www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi !

Geri git   www.steTUSkop.com ; TIP ve TUS'un MERKEZi ! Doğruların TEK Adresi ! > TUS (TIPTA UZMANLIK SINAVI) , Yan Dal Uzmanlık Sınavı (YDUS) ve USMLE PLATFORMU > TUS Güncel

4000 (0 Kayıtlı Ve 4000 Misafir Üye Bulunmaktadır.)
Anasayfa İletişim TUS Güncel TUS Dersaneleri TUS Hazırlık Yabancı Dil ve TUS Mecburi Hizmet YDUS Tus Rehberi DUS
Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 11-16-2016, 19:18   #21
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

'Hata' ve 'dava' şampiyonuEğitimde büyük kriz: 2005 yılından bu yana ÖSYM aleyhine açılan davaların sayısı bin 32’yi buldu27.06.2010 Pazar 00:59Güncellenme: 27.06.2010 00:59Şebnem HOŞGÖR/ANKARA
Bu davalardan şu ana kadar karara bağlanan 647 davadan 123’ünde ÖSYM aleyhine sonuçlandı

ÖSYM’nin güvenilirliği tartışılıyor. ÖSYM son olarak sadece 11 bin kişinin girdiği TUS (Tıpta Uzmanlık Sınavı) sonuçlarında itirazlar üzerine hata yapıp, hekimlerin puanlarını yanlış hesapladığını kabul etmek zorunda kaldı. Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun, kurumca gerçekleştirilen sınavlardaki hatalı soru sayıları ve hakkında açılan davalara ilişkin açıkladığı bilanço ÖSYM’nin “hatalı soru” ve “davalık olma” konusunda rekora koştuğunu ortaya koydu.

MHP Kütahya Milletvekili Prof. Dr. Alim Işık, yaşanan soru iptalleri ve ÖSYM’nin hakkında açılan davaları kaybettiği halde yargı kararlarını uygulamadığı iddialarını soru önergesiyle TBMM gündemine taşıdı. Işık, önergesinde ÖSYM’ye olan güvenin son dönemde giderek azaldığını, neredeyse her sınavda birkaç yanlış soru çıktığını, bu durumun kurumca gerçekleştirilen sınavlara giren adaylarla ailelerini endişelendirdiğini savundu. Işık, son 7 yılda yıllar itibariyle gerçekleştirilen sınavlarda hatalı olduğu için iptal edilen soru sayısı, ÖSYM hakkında açılmış davaların sayı ve akıbetleri hakkında Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’dan bilgi istedi. Çubukçu’nun, Işık’a verdiği yanıt ise ÖSYM’nin gerçekleştirdiği sınavlardaki hatalı soru sayısıyla kurum aleyhine açılan davaların her yıl arttığını gözler önüne serdi.


Dava açılan sınavlar

2005 yılından bu yana ÖSYM aleyhine açılan davaların sayısı bin 32’yi buldu. Bu davalardan şu ana kadar 647’si karara bağlandı. ÖSYM son 5 yıl içinde karara bağlanan 647 davadan 123’ünde yargı tarafından “hatalı” bulundu. Çubukçu’nun yanıtına göre bu yılın ilk 5 ayında ÖSYM hakkında açılan ve halen devam eden dava sayısı bile 92’ye ulaştı. Yıllar itibariyle ÖSYM hakkında açılan dava sayıları şöyle:

2005: 129 dava açıldı. 112’si karara bağlandı. 30’u ÖSYM aleyhine sonuçlandı.

2006: 141 dava açıldı, 121’i karar bağlandı. ÖSYM aleyhine sonuçlanan dava sayısı 23 oldu.

2007: 189 davadan 151’i karar bağlandı, 23’ü ÖSYM aleyhine sonuçlandı.

2008: 250 dava açıldı. Karara bağlanan 179’undan 29’unda yargı ÖSYM’yi hatalı buldu.

2009: Açılan 231 davadan karara bağlanan 84’ü ÖSYM aleyhine sonuçlandı.

2010: Şu ana kadar 92 dava açıldı. Davalar halen sürüyor.
  Alıntı ile Cevapla

     

Alt 11-16-2016, 19:19   #22
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

ÖSYM'de sistem arızası mağduriyetleri TBMM'ye taşındı!
Ankara Milletvekili İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Levent GÖK, LGS Başvurularında İnternet-Sistem Arızası Mağduriyetlerini soru önergesiyle TBMM'ye taşıdı
l-YENİ ÖNERGE
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI'NA

Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi AVCI tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını, Anayasanın 98 ve İçtüzüğün 96. maddeleri gereğince arz ederim. 09.06.2014


Levent GÖK
Ankara Milletvekili
İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi

