Milletvekili Şeker, ÖSYM’nin yabancı dil eşdeğerliklerini belirleme yetkisinin bulunduğunu hatırlatarak “Ancak, bunun sınırsız bir yetki olduğunu varsayan ÖSYM, 14 Şubat 2014 tarihli duyurusu ile uluslararası geçerliliği olan IELTS sınavlarının denkliğini kaldırmıştır.” dedi. ÖSYM’nin bu kararı alırken, Yabancı Dil Sınavı (YDS) başvuru süresinin karardan 2 gün önce sona erdiğini dikkate almadığını belirten Şeker, IELTS’e gireceği için YDS’ye başvurmayan binlerce kişinin sonbahar dönemine kadar akademik ya da mesleki planlarını aylarca ertelemek zorunda kalacağını belirtti.

IELTS hazırlık kursları sayesinde istihdam olanağı yakalayanların da işsiz kalacaklarını kaydeden Şeker, kararın yarattığı ve yaratacağı mağduriyetlere dikkat çeken şu sorularının yanıtlanmasını istedi: ÖSYM’nin üniversiteler, işverenler, göçmenlik kurumu gibi dünya çapında 7 binden fazla kurum tarafından kabul edilen IELTS sınavlarının denkliğini iptal etmesinin gerekçesi nedir? ÖSYM IELTS eşdeğerliliğini kaldırırken, YDS müracaat süresinin karardan iki gün önce sona erdiğini, dolayısıyla örneğin Temmuz ayında yabancı dil şartı arayan bir pozisyona atanmak isteyenlerin ya da Nisan ayında TUS sınavına girecek tıp mezunlarının mağdur olacaklarını göz önünde bulundurmuş mudur? ÖSYM’nin IELTS sınav denkliğini kaldırmasında, bazı sınav merkezlerinde IELTS sınav sorularının sızdırılmasına, kopya çekilmesine ilişkin iddiaların etkili olduğu doğru mudur? Doğru ise bu iddiaların gerçekliği konusunda ÖSYM tarafından açılan bir inceleme/soruşturma var mıdır? Sonuçları nelerdir?Bünyesinde gerçekleştirdiği ve kopya, soruların sızdırılması, daha önce çıkmış soruların sorulması gibi skandalların ortaya çıktığı sınavları iptal etmeyen ÖSYM’nin IELTS sınavlarını soruların sızdırılması, kopya çekilmesi gibi gerekçelerle kaldırması mantıklı mıdır? IELTS sınavlarının denkliğinin kaldırılmasında ÖSYM tarafından yapılan YDS’ye başvuru sayısını artırma hesabının yattığına ilişkin iddialar doğru mudur? YDS başvuru sürecinin bitmesinden iki gün sonra denkliği kaldırılan IELTS sınavlarına ilişkin karardaki sebep her ne olursa olsun ciddi zaman, emek ve para harcayarak bu sınava hazırlanan binlerce gencimizin mağduriyetini giderme konusunda planlanan/yürütülen bir çalışma var mıdır
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
bursa, chp, chp bursa milletvekili dr. ceyhun irgil, dr. ceyhun irgil, milletvekili, soru önergesi, tus

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıAçık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Genç Klinisyenlere Verilen Gizli ve Çok Gizli Görevler aerol Tusdata 46 12-28-2018 19:14
Tus için meclise soru önergesi verildi hipokratus TUS Güncel 18 03-16-2015 19:46
hastaneye verilen fark ücretini sigorta şirketleri ödeyecek tususev SGK 0 05-16-2012 07:22
Reklam kurulu tarafından sağlık’ta verilen cezalar aerol TIP Etiği ve Hukuku 1 02-02-2011 15:58
Aile hekimlerine verilen ücretler sürdürülebilir mi? aerol Pratisyen/Toplum Sağlığı/Aile Hekimleri 0 10-03-2010 14:19


Şu Anki Saat: 23:13


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com