12.05.2014 tarihinde verdiğim yazılı soru önergesinde, Haziran ayında yapılacak ÖSYM-LGS sınav başvurularında internet siteminden kaynaklanan aksamalar yüzünden giriş bedeli yatırılamadığı için sınava girememekle mağdur duruma düşen binlerce öğrencinin başvuru işlemleri için bir günlük ek süre talebini değerlendirilmesi hususunu velilerin istemi doğrultusunda sayın bakanlığınıza sunmuştum.
İlgili kamuoyu bu konuda bilgi beklerken konu ile bağlantılı yeni bir olumsuzluk ortaya çıkmış bulunmaktadır. 22 Nisan 2014 tarihinde LYS başvurusunu yaparak internet bankacılığı aracılığıyla sınav ücretini yatıran ve “işleminiz başarıyla tamamlanmıştır” notunu alan bir öğrenci sınava beş kala başvurusunu kontrol etmiş ve bu kez “başvurunuz bulunmamaktadır” notunu görmüştür. Bunun üzerine ÖSYM’ne giderek hakkını arayan öğrenci, bu durumda 6.000. aday bulunduğunu yetkililerden öğrenmiştir.
Bu bağlamda;
1-İnternetten ve ÖSYM sitesinden kaynaklandığı belli olan bu teknik aksamanın öğrencileri mağdur edişine seyirci kalacak mısınız?
2- Önceki soru önergemde de değindiğim yeni bir başvuru ve yapılmış başvuruları yeniden değerlendirme çalışmasını sınavdan önce tamamlayarak mağduriyetlerin sona erdirmek için geçmiş yıllarda yapıldığı gibi bir ek süre verilmesi için talimat verecek misiniz?

2-BU KONUDA VERDİĞİM ESKİ ÖNERGEM (12.05.2014)

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI'NA

Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi AVCI tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını, Anayasanın 98 ve İçtüzüğün 96. maddeleri gereğince arz ederim. 12.05.2014

Levent GÖK
Ankara Milletvekili
İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi

2014 yılı Haziran ayında yapılacak olan ÖSYM-LGS sınav başvuruları sırasında 63 bine yakın öğrencinin internet sistemindeki aksamalar yüzünden sınav giriş bedelini yatıramadıkları ve sınava giremeyecekleri için mağdur duruma düşecekleri ortaya çıkmış bulunmaktadır.

Bu bağlamda;
Öğrencilerin Bu mağduriyeti yaşamalarını önlemek bakımından sınav başvurusunu yapamamış öğrenciler için 1 günlük başvuru yapma süresi tanınmasını teminen konunun yeniden değerlendirilmesi için ilgililere talimat verilmesi beklentisi içine giren öğrencileri ile velileri rahatlatacak girişimde bulunmayı ve bir açıklama yapmayı düşünüyor musunuz?
  Alıntı ile Cevapla
Alt 11-16-2016, 19:22   #23
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Çağdaş Ses


FETÖ, MEB'den ihale aldı mı?
20 Ağustos 2016 14:25 Güncel
FETÖ, MEB'den ihale aldı mı?
CHP Ankara Milletvekili Necati Yılmaz, Başbakan Binali Yıldırım'a FETÖ Mensubu şirketlerin Milli Eğitim Bakanlığı’ndan ihale alıp almadıklarını sordu.
CHP Ankara Milletvekili Necati Yılmaz, Başbakan Binali Yıldırım'ın yanıtlaması istemiyle Meclis'e soru önergesi verdi.

Yılmaz, FETÖ mensubu şirketlerin Milli Eğitim Bakanlığından ihale alıp almadıklarını sordu.

Yılmaz soru önergesinde şöyle dedi:

15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ mensubu askerler tarafından yapılan darbe girişimi sonrasında Milli Eğitim Bakanlığı’ndan 42 bin 767 kişi açığa alınmıştır.
20 Şubat 2012 tarihinde dönemin MEB Bakanı Hüseyin Çelik “Cemaat devlete sızmış, buna kargalar güler” açıklamasında bulunmuştur. Hüseyin Çelik AKP Genel Başkan Yardımcılığı döneminde ise "Cemaat içinde de birileri yanlış yapabilir. Eğer yapılan hatalar cemaate ve Hoca Efendi'ye mal edilirse bu Allah'ın da beşerin de nazarında olmaz" demiştir.

Bahsi geçen darbe girişimi sonrasında ise eski Milli Eğitim Bakanı Çelik 8 Ağustos 2016 tarihinde bir televizyon programında “Ben bana verilen görevler doğrultusunda hareket ettim. Aynı şekilde 5 yıllık parti sözcülüğüm sırasında da bana verilen ve planlananlar çerçevesinde hareket ettim” açıklamasında bulunmuştur.

Bu bilgiler doğrultusunda;
1 – Milli Eğitim Bakanlığı’nda FETÖ operasyonları nedeniyle işten çıkarılan, gözaltına alınan ve tutuklanan çalışan kişi sayısı kaçtır?
2 – 2002 yılından bu yana yapılan KPSS sonuçlarıyla sırasıyla hangi yıl, kaç kişi Milli Eğitim Bakanlığı’nda çalışmaya başlamıştır?
3 – Milli Eğitim Bakanlığı’nda çalışan ve FETÖ üyesi/sempatizanı olduğu iddiasıyla işten çıkarılan, gözaltına alınan ve tutuklanan kişiler hangi tarihlerde ilgili bakanlık bünyesinde çalışmaya başlamışlardır.
4 – 2002 yılından bu yana ÖSYM tarafından yapılan KPSS, KPDS, ÖSYS, TUS, YDS gibi sınavlar başta olmak üzere akademik kadrolarla ilgili açılan sınavlar sonucunda kadro almış ve üniversiteye girmiş kaç kişi işten çıkarılmış, gözaltına alınmış ya da tutuklanmıştır?
5 – FET֒ye destek sağladıkları iddiasıyla el konulan ya da kayyım atanan şirketlerden Milli Eğitim Bakanlığı ihalelerini almış olanlar var mıdır? Varsa bunlar hangi şirketlerdir? Sırasıyla hangi ihaleleri ne zaman almışlardır? Bahsi geçen ihale tutarları ne kadardır? Bu ihaleler hangi usullere göre yapılmıştır?
6 - 2002 ila 2016 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı’na yönelik kaç Sayıştay Raporu düzenlenmiştir? Aynı tarihler arasında Milli Eğitim Bakanlığı’nın verdiği ihalelerle ilgili iptal davası açılmış mıdır? Varsa bunlar hangileridir ve ne tür gerekçelerle bu davalar açılmıştır? Varsa, bahsi geçen iptal davalarının sonuçları ne olmuştur
  Alıntı ile Cevapla
Alt 11-18-2016, 09:07   #24
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Alıntı:
tususev´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Himmet için TUBİTAK'a 3 bin vasıfsız personel alındı
YÖK üyesi Prof. Dr. Abdullah Çavuşoğlu: "Tüm birimleri dolaşarak bir veri ortaya çıkarttım. TÜBİTAK'ın o zamanki başkanı olan Yücel Altınbaşak 2011 yılında işe başlıyor. Benim işe başladığım 2014 yılına kadar geçen süreçte personel hareketliliği yaşandığını gördüm. Kurumu 3 bin kişi teslim alıyorlar ve bu süreçte stratejik projeleri geliştiren 600 kişiyi işten çıkartıyorlar. 2 bin 400'e düşen sayı aynı süreçte 4 bin 800'e çıkıyor. İşe alınan 2 bin 400 kişiden 379'u açıköğretim fakültesi mezunu, 180'i de fizik bölümü mezunuydu.
16 Kasım 2016 20:53
Himmet için TUBİTAK'a 3 bin vasıfsız personel alındı


Yükseköğretim Kurulu (YÖK) üyesi Abdullah Çavuşoğlu, FETÖ ile ilgili, "Hakimler, savcılar, polis, hepsini göz önünde bulundurduğunuz vakit kaçamayacağınız bir mekanizma oluşturmuşlar." dedi.

FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimini, darbelerin ve gizli oluşumların siyaset üzerindeki etkilerini araştırmak amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, YÖK üyesi Abdullah Çavuşoğlu'nu dinledi.

Çavuşoğlu, 2008 yılında önce Yusuf Ziya Özcan'a danışman, aynı yıl ÖSYM Yönetim Kurulu üyesi olarak atandığını belirtti.



Çavuşoğlu, hem bilişim hem ÖSYM de olması nedeniyle bir dizi analizlerde bulunduğunu, o dönemde ÖSYM'nin yaptığı bazı sınavlarda kullanılan değişik kopya mekanizmalarını tespit edip Cumhuriyet Savcısı Şadan Sakınan'a ayrıntılarıyla bildirdiğini ifade etti.

Sakınan'ın bu çerçevede herhangi bir girişiminin olmadığını, yaklaşık 3 yıl süreyle 'uykuya yatırılan' olayın savcının değişmesiyle yeniden canlandığını vurgulayan Çavuşoğlu, "2009 yılında polis meslek yüksekokulları ile ilgili bir sınav yapılmıştı. Sınavın sorularının daha önceden FETÖ üyeleri tarafından çalınarak sızdırıldığını fark etmem üzerine bu sınav iptal edildi ve sınav daha sonra yenilendi. Daha sonra 2010 KPSS sınav skandalı ortaya çıkınca orada durmanın uygun olmayacağı düşüncesiyle Ünal Bey'den sonra ben de istifa ettim. Ali Demir'in atanması sonrası süreç onların kontrolünde ilerlemiş oldu." diye konuştu.

-"TÜBİTAK'ta 379 açıköğretim mezunu"

Çavuşoğlu, eski Bilim Sanayi ve Teknolojik Bakanı Fikri Işık'ın daveti üzerine bir yıllık TÜBİTAK çalışmasının olduğuna değinerek, orada gözlemlediği olumsuzlukları da aktardı.

TÜBİTAK'ın, çalışanlarını başkanın talimatıyla işe alabilme yetkisinin olduğunu, göreve başladığında çalışan sayısı ile ilgili derli toplu bir bilginin bulunmadığını belirten Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"Tüm birimleri dolaşarak bir veri ortaya çıkarttım. TÜBİTAK'ın o zamanki başkanı olan Yücel Altınbaşak 2011 yılında işe başlıyor. Benim işe başladığım 2014 yılına kadar geçen süreçte personel hareketliliği yaşandığını gördüm. Kurumu 3 bin kişi teslim alıyorlar ve bu süreçte stratejik projeleri geliştiren 600 kişiyi işten çıkartıyorlar. 2 bin 400'e düşen sayı aynı süreçte 4 bin 800'e çıkıyor. İşe alınan 2 bin 400 kişiden 379'u açıköğretim fakültesi mezunu, 180'i de fizik bölümü mezunuydu. TÜBİTAK gibi ülke için kritik gelişmeler yapması beklenen bir araştırma kurumunda bu insanların yapacağı hiçbir iş yoktur. Sırf bu kişiler ilgili mekanizmaya himmet sağlamak için işe alınmıştı. Kurum gelirinin de stratejik işler yapmaktan koparak bazı devlet kurumlarına rutin işler yaparak elde edildiğini gözlemledim. Örneğin Meclis işlerini yürütmek için bir yazılıma ihtiyaç duyuyor. 5 milyon liraya yapılabilecek bir yazılımı TÜBİTAK 50 milyon liraya alıyor. Devlet kurumu olduğu için de kimse sorgulamıyor."

Çavuşoğlu, kendi döneminde bin kişiyi işten çıkarttığını, bunların yerini daha önce işten çıkarılan stratejik noktalarda görevli isimler ile yeni kalifiye elemanlarla doldurduğunu dile getirdi.

-"Danıştay cinayetiyle ilgili video kaydı 1.5 yıl saklandı"

2010 yılı KPSS'de çalınan soruların Isparta'nın Yalvaç köyünde ikamet eden bir öğretmen adayının bilgisayarına kaydedildiğinin belirlendiğini de aktaran Çavuşoğlu, şu görüşlere yer verdi:

"Jandarma bunu bu şekilde tespit ederken emniyet istihbarat 'yok böyle bir şey' diye olayı yalanlıyor. Bu olayı açığa çıkarmak için bilgisayar bize gönderildi. TÜBİTAK'ın siber güvenlik enstitüsünde yapılıyor. Ancak ben buraya güvenmiyordum. O dönemde ortaya çıkarılan Balyoz, Ayışığı, Sarıkız vesaire darbe planlarının hepsinde enstitüde görev yapan yaklaşık 8 kişinin çapraz olarak bilirkişilik yaptığını gördüm. Ayrıca Alparslan Aslan'ın Danıştay cinayeti ile ilgili video kayıt cihazının, incelemesi için gönderildiği Burak Akoğuz isimli bu grubun üyesi kişi tarafından 1,5 yıl saklandığını ve mahkemeye cevap verilmediğini gördüm. Bu kişinin aynı zamanda kozmik odaya girip oradaki bilgileri kopyalayan kişi olduğunu tespit ettim. Oradan iki kopya alınmış. Birisi mahkemeye verilmiş, diğeri yok. Bu kişilerin elinden bilirkişiliği alıp haklarında rapor yazılmasını temin ettim."



Çavuşoğlu, kendi öğrencilerinden oluşan yeni bir bilirkişi heyeti kurduğunu belirterek, "Bu heyet 3 ayrı bölümden oluşan 2010 KPSS sınavının sorularının, 15 gün önce bahsi geçen şahsa ait bilgisayara yüklendiğini tespit etti. Soruşturmanın daha da büyümesi sağlandı. İlginç olan ise 250 ayrı askeri adresin bulunduğu kişiler vardı ve bunların hepsi kadın. Bunun daha sonra asker eşleri olduğu tespit edildi." dedi.

TÜBİTAK'la ilgili çok fazla ilginç olaylar yaşadığını bunlardan birisinin başbakanın çalışma ofisine böcek yerleştirilmesi olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, "Başbakan'ın çalışma ofisine giren polislerin görüntüleri kayıtlarla sabit. İncelenmesi istenen böceğin yapıştırıldığı silikonun ömrüne ilişkin raporu elektronik mühendisi Hasan Palaz yazıyor. Bilirkişi olarak altına başka bir elektronik mühendisi imza atıyor. Raporda ise o polislerin odaya girdiği tarihten çok daha sonra o silikonun sıkıldığı belirtiliyor. Amaç oradaki polisleri korumak. İlginç tarafı da raporu elektronik mühendisinin yazıyor olmasıdır. Normalde bu raporu bir kimyacı hazırlar. TÜBİTAK'ın böyle bir yetkinliği de bulunmamaktadır." ifadesini kullandı.

Hazırlanan raporun ABD'de faaliyet gösteren bir internet sitesinden indirildiğine dikkati çeken Çavuşoğlu, "İki sayfalık raporu indirerek oradaki değerleri değiştirip bir rapor haline getirmişler. Rapor Amerikan menşei olduğundan bazı verileri orada unutmuşlar. Bunu tespit ettik. Bu kişilerin avukatları o evrakı gördükten hemen sonra analiz evrakı siteden hemen kaldırıldı. Bu FETÖ örgütün elininin ne kadar uzun olduğunun göstergesidir." diye konuştu.

- Kriptolu telefonların dinlenmesi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde 'beni dinliyorlar, kriptolu telefonlarımı da dinliyorlar" sözü üzerine tüm kriptolu telefonların toplatıldığına işaret eden Çavuşoğlu, şu görüşlere yer verdi:

"Toplam 156 telefonu ilgili kurumlardan istettik. Kritik isimlerde bulunan bu telefonların dinlenmesinin ise IMEI numaralarından yapılabileceğinden hareketle çalışma başlattık. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde TİB'e yazılan yazıda bu telefonların 76'sının dinlendiği kaydına ulaşıldı. Aralarında Cumhurbaşkanı'na, Başbakan'a, Genelkurmay Başkanı'na, MİT Müsteşarı'na ait telefonlar var. Devletin üst kademesinde bulunan isimlere ait telefonlar çıktı. En çok dinlenen sayı adedi ise Enerji Bakanına ait telefon. Daha sonra kriptolu telefonlarla ilgili bu sonuca ulaştık. Yapılan araştırmada ise 15-20 saniyede tüm görüşmeleri çözebilen bir mekanizma olduğunu tespit ettik ve bunu deneyerek mahkemeye sunduk."

Çavuşoğlu, İzmir'deki askeri casusluk davası ile ilgili bir arşivin geldiğini, gözlemlerine göre 20-30 subayın, FETÖ'nün gönderdiği kadınlarla görüntülerinin çekildiğini bildirdi.

Tuzağa düşürülen subaylardan da şantaj yoluyla çeşitli evrakın temin edildiğine işaret eden Çavuşoğlu, "20-30 kişi ile sınırlı işi büyütüp 364 subayı askeri casusluktan dolayı tutuklayarak ordudan ayırmışlardı. Örgütün tabandan gelen ekibine özellikle deniz kuvvetlerinde yer açmak için. Gelen bilgisayarlarda kişileri nasıl tuzağa düşüreceklerinin yönergesini yazmışlar. Alınacak kameraların hassasiyeti, pozisyonu gibi çok ilginç detaylar mevcuttu. Organizasyon her şeyiyle tamamdı. Hakimler, savcılar, polis, hepsini göz önünde bulundurduğunuz vakit kaçamayacağınız bir mekanizma oluşturmuşlar. Şimdi bile bu örgütün gizimli tarafları tam olarak açığa çıkarılabilmiş değil." ifadesini kullandı.

-"Cumhurbaşkanının sesinin makineye söyletilmesini TÜBİTAK personeli yaptı"

Abdullah Çavuşoğlu, Trabzon'da yapılan uluslararası bir konferansa TÜBİTAK'tan bir kişinin sunum yolladığını fark ettiğini, sunumun konusunun ise "ses değiştirme" olduğunu bildirdi.



Sunumu gönderen kişi hakkında yaptığı araştırmada, 1996 yılından bu yana bu kişiyle birlikte bir grubun ses değiştirme konusunda çalıştığını gözlemlediğini belirten Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"Bu çok önemli bir konuydu. Bir kişinin ses özelliklerini bir sisteme öğretip sizin konuştuğunuzu o kişi konuşuyormuş gibi yapabilirsiniz. Cumhurbaşkanımızın oğlu ile bir konuşması internete düşmüştü. Bunun incelenmesi için kayıt TÜBİTAK'a gönderilmişti. İnceleme kurulunun içinde ben de vardım. Orada ilginç olan değişik telefon konuşmalarından alınan kısımlar var ve bir araya getirilmiş. O konuşmadaki 'tamamen sıfırlandı mı' cümlesini değişik konuşmalardan hece hece alınarak yapıştırıldığını gördük. Kendilerine o kadar çok güveniyorlar ki konuşmayı tırpanlamaya bile gitmemişler. Bunların bilişimle ilgili olduklarını 2004 yılına kadar görmemiştim."


Anadolu Ajansı
15 temmuz darbe komisyonu ifadesi
  Alıntı ile Cevapla
Alt 12-27-2016, 22:01   #25
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

ÖSYM soruları çalınmaya devam ediyor mu?
22.12.2016 10:58
GÜNCEL
CHP’li Tanrıkulu, ÖSYM sorularının tekrar çalındığı iddiasını Meclis gündemine taşıdı. Tanrıkulu, DGS sınavlarında bazı il ve ilçelerde gözlemci olan kişilerin sınav esnasında organize bir şekilde çalışarak kopya olaylarına göz yumduğu iddialarının araştırılmasını istedi
TWEET PAYLAŞ +
ÖSYM soruları çalınmaya devam ediyor mu?

BirGün ANKARA

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, ÖSYM sorularının çalınmaya devam ettiği ve 2016 Dikey Geçiş Sınavı'nda(DGS) bazı il ve ilçelerde sınav gözlemcisi olan kişilerin kopya olaylarına göz yumduğu iddialarını Meclis gündemine taşıdı.

Başbakan Binali Yıldırım tarafından yanıtlanması istemiyle bir soru önergesi veren Tanrıkulu, iddialarla ilgili soruşturma başlatılmasını istedi.

2016 yılındaki DGS sonucunda hukuk fakültesine yerleşenler arasında FET֒ye yönelik operasyonlarda gözaltına alınan ve tutuklanan kişiler olduğu iddialarını anımsatan CHP’li Tanrıkulu, şu soruların yanıtlanmasını istedi:



“>>ÖSYM sorularının çalınmaya devam ettiği iddiaları doğru mudur?

>>İddialar ile ilgili olarak inceleme ve soruşturma başlatılmış mıdır ya da başlatılacak mıdır? Başlatılmışsa akıbeti nedir?

>>ÖSYM, sınav sorularının güvenliğini nasıl sağlamaktadır? Önlemler yeterli midir?

>>İl ve ilçelerde sınav gözlemcisi olan bazı kişilerin sınav esnasında organize bir şekilde çalışarak kopya vb. olaylara göz yumduğu iddiası doğru mudur? İddialar ile ilgili olarak inceleme ve soruşturma başlatılmış mıdır ya da başlatılacak mıdır? Başlatılmışsa, güncel akıbeti nedir?

>>2016 DGS ile hukuk fakültelerine yerleşenler içinde FET֒ye yönelik operasyonlarda gözaltına alınan, ifadesi alınan, tutuklanan veya pasaportuna el konan kişiler olduğu iddiası doğru mudur?

>>2016 DGS ile hukuk fakültelerine yerleşenlerin bu sınavları ile girmiş oldukları diğer ÖSYM sınavları karşılaştırılmış mıdır? İmza, yazı karakteri vb. kontroller yapılmış mıdır?

>>DGS’nin hazırlanmasında diğer sınavlardaki özen ve dikkatin gösterilmediği iddiası doğru mudur? 2016 DGS ve sorular hakkında ÖSYM'ye kaç itiraz yapılmıştır? Yapılan itirazların kaçına ne şekilde yanıt verilmiştir?”
  Alıntı ile Cevapla
Alt 05-25-2017, 06:19   #26
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

O dershane TUS'taki 10 soruya yine dava açtı
22 Nisan'da yapılan TUS sınavında sorulan 10 sorunun iptali için yine dava açıldı, sınav sonuçları bu nedenle açıklanamıyor
24 Mayıs 2017 23:13
O dershane TUS'taki 10 soruya yine dava açtı


CHP Milletvekili Hüseyin Çakmak'ın TBMM'de yaptığı açıklama

"Bir TUS dershanesi 22 Nisanda gerçekleşen Tıpta Uzmanlık Sınavı'nda çıkan 10 soru için dava açtı. Bu davalar ÖSYM'nin sonuçları açıklamasına engel olmakta ve göreve başlayacak hekimlere beş ay kaybettirmektedir. Her dönem yaşanan bu sorunun tamamen reklam amaçlı olduğu ilgili kurumun "On yılda 50 soru iptal ettirdik." biçiminde reklam yapmasından anlaşılmaktadır. Fakat ÖSYM ve TUS dershanesi arasındaki anlaşmazlıkların en büyük kurbanı ise boş yere aylarca bekletilen hekimlerdir
  Alıntı ile Cevapla
Alt 05-25-2017, 19:05   #27
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

CHP Mersin Milletvekili Dr. Hüseyin Çamak, ÖSYM’nin Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (TUS) sonuçlarını, bir dershanenin açtığı dava dolayısıyla açıklamadığını, bu gecikme nedeniyle yurt genelinde yüzlerce genç hekimin mağdur olduğunu söyledi.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin hekim kökenli Mersin milletvekili Dr. Hüseyin Çamak, ÖSYM ile bir dershane arasındaki dava nedeniyle belirsizlik yaşayan genç hekimlerin mağduriyetini meclis gündemine taşıdı.

Genel kurulda gündem dışı söz alan Dr. Hüseyin Çamak, son yıllarda Tıpta Uzmanlık Sınavı sonuçlarının sürekli geç açıklandığını, bu durumun genç hekimlerin ciddi anlamda mağduriyetlerine sebep olduğunu vurguladı

Çamak, “Bir TUS dershanesi 22 Nisan’da gerçekleşen Tıpta Uzmanlık Sınavı’nda çıkan 10 soru için dava açtı. Bu davalar ÖSYM’nin sonuçları açıklamasına engel olmakta ve göreve başlayacak hekimlere beş ay kaybettirmektedir. Her dönem yaşanan bu sorunun tamamen reklam amaçlı olduğu ilgili dershanenin ‘On yılda 50 soru iptal ettirdik’ biçiminde reklam yapmasından anlaşılmaktadır. Fakat ÖSYM ve TUS dershanesi arasındaki anlaşmazlıkların en büyük kurbanı ise boş yere aylarca bekletilen hekimlerdir. Davalık süreçleri beklemekten yorulan hekimler artık isyan ediyor. Bu dava süreciyle hekimlerin bekletilmesine neden olan kişileri daha hassas davranmaya çağırıyoruz” dedi.



EGEÇEP: Gazetecilere yönelik baskıları kınıyoruzEGEÇEP: Gazetecilere yönelik baskıları kınıyoruz CHP’li Hürriyet: Taşerona verdiğiniz sözleri artık tutunCHP’li Hürriyet: Taşerona verdiğiniz sözleri artık tutun CHP’li Pekşen ‘bylock’ için araştırma komisyonu istediCHP’li Pekşen ‘bylock’ için araştırma komisyonu istedi Kılıçdaroğlu Perinçek’i ziyaret ettiKılıçdaroğlu Perinçek’i ziyaret etti CHP’li Tanrıkulu Meclis’te kayıp komisyonu kurulmasını istediCHP’li Tanrıkulu Meclis’te kayıp komisyonu kurulmasını istedi TUS sonuçları gecikti, genç hekimler mağdur olduTUS sonuçları gecikti, genç hekimler mağdur oldu Soylu: Akşam yiyorlar, içiyorlar, sabah oraya gidiyorlar!Soylu: Akşam yiyorlar, içiyorlar, sabah oraya gidiyorlar! “Sözcü gazetesi FETÖ- AKP işbirliğini açığa çıkarmak için uğraştı”“Sözcü gazetesi FETÖ- AKP işbirliğini açığa çıkarmak için uğraştı” CHP’li Yüceer’den İsmail Kahraman’ın haremlik-selamlık iftar davetine tepkiCHP’li Yüceer’den İsmail Kahraman’ın haremlik-selamlık iftar davetine tepki Akcagöz: “Ramazan’da din bezirganlarına dikkat edin”Akcagöz: “Ramazan’da din bezirganlarına dikkat edin” CHP, ‘Kuvayı Milliye’ ruhunu terk etmeyecekCHP, ‘Kuvayı Milliye’ ruhunu terk etmeyecek “Doğa” Çankaya’da hayata döndü“Doğa” Çankaya’da hayata döndü Göcek Tüneline her yıl yapılan zamlar vatandaşı bıktırdıGöcek Tüneline her yıl yapılan zamlar vatandaşı bıktırdı Melania Trump’ın başörtüsüMelania Trump’ın başörtüsü Yunan bakan bu kez de Atatürk’e ve Türklere hakaret ettiYunan bakan bu kez de Atatürk’e ve Türklere hakaret etti EGEÇEP: Gazetecilere yönelik baskıları kınıyoruzEGEÇEP: Gazetecilere yönelik baskıları kınıyoruz CHP’li Hürriyet: Taşerona verdiğiniz sözleri artık tutunCHP’li Hürriyet: Taşerona verdiğiniz sözleri artık tutun
123456789101112131415

ÖNCEKİ HABER
SONRAKİ HABER
Yorumlar (0) Yorum Yapın
© 2014 CHP Gündemi – CHP Haberleri Tüm Hakları Saklıdır.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 08-20-2017, 08:03   #28
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

MilliyetGündem

ÖSYM hataları Meclis’e taşındıCHP İstanbul Milletvekili Onursal Adıgüzel, son olarak 2017-ÖSYS’de yerleştirme sonuçlarında yaptığı hata ile gündeme gelen ÖSYM’yi Meclis’e taşıdı.

17.08.2017 Perşembe

Güncellenme: 17.08.2017 Perşembe

*****

*****

*****

BAHAR ATAKAN Ankara

“ÖSYM, yaptığı hatalar ve imza attığı skandallar ile Türkiye’deki en tartışmalı kurumlarından birine dönüşmüştür” diyen Adıgüzel, ÖSYM’ye yönelik iddiaların araştırılması için Meclis araştırması açılmasını talep etti. Önergeye Ak Parti, MHP ve HDP de destek verir, Genel Kurul’da “kabul oyu” çıkarsa ÖSYM ile ilgili iddiaların araştırılması için TBMM’de komisyon kurulabilecek.

Adıgüzel, TBMM Başkanlı-ğı’na sunduğu önergenin gerekçesinde, “ÖSYM’nin bugün yönetilemediği, yaptığı hataların ve aldığı kararların binlerce öğrenciyi ve ailelerini mağdur ettiği ortadadır. FETÖ-nün çaldığı sorular ile gelecekleri ellerinden alınan gençlerimiz, şimdi de ÖSYM skandallarına, hatalarına kurban edilmek istenmektedir” ifadelerini kullandı.

‘Ne ilk ne de son hata’

Adıgüzel, “Binlerce öğrencinin geleceğini etkileyen böylesi bir hatanın, ÖSYM’nin iddia ettiği gibi basit bir ‘güncelleme’ işlemi olarak geçiştirilemeyeceği, yapılan hatanın sorumluluğunun bir özürden daha fazlasını gerektirdiği ortadadır. Kaldı ki yaşanan bu son olaylar ÖSYM’nin maalesef imza attığı ne ilk ne de son hatadır” dedi ve ÖSYM yönetimini istifaya çağırdı.*****

FETÖ ÖRNEĞİ

Adıgüzel’in verdiği önergenin gerekçesinde özetle şunlar kaydedildi: “FET֒nün çaldığı sorular ile gelecekleri ellerinden alınan gençlerimiz, şimdi de ÖSYM hatalarına kurban edilmek istenmektedir. ÖSYM’nin geçmişte yaptığı hataların benzerlerinin tekrarlanmaması için gerekli somut tedbirlerin alınması için Meclis araştırması açılması konusunda gereğini saygılarımla arz ederim
  Alıntı ile Cevapla
Alt 08-20-2017, 08:05   #29
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

“Milli Eğitim Bakanı kamuoyuna açıklama yapacak mıdır ve yapılan hak ihlalleri giderilecek midir?”

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, tercihlerde hesaplama hatası yapan ÖSYM'yi Meclis gündemine taşıdı. Tanrıkulu, "İlgililer hakkında soruşturma açılacak mıdır? Hak ihlalleri yapanlar görevden alınacak mıdır?" dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, ÖSYM’nin yerleştirme sonuçlarında yaptığı hatalı hesaplamayı Başbakan Binali Yıldırım’a sordu. ÖSYM’yi Meclis gündemine taşıyan Tanrıkulu, soru önergesinde “Hak ihlalleri yapanlar görevden alınacak mı?” diye sordu.

Geçen ay yerleştirme sonuçlarında hata yaparak 2 milyon adayın başarı sırasının değişmesine neden olan ÖSYM, bu kez de yerleştirme hatası yaparak, 4 bin 237 adayın bu hatadan etkilenmesine yol açtı. Hatalı yerleştirme yapılan programların yüzde 99’unun ise ilahiyat programları olduğu iddia edildi.

Önergede ‘hatalı yerleştirmenin ağırlıklı olarak imam hatip ile öğretmen liselerinin de yer aldığı mesleki ve teknik lise mezunlarında yapıldığı belirten’ Tanrıkulu “Hatalı yerleştirmenin ağırlıklı olarak imam hatip ile öğretmen liselerinin de yer aldığı mesleki ve teknik lise mezunlarında yapılmasının gerekçeleri nedir?” diye sordu.

ÖSYM’nin “Bu durumdan etkilenen adaylardan özür diler, bilgilerine saygıyla sunarız” ifadesinin skandal olarak nitelendirildiği önergede*****“Milli Eğitim Bakanı kamuoyuna açıklama yapacak mıdır ve yapılan hak ihlalleri giderilecek midir?” sorusu yer aldı
  Alıntı ile Cevapla
Alt 08-20-2017, 08:06   #30
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

CHP'Lİ BALBAY'DAN ÖSYM'NİN YERLEŞTİRME SKANDALINA TEPKİCHP İzmir Milletvekili ve TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyesi Mustafa Ali Balbay, ÖSYM’nin üniversite yerleştirme sonuçlarında yerleştirme hatası yapmasını Meclis gündemine taşıdı.

14 Ağustos 2017 Pazartesi 16:13

Balbay, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na verdiği soru önergesinde, ÖSYM’nin 8 Ağustos’ta açıkladığı üniversite yerleştirme sonuçlarında, bin 110 adayın yerleştirmesini değiştirdiğini, daha önce bir programa yerleşemeyen bin 628 adayın da üniversiteye yerleştirildiğini, bununla da kalmayıp bir programa yerleşen bin 499 adayın ise yeni durumda herhangi bir programa yerleşemediğini anımsatarak, şöyle dedi:

*****“Binlerce adaydan özür dilenmesi basit bir özürle geçiştirilecek kadar sıradan mıdır? ÖSYM son yıllarda yaptığı hatalar yüzünden, en fazla itibar kaybeden kurumların başında geliyor.***** ÖSYM’nin gerçekleştirdiği sınavlara giren adaylar en ufak bir kodlama hatası dahi yaptıklarında sınavlarının iptal edildiğini hepimiz biliyoruz. 2 milyondan fazla adayın girdiği sınavda ÖSYM’nin böyle bir hata yapması kabul edilemez. Söz konusu hata nasıl ortaya çıkmıştır? ÖSYM’nin yapmış olduğu bu hatanın sorumlusu ya da sorumluları kimlerdir? Bu bir an önce ortaya çıkarılmalıdır.”

Balbay ÖSYM’nin geçen ay yerleştirme sonuçlarında da hata yaptığını sırf bu yüzden ÖSYM’nin 2 milyon adayın başarı sırasının değişmesine neden olduğunu söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“ÖSYM yapmış olduğu hatalardan ders almıyor. Yapılan bu hatalar ÖSYM’ye olan güven duygusunu iyice zedeledi. ÖSYM’ye olan güven duygusunun yeniden tesis edilmesi elzemdir. ÖSYM’nin açılımı Öğrencileri Seyyar Yerleştirme Merkezi mi?”

Balbay son olarak ÖSYM’nin 15 dakika kuralı sonucu, bir dakikalık gecikme nedeniyle bile 100 bin civarında adayın sınava alınmamasının daha dün gibi aklımızda olduğunu hatırlatarak şöyle dedi:

“Önce sınıfta kalan ÖSYM’yi yeni bir sınavdan geçirmek gerekiyor. Bir kişiyle ilgili olumsuzluk bile kabul edilemez. Öğrenciler yıllarca bu sınavın heyecanı ve beklentisi içinde yaşamını yönlendiriyor. Güven bir kullanımlıktır. Zedelendi mi yerine yenisini koyamazsınız. Bütün bunlardan sonra aklımıza şu soru da geliyor; 2017 ÖSYS yerleştirmelerinde 214 bin 430 kontenjanın boş kalmasında ÖSYM’nin bir hatası var mıdır?”********************

Balbay’ın Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle Meclis Başkanlığı’na vermiş olduğu soru önergesi şöyle:

ÖSYM’nin gerçekleştirdiği sınavlara giren adaylar en ufak bir kodlama hatası dahi yaptıklarında sınavları iptal edilirken, 2 milyondan fazla adayın girdiği sınavda ÖSYM’nin yapmış olduğu bu hatanın sorumlusu ya da sorumluları kimlerdir?

Söz konusu hata nasıl ortaya çıkmıştır? Puan hesaplama ve yerleştirme konusunda, daha başka hatalar var mıdır? Kayıt işlemleri bittikten sonra tekrar bir hata ortaya çıkarsa bunun sorumlusu kim olacaktır?

Son yıllarda yaptığı hatalar yüzünden, en fazla itibar kaybeden kurumların başında gelen ÖSYM’nin bu hatası hangi bölümleri ve öğrencileri etkilemiştir?

Yapılan hata sonucunda daha önce açıkta kalıp da şimdi üniversiteli olanlar, üniversiteye yerleştirilip de şimdi açıkta kalanlar, yerleştirmesi yapılıp da şimdi değişmiş olanların ÖSYM’ye olan güven duygusu sarsılmamış mıdır?

ÖSYM’nin 15 dakika kuralı sonucu, bir dakikalık gecikme nedeniyle bile 100 bin civarında aday sınava alınmazken, ÖSYM’nin hatasının hiç mi yaptırımı yok?

Geçen ay yerleştirme sonuçlarında hata yaparak 2 milyon adayın başarı sırasının değişmesine neden olan ÖSYM’nin bu kez de yerleştirme hatası yaparak, binlerce adaydan özür dilemesi basit bir özürle geçiştirilecek kadar sıradan mıdır?

2017 ÖSYS yerleştirmelerinde 214 bin 430 kontenjanın boş kalmasında ÖSYM’nin bir hatası var mıdır?
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
bursa, chp, chp bursa milletvekili dr. ceyhun irgil, dr. ceyhun irgil, milletvekili, soru önergesi, tus

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıAçık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Genç Klinisyenlere Verilen Gizli ve Çok Gizli Görevler aerol Tusdata 46 12-28-2018 19:14
Tus için meclise soru önergesi verildi hipokratus TUS Güncel 18 03-16-2015 19:46
hastaneye verilen fark ücretini sigorta şirketleri ödeyecek tususev SGK 0 05-16-2012 07:22
Reklam kurulu tarafından sağlık’ta verilen cezalar aerol TIP Etiği ve Hukuku 1 02-02-2011 15:58
Aile hekimlerine verilen ücretler sürdürülebilir mi? aerol Pratisyen/Toplum Sağlığı/Aile Hekimleri 0 10-03-2010 14:19


Şu Anki Saat: 23:03


Powered by vBulletin
Copyright © 2000-2009 Jelsoft Enterprises Limited.
www.stetuskop.com